# Tevbe Sûresi, 104. Âyet (9:104)

> أَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَأْخُذُ ٱلصَّدَقَـٰتِ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

*Elem ya'lemû enna(A)llâhe huve yakbelu-ttevbete ‘an ‘ibâdihi veye/ḣużu-ssadekâti veenna(A)llâhe huve-ttevvâbu-rrahîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/9/104

---

## Tefsir

{"topics":["tovbe","esma-i-husna","zekat-infak","merhamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mi?"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَعْلَمُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı 'lem'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"bilmiyorlar mı?"},{"position":3,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki, olduğunu"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Enne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"هُوَ","pos":"zamir","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî","gloss":"O"},{"position":6,"surface":"يَقْبَلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبِلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"kabul eder"},{"position":7,"surface":"ٱلتَّوْبَةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ت-و-ب","rootLatin":"t-w-b","lemma":"تَوْبَة","form":"Mücerred","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"tevbeyi"},{"position":8,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":9,"surface":"عِبَادِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عِبَاد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kullarının"},{"position":9,"surface":"هِۦ","pos":"zamir","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"O'nun"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"يَأْخُذُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"أَخَذَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"alır"},{"position":11,"surface":"ٱلصَّدَقَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَدَقَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"sadakaları"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki, olduğunu"},{"position":13,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Enne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ın"},{"position":14,"surface":"هُوَ","pos":"zamir","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"O"},{"position":15,"surface":"ٱلتَّوَّابُ","pos":"isim","posDetail":"Mübalağalı İsm-i Fâil","root":"ت-و-ب","rootLatin":"t-w-b","lemma":"تَوَّاب","form":"Fa''âl","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"tevbeleri kabul eden"},{"position":16,"surface":"ٱلرَّحِيمُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","lemma":"رَحِيم","form":"Fa'îl","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"merhamet eden"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın tevbe ve sadakaları kabul edici vasfını vurgulayarak, O'nun kullarına karşı engin rahmetini ve tevvab oluşunu dile getirmektedir. Ayet, tevbe ve sadaka kavramlarının ilahi kabuldeki merkezi rolünü dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"يَعْلَمُوٓا۟","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilmek, haberdar olmak anlamında olup, burada Allah'ın sıfatlarını bilmeleri gerektiğine işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ilm' kelimesini bir şeyin hakikatini idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'elem ya'lemû' ifadesi, muhatapların Allah'ın tevbeyi kabul edici ve sadakaları alıcı vasfını bilmeleri gerektiği, bu bilginin onlarda bir şaşkınlık uyandırması gerektiği anlamına gelir. Bu, sadece yüzeysel bir bilgi değil, derinlemesine bir idrak ve iman gerektiren bir bilgidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'i, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesi olarak açıklar. Ayetteki kullanım, Allah'ın tevbeyi kabul etme ve sadakaları alma fiillerinin, kullar tarafından kesin bir bilgi ve inançla kavranması gerektiğini vurgular. Bu bilgi, onların davranışlarını şekillendirmeli ve Allah'a yönelmelerini sağlamalıdır."}]},{"word":"يَقْبَلُ","root":"ق ب ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Kabul etmek, razı olmak anlamında olup, Allah'ın kullarının tevbesini ve sadakalarını lütuf ve keremiyle onaylamasıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kabul' kelimesinin, bir şeyi rıza ile almak ve onaylamak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yakbelu't-tevbete' ifadesi, Allah'ın kullarının günahlarından dönmelerini ve O'na yönelmelerini lütuf ve keremiyle kabul ettiğini, bu tevbenin O'nun katında makbul olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kabul' fiilini mecazi olarak 'razı olmak' ve 'ödüllendirmek' anlamında kullanır. Allah'ın tevbeyi kabul etmesi, sadece tevbeyi işitmesi değil, aynı zamanda tevbe edenin günahlarını bağışlaması ve onu mükafatlandırması demektir. Bu, ilahi lütfun bir tezahürüdür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kabul' kavramının Kur'an'da ilahi rıza ve onay anlamında kullanıldığını belirtir. Allah'ın tevbeyi kabul etmesi, O'nun kullarına karşı olan merhametinin ve bağışlayıcılığının bir göstergesidir. Bu, kulun Allah'a yönelme çabasının Allah tarafından karşılıksız bırakılmadığını ifade eder."