# Hz. Lût (a.s.)

> İbrâhîm'in yeğeni, peygamber. Hikmet-i melkiyye ile anılır — himmet-i müessire ve ârifin tasarrufu.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-lut

---

## Tanım


## Giriş
İbrâhîm'in yeğeni. Ahlâkî çöküşe karşı peygamber.

## Tanım ve Kavrayış
Hz. Lût (a.s.), İbrâhîm'in yeğeni ve Sedom-Gomora peygamberi. "Hikmet-i Melkiyye" (şiddet/ciddiyet hikmeti) ile anılır. "Keşke sizin karşınızda bir kuvvetim olsaydı" ([Hûd 11/8](/tefsir/11/80)) beyânı **himmet-i müessire**nin (etkileyici iç kuvvet) eksikliğinin itirafıdır.

## Kitaplarda Geçişi
Bu sayfanın kütüphanemizdeki **başlıca referansları** (sıklık sırasına göre):

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > er. Hz. Âdem (a.s.) ve İblîs kıssasını, Hz. İbrâhim (a.s.), Hz. Lût (a.s.), Eyke ve Hicr halkı kıssalarını özet biçimde anlatarak Hakk ile bâtıl arasındaki mücâdeleyi gözler önüne serer. Kur’ân’ın ehemmiyetine, Resûlullâh (s.a.v.)’in vazîfe ve mes’ ûliyetine d
- **Kamer Sûresi**
  > as edilir.       İkinci bölümde (âyet 9-42) Nûh, Âd, Semûd, Lût ve Firavun kavimlerinin de peygamberlerini yalanladıkları belirtilerek bunların uğradıkları cezalar etkileyici bir üslûpla anlatılır. Bu ifadeler arasında, “Andolsun ki biz bu Kur’an’ı öğüt alınsı
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > af :“Melk" şiddet ve "melîk" şedîddir.		(12)   2.paragraf:  Lût’un (s.a.) "rükn-i şedîd" ile kasd ettiği şey.	(13)   3.Paragraf:    Lût’un (a.s.) "Eğer benim sizi karşı kuvvetim   olaydı"  (Hûd, 11/80) demesinin sebebi			(21)   4.Paragraf : Lût (a.s.) himmet-i
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e evcese minhum hîfeh, gâlû lâ tehaf innâ ursilnâ ilâ gavmi lût.    Diyanet Meali:  11.70-  Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik."         El
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > a, canlarının nûru ziyâde olur.   Nitekim görmek ve işitmek lutfuna mazhar olanlar, dâimâ görür ve işitirler ki, ehl-i fenâ olan evliyâullâhın vücûd-ı sûrîleri zaîf ve nahîf olur. Fakat cân-ı azîzlerinde o derece kuvvet-i tasarruf ve nûr-i tedbîr vardır ki, en
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > hat kazımış.     		Anladım ki o an bayrammış,     		Fakire lûtfen vedaya gelmiş.   Bu hadiseyi (tecelliyi) sonradan Necdet Bey, Nûsret Efendiye anlattı-ğında,   “oğlum üç harften    (IYD) meydana gelen bu kelime (bayram) demektir.”   O anda onun bayramı yani
- **Lübbü'l-Lübb (İngilizce)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > he Five Presences (  al-ḥaḍrat al-hams  )  The World of Absolute Unseen (  al-ghayb al-muṭlaq  )  The World of Divine Compulsion (  al-ʿālam al-jabarūt  )  The World of Angels (  al-ʿālam al-malakūt  )  The World of Sensory (  al-ʿālam al-his  )  Perfect Man (
- **Şu'arâ Sûresi**
  > Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.  160. Lût’un kavmi de peygamberleri yalanladı.  161. Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”  162. “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
- **Enbiyâ Sûresi**
  > biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.  71. Onu Lût ile beraber kurtarıp, içinde âlemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.   72. Ona İshak’ı ve ayrıca da Yakub’u bağışladık ve her birini salih kimseler yaptık.  73. Onları bizim emrimizle
- **Ankebût Sûresi**
  > n sonra dirilme gibi temel inanç konuları ile Nûh, İbrahim, Lût ve Şu’ayb gibi peygamberlerin ibret dolu kıssaları konu edilmektedir. Yine Âd ve Semûd gibi kavimlerle Kârûn ve Hâmân gibi tarihin azgın liderlerinin başlarına gelenlere dikkat çekilmektedir.   Nu
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > adan hemen topla.    Vav ile verilir lütf geri kalma.    Bu lûtufları toplamamak olur mu?         Birinci Şaftta nefsi Emmareden kaç.    Gönlünden manâ âlemine bir kapı aç.    Varlığına aldığın nurları saç.    Bu nurları hiç bilmemek olur mu?    İkinci Şaftta
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > tığımızdan hayal alemini aştıktan sonra veyahut o buharı, bulutu başımızın üstünden hayali bulutu hayali benliği tamamen açamamış olsak da hiç olmazsa ondan anten çıkarma imkanımız vardır.  Meselâ iktidarsız bir kimseye cimâ'ın lezzeti ne kadar ta'rîf olunsa,
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > r latiftir, gözle görülmez. Bir mertebe kesafet kazanınca bulut, biraz daha kesifleşirse su ve tamamen kesifleşirse buz olur. Bu misal bu yönüyle bir mertebede zuhur edenin Hakk olduğunu anlatmak için verilmektedir, bir yönüyle ise buhar ile su ve buz arasında
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  >           (80)   (Ve lûtan iz kâle li kavmihî e te'tûnel fâhışete mâ sebekakum bihâ min eHâdîn minel âlemîn.)           “Lût'u da (peygamber olarak) gönderdik. Kavmine dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadığ
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > مَلْكِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ لُوطِيَّة ٍ   [BU FASS KELİME-İ LÛTIYYE’DE MÜNDEMİC OLAN   HİKMET-İ MELKİYYE BEYÂNINDADIR]   Bu fass-ı münîf Kelime-i Lûtıyye’de mündemic olan “hikmet-i melkiyye”den bâhisdir. Ve “melk” (مَلْك) mîmin fethi ve lâmın sükûnu ile “şidde
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ÂT’ın kevniyet  rahmetiyle  ikramı olan EKREM’le dervişlere lûtfedilmiş  oluyor.                Her yaratılış başka bir yaratılışın merkezidir. Tohum bitkinin, bitki meyvenin, meyve tohumun merkezi olduğu gibi. Bir olay –72 facetlik pırlantadaki gibi– bir çok
- **Zâriyât Sûresi**
  > an bayrammış,                                       Fakire lûtfen vedaya gelmiş.               Bu hadiseyi (tecelliyi) sonradan Necdet Bey, Nûsret Efendiye anlattı-ğında,   “oğlum üç harften    (IYD) meydana gelen bu kelime (bayram) demektir.”   O anda onun b
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mübin:”  Muhakkak ki  bu açık bir fazîlettir. Rabbimin bir lûtfudur dedi ve Süleymân’ın bazı hakikatlerini anlatmaya devam ederek.            (Ve huşira li Süleymâne cü
- **Sâffât Sûresi**
  > edilmekte; Nûh, İbrahim, İsmail, İshak, Mûsâ, Hârun, İlyas, Lût ve Yûnus Peygamberlerin kıssaları na yer verilmektedir.        Nuzül   Mushaftaki sıralamada otuz yedinci, iniş sırasına göre elli al­tın­cı sûredir. En‘âm sûresinden sonra, Lokman sûresinden önce
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > 46/24) هَذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَا  .. .    Ya’nî “Bu gelen bulut, bize   yağmur inzal eder” dediler. İmdi onlar, Allah’a hayr zann   ettiler.  (o gelen bulutu yağmur bulutu zannettiler)  Ve halbuki Allah Teâlâ abdinin zannı indindedir.  (ben kulumun zannına gör
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yman’a (a.s.) ise emriyle teshir veriyor. Süleyman (a.s.) buluta yürü diyor yürüyor, rüzgara “es” diyor esiyor, aradaki fark budur. Yani Cenab-ı Hakk bizlere bütün alemi teshir ediyor, emrimize veriyor, bakın güneş bizim için doğuyor, yağmur bizim için yağıyor
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ödünç ve hiçbir şey mukabili olmıyarak, veren, bağışlayan, lûtfeden demektir. Kur’ân-ı Kerim de, birleyen ve hikmet dolu Hak kelamı demek olur. Furkan ise iyiyi kötüden ayıran kitap olabilir.   	Şu âlemi görüyorsunuz, hayatın aslı 4 unsurdur. Ateş, hava, su,
- **Nûr Sûresi**
  > Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.   41. Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > -ı Sâbiteleri icâd etti ve onların varlığını açığa çıkardı, lûtfuyla onların ihtiyaçlarını üstlendi. Artık, Allah Azze ve Celle onları tevfîk'in hakikâtlarıyla donattı ve onlara, O'na ulaştırıcı yolları açıkladı.           Enbiyâ'ya melekler, Evliyaya da Enbiy
- **Sâd Sûresi**
  > okunmaya başlanan Kûr’ân ı Kerîm’de Ad kavmi, Semud kavmi, Lût kavmi gibi sapmış kavimlerin basit gibi gözüken hayâtları çıkıyor karşımıza, işte bütün bunlar bizzât bizim hayâtımız, bizim varlığımızda yaşantıları olan hâdiselerdir, bunları aşarak o ulûhiyyete
