# Enel Hakk

> 'Ben Hakk'ım' ifadesi. Hallac-ı Mansur'a atfedilen tevhid sözü.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/enelhakk

---

## Tanım
"Ene'l-Hakk", "Ben Hakk'ım" anlamına gelen ve Hallâc-ı Mansûr'a (ö. 922) atfedilen meşhur şathiye ifadesidir. Sûfî, fena hâlinde kendi benliğini müşahede etmeyip yalnız Hakk'ı gördüğü için bu sözü söyler.

## Tarihî Bağlam
Hallâc, bu sözü sebebiyle Bağdat'ta 922 yılında idam edilmiştir. Ancak sonraki nesil sufiler (Attâr, Mevlânâ, İbn Arabî) onu bir "şehîd-i aşk" olarak yüceltmiştir.

## Yorum
Bu ifade, hulûl (Tanrı'nın bir bedene girmesi) veya ittihâd (Tanrı ile birleşme) değil; **fena-i mutlak** hâlinde konuşanın artık kul değil, kul kalıbından konuşan Hakk olduğu tarzında anlaşılır. İbn Arabî, *Fusûsu'l-Hikem*'de Hallâc'ın sözünü vahdet-i vücûd çerçevesinde savunur.

## Mevlânâ'nın Yorumu
*Mesnevî*'de Mevlânâ: *"Ene'l-Hakk sözü halkın sandığı gibi büyüklük değildir; aksine büyük bir tevazudur. Çünkü 'Ben kulum' diyen iki varlık ispat eder: kendini ve Hakk'ı. 'Ben Hakk'ım' diyen ise kendi yokluğunu ilan eder."*

## İlgili Kavramlar
- [fena](/wiki/fena)
- [vahdet-i-vucud](/wiki/vahdet-i-vucud)
- [sath](/wiki/sath)
- [hallac-i-mansur](/wiki/hallac-i-mansur)

