# İlham

> İçe doğan ilahi bilgi. Kalbe gelen manevi mesajlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ilham

---

## Tanım
İlhâm, Allah'ın kulun kalbine, bir vasıta olmaksızın, bilgi veya mânâ koymasıdır. Vahyin aksine umûmîdir ve peygamberlere has değildir; velîlere, hatta mü'minlere de olabilir. Ancak şer'î bir hüccet (delil) değildir.

## Etimoloji
"Lehm" (lokma olarak ağza koymak, yutturmak) kökünden. Allah'ın kulun kalbine manâyı adeta "yutturması"dır.

## Kur'an Referansı
- **Şems 91:8** — "Nefse fücûrunu ve takvâsını ilhâm edene (elhemehâ) yemin olsun."
- **Nahl 16:68** — "Rabbin bal arısına ilhâm etti (evhâ)."
- **Kasas 28:7** — "Mûsâ'nın annesine ilhâm ettik."

## Vahy ile Farkı
Vahiy peygamberlere mahsustur, kat'î ve bağlayıcıdır. İlhâm ise her mü'mine olabilir ama yanılma ihtimali vardır. Bu yüzden Ehl-i sünnet ulemâsı ilhâmın, sahibinden başkası için delil olmadığını belirtir; sâlik onu Kitap ve Sünnet'le tartmalıdır.

## Tasavvuf Gelenegi
Hakîm Tirmizî *Hatmü'l-evliyâ*'da velîlerin ilhâmını "vârid-i ilâhî" olarak tanımlar. Kuşeyrî: "Havâtır dört kısımdır: rabbânî, melekî, nefsânî, şeytânî. İlhâm ancak ilk ikisidir." İbn Arabî ise ilhâmı "kalbin kabul istîdâdına göre tecellî eden ilim" sayar.

## İlgili Kavramlar
- [vahiy](/wiki/vahiy)
- [kesfkesf](/wiki/kesfkesf)
- [havatir](/wiki/havatir)

## Kaynaklar
- Kuşeyrî, *er-Risâle*
- Hakîm Tirmizî, *Hatmü'l-evliyâ*

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür** — Serkan Denkçi (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Nusret Tura, gönlün ve aşkın tarife sığmayacağını itiraf etmekle beraber, Allah’tan yardım ve feyz isteyerek gönlün semasından ve aşkın hallerinden bahseder. Gönüller Allah’ın baktığı bir aynadır, tecellî sahasıdır ve ilham kaynağıdır. Gönlün yedi kat içinden doğan bir nur vardır. Gönülden doğan o nura, nûr-ı Muhammedî derler.
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > - Diğer mertebelerin birinde olan kimseye ilham edilir. Bu ise şiir, kitap yazma veya Âyet yorumlama şeklinde tecelli eder. Bunun daha birçok tecellileri olmakla birlikte kişinin gayreti ve kabiliyetine bağlıdır. Selâmlar, Mu……. AK……. ************* (11) Ce…….
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > ...………………… (482) manevi işaretle aldığı ilhama göre…………………………………………. (485) 67) Hayali tuzak zuhurat…………………………………………………………. (488) Elinden tutarak kaymasını öğretiyordu…………………………………… (490) Eşi de yap bakalım. “...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > » (20/61) Ne yazıkki yukarıda bahsedilen konu çok mühimdir. Kendisine Hakk’ın söylemediğini, Bana söyledi, diye nefsinin ağzından duyduğu vesveseyi, ilham zanneden nede çok varlık varmış, hayret etmemek mümkün değildir. Doğru yol, benim… Kıvrılan, düz olan benim.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Onun gerek sohbetlerinde, gerekse eserlerinde hep ilham, hikmet, irfaniyet ve muhabbeti buluruz. Onun sözleri çoğu zaman akıllarda inkılâp ve inkişaf meydana getirir. Dinleyenlerde ise, derin bir hayret uyandırır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > İnşeallahu Teala zira size o ismi veren baba ağzından ilham tarikiyle aleme her şeyi verendir. Yani Sabri Bey’e konulan ismin manasını söylüyor. Sabır ismi babanızın ağzından bu size ilham ile verildi diyor.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Daha sonra da, “ nefs-i mülhime” nin evham tarafının da terkedilmesi sadece ilham tarafının faaliyete geçirilmesi gerekir. İşte başlangıçta insân için bu üç nefs mertebesini bilmesi ve onlarla mücadele etmesi çok lüzumludur. Bunları aşabilen kimse “esfeli sâfilin ’den kurtulup yücelere doğru “alâyı illiyyin” yükselmeye başlar ve asli makamına ulaşır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Biz işaret edeceğiz, onun ilhamları sizlere gelecektir diyor. Ki onlar, ilmi: Kitaba yerleştiren zatın yazmadığı meseleler olacaktır. Yani ben, bunları kitaba yerleştiren zatım demiyor. İlmi, kitaba yerleştiren zatın, evvela çok büyük bir tevazu olarak bunları ben yazıyorum demeden, kendinden falan zat diye bahsetmesi, bu tevazu yönünden bu birincisi, ikincisi ilmi, kitaba yerleştiren zatın yani bu tevhid ilmi,...
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Ama Mülhime nefsin ilham tarafı değil evham tarafı bunu söylüyor. Mülhime nefse hem evham geliyor, hem ilham geliyor. İşte evham tarafı kendindeki vehim, evham ortadan kalkmasın diye, dalga mı geçiyorsun, eğleniyor musun? Diyor.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > “Ledün ilmi öyle bir bilgidir ki, yakınlık ehline ancak Allah’ın ta’limiyle ma’lum olur; akla bağlı deliller ve müşâhedelerle değil… Nitekim Kûr’ân, Hızır’ı Ledün ilmine mâlik olmakla över. Yakîn ilmiyle Ledün ilmi arasında fark şudur ki; yakîn ilmi, ilâhi zât ve sıfat nurunu idrâkten ibaretken, Ledün ilmi, Allah’tan ilham yolu ile mâ’nâları kavramak işidir.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Böyle olunca Allahüteala sandık içerisinde deryaya atılması ile Cenab-ı Musa’ya şunu ilham etti ki, şunu bildirdi ki, her ne kadar vücut mülkünün maliki olan ruh, cismin müdebbiri ise de yani cisimde tedbir eden ise de cismi düzenleyen ise de cismi yine cisim ile tedbir eder. Burası çok mühim bir meseledir. Yani ruhun bir cisimde tedbiri var, ama o tedbirini yine cisim ile yapmaktadır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > تشبیه کردن قطب که عارف واصل است در اجری دادن خلق از قوت مغفرت و رحمت بر مراتبی که حقش الهام دهد و تمثیل به شیر که اجری خوار و باقی خوار ویند بر مراتب قرب ایشان نه قرب مکانی بلکه قرب صفتی و تفاصیل این بسیار است و الله الهادی Hakk'ın kendisine ilham ettiği birtakım mertebeler üzerine mağfiret ve rahmet kuvvetinden halka faydalar vermek hususunda ârif-i vâsıl (Allah'a ulaşmış ârif) olan kutbun teşbihi ve arslana...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Firâset-i hikemiyye, şekil ve şemâilden bâtının ahvâline intikāldir; bu hükemâya mahsûstur. Diğeri âsâr-ı sûretin teferrüsü sebebiyle guyûbdan mekşûf olur. Bu ilim evliyâ ile, havâss-ı mü'minîn arasında müşterektir. Vâlide-i Mûsâ (a.s.) peygamber olmadığından, ona vâki' olan emr-i ilâhîye bu beyt-i şerîfde "vahiy” ta'bîr buyurulması, “ilhâm” ma'nâsınadır; ve ilhâm sahíh ve sabit olan bir ilimdir ki, Hak Sübhânehû ve...
