# Hz. Âişe (r.a.)

> Hz. Muhammed'in eşi. İfk hâdisesinde iftiradan beraat (Nûr 24/11-20).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-aise

---

## Tanım


## Giriş
Hz. Muhammed'in eşi. Mü'minlerin annesi.

## Tanım ve Kavrayış
Hz. Âişe (r.a.), Hz. Muhammed'in eşi ve Ebû Bekr'in kızı. Mü'minlerin annesi (ümmü'l-mü'minîn). İfk hâdisesinde münafıkların iftirasından beraat etti ([Nûr 24/11](/tefsir/24/11)-20) — âyetlerle ismi temiz çıktı. Çok sayıda hadîs rivâyet etti. İslâmî hukuk ve fıkıhta önemli bir kaynak.

## Kitaplarda Geçişi
Bu sayfanın kütüphanemizdeki **başlıca referansları** (sıklık sırasına göre):

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Sahîh-i Buhari - Hadis No: 639   Ravi : Ümmü’l-mü’minîn Âişe        Hazret-i Âişe demiştir ki: Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem (bir kerre) âilesi başında ağlaşmakta olan bir Yahûdî karısının (mezarı) yanından geçmişti de:  "Bunlar ölülerine ağlıyorl
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > erin ispat yükümlülüğü, cezası ve lânetleşme usulü.  3. Hz. Âişe’nin, münafıklar tarafından yapılan iftiradan berâeti (Allah’ın münafıkları yalanlaması, Hz. Âişe’yi temize çıkartması).  4. Namusla ilgili dedikoduların ve ahlâksızlığın yayılmasına sebep olanlar
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > ilahinin kaynağı olur.   -------------   2. Paragraf:      Âişe (r. anha) der ki: “Rasulullah (s.a.v.)in evvel-i vahiyden bed’ olunduğu şey yani meydana gelen şey  rü’ya-yı sadıka idi. İmdi o hazretin hali bu idi ki bir rüyayı görmez idi illa felak-ı subh gib
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > ــت ْ مِثْــل َ فَلَــق ِلرُّؤْيَــا   خَفَــاء َ بِهَــا.» Âişe (r. anhâ) der ki: “Resûlullah ( )in evvel-i vahiyden bed’olunduğu şey, rü’yâ-yı sâdıka idi. İmdi o hazretin hâli bu idi ki, bir rü’yâyı görmez idi, illâ felak-ı subh gibi zâhir olur idi.” Hz. Âiş
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ) hazretleri şu hadisleri beyân buyurmuştur: Ebu Saîd el-Hudrî şu hadîsi beyân buyurur: “Her bir şeyin direği ve temeli vardır ve mü’minin aslı ve temeli onun aklıdır. Binâenaleyh onun ibâdeti de aklı mikdârınca olur.” Ve Hz. Âişe (r.a.) buyurdular ki: “Ben Resûl-i Ekrem hazretlerine dedim “Nâs dünyâda ne ile tefâzul ederler? Resûl-i Ekrem hazretleri “Akıl ile!" buyurdu. Ben dedim ki: “Ya âhirette?” “Akıl ile!”...
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ınlara yaklaşmayın” (el-Bakara 2/187) meâlindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde i‘tikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları i‘tikâfa girmiştir” (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâ
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > âh-ı şehâdide yani şahit olunan nikahta ümmü'l-mü'minin Hz. Âişe (r.anhâ)nın berâeti hakkkında bu ayeti kullandı ist'imâl buyurdu.  وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ  (Nûr, 24/26)  bilindiği gibi Hz Ai
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ha sonra uyanınca gerçek hayatta aynen meydana gelirdi. Hz. Aişe şöyle buyurur : “Peygamberimizin gördü-ğü rü’yâlar aynen çıkardı. Bu rü’yâlar sabah aydınlığı kadar açıktı.” 2. Peygamberimizin uyanıkken Cebrâil aleyhisselâm tarafından vâhyin Peygamberimizin ka
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 364; III, 315, 383.)  ***  Hz. Âişe (ra) anlatıyor:  “Allah Resûlü'nün (sav) ilk vahiy almaya başlaması uykuda doğru rüya (rüyâ-ı sâdıka) görmekle olmuştur. Onun istisnasız bütün rüyaları gün gibi gerçek çıkardı...”  (Buhârî, Ta'bî
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Aleyhisselatü Vesselâm Efendimize bir hanım misafir gelmiş. Ayşe validemize misafir gelmiş. Hanım çıkmış dışarıya işte evine doğru gidiyor. Ayşe validemiz demiş ki ne güzel siyah saçları vardı. Efendimiz (s.a.v) demiş ki, hemen yere çıkar, yere tükürdüğü zaman
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ni arıyoruz yok işte Fedik Hurmalığı şuna verilmeliydi, yok Ayşe Anne şunu yaptı yok Ebubekir (ra) zorla aldı, hilafeti. Hz Peygamberin defin hadiseleriyle uğraşıyorken Hz Ali efendimiz onlar hemen baskın yapar gibi kendi aralarında Ebubekir’i seçtiler de, işt
