# Mutaffifîn Sûresi, 6. Âyet (83:6)

> يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

*Yevme yekûmu-nnâsu lirabbi-l'âlemîn(e)*

**Meal (Diyanet):** (4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/83/6

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde insanların Allah'ın huzurunda toplanışını tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, bu toplanmanın zamanını, eylemini ve kime yönelik olduğunu vurgulayarak ahiret inancının temel bir yönünü ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Belirli bir zaman dilimini, burada kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zamanı veya belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı da ifade ettiğini, bu ayette ise kıyamet gününü, yani hesap gününü kastettiğini açıklar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm'in genel olarak zaman dilimini ifade ettiğini, ancak Kur'an'da özel bir bağlamda kullanıldığında belirli bir olayın gerçekleştiği zamanı işaret ettiğini belirtir. Bu ayette 'yevm', insanların Rabbinin huzurunda duracağı o büyük ve önemli günü, yani kıyamet gününü ifade eder."}]},{"word":"يَقُومُ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Ayakta durmak, hazır bulunmak, bir iş için kalkmak anlamlarına gelir; burada hesap vermek üzere Allah'ın huzurunda durmayı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kıyâm' fiilinin çeşitli anlamlara geldiğini, ancak bu ayetteki 'yekûmu'nun, insanların hesap vermek üzere Allah'ın huzurunda ayakta durması, hazır bulunması anlamına geldiğini belirtir. Bu, bir saygı ve teslimiyet duruşudur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kıyâm'ın mecazi olarak bir işe başlamak veya bir durum için hazır olmak anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'yekûmu', insanların Rabbinin hükmüne maruz kalmak üzere hazır ve ayakta beklemelerini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kıyâm' kökünün Kur'an'da sadece fiziksel olarak ayakta durmayı değil, aynı zamanda bir görevi üstlenmeyi, bir sorumluluğu yerine getirmeyi veya bir otorite karşısında durmayı da ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'yekûmu', insanların hesap vermek üzere Allah'ın otoritesi karşısında duruşunu vurgular."}]},{"word":"ٱلنَّاسُ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"İnsan türünü, tüm insanlığı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ins' kelimesinin 'üns' (alışma, yakınlık) kökünden geldiğini ve insanın diğer varlıklara göre daha sosyal ve ünsiyet kurmaya yatkın bir varlık olduğunu belirtir. Bu ayette 'en-nâs', kıyamet gününde toplanacak olan tüm insanlığı kapsar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nâs' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'insan' anlamında kullanıldığını ve cins ismi olarak tüm insanlığı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, kıyamet gününde istisnasız her insanın Allah'ın huzurunda duracağını vurgular."}]},{"word":"لِرَبِّ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Terbiye eden, sahip olan, yöneten, besleyen ve hükmeden yüce varlık, Allah'ı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rabb' kelimesinin aslen terbiye etmek, bir şeyi aşama aşama kemale erdirmek anlamına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında ise yaratma, rızık verme, yönetme ve hükmetme gibi tüm ilahi sıfatları kapsayan mutlak sahip ve terbiye edici anlamını taşır. Ayetteki 'li-Rabbi', insanların hesap vermek üzere mutlak otorite sahibi olan Allah'ın huzurunda durduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Rabb' kelimesinin malik, seyyid, müdebbir, mürebbi ve kayyım gibi birçok anlamı içerdiğini ifade eder. Bu ayette 'Rabbi'l-âlemîn' terkibi, Allah'ın tüm âlemlerin yegane sahibi, yöneticisi ve terbiye edicisi olduğunu vurgular ve insanların O'nun huzurunda hesap vereceğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rabb' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak egemenliğini, yaratıcılığını ve tüm varlıklar üzerindeki hükümranlığını ifade ettiğini belirtir. 'Rabbi'l-âlemîn' ifadesi, bu egemenliğin evrensel boyutunu vurgular ve insanların O'nun karşısında hesap verme zorunluluğunu pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْعَـٰلَمِينَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Tüm varlık âlemlerini, yaratılmış her şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'âlem' kelimesinin 'alâmet' (işaret) kökünden geldiğini ve Allah'ın varlığına işaret eden her şeyi kapsadığını belirtir. 'Âlemîn' ise bu âlemlerin çoğuludur ve tüm yaratılmış varlıkları, insanları, cinleri, melekleri ve diğer tüm varlıkları ifade eder. Bu ayette 'Rabbi'l-âlemîn', Allah'ın sadece insanlığın değil, tüm evrenin Rabbi olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'âlemîn' kelimesinin akıl sahibi varlıklar için kullanıldığını, ancak Kur'an'da geniş anlamda tüm yaratılmışları kapsadığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın hükümranlığının ve Rabliğinin evrensel olduğunu, tüm varlıkları kuşattığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı"},{"position":2,"surface":"يَقُومُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَامَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"durur","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"ٱلنَّاسُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cins","root":"ا-ن-س","rootLatin":"n-w-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"insanlar","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":4,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rabbi","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":5,"surface":"ٱلْعَـٰلَمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَالَم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"âlemlerin","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Yevme"},{"position":2,"translit":"yekûmu"},{"position":3,"translit":"nnâsu"},{"position":4,"translit":"lirabbi-l'"},{"position":5,"translit":"âlemîn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *83/6*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *83/6*
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6. ÂYET*
