# Mutaffifîn Sûresi, 29. Âyet (83:29)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ

*İnne-lleżîne ecramû kânû mine-lleżîne âmenû yadhakûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/83/29

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'suçlular' (mücrimler) ile 'iman edenler' arasındaki karşıtlığı ve suçluların iman edenlere karşı takındıkları alaycı tavrı dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır. Ayet, bu iki grubun ahiretteki akıbetlerine bir giriş niteliğindedir.","keyConcepts":[{"word":"أَجْرَمُوا۟","root":"ج ر م","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, kötü fiillerde bulunanlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'c-r-m' kökünü 'kesmek' anlamından türeterek, 'suç işlemek' fiilinin, kişinin kendisini hayırdan kesmesi, uzaklaştırması olduğunu belirtir. Ayetteki 'ecramû' ifadesi, iman edenlere karşı alaycı tavır sergileyerek kendilerini hayırdan ve doğru yoldan uzaklaştıranları ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'c-r-m' kökünün 'suç işlemek' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda 'mücrim' kelimesinin 'günahkar' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'ecramû', iman edenlere karşı haksız ve günahkar bir tutum sergileyenleri tanımlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'c-r-m' kökünden türeyen 'mücrim' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın emirlerine karşı gelen, ahlaki ve dini normları ihlal eden kişileri ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ecramû', iman edenlere karşı alaycı tutumlarıyla bu normları çiğneyenleri işaret eder."}]},{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun gönderdiklerine inanan, güvenen kimseler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'e-m-n' kökünün temel anlamının 'güven ve emniyet' olduğunu, 'iman'ın ise kalben tasdik ve dil ile ikrarla bu güveni sağlamak olduğunu belirtir. Ayetteki 'âmenû', Allah'a ve ahiret gününe güvenip inanan, bu nedenle suçluların alaylarına maruz kalan kişileri ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'iman'ın 'tasdik' ve 'emniyet' anlamlarını birleştirdiğini, kişinin kalben tasdik ederek bir şeye güven duyması olduğunu açıklar. Ayetteki 'âmenû', suçluların alaylarına rağmen inançlarında sebat eden, Allah'a güvenen müminleri tanımlar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece inanmakla kalmayıp, aynı zamanda bu inancın getirdiği güven ve teslimiyeti de içerdiğini vurgular. Ayetteki 'âmenû', suçluların alaylarına karşı duruşlarında bu güven ve teslimiyeti sergileyen müminleri temsil eder."}]},{"word":"يَضْحَكُونَ","root":"ض ح ك","rootLatin":"d-h-k","meaning":"Alay etmek, küçümsemek ve eğlenmek amacıyla gülmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'd-h-k' kökünün genel olarak gülmeyi ifade ettiğini, ancak Kur'an'da bağlama göre alay etme ve küçümseme anlamında da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'yadhekûne', suçluların iman edenlere karşı sergilediği aşağılayıcı ve alaycı gülüşü ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'd-h-k' fiilinin 'istihza' (alay etme) anlamında kullanıldığını, özellikle bir başkasının durumunu küçümsemek ve onunla eğlenmek için yapılan gülüşü ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'yadhekûne', suçluların iman edenlerin inançlarını ve hallerini küçümseyerek onlarla alay etmesini betimler."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'd-h-k' kökünün farklı gülme türlerini ifade ettiğini, ancak bu ayetteki gibi olumsuz bağlamlarda 'istihza' (alay) ve 'tahakküm' (hakimiyet kurma, küçümseme) anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Yadhekûne' ifadesi, suçluların iman edenlere karşı üstünlük taslayarak ve onları aşağılayarak gülmesini anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","iman","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"أ-ن-ن","rootLatin":"a-n-n","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz, muhakkak"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"ا-ل-ذ","rootLatin":"a-l-dh","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"أَجْرَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"أَجْرَمَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"suç işlediler"},{"position":4,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":5,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"ا-ل-ذ","rootLatin":"a-l-dh","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":7,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":8,"surface":"يَضْحَكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ح-ك","rootLatin":"ḍ-ḥ-k","lemma":"ضَحِكَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"gülerler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *83/29-31*
- **Sâd Sûresi** · *83/29-31*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Mutaffifîn 83/29-36*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Mutaffifîn 83/29-36*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *83/29*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *83/29*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29. ÂYET*
