# Emânet Âyeti

> Aziz dostum, gel bu gece irfan meclisinde bir sırrın etrafında halka olalım: Emânet Âyeti’nin sırrı. Cenâb-ı Hakk, Ahzâb Sûresi’nde, “Biz emâneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zâlim, çok câhildir” buyurur. Bu âyet, kâinattaki yerimizi, yurdumuzu ve en nihayetinde varlık sebebimizi fısıldar. Göklerin ve yerin taşımaktan korktuğu bu ağır yük, bu paha biçilmez sır nedir ki, onu “zalûmen cehûlâ” – yani zâtın

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/emanet-ayeti

---

Aziz dostum, gel bu gece irfan meclisinde bir sırrın etrafında halka olalım: Emânet Âyeti’nin sırrı. Cenâb-ı Hakk, Ahzâb Sûresi’nde, “Biz emâneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zâlim, çok câhildir” buyurur. Bu âyet, kâinattaki yerimizi, yurdumuzu ve en nihayetinde varlık sebebimizi fısıldar. Göklerin ve yerin taşımaktan korktuğu bu ağır yük, bu paha biçilmez sır nedir ki, onu “zalûmen cehûlâ” – yani zâtına karşı zâlim, hakikatinden ise habersiz, câhil – olan insan yüklenmiştir? İşte bu sualin cevabı, tasavvuf yolunun tamamını özetler. Terzibaba Necdet Ardıç Hazretleri’nin sohbetlerinde bu âyet, sâlikin kendi varlık kitabını okuması, nefsini tanıması ve ezelde verdiği ahde sâdık kalması için bir pusula vazifesi görür. Emânet, basit bir eşya gibi alınıp verilen bir şey değil, insanın bizzat kendi hakikati, ona üflenen ilâhî ruhun bir yansımasıdır.


## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mü'minûn Sûresi**
  > Hakk'tan gelip Hakk'a âit olduğunu ve kendisinin ancak bir emânetçi mesâbesinde bulunduğunu idrâk ve müşâ-hede etse, tam bir huzûr ve teslîmiyet içinde Hakk'tan aldığını yine Hakk'a (O'nun ihtiyaç sâhibi kullarına) teslîm eder.  Zekât ibâdetiyle başlayan bu a
- **Zümer Sûresi**
  > tir.   "Borç" ma'nâsını esâs alırsak dîn, insânın kendisine emânet verilen izâfî varlığını gerçek sâhibi olan Hakk'a iâde etmesidir. " İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn " ( Şüphesiz biz Allâh'tanız ve şüphesiz O'na döneceğiz ) (Bakara 2/156) âyeti,   bu hakîk
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ri yapılmasaydı, sadece  (size sizin için ve size ait)  bir emânet olarak kalsaydı belki üzerinde taşıdığı mânâlar hususide olarak batıni yönden kabul edilebilir ifadeler olabilirdi. Çünkü bu ifadelerin gerçek mânâ da geçerli olduğu yer Zât-ın kendinden kendin
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > u varmış, ihtiyar bu buzağıyı bir ormana götürmüş ve Allaha emânet ederek bırakmış, «Yarab, bunu çocuğum büyüyünceye kadar sana emanet ediyorum» demiş, sonra ihtiyar vefat etmiş, işte o buzağı da böylece himayei ilâhiyede büyümüş, bu sırada çocuk da yetişmiş v
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lduğunu bize bildirmektedir, çünkü değer verilen birine sır emânet edilmektedir. Bizler ise yaşadığımız dünyâ hayatının olayları içerisinde Cenâb-ı Hakk (c.c)’tan ayrı düştükçe Cenâb-ı Hakk (c.c) bizim sırrımızda kalmıştır.   Âriflik bilmenin yanı sıra bu bilg
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yani bu ahdi yerine getirmezseniz benden korkun, benim size emânet ettiğim İlâh-î emanetleri yerine getirmez, zuhura çıkarmazsanız o zaman benden korkun, daha dünyadayken, hayat elinizdeyken benden korkun yoksa bir fiili yaptıktan sonra korkmak hiçbir şey ifad
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > im ve sıfâtlara birimsel varlığında ki boyut kadar hâlef ve emânetçi konumundadır. “Hâlife de Müstâhlefin aynısıdır” denmiştir.    (ط)  Tı harfinin sayısal değeri dokuz büyük ebced de sayısal değeri (535) ile (13) ve (53) ve (5) hazret sayılarına bağlı demişti
