# Beled Sûresi, 10. Âyet (90:10)

> وَهَدَيْنَـٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ

*Ve hedeynâhu-nnecdeyn(i)*

**Meal (Diyanet):** (8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/90/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Beled Suresi'nin 10. ayeti, insanın irade ve seçim özgürlüğüne vurgu yaparak, ona iyilik ve kötülük yollarının açıkça gösterildiğini ifade eder. Ayet, 'hidayet' ve 'iki yol' kavramları üzerinden bu ilahi rehberliği dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"هَدَيْنَاهُ","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Allah'ın insana doğru yolu göstermesi, rehberlik etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hidayet' kelimesini 'lütuf ve incelikle yol göstermek' olarak tanımlar. Ayetteki 'hədəynâhu' ifadesi, Allah'ın insana, akıl ve peygamberler aracılığıyla hakikati idrak etme ve doğru yolu seçme imkanını bahşettiğini gösterir. Bu, sadece bir yol gösterme değil, aynı zamanda o yola yönlendirme ve kolaylaştırma anlamını da içerir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hidayet'i 'doğru yola iletmek' ve 'maksada ulaştırmak' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın insana, iyilik ve kötülük arasındaki ayrımı yapabilmesi için gerekli olan idrak yeteneğini ve bu yolları belirgin kılan delilleri verdiğini vurgular. Bu, insanın sorumluluğunu artıran ilahi bir lütuftur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'hidayet' kavramının, Allah'ın insanı doğru yola yönlendirmesi ve ona rehberlik etmesi anlamında merkezi bir rol oynadığını belirtir. Beled Suresi'ndeki bu kullanım, insanın ahlaki seçimlerinin temelini oluşturan, ilahi bir 'yol gösterme' eylemini ifade eder; yani insan, bu rehberlik sayesinde neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt edebilir."}]},{"word":"ٱلنَّجْدَيْنِ","root":"ن-ج-د","rootLatin":"n-j-d","meaning":"Yüksek ve belirgin iki yol, yani iyilik ve kötülük yolları anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'en-necd' kelimesini 'yüksek yer, yol' olarak açıklar. 'En-necdân' ise, 'hayır ve şer yolları' veya 'hidayet ve dalalet yolları' olarak tefsir edilir. Ayetteki bağlamda, insana açıkça gösterilen, belirgin iki yolun varlığını ifade eder ki bu yollar, insanın iradesiyle seçebileceği iyi ve kötü istikametlerdir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'en-necdân' ifadesini 'hayır ve şer' olarak mecazi bir anlamda kullanır. Ona göre bu, 'iki yol' demektir ve Allah'ın insana bu iki yolu da gösterdiğini, yani iyilik ve kötülüğün ne olduğunu açıkça bildirdiğini vurgular. Bu, insanın seçim özgürlüğünün ve sorumluluğunun altını çizer."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'en-necd'i 'yüksek ve belirgin yol' olarak tanımlar. 'En-necdân' ise, 'hayır ve şer yolları' olarak yorumlanır. Ayetteki kullanımı, bu iki yolun insan için apaçık ve belirgin olduğunu, dolayısıyla insanın seçim yaparken mazeretinin kalmadığını ifade eder. Bu, ilahi adaletin bir tezahürüdür."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'necd' kelimesinin Kur'an'da 'yüksek yer, yol' anlamında kullanıldığını ve 'necdân'ın ise mecazi olarak 'iyi ve kötü yol'u temsil ettiğini belirtir. Beled Suresi'ndeki bu ifade, Allah'ın insana, hayat yolculuğunda karşılaşacağı temel ahlaki tercihleri ve bu tercihlerden doğacak sonuçları açıkça gösterdiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","imtihan-bela","insanin-yaratilisi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"هَدَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gösterdik"},{"position":1,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"ona"},{"position":2,"surface":"ٱلنَّجْدَيْنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ج-د","rootLatin":"n-j-d","lemma":"نَجْد","form":"-","features":{"number":"Tesniye","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"iki yol"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *90/10*
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *90/10*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Beled, 90:8-10*