## Kaynaklar
- Ferîdüddîn Attâr, *Tezkiretü'l-Evliyâ*
- İbn Arabî, *Fusûsu'l-Hikem*
- Mevlânâ, *Mesnevî* (II. cilt)

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zîrâ vehm-i enâniyyet iktizâsı bulunan sıfât-i beşeriyye bu da'vâsını hâlen ve fiilen tekzîb eder. Ya'nî bu müddeinin, davacının fiili kavline uymaz. Yani işlediği fiil Enel Hakk fiiline uymaz. Enel Hakk sözünün hakikatine uymaz o da şirktir. Meselâ demirin kendisine mahsûs olan sıfatı vardır.
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Allah ağaçta zuhur eder, her yerde zuhur eder zaten bütün alemde “enel Hakk “ diyor ama görecek göz, duyacak kulak lazımdır. Böyle olunca “enel Hakk” diye bir insandan neden demesin. Bir başka yerde de “ enel Hakk sözü bir dava değildir,” diyor yani “enel Hakk” dendiği zaman Hallac-ı Mansur Allahlık davasında bulundu diye kestiler, idam ettiler, ademe gönderdiler, o da ayrı bir konu, “enel Hakk” sözü bir dava...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Firavun ne diyordu; “Ene rabbikumul âla” ben sizin en yüce rabbınızım, diyordu, fert de kendi kendine “ben rabdan başka bir şey değilim” diyecektir, Hallac-ı Mansur’un “Enel Hakk” dediği gibi, yalnız onunla bunu arasında büyük fark var, “Enel Hakk” sözünü Hallac-ı Mansur ruhundan özünden hakikatinden söyledi, bunlar nefsinden söyleyecekler, kelam aynı ama uygulama başkadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Hakk Hep sıfatım O’nundur İsimlerim de Ya Hakk Fiillerim de O’nundur Nasıl demesin böyle Arada bir enel Hakk Demiyor ise Şüphededir onda Hakk Böyle zahir olur Hakk Sen batında kalırsın Eğer dilersen tekrar Se...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Bu sefer tehlikeli nokta tarikatlarda da yaşanır çok kaygan bir yerdir burası o nefis diyecektir ki, ruhunun söylemesi lazım gelen bu sözü nefis diyecektir ki “Enel Hakk”, “Ene Rab”, “Ene Allah”, demeye başlayacak kişiler, çünkü kendinde ilim yoluyla bunu bulmuş olacak, fakat bunu nefsaniyetine kaydıracak o zaman aynen firavunun hükmüne düşecek.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > Vasfedeceğim her sıfat Hakk, Hakk değil ise, bâtıl olur. Bunu istesem de istemesem de söylemek zorundayım ancak kim nasıl bilirse öyle desin. (Enel hakk) diyen de Hakk’tır, zâten o da kendisini böyle tanıtır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yalnız bu “Enel Hakk” diyen “Enel Hakk” hikmetine gelen insanlar bu çalışmayı yani Allah’ın varlığını kendilerinde bulma çalışmasını doğuluların yaptığı gibi nefis terbiyesi yönünden değil de batı yönünden gelen ilim ile bileceklerdir. İlim ile bildiklerinden bunu muhafaza edemeyecekler kendilerinde ve nefisleri bundan pay alacaktır. Doğudan gelen bu tevhid anlayışı kendi varlığında Hakk’ı bulma anlayışı doğu...
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Rasulullah’a baktığımız zaman O’nun hüviyetinde olan Hakk’ı ancak orada görebiliriz, O’nun ilminde O’nun verdiği bilgiler içerisinde görebiliriz. Beni görebilen Hakk’ı görebilir manasınadır, “Enel Hakk” deseydi ki ne olurdu? Hiçbir şey olmazdı gene aynı şey olurdu. Ama bu kelimedeki nezaket başka “Enel Hakk” taki hakikat daha başkadır.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani beşeri benliğine, nefsine düşüp de, ‘Enel Hakk’ iddiasında gibi bulunmak, onu yapmaz zaten. Hazine kendisinde olan kimse, ‘Ben de hazine var’ demez. Eğer diyorsa yoktur da, atıyor. Yani dışardan bu zengin, hazine sahibi desinler diye. Kahveye giden bir kimse, yani herhangi bir yerde oturumda olan bir kimse, cebinde yüzbin dolar varsa, paketi çıkarıp koyar mı ortaya.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > İşte buradaki veli, buraya ulaşan kimse, Museviyet velisidir. Eğer yoluna devam ederse, İseviyet'e ulaşır. Yani, sıfatlar kendisinde tahakkuk etmeye başlar. "Enel hakk" diyor ya, "Ben Hakk'ım" diyor. Anlayanlar yanlış anladı da, kendisi doğru söyledi. İşte ama o, kendisine gelen Zat tecellisinin neticesinde " Enel Hakk" dedi.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yalnız bu “Enel Hakk” diyen “Enel Hakk” hikmetine gelen insanlar bu çalışmayı yani Allah’ın varlığını kendilerinde bulma çalışmasını doğuluların yaptığı gibi nefis terbiyesi yönünden değil de batı yönünden gelen ilim ile bileceklerdir. İlim ile bildiklerinden bunu muhafaza edemeyecekler kendilerinde ve nefisleri bundan pay alacaktır. Doğudan gelen bu tevhid anlayışı kendi varlığında Hakk’ı bulma anlayışı doğu...
