# Fakr

> Nefsani varlıktan soyunma. Fakr tamamlanınca Hakk'tır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fakr

---

## Tanım
Fakr (الفقر), sözlükte yoksulluk ve muhtaçlık demektir. Tasavvufta kulun kendi varlığından, irâdesinden ve her türlü mâsivâdan soyunarak yalnızca Allah'a muhtaç olduğunu idrak etmesi halidir. Maddî yoksulluk değil, mânevî istiğnâsızlıktır.

## Etimoloji
Arapça ف-ق-ر kökünden; "bel kemiği kırılmak, muhtaç olmak" anlamındadır. "Fakîr" bu halin sahibidir.

## Özellikleri
- Fakr, nefsânî benliğin yokluğunu ifade eder.
- Tam fakr, fenâfillâh ile aynı noktaya ulaşır.
- "Lâ mevcûde illâllah" idrakinin ahlâkî karşılığıdır.
- Sufî için övünç kaynağıdır: "el-Fakrü fahrî."

## Hadis
Hz. Peygamber'e nisbet edilen meşhur söz: *"el-Fakrü fahrî ve bihî eftehiru"* — "Fakr benim övüncümdür ve onunla iftihar ederim." Bu rivayet tasavvuf edebiyatında tekrarla anılır; muhaddislerce sıhhati tartışmalı olsa da sufîlerce mâna itibariyle benimsenmiştir.

## Kur'an Referansı
Fâtır Sûresi 15. ayet: *"Yâ eyyühe'n-nâsü entümü'l-fukarâü ilâllâh, vallâhü hüve'l-ğaniyyü'l-hamîd"* — "Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız; Allah ise müstağnî ve hamde lâyıktır." Bu ayet fakr kavramının Kur'ânî dayanağıdır.

## Tasavvuf Geleneği
Kuşeyrî *Risâle*'de fakrı müstakil bab olarak işler; "Fakr sûfînin şiarıdır" der. Attâr *Mantıku't-Tayr*'da yedi vadinin sonuncusu olarak "Vâdî-i Fakr u Fenâ"yı zikreder. Yunus Emre'nin "Fakrını fahr edin, fakrında olasız" mısraı da bu geleneği yansıtır.

## İlgili Kavramlar
- [zuhd](/wiki/zuhd)
- [tevekkul](/wiki/tevekkul)
- [fena](/wiki/fena)

## Kaynaklar
- Kuşeyrî, *er-Risâle*
- Attâr, *Mantıku't-Tayr*
- Serrâc, *el-Lüma'*

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > (45) Marifet mertebesi itibariyle ……………………………….……… (45) İkinci yorum (Fakr) …………………………………………………… (54) İttika malı elden çıkartmak değil, gönülden çıkartmaktır …………………………………………………………………………………….. (58) NEFSİ ZEKİYYE …
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > "A'râbî" sahrâlarda göçebe hâlinde yaşayan Arablara derler. Bunlardan bir kadın kocasına söylemeğe başladı ve fakr u ihtiyaç zemînindeki dedikodusunu hadden ziyâde yaptı. 2290. Şöyle ki, bütün bu fakr u cefâyı biz çekiyoruz; herkes âlemde hoştur ve [2253] biz nâ-hoşuz.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Fakirlik ayrı bir şeydir fakr ayrı bir şeydir. Efendimiz (s.a.v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyük bir mertebedir ki iki âleminde üzerine çıkarak a’mâiyyet mertebesine geçmektedir yâni kimlikler ortadan kalkmakta hakîkatlerine dönüşmektedir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Bu sırât-ı müstakîm üzerinde yürüyen kimseler hayât-ı dünyeviyye belâlarından emîn olacağı gibi, hayât-ı uhreviyyede de mazhar-ı saâdet olur. Meselâ "tebzîr", malını lüzumsuz, hadd-i ma'rûftan fazla sarf etmektir; netîcesi fakr u zarûrettir ve iflastır. Ve "buhl", yememek ve yedirmemektir. Bunun netîcesi kendi nefsine zulüm ve beyne'n-nâs zillet-tir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > " O su taşıyıcısının eşeği, o zavallı atların o anda çektikleri eziyeti gördü ve dedi ki: "Ey Allah, ben önce nimet içinde olup sonradan böyle kahr ve sıkıntıya düşeceğime, afiyet ile beraber fakirlik hâlinde olmaya razıyım!" O sakanın eşeği o zavallı atların o anda çektikleri eziyeti gördü ve dedi ki: "Ey Hudâ, ben evvelen ni'met içinde olup sonradan böyle kahr ve nikmete düşeceğime âfiyet ile beraber hâl-i fakr...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Bununla beraber kardeşlerinle sohbet esnasında Hakk'ın rızık vericiliğinden bahsetmekten de utanmazsın. Ya'ni, idrâkinin ayağına fakr ve zarûrete düşmek şübhesinden bir nal vurur. Tevekkül ve kanâati kalbinden kaldırır. Bu şübhe sende cem'-i mâl hırsını tevlîd eder.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Binâenaleyh gördün ki, o sıhhat onun hicabı idi ve Hak o maraz altında gizlenmiş idi; ve bir adamın ne kadar mâl ve kuvâsı varsa, o kadar esbâb ve murâdâtını müheyyâ kılar ve gece gündüz onunla meşgül olur. Bî-nevâlık teveccüh edince, nefis zayıf olup, Hak etrafında dolaşır. Beyit: "İlâhî! Zillet ve fakr ve el boşluğu Seni bana getirdi. Ben Senin zelîl ve eli boş bir kulunum!" 4232. Peygamber "Mü'min mizherdir;...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > ...ilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyük bir mertebedir ki iki âleminde üzerine çıkarak a’mâiyyet mertebesine geçmektedir yâni kimlikler o...
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > Fakir üzerine söylenmiş bir çok hadisi şerîf vardır. Efendimiz (s.a.v) “Fakr tamam olunca o Hakk’tır” ve “Fakr ile iftihar ederim” buyurmuştur. Zâhiren maddi fakirlik olarak anlaşılan bu ifâdeler aslında kişinin nefsâniyetinin yokluğu mânâsınadır yâni nefsinden fakir düşmüş ancak Hakk ile zenginleşmiştir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > ) "Fakr küfür olmaya yakındır" buyurdu "Avcı'dan murâd, şeyh-i müzevvirdir. "Gül ve lâle destesi"nden murâd, ehl-i zühd ve takvânın tâcı ve libâsıdır. "Kuşlar"dan murâd, tâlib-i Hak olan sâliklerdir. Bunlar iki tâifedir. Bir kısmı âkıl ve zekî ve diğeri sâde-dildir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Kalp para, kendisinin kalplığını meydana çıkardığı için, sarrâfın düşman-ı cânıdır. Binâenaleyh sarrâf mesâbesinde olan dervişin ve fakr-ı ihtiyârî sâhibinin düşmanı da, kalp para mesâbesinde ve köpek, meşreb ve tabîatında olan nefsânî kimselerden başka kim olabilir?