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ât’ın bir oğlu:              (8)  Bu ihtiyar zât’ın Allah’a emânet edilmiş genç bir buzağı:             (9)  Bu ihtiyar zât’ın Allah’a emânet edilmiş genç    280   bir buzağı: sının derisi dolusu altınla alınması.             (10) İhtiyar zengin adam:
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rdır ki, onlar da yine sırda kalmaları gerekli ancak ehline emânet edilmelidir. Anlatılmaya çalışılanlar zâten ruhsatlı sırlardır.          Hadîs-i Küdsîde,     “İnsânın sırrı, sırrımdır ve sırrımın sırrıdır,”  buyruldu.   Cenâb-ı Hakk insânın sırrının, kendi
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > şeklini alır.  10  Ona göre Ehlullah, bu halka Hakk’ın bir emânetidir.   Her devirde bu emânetlerden vardır. Halkın bu emânetlere hıyanet etmemesi lâzımdır. Ancak bu emânetlerin mahiyyetini kendileri bilir. (Yûsuf-u Râzî)  ************        Evliyaullah Hakk
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ldiğimde yanınıza uğramak istiyorum izniniz olursa. Allah'a emânet olun Efendim. Hoşça kalın. Oğlunuz  Mü……    *************      (4) Ay…….Er……   Subject: RE: Ressam Hikâyesi yorumu Date: Sun, 20 Nov 2011 23:12:08 +0200         Aleyküm selâm Ay….. kızım yazıla
- **Ahzâb Sûresi**
  > ve koruma görevi üzere olduğumuzu ve vakti gelince bütün bu emânetleri Cenâb-ı Hakk’ın (c.c) bizden alacağını bilerek hareket edersek ölüm bize hiçbir korku ve zorluk vermeyecektir   Ölüm sonrasına geçilen birinci berzahtan haber almanın biraz mümkün, ancak ik
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lmış olup hâlen de faali-yet göstermektedir.  Bu halı diğer emânetlerle birlikte Nûsret Tûra tarafından yine Necdet Bey’e iade edilmiştir ve dergahında asılı durmaktadır.   -  Necdet Bey arada akrabalık bağlarının da olması hasebiyle sık sık mürşidi Nûsret Tûr
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ri yapılmasaydı, sadece  (size sizin için ve size ait)  bir emânet olarak kalsaydı belki üzerinde taşıdığı mânâlar hususide olarak batıni yönden kabul edilebilir ifadeler olabilirdi. Çünkü bu ifadelerin gerçek mânâ da geçerli olduğu yer Zât-ın kendinden kendin
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  >  .................  33/72. onu “emâneti” insân yüklendi. şüphe yok ki, o, çok zâlim, çok bilgisiz oldu.           Bu Âyet-i Kerîme de zâtîdir, ifadesi çok geniştir yeri olmadığı için sadece  (zâlim)  kelimesine bakacağız başka kitap
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Cem’iyyet-i esmâiyyeden ibâret olan sûret-i ilâhiyyeyi ve emânet-i ilâhiyyeyi kabûl ve hamle, semâvât ve arzın ve cemâdâtın taayyünâtı müsâid olmayıp, ancak Âdem’in taayyünü müsâid oldu. Bu hakîkati [m/67] müdrik olmayan mâddiyyûn, tefekkürün ancak dimâğ-ı â
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ve koruma görevi üzere olduğumuzu ve vakti gelince bütün bu emânetleri Cenâb-ı Hakk’ın (c.c) bizden alacağını bilerek hareket edersek ölüm bize hiçbir korku ve zorluk vermeyecektir ölüm sonrasına geçilen birinci berzahtan haber almanın biraz mümkün, ancak ikin
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > za! Neyimiz var ki neye sahip çıkacağız. Ne olursak olalım, emânetçi olduğu- muzu bilmiyorsak. Eyvay hâlimize! Eyvah ki Eyvah!. Onun için bunları gerçek sahibine bırakıp, Hz. Nusret sultânımın dediği gibi  “Eyvah demeden Allah diyelim.”  [36]        Terzi baba
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > ـا عَرَضْنَــا(Ahzâb, 33/72)   أرْض ِ وََلسَّــمَاوَ   [Biz emâneti göklere ve yere ve dağlara arzettik. İmdi onu yüklenmekten çekindiler.] kelâmıyla ihbâr buyurulan her bir şeyin tesbîhini ve semâvât ve arzın emânet-i Hakk’ı yüklenmekten ibâ ettiklerini bu es