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i arzuları nefsani arzuları nefs-i emarenin üzerindeki tasallutu hakimiyetinin giderilip ruhaniyetinin hakim olmasıdır, aklının hakim olmasıdır. Bunların hepsinden soyunulmasıdır.      Diğer ümmetin Muhammed ümmetinin hasleti gibi miraç gibi miraçları yoktur.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > za Fass-ı Sâlihî'de ve himmet hakkındaki îzâhât dahi Fass-ı Lûtî ve îshâkide mürur eyledi. Burada icmalden beyânı budur ki: Tabiat ulûhiyyetin zâhiriyyet olan hakîkat-ı vahidedir. اِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ اِذَاۤ اَرَدْنَاهُ اَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
- **Mübârek Geceler (İngilizce)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > f the divine is declared  and people are invited to the Absolute Being.  And that (minaret) is  you , and the lights shining on the balcony of the minaret are the divine lights shining on your head; they represent   Allāh ’s love and knowledge .    Externally
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rın hafife alınması,   7 .  Sohbetleri bırakan hanımların  “Lût’un karısı”  gibi olacağı benzetmesinin yapılması,  ******* Bu örneği kendi eşlerine, ve bizlere söylerken geride kalanlardan olmayın derdi yine  celâlle  . Örnekler çok uçlarda, oluyordu yıllardır
- **Furkân Sûresi**
  > tmakta. Bunlarda Âyetleri’dir bu Kûr’ân’ın. Süleymân (a.s.) Lût (a.s.) Sâlih (a.s.) kıssasını anlattı. İşte bunlar zâten Kûr’ân’ın kendisi kıssa diye anlatılan. Okuduklarımız Kûr’ân’ın kendisi. Sâlih diyorsunuz Kûr’ân da, ise zâten bunlar Kûr’ân dır. Şöyle ayı
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rında muhafaza eylesin.  ------------------------        MEVLÛT KANDİLİ HAKKINDA    CD-3    اَعُوذُ بِالَّلهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ       Bugün 05/04/2017 Çarşamba günü kardeşlerimizle birlikte küçük bir sohbet yapm
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i Şuaybiyye'de mündemiç hikmet-i kalbiyye, ba'dehû Kelime-i Lûtiyye'de mündemiç hikmet-i melkiyye, ba'dehû Kelime-i Uzeyriyye'de mündemiç hikmet-i kaderiyye, ba'dehû Kelime-i îseviyye'de mündemiç hikmet-i nebeviyye, ba'dehû Kelime-i Süleymâniyye'de mündemiç hi
- **Rûm Sûresi**
  > -         Yolumuza Fusûs’ül Hikem ile devam edelim,   Şimdi Lût (a.s.)„ın “lev enne lî bikum kuvveten” yânî "Eğer benim size kuvvetim olsaydı” (Hûd, 11/80) demesi, Allah'ın “halakakum min da‟fin sümme ceale min ba‟di da‟fin kuvveten”  yânî  “sizi zayıflıktan h
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > talibi olan canlar, Daha evvelce işaret edilen Regaib ve Mevlût yaşantılarıyla yani kendine olan rağbeti Cenab-ı Hakk’ın bakın her birerlerimize rağbeti vardır, bunu böyle bilelim yani muhabbeti vardır, bu cemaat olarak değil, dışarıda olanlara dünyanın öbür u
- **Ra'd Sûresi**
  > etin gereğidir.  Tarihsel olarak bu ilke, Nuh, Âd, Semûd ve Lût kavmi gibi geçmiş toplumların helakıyla doğrulanmıştır. Bu ayet, mühletin ardından adaletin kesinlikle tecelli edeceğini bildiren bir sünnetullahı haber vermektedir.   İrfanî açıdan  bu ayet, nefs
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ndili gecesinin içinde bulunmaktayız. Demek ki o senenin Mevlut kandili 11 Ekim 1989 tarihi imiş. Cenab-ı Hakk bu gecenin feyzinden cümle Müslümanları ve hepimizi yararlandırsın hakikatine erdirsin gerçekten de yaşayanlardan eylesin. Bu tarihleri ve bu tarihle
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yoğunlaşır, havadan yere düşer, fakat aynı su olan buhar, bulut latifleşmiş olur, yoğunluğu azalır ve hava tarafından yukarı kaldırılır.     Bulut, su ve buz buhardan başka bir şey olmadığı halde, her mertebede isimleri değişir.  Aslı itibariyle aynı olmasına
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > esb’î-çalışıp kazanarak, diğeri ise vehb’î, İlâh-î ikrâm ve lûtuf ile olanıdır. Ancak ikincisi birincisine bağlıdır, Yani bu sahaya meraklı olan bir kişi gerçek bir İnsân-ı Kâmil’in mâ’nevi terbiyesi altında uzun seneler eğitilerek bu süre içerisinde gerek ken
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rdı.                             	 Nâsuh,   Bu bana Hakk’ın lûtfu, ihsanı. Yoksa dediğinizden beterim ben.                   	Benden helâllık dilemeye hacet yok. Çünkü ben, zamane halkının en suçlusuyum.         	Bana söylediğiniz kötülükler, bendeki kötülüğün
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kuk etmesi lazımdır, orada bahsettiği aslında işte bizim Mevlûtumuz gecemizdir doğduğu saatte tarihte değil, Hakikat-i Muhammedi bizim varlığımızda doğduğu zaman bizdeki semavat ve zemin yani bedenimiz de ruhumuz da dışarısını bırakalım Nur’a gark olması yani
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > . Hz. Cibrîl’in Cenâb-ı Meryem’e ve diğer melâike-i kirâmın Lût (a.s.) ve sâir enbiyâ (aleyhimü’s-selâm)a ve evliyâya ve sulehâya temessülleri gibi. Onların bu temessülleri esnâsında râînin nezdinde hâzır olanlar bu melâikeyi müşâhede edemezler. Zîrâ âlem-i ha
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > n yani aslının zekatıdır ki, bu da  Hakk’tan halkına ilâh-i lûtfudur.  T.B.    --------------    	 Mesnevi-i Şerif Zekât, Sadaka ve İnfak Beyitleri    19.  Ey oğul, bağı kopar da, hür ol; ne vakte kadar gümüş bağında ve altın bağında olursun?   Ey oğul, ifâdes
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > beş vakit farz, islâmın beş emrini insânlara olan bu büyük lutuflarını orada ikram etti. İşte bu hep Cenâb-ı Hakk'ın evvelâ insânlara, sonra diğer mahlûkata olan ikramıydı. Gördüğümüz, yaşadığımız, yaşamımıza sebep olan tüm varlıklar, Cenâb-ı Hakkın bizlere,
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ”       2/248. “Ve onlara peygamberleri dedi ki: Şübhesiz Talûtun hükümdarlığına açık alâmet, size tabutun gelmesidir ki, onda Rabbiniz tarafından bir “ sekinet”  vardır ve Mûsâ ile Hârun hanedanının bıraktıklarından bir kalıntı vardır. Onu melekler yüklenecek
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > anabilmesine vesile olması maksadıyla bu fakire de gönderme lûtfunda  bulunduğunuz, "Bakara Sûresi " 67-74 ncü Âyeti celileler ile ilgili olarak lâyıkı vechile olmayan aciz çalışmayı âtideki ek yazıyla cemil görüşlerinize sunuyorum. Doğru ve isabetli ise Rabbi
- **En'âm Sûresi**
  > salih kimselerden idi.  86.	İsmail’i, Elyasa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da doğru yola erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.   87.	Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.  88
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ffa    25. Mihrab    26. Bab-üs Selam    Mescid-i Gamame (Bulut mescidi)    Ebubekir Sıddık mescidi    Ömer’ul Faruk mescidi    Ömer’ul Faruk mescidi    Hz. Ali (k.a.v.) mescidi    Ehli Beyt    Bilali Habeşi mescidi      B E Ş İ N C İ    B Ö L Ü M (   Savaşlar
- **Hac Sûresi**
  > amberlerini) yalanlamışlardı.  43, 44. İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Mûsâ da yalanlandı ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler).  45. Halkı zulmetme
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > َالُــو   ٌ   مُمْطِرُنَــا(Ahkāf, 46/24) ya’ni “Bu gelen bulut, bize yağmur inzâl eder dediler”. İmdi onlar, Allâh’a hayr zannettiler; ve hâlbuki Allah Teâlâ abdinin zannı indindedir. Binâenaleyh Hak onlara bu kavilden ıdrâb eyledi; ve onlara kurbda etemm ve
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > retler vardır.  -------------------    29.26 - Feâmene lehû lût, ve kâle innî muhâcirun ilâ rabbî, innehû huvel azîzul hakîm.        Diyanet Meali:   29.26 - Bunun üzerine Lût, ona (İbrahim'e) iman etti. İbrahim, "Ben, Rabbime hicret edeceğim. Şüphesiz O, mutl
- **Ahadiyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > sav):  la abreviación de “La Paz sea con El”   Selam:  La salutación. La Paz.   Shahadah / Sahadah:  Una afirmación que acepta el hecho de que Allah es el único Dios y que Mahoma es su mensajero.   Suras:  Los capítulos del Sagrado Coran.   Tekbir:  La repetic
