# Arif

> İrfan sahibi. Hakk'ı bilen ve yaşayan kişi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/arif

---

## Tanım
Ârif (العارف), marifet sahibi; Hakk'ı isim, sıfat ve zâtıyla tanıyan, bildiğiyle hâllenen ve yaşayan kimsedir. Sadece bilen (âlim) değil, bildiğini hâl edinen kişi ârif sıfatını kazanır.

## Etimoloji
Arapça ع-ر-ف kökünden ism-i fâil; "tanıyan, bilen" anlamındadır. "Ârif-i billâh" Allah'ı bilen demektir. Çoğulu "ârifûn" ve "ârifîn"dir.

## Özellikleri
- İlim sahibi (âlim) olmakla birlikte ilmin hâle dönüşmesiyle temayüz eder.
- Tevazu, sükût, teslimiyet belirgin vasıflarıdır.
- "el-Âriflûne ümerâü'l-enbiyâ" (Ârifler peygamberlerin vârisleridir) sözü meşhurdur.
- Keşf, ilhâm, firâset ârifin alâmetleri sayılır.

## Hadis / Rivayet
Meşhur söz: *"Men arefe nefsehû fe-kad arefe Rabbehû"* — "Nefsini bilen Rabbini bilir." Ârif bu bilmeyi gerçekleştirendir.

## Tasavvuf Geleneği
Zünnûn-i Mısrî "Ârifler Hakk'ı Hakk ile bilir" der. Cüneyd-i Bağdâdî ârifin özelliğini "Hakk'tan başka her şeyden fâni olmak" şeklinde ifade eder. İbn Arabî *Fütûhât*'ta ârifi "âlim"den ayırır: âlim haberi bilir, ârif ise müsemmâyı müşahede eder. Niyâzî-i Mısrî ve Yunus Emre şiirlerinde ârif tipi merkezîdir: *"Âriflere bu dünyâ hayâlü efsânedir."*

## İlgili Kavramlar
- [marifet](/wiki/marifet)
- [veli](/wiki/veli)
- [evliya](/wiki/evliya)

## Kaynaklar
- İbn Arabî, *Fütûhât-ı Mekkiyye*
- Kuşeyrî, *er-Risâle*
- Niyâzî-i Mısrî, *Dîvân*

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Vedûd'un öğretisinin belâdürleri onu zeki ve ârif (bilgili) çevik etmişti. "Belâdür", bir tür meyvenin adıdır ki, tıp ilminde dördüncü derecede sıcak ve kurudur. (Gıyâsü'l-Lügât). Özelliği şudur ki, insan uzuvlarında gevşeklik, tembellik ve sarılık ortaya çıktığı zaman onu ateşte kaynatıp suyunu hastanın alnına ve kulaklarına sürerler.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Mademki o fakihin canı, doğuştan gelen hararetten (sıcaklıktan) kaynaklanan hayvanî ruh mertebesinden henüz ilâhî nur olan izafî ruh (Allah'a nispet edilen ruh) mertebesine yükselmemiştir ve hayvanî ruh ile yakıcı bir ateş gibi kibir, haset ve kendini beğenme gibi birtakım nefsanî sıfatlarla nitelenmiştir; bu sebeple ateş cinsinden olan bu hayvanî ruha, kabuklar mesabesinde olan sözlerden başkasını hangi ârif (bilen...
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Bu yaşantı “aynel yakıyn” hali ile “sıfat mertebesi” imânıdır. 4 – Zât = Marifet mertebesi imânı: Kûr’ân-ı Keriym Bakara sûresi 2/285 âyetinde , سُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ ع أَمَنَ الرُّ مِنُونَ كُلِّ أَمَنَ ْ وَالْمَوْ بِاللهِ وَمَلَئِكِتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِه amenerrasûlü bima ünzile ileyhi min rabbihî vel mu’minune küllün amene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî verrüsülihî Meâlen : “O elçi...
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Medresede ders okutan bir âlim, tekkesinde bir ârif, evindeki küçük laboratuvarında iksîr-i âzam araştırmaları ile uğraşan bir simyacı, karışımını kendi bulduğu güzel kokuların ıtriyatçısı ve Fransızca okuyup konuşabilecek düzeyde zamanına vâkıf bir aydın olan Manisalı Şeyh Abdurrahman Sâmi Efendi (ö. 1934) [28] ile Sefinetü’l-Evliyâ isimli beş ciltlik eseri başta olmak üzere pek çok eseri ile tasavvuf...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Ahûnun misk göbeği mesâbesinde olan o insân-ı kâmilin kalbi, mehtâb mesâbesinde olan esmâ-i ilâhiyye tecelliyâtının matla'ıdır ve böyle bir ârif için her bir ism-i ilâhî cennet-i zâta açılan birer kapıdır. Zîrâ “isim" "müssemmâ"ya delâlet eder. Nitekim Mısrî Niyâzî hazretleri buyurur: Arife eşyâda esmâ görünür. Cümle esmâdan müsemmâ görünür. Bu Niyâzî'den de Mevlâ görünür.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Onun vasıflanndan bir tanesi de "Ârif" bir zât oluşudur. *(5) Osmanlıca Büyük Lûgat O hâlde Ârif nedir? Kime denir? Ârifin belirli vasıfları nelerdir? Bu kelimelerin gerçek karşılığını bulup yerine oturttuğumuzda, ifadeleri-mizin daha iyi anlaşılacağını umuyoruz.
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > ...ârif olduğu, keşf ile ve îzâh-ı burhân ile sâbittir. Ya’ni his sâhibi olan hayvânât, vuhûş ve tuyûr ve emsâli, mertebede nebâtâttan sonra gelir. Her ne kadar aklen...
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Muhammediyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ferdiyye)
  > Bunun için Resûl (a.s.) "Kendi nefsini ârif olan kimse Rabb'ini ârif olur" buyurdu. Binâenaleyh eğer istersen bu haberde men'-i maʼrifetle ve vusûlden acz ile kāil olursun.
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ)
  > Anlatılan bu mânânın dışında her şey boşuna sayılır yâni faydasız sıfır. Bu mânâda ârif zâtların pek çoğu yüce Allah'a karşı mârifet duygusunu varlığın yokluğa geçişi ile hâsıl olacağına kail oldular yâni mârifet duygusunu fenâ haline izafe ettiler, sonra fenâdan da geçtiler fenânın, yâni yokluğun da ötesinde aradılar, kanaatları buydu halbuki bu duygu açıktan bir yanlıştır ve bir yanılmadır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Nitekim birinci cildin 2967 numarasına denk gelen beytinde de bu olgun ârif hakkında açıklamalar geçti. Ve Hz. Pîr Fîhi Mâ Fîh'in ikinci bölümünde de şöyle buyururlar: " وَمَا جَعَلْنَا عدتهم إلا فتنة " (Müddessir, 74/31) yani "Halkın bu sayması fitnedir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Ey Hakk'ın ışığı olan cömert Hüsameddin, safâ üstatlarının üstadı. "Râd", cömert, yiğit, hikmet sahibi, ârif ve söz söyleyen anlamlarına gelir. Bu anlamlardan her birinin Hüsameddin Çelebi hazretlerine uygunluğu vardır. Bu şerefli beyit, o zata birtakım güzel sıfatlarını sayma yoluyla bir hitaptır.
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > Fakat âriflere Hak, o sûretlerde mütecellîdir; ve ârif Hakk'ı o sûret- lerde [10/10] müşâhede eder. Nitekim Abdullah Balyânî (k.s.) buyurur: تا حق به دو چشم سر نبینم هر دم از پای طلب می ننشینم هر دم گویند خدا بچشم سر نتوان دید آن ایشانند و من چنینم هر دم &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Yani gözün gördüğü her bir mahlûkun (yaratılmışın) "ayn"ı (tekil hakikati) ve "zât"ı (özü) Hak'tır.
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > "Kalb"den murâd, ârif-i billâh olan insân-ı kâmilin kalbidir; zîrâ o kalb ona, rahmet-i mahzadan verilen atıyye-i ilâhiyyedendir. Ve "rahmet” ise sıfât-ı ilâhiyyeden bir sıfat olduğundan, [12/3] kâffe-i esmâ ve sıfat-ı ila- hiyyenin hey'et-i mecmûası ona sığmaz; fakat insân-ı kâmil, cemî'-i esmâyı câmi' olan “Allah” isminin mazharı olduğundan, bu heyet-i mecmûa ona sığar.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Ya'nî enbiyâ-yı izâm hazerâtının ervâh-ı mukaddeselerinin dahi negamât-ı latîfeleri vardır ki, onlar hakāyık ve maârif-i ilâhiyyedir; ve bu maârif-i ilâhiyyenin taliblerinin ervâhı, onlardan bahâ yetişemiyecek derecede hâl sahibi olur.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Eğer kişi, " çık aradan kalsın yaradan " hükmüne uyar da o ikiyi bire düşürür ve Hakk'a dâir şüphesiz ve tereddütsüz bir ilme, " ikân "a, yâni " yakîn "e ulaşıp Hakk'a vâsıl olursa, " ârif "lerden olur. Yakîne ulaşıncaya kadar kişi " lâfzen mü'min " iken, diğer ifâdeyle " taklîdî îmân " sâhibi iken, buraya varınca " Hakk'an mü'min " yâni hakîkaten mü'min olur, Hakk esmâsının zuhûru olur.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > .... Münakaşanın sonunda yanlarına gelen ârif bir zât: «- Ne için kavga ediyorsunuz? Gerçi birinizin adı gece, diğerinizin adı gündüz ise de ikinize bir gün derler. Ba...
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > O an ki oldular bu nefse vâkıf; Haber verdi nedir, ârif olunan ile ârif. Kimi der “Ene’l Hakk” birlik denizinden; Kimi de yakın ve uzak ile geminin seyrinden . ********* Efendimiz (s.
