# Tekvîr Sûresi, 13. Âyet (81:13)

> وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ

*Ve-iżâ-lcennetu uzlifet*

**Meal (Diyanet):** Cennet yaklaştırıldığı zaman,

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/81/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tekvîr Suresi'nin 13. ayeti, kıyamet gününde cennetin müminlere yaklaştırılmasını tasvir etmektedir. Ayet, ahiret sahnelerinden birini canlı bir şekilde sunarak, cennetin erişilebilir ve hazır hale getirilişini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْجَنَّةُ","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Bu ayette cennet, ahirette müminler için hazırlanmış ebedi ikametgahı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (الجنة), aslen 'örtmek, gizlemek' anlamına gelen 'cenn' (جنّ) kökünden türemiştir. Ağaçların ve bitkilerin yoğunluğu sebebiyle yeri örttüğü için bu isim verilmiştir. Kur'an'da ise genellikle ahirette müminler için hazırlanan, ağaçlarla ve nimetlerle dolu mekan anlamında kullanılır. Bu ayette de ahiret yurdu olarak cennetin kendisi kastedilmektedir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Cennet (الجنة), Arapçada yoğun ağaçlık ve bahçe anlamına gelir. Kur'an'da ise Allah'ın salih kulları için hazırladığı, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu ebedi ikametgahı ifade eder. Tekvîr Suresi'ndeki bu kullanım, kıyamet gününde müminlere vaat edilen bu mükafat yurdunun hazırlandığını ve yaklaştırıldığını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet kavramı, Kur'an'da 'bahçe' anlamından hareketle, ahiretteki mükafat yurdunu ifade etmek için kullanılmıştır. Bu, sadece fiziksel bir bahçe değil, aynı zamanda ruhsal bir huzur ve mutluluk mekanıdır. Tekvîr 13'teki 'yaklaştırılma' eylemi, cennetin artık gözle görülür, erişilebilir ve müminler için hazır hale getirildiğini vurgular, bu da ahiret inancının somut bir ifadesidir."}]},{"word":"أُزْلِفَتْ","root":"ز-ل-ف","rootLatin":"z-l-f","meaning":"Bu ayette 'yaklaştırıldı' anlamına gelir ve cennetin müminlere kolayca erişilebilir hale getirildiğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ezlefe (أزلف) fiili, 'yaklaştırmak' anlamına gelir. Bu ayetteki 'üzlifet' (أُزْلِفَتْ) ifadesi, cennetin kıyamet gününde müminlere yaklaştırıldığını, yani onların kolayca ulaşabileceği bir konuma getirildiğini belirtir. Bu, cennetin uzak ve erişilmez olmaktan çıkarılıp, müminler için hazır ve yakın kılındığını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ezlefe (أزلف) kelimesi, bir şeyi yakına getirmek, hazır etmek anlamında kullanılır. 'Ve izâ'l-cennetü üzlifet' (وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ) ifadesi, cennetin müminler için hazırlandığını ve onların önüne getirildiğini mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, cennetin artık bekleyenleri için erişilebilir ve gözle görülür bir gerçeklik haline geldiğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zülfe (زلفة) ve izlâf (إزلاف), 'yakınlaştırmak' demektir. 'Üzlifet' (أُزْلِفَتْ) fiili, cennetin müminlere yaklaştırıldığını, yani onların gözleri önüne serildiğini ve kolayca erişilebilir kılındığını ifade eder. Bu, cennetin sadece bir vaat olmaktan çıkıp, kıyamet gününde somut bir gerçeklik olarak sunulacağını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Z-l-f kökü, 'yakınlık' ve 'yaklaştırma' anlamlarını taşır. 'Üzlifet' (أُزْلِفَتْ) pasif fiil formuyla, cennetin kendi kendine değil, ilahi bir iradeyle yaklaştırıldığını belirtir. Bu, cennetin müminlere bir lütuf olarak sunulduğunu ve onların çabalarının karşılığını alacakları anın geldiğini sembolize eder. Ayetteki bu kullanım, ahiret gününün kesinliğini ve vaat edilen mükafatın gerçekleşeceğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Ve-iżâ"},{"position":2,"translit":"lcennetu "},{"position":3,"translit":"uzlifet"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"zaman","binaDurumu":"Mebnî (ism-i şart)","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"ٱلْجَنَّةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"İzâ'dan sonra gelen fiilin nâib-i fâili olduğu için merfû","gloss":"cennet","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâib-i fâil"},{"position":3,"surface":"أُزْلِفَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-ل-ف","rootLatin":"z-l-f","lemma":"أَزْلَفَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaklaştırıldı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *81/13*
- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *81/13*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili · *81/1-13*
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura · *81/8-14*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *81/8-14*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *81/13*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *81/8-14*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *81/8-14*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *81/13*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili · *81/8-14*
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *81/1-13*
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *81/1-13*