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > i Şuaybiyye’de mündemic hikmet-i kalbiyye, ba’dehû Kelime-i Lûtiyye’de mündemic hikmet-i melkiyye, ba’dehû Kelime-i Üzeyriyye’de mündemic hikmet-i kaderiyye, ba’dehû Kelime-i Îseviyye’de mündemic hikmet-i nebviyye, 126 ba’dehû Kelime-i Süleymâniyye’de mündemic
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > diği gibi mülkünde seyrine bakar.         Tanrılığa yakışan lûtuf ve kahırda bulunmaktır. Kulluksa yokluktadır.        Lütfettiği şekilde onu meydana getirir. Gerçek kulluk yoklukta bulunur. Kendini yok ettiğin zaman gerçek kul hükmüne girmiş olursun. Yok oldu
- **Fâtır Sûresi**
  > yla bilendir.  9.	Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.  10. Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, ş
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > a gece aynı anda gündüz olmaz. Olmuş gibi olur ama, olmaz bulut gelir, ay tutulması olur, gece gibi karanlık olur ama mutlak değildir, geçicidir.   Şimdi bunlar insanın şahsında mevcut, yani varlığında mevcut bilfiil ma’dum yani batında a’demde yoklukta gizlid
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e emlâk-i ilâhiyyeden bulunduğu ve bu sehâb-ı muzî/parlak bulut. Arş'ın temeli olduğu cihetle Arş-ı ilâhî su üzerinde vâkı' olduğuna işaret olunur.   Fen bilginleri derler ki: Cisimlerin başlangıcı hallerinde bir bulut halinde olup derece derece küreler şeklin
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > gereği gibi idrak edemiyoruz, edemeyiz de... ancak sen bize lûtfeyle ki, imkânlarımızın son sınırına kadar seni idrak etme yolunu aç ve en geniş şekil­de zâtî ilminden bize vermeni dilemiş ol, bu hâlin başka yolu yok ya ilâhi....  	Seni yani kendimizi idrak yo
- **Hadîd Sûresi**
  > :      - Orada, ne Hak ismi vardır; ne de halk…   Altında bulut demek; halk, üstünde bulut demek; Hakk. Bu vasıfların hiç biri onda yoktur diyor. Ebu Rez İsminde bir sahabe gelmiş, Hz. Resullullah'a bunu soruyor: "Ya Resullullah, Allah bu âlemleri halk etmezde
- **Kâf Sûresi**
  > n önce Nûh kavmi, Ress halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.  15. İlk yaratmada âcizli
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nü bil her söze kanma,  Daim huzurda ol ayrılma,   Mevlânın lûtfunu kaçırma.  23/7/1966   BANA NE OLDU   Nurunu buldum gözlerine bakarak,   Unutamam her an zikrine dalarak,   Sıyretine bakıp gönülden dolarak,   Rabbim geliyorum aşkınla yanarak.   ALLAH ALLAH b
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kbâl ve saâdet ni’meti dökülmüş olan bir kimsedir. Yoksa bu lutf-i İlâhî olmaksızın dünyânın lezzetlerinden vazgeçmek herkes için kolay bir şey değildir.  [43]    -------------   “Tad-ı sırındaydı”.  “Her nefis ölümü tadacaktır.”  [44]   Bu dünyanın gerçek tad
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ,”      gerçeği içinde Rabbimin İlâh-î beyan olarak fakirde lûtfettiğini bu vesile ile nacizane aşağıda aynıyle ifade etmeye çalıştım. Tevfik Allah’tandır.          21/Şubat/2003) Cum’a  (Cum’a Namazı Sonrası)       Cum’a namazının ( dışarıda işim olduğundan )
- **Muhammed Sûresi**
  > llûne alen nebiyyi ” (Ahzab/56) dediği gibi nebînin üzerine lûtufta bulunur.   Ne ile? Zâtî tecellisiyle nebîsinin üstünde lûtufta bulunur. “ Ellezî yusalli aleyküm ve melâiketehu li  yuhri-ceküm minez zulûmati ilen nûr ” (Ahzab/43) âyet-i kerîmesinde bu cem o
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mahalde Semud kavmine gönderildi. Hazret-i İbrâhîm Bâbil’e, Lût Peygamber Sedom kavmine gönderildi.    Peygamberler arasında 3 tane vardır ki bunlar resûl olarak yâni misyonla gelmişlerdir: Mûsâ, Îsâ ve Muhammed (S.A.S.)    Bunlardan başka binlerle peygamber g
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > beka, atıyye, selâm ve hayât ma’nâlanna gelir. Ve “acîn” mahlût ve yoğrulmuş demektir. Bu beytin yukarıya rabtı, şu vecihle olur ki, yukarıda geçen beyit-i şerîfde “Sen cân ve dile nâdir geldin; ey, gönül ve cân senin kudâmundan hacildir.” buyurulmuş idi; ve g
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rbirleriyle savaşa girişti öyle bir durum oldu ki bir sis bulutu indi, kim kime vurduğunu göremiyordu. Kaderi itibariyle kim programlanmışsa orada kesiliyor, 40 bin kişinin orada öldüğü söylenir. Tapanlara ölüm cezası var, bu kadar kişinin ölmesine sebep olan
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > er şeyini ifna ettiği kula; bu:   — Ruh’ül-Kudüs… Dediğimiz lûtfu, ihsan yollu yapar…   Bütün tecelliler de, bu LATÎFE üzerine gelir. Bu da onun varlığından başka bir şey değildir.  Durum anlatıldığı gibi olunca o: Ancak kendi özüne tecelli etmektedir.   Ne va
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > esb’î-çalışıp kazanarak, diğeri ise vehb’î, İlâh-î ikrâm ve lûtuf ile olanıdır. Ancak ikincisi birincisine bağlıdır, Yani bu sahaya meraklı olan bir kişi gerçek bir İnsân-ı Kâmil’in mâ’nevi terbiyesi altında uzun seneler eğitilerek bu süre içerisinde gerek ken
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > lmaya çalışmaktır. O bize kendi varlığından hazinesinden ne lutuf ederse teşekkürle ve secdelerle kabul edeceğiz. Hakta fani olma yolunda bulunanlar herhangi bir hayele kapılmamalıdırlar. Uyur uyanık halat ekseriye tahayyüldür, meselenin özü rabıtada kaybolmak
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kamaşır.  Yani onun ışığında göz nurdan kamaşır.  Velakin bulut perdesinden zuhur ettiği zaman yani güneşin önüne bulut geldiği zaman nazar eden, bakan onu tam kusursuz olarak görür.”     Nur’un zıddı olan zulmete gelince kendi idrak olunmadığı gibi kendisi il
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ayat hikâyelerinden hepsinde bizim hikâyemiz var. Âd kavmi, Lût kavmi dediği zaman bizde o kavimler mevcut hepsi ama biz Muhammedi ümmetiz. Şimdi o kavimler devrelerini geçtik. Onların hepsini bir bakın tarihte olduğu gibi tarihi görmemiz lazım ama zuhûren Muh
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > llerinizden şelalenin akması zahir ve batın açısından ilahî lutüflardan nimetlenmeniz, haşr (diriliş) suresinin manevi dirilişinize yansımasıdır. İkinci yönü hastanızın inşallah sizlerin ellerinizle maddi ve manevi şifa bulmasına hamledelim de öyle zuhur etsin
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > gereği gibi idrak edemiyoruz, edemeyiz de... ancak sen bize lûtfeyle ki, imkânlarımızın son sınırına kadar seni idrak etme yolunu aç ve en geniş şekil­de zâtî ilminden bize vermeni dilemiş ol, bu hâlin başka yolu yok ya ilâhi....       Seni yani kendimizi idra
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > kezâFass-ı Sâlihî’de ve himmet hakkındaki îzâhât dahiFass-ı Lûtîveİshâkî’de mürûr eyledi. Burada icmâlen beyânı budur ki:   “Tabîat” ulûhiyetin zâhiriyeti olan hakîkat-i vâhidedir.لِشَــيْء ٍ إِذَقَوْلُنَــُ إِنَّمَــ   ه ُ أن ْ نَقُــول َ لَــه ُ كُــن ْ فَيَ
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > llerimi  yâ Rasûlûllah.   Kölen olsam hep kapında kalsam,   Lûtfundan mânâ gülleri alsam,  Varlığımla seni anamazsam,  Boş çevirme ellerimi  yâ Rasûlûllah.   Aciz ve de naçiz biçareyim,  Baştan aşağı harab, yareyim,  Ciğerim delik pare pareyim,  Boş çevirme el
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e kendindeki sıfatı birleştirmedi.    Bu buraya mahsus olan lutuf, mahzâ cânib-i ilâhîsinden vâki' olan inayetten dolayı, ancak Zekeriyyâ (a.s.)a oldu.  Hakk’ın ona verdiği lütuftan dolayı oldu,  Zîrâ Zekeriyyâ (a.s.) "Yâ Rab kendi indinden bana bir velî, bir
- **Şûrâ Sûresi**
  > rır.     ----------------          Hz. İbrahim’in yanı sıra Lût, İshâk ve Yakub’a da namaz emri vahyedildiği “ Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı (  وَاِقَامَ الصَّٰلوة  ), zekât
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ayanlara selâmet yolu göstererek İslâm nâmı altında ma’nevî lûtuflarımı verdim. Aralarından daha çok bana ve habibime yakınlık gösterenlere, temiz ahlâk sahiplerine de aşkımı verdim”  buyuruyorsun benim lûtufkâr Allah'ım.  Hakikaten diledin, insana hayat verdi