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Bu ayırım hem mârifet (veya irfân) ile ilim arasındaki metot farkından, hem de ârif ile âlimin vasıflarının başkalığından ileri gelmektedir. İlmin elde edilmesinde âlimin dinî ve ahlâkî şahsiyetinin önemi olmadığı halde mârifete ulaşmada şahsiyet merkezî rol oynar.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Tefekkür ehli Ârifler ise bunların hepsinin farkındadırlar. Şimdi bu muhteşem ikaz cümlesine imkânlarımız nispetinde bakmaya çalışalım. İdrakle bakıldığında hemen anlaşılacağı üzere bu cümlede (üç) kimlik, yapılması istenen de (bir) fiil vardır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Gerçi bu dem o hasta-i aşkın mizâcının tebeddülü nöbeti olup esrâr ve hikemiyyât-ı ilâhiyyeyi bu buhrân içinde ızhâr eder ise de, sen isti'dâd-ı kâmilin ile o deryâya kaynayış verdin ve o denizden maârif ve esrâr-ı ilâhiyye incilerini cezb ettin. 2019. Bu muhakkak o naledir ki, o aşikâr etti. O şey ki gizlidir, yâ Rab, amân ver!
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Bunu yirmisekiz harf ile ifade etmek kabil değildir. Fakat (söyleyenden dinleyen Ârif gerek) sözü yok mu? İşte sizlerin lep demeden leblebiyi anlayan idrâkinize güveniyorum. Rahman ve rahiym olan ALLAH’ın ismiyle başlıyorum.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Âhirete giden hiçbir kimse içerisinde, kendini levm etmeyen kalmayacak. Kişi hangi mertebede olursa olsun bu böyle olacak. Ârif olsun, zâhit olsun, âlim olsun ne olursa olsun. Şâkir olsun, zâkir olsun. Âhirete gidildiğinde hepimiz kendimizi levm edececeğiz.
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Lûtiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Melkiyye)
  > Ya'ni ma'rifetin, ârifi himmetle tasarrufa bırakmaması iki vecihten münbaisdir. Vechin birisi budur ki: Arif makām-ı ubûdiyyette tahakkuk etmiştir; kendiliğinden tasarrufa kıyâm etmez. Efendisinin emrine intizâr eder; her ne emrederse, onu icrâ eder.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Nitekim Hakîm Senâî Hazretleri bu ma’nâya işâreten buyururlar: Tercüme: "Kendi nefsini tanıyamayan, bilmeyen kimse, Hâlık'ı nerede bilir? Sen kendi nefsinin elinde zebûn oluyorsun, nasıl Kird-gâr’a ârif olursun?" Şimdi Râbb'ine ârif olmak için kişinin ilk önce kendi nefsine ârif olması lâzımdır.
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye)
  > Ve Hakk'ın maʼrifetinde tenzîh ve teşbîh beynini cem'eden ve onu iki vasf ile vasfeyleyen kimse, nasıl ki kendi nefsini tafsîl üzere değil, mücmelen ârif oldu ise, Hakk'ı dahi tafsîl üzere değil, mücmelen ârif olur. Zîrâ âlemde suverden olan şeyin adem-i ihâtasından nâșî, onu iki vasf ile tafsîl üzere vasfetmek müstahîldir.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Ne yaptık şimdi, geldik Hakikat mertebesine Hakikat mertebesinin tekamülünde kişi kendi varlığının hakikatini idrak eder, eğer etmemiş ise oraya daha gelmemiş demektir, orası da geçilmek istenirse bu sefer karşımıza Arif-i Billahlar çıkar, şimdi ne oldu, Şeriat mertebesinde hoca efendiler, Tarikat mertebesinde Şeyh efendiler, Hakikat mertebesinde Arifler, Marifetullah mertebesinde de Arif-i Billahlar görev yapar...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Fakat cemâdiyet mertebesinde olup, kendisinden gül ve nesrîn biten ârifin hâlini ancak şeyh-i kâmil görür. Zîrâ ârif cennet-i 'âcil içindedir ve cennet ise, da'vâ-yı ulûhiyyet ve enâniyetten pâk olan dimâğın gayrisine koku vermez. 552. Dimağını yârin inkârından hâlî et, tâ ki yârin gülzarından reyhan bulsun!
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Pîr buyururlar ki: العاقل صديقي ["Akıllı benim dostumdur"] hadîs-i şerîfi mûcibince âkıl bizim canımız gibi in-dimizde kıymetlidir, o âkılın tarafından esen nesîm ve onun kokusu, güzel kokulu nebât gibi bizim mahzûzumuzdur; zîrâ bizim ilkā edeceğimiz hikemi-yât ve maârif-i ilâhiyyeyi kabûl isti'dâdı vardır. 1942. Akıl bana söğerse ben râzıyım, zîrâ ki benim feyyazlığımdan bir feyz tutar.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Eğer bu nây dahi, bir üstâd-ı kâmil tarafından tesviye görüp ve içi boşaltılır ise, güzel bir nay hâline gelir. "Erkek"ten murâd, hazz-ı nefsânîsine mağlûb olmayan kâmil ve ârif şahıslar; ve "kadın"dan murâd dahi, nefsânî hazlarıyla ve enâniyeti ile meşgül nâkıs ve câhil şahıslardır. Bu iki ma'nâ, sûretde erkek ve kadın olanların her ikisini de şâmildir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > "Hacamatın sırrına vakıf olan büyük adam, çocuklar gibi feryâd etmez; hacamatçının hizmetini takdîr edip, ona ücret olarak para verir ve hacamat âletinin hüsn-i muhafazasında dikkatle hacamatçıya muâvenet eder. Bunun gibi, esrâra vakıf olan ârif-i billâh, hacamatçı mesâbesinde olan zâlimlere buğz etmez, vazîfelerini takdîr eder. Zîrâ mü'minler zâlimlerin zulümleri sebebiyle merâtib-i ulyâya terakkî ederler.
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye)
  > Böyle olunca O, kendi nefsine, kendi nefsiyle bakan olmaktan uzaklaşmadı. Ya'ni ey ârif, sen makām-ı fenâda, Hakk'a nefsin ile değil, yine Hak ile nazar edersen, [7/13] O'na nâzır olan sen olmazsın; O kendi nefsine nâzır olur.
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Eyyûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Gaybiyye)
  > Onun ezhânda zuhûru suver-i ma'neviyye ile ve hâriçte zuhûru da, suver-i kesîfe-i âlem iledir. Bir ârif ne güzel buyurur: &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Şimdi, âlemin hüviyeti (kimliği) Hakk'ın hüviyeti olunca ve âlemde mevcut olan işlerin (oluşların) hepsi Hakk'a dönünce, imkân âleminde bu âlemin düzeninden daha eşsiz ve daha güzel bir âlem olmaz.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Sen onu işitmedin mi ki, Hindistan'da bir ârif (Allah'ı bilen kişi) birtakım dostları gördü. liğine vâkıf olmaktan kör eder. Nasıl ki hadis-i şerifte "Tamahtan sakının; çünkü tamah kör ve sağır eder" buyurulur. liğine ıttıla'dan kör eder. Nitekim hadis-i şerifte اياكم والطمع فان الطمع يعمي و يصم ya'nî "Tama'dan sakının; zîrâ tama' kör ve sağır eder" buyurulur.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Gâyet zekî, muktedir, nazm u nesrde behre-ver, âşık, ârif, fâzıl bir zâttır. Hakâyık-ı tevhîdde sâhib-i irfândır. HAZMİ EFENDİNİN ESERLERİ 1- Hüsameddin-i Uşşâki ve Meşayih-i Uşşakiye hakkında geniş bilgive vakıfane yazılmış bir eser.
- **Kelime-i Hârûniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hârûniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İmâmiyye)
  > ” diyen bir pâdişâh kendi nefsi için çalışır. Ve pâdişâh- lardan baʼzısı emri ârif olarak, kendi mertebesi ile reâyâsının [24/24] yed-i teshîrinde olduğunu ve binâenaleyh onların kadrlerini ve haklarını bildi.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > ...“Hakikat” ve “Mârifet” mertebeleridir. Dört mertebede de Pir oluşunun delilidir de diyebilirim. 53 sayısını kendi aralarında topladığımızda (5 + 3) toplam 8 eder, ki daha sonra izahatını yapacağımız (Nec...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Allâh'a kulluk, nefsânî benliği terk ederek fenâ fillâh ve ardından bakâ billâh yaşantısına ulaşmak, mârifet mertebesi itibâriyle Allâh'ın gerçek ma'nâda halîfesi ve Zâtî tecellîgâhı olmaktır. Kendindeki Hakk'ı bulmak ve O'nunla yaşamaktır. Terzi Baba bu makâmı şöyle ifâde etmiştir (Meryem Sûresi, s.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > Ma’rifet, mertebesinde ise kişinin izâfi beden varlığının da aslında tamamen Hakk ’a ait olduğu ve kendinde bulunan “nefs-i benlik, izâfi benlik, ve İlâh-î benlik” lerin aslında hepsinin kendi mertebelerinde geçerli olduğu ancak bunların tamamı ile Hakk-el yakîn olarak gerçek, ilâh-î kimliği-benliği ile yaşamaya başladığında işte o zaman hakikati üzere nefsine ârif olduğundan orada ise Hakk ’tan başka bir şey...
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Yukarıda ki ifadelerde çok ârifane’dir. T.B. ------------------- ************** Dördüncü mektup= 01.08.1962 Yavrum Necdet, Esselamü aleyke. Bizim Münacaat Kitabı "Yağmur" yayınevinin tetkikinde. Şimdi bir adres daha aldım.
