# Edep

> Manevi terbiye ve haddini bilme. Tasavvuf yolunun temel şartı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/edep

---

## Tanım
Edeb (الأدب), güzel ahlâk, manevî terbiye ve her makamın gerektirdiği davranışı bilip uygulamaktır. Tasavvuf bütünüyle edeb eğitimi olarak tanımlanır: "et-Tasavvufü küllühû edeb" — "Tasavvufun tümü edebtir" (Ebû Hafs Haddâd).

## Etimoloji
Arapça ء-د-ب kökünden; "davet etmek, eğitmek" manasındadır. "Me'dûb" davet olunan, "edîb" edebli kimse demektir.

## Mertebeleri
Sufîler edebi üç mertebede inceler:
1. **Edeb-i şer'î** — Allah'a karşı edeb; emir ve yasaklara riayet.
2. **Edeb-i hidmet** — Halka ve mürşide karşı edeb.
3. **Edeb-i hak** — Hakk'ın huzurunda kalbî edeb; hâl ve niyetin terbiyesi.

Ayrıca âdâb-ı zikir, âdâb-ı sohbet, âdâb-ı halvet, âdâb-ı huzûr gibi alt dallar vardır.

## Kur'an/Hadis
Hucurât Sûresi 1-3. ayetler Hz. Peygamber'in huzurunda edeb âdâbını ta'lim eder: *"Yâ eyyühellezîne âmenû lâ tukaddimû beyne yedeyillâhi ve Rasûlih"* — "Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasûlü'nün önüne geçmeyin."

Hadis: *"Eddebenî Rabbî fe-ahsene te'dîbî"* — "Rabbim beni edeblendirdi ve edebimi güzelleştirdi" (Süyûtî, Câmiu's-Sagîr).

## Tasavvuf Geleneği
Ebû Hafs Haddâd "edebsiz tasavvuf olmaz" der; Sehl et-Tüsterî "Kim nefsini edebe zorlarsa Hakk'a yaklaşır" şeklinde vurgular. Mevlânâ *Mesnevî*'de "Bir dem edebsizden yukarı çıkmaz feyz-i Hudâ" beytiyle edebin feyzin şartı olduğunu söyler. Yunus Emre'nin meşhur mısraı bu anlayışı hulasa eder: *"Edeb bir tâc imiş nûr-ı Hudâdan / Giy ol tâcı emîn ol her belâdan."*

## İlgili Kavramlar
- [ihsan](/wiki/ihsan)
- [takva](/wiki/takva)
- [hal](/wiki/hal)

## Kaynaklar
- Kuşeyrî, *er-Risâle* (Bâbu'l-Edeb)
- Serrâc, *el-Lüma'*
- Mevlânâ, *Mesnevî-i Şerîf*

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Mâdemki Hakk'ın sıfat-ı rubûbiyyeti sâbittir, edeb ve hak dairesi hâricine çıkan kulların terbiyesi lâzım gelir. Bu terbiye dahi iki vech ile olur, ya taltîf ile ya tekdîr ile olur. Binâenaleyh hilim ve lütuf ve hışım ve kahır "Elestü bi-Rabbiküm?
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > ) zuhûr ve ızhâr emrinde kendi hilkatlerini kâfî görüp halifenin zâid olduğunu zanneden melâikenin hâlinden ibret alınması için buyururlar ki: “Sen fi’l-arz olan insan-ı kâmilin rütbesi muvâcehesinde hıfz-ı edep eyle! Muhakkak Allah Teâlâ, senin gayrin olan melâikenin hâliyle sana va’z ve nasihat buyurdu . Terzi Baba şerhi: Allah Teâlâ, bizim gayrımız olan meleklerin durumunu anlatmakla bize örnek vermektedir .
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > "Edeb" âdet ve kural ve nefsin iyiliği anlamınadır; ve "edepsizlik", nefsin fesadı ve bozukluğu ve âdet ve kural dışına çıkması demek olur. Hekimler, gerçek tasarruf sahibi olan Yüce Allah'ı bırakıp, tasarrufu kendi nefislerine isnat ederek, edebi terk ettiler ve iman âdeti ve kuralı dışarısına çıktılar.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Pirimiz Necdet Ardıç Uşşâki Hazretlerini sizlere tanıt-maya çalışmak, sevdirmek ve gönüllerinize misafir edebilmektir, in-şallah bu kitabı okuduğunuzda yakıyn bir bilgi ve hâl ile onu tanıyacak, idrak edecek ve muhabbet duyacaksınız. Pirimiz Necdet Ardıç Uşşâki Hazretlerini sizlere anlatırken, yakın çevresi ve müntesipleri ona "TERZİ BABA" diye hitap ettiklerinden, biz de aynı ismi kullanıp "TERZİ BABA" diyeceğiz.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > ...EDEB YA HU 96 MÜMKÜN MÜ KÂ'BE 98 ESMAÜL HÜSNA'DAN GEZİNTİ 100 BİR ZAMANIN OLSUN 114 BEYAZ NE GÜZELDİR 115 OLMAZ 118 AŞK 122 BULURSUN 122 NE ÇEKERSİN BU ÇİLEYİ 124 H...
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necdet Divanı)
  > ...9 ON BİRİNCİ BÖLÜM «E» Ehli beyti sev 91 Edeb ya hu 92 Ey gönül 94 Elbet 95 Ey canımın can'ı 96 ON İKİNCİ BÖLÜM «G» Gel 97 Gör beni 99 Gelme ne olur 101 Gerek 104 G...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Fakat bu şehzadenin böyle yapması küstahlık ve edebsizlik cihetinden değil idi, fart-ı aşk ve muhabbetten idi. Zîrâ ba'zı yerlerde terk-i edeb, ayn-ı edeb olur. Nitekim Şâh-ı Nakşbend hazretleri buyururlar: "Evliyâullâh sohbetlerinde hakîkat-i edeb vakte riâyettir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > Enbiyâ ve evliyânın da'vetine karşı içinde şübhe varsa, sükût et, onlar ile muârazaya kıyâm edip da'vâlarının sıdkına burhân isteme, zîrâ sabır ve sükût edebdir ve edeb rahmet-i ilâhîyi çekicidir. Bu nişân istemek ise, illet-i hamâkatin alâmetidir; zîrâ sû'-i edebdir ve sû'-i edeb ancak ahmakların kârıdır. 2716. "Ensıtû!"yu kabul et, tâ ki senin cânın üzerine cânândan “Ensıtu"nun cezası gelsin.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Bilakis çadırımı keserât sâhasına kurarım ve orada serbestçe esrar-ı ilahiyyeden bahs edebilirim ve senin medhini açıkça söylerim. İsteyen gelsin, benim ile muâraza etsin, kavgaya hazırım. 2035. Benim elime ateşîn olan şarabı koy!
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Hayât-ı dünyeviyyede, âlem-i berzaha intikal edenlerin rûhları ehl-i hicab tarafından, ancak havâss-i hamse hicâbâtı kalktığı vakit, ya'ni, uyku zamânında rü'yâda görülür; fakat Allah'ın velileri uyanıklık hâlinde de ervâha müteveccih kâmiller ile bu hicâbları kaldırabildiklerinden, bu hâl-i yakazalarında dahi ervâhı müşâhede edebilirler. Ebu'l-Hasan hazretlerinin müşâhedesi bu kabildendir; ve ervâh-ı kâmilânın...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > Bunları ancak gerçek irfan sahipleri ayırt edebilir. aksi halde ayırt edilmesi çok zordur. Çünkü “dışından hâdi kimliğine bürünmüş içinde iblisin rol yaptığı görüntülerdir.” Abdül kadir geylâni hazretlerine iblisin gözüktüğü gibi” Onu tanıyıp taşlamıştır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Zîrâ terbiyesizlik ve edebsizlik, akılsızlık îcâbıdır; ve akıl, insanı dâimâ muhîtinin kavâid-i mer'iyyesine da'vet eder. Ve "edeb", kāide ma'nâsınadır. Binâenaleyh bir kimsenin âkil olup olmadığını anlamak için elde mîzân edebdir. 122. Dedi: "Nihayet tenhalık vardır ve halk yoktur; su, benim gibi susamış hazırdır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > " Nasıl ki Hafız-ı Şirazî buyurur: "Sen tabiat evinden dışarıya çıkmıyorsun; hakikat mahallesine nerede sefer edebilirsin?" Fakat ilahi kandil olan insân-ı kâmilin bu gibi doğal sebeplere ihtiyacı yoktur. Onların أبيت عند ربی یطعمنی و یسقینی yani "Ben Rabbim'in katında gecelerim; bana yedirir ve içirir" hadis-i şerifinden mirasları vardır.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Bunları ancak gerçek irfan sahipleri ayırt edebilir. aksi halde ayırt edilmesi çok zordur. Çünkü “dışından hâdi kimliğine bürünmüş içinde iblisin rol yaptığı görüntülerdir.” Abdül kadir geylâni hazretlerine iblisin gözüktüğü gibi” Onu tanıyıp taşlamıştır.
