# Alem-i Misal

> Misal alemi, hayal alemi. Madde ile mana arasındaki ara alem.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/alem-i-misal

---

## Tanım
Âlem-i misâl, madde âlemi (şehâdet) ile ruhlar âlemi (ceberût/melekût) arasında yer alan, saf ruhani varlıklarla cismâni suretlerin buluştuğu ara âlemdir. Cisme bürünmüş mânâların ve mânâ kazanmış cisimlerin âlemi olarak tasvir edilir. "Berzah" terimiyle de anılır.

## Etimoloji
"Misâl" (مثال) Arapça'da "benzer, suret, örnek" anlamındadır. "Âlem-i misâl": "suretler âlemi". Sühreverdî Maktûl bu âleme "Hurkalyâ" adını vermiştir.

## Özellikleri
- Maddi olmayan ama suretli bir âlemdir — ne saf soyut ne de saf somut.
- Rüyalar, keşfî müşahedeler, ruhun bedenden ayrılışı bu âlemde gerçekleşir.
- Peygamberlerin miraçları, velilerin tayy-i mekânları bu âlemi kullanır.
- Beş hazretten (hazerât-ı hams) dördüncüsüdür.
- Berzah-ı kebîr (ölüm sonrası berzah) ile berzah-ı sağîr (rüya berzahı) olarak ikiye ayrılır.

## Kur'an Referansı
- Mü'minûn 23:100: "Arkalarında diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır" — ölüm sonrası berzah âlemine delildir.
- Rahmân 55:20: "Aralarında bir berzah vardır, birbirine geçmezler" — iki deniz arasındaki berzah misali ile.

## Hadis
"Sâdık rüya nübüvvetin kırk altı cüzünden biridir" (Buhârî, Ta'bîr 4; Müslim, Rüyâ 6) — rüya âleminin misal âlemindeki karşılığına işaret.

## İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
İbn Arabi Fütûhât'ta âlem-i misâli sistematik biçimde inceler; ona göre bu âlem "muttasıl" (insan hayaliyle irtibatlı) ve "munfasıl" (insan dışında müstakil) olmak üzere ikiye ayrılır. Sühreverdî Maktûl İşrâk felsefesinde bu âleme özel bir yer verir ve "âlem-i misâl-i mutlak"tan bahseder. Molla Sadrâ el-Hikmetü'l-Müteâliye'de dört sefer nazariyesiyle bu âlemi ontolojiye yerleştirir.

## İlgili Kavramlar
- [nasut](/wiki/nasut)
- [melekut](/wiki/melekut)
- [ceberut](/wiki/ceberut)
- [taayyun](/wiki/taayyun)

## Kaynaklar
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
- Sühreverdî Maktûl, Hikmetü'l-İşrâk
- Molla Sadrâ, el-Hikmetü'l-Müteâliye

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > (98) Ayanı sabite mahkuk değildir………………………………….…….. (11) 18: Berzah……………………………………………………………………. (116) Berzah vakti mevt…………………………………………………….…. (116) İrcii ilâ rabbiki………………………………………………
- **Kelime-i Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hâlidiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Samediyye)
  > Ma'lûm olsun ki, neş'et-i dünyeviyyeden müfârakat ettikten sonra er- vâhın bulunacağı “berzah”, ervâh-ı mücerrede ile ecsâm arasındaki “ber- zahın gayrıdır. Zîrâ vücudun merâtib-i tenezzülâtı ve maârici devrîdir; ve neş'et-i dünyeviyyeden evvelki mertebe, merâtib-i tenezzülâttandır ki, evveliyetle muttasıftır; ve sonraki “berzah” ise merâtib-i urûcdan olup âhi- riyetle muttasıftır; ve berzah-ı ahîrde ervâha mülhak...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > " hadis-i kudsîsinde beyan buyrulan haldir. "Dördüncü felek"ten murâd, âlem-i ervâhdır: 1- Sûret-i kesîf-i insânî, 2- Alem-i şehadet, 3- Alem-i misâl, 4- Âlem-i ervâhdır. "Ahır"dan murâd, Bu beyt-i şerîf müzevvir şeyhlerin ve nâkıs mürşidlerin ortalığa saldıkları hîlekâr da'vetçilerden, insân-ı kâmilin münevver mürîdlerinden birinin hâne-sine kaçan bir şâhsa, o mürid tarafından verilen cevabdır.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > 36│MUKADDEME Onuncu Fasıl: Mertebe-i Âlem-i Misâl Bu mertebe, zâtın hâriçte gayr-ı kābil-i teczie ve inkısâm ve hark ve iltiyâm, birtakım suver ve eşkâl-i latîfe ile zuhûrudur. Bu mertebeye “âlem-i misâl” tesmiye olunmasının sebebi budur ki, âlem-i ervâhdan zâhir olan her bir ferdin, âlem-i ecsâmda iktisâb edeceği sûrete mümâsil bir sûret bu âlemde hâsıl olur; ve bir tâife ona “hayâl” derler.
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ölüm Hakkında Kıyamet)
  > ...:…………………..(43) Ölüm Ne Güzelsin:………………………………………….(54) Berzah:………………………………………………………….(56) Ölüm Esnasında Kişiye Müstehab Olan Durumlar..(63) Lisân-ı Hâlin Belirttiği H...
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Dünyadan buraya kadar geldi, dünyadaki elbisesi kemale erdi, berzaha gitti berzaha göre bir elbise aldı, ama bu elbise ile faaliyette değildir. Faaliyet edecek şekilde bir elbise değildir. Çünkü gerekte yoktur, çünkü orada beklemektedir. Orada faaliyet yoktur, orada sadece bir şuur vardır. O alemde şuurlanması vardır. Ne zaman ki mahşer başlıyor, mahşere kalktığı zaman bizi hangi aleme götürürlerse o aleme uygun...
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > بسم الله الرحمن الرحيم [KELİME-İ İSHÂKIYYE'DE MÜNDEMİC HİKMET-İ HAKKIYYE'NİN BEYÂNINDA OLAN FASTIR] فَصُ حِكْمَةٍ حَقِّيَّةٍ فِي كَلِمَةٍ إِسْحَاقِيَّةٍ Ma'lûm olsun ki, maʼnâ-yı ilmî-i küllî “ümmü'l-kitâb"dan, âlemin kalbi mesâbesinde olan "levh-i mahfûz" âlemine nâzil olur; ve ondan "âlem-i misâl'e gelir. Badehû âlem-i histe mütecessid olup çeşm-i hissî ile görü- lür. "Alem-i misal", âlem-i ulvîden âlem-i süflîye;...
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > ” (55/20) يَبْغِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا beynehüma berzahun la yebğıyani “beynehüma/onların (ikisinin) aralarında berzah/aralık/fasıla, mani/engel, geçit begaye/tasallut etmezler, saldırmazlar “Aralarında bir berzah “mani” vardır birbirlerinin sınırım aşmazlar.” İki deniz vardır ki birlikte akmakta olup aralarında berzah olduğundan birbirlerine karışmazlar, özelliklerim korurlar.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Ölümü tattıktan sonra nefs hayatına berzah âleminde devam edecektir, bedeni kendisinden ayrıldığında, elinden tadış ve kullanım aracı alınmış olduğundan, bundan sonraki tadışı, o bedeni kullanamayışı sebebi ile, çok büyük bir azab olacaktır.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Arz ve Misal Alemi: Görünür ve Görünmez Boyutlar Üç Boyutlu Arz: Görünür Fiziksel Evren Arz , içinde bulunduğumuz üç boyutlu gözlemlerimizle algılayabildiğimiz fiziksel evrendir. Bu arz, görünür evren olarak tanımlanabilir. Burada: Madde ve enerji fiziksel yasalara göre hareket eder Zaman ve mekân kavramları geçerlidir Ölçülebilir, gözlemlenebilir fenomenler vardır Nedensellik ilişkileri görünür şekilde işler İki...
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Böylece “Nefs-i Mülhime ” limanın da bir müddet demir atıp, o sahalarıda idrak ettikten sonra tekrar “ demir-al ’arak” “ İslâmbol ” boğaz-berzah’ ından geçerek “ Marmara ” denizine, zahiren, Muhammediyyet ve rahmaniyyet denizine girerek “Nefs-i Mutmeinne ” Tekirdağ limanına uğradıktan sonra, oradan da yola çıkarak, Çanakkale “Nefs-i Radiye ” boğaz’ından “ Çanak ’tan” işkembe çorbası’da içerek, razı olarak, geçtikten...