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > İlahi ilmin gelmesi vahy, ilham ve feraset yoluyla olur. (1) Vahy hassa-ı enbiya olup, ikiye ayrılır. Biri ilâhi kelâm (Kur’an’ı Kerim), diğeri hadisi nebevidir. ﴿٣﴾ وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَى ﴿٤﴾ اِنْ هُوَ اِلا وَحْىٌ يُوحَى 53/3-4 âyeti kerîmesi mucibince vahiydir.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > 20-09-2001 Mekke-i Mükkereme Regaib Kandili Gecesi Efendi Babam Akşam ve Cenaze namazlarından sonra zarhiri Necdet’i bir direğin arkasında bırakarak 13, 13 diyen ilham kuşu ile Batıni Necdet ile Kabe’nin 13 basamaklı merdiveninden çatısına çıkıp, Gök ehlinin indiği manevi nurdan direk ile, Kabe’nin merkezine inmiştir.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Bilâhere akşamı takip eden gece, ibadete kalktığımda tenezzül ettiği ilham ile, ( kendinden kendine ifadesi ile ) “Cum’a namaz sonrası gönül lûtfunu, kulum Necdet’e bildir,” diyerek aşağıdakileri not ettirdi.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > ) ---------- Bizler bu durumda kendimize şöyle bir pay çıkarabiliriz; yaptığımız bâzı hatalar ve gafletimiz sebebiyle ilhamlarımız kesilebilir, işte Cenâb-ı Hakk burada “sakın üzülmeyin Rabbiniz sizi unutup terketmez, belirli bir kesinti olsa dahi siz yolunuza devâm edin, yolunuz da ufkunuz da açıktır” demektedir. ------------------- Şimdi bu Sûre-i Şerifin de sayı değerlerine küçük bir göz atalım.
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > Daha evvelce bir miktar üzerinde çalışma yaptığım “Kelime-i Tevhid”i orada yeniden ele alarak, mahallinde gelen ilham ve idraklerle kaydetmeğe çalıştım. Daha önce üzerinde bir miktar çalışma yaptığım "Kelime-i Tevhid"i orada yeniden ele alarak, yerinde gelen ilham ve idraklerle kaydetmeye çalıştım.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Aldığı ilhamla o fiili işlediğini, çocuğu öldürmesi, gemiyi delmesi, duvarı tamir etmesi tabi onların kendine has ayrıca izahları vardır. O fiil zahir alemde çirkin bile olsa razinin fiili olduğundan mutlaka marzi olur, çünkü kendinden değildir. --------------- 14.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > ...cüz’inle meydana getirdiğin hayal denizi, insânoğlunun burasını aşması mümkün değil, ta ki Hakk’tan bir necat gelecek, bir kurtuluş gelecek, bir Mûsâ gelecek ve asasıyla vuracak, oradan Oniki yol açılacak....
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Vahyi açan, izahen ilham gelir. Bunlar ilhamdır işte vahiy değildir. Çünkü vahiy peygamberlere has bir oluşumdur. Nezaket sahibi olan insan kendini o dereceye koyamayacağından, koyması da mümkün olmayacağından, kendisine gelen şeyin ilham olduğunu ancak söyleyebilir.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ...2-83) yazdığı Gülzâr-Nâme için Gülşen-i Râz'dan ilham almış, Fusûs'ül-Hikem şârihi Bosnalı Abdullah da aynı eserden aldığı ilhamla Gülşen-i Râz-ı Ârifan adlı mesnevi...
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Ledün ilminin diğer türü ilham dır. İlham gayb âleminden velilerinin kalplerine indirilen doğru ve sabit bir ilimdir. Her türlü vesvese ve hevâcisten arınmıştır. Vahiyle ilham arasındaki fark ise ilham vahye tabi olurken, vahiy ilhama tabi olmaz.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Gelenler evham da olabilir. ********** Not= İlham ve evham hususunda daha geniş bilgi, “hayal vâdîsi’nin çıkmaz sokakları” isimli kitabımızda mevcuttur dileyen oraya bakabilir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Şehzâdeye şâh tarafından hâsıl olmuş olan bir istiğnâ ve bir keşif sebebinden bir vesvese peydâ oldu ve şükürsüzlüğe ve serkeşliğe kasd etti. Şâhın ilhâm ve sır yolundan haberi oldu. Onun gönlü incindi. Onun rûhuna bir zahm vurdu; öyleki şâhın sûretinin haberi olmadı Bu kıssa ibtidalarında dahi beyân olunduğu üzere "üç şehzâde"den murâd, ahyâr ve ebrâr ve şüttâr meşrebinde olan üç sâlikin insân-ı kâmile intisâb ede-...
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > İmdi Allah Teâlâ'nın onu mübtelâ kıldığı evvelki şey, Allah Teâlâ'nın ona ilhâmı ve onun sırrında ona tevfîki sebebiyle, onun Kıbtî'yi katlidir. Gerçi bunu bilmez idi. Velâkin bununla Rabb'inin emri gelinceye kadar, tevakkuf etmemekle berâber, onun katli sebebiyle nefsinde mübâlât bulmadı. Zîrâ nebî, inbâ', ya'ni bununla ihbâr oluncaya kadar, şuûru olmadığı haysiyetle, bâtın ile ma'sûmdur.