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > 7]Muhakkak Hak Teâlâ tıybi, bu iltihâm-ı nikâhîde, berâet-i Âişe hakkında kıldı. Binâenaleyh “Habîsât habîslere ve habîsler habîsâta ve tayyibât tayyiblere ve tayyibler tayyibâta mahsustur. Onlar dedikleri şeyden berîdirler” (Nûr, 24/26) buyurdu. İmdi onların
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ta  Kaynak: Ebu Davud, Zekat 3, (1564)  --------------  Hz. Aişe (ra) kardeşi Muhammed'in yetim kızlarını terbiyesine almış, onları hacr devrelerinde himaye ediyordu. Kızların (kendi mülkleri olan) zinetleri vardı. Hz. Aişe bu zinetler için zekat vermiyordu.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura
  > alan maddeler yiyenin mîdesinde kaybolmuş. Hasan, Hüseyin,  Ayşe, Fatma olmuşlardır. Şimdi onlar ibâdet kuvveti, zikir ve tesbîh neş’esi ve ziynet usâresi olarak mi’raclarını tamamlıyorlar.  Şu halde âlemde her şey kendi kemâline ulaşarak mi’rac yapmaktadır. İ
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ni arıyoruz yok işte Fedik Hurmalığı şuna verilmeliydi, yok Ayşe şunu yaptı yok Ebubekir (ra) zorla aldı, hilafeti işte Hz Peygamberin defin hadiseleriyle uğraşyorken Hz Ali efendimiz onlar hemen baskın yapar gibi kendi aralarında Ebubekir’i seçtiler de işte O
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > misafirlere  en iyi hizmetleri verme-ye   çalışmıştır.  Hz. Aişe validemiz için kullanılan  "ilim kapısı"  ifadesini onun şahsiyeti için de kullanmamız mümkündür. Çünkü Hazretimizin huzuruna çıkmak isteyenler onun  açtığı kapıdan  geçmekteydiler.  O, kandil ve
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > luşmadığından soru soranlardan bir miktar süre isterdi. Hz. Âişe annemizin kayboluş hadisesini herkez bilir. Bu hadisenin açıklığa kavuşması için Efendimiz yaklaşık bir ay kadar, hakkında  “Vahy-i İlâh-î”   gelinceye kadar beklemiştir. Herhangi bir kimseye  “R
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura
  > --------------------  Ey beden, ey ceset, ey Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma. Namlarını alan insan sırtında taşıdığın yükü biliyor musun, seni güden kimdir?  	  -------------------------------  Her sabah seher yelini kaçırmayıp onunla dosta  6   gidin, sararmış yüz
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura
  > mîrâc kapılarını açardı. (kellümini yâ Humeyra) buyurarak, Ayşe validemizin konuşmalarını isteyerek dünya âlemine gelirlerdi. Gayelerin gayesi olan o menzile varıp oranın cazibesinden ayrılmak istemeyen bir kimse inzivâya çekilmek için istihareye yatmış, maka
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > alk halindeki tenezzülünden başka birşey yoktur. (En-Nur/11 Ayşe hakkında iftirada bulunanlar, içinizden bir cemaattir. Siz bu iftirayı hakkınızda kötü bir şey sanmayın. Belki o hakkınızda hayırlıdır. Herkes kazandığı günahı kendisi çeker.)... Görende de, görü
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > diğer bazı özellikleri    1. Ağlayan Hurma kütüğü    2. Hz. Aişe sütunu    3. Hz. Lübabe’nin tevbe sütunu    4. Serir sütunu    5. Muharras sütunu    6. Vüfud sütunu    7. Teheccüd sütunu    8. Halen imamın namaz kıldırğı mihrab    9. Efendimiz (sav.)’in namaz
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > utnî’nin Sünen’inde (II, 64) nakledilen bir hadise göre Hz. Âişe, “Resûlullah aleyhisselâm, güneş ve ay tutulmalarında dört rükûlu, dört secdeli iki rek‘at namaz kılar, bu namazın ilk rek‘atında Ankebût veya Rûm sûresini, ikinci rek‘atında Yâsîn sûresini okurd
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e. Kendime ait bir firmam var. Onunla ilgili işler yaparak maişetimi kazanmaya çalışıyorum. Siz de iyi bilirsiniz, ticari faaliyetlerde kendini çok güvende hissetmek pek mümkün bir şey değildir. Çok sıkı çalışmak gerekiyor. Ben de bu rızık işinde sanki benim e
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Getirdiği hakîkat ile kendi hakîkati arasında hiçbir mesâfe yoktur; O, Kur'ân'ın yaşayan sûretidir. Nitekim Hz. Âişe (r.a.) vâlidemiz, O'nun ahlâkını soranlara " O'nun ahlâkı Kur'ân idi " diye cevap vermiştir (Müslim, el-Câmiu's-Sahîh, hadîs no. 746; Ebû Dâvûd, Sünen, hadîs no. 1342). O'nun izinden gidip Hakk'a vâsıl olan irfân ehli, Resûl'ün ma'nevî vârisleridir; onlar bu hakîkatleri kıyâmete kadar tâlip olanlara...