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kevkeb Yıldız)
  > ...R KATINA. ERERSİN ELBET MâNâYI BâTINA, ERENLER YANIN DA EDEP YA HUU. 2 ÖN SÖZ Muhterem okuyucum, okuma zahmetine katlanacağınız bu kitap, gerçekten yaşanan bir haya...
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Terzi Baba 2 kitabıyla ilgili yapacağım çalışmaya ve bilhassa Onu İnsân-ı Kâmil olarak idrak edebilmeyi ilham eyle. Ve bunuda İrsâl edebilmeyi de nâsib eyle, diye dua ve niyaz ile efendimizin her huzuruna çıkışta gönlümdekini dile getirmeye çalışıyor, bir yandan da Terzi Baba 2…kitabının muhteviyatı hakkında çalışmalar yapıyordum.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > “Toz kaldırmak”tan murâd, feyz-i mürşidin aksine mâni' olan enâniyyet-i nefsâniyye zulmetini hâil kılmaktır. “Çöp cinsinden olan tuhfe”den murâd, ulûm-ı ledünniyye menba'ı olan kâmilin huzûrunda ma'lûmât-fürûşluk etmektir. Ya'ni “Ey sâlik-i mübtedî, sâhib-i esrâr olan mürşidin huzûrunda câhilâne ve bî-edebâne sözlere cür'etle enâniyyet-i nefsâniyyenin zulmetini kaldırıp, feyz-i mürşidin kalbine aksetmesine mâni'...
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Bunları ancak gerçek irfan sahipleri ayırt edebilir. aksi halde ayırt edilmesi çok zordur. Çünkü “dışından hâdi kimliğine bürünmüş içinde iblisin rol yaptığı görüntülerdir.” Abdül kadir geylâni hazretlerine iblisin gözüktüğü gibi” Onu tanıyıp taşlamıştır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > ) buyururlar ki: "Tebessüm, mekr-i ilâhîden kinâyedir ve mekr-i ilâhî avâm hakkında irtikâb-ı ma'sıyet ile beraber i'tâ-yı ni'mettir; ve sâlik hakkında sû'-i edeb ile beraber ibkā-yı hâldir; ve ârif-i gayr-ı kâmil hakkında emr-i Hak olmaksızın havârik-ı âdât ızhârına meşgûliyettir; ve kâmil hakkında dahi, hiç durmaksızın tecelliyât-ı mütevâride-i mütetâliye ile kendisinde rahmet-i hafiyye olan tecelliyât-ı gazabiyye...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Bu ta'zîm şartı olmadıkça sâlik huzûr-i kâmilden feyz alamaz; ve ta'zîm zâhiren ve bâtınen olmak lazımdır; ve sâlikin zâhirinde edeb olup da bâtınında i'tirâz ve edebsizlik bulunursa istifadeden mahrûmiyeti muhakkaktır. Bu ta'zîm hakkında III. cildin 3591, 3592, 3593, 3594 numaralara müsâdif olan ebyât-ı şerîfede îzâhât vardır.
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > ] İşte efendim, âcizin bir lisân-ı rekîk ile ifâde edebileceğim ma'nâ bu kadardır. Yeni lisâna başlayan bir çocuk ağzına gelen şeyleri söyler, büyükleri hoş görüp gülerler. Marûzâtım dahi aynı mâhiyeti hâizdir. Hatâlarımın tashîhini recâ ile mübârek el- lerinden müştâkāne takbîl eyler ve Mehmed Ali Bey birâderimizle Fass-1 Hûdîyi nazar-ı reşâdet-penâhîlerine takdîm eylerim.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > ...Hulusi Korucu” Bey Kardeşimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz. Cenâb-ı Hakk dünya ahiret işlerinde kolaylıklar nasip etsin İnşeallah. Bende kayda alınan bu sohbetleri, okuyucular...
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zîrâ ma'rifet-i ilâhiyye edeb ve ta'zîmi iktizâ eder . Ve ta'zîm-i ilâhî ise, İsmullâhın takdimi ile olur. Yani öne alınmasıyla olur. Böyle olunca Süleyman (a.s.)ın, Belkîs önsözü yırtar, mülahazasıyla kendi ismini, ism-i İlâhi üzerine takdimi, edebe uymamazlık olur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Efendi o köleye zamanında geçerli olan ilmi ve edebleri tamamen öğretmiş ve onun kalbini ve aklını ilim, hüner ve edeb nurlarıyla parlatmış idi. Efendi o köleye zamânında mütedâvil olan ilmi ve edebleri tamâmiyle öğretmiş ve onun kalb ve aklını ilim ve hüner ve edeb nûrlarıyla parlatmış idi.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren “Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz. Cenâb-ı Hakk dünya, ahiret işlerinde kolaylıklar nasip etsin İnşeallah. Bende kayda alınan bu...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > İşte zatıalinize karşı herhangi bir edepsizlik yapmak istemiyorum, eğer öyle birşey olursa bir zarf verin. Tuğrul efendimde şöyle dikkatli bakıp şey dedi. Bak dedi ben her iki hem Anne hem Baba tarafından Kadiri ve Celveti sonuçta olarak Şeyhim diye söyledi.
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye)
  > Bileydi bir müselmân büt ne şeydir Eğer müşrik de bütden olsa âgâh O bütden görmez ancak halk-ı zâhir Eğer görmezsen anda Hakkı pinhân Bilirdi asl-ı dîn hep bütle meydir Olur mu hîç kendi dînde gümrâh Şerîatda anın çün oldu kâfir Şerîatda sana denmez müselmân İmdi tenzîh eden kimse ya câhildir, veyâhud sû'-i edeb sâhibidir. Velâkin câhil ve sû'-i edeb [3/4] sâhibi tenzîhi itlâk edip onunla kāil oldukları vakit,...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > ” ************ Sakın terk-i edepten, kuy-i mahbub-u Hüda’dır bu, Nazargah-ı İlâhidir, makam-ı Mustafa’dır bu. Edep şartı ile gir Nâbi bu dergâha, Cilvegâh-ı evliyadır, pusegâh-ı enbiyadır bu. ************ Âlemden maksat Â’dem’dir. Âdem’den maksat da ondaki İlâh-î nefestir.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > ” Bu âyet hâl ve edep bildiren bir âyettir. (يا) “Ya” yani harfi nidâ ile başlayarak imân edenlere seslenmektedir. (نَبي) “Nebi” daha önce şeriat getiren bir rasûlün şeriatinden haber veren peygamberdir. Efendimiz (رَسُولُ) “Rasûl” olduğu gibi Nebidir…
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > O dönemde sığıra kutsallık atfetme cürümünü işleyenler, Allah’ın emriyle o kutsaldan vazgeçerler ise çok merak ettikleri yani Allah’tan öğrenmek istedikleri şeyi öğreneceklerdir. Rabbimiz burada biz kullarına bir edep/terbiye metodu öğretiyor.Kendi nefislerimize, canlarımıza, evlâtlarımıza, talebelerimize karşı davranış şeklimize örnek veriyor.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > "Câdûluk" sözlükte sihirbazlık demektir ve Hakk'a câdûluk ve sihirbazlık isnat etmek ilk bakışta edebe aykırı görünse de, anlamı düşünüldüğünde "Câdûluk" lügatte sihirbazlık demektir ve Hakk'a câdûluk ve sihirbazlık izâfesi vehleten mugâyir-i edeb görünür ise de, ma'nâsı teemmül olunursa 1187. "Bu doğru nişanı verdim, ey baba cânı, yaz! Allah doğruyu en ziyade bilicidir!