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Halbuki görünende görünmeyen, gerçek olandır. Yani görüneni ortaya çıkaran görünmeyendir. Ehlullah’tan birisi öyle diyor, Enel Hakk bir dava değildir, hani bir davadır ya Allah’lık davasında bulunuyor, diye Enel Hakk dava değildir diyor, ene batılım demek davadır diyor.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > Şimdi gelelim tevhid hakikati ile bu işe bakmaya yani hakikat ve Marifet mertebesinden, bütün bu varlıkta buradan Hallac’ın sözüne de yol açılmış oluyor, Hallac-ı Mansur’un sözüne de yol açılmış oluyor, Hallac-ı Mansur “Enel Hakk” dedi veya demezden evvel veya o devrelerde muhabbetli olduğu heyacanlı olduğu devrelerde daha kendisinde henüz Marifet mertebesinin hakikati yerleşmediği yani tabiileşmediğinden coşkulu...
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > Burada bir şeye dikkat çekmemiz gerekiyor, kişi “Enel Hakk” demekle “mutlak Ferdiyyet” mertebesi itibariyle bütün varlıktaki Hakk değildir, bireysel “vitriyyet-i” yönüyledir. Yani kendi vücût mülkünde kendindeki “Hakk” yönüyle “Enel Hakk” tır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Şimdi gelelim tevhid hakikati ile bu işe bakmaya yani hakikat ve Marifet mertebesinden, bütün bu varlıkta buradan Hallac’ın sözüne de yol açılmış oluyor, Hallac-ı Mansur’un sözüne de yol açılmış oluyor, Hallac-ı Mansur “Enel Hakk” dedi veya demezden evvel veya o devrelerde muhabbetli olduğu heyacanlı olduğu devrelerde daha kendisinde henüz Marifet mertebesinin hakikati yerleşmediği yani tabiileşmediğinden coşkulu...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Burada bir şeye dikkat çekmemiz gerekiyor, kişi “Enel Hakk” demekle “mutlak Ferdiyyet” mertebesi itibariyle bütün varlıktaki Hakk değildir, bireysel “vitriyyet-i” yönüyledir. Yani kendi vücût mülkünde kendindeki “Hakk” yönüyle “Enel Hakk” tır. Bu da, zât-ı mutlağın o bedende Hakk esmâsının zuhurudur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Gülşen-i Raz’da “Ey muhterem kişi ağaçtan Allah’ın Enel Hakk sözünü söylediğine inanıyorsun da bir insandan çıktığına yani hallaç-ı Mansur’un Enel Hakk sözüne neden inanmıyorsun “ diyor. Allah ağaçtan da zuhur eder, böcekten de zuhur eder, çekirgeden de zuhur eder. Zaten zuhur eden de odur başka zuhur eden de yoktur ki bu alemde. İşte bu gibi zahir alemde süfliyat diye ifadelendirdiğimiz oluşumlar hakikat aleminde...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Nasıl ki Berat gecesinin ertesi günü Kıble değişti bakınız ne kadar mühim bu gecelerin hükümleri Miraç gecesinin ertesi günü de “Men reani fekat real Hakk” yani Bana bakan Hakk’ı görür “ dedi ne kadar nezaketli bir söz. İçinde hiç benlik olmayan bir söz. “Enel Hakk” demedi ama dediği o idi. “Bana bakan Hakk’ı görür” ne demektir, “Ben” diye bir şey olmayan o mübarek bedende Hakk’ın varlığından başka bir şey yoktur.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > Yani kendi varlık çevresindeki kendinin Hakk olduğunu söyledi. Bütün âlemlerdeki Hakk benim demedi. Aslında “enel Hakk” bir iddia değildir, zâten âlem hep odur, her varlık kendi sahasında “enel Hakk” narasını atmaktadır, gerçek iddia “ben bâtılım” demektir.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Hani “18 bin alemi kat ederek geldik buraya” irfan mektebinin başında kısa bir pasaj ile bunlar anlatıldı. Lübb-ül Lübb’de de biraz daha geniş tafsilat bu konu ile ilgili vardır. Bunları idrak edenler “Enel Hakk” diye bağırmışlardır. Sende Hakkın varlığını idrak ettiğin zaman insan da nasıl vuruntu yapar ve bağırtır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Enel Hakk sözüne neden inanmıyorsun “ diyor. Allah ağaçtan da zuhur eder, böcekten de zuhur eder, çekirgeden de zuhur eder. Zaten zuhur eden de odur başka zuhur eden de...