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Gıdâ-yı ma'nevîye gelince, bu gıdâ doğrudan doğruya rûh-i insânînin gıdâsı olan ma'rifet ve şarab-ı aşk-ı ilâhîdir ki, onun âsârı cemî-i mevâtînda zâhir ve hükmü cismâniyyet ve berzah ve rûh âlemlerinde cârîdir. 1086. Her bir kimsenin likâsından (yakınlığından) bir şey yersin; ve her karînin (yakın dostun) kırânından (yakınlığından) bir şey götürürsün.
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Bedeni kendisinden ayrıldığında elinden tadış kullanım aracı alınmış olduğundan bundan sonraki tadışı o bedeni kullanamayış sebebiyle çok büyük bir azap olacaktır. Kabir denilen yerde, berzah âleminde olacaktır. İşte özetle bütün bunlar kulun, kulluk mertebesinde mutlak var olduğunu bize açık olarak belli etmektedir.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > Bunun sonrasında ölüm ötesi olan berzah yaşamına geçilmekte ve bu berzah yaşamıda mahşer gününe kadar geçecek zamanı içine almaktadır. Bu geçiş hayâl ve vehim olguları içerisinde olursa “öldü” diye ifâde edilmekte, kişi gerçek benliğini bulupta geçiş yapmış ise bu duruma “ölmeden evvel ölüm” denmektedir.
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç (18 Hz.Pey.R ya da.g rmek)
  > Avni Konuk, cilt 2 İshak fass-ı sahife (93) (Sadeleştirerek) * * * Ma’lûm olsun ki, küllî ilmin manâları “ümmü’l kitap”-(ana kitap) tan âlemin kalbi düzeyinde olan “Levh-i mahfuz” âlemine nâzil olur; ve ondan “âlem-i misâl”e gelir. Daha sonra his âleminde ceset ile sûretlenerek his gözü ile görülür. “Âlem-i misâl”, âlem-i ulvîden âlem-i süfliye; ve bâtından zâhire; ve ilimden kevne nâzil olan vücûdun dördüncü...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > Daha sonra his âleminde ceset ile sûretlenerek his gözü ile görülür. “Âlem-i misâl”, âlem-i ulvîden âlem-i süfliye; ve bâtından zâhire; ve ilimden kevne nâzil olan vücûdun dördüncü mertebesidir. Buna “âlem-i hayal-i mutlak -mutlak hayal âlemi” ve insân-ın vücûdunda olan “hayal”e de “âlem-i hayâl-i mukayyed -kayıtlı-sınırlı hayal âlemi” derler.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vahiy ve Cebrâîl)
  > .. 046 Rububiyyet : Esmâ Mertebesi ......................... 053 Âlem-i Misâl : Misaller Âlemi ........................... 060 a) Keşf-i Mücerred : (Açık Rüyâlar) ................... 063 b) Keşf-i Muhâyyel : (Tabir Gerektirenler) .
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > [152] Fusûs’ul Hikem şerhi Muhaddime blümünde Âlemi Misal bölümü faydalı olur düşüncesi ile buraya alıyoruz; MİSÂL ÂLEMİ MERTEBESİ Bu mertebe, zât‟ın hâriçte parçalanması ve bölünmesi, yırtılması ve birleşmesi mümkün olmayan bir takım sûretler ve latîf şekiller ile zuhûrudur.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Avni Konuk, cilt 2 İshak fass-ı sahife (93) (Sadeleştirerek) * * * Ma’lûm olsun ki, küllî ilmin manâları “ümmü’l kitap”-(ana kitap) tan âlemin kalbi düzeyinde olan “Levh-i mahfuz” âlemine nâzil olur; ve ondan “âlem-i misâl”e gelir. Daha sonra his âleminde ceset ile sûretlenerek his gözü ile görülür. “Âlem-i misâl”, âlem-i ulvîden âlem-i süfliye; ve bâtından zâhire; ve ilimden kevne nâzil olan vücûdun dördüncü...
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ YUSUFİYE’DE MÜNDEMİC “HİKMET-İ NÛRİYE” NİN BEYANINDA OLAN FASTIR Hikmet-i nuriye’nin Kelime-i Yusufiyye’ye tahsis olunmasındaki sebep budur ki, yani “Nur” hikmetinin Yusuf kelimesine tahsis edilmesindeki hikmet budur ki alem-i misal, alem-i nurani ve Yusuf (a.s.)ın keşfi dahi “misali”dir. Yusuf (a.s.) da suver-i hayaliyye-i misaliyyenin keşfine müteallik olan saltanat-ı...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Nefyetmek, küfrandır… İsbat etmek, hüsrandır… İsbat ve nefyetmek, iki denizdir… Yüce Hak ise, onlar arasında bir berzah… İki deniz birbirine taşmaz… Beni isbat yoluna gidersen; beni senden başka yapmış olursun… gayrının yerine oturtmuş olursun…
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > Dördüncüsü: Misal Alemi Mertebesi: Bu mertebe de dahi Zat’ı Mutlak’ın parçalanma, bölünme cem etme toplanma kabul etmeyen sûretler ve şekiller ile hariçte zuhurudur. Sûretlerle zuhur ediyor ama aslında bunların hakikati birdir. Neden çünkü hepsi esmaya dayanıyor. Mertebeler anlatılırken ruhlar âlemi ile misal âlemi tek âlem olarak anlatılır.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve esmâ-yı celâliyyenin mazharı olan insanlar dahî bu âlemde şer'iyye hukuka muhalefetle, kötü amel işlemiş ve ahlâk-ı zemîme ve hayvâniye sıfatı ile vasıflanmış bulunacaklarından, onlara verilen terkib dahî, kendilerinde gâlib olan sıfât-ı hayvâniye sıfatına göre, hayvâniye suretleri üzerine olur. Zîrâ hayvanât mezâhir-i celâliyyedir. Binâenaleyh berzah alemi sâlih kimselere göre sevinç evi ve talihine göre de...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Bu mertebe ikiye ayrılır: Rahmâniyyet’e yakın olanına “âlem-i ervah” (rûhlar âlemi) Melikiyyet’e yakın olanına da “âlem-i misâl” (misâl âlemi) denir. Ulûhiyyet mertebesinde, bütün varlıkların a’yânları yani hakikat ve kaynakları ilmi birer tasnif halinde iken oradan “Rahmâniyyet” e intikalleriyle birer “rûh”, yani hayat kaynaklarını kazandılar.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > Bu mertebe ikiye ayrılır: Rahmâniyyet’e yakın olanına “âlem-i ervah” (rûhlar âlemi) Melikiyyet’e yakın olanına da “âlem-i misâl” (misâl âlemi) denir. Ulûhiyyet mertebesinde, bütün varlıkların a’yânları yani hakikat ve kaynakları ilmi birer tasnif halinde iken oradan “Rahmâniyyet” e intikalleriyle birer “rûh”, yani hayat kaynaklarını kazandılar.
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > ...AN FASTIR] “Hikmet-i nûriyye”nin Kelime-i Yûsufiyye'ye tahsîs olunmasındaki sebeb budur ki, âlem-i misâl, âlem-i nûrânî ve Yûsuf (a.s.)ın keşfi dahi “misâlî”dir; ve Yûsuf (a.s.)a, suver-i hayâliyye-i misâliyyenin keşfine mü- teallik olan saltanat-ı nûriyye-i ilmiyye zâhir oldu.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > ” ------------------- İki deniz vardır ki birlikte akmakta olup aralarında berzah olduğundan birbirlerine karışmazlar, özelliklerim korurlar. Bu denizlerin de zâhiri ve bâtını vardır, zâhiri yeryüzündeki denizlerde birlikte olan akış, diğeri ( bâtını ) ise, mana âlemi ile ilgili olan akıştır.
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > Bu beyin iki varlık arasındadır, yani latif varlık ile kesif varlık arasında bir berzahtır, rüyada da aynı görevi o yapmış oluyor. Rüyada berzah âlemindeyiz yani latif âlemdeyiz vücudi hiçbir fonksiyonumuz yok ama beyin kapasitemiz çalışıyor, uyandığımız zaman beyin bağlı olduğu zahir sisteme manadan aldıklarını ulaştırıyor.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > A’maiyet, burası dünya, buradan sonra inancımıza göre âhirete gideceğiz, kabir ise dünya ahiret arasında bir berzah, işte Allahu Alem Cenâb-ı Hakk’ın “Ben bir gizli hazineydim” diye belirtmekte olduğu a’maiyet hali...