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan, yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz. Cenâb-ı Hakk dünya, ahiret işlerinde kolaylıklar nasip etsin İnşeallah. Bende kayda alınan bu...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir. İşte elimizde bulunan bu kitap ve benzerleri, kişiye evvelâ kendini sonra da Rabbını tanıtıcı haliyle tefekkür hayatımızda çok büyük bir yeri olması lâzım gelmektedir.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > [29] Yolumuza Terzi Baba (1) kitabı ile devam edelim; Çalıştığı terzihane dükkânının kapısı her zaman herkese açık tutul-muş, "yanımıza edep ile gelenlere biz de edep ile muamele ede-riz. Bu kapıdan içeri herkes girebilir. Esas olan ise, gönül kapı-sından içeriye girmektir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir. İşte elimizde bulunan bu kitap ve benzerleri, kişiye evvelâ kendini sonra da Rabbını tanıtıcı haliyle tefekkür hayatımızda çok büyük bir yeri olması lâzım gelmektedir.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Bildiğiniz gibi fakirinde efendisi 90 yaşında ve bunun sıkıntısını çekmekte edebende kâmil bir mürşidi olduğu için yoluna devam etmekte.... Yolumuz üstadlarından Esad Erbili Efendininin Mektubat-ı Esadisinde Zikir telkini aldığı şeyhinden başka Sohbet Şeyhinin olmasında bir beis olmadığını bildirmekte, bildiğiniz gibi sohbetlerinizi kayıttan da olsa takip etmeye çalışıyorum.
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç (18 Hz.Pey.R ya da.g rmek)
  > Oldukça uzun sürelerden sonra ancak bunu gerçekten farkedebiliyoruz. 20 yaşında, 50 yaşında ve 70 yaşında nasıl farklı olduğumuzu açık olarak görebiliyoruz. 20-50-70 yaşlarında gördüğümüz aynen bizmiyiz? Hayır hiç bir şekilde hepsi mutlak manâ da fiziken aynıyla biz değiliz, bizim benzer değişik sûretlerimizdir.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > )in sıhhat-i îmân-ı Fir'avn hakkındaki beyânât-ı aliyyeleri, zâhir-i Kur'ân'dan muktebes delâile müstenid olduğu için, asla edeb bozukluğu değildir. Yani Kur’an’ın ayetlerinden zahirinden istinad ettiği için asla edepsizlik değildir.
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > Maahâzâ Hak, suver-i hâriciyye ve zihniyyenin kâffesinde mütecellî olduğundan, onların i'tikād ve tahayyül eyledikleri sûretlerde tecellî eden dahi Haktır. Onların sû'-i edebleri, Hakkı o sûrete münhasır kılmış olmalarından münbaistir.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Bu cihandan göçenler de yok olmuş değillerdir Zât âleminden edeb edip sıfat âlemine karışmışlardır. «Zâta mukâbil düşen her şey fâni olur. Rabbin veçhi bâki kalır» sırrı budur. Ef'âl, âsâr her şey sıfâta mahsustur.
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > Çünkü bu durumda da kelamın meydana getirilmesi için « نharfiyle kalemin ve yazının ilgisini takdir edebilmek üzere akla ve zevke hitap eden birtakım ilgilerin düşünülmesi gerekir. İşte o zaman bu harfin yalnız bir simge olmak üzere söylenmiş bulunduğu ortaya çıkar. Bundan ise yine simge tarzında mümkün olabilen diğer ihtimalleri düşünmeye dalmak zorunlu olur.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > (Cem’o) ------------------- Böylece çoluk, çocuk, ailecek sizin izniniz tahtında sizi mahrem bilerek (ki doğrusu budur) aile sırlarımızı size ifşa ettik . Manevi edeb yönünden şüphesiz ki kusurumuz olmuştur. Tevbe ve istiğfar ederiz Ancak Cum’a (X9/X7/X011 ) tarihli e-mailinizde şöyle bir ifadeniz olmuştu.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > “Ferheng”, ilim, dâniş, edeb, büyüklük ve muvâzene ma’nâlarınadır. Ya’nî, kurt her ne kadar çok ziyâde zâlim ve yırtıcı ise de, onun ilim dâiresinde düşüncesi ve hîlesi ve mekri yoktur. 2491. Yoksa o ne vakit tuzağa düşerdi? Mekr âdemîde tamâm olur.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > ...ceye kadar süren bir eğitim! 2) Nefis mücerredleştikçe özü ortaya çıkıyor. O da imtihanlarla gerçekleşiyor. Elbiselerden soyundukça Rabbiyle irtibatı fazlalaşıyor. Dolayısıyla izafi olduğunu fark ediyor....
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Et(mek) eylemi çoğunlukla bir yargıyı tek başına ifâde etmez, bu nedenle tek başına yüklem olmaz, bu durum da bu eylem kendinden önce gelen bir ad yada ad soylu sözcükle birleşmek sûretiyle kesin bir yargıyı ifâde edebilir. Bu oluşuma yardımcı eylem denir. Yardımcı eylem olarak “etmek” olmaktadır. (Bu konu hakkında daha geniş mâlûmât internette vardır) İşte (نَجدَت) Necdet isminde fiil yönüyle öncelikle şu ma’nâlar...
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > ” Şimdi, bu hadîs-i şeriften anlaşılır ki, mevt-i irâdîden sonra erişen en büyük fâide kalb gözüyle Hakk’ın müşâhedesidir. 3862. Ölmekten başka hiç başka bir ferheng, ey hilekar, makbûl olmaz! “Ferheng”, ilim, dâniş, edeb, büyüklük, muvâzene, ma’nâlarınadır. Ya’nî, ey hîlekar ve tedbîr edici olan kimse! Sıfât-ı nefsâniyyeyi terk edip mevt-i irâdî ile ölmekten başka hiçbir ilim ve edeb ve ma’rifet Hak indinde makbûl...
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Fârisî müderrisliğinden sonra fıkıh müderrisliğine ve İbtidâ-yı Dâhil medresesi edebiyyât-ı Türkiyye müderrisliğine, bir sene sonra mantık ve âdâb-ı münâzara müderrisliğine ve terfîan Sahn Medressesi’ne nakl ile iki sene kadar ilm-i kelâm müderrisliğine ta’yîn olunmuş idi.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Baba’yı her ay ziyaretimde biriken manalarımı da anlatıyorum, mail kullanmıyor, telefonla anlatmak da bana edep dışı gibi geliyor. Manalar birikince hepsini ayrıntılı olarak yorumlamıyor. Son gördüğüm manada Efendimizin “Elmaları dağıtsın” emri olunca vakit kaybetmeden ulaştırayım dedim.
- **Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (32 Ter Baba 3 sti are dosyas)
  > Bende ancak bakabildim anlaşıldığına göre epey üzülmüşsün. Ben senin şimdiye kadar hiç bir edepsizliğini görmedim ayrıca na… gurubunun ilk iltihak eden ferdi sendin, senin gönlünün bu hususta ne derece berrak olduğunu ben yakinen bilirim hiç merak etme o gece söylenenler herhangi bir kişi hedef alınarak kasıtlı oluşturulmuş bir sohbet değil idi.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > İşte bu şekilde yavaş yavaş bir tarafımızın Hakk bir tarafımızın da Halk olduğunu bunları birlikte yaşamamız lazım geldiğini bu dünya süresi içinde ne halkı ihmal edebileceğimiz ne Hakk’ı ihmal edebileceğimizi mümkün olmadığını düşünerek Kah Hakk olarak kendi bünyemizde kendi bireysel varlığımızda kendimize kalan saha zamanlar içerisinde, şimdi bir insanın çevresi ile meşgul olduğu zamanları vardır, orada kendine...
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (91 Bi̇i̇smi̇ Has, Selâm (13))
  > Birey olan bizim hangi esmâ-i ilâhiyye üzerimizde faaliyette ise ve zaman içerisinde bunu tesbit edebilirsek, bizim ism-i A’zâm’ımız odur, şu kadarki bu oluşum âlem genişliğinde değil sâdece bizi ilgilendiren sahadadır. Besmele-i Şerîf’te ana kanallarda faaliyette olan üç ism-i A’zâm’dan bahsedilmektedir. Birisi Allah, birisi Rahmân, birisi de Rahîm’dir. Ve âlem daha çok bu isimler üzerinde dönmektedir.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Eğer sen onlan vücûd-i Hakk’a delîl getirir isen, edeb hâricine çıkmış olursun ve ârifler nazarında senin bu delîlin kokmuş bir şey olur. [30] Kûr’ân zâttır. Onun zâhirine yaklaşmak için abdest almak gerekir.