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ama hem gören, hem görülen ehl-i kemal ise, onlar zaten birbirlerinde Hakk'tan başka bir şey görmezler, bu hali takdir edebiliyorlarsa yapılacak bir iş kalmaz,. Hallac-ı Mansur'un " Enel hakk " demesi nedeniyle cezalandırılması; bu fiile bakanlar, fiil âleminden, şeriat mertebesinden, madde mertebesinden baktıkları için orada suç teşkil ediyor.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > İşte Hallac-ı Mansur’un hadisesindeki incelik budur, “Ey Hallac sen anlayamadın mı daha bu hayattaki yapılan işlerin ne olduğunu hem enel Hakk diyorsun hem de Salihlere tahsis etti diye neden ecmain yapmadı diye suçlamaya kalkıyorsun” yani dile getiriyorsun diyor.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ...lırsa gündüz uzar! Evvela efal alemindeki yaşantı sonra esma sonra sıfat alemindeki yaşantı. Saçlarını kesmiş demesi esma aleminden sıfat alemine geçmiş olması demektir. Saçlarının kesilmesi varlığın Hakk’ın s...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > Her ne kadar bazı kimseler “ Enel Hakk ” Ben Hakk’ım dedikleri zaman ehl-i zahir Allah’lık iddia ettiği hükmüne varıp başını bile kesebilirler ancak işin aslı öyledeğildir. Hal bu ki “ Enel Hakk ” diyen kişi “Benim varlığımda Allah’tan başka birisi yok” manasında onu söylüyor.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Şimdi Hakta helak halinde "Men reânî fekad rea'l-Hakka” Bana bakan Hakkı görür buyuruyor, Efendimiz (s.a.v.). Bakın burada ben Hakk’ım demiyor. Hallacı Mansur’un söylediği “Enel Hakk” Beyazid-i Bestaminin söylediği “Cübbemin altında hiçbir şey yok” tekrar kendilerine döndüklerinde اَنَا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ derler.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > O söylediği hatalı söz üzerine “ene’l Hakk” demeye başlıyor. Hem “enel Hakk” diyorsun hem de tahsisten bahsediyorsun diyor. Orada ince bir hadise vardır. Tevhid ilmi ile bakıldığı zaman “ve ala ibadillahis salihin” demek aynı zamanda “ve ala ibadillahi ecmain” demektir zaten.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Şimdi bu sözü söyleyen, dışarıdan duyulduğunda bu sözü söyleyenin Abdülkerim Cili olduğunu zannediyoruz. Fakat bu söz Hallac-ı Mansur'un söylediği; " Enel Hakk " gibi aslında ona ait olmayan bir söz yani Cenab-ı Hakk'ın zatının o ağızdan öyle söylemesi, konuşması öyle kelâmıdır.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > Mahmut Şebüsteri; “Gülşen-i Raz” isimli kitabında bu hususla ilgili güzel bir izah yapmıştır. Reva başet “enel Hakk” ez dirahti, Çira nebvet reva ez nik bahti ? Türkçesi : “Bir ağaçtan “Enel Hakk = Ben Hakkım” sesinin gelmesi caiz oluyor da, ezeli saadete mazhar bir adamın ( Mansur’un ) aynı sözü söylemesi neden caiz görülmüyor,” diye ifade edilmiştir.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Çünkü birey beşer kişinin Allah olması için, bütün bu âlemlerden daha büyük bir hacmi olması lâzımdır ki, Allahı (c.c.) içine alıp-ihata etsin ve kendi onun yerine geçmiş olsun. Bu ise olacak bir şey değildir. “Enel Hakk “ sözü ise aslında çok yanlış anlaşılmakta-dır. Çünkü orada “enellah” denmemektedir. “Enel Hakk “ denmektedir, bu ise kişinin sadece kendi vücut mülkünde, Hakk’tan başka bir varlık olmadığını ifade...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Cisimler ve şehadet aleminden bir cüz olmak itibariyle yani bu maddeler ve şehadet aleminden bir parça bir cüz olmak itibariyle Hakk ile insan arasında gayriyet mevcut olduğu aşikardır. Yani her ne kadar bu varlık “Enel Hakk” dese de yine de Haktan ayrıdır, cisim olarak ayrıdır. Vücut mertebeleri ile bazı misaller: Mertebeler bahsinde bazı misaller sık sık verilmektedir, yani Fusus-ul Hikemde.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > Yani birey hak mertebesinden, ama nurunu, bu sözden aldığı için o da gerçek. Söylediği gerçek . Hayır ben batın mertebesindenim mi deseydi. Enel Hakk demek irfan ehli öyle diyor izah ederken, “ Enel hakk ” bir dava değildir zaten normal bir hadisedir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Onlarda bir kıl ucu kadar varlık kalmamıştır. Hakk'ın kudret elinde bir kalkan gibidirler; ve kalkanın hareketi kendinden değildir. İşte "Ene'l-Hakk"ın anlamı budur. Kalkan der ki, ben ortada yokum, hareket Hakk'ın elindendir. Bu kalkanı Hak görünüz ve Hak ile pençeleşmeyiniz!
