# Enfâl Sûresi, 45. Âyet (8:45)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ lakîtum fi-eten feśbutû veżkurû(A)llâhe keśîran le'allekum tuflihûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/45

---

## Tefsir

{"topics":["cihad","zikir","takva","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mebnî","gloss":"ne zaman ki, eğer"},{"position":5,"surface":"لَقِيتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"لَقِيَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"karşılaştınız"},{"position":6,"surface":"فِئَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ء-ي","rootLatin":"f-'-y","lemma":"فِئَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir topluluk"},{"position":7,"surface":"فَٱثْبُتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ث-ب-ت","rootLatin":"th-b-t","lemma":"ثَبَتَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"o halde sebat edin"},{"position":8,"surface":"وَٱذْكُرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذَكَرَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve zikredin"},{"position":9,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ı"},{"position":10,"surface":"كَثِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"كَثِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlakın sıfatı (veya nâib-i mef'ûl-i mutlak) olduğu için mansûb","gloss":"çok"},{"position":11,"surface":"لَّعَلَّكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki"},{"position":11,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"siz"},{"position":12,"surface":"تُفْلِحُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ل-ح","rootLatin":"f-l-h","lemma":"أَفْلَحَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nâsib ve câzim edat almadığı için merfû","gloss":"kurtuluşa erersiniz"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi 45. ayet, müminlere savaş anında sebat etmeyi, Allah'ı çokça zikretmeyi ve bu sayede felaha ulaşmayı emretmektedir. Ayet, özellikle savaş meydanındaki psikolojik ve manevi direnişin önemini vurgulayan temel kavramlar içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء-م-ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman edenler, Allah'a ve peygamberine gönülden inanıp tasdik edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman kelimesi, 'emn' (güven, emniyet) kökünden türemiştir ve kalbin tasdikiyle birlikte dil ile ikrarı ifade eder. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'a ve O'nun emirlerine güven duyan, teslim olan ve bu güvenle hareket eden müminleri işaret eder ki, bu güven savaş anında sebat etmenin temelidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu'ya göre 'iman', sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah ile kurulan bir güven ilişkisidir. Bu ayette 'iman edenler' hitabı, Allah'a olan bu güvenleri sayesinde zorlu durumlarda dahi direniş gösterebilecek olanlara yöneliktir."}]},{"word":"لَقِيتُمْ","root":"ل-ق-ى","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Karşılaşmak, yüz yüze gelmek, özellikle düşmanla savaşmak üzere karşılaşmak.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'likâ'' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir şeyle yüzleşmek, karşılaşmak anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'likâ' (karşılaşma), özellikle savaş meydanında düşmanla yüzleşmeyi, çatışmaya girmeyi ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'likâ'' fiilinin, bir araya gelme ve yüzleşme anlamının yanı sıra, özellikle düşmanla karşılaşma ve savaşma bağlamında kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'lâkaytüm' ifadesi, müminlerin düşmanla fiili bir çatışma durumuna girmesini anlatır."}]},{"word":"فِئَةً","root":"ف-ء-ى","rootLatin":"f-e-y","meaning":"Bir topluluk, bir grup, özellikle düşman ordusunun bir kısmı veya tamamı.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'fîe' kelimesinin bir topluluk, bir grup insan anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fîe', müminlerin karşılaştığı düşman topluluğunu ifade eder ve bu, sayıca az veya çok olabilen bir düşman grubunu kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fîe' kelimesinin bir topluluğun bir kısmını veya bir grubunu ifade ettiğini açıklar. Bu ayetteki kullanımı, müminlerin savaşta karşılaştığı düşman birliğini, yani bir ordu veya birliğin belirli bir kısmını belirtir."}]},{"word":"فَٱثْبُتُوا۟","root":"ث-ب-ت","rootLatin":"s-b-t","meaning":"Sebat edin, direnin, sağlam durun, yerinizden ayrılmayın.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sübut' kelimesinin bir şeyin yerinde sağlam durması, hareket etmemesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'üsbutû' emri, savaş meydanında düşman karşısında sarsılmadan, geri çekilmeden sağlam durmayı, direnişi ve kararlılığı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sebat' kavramının Kur'an'da genellikle zorluklar karşısında direnç gösterme, kararlılıkla ayakta durma anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'üsbutû', müminlerin savaşın şiddeti karşısında fiziksel ve psikolojik olarak direnmelerini, mevzilerini korumalarını emreder."}]},{"word":"وَٱذْكُرُوا۟","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Anın, hatırlayın, zikredin, Allah'ı dille ve kalple anın.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zikir' kelimesinin hatırlama, anma ve dil ile tekrar etme anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'üzkurû' emri, savaşın en şiddetli anında dahi Allah'ı unutmamayı, O'nu dille ve kalple anarak manevi güç ve destek bulmayı ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu, 'zikir'in Kur'an'da sadece bir hatırlama eylemi değil, aynı zamanda Allah'ın varlığını ve kudretini sürekli olarak bilincinde tutma hali olduğunu vurgular. Savaş ortamında Allah'ı zikretmek, müminlere moral ve manevi güç vererek sebat etmelerini sağlar."}]},{"word":"تُفْلِحُونَ","root":"ف-ل-ح","rootLatin":"f-l-h","meaning":"Kurtuluşa ermek, başarıya ulaşmak, umulanı elde etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'felah' kelimesinin dünya ve ahiret saadetine ulaşmak, kurtuluşa ermek anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'tüflihûn' ifadesi, müminlerin sebat etmeleri ve Allah'ı zikretmeleri sonucunda hem savaşta zafere ulaşacaklarını hem de ahirette kurtuluşa ereceklerini vaat eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'felah'ın, istenilen şeye ulaşmak ve korkulan şeyden kurtulmak olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'tüflihûn', müminlerin savaşta düşmana karşı zafer kazanmaları ve Allah'ın rızasını elde etmeleriyle gerçekleşecek olan nihai başarıyı ve kurtuluşu ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/45*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/45*