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > ..., ilk sûfîlerle birlikte Kur’ân’ın keşf, ilham, mânevî tecrübe ve gönle doğan işaretler çerçevesinde yorumlanması, tasavvufî tefsirlerin ortaya çıkmasına vesile olmu...
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > Günü” diye ifade edildiği de zihnimi kurcaladı açıkçası… Ramazan bayramı 3 gün, bizim gibi deliye belki her gün bayram o da ayrı konu neyse belki ilham kuşu bir şeyler söyler. Eşim rahatsız olduğu ve uzun zamandır, Efendi Babam ve Nüket Annemi göremediği için bende geleyim.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Ayrıca gece karanlık her şeyi kaplamış vaziyette geceden maksat kişinin yokluğu fenafillah kişi kendinden fani olduğu zaman ancak ilham almaya başlar nefsaniyeti kendinde olduğu sürece kişi dışarıdan bir şey alamaz. Ne gönül alemine ne dışarıdan. İşte onun için Miraç gecesinde وَالنَّجْمِ اِذَا هَوَى 53/1 senin heva olan yıldızın yani nefsin ortadan kalkmadıkça miraç yapamazsın diye ifade eder.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.” 69. “Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > Gayemiz peygamberler tarihi yazmak değil, onların geçirmiş oldukları hayat tecrübelerinden yararlanarak yolumuzu kısaltmak ve bizlere birer numune olan bu zevatın yaşantılarından örnekler ve ilhamlar alarak faydalanma yoluna gitmektir. Cenâb-ı Hakk cümlemizi bu yollardan faydalandırsın. Siyasî ve zâhirî görüşleri ağır basan bazı kimseler, Mûseviyyet ve İseviyyet mertebelerinden bahsedilirken bunları bu günkü...
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Ama bizim başımızda şemsiye varsa o ilâhî ikramdan, o ilâhî yağmurdan faydalanamıyoruz, geçip gidiyordur, yanlara serpiliyor, işte başımızda benlik şemsiyesi var ise, benlik şemsiyesi ile örtülmüşsek, tabi ki ilhamın gelmesi mümkün değildir. Güneşin, Nur-u İlahinin gelmesi mümkün değildir. İşte başımızdaki şemsiye de beynimizdeki hücrelerin kapalı olmasıdır. Bu hücreleri de ancak ZİKİR açar. Ey İnsan, dikkat et!...
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Daha sonra da, “ nefs-i mülhime” nin evham tarafının da terkedilmesi sadece ilham tarafının faaliyete geçirilmesi gerekir. İşte başlangıçta insân için bu üç nefs mertebesini bilmesi ve onlarla mücadele etmesi çok lüzumludur. Bunları aşabilen kimse “esfeli sâfilin ’den kurtulup yücelere doğru “alâyı illiyyin” yükselmeye başlar ve asli makamına ulaşır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > O mekr ve hîle ancak kalbin vahyi ile makhûr olur." "Vahy", burada ilhâm ma'nâsınadır ve "ilhâm" bilcümle evliyâya vâki' olduğu gibi "nefs-i mülhime" maķāmında olan sâliklere de nefsin fücûru ve takvâsı ilhâm olunur. Nitekim âyet-i kerîmede وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا buyurulur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Onun bu ilhâmî olan sözleri, kalbinde kendi aslına ulaş- mak aşkı olan kimseleri vecde getirir. Fakat bu aşkdan boş ve kendisinin benliğinde müstağrak olan kimselere bu ateşin te'sîri olmaz. Binâenaleyh her kimde aslına ulaşmak aşkının ateşi yok ise, o kimse evvelen kendi mevhûm olan varlığından yok olsun ve kendisinin aklî ve nazarî olan bilgilerinden fâ- nî olsun.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > O halde hem ilk yaratılmayı ve hem ikinci yaratılmayı kapsayarak mânâ işaret ettiğimiz gibi şu olur: Gökleri ve yeryüzünü yaran ve ayıracak olan, dünyayı yarattığı gibi ahireti de yaratan ve melekleri elçiler yapan, yani kendisinden kullarının şuurlarına tebliğ vasıtaları, peygamberlere vahiy, salih insanlara ilham, akıllara doğru düşünme fikrini getiren araçlar, yahut kudretini, eserlerini yaratıklarına iletici...
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > İmdi Allah Teâlâ’nın Cenâb-ı Mûsâ’yı ilk mübtelâ kıldığı beliyye Kıbtî’yi [25/42] bir yumrukla öldürmesidir; ve Kıbtî’yi katletmesini Allah Teâlâ onun sırrında kendisine ilhâm etti; ve onu öldürmeye muvaffakıyet ve kudret verdi. Binâenaleyh Cenâb-ı Mûsâ Kıbtî’yi Allah Teâlâ’nın kendisine vâki’ olan ilhâmı ve sırrında verdiği muvaffakıyet ve kudret sebebiyle öldürdü. Vâkıa Cenâb-ı Mûsâ bu fiilin ilhâm-ı ilâhî ile...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > “Vallahü makum” Yeminle, mutlaka Allah sizinle beraberdir. Kavliyle isbat buyurmakla âlemiyette iştirakı ilham ettikten sonra yani birleştirdikten sonra yani ulüvv-i mekan ile ulüvv-i mekaneti üstünüzde birleştirmiş oluyor.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > Bu tatilin ne kadar süreceğinin, ancak alacağım ilham ve ( Cem’o ) Babamızın izni ile tespit edileceğini, 3. Kendisindeki hassas olduğu, bahis mevzu kişi ile karşılaşma halinin de böylece tatil ile birlikte düzene gireceğini, 4.