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > ) (Açıkta ve tenhada onu görüyor imişsiniz gibi olmalı, edep üzere olmalı sizi öldürseler dahi.) ------------------------------- İbrahim Hatem oğlu rüyasında Cenâb-ı Hakkı görmüş ve (ALLAH’ım ne sırdır ki Hüseyin Mansur’u bu hale koydun.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir. İşte elimizde bulunan bu kitap ve benzerleri, kişiye evvelâ kendini sonra da Rabbını tanıtıcı haliyle tefekkür hayatımızda çok büyük bir yeri olması lâzım gelmektedir.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Hayırlı evlat ortaya getirmeyi murâd edenler oraya müracaatla istifâde edebilirler. Ve cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.) bu hakikati Fütûhât-ı Mekkiyye'nin yüz seksen sekizinci babında böylece beyan buyururlar: Ya'nî "cima esnasında kadın bir surete nazar ettikde veyahut cinsi birleşme ve boşalma esnasında erkek bir sureti tahayyül ettikde, çocuk tahayyül olunan suretin tabiatı, ahlakı üzerine olur.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Bu ifâde, nefsî arzulardan kendini koruyan, irâde sâhibi olup aklıyla duygularını ayırt edebilen kişileri tanımlar. “Hicr” aynı zamanda, Kâbe'nin kuzeybatı duvarı önünde bulunan, “ hatîm ” olarak da bilinen yarım dâire şeklindeki duvarla çevrili alanın adıdır. Bu özel alan, Kâbe’nin çatısındaki “ altın oluk ”un tam altına denk gelmektedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Edepsizlik hükmüyle değil, nezaket, nezaket ama ömür geçiyor, işte bunun da aşılması lazımdır, baştan biraz şeyh muhabbeti lazım tabi baştan lazım olmazsa o muhabbet üretilemiyor, ama oraya takılıp kalırsan bu sefer senin şeyhin Allah’a gitme yolunda senin en büyük perden oluyor.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Aksine bu şarap, zevk ve ferahlık verir; fakat sarhoş etmez, insanı akıldan ve edep dairesinden çıkarmaz. Bu hoş ve kesintisiz ikramların yanı sıra, onlar cennette diledikleri her türlü meyveden yer, canlarının çektiği kuş etlerinden tadarlar.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Edepsizlik hükmüyle değil, nezaket nezaket ama ömür geçiyor, işte bunun da aşılması lazımdır, baştan biraz şeyh muhabbeti lazım tabi baştan lazım olmazsa o muhabbet üretilemiyor, ama oraya takılıp kalırsan bu sefer senin şeyhin Allah’a gitme yolunda senin en büyük perden oluyor.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > 23- Fakat iman edip Salih ameller yapanlar ve Mevlalarına edep ve itminan ile itaatkâr olanlar işte bunlar ashabı Cennet hep orada muhalleddirler --------------------- Hüsranda olmayanların dört özelliği vardır. İman etmek, Salih amel işlemek, hakkı tavsiye etmek, sabrı tavsiye etmek. İnananlar iman neticesinde yapılan amellerin karşılığında verilen ceza ve mükafatların arınma yolu olduğunu bilirler.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > Yani terzi ve ondan evvelki büyükleri, Pirleri bu konunun farkında değiller, onlar cahil kimseler, nefsin bu mertebelerini bilmezler, ben size bunları öğreteyim, manasında çok büyük bir edep dışı düşünce tarzıdır, hakikaten buna tamda bir akıl ve fikir tutulması demek lazım gelir, bilmem Yolucuya bu husus nasıl anlatılır. Diğer tabirle, “ ben onlardan daha üstünüm ve eksik kalmış ders bilgilerini tamamlayıp ilave...
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye)
  > )ın Rabb'ine olan ma'rifetine lâyık olmayan şeyi söylemiş oldular. Zîrâ ma'rifet-i ilâhiyye edeb ve ta'zîmi iktizâ eder; ve ta'zîm-i ilâhî ise, ismullâhın takdîmi ile olur. Böyle olun- ca Süleymân (a.s.)ın, Belkîs sernâmeyi yırtar, mülâhazasıyla kendi ismini, ism-i ilâhî üzerine takdîmi, mugāyir-i ta'zîm ve edeb olur.
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > Zîrâ ebeveyin yekdîğerine mukāreneti edeb ve salâh üzerine değildir. Âdâb-ı cimâ' İbrâhim Hakkı (k.s.) hazretlerinin Ma'rifetnâme'sinde tafsîl ve beyân olunmuştur. Hayru'l-halef tekvînini murâd edenler oraya müracaatla istifâde edebilirler.
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > Nefsi Emmârenin kendisi edepsiz, eğitimsiz zaten ona nasıl eğitim olacak. Yani onun içinde nasıl eğitim olacak. Ona eğitim yapmak için, dışardan ona tesir lazımki Nefsi Emmâre eğitilsin. Dışardan bir tesir olsun ki eğitilsin. Nefsi Emmârenin dışını bilmiyorsun ki içinde.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Velâkin câhil ve sû'-i edeb sahibi tenzihi ıtlak edip onunla kail oldukları vakit, mü'min olan ve şerâyi' ile kail bulunan kimse, tenzih edip tenzih indinde tevakkuf ettikde ve bundan gayri görmedikde, muhakkak edebe isâet eder; ve Hakk'ı ve resulleri tekzîb eyler.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç (147 15 2 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefs-i emmare dediğimiz de bir varlıktır, bedenlerimizde yeri olan bir varlıktır, onun öldürülmesi mümkün değildir, kaldırılması sukut ettirilmesi mümkün değil ancak terbiyesi mümkündür, ona eğer anlatabilirsek “ey nefsim bu yaptığım işler aynı zamanda senin menfaatin içindir” deyip onu ikna edebilirsek ondan sonra o bize yardımcı olmaya çalışır. Çünkü şu cesed cehenneme girmiş olsa nefs-i emmare cehenneme...
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Onu kontrol edebilen, yoluna devâm eder. " Alel fulki " ( Gemiler üzerinde ): Bu ise " deniz yolculuğunu " temsîl eder. Hayvânların üzerinde yapılan yolculuk kişiyi ilâhî ilim deryâsının kıyısına kadar getirir, ancak daha ileriye götürmez. Kara hayvânlarının sırtına binerek yâni kendi zâhirî amellerine güvenerek o deryâda ilerlemeye çalışan, suda boğulur.
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Dâvûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Vücûdiyye)
  > )a olan in'âmından birisi dahi ona karşı edeb muamelesini icrâ buyurmasıdır. Zîrâ Hak Teâlâ: “Yâ Dâvûd, biz seni yeryüzünde halîfe kıldık. Nâs arasında hak ve adl ile hük- met, hevâya tâbi' olma!
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > Bu yüzden sana yeniden sıra gelmesi çok uzun sürecektir bu da mümkün değildir. Seni daha fazla üzmek istemem. Bana gönderdiğin bu mail-in bile edep dışıdır. Bu isteği bir istişare olarak, seninle uzun zaman uğraşan belki sende, benden çok emeği olan Murat Derûni, ağabeyine göndermen gerekirdi, o da sonra senin hakkın da istişare etmek için durumunu bana bildirirdi.
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Açılan sır karşılığını buluyorsa yani emanet ehline veriliyorsa sırrı açan da, sır kendisine açılan da miraç yaşıyor, aksi halde iki taraf da çukura düşüyor ve derste ilerleme olmuyor.. Derste ilerleme inşeAllah edep ve irfan ile... Efendi Baba'nın dervişlerinin kendi aralarındaki ilişkisini ve Efendi Baba'ya olan yönelişi hakikatte Hakikat-i Necdettiyye küll'ünde mevcut olan cüzzlerin birbiri ile ilişkisi ve aslına...
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > V) buyurdular ki: [ “Rasülü Ekrem, Rahman Süresini başından sonuna kadar cinlere okumuştur. Onlar da kemal-i edep ve huşu ile dinlemişlerdir. Ben onlara Rahman Suresini okurken, mealen; “Ey insanlar ve cinler! Öyleyken Rabbimsin nimetlerinden hangisin!