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > itabının özeti, göz bebeği, nûru, rûhu ve sînesinde RAB'bın emânetini taşıyanı ve saklıyanı, emîn ve şereflisi insandır.    Şâyet HAK indindeki mevkiini bulmak, bilip görmek ve hikmetlerle dolu olduğunu anlamak arzûsunda isen âşık ol! Âşık, kayıtsız şartsız ma
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > 5    	        8    	     3    = 41  Ayrıca ilâhi emâneti yüklendiği yaşıdır.       Kûr’ân-ı Keriym’de Tîn Sûresi 95/3 âyette,   -------------------       (ve hazel beledil emîni)  (95/3)  “Emin belde’ye yemin olsun”  bu
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i elbisemizi gerçek elbisemiz zannetmişiz. Halbuki bu bize  emânet’tir.   Soru: Mantıkta hatamız var yani efendim öyle değil mi?  Terzi Baba: Mantıkta hata var; Sonu baş olarak görüyoruz, zannediyoruz. Yani bütün varlığımızı bu zannediyoruz. Duygularımız, düşü
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nokta ’dan almaktadır.  (Be)  kendisine nakledilen değerli emânetleri  (te)  olan  (ente)   (sen)  e aktarmaya hemen başlamıştır. O da kucağını açmış, kendisine benzeyen sadece simgesel noktaları değişen aslında kendinin aynı  (ente)   (sen)  olan ümmetine yo
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > âb etti. O da halifesi şeyh Fahreddîn Himmetî Efendi’ye onu emânet etti. 1324 senesi Ramazan’ının Kadir gecesinde (15 Kasım 1906), Fahreddîn Himmetî tarafından kendisine hilâfet verildi. 1327 (1909) senesinde İstanbul’da Taşkasap civarındaki Fındıkzâde Tekkesi
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > sı olacağının ispatı olmuştur.      	Nusret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği,  “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,”  sözü aslında buraya vurgudur.   	Ayrıca  “nasrun minallahi”  ve  “fethun karîb”  âyeti ile de,  “size yakın bir fe
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > le Ulûhiyyetin zuhuru olmakla birlikte, elifin, aklı küllün emânetini yüklenerek, cümle harfleri, cümle varlıkları kuşatıp ihata ederek, kendinde toplar. Bu toplayışın merkezi ise altındaki nokta (kâmil insan) dır.       Velâyetle irşadın bugünkü temsilcilerin
- **Enbiyâ Sûresi**
  >  .................  33/72. onu “emâneti” insân yüklendi. şüphe yok ki, o, çok zâlim, çok bilgisiz oldu.           Bu Âyet-i Kerîme de zâtîdir, ifadesi çok geniştir yeri olmadığı için sadece  (zâlim)  kelimesine bakacağız başka kitap
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ile ile 06.12.2012 tarihinde tarafımdan “Rehberlik icâzeti” emâneten verilmişti. Verilen icâzet görevini yerine getirirken uyulması gereken şartlar düzenlenen icâzet belgesinde de belirtilmişti. Bu şartlardan en önemlisi Tarîkat-ı Âliye’nin o saf kurallarını i
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > azılımıydı.  (*)      (*)  41    ayrıca Terzi Babamın ilâhi emâneti (1979) asaleten üstlendiği yaşı’dır. Vekâleten ise (1970)tir.   23   (Necat)  kelimesi,     (nun)50   (cim)3    (elif)1  (te) 400 = 454   dür,  ki, zâten kendi özü itibariyle (4 + 5 + 4) =  13
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ih etmeyen bir Ģey yoktur”  (İsrâ, 17/44) ve  “innâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ”  yâni  “Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik. Onu yüklenmekten çekindiler”  (Ahzâb, 33/72) sözleriyle haber ve
- **Rûm Sûresi**