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > İşte bu sınıftan bulunan ârif bilir ki, kendisi Hakk'ın şuûnâtından bir şe'n olan bir ismin mazharıdır; ve onun âlem-i dünyâdaki vücûd-ı un- surîsinden evvel, ilm-i ilâhîde kendisinin ayn-ı sâbitesi sübût bulmuş idi; ve o ayn-ı sâbite, Hakk'ın bir şe'n-i zâtîsi olan ve kendisinin müdebbiri ve rûhu bulunan bir ismin sûreti idi; ve o ismin isti'dâd-1 zâtîsi neden ibâ- ret idiyse, ilm-i ilâhîde, öylece sâbit olmuş idi.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > " [21] Ârif, dünyayı 'ayna' bilir; aynaya değil, yansıyana bakar" Sözlükte “şey” anlamına gelen mâ ile “başka, gayr” anlamındaki sivâ kelimesinden türetilmiş bir tabir olan mâsivâ mâsivallah, mâsive’l-Hak şeklinde de kullanılır. Tasavvufta yaygınlığı sebebiyle çok defa mâsivâ demekle yetinilir.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > Ârif ise onu Hakk'ın bir âleti bilir, bu yüzden ona düşmanlık etmez—sadece tevhîd ile korunur." [10] ---------------- لَا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ {الصافات/8} “Lâ yessemme’ûne ilâ-lmele-i-l-a’lâ veyukzefûne min kulli cânib(in)” دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ {الصافات/9} “Duhûrâ(an) velehum ‘azâbun vâsib(un)” (37/8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler...
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Nasıl ki; deryadan gelen “dalga” İlâhi tecelliler kumsalda son bulup gene oradan geriye gittikleri gibi, insân-ın ağzı da bâtınından gelen ilâhi “marifet” dalgalarını ( ب ) be ba ile açılan ağız kapısından dil ile zuhura getirmektedir. Tenzili Kûr’ ân yazıda ( ب ) be ba ile başlarken “Nâtık-ı Kûr’ân” da hakikat-i ilâhiyye den ihsân edilen hakikatleri “ba” ile açılan “bab” ağız kapısından “fem-i muhsin” (ihsân...
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > " [10] "Senden öncekiler" ifadesi yalnız peygamberleri değil, hakikat ehli tüm ârifleri kapsar" [11] "Nübüvvet ve velâyet bir ağacın iki dalı gibidir; kökleri aynı hakikate dayanır" [12] Resulün vahyi şeriatı, velînin ilhamı ise tarikatı tesis eder; ikisi de Hakk'ın kelâmıdır." [13] ---------------- لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ {الشورى/4} (42/4) “Lehu mâ fî-ssemâvâti...
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye)
  > )in mektûbunu parçalama- sıdır. Halbuki Kisrâ, hepsini kırâat edip mazmûnunu ârif olmayınca, onu parçalamadı. İmdi Belkîs dahi muvaffak olduğu şeye muvaffak olmasa idi, böyle yapardı. Binâenaleyh Süleymân (a.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > “En urafe” (ârif olmak-bilinmeklik.) İfadesi ile bilmek ve yaşamak-irfaniyyet-i nin ne derece mühim olduğunu ve bilinçli sevginin irfaniyyet sıfatı ile güzel olduğunu bildirmektedir. (Fe halektül halke) (Mükevvenât-halkı, halk ettim.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > O halde Alimlik ile Âriflik arasında bir fark var. Ve orada Alimlik yetmiyor, Alimlik yetmiş olsa, peygamber efendimiz vahiyle konuşuyor, isterse hadisi şerifler olsun, ister kudsi hadisler olsun, isterse Kuran olsun, vahiy ile konuşmakta.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > O halde ikisinin arasında bir fark olması gerekiyor. Biri bilmek (alime), âriflik ise bilip de olmak. Yani bilmek ile birlikte olmak, çünkü bilmeden olmak olmaz. Yani evvela bilim lazım, ondan sonra ilim lazım.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Şurayı da iyi anlamamız lazım; İblisin nefsimizdeki mevcudiyeti emmâre, levvâme, mülhime’nin bir kısmında, emmâre’de iblisin üzerimizde şiddetli tasarrufuve hakimiyeti vardır, levvâme’de bu biraz azalıyor, mülhime’de yarıya düşüyor, mutmainliğe geldiğimiz zaman orada artık iblisin hükmü ve iblislik hükmü kalmamış oluyor yani iblisliğin kendine ait hükmü kalmamış oluyor ama bizde iblislik var ve biz onu arif yapmış...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > "Dün gece bir şey yemişim" efsanedir; her ne gelirse hafa hanedendir. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash 2504. "Dün gece bir şey yemişim" efsanedir; her ne gelirse gizli hazinedendir. Ey muhatabım, ilahi hakikatlerin ve marifetlerin açıklanmasına bir şey yediğimin engel olduğunu söylediğime bakma!
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > Bu keşif mir'ât mesâbesinde olan Hakk'ın vücudunda bizim sûretlerimizi sana izhâr eder; ve mertebe-i ahadiyyette vahdet üzere iken, yekdîğerimizden ayrıldığımızdan baʼzımız baʼzımıza zâhir olur; ve yokluk mechûliyeti içinde yekdîğerimizi bilmez iken, baʼzımız baʼzımızı vücûd-ı Hakkanî ile ârif olur; ve her sûretin husû- siyyet-i zâtiyyesi bulunduğundan, baʼzımız baʼzımızdan mütemeyyiz olur. Beyit: رنگ غیریت بكلى محو...
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Düşüncedeki tefekkürdeki önderimiz Maturiyedir, İmam-ı Maturiye, yalnız zâhir olarak, bizim gerçek önderlerimiz, bâtıni önderlerimiz ayrıdır. Ehlullah, Ârif kimselerdir, bunlar ise suret olarak uymamız lâzım gelen islâmın şeriat hüküm-leridir. İmâm-ı Azam Ebu Hanife fiili imamımızdır, yani onun koymuş olduğu Kur’ân-ı Kerim’den ve hadis-i şeriflerden tarayarak, ayırarak aldıkları hüküm üzerine fıkhi ilim olarak...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Hani „benim alimlerim benim varislerimdir“ diyor ya, Rasul (sav) burada alimler arifler, Arif-i billahlar onların hepsi varisleridir, alimler şeriat mertebesinde varisleri, şeyhler tarikat mertebesinde varisleri, Arifler hakikat mertebesinde varisleri, Arif-i Billahlar Marifetullah mertebesinde İnsan-ı Kamil ile birlikte Marifetullah mertebesinde onların Hz Rasulullah’ın varisleridir. Şimdi bilinmesi mutlaka gerekli...
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > Bu ilmi tahsîl edenler hakîkat-i vücûd ile hayâl arasındaki revâbıtı ârif oldukları için "hayrete düşerler. Bu hayret hayret-i mahmûdedir. Zîrâ ilm-i hakîkî netîcesidir. Onun için (S.a.v.) Efendimiz رَبِّ زِدْنِي فِيكَ تَحَيُّرًا ya'ni "Ya Rabbi, sende benim hayretimi tezyîd eyle!
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > [31] Allah’ın vahdeti Fâtiha aynî dostdur. [32] Hamd âlemlerin rabb-ine mahsus işleri İnsân-ı Kâmil’in nefs-i küllüne dost ârif , Dost Necât Rubûbiyet nûru Hakk’ani sıfâtlarıyla hazır.” [33] Bu tür çalışmalar, Terzi Baba (27) Genç ve kıymetli elmas, (34) Bakara dosyası içinde görülebilir.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Buna da ancak “Rasûl” ve onun izini takip eden varisleri olan âlim ve ârif kişiler bu vakti bilir ve izni verebilir. Yol ehlinin bu vakitlere dikkat etmesi gerekir. Bunun iznini ve zamanını ancak sâlikin ârif, ârifibillâh veya Kâmil İnsân olan Mürşid’i bilebilir.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Âlim ve ârif bir zat olan M.Hazmi Tura’nın yanında yetişerek, geriye aşkla ve muhabbetle yazılmış eserler bırakmıştır. Birçok dervişi, muhibbi ve dört halifesi olan Nusret Tura hayatının son döneminde, kendisinde bulunan maddî ve mânevî emanetleri Terzi Baba olarak bilinen Necdet Ardıç’a vererek yerine halife olarak bıraktığını açıklamıştır.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > 53 ise kısaca bilindiği gibi “Ahmed” ismi şerifinin sayısal değeri ve efendimiz (s.a.v.) in göklerdeki adıdır. “men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu” “Kim ki kendi nefsine arif oldu, bu halde gerçekten kendisi Rabbine arifdir” “Kim ki nefsine arif oldu, ancak o Rabbine arif oldu.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Ne zaman enbiyâ ve rusûl ve onların varisleri olan ârif evliyalar, muhakkak âlemde ve ümmetlerinde böyle zâhiri rütbe sahipleri yanında duran ve üzerine lâtif elbise giydirilmiş olan ma’nâları anlayan kimseler mevcud olduğunu bildiler. Anlayışta seçkin (havas) ve halkın (avam) ortaklığı gerçekleşmesi için zâhiri lisân cümlelerine bilerek yöneldiler.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > Onlardan taârüfü olanlar i’tilâf ve tenâkürü olanlar ihtilâf ederler” hadîs-i şerîfi mûcibince her bir rûh-ı küllîye mensûb olanlar, gerek dünyâda ve gerek hayât-ı berzahiyye ve uhreviyyede, imâmını ve yekdîğerini ârif olanlar ülfet ederler. Yabancı olanlar birbirine muhâlefet eder. Ve âyet-i kerîmedeمِهِم ْس ٍ بِإِمَكُل َّ أنَيَوْم َ نَدْعُو(İsrâ, 17/71) ya’ni “O günde biz nâsı kendi imâmlarına da’vet ederiz”...