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > ” ********** Her türlü hale kabiliyetli olan bu nefse “ fücurunu ve takvasını ilham etti.” “Fücur,” her türlü günah ve kötülükler, Vs. “Fücur,” Hakk’tan etmek, Hakk’tan uzaklaştırmak. Bunların zuhur mahalli ve faaliyyet sahası nefs-i emmâre ve levvâme ahlâkıdır.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Çünkü Merkez Efendi aldığı ilham üzere çiçek kopartmaya gidiyor ama bütün çiçeklerin zikirde olduğu bildiriliyor, onları kopartamıyor. Canlı cansız her şeyi Allah’la müşahede eden, hiçbir şeyi Allah’tan gayrı görmeyen biri ancak ölmeye yüz tutmuş, zikri kesilmiş bir kuru papatya alabiliyor.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > 8~ فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰیهَا ~ ~ ~ Kuranı Kerim Türkçe okunuş: 91.8 - Feelhemehâ fucûrahâ ve tagvâhâ. Diyanet Meali: 91.8 - (7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Ya’ni ba’zıları enbiyâya vahy ile ve ba’zıları evliyâya ilhâm ile, ve eşhâs-ı sâire-i insâniyyeden her birine ve hayvânât ve nebâtâta ve cemâdâta, velhâsıl bilcümle eşyâya umûr-i muhtelife-i kesîrenin tasrîfi ve tedbîri için irsâl olunurlar. Herhangi bir meleğin kendisinden müteessir olan şeye bir te’sîr ile ittisâli onun “kanad”ıdır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Bu münasebâtın idrâki ilhâm-ı ilâhî olduğu için rü'yâ ta'bîri müşkildir ve onun bir muttarid kāidesi yoktur. gibi yürüme! Zîrâ beyler ve vezîrler ve şâhlar hizmetlerini halka yükletmek sûretiyle yaşarlar. Halka hizmetleri için ücret de vermiş olsalar bile yine kendileri ücretle taşınan cenaze hükmünde olurlar.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Bunlara ulûhiyyet cihetinden her bir mertebeye ve her bir tavra gönderilirler. Yani bazıları enbiyaya vâhy ile, bazıları evliyaya ilham ile ve diğer insânlardan her birine, hayvanlara, bitkilere ve madenlere, bütün eşyaya muhtelif sonsuz emirlerin düzen-lenme ve tedbirleri için gönderilirler.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > Bu âyetleri okuyan ümmetine ise bu vahiy bilgisini ilham yönünden gönüllerine ilka eder. Bu âyetten anlaşılacağı üzere hurufu mukattâ olan harfler tüm peygamberlere vahiy bilgisi olarak gelmiştir. Bu âyetler müteşabih âyet olarak nitelendirildiğinden zahir alimler bu âyetleri kalplerinde eğrilik olanlar tevil eder diye teviline yanaşmazlar ve tevil edenlere de karşı çıkarlar.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > ..., hem (ondan) sakınmayı ilham edene ki,” (91/8) Böylece kendinde iki zıt bir araya getirilmiştir, ancak kendi içindeki mücadelesi sonun da Hakk’ın emrine uyması iste...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > “ NEFS-İ MÜLHİME” Nefs-i Mülhime: Kalbine gönlüne feyz ve ilham olunan kimse anlamındadır. Zikri: “YA HU ” dur. İdrâki: Bu mertebenin şuuru ile ileriye doğru gitmeğe gayret etmesidir. Kûr’ân-ı Keriym; Tahrim Sûresi; (66/8) Âyetinde bu mevzua işaret vardır. يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَصُوحًا (Ya eyyühellezine amenû tübû ilellahi tevbeten nasuha.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Onlara nüfûz etmek ve füyûzatından faydalanmak, ancak bizde mevcûd olan “Hakk’ın varlığı”nı faaliyete geçirmekle ve ondan ilhâm alarak, gayretimiz nispetinde mümkün olabilir " İz- -T-B- ". ------------------- Şimdi de “ hurûf-u mukatta’â ”nın bağlı oldukları mertebeleri daha iyi anlayabilmek için sayısal değerlerini inceleyelim: Kur’ân-ı Kerîm’de toplam ( 29 ) sûre hurûf-u mukatta’â ile başlar.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Ya sûret-i misâliyye ve berzahiyye ile zuhûr edip tekellüm eder ve sâlikin müşkillerini bu sûretle halleder; veyâhud sûretsiz ve kelâmsız sâlikin kalbine müşkilin cevabını ilkā ve ilhâm eder. Şu beyt-i şerîf, ikinci hâle nazaran söylenmişdir: "Öldükten sonra bizim türbemizi yeryüzünde arama; bizim mezârımız, âşık olan âdemlerin sînesindedir!
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Bu tasarruf kişinin eğitimi istikametindedir, eğer gaflette kendisinden "Mudil"in hikmeti, eğer kendisinden haberi varsa "Hâdî" nin hikmeti zuhûr eder işte bu tür zuhûr mahalleri Cenâb-ı Hakk’ın ledün ilminden ilham yollu istifâde ederler. Gaye böyle bir kanala ulaşıp eğitiminden istifâde etmek olmalıdır. Aksi hâlde bütün bildik-biliyoruz diye zannedilen bilgilerin hepsi hayâli ve vehmi'dir, içlerinde her zaman bir...
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve bu "inzal olunan şey" ta'bîrinde, melek vasıtasıyla inzal olunup, Peygamber'in lisânından sâ­dır olan hükümler dâhil olduğu gibi, doğrudan doğruya Peygamber'in kalbine ilham yoluyla nazil olan hükümler dahî dâhil olur. Yani böylece peygamberin lisanından sadır olan ahkam dahil olduğu gibi yani bu ayet-i kerimelerin peygamberin lisanından bir melek vasıtasıyla kendisine verildiği gibi doğrudan doğruya veya...
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > ...Allah varlık alemdeki her şeyi kalplere ilham yolu ile yazdırır. Kurân ile İnsan-ı Kamil kardeştirler. İnsân-ı Kâmil, Kur’ân’ın bütün cihetleri ve nispetleri ile in...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Bir sonraki âyetin de te'yîd ettiği üzere, "sıdk ile gelen" zâhiren Hz. Resûlullâh'tır (s.a.v.). Enfüsî yönden ise "sıdk", kişinin kalbine doğrudan gelen ilâhî ilhâm ve hakîkatlerdir. Tevbe Sûresi 9/128'de buyrulur: " Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz " ( Ant olsun ki, size kendinizden (nefsinizden) bir resûl geldi ).
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > «Rızkınızı semâdan gönderiyorum» sözü sûrette yağmur ise de vücûdumuz da gönül semâsından yağan ilim ve keşif ve ilham yağmurudur. Ezan-ı-Muhammedî ise 1- Dinsizleri dine, 2- Herhangi bir din sâhibini müslüman olmağa, 3- Müslümanları tasavvufa, 4- Tasavvuf ehlini mürşidde fenâ mertebesine, 5- Resûlde fenâ mertebesine, 6- Allahta fenâ mertebesine, 7- Allahta bekâ mertebesine dâvettir.
