# Tevbe Sûresi, 68. Âyet (9:68)

> وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ وَٱلْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ هِىَ حَسْبُهُمْ ۚ وَلَعَنَهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّقِيمٌ

*Ve'ada(A)llâhu-lmunâfikîne velmunâfikâti velkuffâra nâra cehenneme ḣâlidîne fîhâ(c) hiye hasbuhum(c) vele'anehumu(A)llâh(u)(s) velehum ‘ażâbun mukîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/9/68

---

## Tefsir

{"topics":["cehennem","munafiklar","kufur-sirk","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَعَدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعَدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"vaat etti"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"ٱلْمُنَـٰفِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ف-ق","rootLatin":"n-f-q","lemma":"مُنَافِق","form":"Mufâ'ale","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"münafık erkekler"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ف-ق","rootLatin":"n-f-q","lemma":"مُنَافِقَة","form":"Mufâ'ale","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb (kesra ile)","gloss":"münafık kadınlar"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"ٱلْكُفَّارَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"kafirler"},{"position":6,"surface":"نَارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ateş"},{"position":7,"surface":"جَهَنَّمَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"جَهَنَّم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile)","gloss":"cehennem"},{"position":8,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خَالِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ebedi kalıcılar"},{"position":9,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"o (cehennem)"},{"position":10,"surface":"هِىَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahallen","gloss":"o"},{"position":11,"surface":"حَسْبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسْب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"yeter"},{"position":11,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"onlar"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"لَعَنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ل-ع-ن","rootLatin":"l-'-n","lemma":"لَعَنَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"lanetledi"},{"position":12,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"onları"},{"position":13,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":14,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":14,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":14,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"onlar"},{"position":15,"surface":"عَذَابٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":16,"surface":"مُّقِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُقِيم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"devamlı"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tevbe Suresi 68. ayet, münafıklar ve kafirler için vaat edilen cehennem azabını, Allah'ın lanetini ve bu azabın sürekliliğini vurgulamaktadır. Ayet, bu kavramlar üzerinden ilahi adaletin ve ahiret cezasının kesinliğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"وَعَدَ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Allah'ın münafıklar ve kafirler için cehennem azabını kesin olarak bildirmesi ve hükmetmesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وَعْد), hayır veya şer ile ilgili bir haberin kesin olarak gerçekleşeceğini bildirmektir. Ayetteki 'وَعَدَ اللَّهُ' ifadesi, Allah'ın bu azabı kesinleştirdiğini ve bunun şüphesiz vuku bulacağını ifade eder. Bu, sadece bir bildirim değil, aynı zamanda bir hüküm ve ilahi bir taahhüttür."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وَعْد) kelimesi, Kur'an'da genellikle bir şeyin olacağını haber vermek anlamında kullanılır. Burada Allah'ın vaadi, münafıklar ve kafirler için cehennemin kesin bir akıbet olduğunu mecazi bir anlatımla ortaya koyar. Bu, tehdit ve uyarı niteliğindedir."}]},{"word":"ٱلْمُنَـٰفِقِينَ","root":"ن ف ق","rootLatin":"n-f-q","meaning":"İçten inanmadığı halde dıştan inanmış gibi görünen, ikiyüzlü erkekleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Münafık (مُنَافِق), nifak (نِفَاق) kökünden gelir. Nifak, bir kapıdan girip diğerinden çıkmak gibi, iki yüzlü davranmaktır. Ayetteki 'المنافقين' kelimesi, kalben inkar ettikleri halde dilleriyle iman ettiklerini söyleyen, İslam toplumunda ikilik çıkaran kimseleri tanımlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nifak (نِفَاق), şer'î anlamda, kalbinde küfrü gizleyip dışarıdan imanı açığa vurmaktır. Münafık (مُنَافِق) ise bu özelliği taşıyan kişidir. Ayetteki kullanımı, bu kişilerin ahiretteki kötü akıbetlerini vurgulamak için onların temel karakteristiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu'ya göre 'nifak' kavramı, Kur'an'da 'küfür' ile 'iman' arasında bir ara durum olarak değil, küfrün bir türü olarak ele alınır. Münafıklar, dışarıdan Müslüman görünerek içten içe İslam'a karşı çalışan, bu nedenle de kafirlerden daha tehlikeli görülen bir zümredir. Ayetteki 'المنافقين' kelimesi, bu sosyal ve dini tehlikeyi temsil eder."