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > Şimdi ilâhî tecellî (Allah'ın görünmesi) açısından, Allah ile bilen bir ârif yoktur ki o, âhiret yaratılışı üzere olduğu hâlde dünyasında haşrolunmuş ve kabrinden neşrolunmuş (diriltilmiş) olmasın. Böyle olunca o, bunda bazı kullarına Allah'tan bir inâyet (yardım) olarak, görülmeyen şeyi gördü ve müşâhede olunmayan (gözlemlenmeyen) şeyi müşâhede etti. Ya'ni bu tahayyür veyâ Hakk'ı aklın hükmüne reddetmek, bu...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > ” Bir irfan ehli, kendi hakikatine arif olsa, bir itikada uyup, diğerlerine uymamazlık etmez. Yani Arif-i Billah , itikadında heyula gibi olup, heyula ise, her ne suret olursa olsun kabul edip, cümlesine mahal ve mekan olur. Ve haddizatında kendinde ne bir başkalaşma ne de bir değişme vaki olmaz.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > Bunların hepsi kendi mertebeleri itibariyle başlı başına birer irfaniyyet meselesidir. Ancak bu işleri Ârif bir zattan eğitimini alarak idrak ederek yaşamak mümkün olacaktır. Kişi evvelâ “islâm” olacak sonra onun hakikati ve irfani yaşantısı olan Îmân ehli “mü’min” olacak, sonra bütün bu hususları kendi bünyesinde toplayan “Îkân/yakîn” ehli olacaktır.
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > Ve bunu akıl nazar-ı fikrî tarîkiyle ârif olmaz; belki bu fennin idrâki, ancak keşf-i ilâhî ile vâki' olur ki, ervâhını kābil olan âlem sûretlerinin aslı ne olduğu ondan ma'lûm olur.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Onun ümmeti olmaya acizane çalışan bizlerin anlayışı, ancak kendi hayal ve vehmimiz kadar olacağından bu hususta hiçbir benlik yapmadan, sadece konu hakkın da benim aciz anlayışım budur deyip geçmemiz lâzımdır. Konuya mümkün olduğu kadar, gerçek yakîn haliyle yaklaşabilmek için, oldukça uzun seneler, bir arif kişinin yanında, bu konuların eğitimini aldıktan ve kendinde bulunan üç benliğin, “Nefsi benlik-izafi benlik...
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > Kur’an’da zekât kelimesi otuz âyette mârife [6] olarak geçer ve bunların yirmi yedisinde namazla birlikte zikredilir. Kur’an’da sadaka (çoğulu “sadakāt”) terimi de hepsi Medenî sûrelerde olmak üzere on iki âyette zekât anlamında kullanılmıştır. Hadislerin yanı sıra Hulefâ-yi Râşidîn ve Emevîler döneminde de zekât ve sadaka terimleri genelde eş anlamlı olarak geçse de sadaka, hadislerde ve daha çok örfte mecburi...
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Doğum denilen hâdiseyi şöyle bir târifle anlamaya çalışalım; Doğum, gayb âleminde izâfi yoklukta mevcut olan a’yan-ı sâbite terkibinin vakti geldiğinde şehadet âleminde zuhura gelerek seyrini sürdürmeye başlamasına doğum denmektedir. Bu doğum ile Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın Hayy isminin hakîkatleri ile zuhura getirdiği ve târifi mümkün olamayan müthiş bir varlık dünyâya gelmektedir.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Der, o da hemen olur” yâni emri alır kabul eder. İşte Â’râf bunlar ile topluca ârif olmak demektir. Yâni Hakkı gören gözün Râhmaniyyet mertebesi îtibarıyla AHâdîyyete doğru yükselmesi ve bu işlerin hemen olması, demektir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Fakat riyazâtlar ve mücâdeheler ile kâlb aynası saflaşmış ve “şehvet”lerden kurtulmuş ve mâsivâdan uzaklaşmış âriflerin hayâl aynasında görülen suretler “misâl âlemi” nden aksediyorsa, bu hayâller ister uykuda, ister uyanıklık halinde görülmüş olsun, gerçek ve doğrudur. Zira “misâl âlemi” , Ce-nâb-ı Hakk’ın ilim hazinesi olduğu için oradan akseden “hayâl”ler bir hakikati aksettirir.
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > Ârif’in bilgisine, Mârifetullah ( Allah bilgisi) denir. Ârif, marifet ehli kabul edilir. Ârif, Allah’ı, Allah ile bilir ve tanır. Ancak Ârifler de marifet görüş ve bilişlerinin genişliğine göre farklı mertebelerde olabilirler.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Ârif, tuhaf tuhaf güldü de dedi ki: A içi kötü adam, bildiğin, gönlünde tuttuğun şeyden, Hakk seni kurtarsın . O dua, yedi ğöğü de geçti kabul edildi. O yoksulun işi, nihayet iyileşti, düzene girdi. Çünkü ârifin o duası, her duaya benzemez.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > İşte bu şekilde başlayan ilâhî akışta şehâdet âlemi dediğimiz yaşadığımız bu dünyâda bu ilâhî hakîkatlerin böyle olduğuna ârif olan kişiler açısından bakıldığında, o kişiler bu bahsettiğimiz ahadiyyeti müşâhede makâmında görür ki, bu şekilde görünce birbirleriyle çekişmekte olan kimseler, onların gözünde kendi hakîkatlerinden dışarıya çıkmamışlardır. O kimselerin ilâhi ilimde sâbit olan ayn’larının sâbitliği...
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Dördüncüsü; ârifîn-i billâh hazarâtına fenâ-fillah ve baka-billâhtan sonra tam vahdet ve çokluğun yok olması hâlinin meydana gelmesidir. Ârifin nefsinde gerçekleşen bu tecellîye de “büyük kıyâmet” derler. Beşincisi; bütün kâinât için takdir olunmuş ve beklenen kıyâmettir ki, Hakk Teâlânın celîl âyetlerindeki: “Ennes sâate âtiyetün lâ raybe fîhâ” ya‟nî “O saat muhakkak gelecektir, onda hiç şüphe yoktur”(Hac, 22/7) ve...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Arif-i billah ne demek? Allah’ı anlatan demek. Bakın Allah eğitimi, uluhiyyet eğitimi nerede başlıyor! İlahiyat eğitimi bu işte. Fakültede okutulan sünnet, farz eğitimi gibi değildir. Tabi o da din içinde ama dinin zahiri kısmıdır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Her yönüyle hep kemalde Görünür varlık Cemalde En güzel oluş her halde İnsan olmakmış meğer. Bakın Adem oldun Ârif oldun, İnsan oldun bakın sırayla gidiyor. İşte bunlar insanın vasıflarıdır, mertebeleridir meratipleridir. Aç gönlünü Hakk’tan yana Neler ulaşır bak san En güzel şey Allah’a Habib olmakmış meğer.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Tarikat mertebesinin eğiticisi şey efendilerdir, Hakikat mertebesinin eğiticisi arifler, Marifet mertebesinin eğiticisi ise Arif-i Billahlar. Bir insan Arif-i Billah ise Ariflik yapar, Şeyhlik yapar, imamlık yapar gerektiğinde çünkü o mertebelerden çıkmıştır, nasıl ki bir profesör üniversitede de ders verdiği gibi lisede de ders verir ortaokulda da ders verir, ilkokulda da ders verir çünkü salahiyeti vardır.
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > [33] “ İz- -T-B- ” "Gece (zulmât) ve gündüz (nûr), 'el-Vâhid' isminin tecellisindeki ikiliktir. Biri diğerine dönüşürken Hakk'ın 'el-Kayyûm' ismi zuhur eder." [34] "Ârif, geceyle gündüzü bir görendir. Zira her ikisi de O'nun mülküdür." [35] "Güneş, 'en-Nûr' isminin; Ay ise 'el-Münîr' isminin mazharıdır.
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > Nitekim Hazreti Ali kerremallahu veçhe buyurur: “ Kendini küçük olarak ZAN edersin, Halbuki alemi EKBER Sensin!. .” Âlem Sen’de gizlidir!.. Eğer, bir kâmil yetiştiriciye gidip, nefsine arif olursan, cümleyi sende, kendinin de cümlede mevcut olduğunu bilirsin... İnsân-ı Kâmil’in büyüklüğünü şöyle düşünebilirsin: Onsekiz bin âlem farzolunsa ki bir havan içinde dövülüp macun haline gelse, bu terkip “İnsân-ı Kâmil” olur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Billahlar. Bir insan Arif-i Billah ise Ariflik yapar, Şeyhlik yapar, imamlık yapar gerektiğinde çünkü o mertebelerden çıkmıştır, nasıl ki bir profösör üniversitede de ders v...
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > ...Eğer, insan indîmdeki menziline ârif olsaydı, derdi ki, bütün nefislerdeki nefsim; bu anda mülk yoktur benden gayrı. ********** Eğer ufkumuz geniş olmayıp sadece şe...
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > 4 Aç gönlünü Hakk'tan yana, Neler ulaşır bak sana, En güzel şey Allah’a, Habîb olmakmış meğer, 3 Her yönüyle hep kemâlde, Görünür varlık cemâlde, En güzel oluş herhalde, İNSAN olmakmış meğer, 2 İlim öğrenmekten gaye, Ulaşmak içinmiş yare, İlmin sonunda paye, Ârif olmakmış meğer, 1 Düşündün mü hiç kardeşim, Bu âlemde nedir işin, Dünyaya sebebi gelişin, Âdem olmakmış meğer.
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûnusiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > İşte Yûnus (a.s.) bu hikmette beyân olunan hakā- yıkı mertebe-i nübüvveti hasebiyle ârif olduğu için bekā-yı “nefes”i te'mî- nen belâyâdan firâr edip bir gemiye bindi. Nitekim Hak Teâlâ buyurur: إِذْ أَبَقَ إِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ )Saffat, 37/140) [Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > Ve kezâlik melek ona racül sûretinde temessül ettiği vakit, o da hazret-i hayâldendir; zîrâ o racül değildir; o ancak melektir ki insan sûretine girdi. İmdi [9/15] nâzır olan ârif, ubûr edip tâ onun sûret-i hakîkiyyesine vâsıl oldu. Böyle olunca “Bu Cebrâîl’dir, size geldi; tâ ki dîninizi size ta’lîm eyleye!” dedi. Hâlbuki onlara bundan evvel رُدُّوا عَلَيَّ الرَّجُلَ ya’ni “O adamı bana reddedin!
