# Tekvîr Sûresi, 23. Âyet (81:23)

> وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ

*Ve lekad raâhu bil-ufuki-lmubîn(i)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/81/23

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tekvîr Suresi 23. ayet, Hz. Muhammed'in Cebrail'i apaçık bir ufukta görme deneyimini anlatmaktadır. Ayet, bu görme eyleminin kesinliğini ve görülen yerin belirginliğini vurgulayan anahtar kavramlar içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"رَءَاهُ","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-'-y","meaning":"Hz. Muhammed'in Cebrail'i görme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ru'yet' kelimesinin hem gözle görmeyi hem de kalple idrak etmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ra'âhu' ifadesi, 'basar' (gözle görme) anlamında kullanılmıştır ve Cebrail'in fiziksel olarak görüldüğüne işaret eder. (s. 350)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ra'âhu' fiilinin burada 'gözle görmek' manasına geldiğini ve bu görmenin hakiki bir görme olduğunu vurgular. Ayetteki bağlam, bu görmenin sıradan bir rüya veya hayalden ziyade, somut bir tecrübe olduğunu gösterir. (c. 2, s. 297)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ru'yet' kavramının Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, ancak bu ayetteki gibi peygamberlerin vahiy meleğini görmesi durumunda, bu görmenin özel bir 'görüş' olduğunu ve ilahi bir tecrübeyi ifade ettiğini belirtir. Bu, sıradan insan algısının ötesinde bir görmedir."}]},{"word":"بِٱلْأُفُقِ","root":"أ ف ق","rootLatin":"'-f-q","meaning":"Görmenin gerçekleştiği yeri, yani gökyüzünün görünen kısmını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ufuk' kelimesinin gökyüzünün yeryüzüyle birleştiği, güneşin doğduğu veya battığı yer olarak tanımlandığını belirtir. Bu ayetteki 'ufuk', Cebrail'in göründüğü geniş ve açık alanı işaret eder. (s. 497)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ufuk' kelimesinin 'etraf, kenar' anlamlarına geldiğini ve özellikle gökyüzünün yeryüzüyle birleştiği, görüş alanının sonu olan yeri ifade ettiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, Cebrail'in geniş ve belirgin bir alanda görüldüğünü vurgular. (s. 63)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ufuk' kelimesinin 'gökyüzünün kenarı' veya 'güneşin doğduğu ve battığı yer' olarak açıklandığını belirtir. Ayetteki 'ufuk', bu görme olayının açık ve geniş bir mekanda gerçekleştiğini gösterir. (s. 110)"}]},{"word":"ٱلْمُبِينِ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Ufuğun apaçık, belirgin ve net olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mübîn' kelimesinin 'açık, belli, net' anlamlarına geldiğini ve bir şeyin şüpheye yer bırakmayacak şekilde görünür olmasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-mübîn', ufuğun sadece geniş değil, aynı zamanda net bir şekilde görülebilir olduğunu vurgular. (c. 1, s. 313)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mübîn' kelimesinin 'açıklayan, açıklığa kavuşturan' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda ufuğun kendisinin açık ve net olduğunu, dolayısıyla Cebrail'in de bu açık ufukta net bir şekilde görüldüğünü ifade ettiğini belirtir. (s. 195)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'beyân' kökünden türeyen 'mübîn' kelimesinin Kur'an'da 'açık, net, açıklayıcı' anlamlarında sıkça kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'el-mübîn', ufuğun görsel olarak hiçbir belirsizlik taşımadığını, dolayısıyla görme eyleminin de şüphe götürmez bir açıklıkta gerçekleştiğini pekiştirir. (s. 120)"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *81/23*
- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *81/23*