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > andır. Buna  Hakikati Muhammediye  de denilebilmektedir. Hz.Ayşe validemize, peygamber efendimizin ahlâkı sorulduğunda, ”siz hiç Ku’rân okumazmısınız…” şeklinde cevap vererek bu gerçeğe dikkat çekmişlerdir.        Terzi Baba 2. kitabında yolumuza  devam ederke
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ...dır. Sûrede temel konu cihad olmak üzere başlıca, savaş, esirler, ganimetler ve münafıkların durumu konu edilmektedir. “Seni yurdundan çıkaran bu şehirden daha güçlü nice şehirleri yok ettik” meâlindeki 13. âyetin R...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura
  > aştırırlar. Yahut ecel gelir toprak olurlar. Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma... diye muhtelif isimler altında bulunan, yani ruhlardır. Sular nasıl denize dökülünce sesleri kalmazsa, âşık kullar da inlemekten, eylemekten, ağlamaktan, cûş ü hûruştan kalıyorlar. Dalgı
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili
  > a onun görüşüyle bakmaya başladığı zaman onu idrak edersin. Aişe (r.a.) validemize gelmişler mi'raç gecesinin sabahında, ya Aişe, Cenab-ı Allah'ı Hz. peygamber mi'raçta gördü mü, görmedi mi yakın bir ağız olarak sizden bunu işitelim demişler. Aişe validemizle
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili
  > a âlemine uruc edermiş, orada belirli süre kaldıktan sonra, Aişe validemize seslenirmiş: "Kelliminü Ya Hümeyra" tekellüm et bana, konuş Ya Aişe dermiş.   Aişe validemiz konuşmaya başladığı zaman, dünyaya döndürürmüş Efendimiz (Sav). Hep miraçta olsa yaşanır mı
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e Arapça’nın sadece beşeri lisan yönüyle işte zamanlamaları Ayşe geldi, Fatma geldi, biz gittik biz geldik gibi şeyleri ile lisan sistemleri içerisinde ancak görebilir. Arapça’nın arkasındaki Rapça’ya ulaşamaz. Buna ulaşması için mutlaka bir hayret ehlinden ba
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > llah'ın ahlâkını anlatır mısın?” diye soran bir kişiye, Hz. Âişe validemiz şöyle cevap vermişti: “Sen Kûr'ân okumuyor musun? Onun ahlakı Kûr'ân'dı. Diye cevap vermişti…   Anlaşılacağı üzere kişinin ahlakı-tabiiyeti-mizacı- Kûr’ân-a dönüşmektir.   Allah’ın cc.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i, yukarıdan aşağı,  “on ikinci”  akıldır,  “akl-ı maaş”  “maişet-iaşe aklı” da denir. Bu nefsin en kısa sürede terk edilmesi gerekir insâna çok zaman ve  çok şey kaybettirir.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > im benim zikrimden kaçınırsa artık kesin onun için pek dar maişet vardır ve onu kıyamet gününde ama    (kör)    olarak haşrederiz.”    Maişet dendiğinde ilk akla gelen madde mertebesindeki dünyalık geçimdir, tabii ki o da vardır ama esas tefekkür,  maişeti dar
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yrıdır, eşi ama ehl-i beytin devamını sürdüren kaynak değil Ayşe validemiz. Onların yerleri ayrı, müstesna ama ehl-i beyt içinde değildir. Hz Ali Efendimiz Peygamber efendimizin damadı olduğundan bir özelliği var bir de ayrıca kendi şahsının özelliği var,  yan
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 364; III, 315, 383.)  ***  Hz. Âişe (ra) anlatıyor:  “Allah Resûlü'nün (sav) ilk vahiy almaya başlaması uykuda doğru rüya (rüyâ-ı sâdıka) görmekle olmuştur. Onun istisnasız bütün rüyaları gün gibi gerçek çıkardı...”  (Buhârî, Ta'bî
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura
  > Onlar saâdeti abonozda veyâ galatada arıyorlar veyâ günlük mâişetlerini teminden âciz, pis ve süflî kimseler.  Bursa’da derslerini bitirmiş yaşlı hanımlar var. Şeyhleri ve reh­berleri Hakk’a yürümüş, fakire soruyorlar: “70.000 çekiyoruz. Râbıtaya sizi alalım m
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 364; III, 315, 383.)  ***  Hz. Âişe (ra) anlatıyor:  “Allah Resûlü'nün (sav) ilk vahiy almaya başlaması uykuda doğru rüya (rüyâ-ı sâdıka) görmekle olmuştur. Onun istisnasız bütün rüyaları gün gibi gerçek çıkardı...”  (Buhârî, Ta'bî