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > İmdi onun Cibrîl olduğunu bildiği vakit, üzerine messettiği şeyde muhakkak hayât sirâyet ettiğini ârif oldu. Böyle olunca "dâd” ile yâhud "sâd” ile, ya'ni avuç dolusuyla ve yâhud parmaklarının uçlarıyla, isr-i resûlden bir kabza kabzeyledi.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Yaşadığımız şu dünya o kadar muhteşem ve mübarek bir yer ki, beşer kelimesi bunu anlatmaya yetmiyor ne yazık ki, ama söyleyenden dinleyen ârif dediği gibi, insân kendi bünyesinde beşer lisânı yetmese bile gönül lisânı onun ne olduğunu açıklar daha yaklaşık bir ifade ile. Ve muhakkak ki onlar Rab’larına ulaşacaklardır diyor. Demek ki huşu ile sabır ile ve namazla, burada namazdan kasıt bütün ibadetler, sabırdan kasıt...
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Kendi varlığı ve âlemin varlığı. ************ Hayat felsefesi; Muhabbet ve marifet- Muhabbetullah ve marifetullah. ************ İslâm yaşantısının üç hali; (1) fiili islâm (2) duygusal islâm (3) İlâh-î-irfân-î islâm.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Her yönüyle hep kemalde Görünür varlık Cemalde En güzel oluş her halde İnsan olmakmış meğer. Bakın Adem oldun Ârif oldun, İnsan oldun bakın sırayla gidiyor. İşte bunlar insanın vasıflarıdır, mertebeleridir meratipleridir. Aç gönlünü Hakk’tan yana Neler ulaşır bak san En güzel şey Allah’a Habib olmakmış meğer.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > “İhsan” hadisiyle başlayan rû’yet ve müşahede yolculuğu, bu ayet ile kemale ermiş ve varlığında Hakk’ın Varlığından başka hiçbir şey olmadığını anlayan ve arif olan kişi, Allah’ın kendiyle kendinde olduğunu mutlak olarak bilmiş, bildirmiş ve hayatını böylece devam ettirmiş olmaktadır.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Fusûs’ül Hikem şerhi Lokman Fassında bu ihata şöyle anlatılmıştır; Hikmet, eşyânın hakîkatlerine hâliyle ma'rifettir. Çünkü ancak eşyânın hakîkatlerine lâyıkıyla ârif olan kimse, o eşyânın hükmünü mahalline koyar. Hikmetten nasipsiz olanların eşyâ hakkında verdikleri hüküm, yerinde olmaz.
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > Belirli çalışmalar sonucu bunları ortaya çıkaran kişi Hz. Rasûlüllah’ın (s.a.v) dediği gibi “Kim ki nefsine ârif oldu, o Rabbine ârif oldu” çünkü nefsin hakikati rubûbiyyet hakikatine dayanmaktadır. Mülhime nefs...
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Birkaç yıldır bu maksatla geldiğim Bulvar üzerindeki Fatih Sultan Mehmed Camii’nin alt katına yeniden postu serdim. Camiin imamı, üstadımız olan M. Arif Karalı hocam çok istemesine rağmen rahatsızlığı hasebiyle itikâfa niyetlenemeyince ben de zahiren tam bir yalnızlık hırkasına bürünerek kûşe-i uzlete çekiliverdim.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > ) İfadesi ile, Zât-ı Mutlak’ın âlemde ilk olarak faaliyyete geçen sıfatının muhabbet sıfatı (hub) olduğunu bildirmektedir. “En u’rafe” (ârif olmak / bilinmeklik.) İfadesi ile bilmek ve yaşamak irfaniyyetinin ne derece mühim olduğunu ve bilinçli sevginin irfaniyyet sıfatı ile güzel olduğunu bildirmektedir.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Zira Kur’ân’ın zahirî anlamları kadar bâtınî anlamları da vardır ve hurûf-ı mukatta‘a bu bâtınî anlamların anahtar kapılarıdır. Her bir harf, arif gönüller için bir çağrıdır; hakikatin perdesini aralayan, kalbe inmeyi bekleyen bir sırdır. Rad Suresi’nin başındaki bu harflerin tilâvetiyle başlayan rezonans, surenin ilerleyen âyetlerindeki ilâhî mesajları daha derin idrak etmeye hazırlık sağlar.
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ölüm Hakkında Kıyamet)
  > Bunu demeleri için de bu kimselerin ârif olmaları gerekmektedir. Bizlere bu Âyet-i Kerîme’leri hemen okuyarak geçiyoruz ancak bunların yaşanması için bir hayli süre gereklidir ki bu bahsedilen söz için bu süre on beş senedir.
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Ârif olmak Rabbini ve nefsini bilmek olduğuna göre, Hakkın ezeldeki hükümleri’nin müşahede âleminde mikdar, mikdar dağıtımı ve her esmâ-i İlâhiyye’nin zamanı geldiğinde bu mikdar’a boyun eğerek kendisine düşen vazifeyi ifaya çalışması, hakiki kulluğun da bir gereğidir.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Oysa ârif için bu hakikat, varlığın özünde kaynayan vahdet nurlarının fışkırdığı pınar gibidir. Ârif, o nurlarda sadece tevhîdi değil, aynı zamanda varlığın ezelde sabit olan hakikatlerini müşâhede eder.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > ” Alîm ve ârif bir zât olan Hazmi Tûra Uşşâki Hazretleri haftanın cu-martesi günleri ikindi namazını müteakiben de Beyazıt Câmiinde Mes-nevi Şerif okutuyordu. Necdet Bey imkân buldukça cumartesi günleri Tekirdağ'dan Beyazıt Câmiine gidiyordu.
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Ârif, tuhaf tuhaf güldü de dedi ki: A içi kötü adam, bildiğin, gönlünde tuttuğun şeyden, Hakk seni kurtarsın . O dua, yedi ğöğü de geçti kabul edildi. O yoksulun işi, nihayet iyileşti, düzene girdi. Çünkü ârifin o duası, her duaya benzemez.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > Belirir rüknü Iraki kuzey köşede, Gelinir rüknü Şamiye batı köşede, Daha sonra rüknü Yemani güney köşede, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? Dört köşededir dört işaret, Şeriat, tarikat, hakikattir marifet, Boşa geçirme vaktini kendini arif et, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? Yedi tavaf derler etvarı seb'adır, Menziline varmağa hakikat yoludur, İnsan mihverinde dönmeğe koyulur, Siyah örtü neyi örter bilirmisin?
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > İşte bu yüzden bütün âlemler de zuhur ve tecelli de olan “ilm-î Hakikat-i muhammed-î nin zuhuruna ârif olunca ( Bana bakan ) hükmünce âlem’de yaygın olan Hakikat-i Muhammed-î nin varlığını görmeyi müşahede etmeye başlayınca ( Hakk-ı görür ) hükmü açık olarak ortaya çıkmış olacağından, “mir’ât-ı Muhammed” aynasında bütün âlem de Hakk-ı görmemiz zor olmayacaktır. Bu husuta şöyle denmiştir. “Ayinedir bu alem her şey...
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Lokmâniyye'de Vâki' Hikmet-i İhsâniyye)
  > .... Zîrâ ancak hakāyık-ı eşyâyı lâyıkıyla ârif olan kimse, hükmünü mahalline vaz’eder. Hikmetten bî-behre olanların eşyâ hakkında verdikleri hüküm, yerinde olmaz. Onl...
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Dâvûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Vücûdiyye)
  > Ve o halîfe sûret-i ahzından ârif olduğu şey hakkında muhtass-ı muvâfıktır. Ve o, onda, Nebî (s.a.v.)in rusülden tekaddüm eden kimsenin şer'inden takrîr ettiği şey menzilesindedir.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > ” Ya’ni bu maârif ve hakâyıkın bilâ-i’tirâz kabûlü için rûhun, nefs-i hayvânînin te’sîrâtı altından kurtulması îcâb eder; bu da akl-ı selîm kuvveti ve dîn düstûrlarıyla nefsin benliğini ve enâniyetini ezmek ile olur. Bu enâniyeti ezmek ise, gayet meşakkatli ve sıkıntılıdır ve çok sabır lâzımdır.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Hikmet sahibi derken ârifi billâhı anlıyoruz. Arifi billâh hakîm isminin tecellisi olduğundan hikmet sahibidir. Zira sahip olmak Veli isminin manâlarından biridir. Ve o da Hakk`in bir başka ismidir. Demek ki hikmet sahibi olan yine Hak`tır.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > 2│MUKADDEME İmdi bu kitâb-ı münîfi hatmederek mündericâtını zevkan ârif olanlar, mebde’ ve maâdın ne demek olduğunu, ya’ni kendisini ve muhîtinin nereden gelip nereye gittiğini ve her mevtında ne için meks ettiğini ve hakîkat-i vücûdu anlarlar.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > (5) ve (4) olarak ayırırsak, ( 5 ) Hazarât-ı Hamse’ye, ( 4 ) ise şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet mertebelerine ve ayrıca “ anâsır-ı erbaa ” yâni dört unsura (toprak, hava, su, ateş) işâret eder. (5) ile (4)’ü toplarsak ( 9 ) eder ki Mûseviyyet mertebesidir. Âyetlerinin sayısı ( 99 )’dur.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > İşte bütün buların hakikatlerini bilen ve bunlardan dahi olmayıp, onların da üstünde bulunan, A’raf ehli, bulundukları ilm-i ilâhiye tepesinden, bütün bunları A’raf-Âriflik hakikatinden, müşahede ile seyredeceklerdir. ------------------- Dünya bir rû’ya âlemi, insanlar ise bu rû’ya âleminin içinde, kendi dünyalarında, kendi nefsi hayellerinde o rû’yanın gafleti içinde hayali tabirini yapmaya çalışmaktalar.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > Yâhut bir asıldan neş’et ettikleri halde bu keserât arasında vâki’ olan ahvâl ne nizâ ve ihtilâf-ı hakîkîdir ve ne de dellâlların münâzaât-ı ca’liyyesi gibi san’attır; belki vücûd-ı hakıkî-i Hakk’ın, vücûd-ı izâfî âleminde kendi şuûnât-ı ilâhiyyesini müşâhedesinden ibârettir ki, bu illet-i gâiyyeye vuküf ve bu tecelliyâtın seyri, ârifleri hayrette bırakır; ve ârif, bu nazar içinde “seyr-fillâh”dadır; ve...
