# Târık Sûresi, 16. Âyet (86:16)

> وَأَكِيدُ كَيْدًا

*Ve ekîdu keydâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Ben de bir tuzak kurarım.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/86/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Târık Suresi'nin 16. ayeti, Allah'ın 'keyd' (düzen, tuzak) kurma eylemini ifade ederek, inkarcıların planlarına karşı ilahi bir karşılık olduğunu vurgular. Ayet, 'keyd' kavramının hem insan hem de ilahi bağlamdaki semantik derinliğini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَكِيدُ","root":"ك ي د","rootLatin":"k-y-d","meaning":"Fiil olarak 'düzen kurmak, tuzak hazırlamak' anlamına gelir ve ayette Allah'ın inkarcıların planlarına karşı bir karşılık olarak kendi düzenini kurmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'keyd' kelimesinin genellikle kötü bir maksatla yapılan gizli plan veya hile anlamına geldiğini belirtir. Ancak Allah'a nispet edildiğinde, bu, bir hikmet ve adalet gereği, düşmanların planlarını boşa çıkarmak için yapılan bir tedbir ve karşılık olarak anlaşılır. Ayetteki 'ekîdü' ifadesi, Allah'ın mutlak kudretini ve inkarcıların hilelerinin O'nun iradesi karşısında acizliğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'keyd' kelimesinin mecazi olarak 'ceza' veya 'karşılık' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Allah'ın 'keydi', kullarının işlediği fiillere karşılık olarak ortaya çıkan ilahi bir müdahaledir. Bu ayetteki 'ekîdü keyden' ifadesi, Allah'ın inkarcıların hilelerine karşı onlara hak ettikleri cezayı verecek bir düzen kurduğunu ima eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'keyd' kavramının Kur'an'da hem olumlu hem de olumsuz çağrışımlara sahip olduğunu belirtir. İnsanlar için genellikle kötü niyetli bir planı ifade ederken, Allah için kullanıldığında, O'nun mutlak gücünü ve düşmanlarına karşı uyguladığı stratejiyi gösterir. Ayetteki 'ekîdü' fiili, Allah'ın 'keyd'inin, inkarcıların 'keyd'ine karşı üstün ve nihai bir galibiyet olduğunu vurgular."}]},{"word":"كَيْدًا","root":"ك ي د","rootLatin":"k-y-d","meaning":"Masdar olarak 'düzen, hile, tuzak' anlamına gelir ve ayette Allah'ın kurduğu ilahi planı ve karşılığı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'keyd' kelimesinin 'hile' ve 'tedbir' anlamlarına geldiğini belirtir. Allah'ın 'keydi', O'nun düşmanlarına karşı uyguladığı gizli ve etkili bir tedbirdir. Ayetteki 'keyden' kelimesi, Allah'ın kurduğu düzenin, inkarcıların planlarını boşa çıkaracak ve onları mağlup edecek nitelikte olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'keyd'in, bir şeyi gizlice ve ustaca yapma eylemi olduğunu açıklar. Allah'a nispet edildiğinde, bu, O'nun mutlak ilmi ve kudretiyle düşmanlarına karşı uyguladığı hikmetli bir planı ifade eder. Ayetteki 'keyden' kelimesi, Allah'ın düzeninin, inkarcıların farkında olmadan onları kuşatacak ve etkisiz hale getirecek bir derinliğe sahip olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'keyd'in Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışımla, yani birine zarar vermek amacıyla yapılan hile veya tuzak olarak kullanıldığını belirtir. Ancak Allah'a atfedildiğinde, bu, O'nun adaletinin bir tecellisi olarak, kötü niyetli kişilerin planlarını boşa çıkarmak için uyguladığı ilahi bir stratejidir. Ayetteki 'keyden' kelimesi, Allah'ın düzeninin, inkarcıların hilelerine karşı nihai ve üstün bir karşılık olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kader","tevhid"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Ve ekîdu"},{"position":2,"translit":" keydâ(n)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"أَكِيدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ي-د","rootLatin":"k-y-d","lemma":"كَادَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bulunmadığı için merfû","gloss":"düzen kurarım/kurmaktayım","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":2,"surface":"كَيْدًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ي-د","rootLatin":"k-y-d","lemma":"كَيْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Fiilin mef'ûl-i mutlakı olduğu için mansûb","gloss":"bir düzen","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûl-i mutlak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16. ÂYET*