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Müslim, Kitabu Sıfati'l-Müsafirine ve Kasrihim, 18.)   Hz. Aişe (ra) anlatıyor:   Peygamberimiz geceleri mübarek ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Ben kendisine,   "Ey Allah'ın Resûlü, geçmişte işlenmiş ve gelecekte işlenmesi muhtemel bulunan günahların
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yrıdır, eşi ama ehl-i beytin devamını sürdüren kaynak değil Ayşe validemiz. Onların yerleri ayrı, müstesna ama ehl-i beyt içinde değildir. Hz Ali Efendimiz Peygamber efendimizin damadı olduğundan bir özelliği var bir de ayrıca kendi şahsının özelliği var,  yan
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lanmaktır.               Sahâbî’den biri hayranlıkla sormuş Aişe validemize .                        “Ey Mü’minlerin annesi! Efendimiz’in ahlâkı nasıldı?”                Aişe validemiz de soruya yine soruyla karşılık vermiş               “Siz hiç Kûr’ân okumuy
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Zerr, Sâlim, Mevlâ Huzeyfe gibi kimselerle alay etmişlerdi. Âişe (r.anha)'dan: Zeyneb binti Huzeymete'l-Hilâliyye'yi kısalığından dolayı eğlenmişti. Bunun gibi Hz. Âişe ile Hz. Hafsa, Ümmü Seleme Hazretlerini kısa diye konuşmuşlardı. İbnü Abbas'tan: Hz. Safiyy
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > k. Terzi baba, Nüket anne. İzzet, Özlem, Gülnur, Emre, Âdem Ayşe, İsmet. Çorba, döner ve künefe yedik, su içtik. Daha sonra Buca da mevlânâ tepesine götürdüler, orada güzel açık bir bölüme oturduk az sonra karşımızda duran küçük yamaca bir iskemle koydular ve
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ’ân-ı Natık : Konuşan Kur’ân bu ise İnsanı Kâmil dir ve Hz. Aişe validemizin Efendimiz a.s için o yürüyen Kur’ân dır demesi bu sebeptendir. Bir Hadisi şerifte belirtildiği gibi " el insan-ü vel kur'an-ü tev emânü " dedikleri hakikatin zuhura çıkmasıyla olur. Y
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i ile de ama biz namaz kılarken işte Fatmanın kızı ne oldu, Ayşe’nin kızı nereye gitti, dilimiz nerede gönlümüz nerede aklımız nerede fiilimiz nerede tabi bu demek değil ki her birerlerimizin namazı gerçekte sahihtir, bundan da kimsenin şüphesi olmasın kabul o
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > şayamayız.   Hani bir de Efendimiz (s.a.v.) için söylerler, Ayşe validemiz için (a.s.v) Efendimiz dünya işlerinden yorulduklarında “Ya Bilal erizmi ya Bilal “yani bize göster bir şeyler oku ferahlandır gibilerden. O da ya ezan okur ya ilahi okur miraç ettirirm
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > dünya işleri de var, bu sefer “kellimini ya Hümeyra “dermiş Ayşe validemize, “Ya Ayşe kelam et bana bana konuş” dermiş. O da işte Efendim evde su yok, işte yağ yok gibilerinden dünya kelamı edermiş. O ne muhteşem bir varlıkmış ki insanın aklı duruyor, tevhidde
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > erekli oluyor, kulluğunun yaşanması gerekli oluyor, o zaman Ayşe validemize seslenirmiş, o da dünyalık şu lazım bu lazım, şunlar geldi, bunlar geldi diyerek dünyalık yönüne çekip beşeriyetine, kulluğuna döndürürmüş.  İşte burada mertebeler söz konusu olduğunda
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > r boyu nefsi emarenin hizmetindedir, bu akl-a, “akl-ı maaş-maişet akl-ı” da denir ve o sahayı yazar.   Eğer akıl, “akl-ı külle bağlı olan-akl-ı selim” ise o zaman ömür boyu o kalem Hakk-ı yazar. Bu akla, akl-ı mead-varılacak akıl, derler. Bazıları  “akl-ı aşer
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura
  > ünkü yaşın itibâri henüz üniversite talebesisin ve ileride maişetinin tedâriki ve zâhiri hayatının başarısı ve düzeni buna bağlıdır. Sende buna dikkat edersen, ileri de zâhir işlerine ağırlık vermen sayesinde batîni konulara daha ağırlık verme imkânı bulabilir