- **Zümer Sûresi**
  > kavmi tûfanla, Âd kavmi kasırgayla, Semûd kavmi sayha ile, Lût kavmi alt-üst edilmekle, Fir'avn ve askerleri denizde boğulmakla helâk oldular. " Ve kullen ahazne bi zenbihî " ( Her birini günâhı sebebiyle yakaladık ) (Ankebût 29/40).  Her birinin helâki, inkâ
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > çin kullarına mühlet verir. Gaflette devam edenlerden de bu lûtuflar gittikçe eksilmeye başlar.  Âşık, gönül âlemine dahil olup yedinci mertebeye varınca, feryâdı, iniltisi kalmaz. Zatının deryâsına girmiştir. Gâib olmuştur. Artık namsız ve nişansız olan o âşı
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > bu alemlere verdiği nefes ile bu alemlerde yer yer parlak bulutlar meydana gelmeye başlıyor. Bu parlak bulutlar da zamanla ateşe ve daha sonra soğuyarak varlıklar oluşuyor, bütün bu oluşların özünde nefes-i rahmani yatıyor. Âdem (a.s.) cemi esmaya sahipti. Cem
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > aka akseder, içinde bir şeyler görürsün. Havaya da koysan bulutları gösterir.            	İşte sen de ayna gibi pırıl pırıl olduğun zaman, artık bu aynada akseden Hakk'ın varlığından başka bir şey değildir. Çünkü âlemde Hakk'ın varlığından başka bir şey yok. B
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > uzun sü­reler içerisinde her geceye  bir  Regaib gecesi, Mevlût gecesi, Berat gecesi, Mi’rac gecesi, Kadir gecesi ve diğer mübarek gecelerin isabet etmesi mümkün oluyor.  Böylece günler üzerinde  adale t tesis edilip, her güne ve ge­ceye bu  mübareklik  verilm
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > in doğmasına vesile olması maksadıyla bu fakire de gönderme lutfunda bulunduğunuz  "Adil Hükümdar ve Genç"  adlı kıssa ile ilgili olarak lâyıkı vechile olmayan aciz yorumu atideki ek yazıyla görüşlerinize sunuyorum.  Doğru ve isabetli ise Rabbimdendir. Yanlışl
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > 51.34 - (32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lût'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."  Elmalılı Hamdi Yazır Meali: 51.34 - Rabbının nezdinde damgalanm
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > . Hz. Cibrîl’in cenâb-ı Meryem’e ve diğer melâike-i kirâmın Lût (a.s.) vesâir nebîlere (aleyhimü’s-selâm) ve evliyâya ve sâlihlere sûretlenmeleri gibi. Onların bu sûretlenmeleri esnâsında görenin yanında hâzır olanlar, bu melekleri müşâhede edemezler. Çünkü ha
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kamaşır.  Yani onun ışığında göz nurdan kamaşır.  Velakin bulut perdesinden zuhur ettiği zaman yani güneşin önüne bulut geldiği zaman nazar eden, bakan onu tam kusursuz olarak görür.”     Nur’un zıddı olan zulmete gelince kendi idrak olunmadığı gibi kendisi il
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > şte hangi yönden baksak Cenâb-ı Hakk'ın üstümüzde çok büyük lutufları olduğunu kolayca anlayabiliyoruz. Bizim de bunları yerine getirip, iâde etmemiz gerekiyor. Yani ezelde verdiğimiz ahde vefa (7/172) göstermemiz gerekiyor.  (Terzi Baba-6 Peygamber (1) Hz. Âd
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > se;  Aslında kendimize Terzi Çırağı deyip, Efendi Babamızın lûtfedip kabul buyurduğu ismin ma’nâsı- nı yâni bâtınını teşkil etmekte olduğu için, şükründen aciz olarak Terzi Babam’ın, Rûh evlâdı olmamız hasebiyle Terzioğlu da bâtınımızda ki soy ismimiz olmaktad
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > unun üzerine Cenab-ı Hakk onların üzerine zelzele ile bir bulut indirdi, canlarını aldı, Musa (as) ın niyazı ile tekrar onların canları kendilerine iade edildi ve sonra geriye döndüler.   Anlatmak istediğim şudur, Musa (as) a لَنْ تَرَينِى sen göremezsin o mer
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dir atası boldur onun,  Keriymi bulmassan ne olur sonun,   Lûtfuna koş benliğinden soyun,   Cömertlerin cömerdi  KERİYM' dir ancak.   RAKİYB'            	dir cümle varlıklar mahâlli,  Hepsinden yücedir alidir ali,   Gayret edersen bulursun cemali.   Her şeyin
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > in aşkın nuru ile aydınlanmıyorsun? Aşk güneşi kalbindeki bulutlar arkasında gizli bir hazine olarak kalmıştır. Onun gözükmesi için beşerî ihtirasların kara bulutlarını gönlünün semasından dağıt. Bunun için; ibadet, zikir, tesbih, safiyeti kalp, nefisle mücade
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > .s) a müjdelenmiştir. Hud sûresinde de bu konu geçmektedir. Lut (a.s.) ın kavmini helak etmekle memur olan melekler daha önce Hz. İbrâhim’e uğramışlardır. İbrahim (a.s.) a  “Selâm”  sana diyerek yanına girmişlerdir. İbrâhim (a.s.) misafirlerine ikram ettiği kı
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mademki bu alemin hülasasısın hakkın herşeyi var sende öyle lutuflarda bulunurki fususul hikemde de lemaat ta da bu bilgiyi bulamazsın Cenâb-ı Hak onu sana özel olarak verir manasında ne kadar büyük bir ufuk açıcı ümitvar edici ayrıca bir daha okuyayım aklımız
- **Vâkı'a Sûresi**
  > nın spermadan gerçekleşmesi, tohumdan ekinin bitirilmesi, bulutlardan suyun indirilmesi ve ağaçtan ateş çıkarılması gibi örnekler üzerinden, bu fiillerin insanın mı yoksa Allah’ın mı kudretiyle meydana geldiği sorgulanır. Böylece yeniden dirilişin imkânsız olm
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dimiz de buyuruyor ki O bir Âma’da idi altında ve üstünde bulut olmayan bir Âma’da idi diye böyle bir tarifi var. Altında ve üstünde buluttan maksat altında ve üstünde bu alemler yoktu, Âma’iyet halinde idi. Yalnız buradaki Âma bizim anladığımız manadaki gözü
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Zîrâ Allah Teâlâ bir kimseden râzı olacak olursa, o kimseye lutuf ve nevâzişle muâmele eder; ve tabîat, lutuf ve nevâzişten memnûn olur. Ve Cenâb-ı Hak, hoşa gitmeyecek ve tabîata mülâyim gelmeyecek şeyle muâvazayıوَمَــن ْ يَظْلِــم ْ مِنْكُــم ْ نُذِقْــه ُ
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > (Hz. Cibril’in Cenâb-ı Meryem’e ve diğer melâike-i kiramın  Lût (a.s.) ve sâir enbiyaya ve evliyaya ve sülehâya temessülleri gibi.)         Melâike’nin tasarruf ciheti, kanatlara benzetilmiştir.  Bu kuvvetlerin (melek) semavat ve arzda türlü türlü sonsuz tesir
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > n verilen ve Efendi Babamız tarafından tasdik edilip fakire lutfedilen bu isim için ellerinizden öper ve teşekkür ederiz. Rabb-imize hamd olsun.  	Cenâb-ı Hakk sizleri başımızdan eksik etmesin, Efendi Babam bizim için bu dünya hayatında başımıza gelen en büyük
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nasib etsin. İnşallah çalışmak ve gayret bizden, yardım ve lutüf hakktandır.   Buradan biraz daha ileriye geçiyoruz.  Bir cennet ve feza insanı olan bizim ceddimiz Âdem a.s. ın ve neslinin oluşumu zahare, zuhura gelişi…  Şimdi o bölümü geçelim konu çok uzuyor
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > gökyüzünde gördüğümüz her şeyin benzeri gönül göğümüzde, bulutu, fırtınası, yağmuyu, ayı, güneşi, yıldızı mevcuttur. Beden arzımızda deniz, kara, orman, hayvan vs de mevcuttur. Bunların hepsi Allah’a aittir. Bu varlığa sahip çıkmamız, hayali ve vehimidir. Son
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > oldu.  İlim ehli bu nefese  “sehab-ı muzi”  yani  “parlak bulut”  tabir ederler.   Bu bulut, zatın kendi zatında, yine kendi zatına kendi zatıyla vaki olan bir tecellidir ve  “nefes-i Rahmani”  zatın aynıdır.  Ebul Hasan Gari Hz. buyuruyor ki:   [ Tenzih ederi
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > , ilmi şefkat vardır. Bunlar rahmeti ilâhiyyeden, aktarılan lûtuf ve ihsanlardır.      Söylediklerimizi, adı geçen zata itiraz için söylemedik.    Bu sahada bahsi geçen kişi için mutlaka hata etmiştir denmez çünkü o da yüksek bir derece sahibidir ve ilmi hayal
