# Leyl Sûresi, 17. Âyet (92:17)

> وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى

*Ve seyucennebuhâ-l-etkâ*

**Meal (Diyanet):** (17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/92/17

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Leyl Suresi 17. ayet, 'en çok sakınan' (el-etkâ) kişinin 'uzak tutulması' (seyücennebuhâ) eylemini vurgulayarak, takva sahibi olmanın kurtuluşla ilişkisini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır. Ayet, fiil ve ismin semantik derinliği üzerinden ahlaki bir mesaj iletmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَسَيُجَنَّبُهَا","root":"ج ن ب","rootLatin":"c-n-b","meaning":"Bu kelime, 'uzak tutulmak, bir şeyden ayrılmak, kenara çekilmek' anlamlarına gelir ve ayette takva sahibi kişinin cehennem ateşinden uzak tutulacağını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cenb' (جانب) kökünün 'yan, taraf' anlamına geldiğini belirtir. 'Cennebe' (جنّب) fiili ise bir şeyi bir şeyden uzaklaştırmak, ayırmak demektir. Ayetteki 'seyücennebuhâ' ifadesi, takva sahibi kişinin cehennem ateşinden uzaklaştırılacağını, ona yaklaştırılmayacağını, yani kurtuluşa ereceğini semantik olarak açıklar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür kullanımları mecazî bir anlatım olarak değerlendirir. 'Seyücennebuhâ' ifadesi, kişinin fiilen bir yerden uzaklaştırılması değil, o şeyin olumsuz etkilerinden korunması, ondan emin kılınması anlamında kullanılmıştır. Ayetteki bağlamda, cehennem azabından korunma ve kurtuluş mecazını taşır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cenb' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle bir şeyden kaçınma, uzak durma veya bir şeyi bir şeyden ayırma anlamında kullanıldığını belirtir. 'Seyücennebuhâ' fiili, Allah'ın takva sahibi kulunu cehennemin olumsuz sonuçlarından koruma eylemini, yani ilahi bir lütfu ve kurtuluşu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْأَتْقَى","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Bu kelime, 'en çok sakınan, en takvalı, en çok korunan' anlamına gelir ve ayette Allah'tan en çok korkan, günahlardan en çok sakınan kişiyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'v-k-y' (وقي) kökünün asıl anlamının 'bir şeyi zararlı şeylerden korumak' olduğunu belirtir. 'Takva' (تقوى) ise nefsi günahlardan korumak, Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak demektir. 'El-etkâ' (الأتقى) ise bu vasfın en üst derecesini, yani Allah'tan en çok korkan ve O'nun azabından en çok sakınan kişiyi ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu kişi Allah katında en değerli ve kurtuluşa en layık olandır."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'el-etkâ' kelimesini 'Allah'tan en çok korkan, O'na en çok itaat eden' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, malını Allah rızası için harcayarak arınmaya çalışan kişinin, bu eylemiyle takvada en üst mertebeye ulaştığını ve bu sayede cehennemden uzak tutulacağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'takva' kavramının Kur'an'da merkezi bir yere sahip olduğunu ve 'Allah'ın gazabından korunma' anlamını taşıdığını belirtir. 'El-etkâ' ise bu korunma eylemini en üst düzeyde gerçekleştiren, yani Allah ile ilişkisinde en dikkatli ve sorumlu olan kişidir. Ayetteki 'el-etkâ' ifadesi, bu kişinin sadece dünyevi değil, uhrevi kurtuluş için de en uygun niteliklere sahip olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takva' kelimesinin semantik alanının, korku, sakınma, korunma ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci gibi anlamları içerdiğini belirtir. 'El-etkâ' ise bu sorumluluk bilincini en üst düzeyde taşıyan, Allah'ın rızasını kazanmak için her türlü günahtan titizlikle sakınan kişidir. Ayette, bu vasfın cehennemden uzak tutulma gibi büyük bir mükafatla ilişkilendirilmesi, takvanın Kur'an'daki önemini pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["takva","zekat-infak","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gelecek zaman eki"},{"position":1,"surface":"يُجَنَّبُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ن-ب","rootLatin":"j-n-b","lemma":"جَنَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"uzak tutulur"},{"position":1,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":2,"surface":"ٱلْأَتْقَى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"أَتْقَى","form":"Ef'al","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"en çok sakınan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *92/17*
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *92/17*