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Ya'nî, Delkak'in hâli, hakîkatte keyfiyyet-i irşâddan bî-haber olan müddeîlere benzer ki, onlar başına topladıkları birtakım ahmaklar vâsıtasıyla halka karşı kemâl ve irşâd davulunu çalarlar ve ehl-i kemâle taklîd bayrağını açarlar ve derler ki: "Biz fakr ve yokluk yolunun ulaklarıyız. Bize tâbi' olanları çarçabuk Hakk'a vâsıl ederiz. Halbuki hakîkî bir mürşid ve insân-ı kâmil herkesi başına toplamaktan kaçar ve...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > ...'ya bir şeyi işrâk etmeyin ve vâlidenize ihsân edin ve fakrdan korkarak evlâdınızı öldürmeyin, zîrâ size ve onlara rızkı biz veririz ve âşikâr ve gizli fevâhişe yaklaşmayın, Allah'ın harâm ettiği nefsi öldürmeyin, meğer ki hakla ola.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Bu bana “ Fakr her iki cihanda yüz karasıdır” ve “ Fakr tamamlandığında sadece Allah kalır.” Şeklindeki ehlullahın sözleri geldi. Hazmi Babam adeta oğlum bu dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Ve bilfarz sû-i kazâ onları cerîhadâr etmekte bir yılan gibi ise, onların kaçtıkları esbâb tarafı da, onların hayatına kasd etmekte ejderha gibidir. Meselâ fakr içinde sürünmek bir belâdır. Bunu izâle- ye teşebbüs için denizlerde ve havalarda ve envâ'-ı mehâlikde esbâba teşebbüs ise daha büyük belâdır.
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > Fakirlik ayrı bir şeydir fakr ayrı bir şeydir. Efendimiz (s.a.v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilir mi.? Fakr öyle büyük bir mertebedir ki iki âleminde üzerine çıkarak a’mâiyyet mertebesine geçmektedir yâni kimlikler ortadan kalkmakta hakîkatlerine dönüşmektedir.
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > ) gibi bî-sâye olur. Fahra mensûb olan fakr için fenâ zînet oldukda, o kimse şem' alevinin ucu gibi gölgesiz oldu.”228 &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Tercüme: "O kendinden geçmiş kimsenin yok oluşu, fakirlikle süslendiği zaman, o kimse Muhammed (a.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Yani fakir derken, az şeye kanaat ederek yaşayan kimsenin halini bilmez ki. Hani diyorlar ya “Tok açın halinden ne bilsin?” İşte fakir sûretinde, fakr hükmüyle gelmesi orta halli ama asil bir aileden gelmesi. Fakirlik başka, zenginlik başka, asâlet başkadır…
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > ....v) “Fakr ile iftihar ederim” buyurmaktadır oysa bütün âlemler kendisi için halkedilen birinde fakirlik denilen bir şey olabilirmi.? Fakr öyle büyük bir mertebedir...
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > " [46] Tuzlu su, 'el-Celâl' isminin tecellisidir; acılığıyla nefsi terbiye eder." [47] Tatlı su, 'er-Rahmân' isminin rahmet tecellisidir; kalpleri temizler." [48] "Talep, kulun fakr (hiçlik) idrakidir. Tuzlu denizdeki acılık, O'nsuzluğun ızdırabıdır." [49] İki deniz, ilm-i ilâhîdeki 'ümmetü'l-kitâb'ın (yazılı ümmet) tezahürüdür.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...tuğumdan uzaklaştım diyor. Bir hayli yol aldıktan sonra bir akşam vakti Medyen kentinin yanında olan bir kuyuya ulaşıyor ve orada dinleniyor. Orası Mısır hududları dışında olduğundan Firavunun O’na bir za...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > Ebû Leheb ise bunlara i'timâd etti ve bu i'timâdı boşuna çıktı; ve neticede الفقر فخرى ["Fakr iftiharımdır"] buyuran sultân-ı dervîşân (s.a.v.) Efendimiz'in izzeti zâhir oldu. 2511. Bir ebabîl kuşu iki üç taş bırakır, Habeş'in azîm leşkerini bozar.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Dilencilere, onlarda, zâhir olarak bildiğimiz fakirler olup dilenenlerdir, birde Hakk’ın gani kapısında fakr ile dilenenler yani İlâh-î ilme talip olanlardır, İlâh-î ilmi dileyenlerdir. Bu avami mânâ da dilenmek değilde murat etmek mânâsınadır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Birisi zâhirî ve diğeri bâtınîdir. Zâhirîsi hastalık ve telef-i mâl ve fakr ve zarûret gibi sıkıntılardır. Emr-i ilâhî dâiresinde hareket ve nehy-i ilâhîden ictinâb eden bir mü'minin bu gibi belâları, cihânın mal ve mülkünden daha hayırlıdır ve bu belâlar o mü'min hakkında hubb-i ilâhî eseridir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Üçüncüsü; Mucidine karşı “fakr” ve “ihtiyacını” bilmektir. Burada belirtilen “rûh”, bütün rûh mertebelerinin bünyesinde toplayan “Rûh-u A’zâm” dır. Daha evvelki mertebelerde “zât-ı mutlak” ın a’demiyyet, zûlmiyyet ve ilmiyyet ile “mutlak vücûd” varlığını idrak etmeye çalışmıştık.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > 7-Seyahat; İsâ peygambere nasip olmuştu. 8-Fakr hali;Hallerin en büyüğü olan bu hal ise, Allah’ın en sevgili peygamberi peygamberimiz (s.a.v.) efendimizin övündüğü bir hâl idi. (Cüneyd-i bağdadi) ************ Ayinedir bu âlem her şey Hakk ile kâim, Mir’at-ı Muhammed’den Hakk görünür dâim.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Buranın kûrb’an-ı (عجل) İcl [48] ve (بقرة) inektir [49] . Burada ki çalışmalarını bitiren “Marifet-i Mübdi” ye yani, icâd edenine tam bir fakr ve ihtiyâc içinde olur. Bu kişi rehber hâlifelik yapabilir. Çevresindekilere ufak çaplı eğitimler verebilir.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ...“Fakr iki cihânda yüz karasıdır” ********* Burada bahsedilen yüz karalığı Hakk’ın tamamen zâti yaşantısıdır. Bizler kendimizi idrâk etsek de etmesek de Hakk’ın zâtı...
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Fakr tamam olunca kişi miskinlik haline geçer, fakr olanın biraz malı vardır, yani benliğinde biraz özellikleri vardır ama bunlarda kalmayınca yani varlığı kalmayınca orada Allah zuhur eder, “fakr tamam olunca o Allah’tır” demişlerdir.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > ...-u Muhammedî (s.a.v.)'dir. (F. H.) Errahmân Ruhu, Hakîkat-i Muhammediyyedir. Diğer ruhlar da bunun cüzleridir. Her birerlerimiz O ruhun birer cüzüyüz. Onun için (s.a.v.) Efendimize " ebul ervâh " dahi der...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Mevlânâ fakrı şu şekilde tasvir eder: "Bu fakr yolu öyle bir yoldur ki, onda arzularının hepsine erişirsin. [47] “ İz- -T-B- ” ------------- - “Kendilerine rızık eylediğimiz şeyden, Allah yolunda infak ederler.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Efendimiz hakikati Muhammed'inin nokta zuhuru olması dolayısıyla bütün mertebelerin kendi bünyesinde taşıması kendindeki hakikati alemde alemin hakikatini kendinde seyretmesi hadis-i Kutsi de fakr tamam olduğunda o Allah'tır efendimiz Miraç’ta fakr halinde olduğu için dur ikazı sen de fiili yapan Rabbul erbap olan Allah'tır. Allah Celle Celalühü, ancak Allah bilir perdeyi kaldırdığında perdeden kasıt Esma mertebesi...