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lah efendimizin ayakları şişene kadar namaz kılması üzerine Aişe validemizin “senin bütün günahların af olunduğu halde niye bu kadar ibadet ediyorsun” diye sorması üzerine şükreden bir kul olmayayım diyordu. Yukarıda verilen âyetin ikinci kısmında görüldüğü gi
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kıl-ı cüz’dür.”  Diğer tarifi, “akl-ı maaş-dünyayı düşünen maişet aklı’dır.” Dünyanın dışına çıkamaz. Nefs ve benlik kutrunu aşamaz.  İz--T-B-     -------------------          Âyet-i kerime de bahsedilen gerçek bireysel  hikmet  bütün bunları kendi varlığında
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i ile de ama biz namaz kılarken işte Fatmanın kızı ne oldu, Ayşe’nin kızı nereye gitti, dilimiz nerede gönlümüz nerede aklımız nerede fiilimiz nerede tabi bu demek değil ki her birerlerimizin namazı gerçekte sahihtir, bundan da kimsenin şüphesi olmasın kabul o
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > üğe girmektedir.       Peygamberimiz (S.A.V.) bu geceyi Hz. Aişe (R.A) validemize anlatırken şöyle buyurmuşlardır:      “Bu gece Şabanın onbeşinci gecesidir. Allahu Teala bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehennemden azad eder.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > tiha, olduğunu ileri sürmüşlerdir.  Buhârî ve Müslim'de Hz. Âişe'ye isnat edilen rivayete göre Hz. Peygamber, inzivaya çekilmeyi âdet edindiği Hira mağarasında iken Ramazan ayının 27. gece­si (Pazar-Pazartesi) tan yerinin ağarmaya başlamasından az önce ufukta
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ini anlamaktır.        Peygamberimiz (S.A.V.) bu geceyi Hz. Aişe (R.A) validemize anlatırken şöyle buyurmuşlardır:       “Bu gece Şabanın onbeşinci gecesidir. Allahu Teala bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehen­nemden azad eder
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Bu da Hz. Peygamberin bariz ahlâkından o na bir yansımadır. Yani tahallâku bi ahlâkı Rasûlüllah’tır. Hz. Aişe (r.a.) validemize Peygamberimizin ahlâkı sorulduğunda, “Onun ahlâkı Kûr’ân-ın ahlâkıydı” diye buyurmuştur. Meseleye bu yönle de baktığımız da, Kûr’ân zat olduğuna ve zat bütün mertebeleri kuşattığına göre, demek ki; aynı zaman da Ef’âl, Esmâ, Sıfat, Zat, ve İnsân-ı Kâmil mertebelerinin gereği ne ise onu...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i ile de ama biz namaz kılarken işte Fatmanın kızı ne oldu, Ayşe’nin kızı nereye gitti, dilimiz nerede gönlümüz nerede aklımız nerede fiilimiz nerede tabi bu demek değil ki her birerlerimizin namazı gerçekte sahihtir, bundan da kimsenin şüphesi olmasın kabul o
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ördüncü bölümde hicret, Mescid-i Nebevî, Sevr mağarası, Hz. Aişe sütunu, Hz. Muhammed’in namaz kıldırdığı mihrap ve kabri, Cibril kapısı, ağlayan hurma kütüğü gibi bazı mekân ve nesnelerden bâtınlarıyla birlikte bahsedilir.  Beşinci bölümde Bedir savaşı, Uhud
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > z s.a.v. hakka uruc etttiği zaman, dünya haline dönmek için Ayşe validemize “ kellimini ya humeyra  kellimini” diyerek benimle konuş dünyanıza döneyim ve ümmetimin işlerini hallediyim derdi.     HUCU' , az uyku, ve özellikle gece uykusu, demektir. Bilindiği gi
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > izim aleyhimizde olarak yazılmaktadır.   Peygamber (sav) Hz Aişe validemize anlatırken şöyle buyurmuşlardır, “Bu gece Şaban’ın 15. gecesidir, Allahu Teala bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehennemden azad eder. Fakat bu gecede
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kıl-ı cüz’dür.”  Diğer tarifi, “akl-ı maaş-dünyayı düşünen maişet aklı’dır.” Dünyanın dışına çıkamaz. Nefs ve benlik kutrunu aşamaz. T.B.    -------------------             (105-Cem’o-ve-Fark’o) kitabından sayfa (173) den konu ile ilgili ibretlik küçük bir akt