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Mahmut Şebüsteri; “Gülşen-i Raz” isimli kitabında bu hususla ilgili güzel bir izah yapmıştır. Reva başet “enel Hakk” ez dirahti, Çira nebvet reva ez nik bahti ? Türkçesi : “Bir ağaçtan “Enel Hakk = Ben Hakkım” sesinin gelmesi caiz oluyor da, ezeli saadete mazhar bir adamın ( Mansur’un ) aynı sözü söylemesi neden caiz görülmüyor,” diye ifade edilmiştir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > İşte gece vaktince yani Fenafillah mertebesinde bunlar böyle gelip kişide hakikatler ortaya getirmekte, ama bunlar oluştuktan sonra tabi olan güneşin doğması Fecrin doğması ile artık bunlara ihtiyaç kalmaması kişinin doğrudan Hakk ile Hakk yani “Enel Hakk” olması, o zaman bu aradaki varlıklara ihtiyacın kalmaması demektir güneşin doğuşuna kadar Rabbının izni ile inerler diyor, sonra yukarıda اِنَّاۤ اَنْزَلْنَاهُ...
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > “Enel Hakk” deyen Hallâc-ı Mansura doğru ama Şeriata göre kafasını kestiler garibin. O ayrı bir konu, ayrı bir saha. İşte o kişinin sizin dikkatinizi çeken taraf o, söylediği söz doğru ama söyleyen kişinin kendisi yanlış, onu söyleyebilir bir kişi ama Hakkıyla söyler, yaşayarak söyler ozaman söyleyende o kişi değildir zaten, Hak ondan “ben Hakkım” diye konuşur Hallâc-ı Mansurda olduğu gibi.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Baktım zâtım zât-ı Hakk, hep sıfatım Onun’dur, İsimlerim de ya Hakk, fiillerim de Onun’dur. Nasıl demesin böyle, arada bir (enelhakk), Eğer demiyor ise, şüphededir onda Hakk, Böyle zâhir olur Hakk, sen bâtında kalırsın, Eğer dilersen tekrar, sen zâhirle olursun.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Hani “ 18 bin âlemi kat ederek geldik buraya” irfan mektebinin başında kısa bir pasaj ile bunlar anlatıldı. Lüb-ül Lüb de de biraz daha geniş tafsilat bu konu ile ilgili vardır. Bunları idrak edenler “Enel Hakk” diye bağırmışlardır. Sende Hakkın varlığını idrak ettiğin zaman insan da nasıl vuruntu yapar ve bağırtır.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > “Şimdi Hakk ile geldin” ile “kûrb’ân” hadisesinin aynı anda vâki olması Âyet’de diğer bir yönüyle “enel Hakk “ mertebesini işâret etmektedir. Sûre ve ayet no (2/71) dir toplamı 10 etmektedir bu yöndende yine “Fenâ Hâlini” işaret etmektedir.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > ...dolayı cennette duramadılar, bu dünyaya indirildiler, murdarlaştılar, kudsiyetlerini bitirdiler. Murdar kişi, kirli kişi, dokunduğunu da murdar eder. Şeriata göre bu böyle idi ve o güne kadar da bütün o nesil...
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > İster Hallac’ın söylediğini ilk başta söyle rahatla. ENEL HAKK. İki ehad arası “kelebeğin ömrü” veya “28 peygamberin hayatının cem’i”. Bu iki zaman arasında fark yok. vahdet-bâtın-asr veya kesret-zahir- zaman.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Ben “O”yum “o” da Ben. O'yu kaldırır, artık sadece kalan ben hükmüdür ben. Şimdi de Mansur'un bir sözü vardır. “ENEL HAKK” demesidir, Mansur'un bu hakikatini ilk idrak ettiği sözüdür. Ve zamanıdır. Kişilerde ilk tecellide, ilk çarpıntıda, ilk vuruşta hisseder.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Bu tecellî karşısında kendini görmez, unutmuştur. Onun feyzini alan­lar da bu hâli kendilerinden bilirler. Bazen coşarak «Ene'l-Hakk» derler. Coşmayanlar ise tenezzül ettikleri ilk anda edebe riâyet ederek «Hüve’l-Hakk» derler. Gözlerinin her değdiği şeyi Hakk görmek lâzımdır.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > “HU” küpünün rengi yani O’nun rengi yani Allah’ın rengi yani “sıbgatullah” o “sıbgatullah”ın içine düşen bir kimse mertebe-i vahdete vasıl oldukda sen ona bu mertebeyi hüviyetten ayrıl, yani Hakk mertebesine yani O olduktan sonra kalk ayrıl beşeriyetine çık desen, şevkinden o sana küp benim yani vahdetin küpü ve hüviyetin nuru benim, sen başkasın diye bana levm etme. O küp benim sözü ise “Enel Hakk” demektir. Mesela...