  > Bu emînligi, adâlet güneşi onun üzerine doğduğu için, o emânetten bulmuştur.          Adl, ilâhî isimlerdendir ve ma'nâ i'tibâriyle zulmün zıttıdır; ve zulüm, bir şeyi kendi yerine koymamaktır. Bundan dolayı emînlik adâlet ve hıyânet zulümdür. Âlemin tamâm
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > İsevîlerdir, ve yolları Muhammediyyete doğrudur, işte onlar emânete ihanet etmezler hakk’a uyarlar ve ahidlerinde dururlar. Hakk’a uymayanlar ise zâhir olanlarıdır.            (
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rdır ki, onlar da yine sırda kalmaları gerekli ancak ehline emânet edilmelidir. Anlatılmaya çalışılanlar zâten ruhsatlı sırlardır.               Hadîs-i Küdsîde,          “İnsânın sırrı, sırrımdır ve sırrımın sırrıdır,”  buyruldu.        Cenâb-ı Hakk insânın s
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ظَلُومًا جَهُولًا {الأحزاب/72}    .................  Onu “emâneti” insân yüklendi. Şüphe yok ki, o, çok zâlim, çok bilgisiz oldu. (33/72)           Bu Âyet-i Kerîme de zâtîdir, ifadesi çok geniştir yeri olmadığı için sadece  (zâlim)  kelimesine bakacağız baş
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > gecikmesini düşünüyordum. Fakat tesellisi var. Çünkü Hakk’a emânet etmiştim. Gönül çerçeve­sinin dışında da değiliz. “Allah selâmet versin kim bilir nerelerde­dir?” diyordum ki Reşat Bey’den mektup geldi. Belki akşama sa­baha gelirler. Fakiri özlemişlerdir.  Y
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > vvela tek bir mahal olacak, sorumlu bir mahal. Oraya bunlar emânet edilecek, ondan sonra oradan dağıtılacaklar. Zaten iş bunu gerektirmektedir. Ve onların tekevvünü ise ferdiyyetle müsteniddir. Cemi âlem yani bütün gördüğümüz âlemler, küll olarak mazhar-ı ferd
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > …  Nüket Annemin yanına gidiyorum… Evladım Kâ’be-i Şerif-de emânetler var gidip alabilir misin? Diye rica ediyor… O an düşünmeden merak etmeyin anneciğim hemen gidip alırım diyorum… Daha sonra, pasaportun zamanı dolmuş, vize alınacak söz de verdim nasıl olacak
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i İlâhiyye’yi, zâhirleri topraktan halk edilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye’yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan  (Rûh  ve  nûr)  kemâlâtı ortaya
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lere getirdiğini merak ediyorum. Yüce Allah’ın bize verdiği emânetleri, hem de çok kıymetli emânetleri  en iyi şekilde muhafaza etmek, bu dünyada iken vuslat etmek istiyorum.  Yüce Allah c.c. nasip ederse.  Bu farklılıklar âleminin sırrını, oynanan senaryoları
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > esini bulan bu yaşam neticesinde, kul.  Rabb’ ı na elindeki emâneti teslim edince benlik davası ortadan kalkar, emânet sahibine devr edilir.   64  Bu hâl  Rabb ’ı nın rızâsına sebeb olur. Böylece kul, râzı olunmuşlardan, yani ehli  Merdiyy’  den olur.  “Râdiya
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > laşması mümkün olacaktır.       (Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir.)    16  Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu  yetim lik  Akabesi  de böylece aşılmış olacaktır.    **********    
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > tiyorsa talebesine yükler “vene fahtü” ile gönül kâbesine o emâneti vermek ister, talebe de gözüyle zâhirini gönlü ile de bâtınına bakarsa ne aldığını görür ve bilir ve idrak eder yaşar aldığını kaybetmeden  şükrünü  eda  eder  himmetini bir kat daha artırır.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i İlâhiyye’yi, zâhirleri topraktan halk edilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye’yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan  (Rûh  ve  nûr)  kemâlâtı ortaya