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu beyin iki varlık arasındadır, yani latif varlık ile kesif varlık arasında bir berzahtır, rüyada da aynı görevi o yapmış oluyor. Rüyada berzah alemindeyiz yani latif alemdeyiz vücudi hiçbir fonksiyonumuz yok ama beyin kapasitemiz çalışıyor, uyandığımız zaman beyin bağlı olduğu zahir sisteme manadan aldıklarını ulaştırıyor.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Ve ruhunuz kuvvet bulsun da cismaniyet âlemine özgü olan ölüm ve helak kurdu sizi yırtmasın!" "Ölüm kurdunun yırtması"ndan kasıt, ruhun berzah âleminde nefsanî sıfatlarla bağlanıp, aşağı âlemden yüce âleme yükselememesidir. Nitekim Aziz Nesefî hazretleri Zübdetü'l-Hakayık'ta şöyle buyurur: "İç âlemi insana yakışır olmayan kimse hayvanlardandır, hatta hayvanlardan daha aşağıdır.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > NOT= Dünya değiştirmiş kişilere gösterilen muhabbetle diri olan kişiye gösterilen hali, varın siz kıyaslayın. Aslında o ziyaret edilen kabirlerde kimse yoktur, onlar berzah alemindedir, kabirler ise madde alemindedir. Kabir ziyareti o kişinin cesedi ile son görüldüğü mahalli olduğu için ve yerinin unutulmaması için, ziyaret yeri olmuştur.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Bunun sonrasında ölüm ötesi olan berzah yaşamına geçilmekte ve bu berzah yaşamıda mahşer gününe kadar geçecek zamanı içine almaktadır. Bu geçiş hayâl ve vehim olguları içerisinde olursa “öldü” diye ifâde edilmekte, kişi gerçek benliğini bulupta geçiş yapmış ise bu duruma “ölmeden evvel ölüm” denmektedir. Bu şekilde ölümün iki tür olduğu ortaya çıkmaktadır ki diğer bir ifâde ile bunlara “zarûri ölüm” ve “isteğe bağlı...
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > Binâenaleyh bu âlem-i misâl Hakîm Senâî hazretlerinin beytinde olduğu üzere vilâyet-i cân olup, onda gökler ve inişler ve yokuşlar ve yüksek dağlar ve denizler vardır. Bu âlem-i misâl, âlem-i şehâdetin bâtım ve melekûtu olup âlem-i şehâdetin sûretlerine bu âlemden imdâd olunur. Ve Hak Teâlâ hangi kulunun kalb gözünü açarsa, o kimse bu âlemin ahvâlini görür; ve ba’zı kimselerin âlem-i rü’yâda, dünyâda vâki’ olacak...
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Misal alemi bu aleme göre daha latiftir, yani bu alemi buz olarak düşünürsen misal alemi de buhar olarak düşünebiliriz, şu odanın içinde buhar var ama görünmüyor. Ama bu eşyanın hepsini görüyoruz, kesif olduğu için. Misal alemi dahi ruhlar alemine, ruhlar alemi dahi alem-i ilme ve alem-i ilim ise Hakkın Zat’ına nisbetle kesiftir, yani her üstteki mertebe bir alttakine göre daha latiftir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Ya ikilik perdesi olmaksızın doğrudan doğruya harf ve savtın dahli olmaksızın vâki' olur; veyâ ikilik perdesi arkasından zâhir olur; ve ikilik perdesi arkasından zuhûru budur ki: Yâ âlem-i misâlde mütemessil olan melek vâsıtasıyla olur, Hz. Cibríl'in temessülen Kur'ân'ı inzâli gibi; ve Hz. Meryem (aleyhe's-selâm)a mütemessilen zuhûr eden Hz.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > ...î bir hayatın a’maiyetin berzah, bir geçiş ve berzah’tan sonra, nasıl ki biz ahirette bir hayat yaşayacağız bugün bilmiyorsak, işte onun gibi. İşte O Âlemlerin Rabbi olan öyle bir Allah’ki her an, her saniye, her yerde, mevcuttur.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Ben ve sen dediğin nedir? İşte bunun gerçeğini anladığın anda, bu se­nin gerçek boyutuna geçmene berzahtır, köprüdür, yoldur. Beşeriyetini, cüz’i benliğini evvela idrak ettin. Sonra baktın ki senin benliğin aslında gerçek benlikmiş, İlahi benlikmiş.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Bu Mesnevî-i Şerîfin mu'terizi ve düşmanı bu demde cehennemin sakar ismindeki tabakasına baş aşağı gittiği, sana âlem-i misâlde gösterildi." 35. Ey Hüsâmeddîn, sen onun hâlini gördün, Hak onun fiillerinin cevabını sana gösterdi. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash 35.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > A’maiyet, burası dünya, buradan sonra inancımıza göre âhirete gideceğiz, kabir ise dünya ahiret arasında bir berzahtır, işte Allahu Alem Cenâb-ı Hakk’ın “Ben bir gizli hazineydim” diye belirtmekte olduğu a’maiyet hali Cenâb-ı Hakk’ın ondan evvel bir başka âlemlerde bir başka şekilde, bir başka türlü yaşamı olduğu ve orasının berzah olduğu ondan sonraki hayatının bizim hayatımızı oluşturduğu şekliyle de...
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > Şu halde ruhlar mertebesine nispetle ahadiyet mertebesi, bâtının bâtını olmuş olur. Dördüncüsü: Mertebe-i "âlem-i misâl”dir. Bu mertebe dahi zât-ı mutlakın tecezzî ve inkısâm ve hark [1/30] ve iltiyâm kabûl etmeyen suver ve eşkâl ile hâriçte zuhûrudur; ve bu âleme “âlem-i misâl" tesmiyesinin vechi budur ki, âlem-i ervâhda bulunan her bir ferdin âlem-i ecsâmda bürüneceği bir sûretin mümâsili bu âlemde zâhir olur; ve...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Haktan gelen asli “Ru’ya-zuhurat” lar, bir üstümüzde olan melekut aleminin, alt kısmı olan misal aleminden gelmektedir. Bu sahada düzenlenen görüntüler ismi üstünde, misaller ve kıyaslar ile oluşturulmaktadır. Uykuya yatan kişinin zahiri beş duyusunun geçici olarak faaliy...
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Ölüm şokuna girmeden güzel bir geçiş ile dünya aleminden, içinde bir müddet yaşanacak olan kabir/berzah alemine geçmeye hazırlıklı olmak bizim için hüsnü hatime/güzel son olacaktır. Rabb-ımızdan gerek bireysel, gerek genel, olacak o müthiş gün gelmeden evvel ahiret hazırlıklarımızı yapabilmemiz için, bizlere gayret ve kuvvet vermesini niyaz ederim.
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > A’maiyet, burası dünya, buradan sonra inancımıza göre âhirete gideceğiz, kabir ise dünya ahiret arasında bir berzahtır, işte Allahu Alem Cenâb-ı Hakk’ın “Ben bir gizli hazineydim” diye belirtmekte olduğu a’maiyet hali Cenâb-ı Hakk’ın ondan evvel bir başka âlemlerde bir başka şekilde, bir başka türlü yaşamı olduğu ve orasının berzah olduğu ondan sonraki hayatının bizim hayatımızı oluşturduğu şekliyle de...
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > ...ْغِيَــن ِ بَيْنَهُمَــيَلْتَقِيَــ(Rahmân, 55/19) [Hak Teâlâ birbirine bitişen acı ve tatlı denizi salıverdi; aralarında bir berzah vardır ki, birbirlerine tecâvüz edip karışmazlar.] [15/56] نَِتَكُن ْ بوَ...
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > Âlem-i semâvatı ve âlem-i eflâki güzeran eden, Ruh-u-Muhammedî babanın berzahın-dan Süphânallah, ananın berzahından Elhamdülillah diyerek şühud âlemine dâhil olmuşlar; insanlığın kemâlatına ulaşarak Allahüekber tesbihatına müdâvim olmuşlar ve nihâyet 40 yaşlarında i'lây-ı kelimetûllah için bu selâmet yolunu biz ümmetlerine açıklamışlardır «Doğdu ol saatte ol sultan-ı din; nûra garkoldu semâvatü zemin»...