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani evvela onun özü yani ben bir levha yapacağım diyor sonra levhanın şeklini tevhid yazacağım diyor, tura yazacağım diyor, Allah yazacağım diyor, “Edep Ya Hu” yazacağım diyor, Yazı levhası ile resim levhası başka başka hükümlere haizdir, yani resim yapacağın levha başka şey (tuval) yazı yazacağın levha başka bir şeydir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...başkası kağnı arabası ile gacır gucur gelmeye çalışsın füzeye binmiş gidiyorsan o kabul etmemişse füzeyi benim başım döner o kadar hızlı gidemem demişse kendi bileceği iştir. Bu gün artık mazeret diye bir...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (150 18 12 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...ni edepler yerine getirilirse okunan şeyden azami derecede istifa sağlanacağı açık bir gerçektir. Tabi biz onun adabına riayet edersek O da kendi adabına riayet ederek bize verebileceği her şeyi verir, ede...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ahmet Avni Bey bir Fusus cümlesini açıklarken mertebeler arasındaki farkları bilen kimse hakkında “Rabbından haşyet eden kul, Rab ile kul arasında mevcut olan farkı bildiği için tevhidi ispat edip, Rabbın vücudu benim vücudumdur veya benim vücudum Rabbın vücududur, demekten sakınır. Çünkü rububiyet ve ubudiyeti ayırmak birbirinin hakkına riayet etmek edep gereği olduğu gibi kul olmanın da gereğidir. Onun için ne...
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Rüyasında yani mana aleminde oğlunu boğazlar olarak gördü, alem-i histe de öyle yaptı. Yani yorum katmadan öyle yaptı, rüyayı tabir etmedi. Tabir edebilirdi de ama edep hali var ya işte o edep çerçevesi içinde tabir etmedi. Eğer koç olarak tabir etseydi, nefis mücadelesini yapmamış olacaktı, rüya tabirinde belki oğlunu kayırır ihtimali olacaktı.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Binâenaleyh resule karşı hakk-ı edebi ifa için ondan sâdır olan şeye murâkıb olmasına şurû' etti. İmdi ona: اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَىْءٍ بَعْدَهَا فَلا تُصَاحِبْنِى (Kehf, 18/76) ya'nî "Eğer bundan sonra sana bir şeyden suâl edersem bana musâhib olma!
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > ...’avn’a karşı, kudret-i mukāvemet ihsân edebilir idi. Onu bu tarz-ı acîbde takviye eylemesindeki hikmet nedir? Cevâb:Bu mes’ele isti’dâd-ı ezelîye taalluk eder. Zîrâ Hak Teâlâ hazretlerine, ilm-i ilâhîsind...
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > İblîs “Ben ondan hayırlıyım, çünkü beni ateşten ve onu topraktan hálk ettin” diyerek secde etmeyi kabûl etmedi. Edebi terkederek böyle bir kıyâsa dayaranarak Hakk‟a karşı itiraza cüret ettiğinden, İblîs huzûr-ı İzzet‟ten kovulmuş oldu.
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 64)
  > Bu sebeple yoğun cismaniyetten ve unsurlardan oluşan bu dünyanın suretlerinden ve şekillerinden her birisi, bir ilâhî şe'ni (ilâhî hali, oluşu) temsil ve teşhis eder. İşte insân-ı ârif bu âlemde bir sûret gördükde onu te’vîl edip ma'nâsına intikāl eder. İnsân-ı câhil ise her bir sûreti, hayvanın ot ve saman görmesi gibi görür; ya'ni tevîl edip ma'nâsına intikāl etmez. Belki hayvâniyetine mülayim ve hazz-ı...
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > âyetinde وَالَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَحْنَا فِيهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَا آيَةً لِّلْعَالَمِينَ velletiy ahsanet ferceha fenefahna fiyha min ruhına ve ce’alnaha vebne­ha âyeten lil alemiyne Meâlen : “ve edep yerini korumuş olan o kadını da ( an ) ki; Rûhumuzdan ona üfürdük ve kendisini ve oğlunu âlem-lere bir “âyet” (mucize) ca’l ettik/kıldık Kûr’ân-ı Keriym Nisa sûresi 4/171. âyetinde مَا...
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûnusiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > Binâenaleyh ey sâlik, “Ben cemî-i kuvâ ve aʼzâmla ve külliyetimle Hakk'ı zikredemiyorum; ve yalnız lisânen zikredebiliyorum. Şu hâlde Hak benim heyet-i mecmûamın celîsi olmuyor ve zikrim noksan oluyor" diye- rek zikirden fütûr getirme! Zîrâ Hak Teâlâ lisânın zikri sebebiyle, inâyeten sâir kuvâ ve aʼzânı dahi hifzeder; ve senin eczâ-yı bakıyen dahi bu inâyet sâyesinde cemî'-i vücûh ile gafletle muttasıf olmaz.
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > Ona i'tirâz ise sû'-i edebden başka bir şey değildir. [6/4] &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Zebîh'in İsmail (a.s.) olduğu söylenir. "أَنَا ابْنُ الذَّبِيحَيْنِ" yani "Ben iki zebîhin oğluyum" hadisini delil göstererek, zebîhlerden birinin peygamberin babası Abdullah hazretleri, diğerinin ise yüce dedeleri İsmail (a.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > Ebû Bekir’e Resûl-i Ekrem, “Üzülme, Allah bizimledir” (Lâ tahzen! İnnellāhe maanâ) demiştir. Bu cümle yâr-ı gār kavramıyla birlikte edebî metinlerde iktibas, istişhâd, irsâl-i mesel ve telmih suretiyle çokça zikredilmiştir. Sevr mağarasında ve hicret yolu boyunca karşılaşılan zorluklara Hz.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Rüya planında, onlarca ders geçme günlük yaşamımızda gerçeğe dönüşemiyorsa, her şey ham hayalden ibaret demektir. [129] Muhataplarını ihtihzalı edalar ile karşılamak, Sufi edeb ve erkanı ile bağdaşmaz. Fakirin adı: Ze… Be… Sorularınız makul ve mantıklı olursa cevaplarınız da o kalitede olur.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > ...şmalar onun neticesidir. Bizden “Âlim” isminin zuhuru var, biz ne kadar ilim ortaya çıkarırsak “Âlim” isminin kemalatını o derece yükseltmiş oluruz. Ve işte bizdeki esmâ bizim tahakkuk ettiğimiz kadardır....
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Mertebeleri yaşanmadan söyleniyordu, geleceğe atıf yapılarak söyleniyordu. İbrahim (as) a kadar peygamberler bunu böyle söylediler. Lisanen bir edep üzere söylediler, ahlak dönüşümü üzerinde söylediler. İbrahim (as) a gelindiğinde İbrahim (as) da tevhid mertebeleri başladığından kendisi de kelime-i Tevhid ef’al mertebesini ilk icat eden ortaya getiren zuhur mahali olduğundan “La” müşahede “İlahe illa Allah” lafızla...
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > Beşer aklı cüz’ün ürettiği bir konudur, Ulûhiyet ve risalet kaynağından gelen bir manayı, batının hayali felsefe sine muhtaç hale getiriyorsun ve bu sahada adeta ayet ve hadisleri felsefeye muhtaç hale getiriyorsun gerçekten hayret doğrusu! nasıl ilahi bir mes’uliyeti yüklendiğinin farkındamısın çok tehlikeli ve ilahi edep dışı bir düşüncedir. Bu düşünceni Allahımızdan ve Peygamberimizden özür dileyerek acilen...
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Kul bütün günahları işler, ne emirleri tutar ve ne de yasaklardan uzaklaşır; kendisinin işlemiş olduğu fesad ve şerri Hakk’a isnad eder... ve bu halinden edeb etmez!.. Kötü olan bu cebirdir... Bu makamda sual ve cevab çoktur, ehline malumdur. Bir sofiye sormuşlar şu suali: - “Hakk’a zulüm isnadından nasıl kurtuldun?
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Çünkü ne diyor, saniyede üç yüz bin Km kızla gidilse yüz milyar senede daha insanların tesbit edebildiği hudutlara son hududuna değil insanların tesbit edebildiği hududa gidebiliyor ışık hızı ile, o da bilim olarak fizik olarak giden bir vasıta yoktur. Daha henüz bu alemin sınırlarını tanıyamamışız, bu alemin dışına attığımız Cenab-ı Hakk’a nasıl ulaşacağız, kendimize ulaşamamışız, Cenab-ı Hakk’a nasıl ulaşacağız.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > Kişinin kendi birimsel varlığında bulunan bu hâkikatleri akl-ı küll ve nefsi küll hakikatini idrak edebilmesi için ilk olarak Âdemiyyet ve Havvaiyet hakikatlerini inşikak (yararak) ettirerek bu seyrini beden arzında devam ettirebilir. Bu ne demektir? Erkek veya kadın silüetinde olsa da varlığında her iki hakikatin bulunduğunu anlayıp yaşayabilmesidir. ------------------- وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ {الإنشقاق/2}...