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > Kûr’ân’ı bu şekilde okumazsak bunu anlayamayız. “En güzel şekilde sana vahy ederek bunu okuyorum.” Vahy peygambere gelen özel bir haldir. İlham evliyaya ve müminlere gelendir. 3 çeşit Kûr’ân’ın nüzulü vardır. “Vahy, ilham, firaset.” Bu Sûrelerin mâ’nâsı hurufu mukattaa’da gizlenmesidir.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Yalnız bu mertebelerden gelen bilgiler ilham ve firaset diye adlandırılır ve şeriat ölçüsüne uyulur. Ölçüye olmayan bilgilere vehim ve hayal karışma ihtimali vardır. Onun için kabul edilmeden unutulur. Bu konu hakkında yapılan çalışmayı “Hayal vadisinin çıkmaz sokaklarından” özet olarak buraya almak faydalı olacaktır.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Gayemiz peygamberler tarihi yazmak değil, onların geçirmiş oldukları hayat tecrübelerinden yararlanarak, yolumuzu kısaltmak ve bizlere birer numune olan bu zevatın yaşantılarından örnekler ve ilhamlar alarak faydalanma yoluna gitmektir. Cenâb-ı Hakk cümlemizi bu yollardan faydalandırsın. Siyasî ve zâhirî görüşleri ağır basan bazı kimseler, Mûseviyyet ve İseviyyet mertebelerinden bahsedilirken bunları bugünkü...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Vahiy Efendimize, peygamberlere ait olan hadise, ondan sonra mü’minlere, irfan ehline, ariflere gelene ilham, nezaketen böyle dememiz gerekmektedir. Gerçi o da vahyin dışında bir şey değil ama vahiy peygamberani bir hadise, ilham da mü’minlere ait hadisedir.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Ayrıca mahzuru yok ise bir mesele sormak istiyorum: Gördüğümüz zuhûrâtları veya gönlümüze gelen duyguları, ilhamları başkaları ile paylaşmanın bir sakıncası var mıdır? Her şeyi herkese anlatmak sakıncalı mıdır? Rabbim’den sizlere sevdiklerinizle birlikte hayırlı ve uzun ömürler temenni ediyorum, sizi başımızdan eksik etmesin, hürmet ve saygı ile ellerinizden öpüyorum…
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > Yehova İncil kayıtlarını ilham etmek üzere de mukaddes rûhunu kullandı. Böylece Îsâ’nın Mesîh olduğunun kanıtları Mukaddes Kitab’ın bir kısmını oluşturdu. Kuşkusuz kutsal yazılarda önceden belirtildiği gibi herkes Îsâ’yı vaad edilen Mesîh olarak kabul etmedi.
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > O halde esir olan kişinin sorduğu soruya yine o anda aldığı ilhâm’a göre cevap vermesi gerekir. Doğru ve yanlış aldığı ilhâm’ı tatbik edip etmemesine göre şekillenecektir. 11. FA…. GÖ…. İS…
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Sonuncusu ise, Efendimize verilen “Kûr’ân ” dır ki, O da bütün mertebeleri kapsayan “Zat” i bilgilerdir. (2) İLHAM: Evliyayı Kirâm’a sunulan “VAHY” in açılımları olan İlâh-î bilgilerdir. Bu kişilerin kendilerindeki karşılığı, kendi “Hadîs-i kudsi” leri’dir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...“me” si kalmamış, ilhami bilgiler o kadar karışmış ki birbirlerine küçük şeyler büyük şeylermiş gibi gösterilmiştir. Bunların üzerinde çok uzun süreler zamanlar oyalanarak geçirtilmiş işte Cenab-ı Hakktan...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > ...peygamberlere ait olan bir mesele, ondan sonra mü’minlere gelen irfan ehline Ariflere gelenlere nezaketen ilham dememiz lazımdır. Gerçi o da vahiyin dışında bir şey...
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Bunun dışında saf ve temiz olan mü’minlerde “Mü’minin firasetinden sakının dendiği” gibi firaset sahini yani bir şeyi çabuk anlama kabiliyeti sahibi kişilerdir. İşte sıkıntılı durumlar bu ilham denilen kısımda ortaya çıkmaktadır. Kişiye gelen ilham-varidat olarak adlandırılan şeyler çoğu zaman vehim ve üç harfli kaynaklı olabilmekte ve kişiyi hayal vadilere sürüklemektedir.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Cenab-ı Hak'tan cümlemize her şeyin mantık kuralları içinde gerçeklerini ilham etmesini dilerim. Zuhuratların bir gören bir de görülen yönünden ayrı ayrı te'villeri olduğunu da bilmemiz gerekmektedir. Bismillâhirrahmanirrahim Muhterem kardeşim, bu kısa izahtan sonra zuhuratının bizce izah ve te'villerine geçebiliriz.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu batından zahire çıkma hadisesi üç türlü ilim yoluyla olmaktadır. Bunun Zat’i olanına “vahy” deniyor. Sıfati olanına yani Zat’ın izahına yönelmiş olanına “İlham” deniyor. Ef’al ve esma mertebesinde olanına da “Firaset” deniyor. İşte bu üç ilmin dışında hiçbir ilim yoktur ki diğerleri sadece nakil zahirden zahire olan ilimlerdir.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Ve bu sâlâh nefsimize diyor ki “ey nefs Rabbine ibâdet et sana bundan başka hiçbir şey faydalı olamaz” tavsiyesinde bulunuyor. Bu sâlâh bize idrâkimiz çok güçlü ise Cenâb-ı Hakk’tan ilhâm yoluyla gelebilir eğer bir derviş isek şeyhimizden gelir. İşte o anda şeyh konumunda olan kimse sâlâhlık getirir ve mânâ olarak orada Sâlih peygamberin görevini görür.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > Yolda (tarik) ilham kuşu Nûr-u ilâhi güzergahında bu sefer “54” ile biten sarı taksinin karıştığı kazada; Akl-ı küll dikkat et diyor. “54” hayali-İzafi “Kamer” im diyerek (sarı) geçici olanların hali budur. Nefsi küll de “İlm-i Ledün” zannedilen hayali yansımalara ve bunun inkisarına dikkat etmek lazımdır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Her kişinin kendi ulaştığı idrak seviyesinin âlemidir ve oradan buraya getireceği bir nişan olmalı, bunu istemekte o kişi, gönlünden istemekte yani yeni bir şey duymak, kendisine ilham edilmesi gibi. ...Ve dilek kabul edildi... Herkesin dileği bu şekilde kabul edilebiliyor. Yani gönül âlemine açıldığı zaman, gönül âleminden kendisine bahşedilecek olan bazı terkipler, bazı cümleler, bazı bilgiler olabiliyor.
