# Huzûr

> Huzûr, sâlikin seyr-i sülûkundaki nihai dem, kalbinin Kâbe’sinde her an Hakk ile buluşma hâlidir. Gafletten uyanıp, her nefeste varlığın sahibinin huzurunda olduğunu idrak etmektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/huzur

---

Aziz dost, gel, bu sohbetimizde gönül ehlinin dilinde en tatlı nağmelerden biri olan “huzûr”dan bahsedelim. Huzûr, sâlikin seyr-i sülûkundaki nihai dem, kalbinin Kâbe’sinde her an Hakk ile buluşma hâlidir. Bu, kuru bir bilgi veya zihinsel bir kabul değildir; âlemin her zerresinde O’nun tecellîsini müşahede ederek, “Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır” sırrına ermektir. Terzibaba İrfan Mektebi’nin irfan pınarından akan hikmet de bize bunu öğretir: Huzûr, gaflet uykusundan uyanıp, her nefeste varlığın sahibinin huzurunda olduğunu idrak etme sanatıdır. Bu, kulun kendi benliğinden sıyrılıp, varlığın O’nun varlığıyla kâim olduğunu zevk etmesidir. Şimdi gel, bu mübarek kavramın kapısını aralayalım ve o kapıdan içeriye, hakikat bahçelerine doğru bir adım atalım.


## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (“Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini! yalanlarsınız. ?)
  > Nitekim âyet-i kerîmede, (Tevbe, 9/119) “Ey îmân eden kullanm, Allâh’a ittika edin ve sâdıklar ile berâber olun!" buyurulur. Zîrâ kâmillerin huzûru sadeftir; onlardan sana mün’akis olan katre-i tecellî henüz senin kalbinde inci olmamıştır. Binâenaleyh o katre-i tecellî inci oluncaya kadar, sadef gibi olan kâmillerin huzûrunu terk etme!
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 63)
  > Âdemiyetin necâtının ve nefahtu, toprağın ağırlığından “hikmet” ile rûhun hafifliğine (necât-rahat-huzûr) ile ulaşıp kurtulmak olduğunu; 2. İdrisiyyetin necâtının (مَكَانًاعَلِيًّا) “mekânen âlîyyen” (19/57) “yüce mekâna” yükseltti. Böylece o da “hava” ki (kuvvet) tir, havâî-yattan “nefs-i hevâsı”nın kuvvetinden necât bulup rahat ve huzûra kavuşmuş olduğunu; 3.
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 21)
  > ] âyet-i kerîmesi mûcibince, Hakk'a tevcîh eylese, muhak-kak kendisinde Allah ile huzûr-ı tâm hâsıl olur; ve bu istiâzenin eseri serîan zâhir olur. Fakat bu sırada kuvâsından ba'zıları gayra müteveccih olsa, me-selâ kuvve-i vâhime ve müfekkiresi veyâ kuvve-i sâmia ve bâsırası, mâsivâ ta'bîr olunan keserât-ı eşyâya müteveccih bulunsa ve bu hâl ile de Hak'tan istiâze eylese, o kimsenin Allah ile olan huzûru nâkıs...
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Konusu)
  > “Geniş ve aydınlık hidâyet yolu olan insân-ı kâmilin huzûru her zamanda mevcûddur ve fakat mahall-i hafâda gizlidir. Boşu boşuna çok koşup aramağa mevkufdur. Zîrâ sâlikde insân-ı kâmili tanıyabilece...

## İlgili Kavramlar

- [Gaflet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/gaflet) — related
- [İhsan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ihsan) — related
- [İhlas](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ihlas) — related
- [Hikmet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hikmet) — related
- [Fusûsu'l-Hikem](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fusus-ul-hikem) — related
- [Murakabe](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/murakabe) — related