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > esb’î-çalışıp kazanarak, diğeri ise vehb’î, İlâh-î ikrâm ve lûtuf ile olanıdır. Ancak ikincisi birincisine bağlıdır, Yani bu sahaya meraklı olan bir kişi gerçek bir İnsân-ı Kâmil’in mâ’nevi terbiyesi altında uzun seneler eğitilerek bu süre içerisinde gerek ken
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ar. Buna  arifler, ehlullah Sehab-ı Muzi diyorlar. Parlak bulut manasına. Nefesden çıkan buharın oralarda yoğunlaşarak bugünki  galaksileri meydana getirmesi gibi. Daha henüz meydana gelmemiş nice galaksiler var. Daha sonraki zamanlarda meydana gelecekler. Dah
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rak nefesi Rahmani ile Nur-u Muhammedi’nin önünde duran o bulutları üfleyerek oradan uzaklaştırır.   Diğer yönü ile güneş tutulması, Nur-u İlâhi’nin, İlâhiyat güneşinin önüne nefs perde/bulutlarının gelmesi ile ibadetinde biraz gevşeme ve muhabbetinde kısmen g
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Menîul’l-hımâ”, “himâyesi tahtında bulunan şeye gayrın tasallutunu men’eden” ma’nâsına olur. Binâenaleyhلْعَزِيــز ُأنْــت َ[Sen Azîz’sin.] demek, Senin himâye ettiğin şey üzerine vâki’ olacak tasallut ve tecâvüzü, ahadiyyet-i zâtiyyene mahsûs olan izzet ile m
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > unu ve özelliklerini müşahâde ettim.    Allah’ın hidâyet ve lûtfuyla ulaştığım bazı bilgi ve te-cellileri de size aktarmak istiyorum.  6   “Necdet”  ismi daha önce değindiğimiz gibi,  “Necat” tan gelen bir isimdir.     “Necat”  ise,  kurtuluşa erdirme, halâs o
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > arzuları nefsani arzuları nefs-i emmarenin üzerindeki tasallutu hakimiyetinin giderilip ruhaniyetinin hakim olmasıdır, aklının hakim olmasıdır. Bunların hepsinden soyunulmasıdır.      Diğer ümmetin, Muhammed ümmetinin hasleti gibi miraç gibi miraçları yoktur.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > esb’î-çalışıp kazanarak, diğeri ise vehb’î, İlâh-î ikrâm ve lûtuf ile olanıdır. Ancak ikincisi birincisine bağlıdır, Yani bu sahaya meraklı olan bir kişi gerçek bir İnsân-ı Kâmil’in mâ’nevi terbiyesi altında uzun seneler eğitilerek bu süre içerisinde gerek ken
- **Duhân Sûresi**
  > i olan canlar,      Daha evvelce işaret edilen Regaib ve Mevlût yaşantılarıyla belirli bir idrak seviyesine yükselen salik berat mevzuu ile de gerçek beratın ne olduğunu anlamaya çalışmalıdır.       Birinci berat günahtan, isyandan kurtulmaktır.       İkinci b
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rmadı mı?  Yâni daha evvelki hallerinde sana ne kadar büyük lutuflar yaptı da, şimdi niye darıldığını zannederek ümitsiz oluyorsun? Diye burada büyük tebşirat vardır. “ E lem yecidke”  seni öyle bulmadı mı? “ Yetîmen”  yetim bulupta “ fe âvâ”  seni barındırmad
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Kur’an-ı Kerîm’in bir özeti olan Fâtiha sûresinde Allah’ın lutfuna mazhar olanlarla O’nun gazabına uğrayanlardan ve doğru yoldan sapanlardan söz edilmiş, yalnız Allah’a kulluk eden ve sadece O’ndan yardım dileyenlere doğru yoldan ayrılmamaları telkin buyurulm
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ve Aziz Sultanıma aciz takdimimdir.  Bu fakire de gönderme lutfunda bulunduğunuz kıssa ile ilgili olarak  layıkı vechile olmayan aciz yorumu Ek dosya halinde görüşlerinize sunuyorum.  Doğru ve isabetli ise Rabbimdendir.Yanlışlık, hata ve kusur nefsimdendir.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ertebesine intikal eder. Bu ise ona inayettir. Yani ona bir lutûftur. Bize inayet olması dahi yani bu ilmin bu hakîkatin bize bildirilmesi lutuf olması dahi koçun bizim katlimize mani olmasıdır.   Eğer biz seyr-ü sulukta kendimizi öldürürsek o zaman ne biz kal
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > arzuları nefsani arzuları nefs-i emmarenin üzerindeki tasallutu hakimiyetinin giderilip ruhaniyetinin hakim olmasıdır, aklının hakim olmasıdır. Bunların hepsinden soyunulmasıdır.     Diğer ümmetin, Muhammed ümmetinin hasleti gibi miraç gibi miraçları yoktur.
- **Zuhruf Sûresi**
  > Hakk’tan tafsili Kûr’ân-dan verdiği haberleriinar eden, Ad, Lut, Semud, Nûh, vs. kavimlerin hayal ve vehimleri daha kuvvetliydi. Çünkü nefsi emmare ile verilen mücadele bu seyir ve “helak” edilme neticesi ile orada rububiyet mertebesinin vechi hakim olduğundan
- **Haşr Sûresi**
  > ûd;  İnsanlara ihtiyaçlarını bildirmelerine meydan vermeden lutufta, ihsanda bulunma, el açıklığı, cömertlik, kerem sahibi olmak. (Tarikat mertebesi)         İsâr;  Sözlükte “bir şeyi veya bir kimseyi diğerine üstün tutma, tercih etme” mânasına gelen îsâr ahlâ
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.”    55       
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi**
  > Boşaldı bir gün tenden ev,  	Dolmuş şeyhimin müddeti.  	Lûtfettiler o gün görev,  	 Hak ile kullar arası.   	İnce yoldur Hakk’ın yolu,  	İdrak gerektir girmeğe.  	Rabb’ın rahmeti hep dolu,  	 Zahir ile bâtın arası.   	Başladık hep çalışmağa,  	Bıkmadan hem
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rduk hep birlikte,   Sofra-i maideden yedikte,   Allah bize lûtfetti dedikte,   Şeyhimle son Kadir gecesiymiş o akşam.  Başladı zikri tevhid şevk ile,  Name name döküldüler dile,   Verdik canları coşkun sele,   Şeyhimle son Kadir gecesiymiş o akşam.   Aşık Hüs
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dullahtan rivâyet edildiğine göre, “Bemele-i şerif inince bulut şarka kaçtı. Rüzgâr sâkin oldu. Deniz dalgalandı. Bütün hayvanlar kulak verdiler. Şeytanlara da  151  semâdan taşlar yağdı. Ve Allâhu Teâlâ, besmele-i şerif hangi şey üzerine okunursa muhakkak o ş
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ************        Bulut ağlamayınca çimen gülmez.  ************                               Babası ölen yetim değildir. Belki yetim mânâ ilminden mahrum olandır.  ************          Ârifler bilirler ve bildirirler k
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > üğümüz oluşumların daha geniş zamanda bakıldığında ne kadar lûtuf olduğunu anlamış oluruz. Amentü’nün şartlarından olan  (hayrihi ve şerrihi)  minallahi teâlâ; anlayışı kısa süreli bakış içindir. Geniş mânâ da bakış ise,   (hayrihi ve hayrihi)  minellahi teâlâ
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > llûne alen nebiyyi ” (Ahzab/56) dediği gibi nebînin üzerine lûtufta bulunur.        Ne ile? Zâtî tecellisiyle nebîsinin üstünde lûtufta bulunur. “ Ellezî yusalli aleyküm ve melâiketehu li    113    yuhri-ceküm minez zulûmati ilen nûr ” (Ahzab/43) âyet-i kerîme
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > derdi; zaman zaman dervişin kalbine nefsaniyet sari olur, bulutlar girer, fiziki olarak yolda da yaşanır, yani sadece gökyüzündeki Güneş’in Ay’ın kararması değil, bir müddet birkaç gün yahut öyle sıkıntılı devre geçirir insan bir müddet öyle bir soğukluk olur,
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > de-i latîfedir. Bir mertebe tekâsüf edip tenezzül edince “bulut” olup gözle görülür; ve bir mertebe daha tenezzül ettikde “su” olup kuvve-i lâmise onun vücûdunu hisseder; ve bir mertebe daha tenezzül edince incimâd edip “buz” olur. Bu tenezzülâtta buhârın zâtı
- **Câsiye Sûresi**
  > unu belirtir. Ona göre Allah’ın mü  minleri sevmesi, onlara lutuf ve ikramda bulunması; müminlerin Allah’ı sevmesi ise emirlerine uymaları ve hürmet göstermeleridir. Sevgideki bu ilişki, ilâhî hikmetin en latif tezahürlerinden biridir. (Topaloğlu, DİA, 15/181-
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > i bizim vücûdumuzda öylece muhtefî   bulunmuştur.   Misâl:Bulutun hüviyeti buhârdır. Zîrâ bulut buhârın şekl-i mütekâsifidir. Ondan sonra bir derece daha tekâsüf edince su olur; ve yine tekâsüf ettiği vakit, buz olur. Bulutun, suyun ve buzun vücûdlarında ihtif
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > :      - Orada, ne Hak ismi vardır; ne de halk…   Altında bulut demek; halk, üstünde bulut demek; Hakk. Bu vasıfların hiç biri onda yoktur diyor. Ebu Rez İsminde bir sahabe gelmiş, Hz. Resullullah'a bunu soruyor: "Ya Resullullah, Allah bu âlemleri halk etmezde