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nmektedir.  Peki, biz ümmetinde bu nasıl olacaktır. Hazreti Aişe annemize Resülûllah efendimizin ahlakı nasıldı diye sorulduğu zaman siz hiç Kûr’ân okumuyıor musunuz? Diye Resülûllah (s.a.v.) ahlakını ifade etmiştir.  Bu ahlaka ulaşabilmek için Fenafişşeyh ile
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > z  “Erihni ya Bilal”  diyerek ma’nevi âlemlere uruç ediyor. Ayşe validemizin seslenmesi ile zâhir âleme nüzul ediyor, ailesinin ve sahabelerin işlerine yardımcı oluyordu. Hadis  “söz”  olduğu gibi sonradan olma iki zamanda baki olmaya arizi şeylere denmektedir
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > î olmayı hoşlanmazsa, Allah da ona mülâkî olmayı hoşlanmaz. Âişe valide, yâhud Peygamber’in bâzı hanımları: Yâ Resûlallah! Biz, ölümden hiç hoşlanmayız, demişlerdi. Resûl-i Ekrem kadınlara: Ölüm sizin bildiğiniz gibi değil. Belki şöyledir: Mü’mine ölüm hâli ge
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > tarafında toplum içinde ayırt edilmemiz için Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma v.s. gibi isimler konulmuştur. Bir düşünelim sadece ben, sen, o olsaydı. Ve bir kişiye toplum içinde sen diye seslenilse ne kadar tuhaf olurdu. Ama bu isimler sadece beşeri varlığımıza ver
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > n oluk ”un tam altına denk gelmektedir. İmam Buhârî’nin Hz. Âişe’den (r.a.) naklettiği bir hadîsi şerîfe göre, fiziksel olarak Kâbe’den ayrı görünmesine rağmen, Hicr alanı aslında Kâbe’nin bir parçasıdır ve Hicr bölgesinde kılınan salât, Kâbe içinde kılınmış s
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mamız lazımdır.  Peygamberimiz (sav) efendimiz bu geceyi Hz Aişe validemize anlatırlarken şöyle buyurmuşlardır, “Bu gece şabanın 15. Gecesidir, AllahüTeala bu gecede beni kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehennemden azad eder fakat bu gecede
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ilmin olsa ahiret âleminde sana ne fayda olacaktır. “Aklı Maişet” denilen bu ilim ancak bu dünya hayatı ile ilgidir. Hakikat yönünden bir faydası da yoktur. Kişiye ancak o gün irfaniyet bilgileri fayda verir.   Mevlânâ hazretleri, mesnevi-i şerifinde Colinos
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > boyu nefsi emmarenin hizmetindedir, bu akl-a, “akl-ı maaş-maişet akl-ı” da denir ve o sahayı yazar.   Eğer akıl, “akl-ı külle bağlı olan-akl-ı selim” ise o zaman ömür boyu o kalem Hakk-ı yazar. Bu akla, akl-ı mead-varılacak akıl, derler. Bazıları  “akl-ı aşer
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Zişan Efendimiz fazla namaz kılıp ayakları şişmesi üzerine, Ayşe R.anhüma Validemiz, niçin bu kadar çok namaz kılıyorsun sorusuna, Efendimiz Şükreden bir kul olmayayım mı demiştir.         Sayısal Hesaplar ile 36 Esmâ ve Sıfat İsimlerine Câmi olan Allah Esmâsı
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e Esteizu billah      "Ve men egrade an zikri fe inne lehü maişeten danken ve nahşuruhü yevmelkıyameti egma" (Taha 20/124)    Mealen:   (Benim zikr'im den yüz çeviren bilsin ki; onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz) buyurulmuşt
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Çocuklarda bez bebekleri göstererek, “Muhammed (s.a.v.) ile Aişe (r.a.) evlendiriyoruz” demişler. Bunun üzerine Cüneyd-i Bağdağdî, böyle oyunmu olur? Diyerek bez bebekleri köprünün altından geçen nehre atmış. Tabii ki, çocuklar da bu hale çok üzülmüşler.   Dah
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > .) bu ayda 6 gün peş peşe oruç tutmayı tavsiye etmişler. Hz Ayşe validemiz ile de bu ayda nikahlan-mışlardır.         22 10 1357  (10 onuncu ay şevval demektir)  22 10 gün ay olan sayılarda sıfırı yok hükmünde görür isek (2+2=4) 4 ve 1 yan yana geldiklerinde i