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > (lâ tahzen innellahe meanâ) “mahzun olma gerçekten Allah bizimle beraberdir.” (9+4=13) tür. Kûrân-ı Kerîm’de (13) yerde (fakr) kelimesi geçer. Mescid-i Nebevî’nin sayı değeri de (13) tür. ( اعمى ) (A’ma) sayı değerleri (1+70+40+10= 12,1) toplarsak (12+1=13) tür.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > ********* Böylece ilmi İlâhiyye kuyusundan-bâtın dan çektiği hayat suyu ile onların “hay” olan “ve,an” “hayvan” larını suladı, sonra İlâh-î gölge-hakk’ın korumasına çekildi-döndü ve tam bir fakr hali ve tükenmişlik ile her şeye fakirim dedi. Daha evvelce Fir’âvn’un sarayında bütün dünya nimetlerine sahip iken, bu hâle dönmek her halde kolay bir şey olmasa gerek.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...adır. Ve bu rûh, rûh-ı Muhammedîdir (s.a.v.). Nitekim buyururlar: “Allah Teâlâ evvela kalemi ve benim rûhumu hálk etti”. Ve bir rivâyette: “Allah Teâlâ evvela benim aklımı ve nefsimi hálk etti”. Diğer rûh...
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Anlaşılıyor ki karunun helâkine yol açan azaba uğramasının sebebi, Yüca Allahın kendisine verdiği serveti zenginliği, kendindeki bilgiye bağlayarak nefsini putlaştırması şeklinde olmasıdır. Terzi Babam yıllar yılı bu serveti almaya hak kazanacak ihtiyaç sahibi fakr aramaktadır. Kur’ânın 67 inci sûresi mülk sûresidir. Mülk servet ile aynı anlama da gelmektedir. Servetin sahibi olan Allah Malikel Mülk tür.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > İkincisi; “Marifet-i Mübdi” yani kendisinin muci-dini bilmek. Üçüncüsü; Mucidine karşı “fakr” ve “ihtiyacını” bilmektir. Burada belirtilen “rûh”, bütün rûh mertebelerinin bünyesinde toplayan “Rûh-u A’zâm” dır. Daha evvelki mertebelerde “zât-ı mutlak” ın a’de-miyyet, zûlmiyyet ve ilmiyyet ile “mutlak vücûd” varlığını idrak etmeye çalışmıştık.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Kûrân-ı keriymde (13) yerde (fakr) kelimesi geçer. Mescid-i Nebevî nin sayı değeri de (13) tür. ( اعمى ) (A’ma) sayı değerleri (1+70+40+10= 12,1) toplarsak (12+1=13) tür. (Ahmed) Kûr’ân-ı Keriym de (61/6) Âyetinde geçmektedir. (6+1+6=13) tür. Kûr’ân-ı Keriym’in geneli (13) tür, şöyleki; (Fâtiha) Sûresi (7) Âyettir, son Sûre olan (Nâs) Sûresi (6) Âyettir, toplarsak (7+6=13) tür.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani vehmi benliğinden geçer, Hakkın vücudunda fani olur, vehmi enaniyetinden geçerek yani vehmi benliğinden geçerek Hakkın vücudunda fani olur, onun fenası fakr elbisesi ile süslenmiş olur. Zira abdin ziyneti onun fenasıdır. Yani abdin süsü, yok olmasıdır. Bu öyle bir ziynettir ki dünyada ahrette onun muadili yoktur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > Neden, gizli kalmış araştıramamışız kendi kendimizin sermayesini bilememişiz, ve de bunun fakrını çekiyoruz, fakirliğini yaşıyoruz. O zaman nasıl ki dünya için dünyayı kazanmak için dünyada güzel yaşamak için elimizden ne gelirse yapıyoruz, yapmazsak yaşayamayız zaten.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Gizli kalmış, araştırılmamışız, kendi gerçek sermayemizi bilememişiz ve bunun fakrını çekiyoruz, fakirliğini yaşıyoruz. O zaman nasıl ki dünya için, dünyayı kazanmak için dünyada güzel yaşamak için elimizden ne gelirse yapıyoruz. Yapmazsak yaşayamıyoruz ayrıca. Anlatabiliyor muyum?
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > * * * Hakîkat-ı Âdem ve Havvâ Ma’lûm olsun ki, “ vücûd ” hakikat-i insâniyye olan mertebe-i Vâhidiyyet’ten, merte-be-i Rûh’a tenezzül ettiği vakit üç ma’rifet hasıl oldu ki, birisi ma’rifet-i nefs, yani kendi zatını ve hakikatini bilmek; diğeri ma’rifet-i mübdi, yani kendisinin mûcidini bilmek; üçüncüsü mucidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmektir. Bu ma’rifet, gayriliği içine alan ve kabul edendir. Ve bu rûh, rûh-u...
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > Burada ki çalışmalarını bitiren “Marifet-i Mübdi” ye yani, icâd edenine tam bir fakr ve ihtiyâc içinde olur. Bu kişi rehber hâlifelik yapabilir. Çevresindekilere ufak çaplı eğitimler verebilir. Zorlandığı noktalar da Efendi Babam-ızdan yardım alır. Seyrini biraz daha ileri ye götürmek isterse; İlâhi benlik denilen noktadan seyrini sürdürmeye başlar.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > İmdi saky amelinin “ayn”ını, Allah Teâlâ’nın kendisine inzâl eylediği hayrın “ayn”ı yaptı. Nefsini de, onun indinde olan hayırda, Allah Teâlâ’ya fakr ile vasfetti. Ya’ni Cenâb-ı Mûsâ firârdan sonra Şuayb (a.s.)ın memleketi olan Medyen tarafına geldi.
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > Ve bilindiği gibi İslâmiyet daha ziyade "fakr" (yoksulluk) halinde olanlarda ve siyahilerde bu yüzden daha çok kabul görmektedir. “Hacer’ül esved”in siyah olması, Risalet mertebesinin “Arap ırkından” yani “siyahi”lerden oluşu “sevad-ı A’zam” (büyük karanlık), “zat’ül baht” ve A’ma’iyyet diye belirtilen o mertebeyi kendisine benzerliği dolayısıyla en güzel şekilde zuhura getireceğinden, efendimiz, alemlerin sultanı,...