}]},{"word":"ٱلْكُفَّارَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın birliğini, peygamberlerini ve getirdiği dini inkar eden, gerçeği örten kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfr (كُفْر), bir şeyi örtmek demektir. Şer'î anlamda ise Allah'ın nimetlerini veya hakikati örtmek, inkar etmektir. 'الكفار' kelimesi, Allah'ın varlığını, birliğini, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar eden, hakikati bile bile reddeden kimseleri ifade eder. Ayetteki bağlamda, münafıklarla birlikte cehennem azabına müstahak olanlardır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Küfr (كُفْر), nimeti inkar etmek ve hakkı örtmek anlamlarına gelir. 'الكفار' ise bu inkarı ve örtmeyi alışkanlık haline getirmiş, imanı reddeden kişilerdir. Ayetteki kullanımı, onların bu inkarının ahiretteki karşılığını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramının Kur'an'da sadece bir inançsızlık değil, aynı zamanda Allah'ın lütfuna karşı nankörlük ve O'nun ayetlerini bile bile reddetme eylemi olduğunu belirtir. 'الكفار', bu bilinçli reddedişi ve nankörlüğü temsil eden, dolayısıyla ilahi gazaba uğrayanlardır."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Cehennemde kalışlarının sürekli, kesintisiz ve sonsuz olacağını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hulûd (خُلُود), bir şeyin bozulmadan ve değişmeden uzun süre kalmasıdır. Ahiret bağlamında ise sonsuzluk ve ebediyet anlamına gelir. 'خالدين فيها' ifadesi, münafık ve kafirlerin cehennemdeki azabının kesintiye uğramayacağını, sonu gelmeyeceğini ve ebediyen orada kalacaklarını kesin bir dille belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hulûd (خُلُود), bir yerde uzun süre kalmak veya ebediyen kalmak demektir. Kur'an'da cennet ve cehennem ehli için kullanıldığında, bu kalışın sonsuz ve kesintisiz olduğunu ifade eder. Ayetteki 'خالدين' kelimesi, cehennem azabının şiddetini ve kalıcılığını vurgular."}]},{"word":"وَلَعَنَهُمُ","root":"ل ع ن","rootLatin":"l-a-n","meaning":"Allah'ın münafık ve kafirleri rahmetinden uzaklaştırması, onlara gazap etmesi ve onları ilahi lütuftan mahrum bırakmasıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"La'n (لَعْن), kovmak ve uzaklaştırmak demektir. Allah'ın laneti ise, kulunu rahmetinden uzaklaştırması ve azabına uğratmasıdır. Ayetteki 'ولعنهم الله' ifadesi, Allah'ın münafık ve kafirleri ilahi lütuf ve rahmetinden ebediyen mahrum bırakacağını, onları gazabına uğratacağını açıkça belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"La'n (لَعْن), uzaklaştırmak ve kovmaktır. Allah'tan lanet, O'nun rahmetinden uzaklaştırmak ve azaba uğratmaktır. İnsanlardan lanet ise beddua etmektir. Ayetteki 'ولعنهم الله' ifadesi, Allah'ın bu kişilere karşı olan gazabını ve onları rahmetinden tamamen dışladığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'lanet' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi gazabın ve rahmetten uzaklaştırmanın bir ifadesi olduğunu belirtir. Bu, sadece bir beddua değil, aynı zamanda ilahi bir hüküm ve ahiretteki kötü akıbetin bir göstergesidir. Ayetteki kullanımı, münafık ve kafirlerin Allah katındaki konumlarının ne kadar kötü olduğunu vurgular."}]},{"word":"مُّقِيمٌ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Azabın sürekli, kalıcı ve kesintisiz olacağını, asla sona ermeyeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İkame (إِقَامَة), bir şeyi sabit kılmak, sürekli hale getirmek demektir. 'عذاب مقيم' ifadesi, bu azabın kesintiye uğramayacağını, sürekli ve kalıcı olacağını belirtir. Bu, 'halidin' (ebedi kalıcılar) kelimesiyle anlamı pekiştiren bir ifadedir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Mukîm (مُقِيم), ikamet eden, sabit olan demektir. Azap için kullanıldığında, onun devamlılığını ve kesintisizliğini ifade eder. Ayetteki 'عذاب مقيم' ifadesi, münafık ve kafirlerin çekeceği azabın geçici olmadığını, aksine sürekli ve kalıcı bir nitelik taşıdığını vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/68*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/68*