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > shâk Fassı   ↑      Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, Lût Fassı  ↑      Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, Üzeyir Fassı  ↑      Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, Davut Fassı  ↑      Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, Lokman Fassı  ↑
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > riliyor. Sağ elimden bir parmak bal yiyorum.  zuhurat :  Mevlût okumam söyleniyor, ama bilmiyorum diyorum. Oku deniyor.  zuhurat :  Amenerresûlü okuyorum.  zuhurat :  Elimde Kûr’ân-ı Keriym-i göğsüme bastırıp yürüyorum, bir yere çıkmak için bir erkeğe Kûr’ân-ı
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > esul’e (a.s.) gelip:  "Yâ Resûlallah, bu gece rü'yâda bir buluttan bal ile yağ yağarak ondan halkın kimi çok, kimi az nasîbleri hasebiyle aldıklarını gördüm. Ve gökten yere vâsıl bir ip müşahede ettim. Yâ Resûlallah, zât-ı hazretini gördüm ki, onu tutup yüksel
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > arındırır. Tatbîkatta Rabbimiz’in izzet ve ikramı ile O'nun lûtfettiği şekilde 28 peygamberin programı yaşanır.   "ÖLDÜRDÜLER" :  Mürşid ve mürid bulundukları mertebeleri itibâri ile birbirlerinde ölürler. Ayrıca mürşid müridini Tevhîd üzere Hakk'a götürürken,
- **Hacc Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > An be an yaşandığı anda kaleme alınan bu satırlar Mevlâmın lûtfu ile üçüncü Haccımızın mahsûlüdür, daha evvelki Haclarımız da yazdıklarımız (GÖNÜLDEN ESİNTİLER) isim­li divanımızda yayınlanmıştır, bunları da ayrı bir kitap olarak yayınlamayı uygun bulduk.  Ki
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > incedir iyilikte;      Her çelil ki, görünür onun açık hali lûtfundan...      Bu güzellikler onun içindir ki yazdım namına;      Tevhid eyle şirke kayma onun geniş alanından…      Sakın:      - Bu güzellikler başkasının…      Sözünü etme:      Güzellik de, çir
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > iktiği vakit, onun pertevinde göz nûrdan kamaşır. Velâkin bulut perdesinden zuhûr ettiği zaman, nâzır kusûrsuz olarak tamâmen onu görür.” 298  “Nûr”un zıddı olan “zulmet”e gelince, kendi idrâk olunmadığı gibi, kendisiyle de bir şey idrâk olunmaz. Ve nûr-i hakî
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > di. A’madaydı dedi. Ama nasıl bir şey. Altında ve üstünde bulut olmayan bir yerdi. Yani Cenâb-ı Hakk kendi zatında hiçbir varlık hükmü söz konusu olmaksızın, esmâ ve sıfatın bir zuhuru söz konusu olmaksızın, kendi salt İlâhi varlığında yaşamaktadır.  Bu hale z
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > z. İsa’nın çile yolu ve Kutsal Kabir Kilisesi, Zeytin dağı, Lut gölü ve Eriha şehri, Halîlürrahman ve Beytülahm şehirleri, Doğuş Kilisesi gibi pek çok yer ziyaret edilmiştir. Kabz ve sıkıntının hâkim olduğu, Museviyet ve İseviyetin simgesel yeri olan Kudüs’te
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Resûl (a.s.)a gelip: “Yâ Resûlallah, bu gece rü’yâda bir buluttan bal ile yağ yağarak ondan halkın kimi çok, kimi az nasîbleri hasebiyle ahzettiklerini gördüm; ve gökten yere vâsıl bir ip müşâhede ettim. Yâ Resûlallah, zât-ı hazretini gördüm ki, onu tutup yük
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > memleketten çıkmışlardır. Onun bu gibi zevât-ı kirâma tasallutu imkânı kalmaz. Nitekim Hâce Hâfız (k.s.) buyurur: Beyit:   نی کردبکوی حقیقت سفر توکجی طبیعت نمی روی بیرونتو کز سر   Tercüme: “Sen hâne-i tabîattan dışarıya çıkmıyorsun; hakîkat mahallesinenasılse
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > z. Almamamız lâzım zaten. Bize lâzım olan Kûr’ân-ı Kerim’de Lût (a.s.) Peygamber’den mi bahsetmiş gerçek olarak kabulümüzdür.          Kûr’ân-ı Kerim’de Yahya (a.s.)’dan mı bahsetmiş, tamam doğrudur, aynen olduğu gibi. Eğer biraz tasdik, sıddîkiyetimiz varsa b
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > libi olan canlar, Daha evvelce işaret edilen  Regaib  ve Mevlût  yaşantılarıyla belirli bir idrak seviyesine yükselen salik berat mevzuu ile de ger­çek beratın ne olduğunu anlamaya çalışmalıdır.   Birinci berat  günahtan, isyandan kurtulmaktır.   İkinci berat
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > te şüphe ve tereddütlerin nedeni sahneyi tam görememizden bulutlu görmemizdendir.   Şimdi bu alemler gerçekten rü’yadır, birkaç yerde كُنْ                        فَيَكُونُ      36/82 “Allah Kün ol dedi fe yakün o da hemen oldu” bir başka yerde de Allah bir göz
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > vunun varlığında mevcuttur. Ama Musa’nın (a.s.) Cemaliye ve Lutfiye askerleri daha ortada yoktur.   Alem-i Şahadette henüz belirli bir çoğunluğa erişmediğinden müteayyin olmadığından, ortaya çıkmadığından dünya üstündeki kuvvetinde Firavun tarafı galip idi.  Z
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ) Ve ona bir tuzak:………………………………………(85)    (21/71) Ve onu ve Lût’u:……………………………………….(86)   (2/260) Ve iz kâle İbrâhîmu: “kuşlar” :………………..(86)   (37/83) Ve şüphe yokki İbrâhîm:………………………….(96)   (37/99) Ben Rabbi’me gidiciyim:…………………………..(97)   (27124) Şunu da ha
- **Secde Sûresi**
  > (Hz. Cibril’in Cenâb-ı Meryem’e ve diğer melâike-i kiramın Lût (a.s.) ve sair enbiyaya ve evliyaya ve sülehâya temessülleri gibi.)    Melâike’nin tasarruf ciheti, kanatlara benzetilmiştir.  Bu kuvvetlerin (melek) semavat ve arzda türlü türlü sonsuz tesirleri
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye**
  > üğümüz oluşumların daha deniş zamanda bakıldığında ne kadar lutuf olduğunu anlamış oluruz. Amentü’nün şartlarından olan (hayrihi ve şerrihi) minallahi tealâ; anlayışı kısa süreli bakış içindir. Geniş mânâ da bakış ise, (hayrihi ve hayrihi) minellahi tealâ,dır.
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > lticâdır. Çünkü Rahmân’ın, rahmâniyeti cihetinden muktezâsı lutuf ve âtıfet ve afv ve mağfirettir. Müttakîler satvet ve heybet veren ism-i Cebbâr’dan intikāl edip ism-i Rahmân indinde cem’ olunca, onların vücûduna rahmet-i âmme şâmil olacağından, artık merhûm
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > rtebesinde iken kemâl-i letâfetten görünmez; tekâsüf edip bulut mertebesine tenezzül edince göz ile görülür. Daha tekâsüf edip su olunca kuvve-i lâmise vücûdunu hisseder. Bir mertebe daha tekâsüf edip buz olunca elde durur; ve istenilen şekle ifrâğ olunur. Buh
- **Mü'minûn Sûresi**
  > Kişi içinse, nefsinin onu felâkete ve azâba sürükleyen tasallutundan necât, yâni kurtuluştur.   -------------------    Âyet 35    اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَاباً وَعِظَاماً اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ  ~ ~ ~ E yaıdukum ennekum izâ mittum ve
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > اضامان نبود   [Biz yok idik ve takāzâmız da yok idi. Sen’in lutfun bizim söylenmemişimizi işitir idi.] 414    Ve kezâ Cenâb-ı Mevlânâ (k.s.) buyurur:   نه زمین بدو نه گردون که دعای من شنیدیزل که آفریدیبکمال بود عشقم ز   ی عشقت ز گزیدگان گزیدیبرکه مرنه خوری بدو
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > rûhu nefsine tâbi’ olanlar ise “celâlî” olur. İmdi kahır ve lutuf, muhakkikîn nazarında hakîkat-i vâhidenin şuûnâtından başka bir şey olmadığından ikisi de şey’-i vâhiddir. Ancak bi-hasebi’l-mezâhir birbirinden ayrı ve yekdîğerinin zıddı görünürler. İşte bu se
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > levhaları yanına alarak Sina Dağı'na çıktı.     5-    Rab bulutta indi ve orada onunla durdu ve Rabb’in ismini ilan etti.      6-    Ve Musa'nın önünden geçerek, “Yehova, Yehova” dedi,   17    “Çok acıyan, lütfeden, geç öfkelenen ve inâyeti ve hakîkâti çok ola
- **Ahzâb Sûresi**
  > k Hz. Peygamber’e verildiği halde onun ve Allah’ın müstesna lutuflarına mazhar olan Zeyd ile evlendi.   Bu evlilik bir yıldan biraz fazla sürdü. Sosyal değerler ve örfe dayalı duygular kısa zamanda değişmediği için Zeyneb kocasını küçük görüyor, ona karşı sert
