# Burûc Sûresi, 10. Âyet (85:10)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

*İnne-lleżîne fetenû-lmu/minîne velmu/minâti śümme lem yetûbû felehum ‘ażâbu cehenneme ve lehum ‘ażâbu-lharîk(i)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/85/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müminlere işkence edenlerin akıbetini ele almaktadır. Anahtar kavramlar, 'fitne' fiilinin derin anlamını, 'tevbe'nin önemini ve 'cehennem' ile 'harîk'in azap boyutlarını dilbilimsel ve semantik açıdan ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَتَنُوا۟","root":"ف ت ن","rootLatin":"f-t-n","meaning":"İnananlara işkence etmek, onları dinlerinden döndürmeye çalışmak, sınamak ve eziyet etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fitne' kelimesinin aslının altını ateşte eriterek saflığını anlamak olduğunu belirtir. Ayetteki 'fetenû' ise, müminleri dinlerinden döndürmek için eziyet etme, sınama ve belaya düşürme anlamında kullanılmıştır. Bu, altının ateşte eritilmesi gibi, müminlerin inançlarının zorluklarla sınanması ve bu süreçte onlara acı çektirilmesi halini ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'fetenû' fiilinin burada 'azap ettiler' ve 'sınadılar' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, müminlere dinlerinden dönmeleri için yapılan baskı ve işkenceleri kapsar. Bu, sadece bir deneme değil, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik bir eziyet sürecidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fitne' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, genellikle 'deneme, sınama, baştan çıkarma, isyan ve zulüm' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, müminlerin inançlarını test etmek amacıyla onlara uygulanan zulüm ve işkenceyi vurgular, bu da onların dinlerinden sapmalarına yol açma amacı taşır."}]},{"word":"يَتُوبُوا۟","root":"ت و ب","rootLatin":"t-v-b","meaning":"İşledikleri günahlardan pişmanlık duyarak Allah'a dönmek, af dilemek ve bir daha yapmamaya karar vermek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tevbe'nin 'rücû' (geri dönmek) anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'lem yetûbû' ifadesi, müminlere işkence edenlerin bu kötü fiillerinden vazgeçip Allah'a dönmemeleri, pişmanlık duymamaları ve af dilememeleri durumunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tevbe'nin 'dönmek' anlamına geldiğini ve Allah'a dönmenin, günahı terk edip Allah'ın emrine uymakla gerçekleştiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, müminlere zulmedenlerin bu zulümlerinden vazgeçip Allah'ın rızasına uygun bir hale dönmemeleri durumunda karşılaşacakları azabı vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tevbe'nin Kur'an'da genellikle günah işledikten sonra pişmanlık duyarak Allah'a yönelme ve O'ndan af dileme eylemini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, müminlere işkence edenlerin bu eylemlerinden dönmemeleri halinde, ilahi adaletin tecelli edeceğini gösterir."}]},{"word":"عَذَابُ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Acı veren, eziyet eden, cezalandıran şey; ceza ve işkence anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'azab' kelimesinin 'men' (engellemek) kökünden geldiğini ve kişinin arzu ettiği şeylerden mahrum bırakılmasıyla duyduğu acıyı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'azâbu cehennem' ve 'azâbu'l-harîk', müminlere zulmedenlerin ahirette karşılaşacakları şiddetli ve sürekli acıyı, yani cezayı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'azab'ın 'acı veren şey' ve 'cezalandırma' anlamlarına geldiğini açıklar. Bu ayette, Allah'ın müminlere zulmedenlere uygulayacağı ilahi cezayı, yani cehennemin ve yakıcı ateşin vereceği acıyı ifade eder."}]},{"word":"جَهَنَّمَ","root":"ج ه ن م","rootLatin":"c-h-n-m","meaning":"İslam inancına göre ahirette günahkarların cezalandırılacağı yer, cehennem.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cehennem' kelimesinin Arapça kökenli olmadığını, ancak Kur'an'da ahiret azap yurdunu ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayette, müminlere işkence edenlerin tevbe etmemeleri halinde karşılaşacakları nihai ve en büyük ceza mekanını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'cehennem'in Kur'an'da kafirlerin ve günahkarların cezalandırılacağı yer olarak geçtiğini ve çeşitli azap türlerini barındırdığını ifade eder. Bu ayette, müminlere zulmedenlerin tevbe etmedikleri takdirde girecekleri ve azap görecekleri yer olarak zikredilmiştir."}]},{"word":"ٱلْحَرِيقِ","root":"ح ر ق","rootLatin":"h-r-k","meaning":"Yakıcı, yakan şey; ateşin yakıcı özelliği veya yakıcı azap anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'harîk' kelimesinin 'yakmak' fiilinden türediğini ve burada 'yakıcı azap' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'azâbu'l-harîk', cehennem azabının özellikle yakıcı ve kavurucu niteliğini vurgulayarak, müminlere zulmedenlerin çekeceği acının şiddetini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'harîk' kelimesinin 'ateşin yakması' ve 'yanma' anlamlarına geldiğini açıklar. Bu ayette, cehennem azabının bir türü olarak, müminlere işkence edenlerin karşılaşacakları şiddetli ve yakıcı bir cezayı ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","tovbe","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"فَتَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ت-ن","rootLatin":"f-t-n","lemma":"فَتَنَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işkence ettiler"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamz-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"mümin erkeklere"},{"position":5,"surface":"وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamz-m-n","lemma":"مُؤْمِنَة","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"ve mümin kadınlara"},{"position":6,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":7,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yapmadılar"},{"position":8,"surface":"يَتُوبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ت-و-ب","rootLatin":"t-w-b","lemma":"تَابَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Lem edatıyla meczûm olduğu için meczûm","gloss":"tevbe etmediler"},{"position":9,"surface":"فَلَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Fâ-i Rabıta","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":9,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"onlar için"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":10,"surface":"عَذَابُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ayn-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":11,"surface":"جَهَنَّمَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"جَهَنَّم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile)","gloss":"cehennem"},{"position":12,"surface":"وَلَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"onlar için"},{"position":12,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":13,"surface":"عَذَابُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ayn-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":14,"surface":"ٱلْحَرِيقِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ر-ق","rootLatin":"h-r-q","lemma":"حَرِيق","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yakıcı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *85/10*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *85/10*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10. âyeti*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *10. âyeti*