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > rzâ’ edendir; onu doğuran değildir. Zîrâ ümm-i vilâdet, onu emânet ciheti üzere hâmil oldu.[25/40]   Böyle olunca onda mütekevvin oldu; ve bunda onun irâdesi olmaksızın onun hayzının kanı ile tegaddî eyledi; tâ ki onun için onun üzerine imtinân vâki’ olmaya. Z
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > me geçildi. Tebrik, Resimler, Efendi Babamın fakire verdiği emânetlerin öpülüp başımın üstünedir denmesi ve vedalaşma ile o günki seromomi de bitmiş oldu.  Derviş nereden gelirsin nereye gidersen kısmında, Dünya’dan gelir ahirete giderimden önce, aslında Hakk’
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Sen onların önünde iki kat olarak râki’ olmadıkça [1/63] o emânet sana ne vakit vâsıl olur? Her bir edeb onlara nasıl makbûl gelir? Zîrâ onlar eyvân-ı âlîden geldiler.” 97    لخليفــةِ، ولا وَقَفَــت ْ مــع مــاأة ُ هــذهالملائكــة َ لــم تَقِــف ْ مــع مــا
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > değil, hakîkatte onu ırzâ’ edendir. Zîrâ ümm-i vilâdet onu emânet cihetinden hamleyledi; onda mütekevvin oldu; ve onun için, onun üzerine imtinân vâki’ olmamak için, vâlidesinin[25/39]bunda irâdesi olmaksızın, onun hayzının kanı ile tegaddî eyledi. Zîrâ o, an
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nmaları için yapılan târiflerdir.   	Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın emâneten bize vermiş olduğunu biz sahiplenerek asâleten kendimizin zannettiğimiz için bu bize verilmiş olana ihânet ettiğimizden dolayı cehennem ile cezâlandırma olmaktadır yoksa “Hakkâni” oluşumuz yö
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > bu sebeple deveyi kestiler. Yâni kendilerine verilen ilâhî emâneti taşıyamadılar. Emânete ihânetin bedeli helâk edilmeleri oldu. (…)  Seyr-ü sülûk yolunda olan her sâlik götürücüsünün irfâniyyeti kadar bu yoldan geçer, eğer geçmiyorsa zâten gerçek sâlik değil
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan ilim, kudret ve irâde gibi ne kadar vasıf var ise hepsi emânettir. Ve bu vasıflar Hak Teâlâ hazretlerinindir. Bundan dolayı ârif, hâlini bilip dâimâ hakîkî fakr makâmında durur. Ve emânet olan o vasıflar ile görünmez. Fakat ilâhî inâyetin yânî yar- dımın k
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > k kolaylıklar nasip etsin. Dosyasına aktaracağım İnşeallah. Emânetleri aldık. Zahmetler olmuş. Teşekkür ederiz. Kızlarımıza, torunlarımıza ve herkese selâmlar. Nüket annenizinde selâmları vardır. Hoşçakalın. Efendi Babanız.    *************   Candan aziz Efend
- **Hac Sûresi**
  > kk bütün bunları zât-î zuhuru olan, “yere göğe” yüklemediği emânetini, İnsân-ı Kâmiline yüklediği için bu yükün de kendisi olduğu için, işte bu yükle yâni kendi hakikatiyle zâhiren, bâtınını ziyâret ve bâtınına ayna etmiş olmaktadır. Böylece Hacc ve Umreye gel
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i İlâhiyye’yi, zâhirleri topraktan halk edilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye’yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan  (Rûh  ve  nûr)  kemâlâtı ortaya
- **Kâf Sûresi**
  > ddin Efendi‟ye intisâb etmiş, o da şeyh Fahreddîn Efendi‟ye emânet buyurmuştur. Muhtelif zamanlarda İzmir, Üsküp, Selanik, Kosova, Edirne, Manastır, Konya, mükerreren Nazilli ve Bursa‟ya seyâhat ederek tarîkat ve şerîat nurlarını yaymıştır. Vassâf, Mustafa Hil