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kevkeb Yıldız)
  > Başta sizler olmak üzere orada bulunan herkese Cenâb-ı Hakk’tan basiret, ilham ve feraset vermesini niyaz ederiz. Muxxxxx hanımın iyi niyeti, samimiyeti ve gayreti, kanaatinizce yeterli ise dördüncü derse kadar oradaki ayetler ile birlikte izah ederek verin.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Bu durum, bu düşüncesini zahire çıkarıp konuyu sıraya aldı ve Hakk-ın ilham ve yardımları ile nihayet bu vesile ile yazılmasına başlanmış oldu, ömrü olursa inşeallah tamamlanmasını da görmüş olacağız. Diğer bazı genel tefekkür kitaplarımızda da yapıldığı gibi, Terzi bu tür çalışmalara yazı ve tefekkür kabiliyetlerinin daha çok gelişmesi için, kardeş ve evlatlarından konu hakkın daki düşüncelerini de sorup, imkanı...
- **Hacc Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (02 Hacc Divan)
  > MEKKE-İ MÜKERREME'nin ve MEDİNE-İ MÜNEVVERE' nin içinde ve dışında bulunan ziyaret yerlerinin, sonsuz ruhaniyetlerinin feyz ve bereketlerinden alabildiğimiz manevî gıda­lardan sizlere de küçükte olsa bir MAİDE sofrası kurup tattır­mayı Mevlâm ilham etti. Bu aciz kalemin bütün oralardaki manevî hakikatleri yaz­ması olmayacak bir iştir, ancak yazabildikleri manâ aleminden sızıp gelen bir kaç damlacıktan ibarettir.
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ)
  > Kişi ilham almaya başladığı zaman kendisini iyi tanıyamaz ve ayırımlarını iyi yapamaz ise bir ehlulllah’tan ilham alıyorum zannederek cinniden evham alır. Kişinin zikirler nedeniyle hassaslaşan beynine cinni vereceği sinyaller ile onu yanlış yola sevkeder.
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > Bâtınen her ne kadar emmâre ve levvâme nefsler bizlerde aklı küllden gelen ilhâmi çocukları öldürse de bu gelen ilhâmi bilgiler bizlerde arka planda yüklü olarak bulunmaktalar yani nefsi emmâre ve levvâme öldürdüğü için yok olmamaktadırlar, batınımızda kayıtlı olarak durmaktadırlar, bizler çalışmalarımızı düzene soktuğumuz zaman, zikirlerimiz, tefekkürlerimiz, gece yolculuklarımız gibi, bu aşamadan sonra bu...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte arkadaşımızın sorduğu suali cevaplandırmak için veya yaşantıya tatbikata sokmak için günümüzde ve daha evvelki devrelerde de olduğu gibi işler karma karışık olmuş, şeriat bir birine geçmiş, tarikat birbirine geçmiş, kendi mertebeleri arasında Hakikat diye bahsedilen şeyim “Ha” sı kalmamış marifet diye bahsedilenin şeyin “me” si kalmamış, ilhami bilgiler o kadar karışmış ki birbirlerine küçük şeyler büyük...
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Bu mertebe ilhamatların geldiği mertebedir.. Meleki de olabillir, Şeytani de, gelen fikirlerin Şeriat süzgecinden geçirilmesi lazım. Şeriate ters gözüken haller kabul edilmez. Mesela batından, bir iyilik yapılması fikri doğdu. Bu doğru bir ilhamattır.
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî mânâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâlihazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > İlâhi mânâda vâhy , yeni gelen ve ancak bir peygam-ber tarafından insânlığa ulaştırılan Hakk’ın sözleridir. İlham ise, bu sözlerin izahlarıdır. Mûsâ (a.s.) ın Annesi Hakkında Vâhy Kûr’ân-ı Keriym Ta-ha sûresi 20/38-39 ayetlerinde; لَكَ يَا مُوسَىٰ ْ قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُو وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَى إِذْ أَوْحَيْنَا إِلَى أُمِّكَ مَا يُوحَى kale kad utiyte sü’leke ya Mûsâ (36) ve lekad menenna aleyke...
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > Belki dîn-i Îsâ'ya mensûb olan ulemânın ve dîn-i Muhammedî'ye tâbi' bulunan sulehânın veyâhud bir peygamberin ahkâm-ı dîniyyesi cârî olmayan akvâm arasında, bu zamân-ı fetrette yaşa- yan ukalâ ve hükemânın kalblerinde min-indillâh vâki' olan ilhâm ve ilkā ile o kavânîn-i hikemiyye takarrür eyledi. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (İbn Arabî) bu âyet-i kerîmeyi anlam itibarıyla...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Emmare Levvame Mülhime mertebesinde ilham ile evham da gelmeye başlar yani hayali girişler de olur. Çünkü bilgisayarı internete bağladığımız zaman çok bilgi kazanırız ama oradan virüs de girer. Aynı kapı açılmış olur. o zaman virüs koruyucuyu güçlü olarak kullanmış olmamız lazımdır.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Burası çok enteresandır, onun evham olduğunu fark edemez, ilham zanneder, işte onun için yalnız başına gidilmez, rüya vasıtasıyla ve yaşantısı idraki anlayışıyla takip edilir. Yani takip edilir derken polisiye takip değil manevi yolundaki seyri takip edilir.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî mânâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > İnşeallahu Teala zira size o ismi veren baba ağzından ilham tarikiyle aleme her şeyi verendir. Yani Sabri Bey’e konulan ismin manasını söylüyor. Sabır ismi babanızın ağzından bu size ilham ile verildi diyor.
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > “Sonra da hem kötülüğü hem de ondan sakınmayı ilham edene [21] ” yani nefsin halini belirtiyor. Böylece kendinde iki zıt bir araya getirilmiştir. Ancak kendi içindeki mücadelesi sonunda hakk’ın emrine uyması istenmiştir. Ancak o daha ziyade kötülüğü emretmektedir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > İsmâîl-i Ankaravî hazretleri lokmanın âkili Hz. Pîr olduğunu ve kalb-i şerîflerine vârid olan ilhâmın bu lokma sebebiyle mertebe-i kelâma gelemediğini beyân eder. Hind şârihleri ise, bu lokmanın âkili sâmi'ler olduğunu ve yedikleri taâm onların kalblerine bu nefehâtın aksine mâni' olduğunu îzâh ederler.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Pîr dahi bu âyet-i kerîme hükmüne tebean buyururlar ki: “İlhâm-ı ilâhî ile inşâd ettiğim bu Mesnevî'yi, senin yüksek olan himmetin[in] nerelere kadar çekeceğini ben bilmem; ancak Hak Teâlâ bilir. Ve ben ancak ilhâma tâbiim ve senin cezbin sebebiyle ne kadar ilhâm olunursa, o kadar söylerim.” 3. Bu Mesnevî'nin gerdanını bağlamışsın, bilmiş olduğun o tarafa çekiyorsun.
