# Mutaffifîn Sûresi, 34. Âyet (83:34)

> فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ

*Felyevme-lleżîne âmenû mine-lkuffâri yadhakûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/83/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde müminlerin dünyadaki inkarcılara karşı üstünlüğünü ve onların durumuna gülmelerini ifade eder. Temel kavramlar, zaman, inanç ve alay etme fiili üzerinden ahiret tablosunu çizer.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْيَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Burada 'bugün' kelimesi, kıyamet gününü, hesap ve karşılık görme zamanını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin genellikle güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zaman dilimlerini, bazen de belirli bir olayın gerçekleştiği zamanı, özellikle de kıyamet gününü ifade etmek için kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'el-yevm' ifadesi, ahiretteki hesap gününe işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm'in hem bilinen gündüz vaktini hem de mecazi olarak bir dönemi veya önemli bir zaman dilimini ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki kullanımı, dünya hayatının sona erdiği ve ahiret hayatının başladığı, müminlerin inkarcılara karşı üstünlüğünün tescillendiği o özel günü vurgular."}]},{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek, güvenmek ve kalben kabul etmek anlamlarına gelir; burada Allah'a ve ahirete iman edenleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'îmân'ın temelinde tasdik ve güven olduğunu belirtir. Ayetteki 'âmenû' fiili, Allah'ın birliğini, peygamberlerini ve ahiret gününü tasdik eden, bu inançla yaşayan kimseleri ifade eder. Bu kişiler, dünya hayatında inkarcıların alaylarına maruz kalmışlardır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' kökünden türeyen 'îmân'ın, korkuyu gidermek ve güven vermek anlamına geldiğini açıklar. Dini bağlamda ise, kalben tasdik etmek ve dil ile ikrar etmek suretiyle Allah'a güvenmek ve O'nun vaatlerine inanmaktır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, dünya hayatında bu imanı taşıyan ve bu sayede ahirette kurtuluşa eren müminleri kasteder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'îmân' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. Ona göre 'îmân', sadece entelektüel bir kabul değil, aynı zamanda Allah'a tam bir teslimiyet ve güveni içeren aktif bir tutumdur. Bu ayetteki 'âmenû' fiili, dünya hayatında bu aktif imanı sergileyen ve bu nedenle ahirette mükafatlandırılan kişileri tanımlar."}]},{"word":"ٱلْكُفَّارِ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Hakkı örten, inkar eden, nankörlük eden kimseler; burada Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerini reddedenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'küfr' kelimesinin temel anlamının 'örtmek' olduğunu belirtir. Çiftçinin tohumu toprağa örtmesi gibi, inkarcı da hakkı örter, gizler. Ayetteki 'el-küffâr' ifadesi, Allah'ın birliğini ve ahiret gününü inkar eden, bu gerçeği örtbas eden kimseleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'küfr'ün asıl anlamının bir şeyi örtmek olduğunu, bu nedenle nankörlüğe ve dini inkar etmeye de 'küfr' denildiğini açıklar. Dini bağlamda ise, Allah'ın birliğini, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar etmektir. Ayetteki 'el-küffâr', dünya hayatında müminlere alay eden, ancak ahirette kendi durumlarına düşen inkarcıları temsil eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'küfr'ün Kur'an'daki geniş anlam yelpazesine dikkat çeker. Temelinde örtme ve gizleme anlamı yatsa da, dini bağlamda Allah'ın nimetlerini inkar etme, O'na karşı nankörlük etme ve hakikati reddetme anlamlarını içerir. Bu ayetteki 'el-küffâr', dünya hayatında müminlerin imanını küçümseyen ve alay eden, ahirette ise kendi akıbetleriyle yüzleşen inkarcıları ifade eder."}]},{"word":"يَضْحَكُونَ","root":"ض ح ك","rootLatin":"d-h-k","meaning":"Gülmek, alay etmek; burada müminlerin ahirette inkarcıların durumuna sevinçle ve ibretle gülmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'dahk'ın bilinen gülme fiili olduğunu belirtir. Ayetteki 'yadhekûne' fiili, dünya hayatında inkarcıların müminlere güldüğü gibi, ahirette de müminlerin inkarcıların acınası durumuna gülmesini ifade eder. Bu gülme, bir intikam değil, ilahi adaletin tecellisine duyulan bir sevinç ve ibrettir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'dahk'ın bazen sevinçten, bazen de alaydan kaynaklanan bir fiil olduğunu açıklar. Bu ayetteki 'yadhekûne' fiili, müminlerin ahirette inkarcıların dünya hayatındaki kibirlerinin ve inkarının sonucunu görmeleri üzerine duydukları sevinci ve onların durumuna karşı hissettikleri ibreti ifade eder. Bu, dünya hayatındaki alayların bir karşılığıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dahk'ın farklı türleri olduğunu ve bağlama göre anlam kazandığını belirtir. Ayetteki 'yadhekûne' fiili, müminlerin ahirette inkarcıların azap ve pişmanlık içindeki hallerini gördüklerinde duydukları memnuniyeti ve ilahi adaletin gerçekleşmesinden kaynaklanan sevinci ifade eder. Bu, dünya hayatındaki zulme karşı bir tesellidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat","iman","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Felyevme"},{"position":2,"translit":"lleżîne"},{"position":3,"translit":"âmenû"},{"position":4,"translit":"mine"},{"position":5,"translit":"l-kuffâri"},{"position":6,"translit":"yadhakûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"işte, o zaman","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"ٱلْيَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"bugün","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mübteda"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"ʾ-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":5,"surface":"ٱلْكُفَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"Fa''âl","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"inkarcılar","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":6,"surface":"يَضْحَكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ح-ك","rootLatin":"ḍ-ḥ-k","lemma":"ضَحِكَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"gülerler","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Mutaffifîn 83/29-36*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *83/34*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *83/34*