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > na ve lâkin kanu enfüsehüm yazlimun; )      “Ve üzerinize bulutları gölgelik kıldık. Ve üzerinize kudret helvası ile -Selva denilen- yelve kuşunu indirdik. Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin pak -helâl- olanlarını yiyiniz -dedik-. Bize zulmetmiş olmadılar an
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nan olur.       Unsurların oldu kuvvetinden;          Üç mevlût meydana çıkan.      Cân cihânında insanın bütün ahlâkı;          Olur bâzen ateş bâzen de nûrları.     *********    Ahiretteki bütün haller kişinin kendisinin meydana getirdiği neticelerdir. Cenâb
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i seyyaremizin, bu duman halindeki sehab-ı muziden/parlak bulut ve arzın dahi onun kesifleşmesinden  mahlûk olduğuna; ve “arş” mülk-i dünya ma’nâsına olup avâlim-i şehadiyye emlâk-ı ilâhiyyeden bulunduğuna; ve “sehâb-ı muzî/parlak bulut” arşın temeli olduğu ci
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ura getiriyoruz. Ve bununda farkında değiliz. Düşünün bir bulut gibi bir tül gibi bütün beyinlere oradaki kurgu oradaki hüküm oradaki program, senaryo anında veriliyor ve sen anında oynuyorsun. Bir an sonra oynayacağını bilmiyorsun. Burada sahnede oynayanın el
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i semavat ve arzında arasında olanlar, kuşlar, gökyüzünde bulutlar, neler varsa “inküntüm mukınin” eğer siz yakîn ehliyseniz bu işleri idrak ettiyseniz bunun böyle olduğunu bilirsiniz diyor. Göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların rabbidir, eğer yakîn
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > eyveleri, kış günü yaz meyveleri, Meryem de bunlar rabbımın lutfudur diyormuş, uçarak kaçarak değil olağanüstü hadiseyle geliyor.   Burada onunla bir kıyas var.. Ey meryem ağacı salla biraz meyve gelsin diye, diğerinde hiç bir çalışma gelmeden hazırdı meyveler
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > te şüphe ve tereddütlerin nedeni sahneyi tam görememizden bulutlu görmemizdendir.   Şimdi bu alemler gerçekten rü’yadır, birkaç yerde كُنْ فَيَكُونُ   36/82 “Allah Kün ol dedi fe yakün o da hemen oldu” bir başka yerde de Allah bir göz açıp kapayıncaya kadar “K
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > den evvel yeryüzünde insanlar yaşadılar çok evvel, Ad kavmi lût kavmi değil. Âdem (a.s.) dan evvel o seyri sürdüren bir çok nesiller yeryüzünde yaşadı. Âdem (a.s.) dan kıyamete kadar olan  biz bir nesiliz. Hepsi birlikte bizler bir nesiliz. Burada bunun da tes
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > mamlamıştır.  Bu oluşum onlara  “Nur-u  Muhammedi”nin büyük lutfudur.  İster İsmailiyyet dalından, ister İshakiyyet dalından yola çık, neticede zirvede “Muhammediyyet arşı”na ulaşırsın, çünkü zirve orasıdır. Mi’rac orasıdır. “lâ ilâhe illallah muhammedürrasulü
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > e bu gece  “Cibril-i Emin” den  “Muhammed’il e-min” e gelen lûtfu ilâhi ile, Muhammed (s.a.v.) ın eminliği Hazretliğe tebdil olduğundan bundan sonraki vasfı Hz. Muhammed (s.a.v.) olmuştur ve bu andan itibaren  “Kelime-i Tevhid”  kitabımızda da bahsettiğimiz gi
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rından meseleye kendi kısır döngülerinden baktıklarından bu lutfun kıymetini anlayamadılar düşmanlık vesilesi yaptılar, hatta daha da devam ediyor. Ayrıca Meryem kelimesinde iki adet “Mim” olduğundan evvela bunlar zaten iki adet asli 13 tür, bir de “Mim” derke
- **Mümtehine Sûresi**
  > aniyyu-lhamîd(u)”   (60/6) Şüphe yok ki, içinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar için onlarda güzel bir örneklik vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü hamde lâyıktır.   ----------------  Bu ayet,
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 17** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > kadar sıktı ki bizi annemiz isyan etmedik ama hakkın bir de lutfu da olmuş demek ki, sonradan yani yap şunu diyor sıkmış, sıkmış sıkmış yanında bir şey diyemiyorsun yani ağzımızı açacak gücümüz yok içeriden gelmiyor. Kilitlemiş çünkü yani yap oku yok susuyorsu
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > zahta olanların hepsi vardır. Mübarektir çünkü bütün İlâh-î lûtufların kaynağıdır.          (2)  ci anlatımda ise, Hakk’a düşman olanların halleri belirtilmektedir.    69         (5)  “Âlemlere” hidâyet “Hâdî” olduğu, bildirilmek tedir.          Görüldüğü gibi
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ün değildir diyor.   Güneşe ulaştığınızda o güneşin önüne bulut getirmeden açık olarak tutmaya bakın işte güneş gittiği zaman yine mahlukat ortaya çıkar. Nasıl gece geldiği zaman da mahlukat ortadan kalkıyor bu da onun tam tersidir. Gündüz geldiğinde güneş mah
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > r. Zatından zati tecellisini zuhura getirmesi onun en büyük lutfudur. Bunun da en kemalli yeri namazdır. En kemalli kulluk fiili. "Rasulüm, Habibim, Peygamberim" diyor ya işte o zaman peygamberim dediği zaman ona bir kimlik veriyor, hüviyet veriyor, o sen oluy
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > hulde bulunmuş olurlar. Hakk'ın iradesine, tasarrufuna tasallut etmiş olurlar, karışmış olurlar, Hakk'ın işine karışmış olurlar. Onun için onlar dua etmezler. Nusret Babam bir şiirinde: "Dua etsem ikiliktir, şirktir, etmesem münkirliktir" diyor. İşte o arada b
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > a.s.) o zindana zindelik kazanmak için girdi. Çevrenin tasallutundan kurtulmak için kendini muasaraya aldırttı, aldırdılar veyahut. Orada ne yaptı. Erbaine girdi, çileye girdi. Aynen derviş halini yaşadı. Ne dedi? “Seni zindana atacağız,” dedikleri zaman “sizi
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dır.  Batıni   mânâda felâh bulmak ise kişiyi nefsinin tasallutundan, nefsi benliğinden, birimsel benliğinden, izafî benliğinden kurtararak yerine Hakkın kâim olmasını sağlamaktır. Diğer bir ifâdeyle kişi beşeriyetinden kurtularak Ulühiyetine yükselmesi ve İlâ
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > medi. Dâvûd   (a.s.) ise birçok küffârın kanını döktü; ve Câlût’u katledip mülkünü ifsâd etti. Şübhe yok ki bu hâl, sûrete nisbetle ifsâd idi; fakat hakîkatte ıslâh idi.   [17/3]   Suâl:Emr-i hilâfet Dâvûd (a.s.)da tamâm ve Süleymân (a.s.)da da bi-hükmi’l-işti
- **Sebe' Sûresi**
  > d’a ad olarak verildiği görülmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de, Câlût’u öldürmesinden sonra Dâvûd’a hem hükümdarlık hem de hikmet (nübüvvet) verildiği bildirilir (el-Bakara 2/251). İsrâiloğulları’nın tarihinde peygamberlikle hükümdarlık ilk defa Hz. Dâvûd’un şahsınd
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > zuruna sevin, şükret,    Ve illâ her seferde ağla, sanırsam lutf-u Hakk’tır bu.    Bütün ihvan seni gözler, yanında saf saf olmuşlar,    Yaman bir el tut, abdest al, makam-ı aşk-ı Hakk’tır bu.    Tavaf eyler durur herkes, o kâbe bil mekânımdır,    Bize ehl-i d
- **Kelime-i Hârûniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > zere terakkiyât-ı fenniyye sebebiyle semâda uçar ve sun’î bulutlar ihdâs eder. Ve insân-ı kâmilin ve ehl-i havâsstan olan insân-ı nâkısın yerde ve gökte başka türlü tasarrufâtı dahi vardır ki, erbâbının ma’lûmudur.   Buzağı üzerindeki tasarrufa gelince: Onun a
- **Hucurât Sûresi**
  > n verilen ve Efendi Babamız tarafından tasdik edilip fakîre lutfedilen bu isim için ellerinizden öper ve teşekkür ederiz. Rabb-imize hamd olsun.        Cenâb-ı Hakk sizleri başımızdan eksik etmesin, Efendi Babam bizim için bu dünya hayatında başımıza gelen en
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dir.  	Bu yaklaşım Kûr’ân-ı Kerim’in içinde Nuh, Ad, Semud, Lut, Firavun vs. çeşitli kavimlerde görülmektedir. Cenâb-ı Hakk bunu (89) Fecr sûresinde şu hitab ile bildirmektedir.  	6 –  “Görmedin mi Rabbin ne yaptı Âd kavmine?”   7 –  “Sütunlar sahibi İrem'e?”