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > Ayrıca tevhidin hakikati bakımından “yaratan ve yaratılan” şeklinde iki ayrı varlık düşüncesi de ikiliğe sebep olacaktır ki bu da ârifler nezdinde şirktir. Muhterem okuyucum, bu kitâbın yazılışında, tertibinde, basımında ve bütün safhalarında emeği geçenleri saygıyla yâd etmenizi, geçmişlerine de hayır duâda bulunmanızı niyâz ederim.
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kuddûsiyye)
  > Ve kim ki, a'dâd hakkında takrîr ettiğimizi ve muhakkak onların nefyi, onların ayn-ı sebti olduğunu ârif olsa, her ne kadar halk, Hâlık'tan mütemeyyiz oldu ise de, muhakkak Hakk-ı münezzehin halk-ı müşebbeh olduğunu bilir. İmdi emr budur ki, Hâlık mahlûktur. Ve yine emr budur ki, mahlûk Hâlık'tır.
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Üzeyriyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kaderiyye)
  > Ma'lûm olsun ki, rusül (salavâtullâhi aleyhim), evliyâ ve ârifîn olduk- ları haysiyetle değil, rusül oldukları haysiyetle, ümmetlerinin bulun- dukları hâl merâtibi üzeredir. Binâenaleyh rusül indinde, irsâl olun- dukları ilimden, ancak ümmetlerinin bila-ziyâde ve lâ-noksan muhtâc oldukları şey kadar vardır.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > “En urafe” (ârif olmak-bilinmeklik.) İfadesi ile bilmek ve yaşamak-irfaniyyet-i nin ne derece mühim olduğunu ve bilinçli sevginin irfaniyyet sıfatı ile güzel olduğunu bildirmektedir. (Fe halektül halke) (Mükevvenât-halkı, halk ettim.) İfadesiyle Ulûhiyyetinden halkıyyetine olan tenezzülünü ve halkıyyet sıfatını bildirmektedir.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç (18 Hz.Pey.R ya da.g rmek)
  > İşte bu yüzden bütün âlemler de zuhur ve tecelli de olan “ilm-î Hakikat-i muhammed-î nin zuhuruna ârif olunca (Bana bakan) hükmünce âlem’de yaygın olan Hakikat-i Muhammed-î nin varlığını görmeyi müşahede etmeye başlayınca (Hakk-ı görür) hükmü açık olarak ortaya çıkmış olacağından, “mir’ât-ı Muhammed” ayna-sında bütün âlem de Hakk-ı görmemiz zor olmayacaktır.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > Ancak onun ümmetinin Ârifleri bu sırra kendi mertebeleri yönünden aşinâdırlar. Şimdi burada akla bir soru gelebilir. (Acaba bütün nev-i beşer bu şekilde mi, halkedilmiştir.) El cevap “evet bu şekilde halkedilmişlerdir.” Eğer bu şekilde halkedilmemiş olsalardı zâhiren de isimleri ve vasıfları “İnsân” olmazdı.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan, yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > İşte bu yoldan “nef-sini bilen kişi Rabb’ını bilmiş,” oldu. Hadisi Şerifte belirtilen; “men arefe nefsehu fekad arafe rabbehu.” Meâlen : “Kim ki nefsine arif oldu ancak o Rabb’ine arif oldu.” Burada arif olunan – bilinen, nefsin sadece “emma-re” lik yönü değil, bütün mertebeleriyle birlikte hakikati iti-bariyle bilinen “nefs” ’tir.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > (17) Şeriatta İmam, Tarikatta Şeyh, Hakikatte Arif ve Marifette Arif-i Billah………………………………………………… (17) CD (02-kûr’ân-ın-dört mertebesi) Tarikat Mertebesinin Düşebileceği Zaaflar………………. (21) Tarikat Mertebesinden Hakikat Mertebesine Geçme.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > ...liyete geçirir, - daha sonra berâtını alır, - daha sonra Mi’racını yapar, - daha sonra kadri’ni yaşar, - daha sonra da “şükür” Ramazan bayramını yapar. Bu haller Cemâl tecellisidir. Cemâl-i İlâhî tecellis...
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > Kâ’be-i Muazzama ism-i zât’ın mahzarı olması itibariyle, nasıl ki bil-cümle secdelerin kıblesi olmuş ise, zât isminin mazharı olan bizim hakikatimiz dahi öylece secdelerin kıblesidir. Ve bu mânâya işareten Ebu’l- Hasan Harkani (r.a.) “Eğer benim hakikatime ârif olsaydınız bana secde ederdiniz.” Buyurmuştur. (Fusûsu’l-hikem Âdem fassı sayfa (163) Tekrar Âyet-i Keriyme’ye dönerek yolumuza devam etmeye çalışalım.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Bu da güzeldir ama kişi bu dünyada iken kendini kazanamazsa, yarın hiç kazanamaz isterse savapları yüzünden cennet ehli olsun, ancak Hakk ehli Ehlullah gerçek Ârif ve “muhakkik” olamaz. Kişinin cinsel organı hayatının/varlığının en mühim azalarındandır. Ve zahir batın erliğini simgeler.
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > Oysa Sâmiri bu işi bilir idi.Şimdi onun Cibril olduğunu bildiği zaman, üzerine temas ettiği şeyde kesinlikle hayât yayıldığına ârif oldu. Böyle olunca “dad” ile (kabza) yani avuç dolusu yâhut “sâd” ile (kabsa) yani parmaklarının uçlarıyla , resûlün izinden bir tutam aldı.
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > Yani kendini bilen, nefsini bilen, Rabbini de bilmiş oluyor, Efendimizin buyurdukları gibi “men arefe nefsehu fekat arefe rabbehu” “Kim ki nefsine ârif oldu o ancak rabbine ârif oldu.” Âyetin “gaybe imân” veya “gaybı ile imân” diye çevrilen bölümünün kısa izahından sonra “Namazlarını dosdoğru kılarlar” ifâdesinı ele aldığımızda; bunun da biri zâhiri, diğeri batıni iki anlamı bulunduğunu görüyoruz.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ârif, her ânı bir mucize bilir ve daima Hakk'ın huzurunda eğilir." [6] ---------------- وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ {الشعراء/5} “Vemâ ye/tîhim min zikrin mine-rrahmâni muhdesin illâ kânû ‘anhu mu’ridîn(e)” Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > “ Kâmil İnsân, Terzi Baba” örneğini sunmamızdaki maksat ise, hakikât ve mârifet ilminin derinliklerine ulaşmak isteyenler, onu bulup tanıyabilsin, gerekli olan istifâdeyi sağlayabilsinler diye düşündük. Özellikle tasavvufi yaşantıya âşina olup, bu yolda seyrü sülûk edenler için, ve de kendi Târikât-ı Âliyye-i Uşşâkiyye yolumuz için, İslâmın ve Kur’ân’ın kâmil İnsân’ını tanıyamadıkça gerçek ma’nâda Hakk ehli olmamız...
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip, bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > ...kâim bilgisinde ârif eylesin. Kendisinin 16-Terzi Baba kitaplarının 215-incisi olan, bu kitapta Tarık suresinde geçen zahiri anlamların içinde, yer alan, başka yerl...
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > Yaşadığımız şu dünya o kadar muhteşem ve mübarek bir yer ki, beşer kelimesi bunu anlatmaya yetmiyor ne yazık ki, ama söyleyenden dinleyen ârif dediği gibi, insân kendi bünyesinde beşer lisânı yetmese bile gönül lisânı onun ne olduğunu açıklar daha yaklaşık bir ifade ile. Ve muhakkak ki onlar Rab’larına ulaşacaklardır diyor, demek ki huşu ile, sabır ile ve namazla, burada namazdan kasıt bütün ibadetler, sabırdan...
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > (Hadis-i Şerif) (men arefe nefsehu fekad arafe Rabbehu) “kendi nefsine ârif olan/bilen, kendisinin Rabbına ârif olur (bilir) ” (Hadis-i Şerif) “muti kable en temutu” “mevt olmadan (ölmeden) evvel mevt (ölü) olunuz” (Zümer 39/9) ذِينَ يَعْلَمُونَ ع قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ لِلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ ع وَآلْ إِنَّ مَا يَتَذَكَّرُ أُولُوا الْأَلْبَابِ (kul hel yesteviylleziyne ya’lemune velleziyne lâ ya’lemune...
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > İnşeallah bizlerde arife gününün idrakine ulaşan hakka ârif hakkikatine ârif kullardan oluruz. Ne mutlu ki şeker bayramlarını şükür bayramlarına ulaştıran o mutlu kullara. Onlar Allah-u Teâlânın mutlu kulları. Rağbet ettiler Allah-u Teâlâ’ya ulaşmak için Regaip Kandillerine erdiler.
