# Enfâl Sûresi, 6. Âyet (8:6)

> يُجَـٰدِلُونَكَ فِى ٱلْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ

*Yucâdilûneke fî-lhakki ba'de mâ tebeyyene keennemâ yusâkûne ilâ-lmevti vehum yenzurûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/6

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","hidayet-dalalet","cihad"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi'nin 6. ayeti, hakikatin apaçık ortaya çıkmasına rağmen münafıkların veya müşriklerin tartışmacı tutumunu ve ölüme sürüklenircesine bir isteksizlikle hareket etmelerini tasvir etmektedir. Ayet, 'hakikat', 'açıklık' ve 'sürüklenme' gibi kavramlar üzerinden psikolojik bir durumu ve ilahi iradenin tecellisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يُجَـٰدِلُونَكَ","root":"ج د ل","rootLatin":"c-d-l","meaning":"Hakikat ortaya çıktıktan sonra bile Peygamber ile tartışmaları, çekişmeleri ve mücadele etmeleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-d-l kökü, bir şeyi bükmek, çevirmek anlamından gelir. Mücâdele ise, bir şeyi diğerinden uzaklaştırmak için karşılıklı çekişmek, tartışmak demektir. Ayetteki 'yücâdilûneke' ifadesi, hakkın apaçık ortaya çıkmasına rağmen, batılı hak gibi göstermeye çalışarak Peygamber'e karşı sözlü bir mücadele içine girmelerini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"C-d-l fiili, 'cedel'den gelir ki bu da bir şeyi diğerinden ayırmak, çekişmek demektir. Ayetteki kullanımı, onların hakkı kabul etmek yerine, onu reddetmek için sözlü münakaşaya girmelerini, adeta bir ipi çeker gibi çekişmelerini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cedel' kavramının Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışım taşıdığını belirtir. Hakikati arayıştan ziyade, inatlaşma ve karşı çıkma amacıyla yapılan tartışmaları ifade eder. Bu ayetteki 'yücâdilûneke' de, hakikat belirginleştikten sonra bile, inançsızların veya münafıkların hakka karşı direnişini ve boş yere tartışmalarını vurgular."}]},{"word":"ٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, sabit ve değişmez olan ilahi hakikat.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-k-k kökü, bir şeyin sabit ve kesin olması, şüphe götürmemesi anlamlarına gelir. 'el-Hakk', Allah'ın isimlerinden olup, varlığı ve birliği kesin olan demektir. Ayetteki 'fî'l-hakkı' ifadesi, İslam'ın ve Peygamber'in getirdiği mesajın doğruluğunun, kesinliğinin ve şüphe götürmezliğinin ortaya çıkmış olmasına rağmen tartışma konusu yapılmasını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hakk, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Kur'an'da 'hak' kelimesi, Allah'ın varlığı, birliği, peygamberlerin doğruluğu ve ahiret gerçeği gibi temel inanç esaslarını ifade eder. Bu ayette 'el-hakk', Bedir Savaşı'nın meşruiyeti ve zaferin Allah'tan geldiği gibi somut gerçekleri de kapsayabilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da mutlak ve değişmez bir gerçekliği ifade ettiğini belirtir. Bu gerçeklik, hem ontolojik hem de ahlaki bir boyuta sahiptir. Ayetteki 'el-hakk', ilahi vahyin ve onun getirdiği hükümlerin tartışılmaz doğruluğunu ve bu doğruluğun artık herkesçe bilindiği bir durumu ifade eder."}]},{"word":"تَبَيَّنَ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Gerçeğin apaçık bir şekilde ortaya çıkması, belirginleşmesi ve anlaşılır hale gelmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"B-y-n kökü, bir şeyin açıklığa kavuşması, netleşmesi demektir. 'Tebeyyene' fiili, bir şeyin kendiliğinden veya başkası tarafından açıklığa kavuşturulması anlamına gelir. Ayetteki 'ba'de mâ tebeyyene' ifadesi, hakkın artık gizli kalmayacak, şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net bir şekilde ortaya çıktığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Beyan, bir şeyin açıklanması, izah edilmesi ve anlaşılır kılınmasıdır. 'Tebeyyene' ise, bir şeyin kendiliğinden veya delillerle açıklık kazanmasıdır. Bu ayette, hakkın delillerle, mucizelerle ve olayların gidişatıyla o kadar açık hale geldiği ki, artık tartışmaya mahal bırakmadığı anlamını taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'beyan' kökünün Kur'an'da genellikle hakikatin ortaya çıkışı, delillerle açıklanması ve böylece insanların doğruyu görmesi anlamında kullanıldığını belirtir. 'Tebeyyene' fiili, bu açıklığın artık inkar edilemez bir seviyeye ulaştığını ve buna rağmen yapılan tartışmaların anlamsızlığını vurgular."}]},{"word":"يُسَاقُونَ","root":"س و ق","rootLatin":"s-v-k","meaning":"İsteksizce, zorla veya sürüklenerek bir yere götürülmeleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-v-k kökü, bir şeyi önden veya arkadan iterek, sürerek götürmek demektir. 'Yusâkûne' fiili, pasif formda kullanılarak, onların kendi iradeleri dışında, zorla veya isteksizce bir şeye doğru yönlendirildiklerini ifade eder. Ayetteki bağlamda, savaşa veya ölüme isteksizce sürüklenmelerini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sevk, bir şeyi arkadan iterek veya sürükleyerek hareket ettirmektir. 'Yusâkûne' ifadesi, onların savaşa gitme konusunda gönülsüz olduklarını, adeta bir hayvanın kesime götürülmesi gibi zorla ve isteksizce götürüldüklerini tasvir eder. Bu, onların içlerindeki korkuyu ve imansızlığı gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sevk, bir şeyi zorla veya isteksizce bir yere yönlendirmektir. Ayetteki 'yusâkûne' fiili, onların savaşa katılma konusundaki isteksizliklerini ve korkularını vurgular. Sanki gözleri göre göre ölüme doğru sürükleniyorlarmış gibi bir çaresizlik ve mecburiyet içinde olduklarını anlatır."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Yucâdilûneke"},{"position":2,"translit":"fî"},{"position":3,"translit":"l-hakki"},{"position":4,"translit":"ba'de mâ"},{"position":5,"translit":"tebeyyene"},{"position":6,"translit":"keennemâ"},{"position":7,"translit":"yusâkûne"},{"position":8,"translit":"ilâ"},{"position":9,"translit":"l-mevti"},{"position":10,"translit":"vehum"},{"position":11,"translit":"yenzurûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يُجَـٰدِلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-د-ل","rootLatin":"j-d-l","lemma":"جَادَلَ","form":"Mufâale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"tartışıyorlar","irabMarker":"nûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":1,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"seni","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçek","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":4,"surface":"بَعْدَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"sonra","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tetimme"},{"position":5,"surface":"تَبَيَّنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"تَبَيَّنَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"açıkça ortaya çıktı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":6,"surface":"كَأَنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَأَنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sanki","binaDurumu":"Mebnî (edat)"},{"position":7,"surface":"يُسَاقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-و-ق","rootLatin":"s-w-q","lemma":"سَاقَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"sürükleniyorlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâib-i fâil"},{"position":8,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":9,"surface":"ٱلْمَوْتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَوْت","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ölüm","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hâl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"iken","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":10,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":11,"surface":"يَنظُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"نَظَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bakıyorlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/6*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/6*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8 / 6*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8 / 6*
