# Enfâl Sûresi, 38. Âyet (8:38)

> قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ

*Kul lilleżîne keferû in yentehû yuġfer lehum mâ kad selefe ve-in ya'ûdû fekad medat sunnetu-l-evvelîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilahi kanun devam etmiş olacaktır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/38

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi 38. ayet, inkar edenlere yönelik bir çağrı ve uyarı içermektedir. Ayet, 'küfür'den vazgeçmeleri halinde geçmiş günahlarının bağışlanacağını müjdelerken, tekrar aynı tutumu sergilemeleri durumunda ise önceki ümmetlere uygulanan ilahi yasanın (sünnet) kendileri için de geçerli olacağını bildirmektedir. Anahtar kavramlar, 'küfür', 'vazgeçme/son verme', 'bağışlama', 'geri dönme' ve 'sünnet' etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar edenler, Allah'ın birliğini ve peygamberin risaletini reddedenlerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Şer'i anlamda ise Allah'ın nimetlerini örtmek, yani nankörlük etmek ve imanı gizlemek, yani inkar etmek demektir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, Allah'ın varlığını, birliğini ve peygamberin getirdiği dini hakikatleri reddeden, üzerini örten kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'küfr', Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve 'iman'ın karşıtıdır. Allah'ın lütfunu ve nimetlerini görmezden gelmek, O'na karşı nankörlük etmek ve O'nun mesajını reddetmek anlamlarına gelir. Bu ayetteki kullanımı, İslam'ın temel prensiplerini kabul etmeyen, dolayısıyla Allah'a ve peygambere karşı çıkan kimseleri belirtir."}]},{"word":"يَنتَهُوا۟","root":"ن ه ي","rootLatin":"n-h-y","meaning":"Savaştan veya inkar halinden vazgeçmek, son vermek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"N-h-y kökü, bir şeye son vermek, bir şeyi bırakmak, men etmek anlamındadır. Ayetteki 'yentehû' ifadesi, inkar ve düşmanlık hallerine son vermeleri, yani savaşı bırakmaları ve İslam'a karşı direnişlerini sona erdirmeleri manasına gelir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"N-h-y, bir fiili veya durumu kesmek, sona erdirmek demektir. Burada, inkar edenlerin müslümanlara karşı olan düşmanca tutumlarına ve savaşa son vermeleri kastedilmektedir. Bu, bir tür tövbe ve barış çağrısıdır."}]},{"word":"يُغْفَرْ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Günahların bağışlanması, affedilmesi ve üzerinin örtülmesi demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğ-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Allah'ın günahları bağışlaması, kulun günahlarını örtmesi, onu cezalandırmaması ve ahirette rezil etmemesidir. Ayetteki 'yuğfer' ifadesi, inkar edenlerin geçmişteki inkar ve düşmanlıklarından dolayı işledikleri günahların Allah tarafından affedileceği vaadini taşır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğ-f-r, bir şeyi korumak, örtmek ve gizlemek demektir. Allah'ın mağfireti, kulun günahlarını örtmesi ve onu azaptan korumasıdır. Bu ayette, inkar edenlerin vazgeçmeleri halinde, geçmişteki tüm günahlarının silineceği ve onlara yeni bir başlangıç fırsatı verileceği vurgulanır."}]},{"word":"يَعُودُوا۟","root":"ع و د","rootLatin":"a-v-d","meaning":"Tekrar geri dönmek, eski haline dönmek veya aynı şeyi tekrarlamak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"A-v-d kökü, bir şeyin tekrar etmesi, geri dönmesi anlamındadır. Ayetteki 'ye'ûdû' ifadesi, inkar edenlerin vazgeçtikten sonra tekrar inkar ve düşmanlık hallerine geri dönmeleri, yani savaşı veya düşmanlığı yeniden başlatmaları durumunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"A-v-d, bir şeyin başlangıç noktasına geri dönmesi veya bir fiilin tekrarlanmasıdır. Burada, inkar edenlerin barış ve teslimiyetten sonra tekrar eski düşmanca tutumlarına dönmeleri, yani ahitlerini bozup yeniden savaş açmaları kastedilmektedir."}]},{"word":"سُنَّتُ","root":"س ن ن","rootLatin":"s-n-n","meaning":"Yol, yöntem, adet, kanun veya ilahi yasa anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-n-n kökü, bir şeyi düzeltmek, yol açmak, bir yolu takip etmek anlamlarına gelir. 'Sünnet', takip edilen yol, adet ve kanun demektir. Ayetteki 'sünnetü'l-evvelîn' ifadesi, Allah'ın önceki ümmetlere uyguladığı, değişmez ilahi yasasını, yani isyan eden kavimlerin helak edilmesi gibi bir akıbeti ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sünnet, takip edilen yol, gidişat ve adet demektir. Allah'ın sünneti ise, O'nun yaratılışta ve hükümranlıkta belirlediği, değişmeyen kanunlarıdır. Bu ayette, inkar edenlerin tekrar düşmanlığa dönmeleri halinde, Allah'ın önceki kavimlere uyguladığı helak ve azap sünnetinin kendileri için de geçerli olacağı uyarısı yapılmaktadır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, sünnet kelimesinin Kur'an'da genellikle 'Allah'ın değişmez yasaları, ilahi kanunlar' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Sünnetü'l-evvelîn' ifadesi, Allah'ın geçmiş kavimlere karşı uyguladığı, isyan ve inkar karşısında helak etme veya cezalandırma prensibini ifade eder. Bu, bir uyarı niteliğindedir ve ilahi adaletin tecellisini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/38*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/38*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/38*
