# Tevbe Sûresi, 51. Âyet (9:51)

> قُل لَّن يُصِيبَنَآ إِلَّا مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلَىٰنَا ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

*Kul len yusîbenâ illâ mâ keteba(A)llâhu lenâ huve mevlânâ(c) ve'ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/9/51

---

## Tefsir

{"topics":["tevekkul","kader","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnîdir, sükûn üzere mebnîdir.","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"لَّن","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Muzari fiili nasb eden edat.","gloss":"asla, asla değil"},{"position":3,"surface":"يُصِيبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-و-ب","rootLatin":"s-w-b","lemma":"إِصَابَة","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'len'den sonra geldiği için mansûb.","gloss":"isabet eder, başına gelir"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fiilin mef'ûlün bih'i olduğu için mansûb mahalde mebnî.","gloss":"bize"},{"position":4,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"İstisna edatı.","gloss":"ancak, sadece"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"İstisna edatından sonra geldiği için 'yusîbenâ' fiilinin fâili konumunda olduğu için merfû mahalde mebnî.","gloss":"şey, ne"},{"position":6,"surface":"كَتَبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَابَة","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için fetha üzere mebnî.","gloss":"yazdı"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"'Keteb' fiilinin fâili olduğu için merfû.","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"لَنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer.","gloss":"için"},{"position":8,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî.","gloss":"bize"},{"position":9,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahalde mebnî.","gloss":"O"},{"position":10,"surface":"مَوْلَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân/Masdar Mîmî","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"مَوْلَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübtedanın haberi olduğu için merfû.","gloss":"Mevla, dost"},{"position":10,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî.","gloss":"bizim"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi.","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer.","gloss":"üzerine, -e"},{"position":12,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"Allah"},{"position":13,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Fâ-i Rabıta","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Cevap fâ'sı.","gloss":"o halde"},{"position":13,"surface":"لْيَتَوَكَّلِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"تَوَكُّل","form":"Tef'a'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâm'ı ile meczûm.","gloss":"güvensin"},{"position":14,"surface":"ٱلْمُؤْمِنُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"'Yetevekkel' fiilinin fâili olduğu için merfû. Cemi müzekker sâlim olduğu için 'vav' ile merfû.","gloss":"inananlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müminlerin kader inancını ve Allah'a tevekkülünü vurgulayan temel kavramları içermektedir. 'Yusîbenâ' kelimesi isabet etme, 'keteba' yazma ve takdir etme, 'mevlânâ' ise veli ve yardımcı olma anlamlarıyla bu inancın dilbilimsel temelini oluşturur. 'Yetewekkel' kelimesi ise bu inancın pratik yansıması olan tevekkülü ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يُصِيبَنَآ","root":"ص-و-ب","rootLatin":"s-v-b","meaning":"Bize isabet edecek, başımıza gelecek olan şey.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'isâbe' kelimesinin bir şeyin bir yere ulaşması, ona denk gelmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'len yusîbenâ' ifadesi, Allah'ın takdir ettiğinden başka hiçbir şeyin müminlere ulaşmayacağını, başlarına gelmeyeceğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'savb' kökünün bir şeye yönelmek ve ona ulaşmak anlamına geldiğini ifade eder. 'İsâbe' ise bir şeyin bir kimseye ulaşması, ona dokunmasıdır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın takdiri dışında hiçbir musibetin veya olayın müminlere isabet etmeyeceğini, onları bulmayacağını gösterir."}]},{"word":"كَتَبَ","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Allah'ın takdir ettiği, hükmettiği ve levh-i mahfuza yazdığı şey.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ketebellâhu lenâ' ifadesinin 'Allah'ın bize takdir ettiği, hükmettiği' anlamında mecazi bir kullanım olduğunu belirtir. Yazmak, burada ilahi takdiri ve kesinleşmiş hükmü ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kitâbet' kelimesinin aslen harfleri bir araya getirmek anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da 'farz kılmak, hükmetmek ve takdir etmek' anlamlarında da kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'mâ ketebellâhu lenâ' ifadesi, Allah'ın müminler için ezelde takdir ettiği, hükmettiği şeyleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kitâb' ve 'keteb' kavramlarının Kur'an'da ilahi takdir ve kaderle güçlü bir ilişkisi olduğunu belirtir. Allah'ın 'yazması', O'nun mutlak iradesini ve evrensel düzeni belirlemesini ifade eder. Bu ayette de müminlerin başına gelecek her şeyin Allah'ın önceden belirlediği bir kaderin parçası olduğu vurgulanır."}]},{"word":"مَوْلَىٰنَا","root":"و-ل-ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Bizim velimiz, yardımcımız, sahibimiz ve işlerimizi üstlenenimiz.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'mevlâ' kelimesinin 'veli, yardımcı, sahip, efendi' gibi birçok anlama geldiğini belirtir. Ayetteki 'hüve mevlânâ' ifadesi, Allah'ın müminlerin işlerini üstlenen, onlara yardım eden ve onları koruyan yegane güç olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'velâyet' kökünün yakınlık ve yardım anlamına geldiğini, 'mevlâ'nın ise hem 'veli' (yardımcı, dost) hem de 'mevlâ' (sahip, efendi) anlamlarında kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda Allah'ın müminlerin dostu, yardımcısı ve işlerini üzerine alan yegane varlık olduğu kastedilir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mevlâ' kelimesinin 'nasîr' (yardımcı), 'muhsin' (iyilik eden), 'sahib' (sahip) gibi anlamları içerdiğini belirtir. Ayetteki 'mevlânâ' ifadesi, Allah'ın müminlerin her türlü işinde onlara destek olan, onları koruyan ve onlara iyilik eden mutlak güç olduğunu ifade eder."}]},{"word":"فَلْيَتَوَكَّلِ","root":"و-ك-ل","rootLatin":"v-k-l","meaning":"Allah'a güvenip dayanmak, işlerini O'na havale etmek.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tevekkül'ün bir işi başkasına havale etmek, ona güvenmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'aleyhi felyetewekkelil-mü'minûn' ifadesi, müminlerin tüm işlerinde ve karşılaştıkları durumlarda yalnızca Allah'a güvenmeleri ve O'na dayanmaları gerektiğini emreder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tevekkül'ün kalbin Allah'a güvenmesi, işleri O'na bırakması ve O'nun takdirine razı olması olduğunu açıklar. Ayetteki emir kipi, müminler için tevekkülün imani bir gereklilik olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, tevekkül kavramının Kur'an'da Allah'a tam bir teslimiyet ve güveni ifade ettiğini, kişinin elinden geleni yaptıktan sonra sonucunu Allah'a bırakması anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki tevekkül emri, müminlerin kader inancının doğal bir sonucu olarak Allah'a tam bir güven duymalarını öğütler."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Tevbe Suresi 51. Âyette*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Tevbe Suresi 51. Âyette*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *9/51*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *9/51*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/51*
