# Burûc Sûresi, 2. Âyet (85:2)

> وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ

*Velyevmi-lmev'ûd(i)*

**Meal (Diyanet):** Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/85/2

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'vaat edilmiş gün' kavramı üzerinden kıyamet gününe yemin ederek, bu günün önemini ve kesinliğini vurgulamaktadır. Dilbilimsel olarak, 'yevm' ve 'mev'ûd' kelimelerinin birleşimi, belirli bir zaman diliminin ilahi bir vaatle ilişkilendirildiğini gösterir.","keyConcepts":[{"word":"وَٱلْيَوْمِ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Burada 'gün' anlamında olup, belirli bir zaman dilimini, özellikle de kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zaman dilimini, bazen de belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı ifade etmek için kullanıldığını vurgular. Bu ayette ise 'el-Mev'ûd' sıfatıyla birlikte kullanılarak, vaat edilmiş, yani kıyamet gününü işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm'in genel olarak bilinen gündüz süresi olduğunu, ancak mecazi olarak bir dönemi veya bir olayın vuku bulduğu zamanı da ifade edebileceğini belirtir. Ayetteki 'el-Mev'ûd' ile birlikte kullanımı, bu günün sıradan bir gün değil, ilahi bir vaadin gerçekleşeceği özel bir gün olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'yevm' kelimesinin sadece takvimsel bir günü değil, aynı zamanda 'Yevmü'd-Dîn' (Din Günü) veya 'Yevmü'l-Kıyâme' (Kıyamet Günü) gibi belirli eskatolojik olayları ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Buradaki 'el-Mev'ûd' sıfatı, bu eskatolojik anlamı pekiştirir ve o günün ilahi bir vaatle kesinleştiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْمَوْعُودِ","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Vaat edilmiş, söz verilmiş olan; burada kıyamet gününün Allah tarafından kesin olarak vaat edildiğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'va'd' kelimesinin hayır ve şer için kullanılan bir söz olduğunu belirtir. Ancak 'el-Mev'ûd' şeklinde mef'ûl kalıbında geldiğinde, genellikle hayırlı bir vaadi ifade eder. Bu ayette 'el-Yevm' ile birlikte kullanılması, o günün Allah tarafından kesin olarak söz verilmiş, gerçekleşeceği müjdelenmiş bir gün olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'el-Mev'ûd' kelimesinin 'vaat edilmiş' anlamında olduğunu ve bu bağlamda 'el-Yevm' ile birlikte kullanıldığında, Allah'ın insanlara ahirette hesap sorulacağına dair verdiği kesin sözü ifade ettiğini belirtir. Bu, mecazi olarak o günün kaçınılmazlığını ve ilahi iradenin bir tecellisi olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'va'd' kökünün bir şeyi kesin olarak bildirmek ve taahhüt etmek anlamına geldiğini açıklar. 'el-Mev'ûd' ise bu taahhüdün nesnesi, yani vaat edilen şeydir. Ayetteki 'el-Yevmü'l-Mev'ûd' ifadesi, kıyamet gününün Allah'ın kesin ve şaşmaz bir vaadi olduğunu, dolayısıyla gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'va'd' kelimesinin Kur'an'da hem olumlu (müjde) hem de olumsuz (tehdit) anlamlarda kullanıldığını belirtir. Ancak 'el-Mev'ûd' sıfatının 'el-Yevm' ile birlikte kullanıldığı bu ayette, kıyamet gününün Allah tarafından insanlara bildirilmiş, kesinleşmiş ve gerçekleşmesi beklenen bir olay olduğunu ifade ettiğini belirtir. Bu, o günün önemini ve ilahi takdirdeki yerini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Kasem","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Kasem harfi olduğu için mebnî","gloss":"Andolsun","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"ٱلْيَوْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Kasem harfinden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gün","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":2,"surface":"ٱلْمَوْعُودِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"مَوْعُود","form":"Mef'ûl","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱلْيَوْمِ) sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"vaat edilmiş, söz verilen","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velyevmi"},{"position":2,"translit":"lmev'ûd(i)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bürûc, 81/1-7*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bürûc, 81/1-7*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *85/2*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *Burûc, 81/1-7*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *Bürûc, 81/1-7*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2. Âyette*