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > ULÛHİYET MERTEBESİ Şimdi deniyor ki, Uluhiyet Ahadiyet mertebesi ile Vahidiyet mertebesi arasında berzah yani geçişdir. Ahadiyet kendisinde isim, resim ve program hiçbir şey olmayan teklik mertebesi. Vahidiyet ise Uluhiyetin zuhur sahası. Vahidiyet diye bir mertebe tek başına, Ahadiyet gibi tek başına bir mertebe değil, Uluhiyet mertebesinin açılmasına bir sahadır Vahidiyet mertebesi.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Ona misal alemi, hayal alemi, vahidiyet, ikinci taayyün, ikinci tecellî, sidre-i münteha, emr alemi, küçük berzah, tafsil alemi derler. 4- ŞUHUD–U MUTLAK Dördüncü hazret şehadet alemidir. Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Bu mukaddimeye göre ma'nâ şöyle olur: "Ben bu âlem-i şehadetin ve âlem-i misâlin ve âlem-i ervâhın ve a'yân-ı sâbite âleminin yoklukları mertebesi olan vahdet mertebesine mest ve âşık olurum. Zîrâ ki bu kendisinde suver ma'dûm olan ma'şûk pek vefâ edicidir ve âşık için pek geniştir. Onun mâdûnu olan merâtib ve avâlim ise yekdîğerine nisbeten dar ol- duğundan onlarda ikilik vardır; ve o kadar vefâ yoktur; ve onların...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Orasıda işte alem-i melekut Ruhlar alemi, Ruhlar Alemi de iki bölüm, birisi Misal Alemi, biri Melekut alemi diye iki bölümü var, Misal Alemi bizim bu şehadet aleminin bir üstünde rüyaların kaynağı orasıdır işte. Rüyalar misal aleminden geliyor, onun için misalli olduğu için tabir gerekiyor, tevil gerekiyor, çünkü misallerle geliyor.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Orasıda işte alem-i melekut Ruhlar alemi, Ruhlar Alemi de iki bölüm, birisi Misal Alemi, biri Melekut alemi diye iki bölümü var, Misal Alemi bizim bu şehadet aleminin bir üstünde rüyaların kaynağı orasıdır işte. Rüyalar misal aleminden geliyor, onun için misalli olduğu için tabir gerekiyor, tevil gerekiyor, çünkü misallerle geliyor.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Misal mertebesinin suretlerinden farklı olarak bu alemdeki suretler cüzlere ayrılabilir. Bu alemin bir üstünde alem-i misal, o alem-i misal de o varlıklar var fakat latif olarak vardır. Parçalanmaz, bölünmez, yanmaz, kesilmez, bütün bir varlık olarak, külli bir varlık olarak işte bu külli varlıklar, efal aleminde kendi bireysel halleri üzere özellikleri üzere meydana gelmeleri şehadet alemini oluşturmuştur.
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > Bir tecelli ettiğinde yani hep zuhura doğru yaklaşmış oluyor. Orası da âlemi Melekût, ruhlar âlemidir. Ruhlar âlemi de iki bölümdür. Biri Misâl âlemi, biri Melekût âlemi diye iki bölümü var. Misâl âlemi bizim bu şehadet âleminin bir üstündedir. Rûyaların kaynağı işte orası, rûyalar Misâl âleminden geliyor.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Zîrâ bu mertebelerin üstündeki mertebelerde bu iki mertebedeki tafsîlât-ı sûrî yoktur. Binâenaleyh senenin birisi âlem-i misal ve diğeri dahi âlem-i şehadet olur. Ya'nî, "Ben âlem-i ervâhtan âlem-i şehadete sefer eden bir rûh-ı âşinâ için bu Mesnevî'de cevher-i maârif-i âlem-i misal ve şehadetten beri vaz' etmişimdir.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Tefekkür Zat-ı Mutlak'a kapalı dır, ancak Zat-ı Mukayyed yönüyle Allah'ı anlamamız gerekir. A'maiyet hali, Allah'ın geçmişteki "gizli hazine" halini ve dünya hayatından önceki berzah benzeri bir yaşamı da olabilir. 8. Mertebe: Ahirette Livail Hamd Sancağı Altına Sığınmak Bu son mertebe, ahiretteki "Livail Hamd" sancağının altına sığınmaktır.
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Cenab-ı Hakk alemleri amaiyetten halk etti, ne olduğu insanlar tarafından bilinmediği, bilinmesine de gerek olmadığı bu amaiyetin bir başlangıç olduğu ancak Allah’ın başlangıcı da olmadığına göre amaiyetin belki çok başka bir berzah olduğu da düşünülebilir. Yani amaiyetten Allah alemleri halk etmezden evvel “Rez” isminde “ebu rez” isminde bir sahabe sormuş, “Allah bu alemleri halk etmeden önce nerede idi” diye...
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > Fakat uyanıp, âlem-i şehâd'etin ahkâmı dâiresine avdet edince, rü’yâdaki hâline hayret ve taaccüb eder. Zîrâ o dakikada mevtın-ı hayâlin dâire-i ahkâmından çıkmıştır. İşte, gerek ahvâl-i berzah, gerek cennet ve cehennem-i cismânî mevtınlan bu hâle mümâsildir. Kitâbullâh’ın haber verdiği bu mevtınların garâib-i ahvâli, ehl-i gaflet tarafından âlem-i şehâdete kıyâs olunduğu için istib’âd ve inkâr olunur.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > [48] “ İz- -T-B- ” Ölüm ötesi olan berzah yaşamına geçilmekte ve bu berzah yaamıda mahşer gününe kadar geçecek zamanı içine almaktadır. Bu geçiş hayâl ve vehim olguları içerisinde olursa “öldü” diye ifâde edilmekte, kişi gerçek benliğini bulupta geçiş yapmış ise bu duruma “ölmeden evvel ölüm” denmektedir. Bu şekilde ölümün iki tür olduğu ortaya çıkmaktadır ki diğer bir ifâde ile bunlara “zarûri ölüm” ve “isteğe...
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Ve insânî hayâlin bir tarafı misâl âlemine, bir tarafı da kendi nefsine ve cesedine bitişiktir. İster mizâc bozukluğu sebebiyle ve ister uyku sebebiyle olsun, eğer insanın "hayâl"ine süflî taraftan, yânî bu içinde bulunduğumuz varlık âleminden, bir sûret nakışlanırsa, hakîkati yoktur; karışık ve tâbîr gerektirmeyen rüyâdır.