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ardı.                              Nâsuh,   Bu bana Hakk’ın lûtfu, ihsanı. Yoksa dediğinizden beterim ben.                   Benden helâllık dilemeye hacet yok. Çünkü ben, zamane halkının en suçlusuyum.         Bana söylediğiniz kötülükler, bendeki kötülüğün y
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > kuvvet-i arazıyyede Fir’avn tarafı gālib idi. Zîrâ   Fass-ı Lûtî’de görüldüğü vech ile, Hakk’ın ef ’âli mezâhir hasebiyle vâki’ olur; ve mezâhirin kuvvet ve şiddeti hasebiyle Hakk’ın fiili dahi kavî ve şedîd olur. Böyle olunca Fir’avn’a karşı Mûsâ (a.s.)ın bât
- **Vahiy ve Cebrâîl**
  > (Hz. Cibril’in Cenâb-ı Meryem’e ve diğer melâike-i kiramın Lût (a.s.) ve sair enbiyaya ve evliyaya ve sülehâya temessülleri gibi.) Melâike’nin tasarruf ciheti, kanatlara benzetilmiştir. Bu kuvvetlerin (melek) semavat ve arzda türlü türlü sonsuz tesirleri vard
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > elerden Regaib gecesinin oluşması lâzımdır ki sonrasında Mevlût gecesi oluşarak doğum olsun ve daha sonra gelişim sağlansın.   Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın bu Âyet-i Kerîme’deki “Biz diriltiriz” ifâdesi hakîkat ve mârifet mertebelerindeki doğuştur, şeriat ve târikat
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Bir gün yurtları üzerinde her tarafı kaplayan siyah bir bulut göründü. Yağmur geliyor zannettiler. Hûd aleyhisselâm durumu bildirip tekrar îmanâ davet etti ise de kabul etmediler. Buluttan şiddetli bir rüzgâr esmeye başladı. Korkunç bir uğultusu ve dayanılma
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yere vurarak heybetle yürüyor ve geçtikleri yerlerden toz bulutu yükseliyordu.  Peki ya müşrikler? Onlar haber bekliyordu. Şöyle ki, Ömer bin Hattâb bir gün önce Ebû Cehil’in kışkırtmasıyla galeyâna gelmiş ve Rasûlüllahı öldürmek için yalın kılıç ve pür hiddet
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > rivâyet vardır:     1-    Çoğunluğun rivâyetine göre iki bulut arasında kırmızı bir sofra indi. İnerken bakıyorlardı. Geldi, ta önlerine düştü. Bunun üzerine Îsâ Aleyhisselâm ağladı. “Allah’ım, beni şükredenlerden kıl; Allah’ım, bunu bir rahmet kıl, bir işken
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > i olan canlar,  	Daha evvelce işaret edilen  Regaib  ve  Mevlût  yaşantılarıyla belirli bir idrak seviyesine yükselen salik berat mevzuu ile de gerçek beratın ne olduğunu anlamaya çalışmalıdır.  	 Birinci berat  günahtan, isyandan kurtulmaktır.  	 İkinci berat
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ıtri olarak her birerlerimizde aynı hak, aynı özellik, aynı lutuf vardır. Hatta belki biraz garip gelebilir Afrikanın en ucra kabilesi tamtamının çocuğu bile aynı hüküm içerisindedir. Sûret ve şekli değil. Yani o kişiye de öyle bâtıni itibariyle hörmet etmemiz
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > iddir. Aralarındaki fark letâfet ve kesâfetten ibârettir. Bulut, su ve buz buhârdan başka bir şey olmadığı hâlde, her mertebede isimleri değişir. Ve latîf olan buhârın, buzun cismine taalluku derkârdır. Bu taalluk [22/2] hulûl ve ittihâd sûretiyle değildir;
- **Kehf-Mağara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > nu anlatmış olur. Bu da hem Hızır'ın, hem Mûsâ'nın Allah'ın lutfuna nail olduklarını toplayan bir zü'l-cenaheyni (dünya ve ahirete ait bilgisi geniş olan kimse) göz önüne getirmeyi telkin ile Hz. Muhammed'in makamının en mükemmel bir makam olduğunu anlatmak iç
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > 4    2/248.   “Ve onlara peygamberleri dedi ki: Şübhesiz Tallûtun hükümdarlığına açık alâmet, size tabutun gelmesidir ki, onda Rabbiniz tarafından bir sekinet vardır ve Musa ile Harun hanedanının bıraktık larından bir kalıntı vardır. Onu melekler yükle necekle
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ayalden kaynaklanır, yazmayı unutmuşum. Akraban ile olan ve Luti Ahlak üzere olan halleri unut. Aksi takdirde bunlara nefis sahip çıkabilir.   O vakit tekkede zikirde girilen haller bile varlığımızdakilerin tesirine girmek midir? Yani zuhuratımızdaki gibi daya
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > es-i Rahmaniye “Sahab-ı muzi” diyorlar ya buna parlak bir bulut olarak buhar olarak yaydı, bütün bu sonsuz fezaya yaydı ve murad-ı ilahi nerede hangi varlığı ortaya getirmeyi dilediyse yani hangi galaksi hangi yıldızı, hangi ayı güneşi gök taşını meydana getir
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > (2/248)    “Ve onlara peygamberleri dedi ki: Şübhesiz Talûtun hükümdarlığına açık alâmet, size tabutun gelmesidir ki,    onda Rabbiniz tarafından bir sekinet vardır    ve Musa ile Harun hanedanının bıraktıklarından bir kalıntı vardır. Onu melekler yüklenec
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ı İncil yoktur. Bu husus ise Muhammediliğin İseviliğe büyük lutfudur ki hakikatleri itibari ile Muhammediliğin içinde korunmaktadırlar. Ancak kendileri inanırlar veya inanmazlar kendileri bilirler, bizden söylemesi. Diğer kitaplar da bu durumdadır. Asılları it
- **İbrâhîm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > â.)            "İhtiyarlık halimde bana İsmâil'i ve İshak'ı lutfeden Allah'a hamd olsun. Şüphesiz ki Rabbim duâmı çok iyi işitir.”    Zâhiren gelecek dönemlere dönük olarak yaşlanmış insânların dahi çocuk sâhibi olacaklarına bu Âyeti Kerîme delildir.  Bâtınen
- **İslâm, İmân, İkân**
  > Batıni manâda felâh bulmak  ise  kişiyi  nefsinin  tasallutundan,  nefsi benliğinden,  birimsel  benliğinden,  izafi  benliğinden  kurtararak  yerine Hakem kaim olmasını sağlamaktır.  Diğer  bir  ifadeyle  kişi  beşeriyetinden kurtularak Ulûhiyetine yük
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan o kanı hayal ve vehmi almadım mı, Hz Muhammed’e yapılan lutufa bakın ne kadar güzel. Musa (as) bunu taleb ediyor, رَبِّ اشْرَحْ لِى صَدْرِى 20/25 yarabbi benim göğsümü yar göğsümü genişlet, Firavunun karşısına gittiğim zaman sıkıntıya düşmeyeyim, bana gayr
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > almaya kavminden yanına aldığı yetmiş kişi ile çıkıp, bir bulut içerisinde Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın sesini işitmelerinden sonra bu yetmiş kişinin Mûsâ (a.s.)’dan Cenâb-ı Hakk (c.c)’ı apaçık görme talepleri üzerine gerçekleşen hâdiseyi anlatmaktadır. Bu talep üzer
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  >           (88) (Ve kâluttehazer rahmânu veleden.)           “Rahmân, bir çocuk ittihaz etti (edindi).” dediler.”          Burada Rahmân’ın çocuk edinmesinden bahsediliyor, Hıristıyanlardan bir kısmı ise Allah’ın çocuk edi
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > yip temizleyecekler. O kadar kuşun da gelmesi seller gibi bulutlar gibi nasıl olur.  Arıya vahy eden Cenab-ı Hakk insana vahy etmez mi, zaten insanı vahy etsin diye halk etti, örümceğin çıkardığı o ipliği bütün dünyadaki iplik fabrikaları yapamıyorlar ipek böc
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > , o duygular olduğu sürece bizim beynimizin etrafında bir bulutumsu latif bir perde oluşur, bunun dışına çıkamayız, o duygularla yaşamak hoştur, tabi onun da yeri var onu inkar etmiyoruz, ama nasıl füzeler gökyüzüne atıldığı zaman arkalarında altlarında bir ya
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > . O duygular olduğu sürece bizim beynimizin etrafında bir bulutumsu latif bir perde oluşur, onun dışına çıkamayız. Çünkü o duygularla yaşamak hoştur. Tabii onun da yeri vardır. Onu inkâr etmiyoruz. Nasıl füzeler gökyüzüne atıldığı zaman altlarında yakıt deposu
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > neticedir. Birinde kul kendi çabası ile yürür diğerinde ise lûtfu İlâh-î olarak Hakk kulunu kendi yürütür. Yani kulu ile birlikte âlemlerini seyertmek için kendi yürür.        Gerçek yapılan her zikir bizi bir yerlere, bir yolculuğa götümektedir, oturarak yaps
- **Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ki gayretimizle ve bir bilenin yardımıyla ALLAH’ın izniyle, lutfuyla, ihsanıyla ilerleyebiliriz.  Vâhid: ALLAH’ın halk ettiklerinin tekliğidir.  VÂHİD’i anlamak, hedef edinmek istiyorsak vehimi elle tutulur bir şekilde görebilmemiz gerekiyor.   Vehim yok edilm
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > dan o kanı hayal ve vehmi almadım mı, Hz Muhammed’e yapılan lutufa bakın ne kadar güzel. Musa (as) bunu taleb ediyor, رَبِّ اشْرَحْ لِى صَدْرِى 20/25 yarabbi benim göğsümü yar göğsümü genişlet, Firavunun karşısına gittiğim zaman sıkıntıya düşmeyeyim, bana gayr
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > tuf karşılığında hamd etmeye başlayan kişi, yine kendisine  lutfedilen Kur'ân-ı Kerîm'i okumaya hamd ile başlıyor.  Berat Kandili  Arabî aylardan Şâban ayının on dördüncü gününü on beşinci gününe bağlayan gece Berat  gecesidir. Evvelâ Berat gece sinin özellikl
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > önce girdiğiniz zaman siz de öyle idiniz. Sonra Allah size lutufta bulundu. Onun için iyice araştırın. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.   6:54:  Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle:  Selâm  olsun size! Rabbiniz rahm
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Tecelli gelecek o yola çıkıyor, mesela yağmur yukarıda bulutlar olduğu zaman gösteriyor ki bu yağmurun öncüsüdür, yağacaktır ama nereye yağacaktır bilmiyoruz. İşte bu şekilde o faaliyete geçirecek bilgisayar mause gibi bir uyarılıyor o yola çıkıyor, yola çı
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > hiye duhânun,  o ise dumandır, o na “sehab-ı muzi/parlak bulut” derler, semâ arz gibi kesif/yoğun madde değil lâtiftir,  fekâle lehâ,  bunları tamamladıktan sonra, göğe,  ve lil ardı'tiyâ,  arza gelin,  tav'an ev kerhen,  isteyerek veya  34  istemeyerek,  kâl
- **Kelime-i Yahyâviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > mutazammın olduğu sıfat beynini cem’etmesi vâki’ olmadı. Bu lutf-i mahsûs, mahzâ cânib-i ilâhîsinden vâki’ olan inâyetten dolayı, ancak Zekeriyyâ (a.s.)a oldu. Zîrâ   Zekeriyyâ (a.s.) “Yâ Rab kendi indinden bana bir velî bahşet!” (Meryem, 19/5) diye duâ etmiş

## İlgili Kavramlar

- [Hikmet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hikmet) — related