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kevkeb Yıldız)
  > Söz konusu hadise de, bırakın mucidi bilmeyi acz ve fakr halini, Efendi Babama şöyle şöyle yapılsın gibi telkin ve tavsiyeler vardır. Bunun neticesinde de gizli değil de açık şirk vardır. Bir başka yönüyle de Âdem mevzuumuzda da var olduğu gibi, İblis, Akl-ı kül olan Âdem’e, ben ondan daha hayırlıyım, deyip kibir ve gurur yapıp kendini ayrı görmüş olmasıdır.
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > ********* Böylece ilmi İlâhiyye kuyusundan-bâtın dan çektiği hayat suyu ile onların “hay” olan “ve,an” larını suladı, sonra İlâh-î gölge-hakk’ın korumasına çekildi-döndü ve tam bir fakr hali ve tükenmişlik ile her şeye fakirim dedi. Daha evvelce Fir’âvn’un sarayında bütün dünya nimetlerine sahip iken, bu hâle dönmek her halde kolay bir şey olmasa gerek. İşte Hakk dostu olmak için Nefs-i Emmârenin bütün imkânlarından...
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (258 44 45 Ku Ker Yol  DUHAN Sûresi   Murat Derûni)
  > Manevi bilgide yakınlık, - Yakın akrabalarına malından vermek, - Yetimlere, manevi babası olmayanlara vermek; - Fakirlere, fakr haline ulaşmışlara vermek; - Yolculara, Hak yolunun yolcularına vermek; - Dilencilere, Hak yolunda ilahi hakikat taleb edenlere vermek; - Kölelere, nefsinin kölesi olan kimselere ilim malından vermek; onların kurtulmasına katkıda bulunmak, - Ve namazı dosdoğru kılmak, hakiki Ka’be’ye...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Ve “mekârih"ten murâd, nefsin kerîh gördüğü şeylerdir ki, onlar, musibetlere sabır ve açlık ve fakr ve riyâzât ve ibâdât ve küffâr ile harb ve sadaka vermek ve zekât vermek ve emsâli şeylerdir. Ve nefis bunlardan hazzetmez.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Zekât ibâdetiyle başlayan bu anlayış geliştikçe, kişi yalnızca zekâta konu olan malların değil, tüm varlığının ve tüm mevcûdâtın hakîkî mâlikinin Hakk olduğunu ve her şeyin Hakk'ın zuhûr ve tecellî mahalli olduğunu yakînen idrâk etmeye başlar, böylece vehm ve hayâl ettiği nefsânî ve beşerî varlığını terk ederek tam bir "fakr" hâli üzere fenâ-fillâh mertebesine ulaşır. Böylece, zekâtın hakîkî fâili olup " lizzekâti...
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Vücûd-u mutlak Rahmaniyyet mertebesine tenezzül ettiğinde 3 marifet hasıl olur: marifet-i nefs, marifet-i mübdi ve marifet-i fakr (Nefsini bilmek, kaynağını tanımak ve muhtaçlığını bilmek). Miraç hadisesinde “nefsini bilen Rabbini bilir”in idraki ve dolayısıyla Rubûbiyetin kaynağı olan Ulûhiyyete yönelmiş olması ile oluşan salât ve sonrasındaki sıratullah kemâli Vücûd-u Mutlak’ın tekliğini idrak ettirir.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > (1) Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir(2)… Aynı zamanda “küntü kenzen” “Gizli Hazine” ile zâhiri zenginliği olan nefsini ve canını satar, “Fakr” olan bâtini zenginliği satın alır… İşte hakiki alışveriş budur… 49 – Burada hesaplama ile sonuca ulaşmaya çalışalım.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Meselâ vücûd ve ilim ve kudret gibi kemâlât-ı ilâhiyye vârid olursa, yani sana böyle bir şeyler zuhur ederse, gelirse bunlar hazret-i ilâhiyyeden gelenler olmuş olacağından, sen o kemâlâtı kendi aslı olan hazret-i ilâhiyyeye ilhak eyle! Ve fakr ve acz ve açlık ve susuzluk gibi nakâis-ı kevniyye vârid yani kevni noksanlıklar olursa, bunlar âlem-i imkândan vârid olmuş olacağından sen, o nakâyısı kendi aslı olan âleme...
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > 2011 Pazar, İzmir بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ Ma’lûm olsun ki, vücut hakikat-ı insaniye olan mertebe-i Vahidiyetten mertebe-i Ruh’a tenezzül ettiği vakit üç marifet hasıl oldu ki birisi marifet-i Nefs, yani kendini zâtını ve hakikatini bilmek, diğeri marifet-i mübdi, yani kendisinin mucidini bilmek üçüncüsü mucidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmektir. Bu marifet gayriyet-i mutazammındır. Ve bu Ruh, Ruh-u...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > ...işare Dosyası sayfa-45-) ---------- (43) Zuhurat-tecelli . --------- Z…..U…. 13 Nisan 2009 Sağolasın Ze…. kızım bildiğin gibi yeni geldik yazını da yeni okudum ellerine sağlık güzel olmuş. Herkese selâmla...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > ...yoluyla her birinden onların hakikatleri yönü ile bana ulaşmayı bil. Sevgilim, bu hissedilen şeylerde beni müşahede et… Müşahede aleminde görülen ve hissedilen şeylerin Hakk’ın zahir ismi ile göründüğünü...
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Muhyiddin-i Arabi ’de, sonsuz ilim tecellisi , Gavs’ül A’zam ’da, azamet tecellisi ; Biri ilimde; biri yaşantıda ihata sahibi. 25/06/1998 U R F A I B R A H İ M U : Umuttur insânlara, R : Rahmettir hep canlara, F : Fakr anlayanlara, Düştü İbrahim yollara. Bir gece çıktı mağaradan, İbret aldı yıldızdan, aydan, Güneşi gördü sonradan, Rabb’i zannetti gariban.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Meleklere iman sendeki güçlerin Allah’ın melekleri olduğuna iman kitaplara iman gönlüne gelen ilhamlara iman peygambere iman manevi bilgide yakınlık yakın akrabalarına malından vermek, yetimlere manevi babası olmayanlara vermek fakirlere fakr haline ulaşmışlara vermek yolculara Hakk yolunun yolcularına vermek, dilencilere Hakk yolunda ilahi hakikat talep edenlere vermek köleler nefsinin kölesi olan kimselere ilim...
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > ...hep kedûretden emîn Âlem-i fakr u fenâda olmuşuz vahdet-güzîn Maksad u matlûbumuz Rıdvân-ı ekberdir hemîn Mürşid-i kâmil katında feyz ü irfân görmüşüz 12 Bâd-ı aşk...
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > Marifeti Mübdi; Var edenine karşı tam bir fakr ve ihtiyaç hâli içinde olmak. 3. Ölmeden önce ölmek. İrfanîyet eğitimi alan kişi öncelikle gönül göğündeki havasının (hevasının) infitar etmesi ile yani sıyrılması ile nefsin, rabbini ve dolayısı ile kendini tanır. (84) Âyet sayı numarasıydı.
