# Alak Sûresi, 18. Âyet (96:18)

> سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

*Sened'u-zzebâniye(te)*

**Meal (Diyanet):** Biz de zebanileri çağıracağız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/96/18

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın kudretini ve azabını vurgulayan bir tehdit içermektedir. 'Çağırmak' ve 'zebaniler' kavramları, ilahi cezanın kaçınılmazlığını ve şiddetini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سَنَدْعُ","root":"د ع و","rootLatin":"d-a-w","meaning":"Allah'ın bir şeyi veya bir kimseyi çağırması, davet etmesi, yönlendirmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعوة' (da'wah) kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kendine doğru çekmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'سَنَدْعُ' ifadesi, Allah'ın zebanileri kendi emrine çağırması, onları belirli bir göreve yönlendirmesi ve bu çağrının kesinliğini ifade eder. Bu, ilahi iradenin mutlak gücünü gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'دعاء' (du'a) fiilinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, bu bağlamda ise 'çağırmak, davet etmek' anlamında olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanım, Allah'ın zebanilere yönelik kesin ve emredici bir çağrısıdır; bu, mecazi bir anlamdan ziyade doğrudan bir eylemi belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'دعاء' kavramının Kur'an'daki kullanımının, sadece bir talep veya yakarış olmadığını, aynı zamanda bir 'çağrı' veya 'davet' anlamını da taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'سَنَدْعُ' ifadesi, Allah'ın zebanileri belirli bir görevi yerine getirmek üzere çağırması, yani ilahi bir emri tebliğ etmesi anlamındadır. Bu çağrı, karşı konulamaz bir otoriteyi temsil eder."}]},{"word":"ٱلزَّبَانِيَةَ","root":"ز ب ن","rootLatin":"z-b-n","meaning":"Cehennemde azap etmekle görevli melekler veya güçler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'زبانية' kelimesinin 'zebn' kökünden geldiğini ve 'itmek, kakmak, şiddetle atmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Zebaniler, bu fiili gerçekleştiren, yani günahkarları cehenneme iten, atan ve onlara azap eden varlıklardır. Ayetteki kullanımı, onların bu cezalandırıcı görevlerini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'زبانية' kelimesinin 'zebn' kökünden türediğini ve 'şiddetle iten, atan' anlamına geldiğini ifade eder. Bu kelime, cehennemde azap etmekle görevli melekler için kullanılır. Ayetteki 'سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ' ifadesi, Allah'ın bu azap edici güçleri, tehdit edilen kişiye karşı harekete geçirmek üzere çağıracağını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'زبانية' kelimesinin 'zebn' kökünden geldiğini ve 'itmek, defetmek' anlamlarını taşıdığını açıklar. Bu kelime, özellikle cehennemde azapla görevli melekler için kullanılır ve onların günahkarları cehenneme sürükleme, itme ve onlara eziyet etme görevlerini ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu kelime ilahi azabın şiddetini ve kaçınılmazlığını pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zebaniler' kelimesinin Kur'an'da cehennem bekçileri ve azap melekleri olarak geçtiğini belirtir. Bu kelimenin kök anlamı olan 'itmek, defetmek', onların görevlerini açıkça ortaya koyar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın, tehdit edilen kişiye karşı bu azap güçlerini harekete geçireceğini, yani ilahi cezanın kesinliğini ve şiddetini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gelecek zaman eki"},{"position":1,"surface":"نَدْعُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"çağırırız/çağıracağız"},{"position":2,"surface":"ٱل","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tarif","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ال","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"belirtme eki"},{"position":2,"surface":"زَّبَانِيَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-ب-ن","rootLatin":"z-b-n","lemma":"زَبَانِيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Fiil-i muzâri olan 'نَدْعُ' fiilinin mef'ûlün bih'i olduğu için mansûb","gloss":"zebaniler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *96/18*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *96/18*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *96/18*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *96/18*
