# Tevbe Sûresi, 87. Âyet (9:87)

> رَضُوا۟ بِأَن يَكُونُوا۟ مَعَ ٱلْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

*Radû bi-en yekûnû me'a-lḣavâlifi vetubi'a ‘alâ kulûbihim fehum lâ yefkahûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/9/87

---

## Tefsir

{"topics":["munafiklar","kufur-sirk","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَضُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ض-و","rootLatin":"r-d-w","lemma":"رَضِيَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"razı oldular"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":3,"surface":"يَكُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatından (أَن) sonra geldiği için mansûb","gloss":"olsunlar"},{"position":4,"surface":"مَعَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile beraber"},{"position":5,"surface":"ٱلْخَوَالِفِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"خ-ل-ف","rootLatin":"kh-l-f","lemma":"خَالِفَة","form":"Fevâil","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"geri kalanlar/kadınlar"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"طُبِعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ط-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"طَبَعَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"mühürlendi"},{"position":7,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":8,"surface":"قُلُوبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim Cemi","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden (عَلَىٰ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kalpleri"},{"position":8,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bu yüzden"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"يَفْقَهُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ق-ه","rootLatin":"f-q-h","lemma":"فَقِهَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"anlamazlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, münafıkların savaşa katılmaktan geri kalmalarını ve bunun kalpleri üzerindeki olumsuz etkisini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Özellikle 'razı olmak', 'geri kalanlar' ve 'kalplerin mühürlenmesi' kavramları üzerinden onların manevi körlükleri vurgulanmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"رَضُوا۟","root":"ر ض و","rootLatin":"r-d-w","meaning":"Bir şeye gönüllü olarak razı olmak, hoşnut olmak ve onu tercih etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rıdâ (razı olmak), bir şeyin hoş görülmesi ve onunla yetinilmesi halidir. Ayetteki 'radû' ifadesi, münafıkların savaşa katılmak yerine geride kalmayı kendi istek ve iradeleriyle tercih ettiklerini, bu durumdan memnuniyet duyduklarını ve bunu kendileri için yeterli gördüklerini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rıza, kalbin bir şeye meyletmesi ve onu kabul etmesidir. Ayetteki kullanım, münafıkların cihad gibi önemli bir ibadetten geri kalmaya gönüllü olmalarını, bu tercihlerinin onların iç dünyalarındaki bozukluğu yansıttığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْخَوَالِفِ","root":"خ ل ف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Geride kalanlar, özellikle savaşa katılmayıp evde oturan kadınlar veya zayıflar anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"el-Havâlif, 'halef' kelimesinin çoğuludur ve geride kalanlar demektir. Burada özellikle savaşa çıkmayan, evlerinde oturan kadınlar kastedilir. Münafıkların bu gruba dahil olmayı tercih etmeleri, onların erkeklik ve cesaret vasıflarından yoksun olduklarını ima eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"el-Havâlif, 'halife'nin çoğulu olup, geride kalanlar, yani savaşa çıkmayanlar demektir. Ayetteki 'ma'a'l-havâlif' ifadesi, münafıkların kadınlarla birlikte geride kalmayı tercih etmelerini, bu durumun onlar için bir utanç vesilesi olduğunu mecazi bir dille anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Halef kökü, bir şeyin ardından gelmek veya birinin yerine geçmek anlamlarını taşır. 'Havâlif' burada, toplumun aktif ve cihad eden kesiminin gerisinde kalan, pasif ve zayıf kesimi ifade eder. Münafıkların bu konumu benimsemeleri, onların toplumsal ve dini sorumluluktan kaçışlarını simgeler."}]},{"word":"وَطُبِعَ","root":"ط ب ع","rootLatin":"t-b-'-","meaning":"Mühürlenmek, damgalanmak, bir şeyin üzerine kapanmak ve artık değişmez bir hal almak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tab' (mühürlemek), bir şeyin üzerine damga vurmak ve onu kapatmaktır. Kalplerin mühürlenmesi, hakikati idrak etme yeteneğinin tamamen ortadan kalkması, kalbin katılaşması ve artık hidayeti kabul etmez hale gelmesidir. Ayetteki 'tubi'a' fiili, bu durumun Allah tarafından bir ceza olarak gerçekleştiğini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tab' kelimesi, bir şeyin üzerine vurulan damga gibi, kalbin de küfür ve isyanla öyle bir hale gelmesidir ki, artık iman ve hidayet ona nüfuz edemez. Ayetteki pasif yapı, bu mühürlenmenin ilahi bir takdir ve münafıkların kendi seçimlerinin bir sonucu olduğunu gösterir."}]},{"word":"قُلُوبِهِمْ","root":"ق ل ب","rootLatin":"k-l-b","meaning":"İnsanların idrak, düşünce, duygu ve inanç merkezi olan kalpleri anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kalp (kalb), bir şeyin özü ve merkezi demektir. İnsanda ise akıl, idrak ve iradenin merkezi olarak kabul edilir. Ayette 'kalplerinin mühürlenmesi', onların hakikati anlama, doğruyu yanlıştan ayırma ve hidayeti kabul etme yeteneklerini kaybettiklerini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da kalp, sadece biyolojik bir organ değil, aynı zamanda insanın manevi ve entelektüel merkezidir. 'Kalplerinin mühürlenmesi' ifadesi, münafıkların bilinçli tercihleri sonucunda hakikate karşı körleşmelerini, idrak mekanizmalarının işlevsiz hale gelmesini ifade eder."}]},{"word":"يَفْقَهُونَ","root":"ف ق ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Bir şeyi derinlemesine anlamak, kavramak ve idrak etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Fıkıh, bir şeyi tam olarak anlamak ve kavramaktır. Ayetteki 'lâ yefkahûne' ifadesi, münafıkların kalpleri mühürlendiği için hakikati, Allah'ın ayetlerini ve peygamberin sözlerini derinlemesine idrak edemediklerini, sadece yüzeysel bir bilgiye sahip olsalar bile bunun özünü kavrayamadıklarını belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Fıkıh, bir şeyin inceliklerini ve derin anlamlarını kavramaktır. Münafıkların 'anlamamaları', sadece işitme veya görme eksikliği değil, aynı zamanda kalplerinin mühürlenmesi nedeniyle hakikatin özüne nüfuz edememeleri, dolayısıyla doğru kararlar alamamaları ve hidayete erememeleridir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/87*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *9/87*