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Ali nin evi olmakta kabri şerif onun evi onun olduğu yerde  Ayşe validenin evi ama aynı mücavir alan birbirlerine bitişik odalar olduğu için fatma validenin evi sayılır. Hem de kayın pederi,  hem de amcası;  öyle olduğu halde gitti Necef’te kabri oldu.  Onun k
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > n zuhuratımızda da kendisinin varlığını hissettik. Bize Hz. Aişe validemizi hatırlatıyor.  Kendisi şu anda 23 yaşında, ismi Fa… Öz… (rumuzu: Nar Çiçeği), Adana'da oturuyor, atanmayı bekleyen yeni mezun Din kültürü öğretmeni.  Bir hafta yazışınca babasına haber
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > luşmadığından soru soranlardan bir miktar süre isterdi. Hz. Âişe annemizin kayboluş hadisesini herkez bilir. Bu hadisenin açıklığa kavuşması için Efendimiz yaklaşık bir ay kadar, hakkında  “Vahy-i İlâh-î”   gelinceye kadar beklemiştir. Herhangi bir kimseye  “R
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > luşmadığından soru soranlardan bir miktar süre isterdi. Hz. Âişe annemizin kayboluş hadisesini herkez bilir. Bu hadisenin açıklığa kavuşması için Efendimiz yaklaşık bir ay kadar, hakkında  “Vahy-i İlâh-î”   gelinceye kadar beklemiştir. Herhangi bir kimseye  “R
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > günü  yaşamasıdır.   ( Kim ki zikrimizden uzaklaşırsa ona maişet darlığı  verir, ahirette de a’ma olarak halkederiz .)    Ayet’inin ihtarı altında olmaktansa dünyada iken basiretimizin açılarak ilim ve gönül gözlerimiz ile ilâhi vechi her nesnede seyretmek gü
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ası da mümkün değildir. Aynı zamanda apaçık Kûr’ân’dır. Hz. Ayşe vâlidemize Efendimiz (s.a.v)’i sorduklarında “siz hiç Kûr’ân okumazmısınız” buyurmuştur.   Şeriat mertebesinden baktığımızda ona şiir değil zikir ve Kûr’ân öğretildi, hakîkatinde ise zikrin ve ap
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili
  > ynaklandığını, nereden geldiğini. Ben, falan kişiden doğma, Ayşe'den  olma, vb. Tamam ama bunun, etin, kemiğin anası o. Ruhun nereden oldu? Sende bir şuur var. Şuurun nereden oldu? Bir kimlik var özünde, o nereden oldu? İşte, "  keşif yolundan açar…"   Nasıl a
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > r boyu nefsi emmarenin hizmetindedir, bu akla, “akl-ı maaş-maişet aklı” da denir ve o sahayı yazar.    Eğer akıl, “akl-ı külle bağlı olan akl-ı selim” ise o zaman bu akla, akl-ı mead varılacak akıl, derler. Bazıları “akl-ı aşer-onuncu akıl” da derler. Fakirde,
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > luşmadığından soru soranlardan bir miktar süre isterdi. Hz. Âişe annemizin kayboluş hadisesini herkez bilir. Bu hadisenin açıklığa kavuşması için Efendimiz yaklaşık bir ay kadar, hakkında  “Vahy-i İlâh-î”   gelinceye kadar beklemiştir.        Herhangi bir kims
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ılmış olacaktır.  Bu mânayı açıklayan meşhur rivayette, Hz. Âişe’nin yanında Âmir oğulları kabilesinden yaşlı bir kadının, “Ey Allah’ın Rasûlü! Beni de cennetine koyması için Allah’a duâ buyurun” diye niyazda bulunması üzerine, Hz. Peygamber latife ederek: “Ey
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ürürlüğe girmektedir.  Peygamberimiz (S.A.V.) bu geceyi Hz. Aişe (R.A) validemize anlatırken şöyle buyurmuşlardır:  “Bu gece Şabanın onbeşinci gecesidir. Allahu Teala bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehen­nemden azad eder. Fak
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Peygamberin bariz ahlâkından ona bir yansımadır. Yani tahallâku bi ahlâkı Rasûlüllah’tır. Hz. Aişe (r.a.) validemize Peygamberimizin ahlâkı sorulduğunda, “Onun ahlâkı Kûr’ân’ın ahlâkıydı” diye buyurmuştur. Meseleye bu yönüyle baktığımız da, Kûr’ân zât olduğuna ve zât bütün mertebeleri kuşattığına göre, demek ki; aynı zamanda Ef’âl, Esmâ, Sıfat, Zat ve İnsân-ı Kâmil mertebelerinin gereği ne ise onu ortaya getirmesi,...