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (91 Bi̇i̇smi̇ Has, Selâm (13))
  > Allah “Allahlığını” kimseye bırakmaz ki zayıf bir varlıkta Allah’ın tam olarak haşmetiyle olması mümkün değildir. Kişi kendi varlığında olan Hakk’ı, kendi hâli kadar idrâk ettiği zaman ”Ben Hakk’ım/enel Hakk” demektedir. Her varlıkta Allah’ın varlığı vardır, kişi şuurlandığı zaman kendisindeki Hakk’ı idrâk ettiğinde “kendisi kadar Hakk olmaktadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Hakk Hep sıfatım O’nundur İsimlerim de Ya Hakk Fiillerim de O’nundur Nasıl demesin böyle Arada bir enel Hakk Demiyor ise Şüphededir onda Hakk Böyle zahir olur Hakk Sen batında kalırsın Eğer dilersen tekrar Se...
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > Baktım zâtım zât-ı Hakk, hep sıfatım Onun’dur, İsimlerim de ya Hakk, fiillerim de Onun’dur. Nasıl demesin böyle, arada bir (enelhakk), Eğer demiyor ise, şüphededir onda Hakk, Böyle zâhir olur Hakk, sen bâtında kalırsın, Eğer dilersen tekrar, sen zâhirle olursun.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > Nasıl ki Berat gecesinin ertesi günü Kıble değişti bakınız ne kadar mühim bu gecelerin hükümleri Miraç gecesinin ertesi günü de “ Men reani fakal real Hakk” yani “ Bana bakan Hakk’ı görür “ dedi ne kadar nezaketli bir söz. İçinde hiç benlik olmayan bir söz. “ Enel Hakk ” demedi ama dediği o idi. “Bana bakan Hakk’ı görür” ne demektir, “Ben” diye bir şey olmayan o mübarek bedende Hakk’ın varlığından başka bir şey...
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Çünkü abdiyyet ve ulûhiyyet hakîkatlerini kendi bünyesinde birleştirmiş ama zuhura çıkartırken abdiyyet hükmüyle çıkarmaktadır. İşte bu bir kemâlattır. Bazıları dediği burada meselâ Hâllâc-ı Mansur’un dediği gibi “Ene-l Hakk” bu tür sözler kemâl ehlinden fazla çıkmaz. Böyle iddiaları olmaz demek istiyor. “...Lakin bu her ârifin başarabileceği bir iş değildir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Hakka Hakk ile nazar etmesi budur, bu da Fenafillah mertebesinin hakikatidir. Kendinden fani olduğunda bakıyor ki kendinde Hakk işte buraya gelen Hallac-ı Mansur “Enel Hakk” diyor, Hallac-ı Mansur mu diyor, biz öyle görüyoruz, orada söyleyen Hakk’tır, artık Mansur diye Mansur’un nefsi diye bir şey kalmış değildir.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > -Onu sohbetten sonra görüşelim orada çok mühim meseler var, orada bir bakıma Hallac’ın ikaz alması hatta başının da gitmesi “mademki sen enel Hakk hükmünü idrak edecek kapasiteye geldin o zaman Hz. Rasulullah’ın söylediği ve ala ibadillahis salihin, salihler üzerine olan tahsisinin aslında salihler değil cemi olduğunu anlaman lazımdı diyor.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > “Men reani fekad reel Hakk” yani. “Bana bakan Hakk-ı görür” buyurdu. Müthiş bir irfaniyyet hakikatidir. “enel Hakk” demenin bir başka halidir. O dahi doğrudur, ancak nezaketi Rasulüllah, bu hakikati kendine ait olarak ifade etmemiş, görüşü ve idrakini görene bırakmıştır.

## İlgili Kavramlar

- [Vahdet-i Vücud](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahdet-i-vucud) — related
- [Fenafillah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fenafillah) — related
- [Fena](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fena) — related
- [Hallac-ı Mansur](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hallac-i-mansur) — related
- [Hallac-ı Mansur](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hallac-i-mansur) — influences
- [Vahdet-i Vücud](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahdet-i-vucud) — related
- [Fenafillah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fenafillah) — related
- [Gülşen-i Raz](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/gulsen-i-raz) — related
