# Şems Sûresi, 12. Âyet (91:12)

> إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا

*İżi-nbe'aśe eşkâhâ*

**Meal (Diyanet):** Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/91/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şems Suresi'nin 12. ayeti, Semud kavminin helakine yol açan temel eylemi ve bu eylemin failini dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'en azgın' kişinin öne atılmasını ve bu eylemin kavmin genel tutumunu nasıl yansıttığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱنۢبَعَثَ","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-a-s","meaning":"Bir iş için harekete geçmek, ileri atılmak, gönderilmek veya sevk edilmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بعث' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi yerinden kaldırmak ve harekete geçirmek olduğunu belirtir. Ayetteki 'انبعث' formu, dönüşlülük ifade ederek, 'kendi kendine harekete geçmek, ileri atılmak' anlamını pekiştirir. Bu, Semud kavminden birinin, kavmin genel rızasıyla veya teşvikiyle, peygamberi yalanlama ve deveyi öldürme eylemine gönüllü olarak atıldığını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'انبعث' kelimesini 'قام' (kalktı, ayağa kalktı) ve 'أسرع' (hızlandı) anlamlarında kullanır. Ayetteki bağlamda, 'en azgın' kişinin, deveyi öldürme eylemini gerçekleştirmek üzere hızla ve kararlılıkla öne atıldığını ifade eder. Bu, eylemin ani ve kararlı bir şekilde gerçekleştiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'بعث' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, genellikle bir göreve veya eyleme sevk edilme, gönderilme anlamını taşıdığını belirtir. 'انبعث' formu ise, bu sevk edilişin içsel bir motivasyonla veya bir grubun teşvikiyle gerçekleştiğini gösterir. Ayette, 'en azgın' kişinin bu kötü eylemi gerçekleştirmek için 'harekete geçirilmesi' veya 'kendi kendine harekete geçmesi' anlamını taşır, bu da onun kavmin genel eğilimini temsil ettiğini ima eder."}]},{"word":"أَشْقَىٰهَا","root":"ش-ق-و","rootLatin":"ş-k-v","meaning":"Kavmin en bedbahtı, en azgını, en şerlisi anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'أشقى' kelimesini 'en şaki, en bedbaht' olarak açıklar. Ayetteki 'أشقاها' ifadesi, Semud kavmi içindeki en kötü, en günahkar ve en azgın kişiyi işaret eder. Bu kişi, deveyi öldürme eylemini üstlenerek kavmin genel azgınlığını somutlaştırmıştır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'شقاء' kelimesinin 'zorluk, meşakkat ve bedbahtlık' anlamına geldiğini belirtir. 'أشقى' ise ism-i tafdil olup, 'en bedbaht, en şerli' demektir. Ayetteki kullanımı, bu kişinin sadece kendi başına kötü olmadığını, aynı zamanda kavminin genel helakına sebep olacak en büyük kötülüğü işleyen kişi olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'شقاء' kelimesinin zıddının 'saadet' olduğunu belirtir. 'أشقى' bu durumda, 'saadetten en uzak, en mutsuz ve en günahkar' kişi anlamına gelir. Ayette, bu kişinin eyleminin sadece bireysel bir günah değil, aynı zamanda kavmin genel bedbahtlığına yol açan bir katalizör olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ş-k-v' kökünün Kur'an'da genellikle 'bedbahtlık, azgınlık, isyan' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. 'أشقى' formu, bu özelliklerin en üst düzeyde bulunduğu kişiyi tanımlar. Ayetteki 'أشقاها' ifadesi, Semud kavminin içinden çıkan bu kişinin, kavmin genel ahlaki çöküşünü ve isyanını temsil eden en uç noktadaki birey olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","musrikler","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"İżi-nbe'aśe"},{"position":2,"translit":"eş"},{"position":3,"translit":"kâhâ"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِذِ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mebnî","gloss":"o zaman ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"ٱنۢبَعَثَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-'-th","lemma":"اِنْبِعاث","form":"İnfi'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ileri atıldı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"أَشْقَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ش-ق-و","rootLatin":"sh-q-w","lemma":"أَشْقَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"en azgını","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":3,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *91/12*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *91/11-14*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *91/11-14*
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *91/12*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *91/11-14*