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > Halvette, mürşidinin izin tayini ile "intihap" ettiği (seçtiği) şeylerden başka bir şey yiyip içmez. SALİKİN DÖRT EDEBİ: Salikin dört edep ile edeplenmesi lazımdır. - Şeriat edebi, - hizmet edebi. - Hak edebi, - hakikat edebi lazımdır tafsili bu risaleye sığmaz.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > İnsanlar başkalarına daha çok maddî değerler hibe edebilir; ancak şifa, çocuk, hidayet yahut musibetlerden kurtuluş gibi nimetleri kimse veremez. Bunları lütfetmeye güç yetiren yalnız Vehhâb olan Allah Teâlâ’dır. Gerçek anlamda cömertlik ve lütufkârlık yalnızca O’na mahsustur.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Kul bütün günahları işler, ne emirleri tutar ve ne de yasaklardan uzaklaşır; kendisinin işlemiş olduğu fesad ve şerri Hakk’a isnad eder... ve bu halinden edeb etmez!.. Kötü olan bu cebirdir... Bu makamda sual ve cevab çoktur, ehline malumdur. Bir sofiye sormuşlar şu suali: - “Hakk’a zulüm isnadından nasıl kurtuldun?
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Bu süreci idrâk edebildiğim söylenemez, hatta yanlış bir tasnif yapmış da olabilirim. Kısaca, yazacaklarım kıt anlayışımın tezahürleri olacağı için şimdiden affınıza sığınıyorum Kul olarak nasıl bir istikamete gideceğimin işaretleri veya ne yapacağımın detayları kader defterinde yazılı olduğuna göre, hikâyedeki doğdular, yaşadılar, öldüler ve öldürdüler cümlesini nasıl anlamalıyım?
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 4)
  > İmdi tenzîh eden kimse ya câhildir, veyâhud sû’-i edeb sâhibidir.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 25)
  > İmdi tenzih eden kimse ya câhildir, veyahut sû'-i edeb sahibidir.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Ne kadar açıklamak icab ediyorsa o kadar açıkladı. Anlattıklarını, bazen açıktan açığa anlattı, bazen edebî bir üslupla anlattı, bazen işaret kullandı, bazen dolaylı yoldan gidip kinaye şeklinde anlattı, bazen bir benzerlik dengesi kurup istiare yolunu tercih etti.
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 20)
  > Ey gönül darılma edeb edeb. Düşersemde bir gün gaflet edip.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > Rabbül âlemîn olan Allaha îmân edebilmemiz için onu tanımamız gerekiyor. Ve her birerlerimiz kendi Îlâhımızı ürettiğimizden, o İlâh bize sevimli geliyor. Çünkü hayalen üreticisi biz oluyoruz, ürettiğimiz şeyi de seviyoruz. Neden? çünkü. . hayalimiz ona uygun geliyor.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > ...Hakîkat-i Muhammediyeyi ifade etmektedir. Yani yol ehli bir kişi Âdemiyetten, Hz. Muhammede kadar gelen mertebe evlerine girmesi izne ve vakte tabidir. Buna da ancak “Nebi” ve onun izini takip eden varis...
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan (Mübarek Geceler Bitirme Tezi)
  > Cenâb-ı Hak ezelde bütün bu alemler yok iken, azamet ve kibriyâsıyla kendinde gizli olan cümle varlığın, "a'yân-ı sabitelerini" ferdi/bireysel varlıklar hâlinde âlem sahnesine çıkarmaya 53 Buhârî, “Edeb”,101; “Tefsir”, 45/1; “Tevhid”, 35; Müslim, “Elfâz”, 2-4 şiddetle rağbet etti. Ve varlığı zuhûra çıkardı. Bizlere de bu hakîkati Regâib gecesinin özelliği ve şifresi içerisinde bildirdi. Allah Teâlâ, amâ hâlindeyken,...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 17** — Terzibaba - Necdet Ardıç (149 17.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > O merasimin şanından yani o gecenin özelliğinden şeyhinin huzurunda Fatiha çektirir herkese başka zaman da olmaz adaptır kim dua ederse etsin o mecliste kim varsa buyurun efendim derler son kapanışları oradaki hazır olan kişi kapatır, Fatiha çeker onun yanında başka Fatiha çekilmez çünkü edep dışıdır. Dinleyici: Üstadın izniyle İzniyle Allah rızası için lillahil Fatiha der herkes Fatiha’yı okur ve o arada işte daha...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç (152 20 9 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bu ilmin mektebinde diz çöken bir tıfl-ı edebhan (küçük bir edep sahibi çocuk) Yarın başlar üzerinde gezen bir padişahtır bu. Eğer bir damla yaş versem sana, derya verir canân Yarın arş üstüne tahtın kurar, can-ı cihândır bu. Bu bir Hakk ilmidir kim, digeran toprakta kalmıştır, Seni davet eden gönle, ezân-ı Nusretadır bu.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Gözetilen edebi fiillerin hepsini bize nispetle iyisini de kötüsünü de hakka nispet etmek esastır, iyilik kötülük bize göredir hakka nispet edildiğinde hepsi hayırdır, fiillerin iyiliği kötülüğü kula nispet edildiğinde iyi-kötü diye adlandırılır. Tevhidi sıfat; sıfatlar hakkındır, diri olan işiten gören yegane kudret sahibi Allahtır. Tevhidi zat vücut hakkındır. Bu makamda salih aklen hayalen gerek ef’al gerek sıfat...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > ...Kaplumbağa gibi de yavaş hareket edebilir yani bir çok kabiliyet vardır insanda işte bu yüzden makul karşılanan süreler vardır dünya yaşantısında ahiret yaşantısında da. Yani bir okulun bir senede bitmes...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Sultan gösterir Nefsi Küll erine, Anlatır Marifet şaşma işine, Zaman ile anlaşılır yeri ne, Gösteririr Marifetin Ziyası. Başımızdayken Hazret verilir mi? Edeb öğrenemedim denilir mi? Tahsil etmeden mercan dizilir mi? Hakîkati İlâhinin Ziyası, Vardım bir gün Efendim Huzuruna, Sizden sonra kim olur ki zuhurda, Der; Öldükmüki makama otura, Bâkidir İnsân-ı Kâmil Ziyası, Taptuk Emre der; Yunusum nerede?
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bütün bu hususların ses alma cihazlarından çıkarılıp, kayda geçirilmesi için gerçekten çok büyük bir gayret gösterip bıkmadan yorulmadan uzun bir çalışma yapan ve böylece bu kayıtları meydana getiren Hulusi Korucu Bey ve diğer hizmeti geçen kardeşlerimize de her istifade edebilen kimseler namına teşekkür ederiz. Cenâb-ı Hakk dünya, ahiret işlerinde kolaylıklar nasip etsin İnşeallah. Bende kayda alınan bu sohbetleri,...
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Ancak kim isterse kendine hoş gelen bir cümleyi veya kısa bir hikâyeyi kendi yazılarına ilâve edebilir ve ayrıca buna da memnun oluruz. ------------------- Bu huslarda kimse için bir mecburiyet yoktur isteyen tefekkür sorularını cevaplar, isteyen cevaplamaz, hiçbir şekilde mecburiyet yoktur, kişilerin kendi bileceği iştir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) kendi halini açık olarak orada belirtiyor, “yanarım” diyor yani yanarımdan kasıt kimliğim kalmaz, Cebrail diye bir şey kalmaz ortada çıkarsam diyor. Ve bu ayrıca çıkmaya teşebbüs bile etse edep dışı bir hadise olur. Bir insanın bir yerde yeri yoksa oraya girmeye, çıkmaya çalışırsa ne olur, sınırları aşmış olur.