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > Bu öyle bir gönülden gönüle alışveriştir, ki kişinin terbiye edilmiş emin nefsiyle ruhunun veya mürşidinin kendisine yaptığı telkinat, ilhamat, gerçekler ve hakikatler neticesinde ancak “Haki­kati Muhammed’i”, “Nur’u Muhammed’I” o bedende meydana gelir. Bu oluşuma eskiler “veled-i kalb” (kalbin oğlu) demişlerdir. Her birerlerimizde olması gereken bu ikinci doğumdur, esas İsla­miyet bununla başlar. Ondan evvelki...
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî ma’nâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâli hazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Mâide Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (43 5 Mâi̇de-Sûresi̇)
  > ” Bu âyetten İslâmın ayrı bir din ve diğer dinlerin de İslâmdan ayrı bir din olmadıkları açıkça anlaşılıyor. Buradaki vahiy, Allah’ın o varlıktaki hakîkatini o varlığın mertebesinden zuhûra çıkarmasıdır ve bu vahiylere ilham deniliyor. İşte vahyin esâsı da budur, hangi varlığa hakîkati hangi mertebeden veriliyor ise o mertebeden ona vahyolunuyor.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > “Fe elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ” “ŞEMS-8” Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti “Mâ esâbe min musîbetin fîl ardı ve lâ fî enfusikum illâ fî kitâbin min kabli en nebreehâ, inne zâlike alâllâhi yesîr” (yesîrun) “HADİD-22” “Yeryüzünde ve kendi nefslerinizde, sizlere isabet eden bir musîbet yoktur ki, onu yaratmamızdan önce kitapta yazılmamış olsun. Muhakkak ki bu, Allah'a kolaydır.” Buraya kadar...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Araba içinde, hava yağmurlu. C.Hak’tan tamamlanması için sonsuz bilgi, ilham, okumak için zaman, niyaz ederiz. İnşallah. NECDET ARDIÇ (28.02.1969 Perşembe, saat 4.30) ÖN SÖZ Günümüzden yaklaşık (42) sene kadar evvel oluşumuna başlanmış olan bu kitabımızın kaynağı, okuduğum veya değerli gördüğüm kısa fakat oldukça mânâ yüklü yazıları sadece okumakla bırakmayıp küçük, küçük notlar halinde bir dosyada ve bir defterde...
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > Yani bazıları enbiyaya vâhy ile, bazıları evliyaya ilham ile ve diğer insânlardan her birine, hayvanlara, bitkilere ve madenlere, bütün eşyaya muhtelif sonsuz emirlerin düzenlenme ve tedbirleri için gönderilirler. Herhangi bir meleğin kendisinden müteessir olan şeye bir tesir ile ulaşması onun “kanadı” dır. Binaenaleyh her bir tesir yönü bir “kanad” olmuş olur.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > " Bu münâcâtı üzerine Hz. Ebu’l-Hayr’a böyle ilhâm-ı ilâhî geldi: “Bu elin kesilmesi gamında senin sıdk-ı hâlini inkâr eden, ehl-i tarikten birkaç kimseler var idi, dediler.” 1708. "Ki, meğer o tarîkde riyakâr idi ki, Hudâ ferik içinde onu rüsvây etti.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Mâşûkta gâip olup da o mertebeye çıksalar da, oradan eli boş dönmezler, yâ kitap, yâ ilham, yâ nasihat gibi incilerle geri dönerler. Asıl aşk budur. Âşık olmağı tercih edenler, sık sık vuslattan zevk almak için çıkarlar, inerler. Fakat aziz kardeşlerim nazarı dikkatinizi başka bir tarafa çekeceğim, cânânımın müsaadesiyle.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bunlar ayn-ı sabitelerinin ilm-i Hakk’ta ne suretle meydana çıkma olduğunu ve lisan-ı istidatlarıyla Hakk’tan ne şeyi taleb etmiş olduklarını bilmemekle beraber gerek vasıtalı ve gerek vasıtasız Hakk’tan kula gelen feyz-ilham- tecelliyattan ilimler ve ahlaktan bulundukları zaman içinde kabul ettikleri ilahi ihsanları ancak o zaman da olan istidadı cüzziyeleri ile kabul ettiklerini bilir. Zira Hakk’la huzur ve...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > Terzi Baba: Estağfurullah Fakir işte elimden geldiğince size açıklamam ilham olmak birçok şey tamamen işte unutturuluyor, birtakım şeyler hiç aklımda olmıyanlar birdenbire işte açığa çıkıyor. Fakir şimdi genel olarak fakir 14 şubat 1975 doğumlu Saferin 2'si 1395'e denk geliyor.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > Herşey zâtımız ile kaimdir. Fakat doğrudan doğruya onunla alâkalanmıyoruz, tanımıyoruz. Halbuki akıl, fikir, ilham, gam, sevinç o zatımızın şuuraltıdır. Onun için sonradan yaratılan bu fani vücud, geldiği yere dönüp, toprak, su, ateş, hava olacak, kendi denizlerine gidecektir.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > Gönül göğünün, yarılması için akıl semâsında bulunan kulaktan aşk badesi içilip, buradan akıl semâsı ve gönül semâsının yarılması ve Rabbin’de gelen ilhamlar ile boyun eğip, Hukkat kelimesinin sonunda geçen تْ “Te” harfinin cezm ile yani senliğin Hakk tarafından Cezb edilip, senliğin kalmadığı zaman “Ene’l Hakk” yani hakk ben-len dersin. Görüldüğü gibi, gönül semâsı yarıldığı zaman hakk oldu, hakikat oldu, gerçek...
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Her ne kadar arap kavmine gelmemiş. Batı kaynaklı, İsrail kaynaklı olmuş ise de ama dünya semâsına indiği için. Peygamber efendimizinde kabiliyetinin geniş olmasından, bunların hepsi kendisine ilhâmi olarak bildiriliyor idi, Hira dağında.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Bunun sonucunda İslâm’ın ilham verici hususiyeti, tabiat ile uyumlu, üretken, iyi ahlâkla bezenmiş, medeniyet inşa eden ruhu, milyonlarca insanı aynı çatı altında bir “ümmet” olarak bir araya getirmiştir. Daha sonra akıp giden zaman içerisinde Müslümanların iç kavgaları ve çekişmeleri ile içine düştükleri atalet İslâm Medeniyetinin ruhuna fayda getirmek yerine zarar vermiştir ve halen vermektedir, denilse sezadır.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Üçüncüsü, salâtta gönlüne ilhâm olunan vahdet şuuru ile ilâhî feyz ve nûrları, salât sonrasında da korumak ve hebâ etmemektir. Dördüncüsü," salât-ı dâimûn " yaşantısına vâsıl olup her an, her nefeste, şuurda ve idrâkte Hakk ile birlikte olmaktır.