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Latîfe: Bir baba oğul, hâl ve vakitleri yerinde iken fakr u zarurete düşerler. Oğlu babasına: "Baba, bu zaruretle hâlimiz ne olacak?" der. Babası da "Bir sene sabret!" diye cevap verir. Oğlu: "Bir seneden sonra zengin mi olacağız?" suâlini sorar. Babası: "Hayır, zengin olacak değiliz, fakat züğürtlükle ile ülfet peyda olacağından, artık eziyet çeken olmayacağız" cevâbını verir.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Böylece kul, işitmesini, görmesini, kavramasını ve yürümesini kendi nefsiyle değil, Hak ile yaptığını idrak ettiğinde imtihan başlamış olur. Hâlis kul, bu makamda ilâhî sıfatlarla bezenmiş olsa da yine fakr ve ihtiyaç içinde sırf bir kul olarak kalır. Onun müşâhedesi, Hakk’ın kullarının tövbesine, misafirini ağırlayan ev sahibi gibi sevinmesi, nefsine hâkim olan genci övmesi, kulunun açlığını kendi açlığıyla,...
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > ...r şeye muhtaç olmayan Allah Teâlâ’dır. Aynı şekilde kul, kendi zayıflığına ve zilletine baktığında, bunun zâtî bir aşağılık değil, Hak karşısındaki izâfî bir hâl olduğunu idrak eder. Çünkü zelil oluşunun s...
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Manevi bilgide yakınlık, - yakın akrabalarına malından vermek, - yetimlere, manevi babası olmayanlara vermek; - fakirlere, fakr haline ulaşmışlara vermek; - yolculara, Hak yolunun yolcularına vermek; - dilencilere, Hak yolunda...
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇)
  > ...cüsü mücidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmektir. Bu ma’rifet, gayriyyeti mutazammındır. Ve bu rûh, rûh-ı Muhammedi (s.a.v. dir. Nitekim buyururlar: “ Allah, önce k...
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > ------------------- Âdem as ve Havva validenin hakikatleri; Ma’lûm olsun ki, “ vücûd ” hakikat-i insâniyye olan mertebe-i Vâhidiyyet’ten, merte-be-i Rûh’a tenezzül ettiği vakit üç ma’rifet hasıl oldu ki, birisi ma’rifet-i nefs, yani kendi zatını ve hakikatini bilmek; diğeri ma’rifet-i mübdi, yani kendisinin mûcidini bilmek; üçüncüsü mucidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmektir. Bu ma’rifet, gayriliği içine alan ve...
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > Şu hâlde Hak'tan istifâza eylediği şeyin eserini iki câriyeye ifâza etti; ve nefsini, kendi indinde zâhir olan hayırda, Allah Teâlâya fakr ve ihtiyac ile vasfeyledi. Zîrâ feyz ancak isti'dâd hase-biyle hâsıl olur; ve husûl-i feyz için, fâiz olan maʼnâya münâfî olan şeyden, belki mâsivallâhın kâffesinden, mahallin hulüvvü şarttır; ve fakîr-i tâm nev'-i beşerden kâmil-i mutlak olan kimsedir.
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > ) bu ma'nâyı böyle îzâh buyururlar: “Mümkinin kendi hakîkat-i zâtına nazaran hiçbir şeyi yoktur; ve onda evsâf-ı kemâlden ilim, kudret ve irâde gibi ne kadar vasıf var ise hepsi âriyettir; ve bu evsâf Hak Teâlâ hazretlerinindir. Binâenaleyh ârif, hâlini bilip dâimâ fakr-ı hakîkî makā-mında durur; ve âriyet olan o evsâf ile zâhir olmaz. Fakat kemâl-i inâyet-i ilâhî ve mahz-ı mevhibe-i nâmütenâhî ile, hevâcis-i...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > ...etti”. Ve bir rivayette: ”Aklımı ve nefsimi halketti”. Diğer ervâh, onun rûh-ı şerifinin cüz’iyyatıdır. Onun için (S.a.v.) Efendimiz’e “Ebu’l-ervah” dahi derler. Bu rûh sûret-i akl-ı küldür ki “adem-i hak...
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > : Bunun üzerine nefsim epey sıkıldı ve çare aramaya başladı bir tek incir dahi olsa razı idi, fakat fakir dervişin de nesi kalmıştı ki, satsın tam o sırada düşünürken fakir dervişin nispeten “Fakr” içinde olduğunu gördü ve baktı ki, ayağında daha henüz “nefs”in sembolü olan nalınları duruyor ama artık onların çıkarılma vaktinin gelip geçtiğini de biliyor.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Binâenaleyh kesâfet-i unsûriyye içinde, meselâ tevekkül bâbında duran ve Mâni’ isminin tecellîsi tahtında olup fakr ve zarûrete giriftâr (düşmüş) olan insâna, tevekkülünü haleldâr (bozabilecek) ilka’ât (telkînler)de bulun.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > ...urum dersen; hiç vakit geçirmeden aramaya başla, canla başla talep et, samimiyetle Rabb’ına yönel, O’ndan iste. İnşeallah sana da O’na mülaki olmak nasib olur. Böylece evvela kaybettiğin kendini, sonra da...
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani kamilin furkanı, ayırması bir başkadır Zîrâ bu mertebede Hak, cem'iyyet-i ilâhiyyesi ile abdde zahir; ve abd dahi o cem'iyyete mazhar olduğu halde, Hakk'ın vücûb-i zatîsi, abdin fakr-ı zâtisi ile tefrik olunur. Yani Hakk’ın vacib olan Zat’i varlığı fakr olan Zat’ı ile tefrik olunur, ayrılır. Ve kendi nefsinde Kur'ân sahibi olan kâmilin bu furkanı da, abdin Rabb'inden temeyyüzü hususunda bu mes'elede zikr olunan...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > O'nun sizin îmânınıza ihtiyâcı yoktur; fakr ve ihtiyaç içerisinde olan sizlersiniz. Eskiler "güneş balçıkla sıvanmaz" demişlerdir. Eğer siz kendi ellerinizle güneşi örterseniz güneşe herhangi bir zarar vermiş olmazsınız; aksine güneşin ışığından mahrûm bir şekilde zulmette (karanlıkta) kalarak kendi kendinize zarar vermiş olursunuz.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...'nın cenâb-ı Musa'nın muhtaç olduğu ateş suretindeki tecellîsine dâir olan îzâhat Fass-ı Musevî'de îzâh olunacaktır. Musa (a.s.) Şuayb’ın (a.s.) yeri Eyke’den gidiyor iken 10-12 senelik eğitiminden sonra ç...
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Emir Seyyid Ali Hemedânî (Kaddes' Allâhu sırrahü's-sâmî) ne güzel buyurur! Şiir: Tercüme "Sen hayât suyunun ortasındasın, halbuki su arıyorsun. Hazînenin üstündesin; ve fakr u ihtiyaçtan tek ü pû içindesin. Sen dost deyip arar durursun; ve bilmezsin ki, eğer hakikatle nazar edersen gûyâ sen O'sun.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Bunlar hakkında söylenmiş bir dörtlük vardır o nu da ilâve ediverelim. Ne pûşu abâ cem ol, Ne pûşu abâ fakr ol, Bir bilinmez sûret içre, Padişah-ı âlem ol. Yani, ne çok süslü dikkat çekecek kıyafetlerle ve ne de çok hırpâni-kötü kıyafetlerle görünme.