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (253 49 41 Ku Ker Yol  Hucurat  Sûresi   Murat Derûni)
  > Peygamber’in önüne geçerek veya onun sözünü keserek edebe aykırı davrananları uyarmak için geldiği nakledilmiştir (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, IV, 1712). Konusu Sûrede, müslümanların Allah’a ve resulüne karşı riayet etmeleri gereken edep, kendi aralarında ve başkalarıyla ilişkilerinde takınmaları gereken ahlâkî tavır konularında buyruk ve tavsiyelere yer verilmiş, müminler arasında çıkacak ihtilâfların nasıl çözüleceği...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Kendisinden emin olunanlar, Cenab-ı Hakk, kendilerine bir sır ifşa ettiği zaman kendilerinde tutanlar, tutabilenler, muhafaza edebilenler, gayrıya açmayanlar, sır tutabi-lenler, emin kimselerdir. “Velilerin kalpleri sırlar hazineleridir.” O sırrı tutuyorlar, Hakk'ı ifşa etmiyorlar, yani önlerine geldiği yerde, Onu ifşa etmiyorlar, Hakk'ı kendilerinde gizlemişler, sırlamışlardır.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) yukarıda söylediği beytlerin mefhumu üzere vahdet-i vücuttan bahs ettikte gayri arif olanlar yani arif olmayanlar, vahdet-i vücudu bilmeyenler, adem-i temeyyüzü bilmedikleri cihetle yani mutlak yokluğun ne olduğunu bilmedikleri cihetle inkar ederler. Böylece müraatı edep için edebi korumak için bizi makamının temeyyüzüne delalet eyledi. Ve temeyyüz ile hükmetti. Yani ayırmakla hükmettik yani ayırmakla hükmettik.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > ...n. ya'nî âlemden, hubsün bi'l-külllyye refi sahîh değildir. Yani kötülüğü bu âlemden çıkarmak mümkün değildir. Çünkü emzice muhteliftir. Yani mizaçlar tat almalar muhteliftir, Birine mülayim gelen şey, di...
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > Ve “Hamd” ile başlamaktadır, hamd ise içinde bir çok mertebeyi bulundurmaktadır. Bu mertebede’ki “hamd” (halktan hakka’) dır, halk için çok güzel bir edep ve idrak örneğidir. Hamd’ın (8) mertebesini (salât) isimli kitabımızın hamd bölümünde, (on üç ve hakikat-i ilâhiyye) kitabımızın da Muhammed (s.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > ...Hakîkat-i Muhammediyenin bu nübüvvet evlerinden bahsediliyor. Sûre sayısı 33 tür. Mescid-i Nebeviyyenin ilk direk sayısı 33 tür ve Hakîkat-i Muhammediyeyi ifade etmektedir. Yani yol ehli bir kişi Âdemiyet...
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > ” Üçüncüsü : Süzgün bakışları kendi önlerine çevrilmiş; şuraya buraya bakmayan; edep, haya, vakar ve nezaketiyle seçkin dilber manasına gelir. Nitekim İmru’ul Kays şöyle demiştir: “O bakışlarını kendi önüne çevirmiş dilberlerden ki, bir karıncanın bakışı burnunun üstünde dolaşsa rahatsız eder.” Çokları ilk manayı tercih etmişlerdir.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Buradaki edebten maksat, bir nevi varlık iddiasına geçmek ve kendisini edebli görmektir. Veya göstermektir. Küçük bir yorum var onu da okuyalım. “Hoca Hazretlerinin «ilim tarafını tutmak ve kendi hâli­ni gizlemek gerektir» buyurmalarındaki hikmet şudur ki, insân­da ilim ile ayn, yâni îmân ile hakîkat müşâhedesi bir araya gelse, o müşâhede şeriata uymayacak olursa şeriat tarafını tutmak ve başka hiç bir şeye kıymet...
- **Kehf-Mağara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (31 18 Kehf-Mağara-Sûresi̇)
  > İşte herbirerlerimizin bir kulluk tarafımız abdiyyeti-miz var ve Ulûhiyyet hakikatlerini ancak bu abdiyyetimizi idrak edebiliyor, o abd olan kişi nefsini terbiye ettiği zaman o nefsi safiye oluyor. Kitab’ı indirdi;, Kitap’tan kasıt Kûr’ân-ı Kerîm olmakla birlikte bütün kitapları hükmü altına alıp kapsamaktadır, ancak Hz.Rasulullah’a (s.
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (50 76 İ̇nsan Sûresi̇)
  > Şems’e uğramıştık ki edeb gereği önce Hz. Şems’e sonra Hz. Mevlâna’ya gidilmektedir. Ziyaret sonrası mânâ âlemine doğru oturduğumda, Hz. Şems’in “Hür ol, hürler ile ol, hürlükle yaşa” tavsiyesi oldu. Tabiat zindanlarında yaşayanlar ile yapılan arkadaşlıkların sonucu tabiat zindanlarında olmaktır.
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > ” ********** فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِ وَعَصَى آدَمُ رَبَّهُ فغوى (Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.) (Tâ-Hâ, 20/121) “Bunun üzerine ikisi de ondan (o ağaçtan) yediler. O zaman ikisinin de edep yerleri kendilerine açıldı. Cennet yapraklarından...
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Eğer sen bana ittiba' edersen ben sana haber verip hakikatini beyan edinceye kadar bana hiç bir şeyden suâl etme» demekle ittibâda bazı şerait dermeyan etti.] Yani; Mûsû Âleyhisselâm kemal-i edeb ve tevazuu iltizamla Hızır'a «Taraf-ı İlâhîden senin talim olunduğun ilimden bazı ha-kayıkı bana talim etmek üzere ben sana ittiba edeyim mi müsaade eder misin?
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > ..., hayal edebilir ve onlar hakkında yorum yapabilirler. Allah’ın varoluşumuzda hepimize sunduğu bir mutlak kader var. O mutlak kaderimizin içinde de kendi çabalarımıza sunulmuş bazı bölümler var. O bölümle...
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > ...Günahlarımızı ise edep gereği kabul ederek af dilemeliyiz. ********** Ve daha dedi ki… − Yâ Gavs-ı Â’zâm, kim ezelî saadet ile saadete kavuşmuş ise, ne mutlu ona....
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Şeriat dediğimiz âdâb ve erkân ile insanlar hayvanlıktan kurtulup doğru yolda hız almağa başladılar. Fakat şeriat hükümleriyle aşkın hükümleri birbirine zıd gibidir. Halbuki ikincisi birincisinin devamıdır, mükemmelidir. Kısa akıllılar bunu bilmezler. Herkes idrâki çerçevesi dahilinde devrini yapar ve diğerlerini inkâr eder.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Allahu Ekber eller bağlanır, Mâsivâ arkaya sallanır, Muhabbet orada aşılanır, Göz nûru namaz da kılındı. Edeb ile döndüm namazda, Fâtiha huzûrum kıyamda, Hazmı mi’rac olur rûhumda, Göz nûru namaz da kılındı. Allah kulun hamd’ini işitir, Abd övgüsü çeşit çeşittir, Ağırlık çöker nasıl iştir, Göz nûru namaz da kılındı.
- **Kelime-i Hârûniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hârûniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İmâmiyye)
  > ...le de imhâ edebilirdi. Fakat bi’l-ihrâk imhâyı münâsib gördü. Çünkü Mûsâ (a.s.), tecellî-i nûrîyi ateş sûretinde müşâhede etmiş idi; ve ona dıraht-ı âteşîndenُ إِنِّــي أنَــ للّٰــه(Kasas, 28/30) [Ben Al...
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Muhammediyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ferdiyye)
  > ...deyip, onun ma’rifetini isbât edebilirsin. Çünkü vücûd-ı insânî ile sâir mevcûdât Hakk’ın onların suverinde taayyün ve takayyüdünden zuhûra gelmiştir; ve vücûd-ı latîf-i Hak onların eşkâl ve suverinde müt...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Sonra bunun A'raf sûresinin son âyetlerine ilgisi bakımından da kulluğa yönelik, yani hakkiyle kulluk edebilme arzusundan doğan bir soru olduğundan da gaflet edilmemek gerekir. Cevap olarak: De ki; enfâl, Allah ve Resulünündür. Yani enfâl hakkında hüküm vermek Allah'a ve Resul'e mahsustur. Bunda kimsenin oyu ve onayı yoktur.
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Üzeyriyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kaderiyye)
  > ...d, “Fiten”, 1; Tirmizî, “Fiten” 43; İbn Mâce, “İftitâhu’l-kitâb”, 11; Ahmed b. Han- bel,Müsned, III, s. 114. 425 Bu kısmı krş. Konuk,Mesnevî-i Şerîf Şer 363-369 (beyit: 1357-1370). 426 İlgili metinlerde b...