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > z  “Erihni ya Bilâl”  diyerek ma’nevi âlemlere urûc ediyor. Aişe vâlidemizin seslenmesi  [18]   ile zâhir âleme nüzûl ediyor, ailesinin ve sahâbelerin işlerine yardımcı oluyordu. Hadîs  “söz”  olduğu gibi sonradan olma iki zamanda bâki olmayan arizî şeylere de
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > tlerin ve cisimlerin zahiri cihetinden mesalih-i cismaniye maişetleri hakkında ahkama davet etti   bu iki davetin yek diğerine münafi olduğunu yani zıt aykırı olduğunu gördüklerinden kavminin hayret ve dalaleti ziyade oldu.   Nuh (a.s. ) لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْ
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > süre, ne gece ne gündüz, ne çoluk ne çocuk, ne dünya işi, maişet hep Hakk için savaş yapıyor. Bunu anlatıyorlar Efendimiz’e ve Efendimiz biraz üzülüyor.   Benim ümmetimin zaten bütün ömrü okadar. Yarabbi benim ümmetim nasıl bu sevaplara erişecek, yani bu kada
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > alîlen, ve kunnâ nahnul vârisîn.)   (28/58)    “Ve azarak, maişetlerine şükretmeyen nice ülkeyi helâk ettik. İşte bunlar, onların meskenleri, onlardan sonra (çok) az bir süre hariç, iskân edilmedi (oturulmadı). Ve Biz, onların vârisleri, Biziz.     *********
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili
  > llah zikreder" ancak diyor gerçekte. Miraç gecesinin sabahı Ayşe validemize, sahabeyi kiramdan bazı kimseler geldiler; "Hz.Resulullah miraçta Rabbını gördü mü?" diye sordular. O da, "Siz Kur'an okumaz mısınız? dedi ve bu ayeti söyledi. "Gözler onu göremez" ded
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > şı akl-ı maada ulaştırmak lazımdır. Akl-ı maaş onuncu akıl maişeti düşünen akıldır. Nefsini düşünür.     O da haklı bu bedeni yaşatma gayesindedir, bu bedeni beslemek için yedirmek gerekir, bu bedeni kendine mekan edindiğinden bunu babası bildiğinden bunu besl
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > aa etmemenizi sizden ciddi olarak istiyorum. Bu babda ömer, aişe ve enes (r.a.) den hadis rivayet edilmiştir.  Bu hadis gariptir, onu yalnız bu vecihten Salih el Murri’nin rivayetinden bilmekteyiz. Bu zatın münferiden tek başına rivayet ettiği garip hadisleri
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > tir.   Hassâf'ın "Kitabû'l-Evkâf"ında naklettiğine göre Hz. Aişe (r.anhâ) kız evlatlarını mahrum ederek yalnızca erkek evlatlara yapılan vakıfları da bu cahiliye (İslâm öncesi) âdetine benzetmiş ve bu âyeti okumuştur.  ----------------  	قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > şte güzel güzel işimizi yapıyoruz. Küt birisi geldi kapıdan Ayşe Hanım, Fatma Hanım, neyse işte senin çocuk ne oldu benim kız ne oldu tamam namazın safı açıldı işte, safiyeti bozuldu şeytan girdi aradan. Bu süreleri biz ne kadar uzatırsak o günkü seyrimizin ya
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > arı olsun tasavvuf erbabına bakıldığı zaman onların zahiri maişetlerini kazandıkları bir meslekleri vardır. Efendi Babam uzun yıllar Terzilik yapmıştır. Nusret Babam r.a gemicilik mesleğidir. Hazmi Babamız r.a. kütüpane müdürlüğü yapmıştır. Mustafa Safi babamı
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > zim aleyhimizde olarak yazılmak-tadır.   Peygamber (sav) Hz Aişe validemize anlatırken şöyle buyurmuşlardır, “Bu gece Şaban’ın 15. gecesidir, Allahu Teala bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehennemden azad eder. Fakat bu gecede
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Bu da Hz. Peygamberin barizahlâkından o na bir yansımadır. Yani tahallâku bi ahlâkı Rasûlüllah’tır. Hz. Aişe (r.a.) validemize Peygamberimizin ahlâkı sorulduğunda, “Onun ahlâkı Kûr’ân-ın ahlâkıydı” diye buyurmuştur. Meseleye bu yönle de baktığımız da, Kûr’ân zât olduğuna ve zât bütün mertebeleri kuşattığına göre, demek ki; aynı zaman da Ef’âl, Esmâ, Sıfat, Zât, ve İnsân-ı Kâmil mertebelerinin gereği ne ise onu...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Bu da Hz. Peygamberin bariz ahlâkından o na bir yansımadır. Yani tahallâku bi ahlâkı Rasûlüllah’tır. Hz. Aişe (r.a.) validemize Peygamberimizin ahlâkı sorulduğunda, “Onun ahlâkı Kûr’ân-ın ahlâkıydı” diye buyurmuştur. Meseleye bu yönle de baktığımız da, Kûr’ân zat olduğuna ve zat bütün mertebeleri kuşattığına göre, demek ki; aynı zaman da Ef’âl, Esmâ, Sıfat, Zat, ve İnsân-ı Kâmil mertebelerinin gereği ne ise onu...
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan
  > ile kabul edilmiştir.    Doç. Dr. Sezai Küçük	Dr.Öğr. Üyesi Ayşegül Mete	Dr. Öğr. Üyesi Büşra Çakmaktaş    Jüri Üyesi	Jüri Üyesi	Jüri Üyesi    İÇİNDEKİLER    TAKDİM  …………………………………………………….……………………….. 3  GİRİŞ ……………………………………………………………..…….……………….4  BİRİNCİ BÖLÜM