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > en bir şey de o kimsenin mülkiyetine girmiş olur. Geçici ve emânet değildir. Cenâb-ı Hakk daha nicelerini gösterir ve bütün işlerine kolaylıklar getirir İnşeallah.      --------------          103) Zuhurat 2 :          Za… Ak… 09.01.2012 İzmir        Siz Ha…’ı
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > yet-i zâtiyye makāmında kāim olan insân-ı kâmil, kendisinde emânet olan rubûbiyyet-i arazıyyeyi Allah Teâlâ’ya reddeder;   ve kendisi rubûbiyetin muktezâsı olan tasarrufa tasaddî etmez. O ancak ubûdiyyet-i mahzası îcâbına tebaan, kâmilen seyyidine teveccüh ede
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > n yazılımıydı.  (*)      (*) 41  ayrıca Terzi Babamın ilâhi emâneti üstlendiği yaşı’dır   (Necat)  kelimesi,     	  	(nun)	  50    	  	(cim)	    3    	 	(elif)	    1    	  	(te)	400 = 454   dır,  ki zaten kendi özü itibariyle (4 + 5 + 4) =  13  tür.   (Necat)
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > atası, kökü  olduğu anlaşılıyor.    Nûsret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği,  “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,”  sözü aslında buraya vurgudur.   Ayrıca  “nasrun minallahi”  ve  “fethun kariyb”  âyeti ile de,  “size yakın bir fe
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mcısı olacağının ispatı olmuştur.    Nusret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği,  “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,”  sözü aslında buraya vurgudur.   5  Ayrıca  “nasrun minallahi”  ve  “fethun karîb”  âyeti ile de,  “size yakın bir
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > kâib için, Mûsa (a.s.)ın asâsı gibi, havâss-ı hayvâniyyeden emânet vardır. Ve o kimsenin bu tarîka-i hayvânî üzerinde seyri, onun Rabb’i olan ismin hikmeti muktezâsıyladır ki, bu da mezâhibde ihtilâftan nâşîdir. Şu hâlde enbiyâ (aleyhimü’s-selâm)dan her birisi
- **Secde Sûresi**
  > ven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki emn (emân, emânet) kökünün “if‘âl” kalıbından türeyen mü’min kelimesi “inanıp tasdik eden; başkalarının güvenli olmasını sağlayan, vaadine güvenilen” mânalarına gelir. TDV İslam Ansiklopedisi   İslam dairesine g
- **Sebe' Sûresi**
  > akkk’ın bize verdiği bu sıfatları hakkıyla iade edemez isek emânete hıyanet etmiş hükmüne giriyoruz ayrıca, biz O’na hakkıyla iade ettikten  sonra Cenâb-ı Hakk bunları asaleten kullanmak üzere tekrar bize iade edecektir ÇHU  -----------------------------    ~~
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi**
  > 12 –  Sayfa 134…  ↑        41    ayrıca Terzi Babamın ilâhi emâneti üstlendiği yaşı’dır   ↑      Necdet Ardıç – Gönülden Esintiler -   Terzi Baba-1 – Tasavvuf Serisi 12 –  Sayfa 159…  ↑      Necdet Ardıç – Gönülden Esintiler -   Terzi Baba-1 – Tasavvuf Serisi
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan, yâni (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlüllah’dan aldığı emânet-i ilâhîyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere Nefes-i Rahmânîyyeyi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya getirer
- **Zuhruf Sûresi**
  > nin hakkı vardır. Bazı gerçeklere ışık tutmaya çalışıyoruz. Emâneti veren istediği zaman istediği şekilde alır. (Yazan)   ↑      İsmi  İ.  Denen kişi ile aynıydı.  ↑      (12) Terzi Baba (1) adlı kitâbta sayfa 262, 263, 264 te bu kişinin gördüğü zuhûrât ve 3,
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > akkk’ın bize verdiği bu sıfatları hakkıyla iade edemez isek emânete hıyanet etmiş hükmüne giriyoruz ayrıca, biz O’na hakkıyla iade ettikten   107  sonra Cenâb-ı Hakk bunları asaleten kullanmak üzere tekrar bize iade edecektir.    