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > ...âtına adem-i vukūf sâikasıyla kelâmlarını sû’-i edebe hamlederek i’tirâzâtta bulunmaktır. أعْيَان ِ أجْحَدُهالْوَفِيفَفِي حَال ٍ أقِر ُّ بِه ِ ُ 223Konuk,Mesnevî-i...
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye)
  > ...ât-ı edeb için, bu hâl bizi, makāmının temeyyüzüne delâlet eyledi; ve temeyyüz ile hükmettik. Bu i’tibâr ile abîd arasında temeyyüz vâki’ oldu. Ya’ni ârifin ilmi ve...
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > ...arın bu idrâkleri, ehl-i keşf ve ilhâmın mertebelerine vâsıl olamaz. Meselâ bu teceddüdün ecsâm-ı uzviyyede vukūunu fennen müşâhede ederler; velâkin bir kaya parçası için her ân-ı gayr-ı münkasimde mevcûd...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > ------------------ Böylelikle çalışmaya başlanmış oldu. Bahsedilen şiir’e ilaveten fakirin acizane yazmış olduğu Rahmîye annem ve Aynası isimli şiirler konu ile ilgisine binaen çalışma içine alınmıştır. Esmâ’ül Hüsnâ harflerin ma’nâsal olarak neyi ifade edebileceği ve sayı değerleri de okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir. İşte elimizde bulunan bu kitap ve benzerleri, kişiye evvelâ kendini sonra da Rabbını tanıtıcı haliyle tefekkür hayatımızda çok büyük bir yeri olması lâzım gelmektedir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Gerçi insan bir aslanın koşmasıyla yarış yapamaz, ama yine de koşar. Kaplumbağa gibi de yavaş hareket edebilir yani bir çok kabiliyet vardır insanda işte bu yüzden makul karşılanan süreler vardır, dünya yaşantısında ahiret yaşantısında da. Yani bir okulun bir senede bitmesi gibi makul süredir birinci sınıf ikinci sınıf birer senelerde, programlar da ona göre yapılmıştır zaten.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > “Ona ruhumdan üfledim demesi işte o da bir gaybımızdır, ruhumuz bizim gayb tarafımızdır. Bizdeki ruhu idrak edebilirsek yani iç bünyedeki faaliyetlerimizi varlıklarımızı idrak edebilirsek bu yönden bu alemin içinde mevcut olan ilahi varlığı idrak etmemiz kolaylaşır. Nasıl dışımıza baktığımız zaman şehadetimiz var bu alemin de şehadeti var, bakın sert yumuşak neyse ele geliyor tutuluyor tahta var işte bunlar hep...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Bu ilişkiyi bir ayna misâliyle îzâh edebiliriz: Aynadaki görüntünün, bakan kişiden bağımsız bir varlığı yoktur. Görüntünün varlığı bakanın varlığına bağlıdır; ayna kırılırsa görüntü de ortadan kalkar, ancak bu bakana bir zevâl vermez. Burada ince bir nokta vardır: Görüntü bakanın kendisi değildir, ama bakandan bağımsız da değildir; ne aynıdır ne gayrıdır.
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > Mutasavvife-i kirâm ha- zarâtının ahkâm-ı şer'iyye üzerine zâid, fakat maksad-ı şerîata muvâfık ola- rak vaz'ettikleri âdâb ve usûl gibi. Şerîat-ı Muhammediyye'nin vaz'ından mukaddem, ulemâ-i Îseviyye tarafından mevzû' ruhbâniyet de bu zümre- dendir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Önümüzdeki yıllarda bu dillerde deFusûs şerhlerinin yapılacağını, İbnü’l-Arabî ve eserlerine gösterilen büyük ilgiden dolayı kuvvetle tahmin edebiliriz. Gerek İbnü’l-Arabî’nin eserlerine ve bilhassaFusûsu’l-Hikem’ine ve gerekse diğer sûfîlerin bu neviden eserlerine karşı yapılan îtiraz ve tenkitler, müelliflerin sağlığında olduğu gibi, vefatlarından sonra da devam etmiştir.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > Kul bütün günahları işler, ne emirleri tutar ve ne de yasaklardan uzaklaşır; kendisinin işlemiş olduğu fesad ve şerri Hakk’a isnad eder... ve bu halinden edeb etmez!.. Kötü olan bu cebirdir... Bu makamda sual ve cevab çoktur, ehline malumdur. Bir sofiye sormuşlar şu suali: - “Hakk’a zulüm isnadından nasıl kurtuldun?
- **Hacc Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (02 Hacc Divan)
  > İnsan aklının şimdilik çok zor veya imkânsız gibi olan bu ifadelerin batini yönlerinin kavranması bizimde anlayamayacağımız hususlardır, ancak gönlümüze geldiği ve idrak edebildiği­miz kadarı ile iktifa edeceğiz. Mevlâm (Er-rahman 4) (ALLEMEHÜL BEYAN) sırrı'nı cümlemize lütf etsin. Yukarıdaki ayetin açık ifadesinden de anlaşılacağı gibi İn­sanlar için ilk kurulan ev Mekke'de ki Kâ'be'dir. Kâ'be'i şerif hakkında...
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TASAVVUF ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TASAVVUF KÜLTÜRÜ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI NECDET ARDIÇ / TERZİ BABA’NIN TASAVVUF ANLAYIŞINDA NAMAZ KAVRAMI Canan ÇALIŞKAN YÜKSEK LİSANS TEZİ Danışman Prof.
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > Size sızlanmaktan ar ediyorum ama bu yolda sizden başka beni tahlil edebilen yok. Aynanızda net göründüğümü bile, bile yazmak istedim. sizin söyledikleriniz, tavsiyeleriniz, görüşleriniz çok mu çok önemli. Allah başımızdan eksik etmesin.
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Diğer şekliyle misal şekliyle verelim, bazı kimseler Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinden şikayette bulunmuşlar, efendim işte Allah’lık ilan ediyor, uluhiyetini söylüyor, yani biraz edep dışı sözler söylüyor, şeriata aykırı sözler söylüyor, diye dedikodular başlamış, O’nun da kulağına geliyor, o zaman diyor ki “benim yanımda sohbetime kim gelirse eline bir hançer bir kılıç bulundursun, kesici bir alet bulundursun, izin...
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > İşte özümüzü tatmin edebilecek felsefenin ve ilimlerin doğduğu yer burasıdır. İhata dairesinin merkezi de burasıdır. ************** (4) üncü sohbet: Kadın odur ki, erkeğine; çölde rastlanan bir su akışı gibi dinlenmek zevkini verir. Yıllarca çalışıp yorulan insan vücudu geceleri nasıl dinlenirse; emeklilik devresi de son dinleniştir.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > Peygamber’in (Buhârî, “Edeb”, 90; Müslim, “Şiʿr”, 3-6) hadisine dayanarak mâsivâya fenâ ve zevâl gözüyle bakmış, “İki cihanda Allah’tan başka bir şey yok” sözünü sık sık tekrarlamışlardır (Gazzâlî, İh yâʾ , IV, 252). Hak’tan gayri hiçbir şey görmeyen ve bilmeyen tevhid ehli için mâsivâ diye bir şey söz konusu değildir.
- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (V A K İ T L E R İ N O L U Ş M A S I)
  > biz ancak senden yardım isteriz. ve senden mağfiretini diler ve senden hidayet isteriz. ve sana iman eder, tevbe edip sana döneriz. ve işlerimizde sana dayanırız, güveniriz. seni bütün işlerimizde hayırla anar, sana şükrederiz ve nankörlük 
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Eyyûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Gaybiyye)
  > Diğer zevât-ı kirâmın hükümleri ise, nazarî ve istidlâlîdir; bu ilim tahallüf edebilir. Zîrâ câiz ki, çanak içindeki şey bala müşâbih bir madde ola. Binâenaleyh ilm-i istidlâlî, ilm-i sahîh değildir, belki zann-ı galib ve tahmîndir." &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Bir gün risâlet-penâh (S.

## İlgili Kavramlar

- [Tasavvuf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tasavvuf) — part_of
- [İbretlik Hikayeler](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ibretlik-hikayeler) — related
- [İhsan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ihsan) — related
- [Takva](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/takva) — related
- [Hal](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hal) — related
- [Tasavvuf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tasavvuf) — related
- [Kibir](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kibir) — contradicts
- [İbretlik Hikayeler](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ibretlik-hikayeler) — related
- [Tasavvuf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tasavvuf) — part_of
- [Şeriat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seriat) — related
