# Fecr Sûresi, 26. Âyet (89:26)

> وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌ

*Velâ yûśiku ve śâkahu ehad(un)*

**Meal (Diyanet):** Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/89/26

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fecr Suresi'nin 26. ayeti, Allah'ın bağlama ve cezalandırma gücünün eşsizliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'bağlamak' fiili ve 'bağ' ismi üzerinden, ilahi kudretin mutlak ve taklit edilemez olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يُوثِقُ","root":"وثق","rootLatin":"v-s-k","meaning":"Allah'ın bir şeyi sıkıca bağlama, hapsetme veya sağlamlaştırma eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Veseka (وثق) kelimesi, bir şeyi sağlam ve güvenilir kılmak, bağlamak anlamına gelir. Ayetteki 'yûsiku' (يُوثِقُ) fiili, Allah'ın cezalandırdığı kişiyi öyle bir bağla bağlamasıdır ki, bu bağın sağlamlığı ve çözülmezliği başkaları tarafından taklit edilemez. Bu, ilahi cezanın kesinliğini ve kaçınılmazlığını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Bu ayetteki 'yûsiku' (يُوثِقُ) fiili, mecazi bir anlam taşır. Allah'ın bağlaması, O'nun azabının şiddetini ve kimsenin bu azaptan kurtulamayacağını ifade eder. İnsanların bağlaması gibi fiziksel bir bağdan ziyade, ilahi kudretin bir kişiyi çaresiz bırakması ve cezalandırmasıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"V-s-k kökünden türeyen kelimeler, Kur'an'da genellikle 'sağlamlık', 'güvenilirlik' ve 'bağlama' anlamlarında kullanılır. 'Yûsiku' fiili, Allah'ın kudretinin bir tezahürü olarak, O'nun hükmünün ve cezasının mutlak ve geri döndürülemez olduğunu vurgular. Bu, ilahi iradenin üstünlüğünü gösteren bir kavramdır."}]},{"word":"وَثَاقَهُۥٓ","root":"وثق","rootLatin":"v-s-k","meaning":"Allah'ın vurduğu, kimsenin benzerini vuramayacağı sağlam ve çözülmez bağı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vesâk (وثاق), bağlamak için kullanılan ip veya zincir anlamına gelir. Ayetteki 'vesâkahu' (وثاقه) ifadesi, Allah'ın azap için kullandığı bağın eşsizliğini ve sağlamlığını belirtir. Bu bağ, öyle bir sağlamlıktadır ki, hiçbir insan benzerini yapamaz veya çözemez."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Vesâk (وثاق), masdar olarak 'bağlama' eylemini, isim olarak ise 'bağ'ın kendisini ifade eder. Ayetteki 'vesâkahu' (وثاقه), Allah'ın bağının niteliğini vurgular. Bu bağ, sıradan bir bağ değil, ilahi kudretle atılmış, çözülmesi imkansız bir bağdır ve azabın şiddetini sembolize eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Vesâk kelimesi, Kur'an'da genellikle 'esaret', 'hapsedilme' ve 'sıkıca bağlanma' anlamlarında geçer. Fecr Suresi'ndeki kullanımı, Allah'ın azabının ne denli kesin ve kaçınılmaz olduğunu, bu azaba maruz kalanların hiçbir şekilde kurtulamayacaklarını ifade eden güçlü bir sembolizme sahiptir."}]},{"word":"أَحَدٌ","root":"أحد","rootLatin":"a-h-d","meaning":"Hiç kimse, tek bir kişi bile anlamına gelir ve Allah'ın gücünün mutlak tekliğini vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ehad (أحد) kelimesi, 'bir' veya 'tek' anlamına gelir ve genellikle olumsuz bağlamlarda 'hiç kimse' anlamında kullanılır. Ayetteki 'ehadün' (أحد) ifadesi, Allah'ın bağladığı gibi bağlayabilecek veya O'nun azabından kurtarabilecek tek bir varlığın bile olmadığını kesin bir dille ifade eder. Bu, ilahi kudretin benzersizliğini ve mutlaklığını pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ehad (أحد), sayısal bir tekliği ifade etmenin yanı sıra, bir şeyin benzerinin veya eşinin olmadığını da belirtir. Fecr Suresi'ndeki kullanımı, Allah'ın bağlama ve cezalandırma gücünün eşsiz olduğunu, bu konuda O'na ortak koşulacak veya O'nunla rekabet edebilecek hiçbir kimsenin bulunmadığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","cehennem","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يُوثِقُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ث-ق","rootLatin":"w-th-q","lemma":"أَوْثَقَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bağlar"},{"position":3,"surface":"وَثَاقَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ث-ق","rootLatin":"w-th-q","lemma":"وَثَاق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bağını"},{"position":3,"surface":"هُۥٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":4,"surface":"أَحَدٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ح-د","rootLatin":"a-h-d","lemma":"أَحَد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"hiç kimse"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *89/26*
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *89/26*