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i, Sayfa 22, 25  ↑      Kütüb-i Sitte/ Alım-Satım / SIDK VE EMÂNET (GÜVEN)  ↑      Kütüb-i Sitte/ Alım-Satım / TERAZİYİ AĞIR TUTUN  ↑      Kütüb-i Sitte/ Alım-Satım / ALDATMA HARAMDIR  ↑      Mesnevî-i Şerif Ahmed Avni Konuk Şerhi - Cilt 7   ↑      Mesnevî-i Ş
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.”           Emânet zâhir ve bâtın olarak vardır. Zâhir olarak bildiğimiz anlamıyla kullanılan emanettir. Batın olarak, ilmi ehline vermemek o ehline haksızlıktır, eğer ehli olmayana verilirse bu sefer ilme haksız
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > eraber babalarının yanına vardılar. “Niye sen bize Yûsuf’u  emânet etmiyorsun?” diyorlardı. “onu bizimle göndermiyorsun? Biz onun hakkında nasihat edicisiyiz, onu kollarız. Ona kötülük yapmayız. Yarın onu bizimle gönder.” Diyorlardı. Kendi yorumlarınca bu işin
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye**
  > dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlüllah’dan aldığı emânet-i ilâhiyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) 67 kemâlâtı ortaya get
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > anmaları için yapılan târiflerdir.   Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın emâneten bize vermiş olduğunu biz sahiplenerek asâleten kendimizin zannettiğimiz için bu bize verilmiş olana ihânet ettiğimizden dolayı cehennem ile cezâlandırma olmaktadır yoksa “Hakkâni” oluşumuz yö
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan, yâni (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i ilâhîyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmânîyye yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya getire
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > –Koyunlar, tarla sâhibine ve tarla dahi koyunların sâhibine emâneten verilsin. Koyunların sâhibi, tarlayı evvelki hâline getirinceye kadar zahmet çeksin; ve bozuk mahsûl ile intifâ’ etsin. Hâl-i aslîsine ircâ ettikde iâde eylesin. Ve o vakte kadar dahi tarla s
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > laşması mümkün olacaktır.       (Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir.)    Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu  yetim lik  Akabesi  de böylece aşılmış olacaktır.   -------------------
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > birşey mümkün değildir. Ancak soran mürşidi olduğu için bir emâneti verme hali vardır. Çünkü bu soruyla tüm evlâtlara giydirme, yani velûdiyet inşaası yapılıyor. Tıpkı Efendi Babamızın bize yaptığı gibi.       Buradaki durum bize önceki hikâye çalışmalarından
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lkitabı kevnü fürkandır gönül  Hayy ve Kayyum sırrını serde emânet bilmiyen  Bilmez ol; esrârı Hakka bir nigehbandır gönül  Olalı mehcûr gönülden kalalı âmâ, gârib  Ey Kemâli derd ile her bâr nâlândır gönül  Sabahları erken kalkmayı âdet edinin ve hakikî âşıkl
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > aşması mümkün olacaktır.       ( Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir. )    Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu  yetim lik  Akabesi  de böylece aşılmış olacaktır.   -------------------
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yet-i zâtiyye makamında kâim olan insân-ı kâmil, kendisinde emânet olan rubûbiyyet-i arazıyyeyi Allah Teâlâ'ya redd eder; ve kendisi rubûbiyyetin muktezâsı olan tasarrufa tasaddî etmez.    O ancak ubûdiyyet-i mahzası îcâbına tebean, kamilen seyyidine teveccüh
- **Kamer Sûresi**
  > dan yardım görmezler.        Bu halin tersi ise kendilerine emâneten verilen esmâ-i İlâhiyye ve sıfat-ı zâtiyyeleri, Hakk için kullanarak, onları razı eden kimseler ise, merziyye/razı olunmuş kimselerden oldukları için, ahrette her mahalde ve geçiş yerinde onl
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mesi için, Musa (a.s.)ın asası gibi, havâss-ı hayvâniyyeden emânet vardır.  Yani hayvani özelliklerden emanet vardır. Hani o elinde iken ejderha oldu, Musa’daki (a.s.) Rabb-ı hassın zuhuru meydana geldi. Onu bir ağaç parçası olarak aldı ama Cenab-ı Hakk; ne ya
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rzâ' edendir; onu doğuran değildir. Zîrâ ümm-i vilâdet, onu emânet ciheti üzere hâmil oldu. / Böyle olunca onda mütevekkin oldu- Ve bunda onun irâdesi olmaksızın onun hayzının kanı ile teğaddî eyledi; tâ ki onun için onun üzerine imtinân vâki' olmaya. Zira şol

## İlgili Kavramlar

- [İnsan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/insan) — related
- [Hikmet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hikmet) — related
- [Fusûsu'l-Hikem](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fusus-ul-hikem) — related