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Bozulma olmazsa dünyadan gitmen münkün olmaz, ahirete intikalin mümkün olmaz. Dünya da mana ile ahiret arasında bir berzahtır. Nasıl isim, kelime o madde ile mana arasında bir berzah ise senin vücudun da ma’nâ âlemin ile ahiret âlemin arasında bir berzahtır. Berzahlar olmazsa geçişler de olmuyor.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > (Murat Derûni) Mesnevi-i Şerif ile yolumuza devam edelim; Hâki nin nuru dünyâ-yı dûnun yanındadır; safî olan süt kan ırmaklarının yanındadır. Mâdemki dünyâ berzah mesâbesindedir ve berzah iki şey arasında bulunan hadd-i fasıla derler; binâenaleyh vücûd-ı mutlakın nûru, o vücûdun tenezzülâtının en aşağı mertebesi olan bu dünyâya muttasıldır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > "Köprü"den murâd, cismâniyet âlemidir ki, nefis bu cisim âleminin bakāsına bağlıdır; ve cismâniyet âlemi ise, rûhun bu cismâniyet âlemine gelmezden evvel bulunduğu birinci âlem-i misâl ile, bu cismâniyet âleminden ayrıldıktan sonra ikinci âlem-i misâl, ya'ni berzah arasında bir köprüdür.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Çünki onun hâli ve seyri iç içedir ve pek gizlidir." "Gizli" gelmesinin üç defa zikri, onların seyrinin ve tavâfının, âlem-i şehadet ve âlem-i misâl ve âlem-i ervâh mertebelerinin fevkınde olduğuna işâretdir. Zîrâ Hak'la onların aralarına melek-i mukarreb bile giremez; ve melek-i mukarreb ise, âlem-i ervâhdandır; binâenaleyh bu mertebelerin fevkındeki hâli anlatmak ibâre ile bu cihanda kābil değildir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > " Zîrâ o cenînin gözü, hayât-ı dünyeviyyeyi görmekden kör olduğundan, onun vehmine, ana rahmindeki hayâttan başka bir hayât olduğu sığmaz ve böyle bir ma'nâyı tasavvur edemez. İşte hayât-ı berzahiyyeye inanmayan ehl-i dünyanın hâli de böyledir. Ya'nî lodostan ve poyrazdan ve batıdan, bağlar gelinler gibi süslenirler ve düğün evine döner.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 13)
  > Tayin olan şey alem-i misalin hakikatidir. Yani misal aleminin hakikatidir. Ziya dahi bu mutavassıtın (vasıtanın) sıfat-ı zatiyesidir. Yani misal aleminin zati sıfatı bu ziyadır.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 69)
  > Böylece halk dediğimiz cisimler alemi kendinin mâ-fevkinde olan alem-i misale nispeten kesiftir. Yani cisimler alemi, bu alemin üstündeki misal alemine nispeten kesiftir, koyudur, ağırdır.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > İlk berzahta olan suretlere şehadet aleminde çıkmadan önce görülmesi rüyada veya uyanıklıkta mümkündür. Ama ikinci berzaha nakl olmuş ölenlerin hallerinden haberdar olmak Allah’ın sevdiklerinden başkasına mümkün değildir.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Nefyetmek, küfrandır… İsbat etmek, hüsrandır… İsbat ve nefyetmek, iki denizdir… Yüce Hakk ise, onlar arasında bir berzah… İki deniz birbirine karışmaz… Beni isbat yoluna gidersen; beni senden başka yapmış olursun… Gayrının yerine oturtmuş olursun…
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Eğer herkes için ahıret kabir, berzah hayatı aynı miktarda olmamış olsa idi bu ilk ölülerimize haksızlık olurdu. Birisi bu soruyu bana sordu, Âdem (as) devrinde ölen mü’minler var, veya gayri müslimler var, Âdem (as) dan kıyamet kopuncaya kadar azab görecekler diyor, ama kıyamete beş kala bir gün kala öldü insan bir akşam kalacak kabirde mahşere kalkacak burada adaletsizlik yok mudur, birisi 10 bin sene kabirde azab...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 162)
  > Böylece halk dediğimiz cisimler alemi kendinin mâ-fevkinde olan alem-i misale nispeten kesiftir. Yani cisimler alemi, bu alemin üstündeki misal alemine nispeten kesiftir, koyudur, ağırdır.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Bunların hepsi uzunca gibi görünen aslında çok kısa olan ömür ismi verilen bir rû’ya âlemi içinde olur. Oradan ölüm ismi verilen oluşumla, berzah âlemi, hayaline geçerler. Çok kere duyulmuştur, bu kadar sene nasıl geçti? Veya, “sanki hiç geçmemiş, yaşanmamış gibi”denir.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 39)
  > Daha önce ilmi varlıklar olarak var iken âlem-i misal de madde âleminde meydana gelecek ne varsa burada meydana gelir. Cisimler âlemine göre lâtif olarak meydana gelirler. Tam madde gibi değil ama rahmaniyete göre kesiftir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > İnsanların büyük çoğunluğu 50 sene 100 sene dünyada yaşadığı halde dünyadan haberi olmadığından hayel aleminden gelip berzah alemine gitmektedir. Cenab-ı Hakk ayaklarını toprağa bastırdığı halde hayalinden dünyada olduğunun farkında değildir.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Berzah, yalnızca ölümden sonra girilen bir mekân değil, aynı zamanda iki hakîkat arasındaki her geçiş noktasıdır. Uyku berzahı, şehâdet âlemi ile misâl âlemi arasında; ölüm berzahı ise dünyâ ile âhiret arasındadır. Sâlikin seyr ü sülûkteki her mertebe geçişi de bir nevi berzahtır.
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > KELİME-İ YUSUFİYE’DE MÜNDEMİC “HİKMET-İ NÛRİYE” NİN BEYANINDA OLAN FASTIR Hikmet-i nuriye’nin Kelime-i Yusufiyye’ye tahsis olunmasındaki sebep budur ki, yani “Nur” hikmetinin Yusuf kelimesine tahsis edilmesindeki hikmet budur ki alem-i misal, alem-i nurani ve Yusuf (a.s.)ın keşfi dahi “misali”dir. Yusuf (a.s.) da suver-i hayaliyye-i misaliyyenin keşfine müteallik olan saltanat-ı Nuriye-i ilmiye zahir oldu.
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Bir kimse bu başlangıç ile sonuç arasında yaşadığı sürede, kendi aslı olan kadîm haline ulaşamaz ise gurbette garip kalır. Ebedî olarak aslına ulaşamayacak olan bir gariplik içinde dünyasını terk eder ve berzah (kabir) denen bir mahalde yeniden dirilecek zamana kadar bekler. Daha sonra dünyadaki amellerinin karşılığı olan cennet veya cehennemine gider.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani ruhlar alemine gelir, ondan sonra da alem-i histe cesedlenmiş olarak suretlenmiş olarak yani şekillenmiş olarak his gözüyle görülür. Alem-i misal, alem-i ulviden alem-i süfliye, batından zahire, ilimden kevne nazil olan vücudun dördüncü mertebesidir.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > El aczü an derkil idraki, idrakü vel bahsü an zetil ilahi işrakün Mealen: (Aczi idrak idraktir, Allah'ın zatından bahs açmak şirktir). Duyurulduğu gibi mümkinatın dünya, ahiret, berzah, külli mevcudatın asli yokluğunu, Vacibül Vücud' un zat-ı, sıfat-ı, esma'sı, ef'al-i itibari ile mevcut ve mevcud-u ezelidir.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > Ona misal alemi, hayal alemi, vahidiyet, ikinci taayyün, ikinci tecellî, sidre-i münteha, emr alemi, küçük berzah, tafsil alemi derler. 4 - Ş U H U D – U M U T L A K Dördüncü hazret şehadet alemidir. Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > O iki kardeş “âlem-i ervah” da veya “âlem-i misâl” de değil, ancak “âlem-i şehâdet” te ( yani müşahâde âleminde, burada ) buluşmaları mümkündür. Bu âlemin ismine “esfel-i sâfilin” derler, esasında burası Hz. Şehâdet ’tir, (yani Hazret âlemi ’dir.) Burayı biz esfel-i sâfilin yapıyoruz. “Hazerat-ı Hamse” deniyor ya birincisi ( Hz. Ef’âl ) burasıdır.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Birincisi Rahmaniyet mertebesinden kaynağını alarak alem-i ervahın alem-i misal mertebesinden, kişilerdeki beyinlere yansımasıdır. En sıhhatli zuhuratlar bunlardır. Ancak doğru te'vili yani izahı gerekir. Çok az bir kısmı ise ayni ile vaki olur. İkinci kısmı kişinin kendi rahmaniyetinden. yani şuur altı Rahmani arzu­larının düşündüğü istikamette sahnelenmesidir.
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (118 52 Tûr Sûresi̇)
  > ...------------ Kendilerini beşeri ve dünyevi lezzetlerle meşgul eden, ve kendilerine tebliğ edildiği halde İlâh-i hakikatleri inkâr eden benlik sahibi zavallı kimseler. Ve bütün bunları inkâr eden ve o kıyame...
