# Tevbe Sûresi, 119. Âyet (9:119)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-ttekû(A)llâhe vekûnû me'a-ssâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/9/119

---

## Tefsir

{"topics":["takva","sidk","iman","sosyal-dayanisma"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tevbe Suresi 119. ayet, iman edenlere Allah'a karşı takva sahibi olmayı ve sadıklarla birlikte bulunmayı emretmektedir. Ayet, 'iman', 'takva' ve 'sıdk' kavramları üzerinden müminlerin ahlaki ve sosyal sorumluluklarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek, güvenmek anlamlarına gelir ve burada Allah'a ve getirdiklerine kalben tasdik edip güvenenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' kökünü 'kalbin sükûnet bulması, korkunun zıttı' olarak açıklar. 'İman' ise, 'tasdik etmekle birlikte emniyet vermek' anlamındadır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'a ve O'nun emirlerine tam bir teslimiyetle güvenip tasdik edenleri, böylece kalpleri huzur bulanları kasteder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece 'inanmak'tan öte, 'güvenmek, emniyet duymak ve kendini teslim etmek' anlamlarını da içerdiğini belirtir. Ayetteki 'Ey inananlar' hitabı, bu güven ve teslimiyet ilişkisini kurmuş olanlara yöneliktir ve onlardan takva ve sıdk üzere olmalarını ister."}]},{"word":"ٱتَّقُوا۟","root":"و ق ى","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Korunmak, sakınmak, çekinmek anlamlarına gelir ve burada Allah'ın azabından, gazabından ve haram kıldığı şeylerden sakınmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'takva'yı 'Allah'ın emrettiklerini yapmak ve yasakladıklarından kaçınmak suretiyle O'nun azabından korunmak' olarak açıklar. Ayetteki 'ittakullâh' emri, müminlere Allah'ın sınırlarına riayet ederek kendilerini her türlü kötülükten ve ilahi cezadan korumalarını öğütler."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vikaye'nin 'bir şeyi zararlı şeylerden korumak' olduğunu belirtir. 'Takva' ise, 'nefsi korkulan şeyden korumak'tır. Şeriat dilinde ise 'nefsi günahlardan korumak' anlamına gelir. Ayetteki kullanım, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle günahlardan ve O'nun hoşnutsuzluğunu çekecek davranışlardan uzak durmayı emreder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takva'nın Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, 'Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek, O'nun emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak' şeklinde özetlenebileceğini ifade eder. Ayetteki 'ittakû' emri, müminlerin hayatlarını bu sorumluluk bilinciyle şekillendirmeleri gerektiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلصَّـٰدِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Doğru olanlar, sözünde duranlar, dürüst ve samimi kişiler anlamına gelir ve burada hem sözde hem de amelde dürüst olan müminleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sıdk'ı 'sözün gerçeğe uygun olması' olarak açıklar. 'Sâdık' ise, sözü ve fiili doğru olan kişidir. Ayetteki 'sâdıkîn' ile kastedilenler, hem imanlarında hem de amellerinde dürüst ve samimi olan, münafıklık ve yalandan uzak duran kimselerdir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sıdk'ın 'sözün, fiilin veya inancın gerçeğe uygun olması' olduğunu belirtir. 'Sâdık' ise, bu vasfı taşıyan kişidir. Ayetteki 'me'a's-sâdıkîn' ifadesi, müminlere sadece doğru sözlü olmakla kalmayıp, aynı zamanda doğru inanç ve doğru amellere sahip olanlarla birlikte olmayı, onların yolunu takip etmeyi emreder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sıdk' kavramının Kur'an'da sadece 'doğruluk' değil, aynı zamanda 'samimiyet, dürüstlük ve ahde vefa' gibi geniş anlamlar taşıdığını vurgular. Ayetteki 'sâdıkîn' ile birlikte olma emri, müminlerin ahlaki ve sosyal çevrelerini bu niteliklere sahip kişilerle kurmalarını, böylece kendi iman ve takvalarını güçlendirmelerini hedefler."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Yâ eyyuhâ"},{"position":2,"translit":"lleżîne"},{"position":3,"translit":"âmenû"},{"position":4,"translit":"ttekû"},{"position":5,"translit":"(A)llâhe"},{"position":6,"translit":"vekûnû"},{"position":7,"translit":"me'a"},{"position":8,"translit":"ssâdikîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Münâdâ'nın sıfatı olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Bedel"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"ٱتَّقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiili","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"اِتَّقَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiili olduğu için mebnî","gloss":"sakının","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'tan","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"وَكُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Nakıs Fiil (Emir)","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiili olduğu için mebnî","gloss":"ve olun","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":7,"surface":"مَعَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile beraber","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mekân zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":8,"surface":"ٱلصَّـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"doğrular","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/119*