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇)
  > Hikmet âlim ile ârif arasındaki fark gibidir, kitap âlim’e karşılık ise hikmet ârif karşılığıdır. Hikmet Hakîm isminin açılmış şeklidir. Hikmetin ifadesi olan hayır kişinin gönlüne gelenlerle Zâhir isminin içindeki Bâtın isminin hakikatlerini idrak etmektir, kişinin şuur ile hareket ederek kendi hakikatini idrak etmesidir yani vahdet kanalının kişide açılmasıdır.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kişi evvelâ kendine ulaşamaz ise Rabb’ine hiç ulaşamaz. Çünkü “ nefsine ârif olan Rabb’ine ârif olur ” hükmü gerçektir. Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Aşıklar, ârifler, mahbubin mertebesinde olanlar da vardır. İşte onlarda kendi mertebelerinden, karşılığı olan cennete gideceklerdir. Burada bunu toplu olarak demiş. Ebrar genelde Kûr’ân-ı Kerîm'de birçok âyetlerde de belirtildiği gibi Esteuzi billah. Âl-i İmrân sûresinde “Len tenâlûl birre hattâ tunfikû mimmâ tuhibbûn.
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (258 44 45 Ku Ker Yol  DUHAN Sûresi   Murat Derûni)
  > Ya’ni, Hakk’ın nûrundan parlayan her kalb-i arifin pertevinden, hak ve bâtıl seçilir ve hak bâtıl ve bâtıl dahi hak sûretinde görünmez, imdi, nûr ve hâdî olan Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûlü, hak ve bâtılı zerre zerre ayırmıştır. Velâkin kulûb-ı âmme nûr-ı Hak’tan müstenîr olmadığından, bâtılı hakka ve hakkı da bâtıla bürünmüş bir halde görüp, yollarını şaşırırlar.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > ) “Şimdi Ârif-i billâh “Senin vücudun bir günahtır ki, diğer bir günah ona kıyas bile edilmez” ifadesine göre, kendi vücudunu Hakk’ın vücuduna ortak koşmaz ve Hak Teâlâ da tam bir kerem ile ona tecelli buyurmakla, kulluksal vücudu hakkânî vücutta erir gider. Nitekim Mevlânâ (r.a.) efendimiz bu makama işaret olarak buyururlar: “Kıyamet davulunu çaldılar; haşr surunu üflediler. Ey ölüler, vakit geldi; yeni haşr...
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Tekkedeki sohbet hikaye anlatımı ve duygusallık ile sınırlı ve hatta siyasete bile kayabiliyor. ♫ derneği de böyleydi, Na… tekkelerinde de sadece zikir vardı hatırladığımız kadarıyla. Arif-i Billah olanlarca her yerde ve zamanda ilim irfan müşahede edilebilir fakat bizim için ilim ve irfan toplanılacak yerler değil.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Hâdiselere, kesret yani çokluk gözüyle bakân kişi, yazıyı kâlemin yazdığını zanneder. Vahdet yani birlik gözüyle bakân ârif kişi ise, evvelâ kâlemi, sonra kolu, sonra bedeni, daha sonra da, kafayı yani aklı görüp idrâk eder ki yazının oluşmasında mutlak hâkimiyet akıldadır.
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (49 36 YÂ-Si̇n Sûresi̇)
  > Denize ulaşmış kişi ile târiflerle denize ulaşmaya çalışan kişinin hükmü bir olmaz. Yeri gelmişken bir hâtıramdan bahsedeyim : “Bir gün kendisini zamanın Mehdi’si îlân eden bir kimsenin sözcüsü bizlere gelerek o kişiye katılmamız gerektiğine dair bize mesaj getirdi.
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > ” ********* Bu Âyet-i Kerîme’ her ne kadar zâhiren kıyamet sürecinden bahsediyor ise de bâtınen hakikât ve mârifet yolunda bizdeki nefsâni arzûların ve isteklerin yıkılmasından bahsetmektedir. Tevhidi ilâhîyye ile bunlar sarsıldıkça yavaş yavaş parçalanıp yıkılmaktadırlar aksi halde bu nefsâni arzû ve isteklerin altında kalır ve ezilir gideriz, Allah korusun.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Cenâb-ı Hak, müşâhede vâridini doğrudan kalbe tattırarak kulunu kendine çekmeyi murad ettiğinde, ona mârifet nurlarını ve gaybî keşifleri ikrâm eder. İşte bu an, ârif için kıyametin tahakkukudur; zira o, gayb âlemlerini hakka’l-yakîn derecesinde müşahede eder. Böylece dünya arzularından, hevânın süs ve lezzetlerinden yüz çevirerek bütünüyle hakikate yönelir.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Bu durumda “mülk, alimin perdesi,” olur. “melekût -> ârifin şeytanıdır.” Melekût da ârifin perdesi olur. Buradaki ârif, ârif-i billâh olan değil de tarîkat ehlinin irfaniyetidir. Şeriat ehline göre bir üstte olan, ki biz ona muhabbet ehli diyelim.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İşte bunların hepsinin eğitimi ise gerçek bir Ârif/irfan ehli tarafından ancak kendisine gönülden nefyedilen (İlâh-i ve Risâl-i) kelâmlar vasıtası ile ve tâlibin de büyük gayretleri ile tahakkuk etme imkânı vardır aksi halde, ya bu hususlar sadece dilde dolaşan bilgiler olur, veya kimsenin haberi bile olmayan bilgiler olarak kitap sayfalarının arasında kalır gider.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Buna göre muhakkik olan ârif, “ev edna: yahut daha yakın” denilen makamını geçtiğinde, daireyi iki kısma bölen çizgi ortadan kalkar (tam bir cem hali meydana gelir). Murad olan için, hüküm cihetinden öncelik/evvellik ve zuhur gerçekleşir. Mürid ise, âhirlik/sonluk ve onun gereklerine nail olur. “Kulunu gece vakti yürüten Allah’ın şanı yücedir” (İsra, 17/1) âyetinin ve “Dur, Rabbin namaz kılıyor” hadisinin sırrını...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > Bu ayet-i kerime hakkında irfan ehli, sadece “ illâ liyağbudûn -bana ibadet etsinler.” Anlayışı ile kalmamışlar. “ illâ liyağrufûn-ancak bana arif olsunlar. ” Demek suret-i ile Allaha ulaşmanın, ma’rifet anlayışı ile olabileceğini bildirmişlerdir.
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (50 76 İ̇nsan Sûresi̇)
  > Dördüncüsü, Ârifler zümresidir. Bu grup daha dünyâda iken varlıklarının hakikâtini idrâk ederek şuurlandıklarından dolayı madde bedenleri ile birlikte kabire giren nefsleri istedikleri anda kabirden çıkmaktadır.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Âyetlerin ve Hadislerin incelenmesi neticesinde “nefs" in “hakikat-“ i itibarile çok muteber bir varlık olduğu ortaya çıkmaktadır. Ârifler bireysel olarak Hakk yolunun seyr-ü seferinde “nefs” -i “yedi” mertebeye ayırmışlardır. YEDİ NEFİS MERTEBESİ 1. Nefs-i emmâre, Nefs-i levvâme, Nefs-i mülhime, Nefs-i mutmeinne, Nefs-i Râdıye, Nefs-i mârdiyye.
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > Ancak bu anlayış tenzîh ve teşbih-i birleştirip tevhid eden ümmet-i Muhammed’in Âriflerine has bir anlayıştır ki, “Vâcib-ül Vücûd” u her mertebesi itibariyle “mevcud-ül vücûd” olarak idrak etmek ve yaşamaktır. Gayemiz bu Âyet-i Kerîmelerin tamamını yorumlamak olmadığından, sadece tenzîh ve kûdsiyyet ifade eden yerlerine temas etmekteyiz o yüzden özet olarak ele almaktayız.
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > ) bu ma‟nâyı böyle îzâh buyururlar: "İmkân dâhilinde olanın kendi zâtının hakîkatine göre hiçbir şeyi yoktur. Ve onda kemâl vasıflardan ilim, kudret ve irâde gibi ne kadar vasıf var ise hepsi emânettir. Ve bu vasıflar Hak Teâlâ hazretlerinindir. Bundan dolayı ârif, hâlini bilip dâimâ hakîkî fakr makâmında durur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > Şeriat mertebesinde imamlar, Tarikat mertebesinde şeyh efendiler, Hakikat mertebesinde arifler, Marifet mertebesinde de Arif-i Billah’lar görev yapmaktadırlar. Şeyh efendilere biraz fazla yük yüklüyoruz, onlara haksızlık ederek çok yük yüklüyoruz. Efendim elhamdülillah benim şeyhim Gavs-ı Azam dır, benim şeyhim Kutb-ul Aktabdır, benim şeyhim işte Kutb-ul İrşaddır, birisi çıkmış yola benim şeyhim İrşat Kutbudur peki...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç (147 15 2 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Düşündün mü hiç kardeşim Bu alemde nedir işin Dünyaya sebeb-i gelişin Âdem olmakmış meğer İlim öğrenmekten gaye Ulaşmak içinmiş yâre İlmin sonunda paye Ârif olmakmış meğer Her yönüyle hep kemalde Görünür varlık Cemalde En güzel oluş her halde İnsan olmakmış meğer Aç gönlünü Hak’tan yana Neler ulaşır bak sana En güzel şey Allah’a Habib olmakmış meğer Necded’den dinle bu sözü Haktan ayırma hiç özü Bu dünyanın gerçek...
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > Yani ertesi günün bayram olduğu biliniyor ve o gcceye idrakle ulaşan kim­se ise “Arifi billah” mertebesine ulaşmış oluyor. İşte böylece “Regaib” gecesi ifadesiyle başlayan hakikat yolculuğu “Arif-i billah” hükmü ve yaşantısı ile neticeye ermiş oluyor. Bu hal ile Ramaza­nın otuz ( 30 ) una ulaşmış insan da bayram yapmaz da ne yapar?
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Bir de kişilerden nefsani çıkanlar var işte onlar hariçte his verip ıshar edemezler. Şeyh-i Ekber (r.a.) hazretlerinin Fütûhât-ı Mekkiyye'lerinde: "Arif­te himmet olmaz" buyurduklarının ma'nâsına gelince: himmet: arif huzur-u kalp ile hatırını ve kuvvasını yani kendi hatırını hatırlamasını ve kuvvetini toplayıp vehmiyle ve fikri ile kendi nefsini halk ve takdir edeceği şeyin icadına musallat kılar.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > Dördüncü kıyâmet: Ârifîn-billâh hazarâtına fenâ-fillâh ve bekâ-billâhdan sonra vahdet-i tâmme ve inkıhâr-ı keserât hâlinin zuhûrudur. Ârifın nefsinde vâki' olan bu tecellîye de “kıyâmet-i kübrâ” derler. Beşinci kıyâmet: Bilcümle kâinât için mev’ûd olan kıyâmettir ki, Hak Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de (Hac, 22/7) “Kıyâmet gelicidir, onda şübhe yoktur!