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Akıl, düşünce vs de olan prangaları yıkalım, onlardan kurtulula-lım ve yüz metre ilerisi ile yetinmeyelim, gerçek ufkumuzu görelim. O iki kardeş “âlem-i ervah” da veya “âlem-i misâl” de değil, an-cak “âlem-i şehâdet” te ( yani müşahâde âleminde, burada ) buluşma-ları mümkündür. Bu âlemin ismine “esfel-i sâfilin” derler, esasında burası Hz.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Şehadet alemi diye bildirilen bu alemin aslında alem-i hayal olduğunu ve misal alemine ilhak edildiğini, her ne kadar maddi olarak bunu tutuyor isek de ama buradaki madde varlığın maddesine değil manasına bakılması gerektiğini, yani mananın ne ifade ettiğini bilmemiz gerektiğinden işte bu mana alemimizde hayal alemine yani misal alemine ilhak ettikleri bu hakikatle belirtilmiş oluyor.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Zincir ise başta ki (ذ) “Ze” sayısal değeri ise “7”dir. 7 seneye işarettir. Geriye kalan ise incirdir. Görülen zuhûrât “Âlem-i Misâl”den ilm-i bir yansıma olduğudur. Yani (25) “Köle ve İncir” dosyasının İlm’el Yakîn hâlidir diyebiliriz.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > ...lünde. Döner âlem döner durur içinde, Biraz sende dön kendin içinde, Bu gün dönmez isen eğer vaktiyle, Döndürürler cehennem içinde 20.04.2018 Cuma Burak başladı gökte uçmaya, Götürecek bizi o Şirin bağa, Hi...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِى 15/29 bakın şimdi bu Zat’i bir ayettir. Ve de tulu yani doğuş yeri Allah’ın Zat’ıdır. يَاۤ اَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوۤا 62/9 “ey iman edenler namazlarınızı kılın diye diye fizik bede...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Şimdi bu ne demektir; Bakın rüyalar alem-i hayelden gelmektedir, yani hayel aleminde oluşmaktadır, neresidir bu alem, melekut alemi denilen melekut aleminin birinci bölümü, meleküt alemi iki bölüm, biri hayel ve misal alemi, diğeri de ruhlar alemi meleküt alemi ama ikisi birlikte meleküt alemi diye yani bizim tavanımız alem-i misal misaller alemi, işte bu alemin bir başka ismi de hayel alemidir, çünkü orada sadece...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Emin olun insanların çok büyük çoğunluğu 50 sene 70 sene 100 sene dünyada yaşadığı halde dünyadan haberi olmadığından hayal âleminden berzah âlemine gitmektedir. Cenab-ı Hakk ayaklarını toprağa bastırdığı halde, hayalinden dünyada olduğunun farkında değildir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Zuhuratların geldiği, isimlerin âlemi, âlem-i melekût da dedikleri, ikinci, bize dünyaya yakın olan kısım. Esmâ âlemi, misâl âlemi diğer ismiyle misâller âlemi. Oradan bize geliyor, biz burada kimlik alıyoruz. İkinci berzâhta, kâbir âlemi orda bir müddet yaşıyoruz.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > [232] Çok âlimler, Kûr'ân-ı Kerim'deki (Marecel bahreyni yeltekıyan beynehuma berzahun Lâyebgiyan) [233] âyet-i şerifesinin şerhinde bunu hatırlamazlar. İki deniz, sûret ve ma’nâdır. Âdemde birleşirler. Fakat aralarında öz bir berzah vardır ki, aşılmayan dağlar gibidir. Gece ile gündüz de birer denizdir. Bunları fecir veya gurup ayırır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ruhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır… Bu ise… hazret-i kudüstür… Yani mukaddes hazrettir. Yine bu levh de bulunan ilimler arasında: Berzah ilmi vardır… Ayrıca, kıyamet ve kıyamet günü, mizan, hesap, cennet, cehennem anlatılır… Yine bu levhde bulunanlar arasında, tüm muhakkilerin haberleri vardır…
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Â’râzdan ibâret olan ahlâk ve insanın amellerinin berzahta münâsib sûretler ile zâhir olacakları gerek âlem-i misâl ve gerek berzah bahislerinde beyân olundu. Beşinci olarak; cehennem ve cennetin en son zuhûr yeri, âhiret yurdundadır.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > O mertebenin dahi öncüsüdür, “Nur” esma mertebesi, rububiyet mertebesi, burada varlıklar artık kimliklerini bulmuşlardır, buna alem-i melekut da deniliyor. Yani kuvvetler alemi deniliyor, zuhura gelmeye hazır alemdir, buraya alem-i misal de diniyor, alem-i ervah da deniliyor. Ama aslı Nur’i, benim nurum dediği hakikat-ı Muhammediyenin nurudur.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İnsanın beşeri bir hayal özelliği var, kendi üstünde beşeri hayali kendine ait bir hayali var, bir de genel hayal alemi vardır. Misal alemi dediğimiz, Alam-i Ervah daha üstü hepsi hayal alemidir. Bunlardan birisi beşeri hayal ki ipek böceğinin kozası gibi, işte biz bu koza içinde yaşadığımızdan bu kozanın içindeki bilgimiz ne ise o kadar değerlendirebiliyoruz hayatı.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Bunların dışındakilerin hepsi ne yazık ki; kendi yaşadıkları fizîki hayal âlemlerinde, yerler, içerler, gezer ler, çalışırlar, evlenir çoluk çocuk sahibi olurlar, bunların hepsi uzunca gibi görünen aslında çok kısa olan ömür ismi verilen bir rû’ya âlemi içinde yaşarlar ve oradan ölüm ismi verilen oluşumla berzah âlemi, hayaline geçerler. Çok kere duyulmuştur, bu kadar sene nasıl geçti? ve yahut, hiç geçmemiş,...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Ve bu furkân da furkânın en yükseğidir (44). Bilinsin ki, ilk taayyün ve ikinci taayyün ve rûhlar âlemi ve misâl âlemi ve şehâdet âlemi ortağı ve benzeri olmayan bir mutlak vücûdun tenezzülünden husûle gelmiş olan îtibâri mertebelerdir.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zîrâ hadd, yani hudud, ya'nî ilm-i ilâhî, onu zabteder; ilahi ilmin kapsamında olduğundan onun hududlarında olduğu için onu zapt eder ve hayâl, ya'nî âlem-i misâl, onu izâle etmez. Velhâsıl senin hakikatin üzerine görünen bu suretinden mevt-i sûrî sebebiyle ayrılsan, ölsen ancak senin zahirin yok olur; ve sen Hakk'ın bakâsıyla ebeden bakî olursun.
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Gâh dünya menzilinde, gâh berzah menzilinde ve gâh ahiret menzilinde, o menzilin icâbına göre bir kisve-i vücûd ile zahir ve mevcûd olur. Yani o gittiği yerin özelliğine göre bir vücut bir elbise ile meydana gelir. Ve Bütün menzillerde zahir olan mevcudatın tümü, Hakk'ın vücûd-ı izâfisidir. Yani bütün zuhur yerlerinde zahir olan mevcudatın tamamı Hakk’ın vücud-u izafisidir.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Bu varlıkların “zâhire” (âlem-i şehâdet) e ulaşabil-meleri için bir ara geçiş âlemi gerekiyor idi, bu da; yukarıda ifade etmeğe çalıştığımız, bu mertebenin Melikiyyyet – şehâ-det mertebesine yakın olan bölümü “âlem-i misâl” mertebe-sidir. Nûr, “mutlak misâl âlemi”nin asli sıfatıdır. Rü’yâda bu “nûr”, insânın “hayâl”i üzerine yayılır.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Üstteki havuza âlem-i lâhut, ikincisine âlem-i ceberût (envârı Muhammediye âlemi) üçüncüye âlem-i melekût, dördüncüye âlem-i misâl, beşinciye insân-ı kâmil'in yetiştiği âlem-i his ve müşâhede diyelim. Bu umûmi kâinat manzarasını Hz.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte mana alemi ile ilgisi olan bir kimsenin yani tevhidi çalışmalar yapan, zikirler yapan bu şekilde hayatını sürdüren bir kimsenin genellikle zuhuratları bu misal aleminden gösterilmektedir.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Ölüm esnâsındaki rücû’ ise, ahvâl-i berzahiyyenin keşfi ile vâki’ olur. Fakat bu rücû’un fâidesi olmaz ve burada bir işâret daha vardır: (Bakara, 2/255) ya’nî “Şefaat eden kimsenin Allâh Teâlâ indindeki şefaati ancak Hakk’m izni ile olur" âyet-i kerîmesindeki sarahat mûcibince, insân-ı kâmilin sâlike ifazası dahi ancak Hakk’ın izni iledir.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > Bu mertebe ikiye ayrılır: Rahmâniyyet’e yakın olanına “âlem-i ervah” (rûhlar âlemi) Melikiyyet’e yakın olanına da “âlem-i misâl” (misâl âlemi) denir. Ulûhiyyet mertebesinde, bütün varlıkların a’yânları yani hakikat ve kaynakları ilmi birer tasnif halinde iken ora-dan “Rahmâniyyet” e intikalleriyle birer “rûh”, yani hayat kaynaklarını kazandılar.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ervah, misal ve şehadet mertebelerine tenezzül ettikte yani ervah alemi ruhlar alemine oradan misal alemine oradan da şehadet alemine şu madde alemine tenezzül ettikde dahi o esma her bir mertebenin icabına göre bir taayyün elbisesine bürünerek müşahede edilir. Esma her bir mertebenin icabına göre; şimdi sende gülme esması diyelim neyi icap ettiriyor? Neşeyi icap ettiriyor. Ağlama neyi icap ettiriyor?