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Binâenaleyh sâil, sual eden Hakk'ın hangi isim ile rahmet taleb etmiş ise, Allahu Zül-Celâl hazretleri ona o isim ile rahmet eder . Meselâ hasta olan kimse "Yâ Şâfi, irhamnî" ve karnı aç olan kimse "Yâ Rezzâk, irhamnî" ve fakır olan kimse "Yâ Ganiyyü, irhamnî" ve müznib olan kimse yani günahkar olan kimse dahi “Yâ Gaffâru irhamnî" diye duâ eder.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > Havas mertebesinde olanlar için sünnetin terki caiz değildir. Sallallahu aleyhi vesellem efendimiz ise, "elfakr-i fahri ” (fakirlikle iftihar ederim) buyurmuşlardır. Keza senin için farz namazlarda cemaate devam etmek lazım ve gereklidir.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > Birincisi; “Marifet-i Nefs” yani kendi zâtını ve hakikatini bilmek. İkincisi; “Marifet-i Mübdi” yani kendisinin mucidini bilmek. Üçüncüsü; Mucidine karşı “fakr” ve “ihtiyacını” bilmektir. Burada belirtilen “rûh”, bütün rûh mertebelerinin bünyesinde toplayan “Rûh-u A’zâm” dır.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > ...n, yapıyorum demektir. --------------- (95-Terzi Baba 19/53-) Ten küçük bir bölüm aktaralım. --------------- Terzi Baba Necdet ARDIÇ 19/53 şifresi ile görüldüğü gibi 18,000 âlemi “Vahdetinde Kesret” , “Kes...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bir elbisesi yok ki yani kendine has derviş elbisesi gibi bir elbisesi yok ki bilesin, sokakta gezerken sarığı yok ki cübbesi yok bilesin, işte onun için diyorlar bu mertebede “Ne bu şu aba cem ol ne bu şu aba fakr ol bir bilinmez suret ise ama padişah-ı alem ol” ne öyle süslü süslü elbiseler ile gez göze batacak ol ne de hırpani vaziyette gez işte ben kalenderim ben dervişim ben bilmem neyim bir lokma bir hırka...
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > Şimdi kendisinin sulama işinin aynını, Allah Teâlâ'nın kendisine inzâl eylediği hayrın aynı kıldı ve nefsini, indinde olan hayırda, Allâh'a fakr ile vasfetti. Şimdi Hızır, ona bir karşılık almadan duvarın düzeltilmesini gösterdi. O buna kızdı. Böyle olunca ona, onun bir karşılık almadan hayvanları sulamasını hatırlattı.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > (Murat Derûni) ÂDEM VE HAVVÂ’NIN HAKÎKATİ Ma’lûm olsun ki, “vücûd” insâniyye hakîkati olan vâhidiyyet mertebesinden, rûh mertebesine tenezzül ettiği vakit, üç ma’rifet oluştu ki, birisi nefs ma’rifeti , ya’ni kendi zâtını ve hakîkatini bilmek, diğeri Mübdî’ine ma’rifet , ya’nî kendisini var edeni bilmek; üçüncüsü Îcâd edicisine karşı fakr ve ihtiyâcını bilmektir. Bu ma’rifet, gayrı oluşu içine almaktadır. Ve bu rûh,...
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > (Necm Sûresi 53/47) شَاةِ الْأُخْرَىٰ ع عَلَيْهِ الذ أ وَأَنَّ ﴿٤٧﴾ ve enne aleyhinneş’etel uhra “Ve muhakkak ki, ölenlerin daha sonra neş’et bulmaları, diriltilmeleri O'na âittir, (Necm Sûresi 53/48) وَأَنَّهُ هُوَ أَغْنى وَأَقْنى ve ennehü hüve ağna ve akna “ve şüphe yok ki, O'dur, gani (zengin) eden ve fakir düşüren.” En büyük zenginlik, “fakr” dır. Efendimizin buyurduğu, “fakrim fahrimdir,” dediği gibidir. Yani...
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Bunun için Sultan her birinin düşüncelerini beğenerek kendilerini bir elbise ile (Kaftan) perdeliyor yani kendisini KAF sırrı ile saklıyor 1-Sultan’ın muradı cevher işlenip mücevher olsada onun dahi yok edilmesi KAHHAR esması ile hiçliğe erişilmesidir. Gerçek zenginlik FAKR a ulaşmakla olur. Kahhar ile yok olan sâlik her an var olanla beraberdir, Sultanın da muradı budur. 2-Yol noktasından baktığımızda yol mu bizde...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > 34│MUKADDEME ten, mertebe-i rûha tenezzül ettiği vakit üç ma’rifet hâsıl oldu ki, birisi ma’rifet-i nefs, ya’ni kendi zâtını ve hakîkatini bilmek; diğeri ma’rifet-i Mübdî, 19 ya’ni kendisinin mûcidini bilmek; üçüncüsü mûcidine karşı fakr ve ihtiyâcını bilmektir. Bu ma’rifet, gayriyeti mutazammındır; ve bu rûh, rûh-ı Muhammedî ( )’dir. Nitekim buyururlar:لْقَلَــم أو ْ رُوحِيللّٰــه ُأوَّل ُ مَــا خَلَــق َ[Allâh’ın...
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > zının farz olmasının şartları: a) Erkek Olmak : Sadece biyolojik cinsiyetin ötesinde, “Er olmak’’ yani “Hakk erlerinden olmak”, mânevî anlamda yiğitlik, cesaret, kararlılık ve Allâh yolunda sebat göst
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > Dokuzuncu Kısım Üçüncü Vasl: ÂDEM VE HAVVÂ’NIN HAKÎKATİ Ma’lûm olsun ki, “vücûd” insâniyye hakîkati olan vâhidiyyet mertebesinden, rûh mertebesine tenezzül ettiği vakit, üç ma’rifet oluştu ki, birisi nefs ma’rifeti , ya’ni kendi zâtını ve hakîkatini bilmek, diğeri Mübdî’ine ma’rifet , ya’nî kendisini var edeni bilmek; üçüncüsü Îcâd edicisine karşı fakr ve ihtiyâcını bilmektir. Bu ma’rifet, gayrı oluşu içine...
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > * * * Hakîkat-ı Âdem ve Havvâ Ma’lûm olsun ki, “ vücûd ” hakikat-i insâniyye olan mertebe-i Vâhidiyyet’ten, merte-be-i Rûh’a tenezzül ettiği vakit üç ma’rifet hasıl oldu ki, birisi ma’rifet-i nefs, yani kendi zatını ve hakikatini bilmek; diğeri ma’rifet-i mübdi, yani kendisinin mûcidini bilmek; üçüncüsü mucidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmektir. Bu ma’rifet, gayriliği içine alan ve kabul edendir. Ve bu rûh, rûh-u...
