# Beyyine Sûresi, 4. Âyet (98:4)

> وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ

*Vemâ teferraka-lleżîne ûtû-lkitâbe illâ min ba'di mâ câet-humu-lbeyyine(tu)*

**Meal (Diyanet):** Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/98/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Beyyine Suresi'nin 4. ayeti, kendilerine kitap verilenlerin, kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düşmelerini konu edinmektedir. Ayet, 'teferraka' fiili ile ayrılığı, 'el-kitâb' ile ilahi vahyi ve 'el-beyyine' ile de açık delili vurgulayarak, bilginin ve delilin varlığına rağmen ortaya çıkan ihtilafın derinliğini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَفَرَّقَ","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","meaning":"Bu kelime, bir araya gelmiş şeylerin birbirinden ayrılması, dağılması ve ihtilafa düşmesi anlamını taşımaktadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fark' kökünün asıl anlamının iki şey arasındaki ayrım olduğunu belirtir. 'Teferraka' ise, bir topluluğun veya birliğin dağılması, parçalanması ve farklı görüşlere ayrılması anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, kendilerine kitap verilenlerin, hakikat kendilerine ulaştıktan sonra bile birliklerini koruyamayarak farklı fırkalara ayrılmalarını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'teferraka' fiilini 'ihtelefu' (ihtilaf ettiler) olarak açıklar. Bu, sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda inanç ve görüş ayrılığına işaret eder. Ayetteki bağlamda, Yahudi ve Hristiyanların, peygamberin gelişi ve Kur'an'ın nazil olması gibi açık delillerden sonra bile kendi aralarında ve hakikat karşısında farklı tutumlar sergilemelerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fark' kavramının Kur'an'da hak ile batıl arasındaki ayrımı ifade etmek için de kullanıldığını belirtir. 'Teferraka' fiili ise, bu ayrımın insanlar arasındaki yansıması olarak, birliğin bozulması ve farklı gruplara bölünme anlamını taşır. Ayette, ilahi vahyin birleştirici gücüne rağmen, insanların kendi tercihleriyle ayrılığa düşmelerini sembolize eder."}]},{"word":"ٱلْكِتَـٰبَ","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Bu kelime, yazılı metin, ilahi vahiy ve şeriat anlamlarını taşımaktadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kitap' kelimesinin asıl anlamının 'yazmak' olduğunu ve Kur'an'da genellikle ilahi vahiyleri, şeriatı ve peygamberlere indirilen kutsal metinleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-kitâb', özellikle Yahudi ve Hristiyanlara indirilen Tevrat ve İncil gibi vahiylere işaret eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kitap' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, ancak bu ayette 'kendilerine kitap verilenler' ifadesiyle, daha önceki peygamberlere indirilen ilahi metinlerin kastedildiğini açıklar. Bu, onların zaten bir vahye sahip oldukları halde, yeni bir vahiy karşısında ayrılığa düşmelerinin ironisini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kitap' kavramının Kur'an'da sadece yazılı metin değil, aynı zamanda ilahi bir düzen ve kanunlar bütünü olarak da kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'el-kitâb', bu ilahi düzenin ve bilginin taşıyıcısı olan önceki ümmetleri temsil eder ve onların bu bilgiye rağmen ayrılığa düşmelerini eleştirir."}]},{"word":"جَآءَتْهُمُ","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"c-y-'-","meaning":"Bu fiil, bir şeyin gelmesi, ulaşması veya ortaya çıkması anlamını taşır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'câe' fiilinin bir şeyin bir yere veya bir kimseye ulaşması, gelmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'câet-hum', 'el-beyyine'nin (apaçık delilin) kendilerine ulaştığını, yani hakikatin onlara açıkça tebliğ edildiğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'câe' fiilinin hem maddi hem de manevi anlamda bir geliş veya ulaşmayı ifade edebileceğini belirtir. Ayetteki kullanımı, 'el-beyyine'nin sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda zihinsel ve kalbi olarak da onlara ulaştığını, yani hakikatin idrak edilebilir bir şekilde kendilerine sunulduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْبَيِّنَةُ","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Bu kelime, açık delil, apaçık belge, kanıt ve hüccet anlamlarını taşımaktadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beyyine' kelimesinin 'beyân' kökünden geldiğini ve bir şeyin açıklığa kavuşması, netleşmesi anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle hakikati ortaya koyan açık delil, mucize veya peygamberin kendisi için kullanılır. Ayetteki 'el-beyyine', Hz. Muhammed'in peygamberliği ve Kur'an'ın kendisi gibi, hakikati apaçık ortaya koyan delilleri ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'beyyine'nin, şüpheyi gideren, hakikati ortaya koyan ve iddiayı ispatlayan kesin delil olduğunu açıklar. Ayetteki bağlamda, kendilerine kitap verilenlerin, bu kadar açık bir delil (Hz. Muhammed ve Kur'an) kendilerine geldikten sonra bile ayrılığa düşmelerinin anlamsızlığını ve inatçılıklarını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'beyyine' kavramının Kur'an'da, ilahi mesajın anlaşılır ve açık bir şekilde insanlara sunulmasını ifade ettiğini belirtir. Bu, sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda kalpleri ve zihinleri ikna etme gücüne sahip bir delildir. Ayette, bu 'beyyine'ye rağmen ayrılığın devam etmesi, insanların kendi iradi tercihleriyle hakikatten yüz çevirmelerini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ehli-kitap","vahiy-kuran","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"تَفَرَّقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","lemma":"تَفَرَّقَ","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ayrılığa düştü"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mahallen merfû, ism-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"أُوتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"أُوتِيَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verildiler"},{"position":5,"surface":"ٱلْكِتَـٰبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kitap"},{"position":6,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":7,"surface":"مِنۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":8,"surface":"بَعْدِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sonra"},{"position":9,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Masdariyye Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":10,"surface":"جَآءَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-'","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":10,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, zamir olduğu için mebnî","gloss":"onlara"},{"position":11,"surface":"ٱلْبَيِّنَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيِّنَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"apaçık belge"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *98/4*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *98/4*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *98/4*
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *98/4*