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Bazılarına göre melekût ile şehâdet âlemleri arasında iki âlem daha vardır. Melekût âlemine yakın olana âlem-i ervâh, şehâdet âlemine yakın olana âlem-i misâl denir. Hazarât-ı hams denilen âlemin beş küllî mertebesinden biri de ruhlar âlemidir. Muhyiddin İbnü’l-Arabî’ye göre ruh ebedî ve ezelî-dâimî ilâhî tecelliyi kabul istidadının gerçekleşmesidir.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > Âhiret âlemi anâsır-ı erbaadan müteşekkil olmadığı için de orada uyku yoktur. Âhiret ehli melekler gibi uyumazlar. Öte yandan uyku kişiyi berzah âlemini görmeye götüren bir haldir. Beden gözünün uykusuzluğu kişinin zahirini koruduğu gibi, kalp gözünün uykusuzluğu da bâtınını korur.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Gıdâ-yı ma’nevîye gelince, bu gıdâ doğrudan doğruya rûh-i insânînin gıdâsı olan nûr-i ma’rifet ve şa- râb-ı aşk-ı İlâhîdir ki, onun âsârı cemî-i mevâtında zâhir ve hükmü cismâniyyet ve berzah ve rûh âlemlerinde câridir. 1084. Gönül her bir yârdan bir gıdâ yer; gönül her bir ilimden bir safâ götürür.
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Olması ölmeden önce idraken olsun, zahiri saat gelip çatıp mecburen olsun nefis ölümü tattığı ve intak-i nefis olduğu için nefsi emmare isteklerini yerine getiremez bu da onun için acı ve elem vericidir. (M.D.) Ölümü tattıktan sonra nefs hayatına berzah âleminde devam edecektir, bedeni kendisinden ayrıldığında, elinden tadış ve kullanım aracı alınmış olduğundan, bundan sonraki tadışı, o bedeni kullanamayışı sebebi...
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > Berzâhtan sonra cennet veya cehennem âlemine geçtiklerinde bu sefer, girdikleri mahallin balığının içine girmiş orada yaşamlarına devam edeceklerdir. Çünkü kendilerini bulamadan ahirete nefsi benlik ’leri ile gelmişlerdir....
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Bana bakan bende ki değişikliği fark eden özeniyordu. En önemlisi ahlak olarak güzelleştiğimi söylüyorlardı. Ben burada kendi berzah âlemimi yaşıyor, Rûhumun istediğini vermeye gayret gösteriyordum. Allah'ın rengi sarıya boyanıp teveccüh’te yavaş yavaş rabıta’ya dalıyordum.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Evvelâ bu sulu hamur, âlemi berzah denilen dar bir menzilden çıkar. Nisbeten daha geniş bir mahalde dokuz ay kaldıktan sonra bu âleme gelir, birinci menzilden kopup ölmüştü. İkinci menzile eriştiğinde (oh eski yerim çok dardı. Burası daha geniş çok şükür Rabbime) diyerek şükrediyor, dokuz ay sonra bu âleme intikal ettiğinde orasının da çok dar olduğunu anlıyor.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Ceberûtla kendini sıfatları ile tanıma durumudur ki varlık esmâ mertebesine tenezzül eder. Bu noktada âlem-i hayal, âlem-i misâl başlar. Bu isimlerin müşahedesi hali hayal âlemi’nin içindedir. Her ne kadar isimlerini müşahede ediyorsa da kendi yarattığı- zuhur ettiği durumdadır.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Rûhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır. Bu ise hazret-i kudüstür. Yine bu levh de bulunan ilimler arasında, Berzah ilmi vardır. Ayrıca, kıyamet ve kıyamet günü, mizan, hesap, cennet, cehennem anlatılır. Yine bu levhde bulunanlar arasında, tüm muhakkiklerin haberleri vardır.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Yâni isimlendirilmiş benlik, izâfet üzere olan, o da bir benlik ama nefsî benlik gibi sert ve kendini beğenmiş bir benlik değil. Yâni ilâhi benlik ile nefsî benlik arasında olan geçiş noktası. Berzah diyoruz. İşte o izâfi benliğin de kalkması gerekiyor. Yâni bir şey isimlendirilmiş oluyor. Meselâ ağaçtan sehpalar yapılıyor.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Bu durumu da şöyle ifade eder: Elif okuduk ötürü, Pazar eyledik görürü, Yaradılmışı hoş gördük, Yaradandan dan ötürü. Mevlânâ Hz.’leri de dünyanın bir geçiş yeri (berzah), gelip gidilen bir yer olduğu konusunda bizleri uyarır: “Her gelen eninde sonunda gider. Dünyanın tek eri olsan bile bir gün sen de gidersin tek tek gidenler gibi.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > İnsan kayıt ve meyil hükümlerinden cüz’î saptırıcı/inhirâfî cezbelerden kurtulup, işâret olunan orta ve birleştirici/vasatî ve cem’î makama ulaştığında -ki bu, küllî benzerlik/müsâmet noktası ve mânevî, rûhânî, misâlî ve hissî olmak üzere bütün i’tidâl mertebelerini birleştiren dâirenin merkezidir- ve açıkladığım halle vasıflandığında, berzah mertebesine ait “muhâzât” makamında iki makam /ilâhî ve kevnî adına kaim...
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Zat ile sıfat mertebeleri berzahiyetinde zuhur eden mestanelikler (Mahzı aşk, hakiki aşk) dır ki, buna âşıksız, maşuksuz bir aşk denir. Bu gaybın sekeratıdır ki senden, benden zuhur eder. Fertler arasındaki aşk mecazidir, hareketlidir. Sâf değil, cismanidir.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Rûhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır. Bu ise hazret-i kudüstür. Yine bu levh de bulunan ilimler arasında, Berzah ilmi vardır. Ayrıca, kıyamet ve kıyamet günü, mizan, hesap, cennet, cehennem anlatılır. Yine bu levhde bulunanlar arasında, tüm muhakkiklerin haberleri vardır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Ya'ni "a'yân-ı sâbite" âleminde mahbûbiyyete liyâkat isti'dâdını hâiz olup, "âlem-i ervâh"ta senin rûhunun imâmı olan insân-ı kâmil, rü'yâ mesâbesindeki "âlem-i misâl"in ferdâsı olan bu âlem-i dünyâda senin karşına çıktı ve seni sıkı sıkı kalbinde tuttu. 1686. Sen bî-hûş oldun ve taka düştün; bî-haber olan, "İşte riya ve nifak!
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > ...ût, âlem-i misâl, âlem-i hayâl, berzah-ı suğrâ ve âlem-i tafsîl derler. Velâkin bu âlemde dahi kemâl-i zuhûr ve izh��r hâsıl olmaz. Çünkü suver-i hayâliyye her ne kadar açı...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > Burada nasıl kulağına bir ses olarak sadece gelmişse oraya da o ses gider, tabi ki buradaki ses gibi gitmez çünkü orası misal alemi berzah alemi oranın iletişim sistemi başkadır. Burada ses dalgası ile iletişim yapıyoruz orada herhangi bir beden olmadığından duyma ve konuşma hassaları da buradaki gibi olmadığından sadece şuursal bir algılama olur, ama bir kimse şuurunu burada geliştirmişse ona gönderilen az bir şey...
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ********* Kişi hayâl ve vehim hükmü ile beşeriyetiyle madde âleminde kalarak, hayâtını tabiatına yönelik sürdürdüğü müddetçe siccînin içindedir. Ben ve sen hakîkatini kişi gerçeğiyle anladığı anda bu anlayış geniş mertebeye geçmede kişi için bir berzahtır. Kişi ilk önce cüz’i benliğini yâni beşeriyetini idrâk edecek, sonra bakacak ki bu benlik aslında geniş, ilâhî benlikmiş, işte buradan gerçek varlığa geçecektir.