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > ...â ve hastalık ve sağlık gibi ilâ-mâ-lâ-nihâye ahvâl, rûhânî ve cismânî âlemlerde peyderpey ona nâzil olmaktadır; ve kuvvede olan şeyler bu sûretle fiile gelir. Bu ise onun terakkîsidir; ve bu terakkî hiçb...
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Manevi bilgide yakınlık, - yakın akrabalarına malından vermek, - yetimlere, manevi babası olmayanlara vermek; - fakirlere, fakr haline ulaşmışlara vermek; - yolculara, Hak yolunun yolcularına vermek; - dilencilere, Hak yolunda...
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > ) Eğer Allah’ta bu acziyyet mertebesi olmasa idi, o zaman acziyyetin bilinmemesi lâzım gelecekti veya acziyyet sahibi olan, başka bir Allah’ın olması lâzım gelecekti. Kulda acziyyet vardır ve kul âcizdir. Allah’ın vasfı “ kudret ve gani ” kulun vasfı “ fakr ve acziyyettir ” Ancak kulda da kudret vasfı vardır, ama belirgin vasfı acizliktir. Kudret vasfı ahirette irfan ehlinde zuhura çıkıp acziyyeti kalkacaktır.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Sûre-i tevbe: (9/40) Sevr mağarasın da (lâ tahzen innellahe meanâ) “mahzun olma gerçekten Allah bizim le beraberdir.” (9+4=13) tür. Kûrân-ı keriymde (13) yerde (fakr) kelimesi geçer. Mescid-i Nebevî nin sayı değeri de (13) tür. ( اعمى ) (A’ma) sayı değerleri (1+70+40+10= 12,1) toplarsak (12+1=13) tür. (Ahmed) Kûr’ân-ı Keriym de (61/6) Âyetinde geçmektedir. (6+1+6=13) tür.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > ...ri nefsi ma’nasında bir varlığı kalmadığı, ancak Hakkani varlığı ile var olmuş olduğundan, bütün bunların kendidisi için değil Rabb-ı, daha sonraki mertebede “ âlemlerin Rabbi Allah için” Yani bütün bu hak...
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > Binâenaleyh hadd-i zâtında sizin gınânız olmayıp, cemî'-i umûrda fakr-ı küllî ile Hak Teâlâya muhtaçsınız. “Ve Allah Teâlâ kendi zâtı ile gayrdan ganîdir; ve kendi zâtı ile yine kendi zâtını hamîddir.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > ...ceksiniz. Âşık ü Mâşûk ve mahbub ü habib bir nûr iken Kesreti esmâ, sıfatta kaldılar nâdânı aşk Kenzi aşkın masdarı Ahmed, Muhammed, Mustafa Cem ü tafsiline ânın nezzele'l fürkanı aşk Aşk ile olsun salât i...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Dilencilere, onlarda, zâhir olarak bildiğimiz fakirler olup dilenenlerdir, birde Hakk’ın gani kapısında fakr ile dilenenler yani İlâh-î ilme talip olanlardır, İlâh-î ilmi dileyenlerdir. Bu avami mânâ da dilenmek değilde murat etmek mânâsınadır.
- **Kelime-i Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hâlidiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Samediyye)
  > İmdi onun için cemâate hâzır olan kimsenin ecri vardır; ve fakrı ile berâber fiil-i hayrattan, ashâb-ı servet ve malın, onda üzerine olduk- ları şeyi temennî eden gibi. İmdi onun için, onların ücûru misli vardır.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > ...aya çıkması için, yapıyorum demektir. T.B. ------------------- (95-Terzi Baba 19/53-) Ten küçük bir bölüm aktaralım. ------------------- Terzi Baba Necdet ARDIÇ 19/53 şifresi ile görüldüğü gibi 18,000 âlem...
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Eyyûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Gaybiyye)
  > .... Hazînenin üstündesin; ve fakr u ihtiyaçtan tek ü pû içindesin. Sen dost deyip arar durursun; ve bilmezsin ki, eğer hakîkatle nazar edersen gûyâ sen O’sun. O’nun z...
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > Ve fakr ve acz ve açlık ve susuzluk gibi nekāyis-i kevniyye vârid olursa, bunlar âlem-i imkândan vârid olmuş olacağından sen, o nekāyisi kendi aslı olan âleme nisbet eyle! Zîrâ vârid ebeden bir asıldan fer' olmak lâbüddür. Ya'ni vârid, müessir veyâ müesserün-fîh olan aslî-i küllîden bir fer' olur; ve her ikisinin aslı dahi bâlâda zikrolunduğu üzere Haktır.
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Sâlihiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Fütûhiyye)
  > Latîfe: Bir baba-oğul, hâl ve vakitleri yerinde iken fakr u zarûrete dü- şerler. Oğlu babasına: “Baba, bu zarûretle hâlimiz ne olacak?” der. Babası da "Bir sene sabret!” diye cevâb verir. Oğlu: “Bir seneden sonra zengin mi olacağız?" suâlini sorar.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Manevi bilgide yakınlık, -yakın akrabalarına malından vermek, - yetimlere, manevi babası olmayanlara vermek; - fakirlere, fakr haline ulaşmışlara vermek; - yolculara, Hak yolunun yolcularına vermek; - dilencilere, Hak yolunda ilahi hakikat taleb edenlere vermek; - kölelere, nefsinin kölesi olan kimselere ilim malından vermek; onların kurtulmasına katkıda bulunmak, - ve namazı dosdoğru kılmak, hakiki Ka’be’ye dönmek,...
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Fakr ve ihtiyacının olduğunu bilmek o zaafla hareket etmek, zaten kişi güçlü olduğunda yani vücudunda her şeyinde malı mülkü olduğu zaman zaafını bilmezse o mutlaka gurur ehli, nefs ehli, benlik ehli olur. Şu halde hem başta zaafımızı, tabii zaafımızı, gençliğimizde şuurlu zaafımızı yani idraki manada olan bir zaafımızı ihtiyarlığımızda da zaaflığımızı bilmemiz bize çok şey kazandırır.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani kendi fakrını, hakkın ganiliğini daha çok ortaya getirip kendini daha iyi anlamak için ister, muhtaçlığını ortaya getirir. Bütün işlerini Hakka bırakıp sukut etmeyi ihtiyaç duyarsa da susar. Ne himmetiyle manen ve kalben ne de lisanıyla lafzen bir şey taleb etmez.
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > Manevi bilgide yakınlık, - yakın akrabalarına malından vermek, - yetimlere, manevi babası olmayanlara vermek; - fakirlere, fakr haline ulaşmışlara vermek; - yolculara, Hak yolunun yolcularına vermek; - dilencilere, Hak yolunda ilahi hakikat taleb edenlere vermek; - kölelere, nefsinin kölesi olan kimselere ilim malından vermek; onların kurtulmasına katkıda bulunmak, - ve na­mazı dosdoğru kılmak, hakiki Ka’be’ye...