}]},{"word":"ٱلتَّوْبَةَ","root":"ت و ب","rootLatin":"t-v-b","meaning":"Günah ve hatadan dönmek, pişmanlık duyarak Allah'a yönelmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'tevbe'yi, günahı çirkin görüp ondan dönmek ve pişmanlık duymak olarak tanımlar. Ayetteki 'yakbelu't-tevbete' ifadesi, Allah'ın, kullarının günahlarından vazgeçip O'na yönelme eylemlerini kabul ettiğini, bu dönüşün Allah katında değerli olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tevbe'nin, günahı terk edip Allah'a dönmek ve O'ndan af dilemek olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda tevbe, sadece bir pişmanlık değil, aynı zamanda bir eylem ve yöneliş olup, Allah'ın bu samimi yönelişi kabul ettiğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tevbe'nin Kur'an'daki temel anlamının, günah işledikten sonra Allah'a yönelmek ve O'ndan af dilemek olduğunu ifade eder. Ayet, Allah'ın bu yönelişi kabul etme vasfını öne çıkararak, tevbenin ilahi rahmet kapılarını açan bir anahtar olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلصَّدَقَـٰتِ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Allah rızası için verilen mal veya yardım anlamına gelir, genellikle zekat ve gönüllü bağışları kapsar.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sadaka' kelimesinin 'sıdk' (doğruluk) kökünden geldiğini ve kişinin imanının doğruluğunun bir göstergesi olduğunu belirtir. Ayetteki 'ye'huzu's-sadakât' ifadesi, Allah'ın kullarının samimi niyetle verdikleri sadakaları kabul ettiğini, bu sadakaların O'nun katında bir değer taşıdığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sadaka'yı, Allah'a yakınlaşmak amacıyla verilen mal olarak tanımlar. Ayetteki kullanım, Allah'ın bu sadakaları bizzat aldığını, yani onları kabul edip karşılığını verdiğini mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, sadakanın ilahi katındaki önemini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sadaka'nın, kişinin malından Allah rızası için verdiği şey olduğunu ve bunun imanının bir delili olduğunu belirtir. Ayetteki 'ye'huzu's-sadakât' ifadesi, Allah'ın bu sadakaları kabul etmesinin, O'nun kullarına olan lütfunun ve cömertliğinin bir yansıması olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلتَّوَّابُ","root":"ت و ب","rootLatin":"t-v-b","meaning":"Tevbeleri çokça kabul eden, günahları bağışlayan anlamına gelen Allah'ın bir ismidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'Tevvâb' ismini, kullarının tevbesini çokça kabul eden ve onlara tekrar tekrar tevbe etme imkanı veren Allah olarak açıklar. Ayetteki 've enne'llâhe huve't-Tevvâbu'r-Rahîm' ifadesi, Allah'ın bu isminin, O'nun tevbe edenlere karşı sonsuz merhametini ve bağışlayıcılığını pekiştirdiğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Tevvâb' isminin, Allah'ın kullarından tevbeyi kabul etme ve onlara tevbe etme imkanı verme sıfatını ifade ettiğini belirtir. Bu isim, Allah'ın kullarına karşı olan affediciliğinin ve merhametinin sürekliliğini ve genişliğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Tevvâb' isminin, Allah'ın kullarına karşı olan bağışlayıcılığının ve merhametinin en güçlü ifadelerinden biri olduğunu belirtir. Bu isim, Allah'ın tevbe edenleri asla geri çevirmediğini ve onlara sürekli bir dönüş kapısı açık bıraktığını vurgular, böylece kul ile Allah arasındaki ilişkiyi güçlendirir."}]},{"word":"ٱلرَّحِيمُ","root":"ر ح م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Çok merhametli, acıyan, şefkat gösteren anlamına gelen Allah'ın bir ismidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'Rahîm' ismini, Allah'ın kullarına ahirette özel olarak merhamet eden ve onlara lütufta bulunan olarak tanımlar. Ayetteki 've enne'llâhe huve't-Tevvâbu'r-Rahîm' ifadesi, Allah'ın tevbeyi kabul etmesinin, O'nun engin merhametinin bir sonucu olduğunu ve bu merhametin özellikle müminlere yönelik olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Rahîm' isminin, Allah'ın kullarına karşı olan sürekli ve özel merhametini ifade ettiğini belirtir. Bu isim, Allah'ın tevbe edenlere karşı olan bağışlayıcılığının ve sadaka verenlere olan lütfunun, O'nun genel merhamet sıfatının bir tezahürü olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Rahîm' isminin, Allah'ın kullarına karşı olan şefkat ve merhametinin sürekliliğini ve yoğunluğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Tevvâb' ismiyle birlikte kullanılması, Allah'ın tevbe edenlere karşı olan bağışlayıcılığının, O'nun genel ve kapsayıcı merhametinin bir parçası olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/104*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/104*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *9/104*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/104*
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/104*
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/104*
