# Burûc Sûresi, 17. Âyet (85:17)

> هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ

*Hel etâke hadîśu-lcunûd(i)*

**Meal (Diyanet):** (17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/85/17

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, geçmiş kavimlerin helak edilişine dair bir soruyla başlayarak, peygambere (s.a.v.) ve dolayısıyla müminlere bir ibret ve uyarı sunmaktadır. Anahtar kavramlar, 'gelmek', 'haber' ve 'ordular' üzerinden, ilahi mesajın ulaşması ve geçmişin derslerinin hatırlatılması vurgulanmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَتَىٰكَ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Bu fiil, bir şeyin birine ulaşması, gelmesi veya vuku bulması anlamındadır ve ayette haberin peygambere ulaşmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'etâ' kelimesinin 'gelmek, ulaşmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hel etâke' ifadesi, haberin peygambere ulaşmış olup olmadığını sorarak, aslında haberin kesinliğini ve önemini vurgulamak içindir, zira bu haber zaten bilinen bir gerçektir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'etâ' fiilinin bazen 'vuku bulmak, gerçekleşmek' anlamında da kullanıldığını ifade eder. Buradaki kullanımda ise, Firavun ve Semud ordularının akıbetine dair bilginin peygamberin idrakine sunulması, yani ona ulaşması kastedilmektedir."}]},{"word":"حَدِيثُ","root":"ح د ث","rootLatin":"h-d-s","meaning":"Bu kelime, 'haber, söz, kıssa, olay' anlamlarına gelir ve ayette Firavun ve Semud kavimlerinin başına gelen olayların anlatısını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hadîs' kelimesinin 'haber' veya 'kıssa' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hadîsü'l-cünûd' ifadesi, Firavun ve Semud ordularının helak edilişine dair ibret verici kıssayı, yani onların başına gelen olayların anlatısını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hadîs' kelimesinin Kur'an'da 'söz' veya 'haber' anlamında mecazi olarak kullanıldığını açıklar. Buradaki 'hadîs' ifadesi, geçmiş kavimlerin akıbetine dair önemli ve ibret verici bir 'haber' veya 'söz' olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hadîs' kavramının Kur'an'da genellikle 'ilahi mesajın bir parçası olan anlatı, kıssa' anlamında kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'hadîsü'l-cünûd', Allah'ın kudretini ve inkarcıların akıbetini gösteren bir 'ilahi anlatı' niteliğindedir."}]},{"word":"ٱلْجُنُودِ","root":"ج ن د","rootLatin":"c-n-d","meaning":"Bu kelime 'askerler, ordular' anlamına gelir ve ayette Firavun ile Semud kavimlerinin güçlü, kalabalık ve kibirli ordularını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cünd' kelimesinin 'topluluk, ordu' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-cünûd' ifadesi, Firavun ve Semud'un, sayıca çok ve güçlü olmalarına rağmen Allah'ın kudreti karşısında aciz kalan ordularını temsil eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cünd' kelimesinin 'Allah'ın veya bir kralın ordusu' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'el-cünûd', Firavun ve Semud'un, kendi güçlerine güvenen ve Allah'a karşı gelen ordularını ifade ederek, onların helak edilişinin büyüklüğünü vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'cünd' kelimesinin Kur'an'da hem ilahi ordular hem de inkarcıların orduları için kullanıldığını belirtir. Buradaki 'el-cünûd', Firavun ve Semud'un, peygamberlerine karşı çıkan ve helak olan ordularını ifade ederek, onların akıbetinin bir ibret olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","kissa-musa"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Hel"},{"position":2,"translit":"etâke"},{"position":3,"translit":"hadîśu"},{"position":4,"translit":"lcunûd(i)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَلْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mı/mi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"İstifhâm edatı"},{"position":2,"surface":"أَتَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sana","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"حَدِيثُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-د-ث","rootLatin":"h-d-th","lemma":"حَدِيث","form":"-","features":{"number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"haber","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"ٱلْجُنُودِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-د","rootLatin":"j-n-d","lemma":"جُنُود","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"orduların","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *85/17*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *85/17*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17. ÂYET*