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Tasavvuftaki Şeriat, Tarîkât, Hakikat ve Mârifet yolculuğunda ce-hâlet karanlığın ifadesi ve ama aynı zamanda meyvesi alîmlik ve âriflik olan cevaplara tohum olan soruların aydınlatılması için ışığa “kandille-re” ihtiyaç vardır. Cenâb-ı Hakk Güneş misâli, Rasûlüllah Kamer misâli ve sahabeler Yıldızlar misâli ise, şeyhler, ârifler ve ârif-i billâhlar da elbette yeryü-zünde kandiller misâlidir. Önemli olan kendi...
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > 1) Ef’âl - Şeriat - Melikiyet 2) Esmâ - Tarikat - Rububiyet 3) Sıfât - Hakikat - Rahmaniyet-Vahidiyet-Uluhiyet 4) Zât - Mârifet - Ahadiyet Mertebeler içinde “Sıfat” mertesine bakınca kendi içinde Rahmaniyet-Vahidiyet-Uluhiyet 3 bölüm olduğu görülmektedir… 3. Satırı sayıya dökünce 1 – 1 – 3 olduğu görülür. Sıfât, Furkân ve O’da tafsili Kûr’ân olan âlem kitabıydı. “113” şeklinde yan yana getirdiğimiz zaman bunun...
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > Çaresi ise hakikat-i ilâhiyye üzere mahlûk olan bir Ârif’in gözetimi altında İlâh-î arabca’sını ve onun da kaynağı olan, Rububiyyet mertebesinin Rabcası’nın eğitimini almak sûreti ile mümkün olacağıdır. Aksi halde aynı şeyleri ömür boyu okur dururuz bâtınımız ölü hâlinde yaşamına devam eder, bizde bu zâhir çalışmalarımızdan dolayı mükâfat olarak sevap kazanırız bu yolla belki cennete giresiz ama gerçek mâ’nâ da...
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > ...im olmaktan başka çaresinin olmadığını idrak eder. Teslimi külli ile teslim olur, daha sonra vechini (bütün varlığını) Hakk'a teslim eder bunun karşılığı ihsandır, Cibril hadisinde bu olgu çok muhteşem bi...
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > 1325-1327/(1909) senesinde Taşkasap civârındaki Fındıkzâde Tekkesi meşîhatinin şeyh Ârif Efendi‟nin vefâtından sonra boş kalması üzerine, Mustafa Hilmî Efendi buraya tayin olunmuştur. Bu tekke esâsen Nakşî zâviyesi olduğundan Nakşî usûlü ile âyin icrâ edilmesi gerekmekteydi.
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Ancak bunların içerisinde ilmî mânada en geniş sahayı kaplayan âriflerdir, irfân ehlidir ve bunlar bütün bu dilekleri kabul ederler. Hiçbirini inkar etmeden. Ama bazen bakıyoruz ki, bir grup öteki grubun küfürüyle ilgileniyor. Siz kâfirsiniz diyor. Yani islamî bir grup, diğer bir islami gurubu küfürle itham ediyor. Bunlar yanlış şeyler.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > Elhamdülillâh. (10)- Ârif -oldum. Elhamdülillâh. ------------------- Ve diğerlerine, îmân ettim, Elhamdülillâh. Diyebilseydi, kendi hakkında çok daha hayırlı olurdu. Neden acaba, bu vasıflarla hamd etmiyorda!
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > Dünyâ sahnesinden nefsinin muzafferi olarak git. Gereksiz boş şeylerle vakit geçirme. SEN SENİ BİL. Kendini tanı. Hakk’ın indin de değerin artsın. Ârifler defterinde kaydın olsun. Ebedi hayat senin olsun. Ahmet Bey: Yeni sohbetimizin ismi “Mutlu bir geleceğe sâhip olabilirsiniz.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (----------------)
  > Rabbine Arif olan nefistir. Bu da zât cenneti içinde enfes olmuştur.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > Bu husus “ yaratma” kelimesi ile de ilgilidir. Mutlak yokluğun olmadığı gibi, yaratma denen hususta yoktur. Ârifler kâmusu aşk’tan “ yaratma ” kelimesini kaldırıp yerine “ zuhur ve tecelli ” kelimelerini koymuşlardırki aslıda budur.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > Ama evin dışında iken, evin adresini alırız bütün yollarını öğreniriz, o zaman o bizim îmânımız olur. Evin orada varlığına îmân etmiş kabullenmiş oluruz. Neden? Ev sahibine veya bize tarif edilenlere itimat ettiğimiz için, bu evin varlığına, dışında iken îmân ederiz.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (ARAFATTA BATIN)
  > Taşlarım Minada Şeytanı bir güzel, Yazdım senaryoyu ezelden de ezel, Bunlar lâf değildir dinlemem gazel, Arafat nedir, Araf nedir, Arif ne?
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Bu 2 kişiden biri Siz diğeri ise sanki bir röportaj yapıyormuş gibi Size sorular yöneltmeye başladı. Şimdi röportaj gibi devam edelim yazmaya. Kişi : Siz âlim misiniz? Siz : Evet Kişi : Siz ârif-i billâh mısınız? Siz : Evet Bu arada ben, kasetçaları o ilk itiraz eden kişi tekrar itiraz edip Siz zarar görmeyin diye sürekli kasetçaların düğmelerine basıyorum susturmak için ama bir türlü susmuyor ve röportaj devam...
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 29)
  > Arifi Billâh olurum çıkarım bazan, Suret seyrimdir anlayan olur ahsen, Bütün fiillerde vardır nice mahrem, Arafat nedir, Araf nedir, Arif ne?
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Bu misal onları fazla da ilgilendirmez-düşündürmez, okuyup geçmeleri ve bu yüzden de “sevap” kazanmaları onlara yeterli olur. İkinci yönü ise, İrfan ehli Ârifler, içindir ki; bâtın ehlidirler. Bu Âyet-i Kerîme de, bir bakıma müteşabihtir, müteşabih ise, misal-benzerinden aslına, yol bulmaktır ki; Îseviyyet’in ise aslı teşbihtir.
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > Birde Allahın gözüyle neler yaptığımızı algılayarak ibadet etmek var. Bu üçünü anladım diyor. Terzi Baba: Peki hazırda olan Rabb'a kılar. Yani Ârif hazırda olan Rabb'a namazını kılar. Bundan ne anlıyor, hazırda dendiği zaman ondan ne anlıyor? Efendim diyor ki kendi tecrübesi; Ben Namaz kıldığım zaman diyor, ben kendim namaz kılıyor gibi hissetmiyorum, Hakk kendi kendine Namaz kılıyormuş gibi hissediyorum diyor, bu...
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Kime tam ve kâmil kişi diyeyim? 5. Vahdet sırrına kim vâkıf olur? Ârif olan neyi bilir, anlar? 6. Peki… Bilinenle bilen o tek ve temiz Tanrı’dan ibaretse bu bir avuç toprağın başındaki sevda nedir?
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > ” ÖZÜN ÖZÜ VE SIRRIN SIRRI Hazreti Şeyhin “Fütühat-ı Mekkîyye” sinde açıklamayı arzu ettiği meselelerden biri de “ARİF” hakkındadır. “Feiza kanel arifu arifen hakikaten felem yetekayyed bimutekadin...” “Bir irfan sahibi hakikaten arif olduğu zaman, bir itikad ile kayıdlanmaz.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > ...Hazreti Ebûbekir’e bu mağarada “ lâ tahzen innallâhe meanâ” “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir!” diyordu. Dışarıda mağara önünde oluşan güvercin yuvası ve örümcek ağı karşısında müşrikler burada ola...
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > ...Ârif, ve gençte derviş, olarak düşünülebilir. Hatalarımız ve kusurlarımızdan ötürü affınıza sığınıyorum Annemin ve sizlerin ellerinizden öpüyorum Oğlunuz Fa…… Kimd...
- **Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (32 Ter Baba 3 sti are dosyas)
  > Zıtlıklar hep birlik imiş, Rağbet bana, rağbet sana, âlemler âdem’de imiş, Ben, aşk olmaya geldim. Ben ârif olmaya geldim. Hakikatim idrak edip, kesret imiş bu dünya, Nefsimi hep temizleyip, Ben sen imiş, sen de ben!
- **İlâhîler Derlemesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (87 İ̇lâhîler - Derleme)
  > Bilmedi iblis-i lâin, kim ol dîl-i dânâdadır Cahil-ü nadânı bil amma ki canân ordadır Kendi bildi kendi örttü vechini bil perdedir Şükrü çok kıl ârif-i billâh isen hep sendedir Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz, Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy… Lütf edip Fahri Rasul açmakta vechinden nikâab Geh kapar nûr’u Hüdayı, hem görünmez âfitab Ey fakir Nûsret, bu âlem içre geldin neyledin Bil ve setret...
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Mansur bu gibi beşeri hallerden uzak kalmış bir velidir. Bir âriftir. Efendisini gücendirdiğine binlerce defa pişmandır, başını vermek suretiyle affedilmiş bir sevgilidir. Halkda Hakkı görmektedir. Kime ses çıkarsın? Kime kin bağlasın da intikam alsın?

## İlgili Kavramlar

- [İrfan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/irfan) — related
- [Veli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/veli) — related
- [Marifet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/marifet) — related
- [Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevhid) — related
- [Veli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/veli) — related
- [İrfan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/irfan) — related
- [Marifet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/marifet) — related