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > Ve dağın yarılıp içinden ateşten at sûretinin hurûcu âlem-i misâlde vâki' oldu. Binâenaleyh âlem-i hisse münasib olan ma'nâ ile tabîr iktizâ eder; ve onun ta'bîri budur ki: "Cebel" Hz. İlyas'ın taayyün-i cismânîsine işarettir; ve “cebelin infilâkı”, kesret-i riyâzetle o taayyün-i kesîfin inşikākına işarettir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Zîrâ âlem-i gaybden olan "âlem-i misâl-i mutlak" berzahtır. Havâs koyunları âlem-i kevn ırmağından âlem-i misâl mer'âsına atlarlar; ondan sonra Hakk'ın keşfi kadar, hakāyık-ı eşya, ya'ni a'yân-ı sâbite gülzârına girerler.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Â’râzdan ibâret olan ahlâk ve insanın amellerinin berzahta münâsib sûretler ile zâhir olacakları gerek âlem-i misâl ve gerek berzah bahislerinde beyân olundu. Beşinci olarak; cehennem ve cennetin en son zuhûr yeri, âhiret yurdundadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Madde alemini yöneten alemdir, buna alem-i melekut da diyorlar, alem-i misal de deniyor, tabi bunlar kelime olarak hep geçer, ilmi olarak geçer, ama yaşaması bir başka eğitime bağlıdır. Kelam olarak anlaşılır da ama yaşamda bir türlü yerine oturmaz.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 42)
  > Bizlerinde görmüş olduğumuz yakaza ve rüyalarımız misal aleminde oluşmaktadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > O her katmanın içinde de ayrı özel ince bir zar vardır, yani kabuğu kalın dışa gelen tarafını açtığımız zaman her katın içinde berzah vardır, bak işte o incecik berzahla katlar birbirine yapışmıyor, o incecik hangi fabrikadan çıkıyor da göz ile zor görülen o incecik zar oraya yerleştiriliyor kim onu yerleştiriyor. İşte kafir soğan var ya kat, kat urba giyerek daha özüne ulaşıncaya kadar ince kalın ne kadar zar varsa...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Madde alemini yöneten alemdir, buna alem-i melekut da diyorlar, alem-i misal de deniyor, tabi bunlar kelime olarak hep geçer, ilmi olarak geçer, ama yaşaması bir başka eğitime bağlıdır. Kelam olarak anlaşılır da ama yaşamda bir türlü yerine oturmaz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > O her katmanın içinde de ayrı özel ince bir zar vardır, yani kabuğu kalın dışa gelen tarafını açtığımız zaman her katın içinde berzah vardır, bak işte o incecik berzahla katlar birbirine yapışmıyor, o incecik hangi fabrikadan çıkıyor da göz ile zor görülen o incecik zar oraya yerleştiriliyor kim onu yerleştiriyor. İşte kafir soğan var ya kat, kat urba giyerek daha özüne ulaşıncaya kadar ince kalın ne kadar zar varsa...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Bu sahada yorum yapabilmek için yorum yapabilecek kişinin evvela bu hususta çok büyük tecrübeleri olması ve gerçek zuhuratların misal aleminden geldiği düşünülürse o zaman da kişinin misal aleminin lügatını bilmesi lazımdır ki, o zuhuratı mümkün olduğu kadar aslına yakın olarak yorumlayıp eğitimini üstlendiği kişiyi doğru bir şekilde yönlendirmiş olsun.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Halbuki ayn ilm-i ilahi mertebesinde alem-i ervahta, alem-i misalde, alem-i şehadette, alem-i berzahta, alem-i ahrette velhasıl cemi tavırlarda daima Rabbı ile mevcut ve bakidir. Bu ayn ile tahakkuk eden rububiyet dahi böylece cemi tavırlarda daima baki olduğundan ebeden batıl olmaz. Böylece herhangi bir ayn (ayan-ı sabite) taayyun-u evvel mertebesinde müteayyin olduktan sonra yani meydana geldikten sonra hangi...
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > Havâs koyunlan âlem-i kevn ırmağından âlem-i misâl mer’âsına atlarlar; ondan sonra Hakk’ın keşfi kadar, hakâyık-ı eşyâ, ya’ni a’yân-ı sâbite gülzârına girerler. 3233. Tâ ki orada sünbül ve reyhan otlasınlar; tâ ki hakâyık gülzânna yol götürsünler! Tâ ki o havâssinin koyunlan o âlem-i misâl-i mutlakta, rûhânî olan sünbül ve reyhânı otlasınlar ve oradan Hakk’ın inâyeti ve ihsânı kadar, hakâyık gülzârı olan ilm-i İlâhî...
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > Bunlar mahşer gününe kadar orada berzah denilen yerde bekleyecekledir. Îsâ a.s’ın kaynağı Rûh’ül Kudüs olduğundan onun cesedi bizim anladığımız mânâda bir cesed değildi, onun cesedi rûhani bir cesed idi. Ahmet Bey: Mukaddes Kitap’taki anlatıma göre bu konuda, o bir insan gibi yaşadı, deniliyor.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Bunlardan ba'zıları ancak kalbinin safveti nisbetinde uyku hâlinde âlem-i misâlin suver-i hayâliyyesini görebilirler. Buna "rü'ya" derler. Fakat vaktâki sâlik dünyevî olan suver-i hayâliyyeden alâkasını keser ve gözlerini kapar, ona uyanıklık hâli içinde misâlî ve berzahî olan suver-i ha- yâliyye zâhir olur.
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûnusiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > Zîrâ hayvânât mezâhir-i celâliyyedir. Binâenaleyh âlem-i berzah sâlihîne göre dâr-ı sürür ve tâlihî- ne göre de dârü'l-bevâr olur. Velhâsıl insân-ı müntakilin âlem-i berzah- taki merkeb-i misâlîsi akāidi, ahlâkı ve sıfât-ı galibesi ve a'mâli hasebiyle terkîb olunup, bu merkeb ile ebedî merâtib-i uhreviyye ve ilâhiyyede kat'-1 merâtib eder.
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kuddûsiyye)
  > Binâenaleyh “halk” dedi- ğimiz âlem-i ecsâm, kendinin mâfevkinde bulunan âlem-i misâle nisbeten kesîftir; ve âlem-i misâl dahi âlem-i ervâha; ve âlem-i ervâh da âlem-i ilme; ve âlem-i ilim ise zât-ı Hakk'a nisbeten kesîftirler; ve cümlesi Hakk'ın zât-ı latîfinin derece derece merâtib-i kesîfeye tenezzülünden husûle gelmiştir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > Hak Teâlâ hazretleri senin kāsır olan tahmînât-ı akliyyen ile îrâd ettiğin misâllerini âlem-i berzahta ve misâlde ejderha yapar veyâhut âlem-i dünyâda sana birtakım suver-i muazzibeyi musallat kılar. O âlem-i misâldeki ejderhâ veya âlem-i dünyâdaki suver-i muazzibe senin îrâd ettiğin misâllere cevâb olmak üzere seni lokma lokma koparır ve didik didik eder.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > Onlardan taârüfü olanlar i’tilâf ve tenâkürü olanlar ihtilâf ederler” hadîs-i şerîfi mûcibince her bir rûh-ı küllîye mensûb olanlar, gerek dünyâda ve gerek hayât-ı berzahiyye ve uhreviyyede, imâmını ve yekdîğerini ârif olanlar ülfet ederler. Yabancı olanlar birbirine muhâlefet eder. Ve âyet-i kerîmedeمِهِم ْس ٍ بِإِمَكُل َّ أنَيَوْم َ نَدْعُو(İsrâ, 17/71) ya’ni “O günde biz nâsı kendi imâmlarına da’vet ederiz”...

## İlgili Kavramlar

- [Nasut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nasut) — related
- [Hazarat-ı Hamse](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hazarat-i-hamse) — part_of
- [Melekut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/melekut) — related
- [Alem-i Mana](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/alem-i-mana) — related
- [Rüya](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruya) — related
- [Berzah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/berzah) — related
- [Rüya Mana Alemi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruya-mana-alemi) — related
- [Ceberut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ceberut) — related
- [Taayyün](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/taayyun) — related
- [Hz. Yusuf (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-yusuf) — related
- [Melekut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/melekut) — related
- [Alem-i Mana](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/alem-i-mana) — related
- [Berzah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/berzah) — related
- [Rüya Mana Alemi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruya-mana-alemi) — related
- [Rüya](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruya) — related
- [Hazarat-ı Hamse](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hazarat-i-hamse) — part_of
- [Nasut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nasut) — related
- [Taayyün](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/taayyun) — related
