# Şems Sûresi, 3. Âyet (91:3)

> وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا

*Ve-nnehâri iżâ cellâhâ*

**Meal (Diyanet):** Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/91/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şems Suresi'nin 3. ayeti, 'gündüz' ve onun 'açığa çıkarma' eylemi üzerinden bir yemin formülü sunar. Ayet, gündüzün nesneleri ve hakikatleri görünür kılan işlevine vurgu yaparak, yaratılışın düzenindeki ilahi kudreti ve hikmeti işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"وَٱلنَّهَارِ","root":"ن ه ر","rootLatin":"n-h-r","meaning":"Bu ayette 'gündüz' anlamına gelir ve yemin edilen varlıklardan biridir, aydınlığı ve açıklığı temsil eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nehar' kelimesinin kökenini 'nehara' fiiline dayandırır ki bu, 'bir şeyi açığa çıkarmak, genişletmek' anlamına gelir. Gündüz, karanlığı giderip her şeyi açığa çıkardığı için bu isimle anılmıştır. Ayetteki kullanımı, gündüzün bu aydınlatıcı ve açıklayıcı fonksiyonuna yemin edilerek, onun yaratılışındaki öneme dikkat çekmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 've'n-nehâr' ifadesini, Allah'ın gündüze yemin etmesi olarak açıklar. Gündüz, varlıkların görünür hale geldiği, işlerin yapıldığı zaman dilimidir. Ayetteki bağlamda, gündüzün bu belirginleştirici ve açıklayıcı rolü, yemin edilen bir değer olarak vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'nehâr' kavramının sadece bir zaman dilimi olmanın ötesinde, ilahi bir düzenin ve yaratılışın işaretlerinden biri olarak ele alındığını belirtir. Gündüz, karanlığın zıttı olarak, hakikatin ve ilahi kudretin tezahür ettiği bir sembol olarak kullanılır. Bu ayetteki yemin, gündüzün bu sembolik değerini pekiştirir."}]},{"word":"جَلَّىٰهَا","root":"ج ل و","rootLatin":"c-l-v","meaning":"Bu ayette 'onu açığa çıkaran, aydınlatan' anlamına gelir ve gündüzün yeryüzünü veya güneşi aydınlatma eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cellâhâ' fiilini 'açığa çıkardı, aydınlattı' olarak tefsir eder. Buradaki 'hâ' zamiri, ya yeryüzüne (arz) ya da güneşe (şems) işaret eder. Gündüz, karanlığı dağıtarak yeryüzünü veya güneşi tam anlamıyla görünür kılar. Ayetteki kullanımı, gündüzün bu aydınlatıcı ve belirginleştirici işlevini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'cellâ' fiilinin 'bir şeyi ortaya çıkarmak, üzerindeki örtüyü kaldırmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Gündüz, karanlık örtüsünü kaldırarak her şeyi net bir şekilde gösterir. Ayetteki 'cellâhâ' ifadesi, gündüzün bu açıklayıcı ve görünür kılıcı etkisine işaret eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'celâ' kökünün 'açıklık, netlik, parlaklık' anlamlarını taşıdığını ifade eder. 'Cellâhâ' fiili, gündüzün karanlığı gidererek nesneleri ve manzaraları net bir şekilde ortaya koyma eylemini anlatır. Ayetteki bağlamda, bu fiil, gündüzün ilahi bir kudretle varlıkları aydınlatma ve görünür kılma görevini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Kasem harfi (yemin)","gloss":"ve, -e yemin olsun ki"},{"position":1,"surface":"ٱلنَّهَارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ه-ر","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهَار","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Kasem harfi (وَ) ile mecrûr","gloss":"gündüz"},{"position":2,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman, -dığı zaman"},{"position":3,"surface":"جَلَّىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ل-و","rootLatin":"j-l-w","lemma":"جَلَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"açığa çıkardı, ortaya koydu"},{"position":3,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *91/3*
- **Enbiyâ Sûresi** · *91/3*