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > Bu sırât-ı müstakim üzerinde yürüyen kimseler hayât-ı dünyeviyye belâlanndan emîn olacağı gibi, hayât-ı uhreviyyede de mazhar-ı saâdet olur. Meselâ “tebzîr”, malını lüzumsuz, hadd-i ma’rûftan fazla sarf etmektir; neticesi fakr u zarûrettir ve iflâstır. Ve “buhl”, yememek ve yedirmemektir. Bunun neticesi kendi nefsine zulüm ve beyne’n-nâs zillettir.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Binâenaleyh hadd-i zâtında sizin gınanız olmayıp, bütün emirlerde cemı-i umurda fakr-ı küllî ile Hak Teâlâ'ya muhtaçsınız. "Ve Allah Teala kendi zâtı ile gayrden ganîdir. Ve kendi zâtı ile yine kendi zâtını hamîddir.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 53)
  > Süleyman'ın mal ve mülkü gönlünden çıkardığı için, kendisine fakır denildiğini ifade eder. Yine o, "Hatem-i Süleymaniyi her şey içinde aradık fakr içinde bulduk. Mahbûba (Hakk'a) varmak için bütün yolları denedik.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (----------------)
  > Süleyman'ın mal ve mülkü gönlünden çıkardığı için, kendisine fakır denildiğini ifade eder. Yine o, "Hatem-i Süleymaniyi her şey içinde aradık fakr içinde bulduk. Mahbûba (Hakk'a) varmak için bütün yolları denedik.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (----------------)
  > Süleyman'ın mal ve mülkü gönlünden çıkardığı için, kendisine fakır denildiğini ifade eder. Yine o, "Hatem-i Süleymaniyi her şey içinde aradık fakr içinde bulduk. Mahbûba (Hakk'a) varmak için bütün yolları denedik.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ...k... Bütün bunlar dinle oluyor, akılla oluyor, takvayla oluyor, idrakle oluyor. Aklı bırakmak iradeyle olur, irade zayıflamış olduğu zaman zaten sersemlersin. Ne din kalsın, ne akıl derken bunları tamamen...
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > ....sü mucidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmek yani seni var edene karşı fakrını ve ihtiyacını bilmektir, gururlanmamaktır, vehmin ve iblisin yaptığı gibi. Bu marifet...
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Var edenine, icâd edenine bu hakîkati deryâsından başka bir şey olmadığı için marifet-i mübdi gereği, karşı tam bir fakr ve ihtiyâç içinde olur. Rahmânın Başı Nûr Âlîm; Nokta zuhûr mahalli olan Hazret-i Muhammed (s.a.v.), Hazreti Âlî ve Pirân-ı Âlî’nin başı Hakîkat-i Muhammedidir.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Mertebe olan, Nefsi Benlik, İzâfi Benlik ve İlâhi Benlik seyirleri olan Mi’râc’ın uruc bölümünü tamamlayıp, bu üç seyir ile “Nefsini bilen rabb-ini bilir” , Mûcidine karşı tam bir fakr ve ihtiyâç içinde olursan, ölmeden önce ölürsen. Bundan sonra oluşacak tecelli ile Rabb-i Hass’ın Cenâb-ı Hakk tarafından verilir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bir elbisesi yok ki yani kendine has derviş elbisesi gibi bir elbisesi yok ki bilesin, sokakta gezerken sarığı yok ki cübbesi yok bilesin, işte onun için diyorlar bu mertebede “Ne bu şu aba cem ol ne bu şu aba fakr ol bir bilinmez suret ise ama padişah-ı alem ol” ne öyle süslü süslü elbiseler ile gez göze batacak ol ne de hırpani vaziyette gez işte ben kalenderim ben dervişim ben bilmem neyim bir lokma bir hırka...
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (YAKÎN İLMİNİN ÜÇ MERTEBESİ)
  > “Fakr” hakkında Abdullah Hafif (k.s.) buyurur ki “Fakr, imlâkin yokluğu ve sıfattan hurûcdur. Ya’ni, fakir hiçbir mülkü kendi nefsine izâfe etmez ve sıfât-ı beşeriyyenin hükmü altından çıkar.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > "Ne puş-u aba cem ol, ne puş-u aba fakrol , Bir bilinmez suret içre, padişah-ı âlem ol" demişler İnsan-ı kâmiller için. Ne çok, çok süslü elbiselerle âlemin içerisine girme, ne de fakr olarak sökük tozlu paslı da girme âlemin içerisine. Bir bilinmez suret içerisinde herkes ne giyiniyorsa aynı şekilde.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > ...evvela benim aklımı ve nefsimi hálk etti” . Diğer rûhlar, onun şerefli rûhunun parçalarıdır. Onun için (S.a.v.) Efendimiz’e “ Ebu’l-ervâh (Rûhların babası)” dahi derler. Bu rûh akl-ı kül sûretidir ki “ha...
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > Onun için diyorlar bu mertebede; Ne puşu âba cem ol Ne puşu âba fakr ol Bir bilinmez suret içre Ama padişah-ı âlem ol. Ne öyle süslü süslü elbiselerle gez göze batacak gibi, ne de hırpani vaziyette gez. İşte ben kalenderim, ben dervişim, bir lokma bir hırka, bunu da yapman lazım. Öyle bir hâlde ol ki, seni kimse tanımasın ama sen âlemlerin padişahı ol.
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > ...için tavsiye yapılmıştır. Burada bazı şeyleri anladığı sanılmıştır ama bir şey anlmadığı da ortadadır. ↑ Tesbit mailini düzenlerken, kızımın ütü yaparken telefondan açtığı şarkıyı isminin ma’nâsı amaç ola...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Yani hangi halde olunursa olunsun şükredecek pek çok şey vardır. Hiç bir şey olmadığını kabul bile etsek. Nefes alıp verebildiğimiz fakr içinde de olsa şahane bir hayatımız vardır. Hiç bir şey yapmadan hayatımızın bütün dakika ve saniyelerini nefes şükrümüzü ifa etmek için versek sadece onun şükrünü ödeyemeyiz.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > Dal goncayı bir sabah açılmış buldu, Dal gülün dikenli yani nefis tarafıdır, bir sabah ise Bekâbillah sabahıdır. Nefsini bilen, rabbini bilir hükmü ile mucidine tam bir fakr ve ihtiyaç halinde ölmeden önce ölen nefis bir sabah marifet goncasını Bekâbillah sabahı nefinde açılmış bulur.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Cehil kapısında bekleyin. Tam câhil olun. Zenginlik mi istiyorsunuz? Fakr kapısında bekleyin. Biraz paranız varsa belli etmeyin. Yalvarmakta ısrar edin ki Allah’ın vergisi nice fakirleri milyoner etmeğe kâfidir.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > ...isminin dişil kullanımıdır. Öncelikle kendi ismimden dolayı böyle düşünüyordum. Ama bazı müşahadeler ile bunun “Mardiye” ile bağlantılı olduğunu anladım… Van ziyaretimizde, buranın plakası “65” tir. “65”...

## İlgili Kavramlar

- [Fenafillah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fenafillah) — related
- [Tevekkül](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevekkul) — related
- [Fena](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fena) — related
- [Fenafillah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fenafillah) — related
- [Tevâzu](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevazu) — related
- [Zühd](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/zuhd) — related
- [el-Ganiyy](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-ganiyy) — related