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye)
  > [7/37] Ya'ni ey ârif, sana hazret-i kudsten ve Cenâb-ı ilâhîden fâiz olan ilhâm, gayra ilkā olunmaz; çünkü senin vücudun Hakk'ın gayrı değildir. Sen Rabb-i hâssın olan ism-i ilâhînin sûretisin; ve ism-i ilâhî ise, isim sâhibinin gayrı değildir. Bu sûrette fâiz olan ilhâm, ancak senden sana ilkā olunur.
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > ” Kimki belirli oluşumlarla gönlünü temizlemiş ise biz de onun gönlüne Kur’an-ı Keriym-i indirmeye başlarız, böylece o da “İnsan-ı Kamil” olmaya başlar. Burada Kur’an’ın inmesi, vahy ile yeni bir Kûr’ân inmesi değil, ilham ile mevcud Kur’an’ın inceliklerinin kendisine açılmasıdır. Şimdi tekrar geri dönerek Kadr Sûresine baştan başlayalım.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Onlar bunları ilham zannederler. Bu can-ı vücudu dediği; beden kasesi/kadehi. A’yan-ı Sabitenin tecelligahı olan sıfatlar, sıfatların tecelligahı olan isimler her bir tecellide kişi ayrı bir elbise giymiş oluyor.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > ...Vahy, İlham Firasat ilhamlar geliyordu, daha henüz vahye dönüşmemişti ilk gelen ilhamlar geliyordu Peygamber efendimize Allah’ın birliği tekliği hakkında alemler de O’ndan başka varlık olmadığı hakkında,...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ayna hakkında denilebilir ki o sembolizmin bizatihi sembolüdür. O tekabüllerin bir mertebeden geçişi sağlayan şeyin ilham edicisidir. Bu sözler ayna misalinin tasavvuftaki yerine işaret etmektedir. Fusus-ul Hikem ve şerhinde bu misalin muhtelif vesilelerle kullanıldığını görmekteyiz.
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > )a: "Eğer bu talebden vazgeçmezsen ismini nübüvvet defterinden silerim" buyurmasından anlaşılan ma'nâ budur ki: Ben senden vâsıta-i melek ile veyahut vâsıtasız ilham ile olan haber yolunu keserim; ve sana keşif ve tecellî yolunu açarım. Ve tecellî dahî sana isti'dâdın ne hal üzere ise, ancak ona göre olur.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İkinci levha Hüda, bunun içinde Hakk’ın özünü anlatan ilahi haberler vardır, bu zevke dayanan bir ilimdir, mü’minlerin kalbine ilham yoluyla gelen bir nur suretindedir. Çünkü Hüda kendi özünde ilhama bağlı bir varlığın sırrıdır. Kulları aniden yakalar.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Ayrıca ilgili âyetlere dair Terzi Baba’nın muhtelif eserlerindeki yorumları da önemli bir kaynak olarak değerlendirilmiştir. Bilindiği üzere, ilk sûfîlerle birlikte Kur’ân’ın keşf, ilham, mânevî tecrübe ve gönle doğan işaretler çerçevesinde yorumlanması, tasavvufî tefsirlerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > )’ın annesinin de peygamber olduğunu söylemişlerdir ancak genel olarak bu vahyin peygamberlik vahyi değil ilham yollu bir bilgi vahyi olduğu belirtilmiştir. Zâhiren Mûsâ (a.s.)’ın kendi annesine vahiy olmakla berâber Hakk yolunda bizim annemiz nefsi külldür.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > Vahiy olarak geliyor. Neden? Çünkü o zaman daha vahiy peygamber efendimizde faaliyete geçmemişti. Ama öncüleri ilham olarak gelmeye başlamıştı tevhid hakikatleri olarak. İşte böylece nerden oku diyor “ Bi ismi rabbike ” rabbının ismiyle oku bakın orada da yolunu gösteriyor.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ...Ç. Olsun Hamd o zevâl bulmaz Hudâ’ya; Ki ilhâm etti tefekkür nûrunu câna İki cihânı fazlı kıldı rûşen; Âdem’in toprağı feyzinden oldu gül-şen. Bir Kâdir ki bir göz a...
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > Oda da bana Hüdhüd'ün anlamını sordunuz ben de sizlere anlatmaya çalışıyordum. Hüdhüd kuşu tasavvufta manevi ilhamın sembolüdür. Bulunduğunuz mertebenin mülhime (ilham alan nefis) mertebesi olması itibarıyla Hüdhüd'ü sormanız anlamlıdır. Bir yönüyle mürşidi de temsil eden Hüdhüd kuşuna Ferîdüddin Attâr’ın Mantıku't-tayr isimli eserinde yer vermiştir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Ruh ile bedenin izdivacından nefsin mahalli ortaya çıkmış olur, kendinde her yöne uyabilecek kabiliyet vardır, “sonra da ona hem kötülüğü, hem (ondan) sakınmayı ilham edene ki,” (91/8) Böylece kendinde iki zıt bir araya getirilmiştir, ancak kendi içindeki mücadelesi sonun da Hakk’ın emrine uyması istenmiştir.
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > Mütefekkir daha yükselmek isteyince vehmin [15/73] taht-ı hükmünde zebûn olur. İlkāât-ı vehmiyyesini ilhâm zanneder. Nihâyet “mâdde kānûnu” tahtında şu hükmü verir: “Mâdde halkedilemez, mahvedilemez. Umûmiyet üzere kâinâtın ne sebebi ne de bidâyeti vardır.
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > Yakîn ilmiyle Ledün ilmi arasında fark şudur ki; yakîn ilmi, ilâhi zât ve sıfat nurunu idrâkten ibaretken, Ledün ilmi, Allah’tan ilham yolu ile mâ’nâları kavramak işidir.” Burada görüldüğü gibi bir bakıma Hakk’ın eli kulun eline dönüşmüş.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Mademki kör göz ışığa ve o aydınlığa sahip değildir, kendi hırsızını ne zaman tanır? Bu beyitlerde, nefs-i mülhime (ilham alan nefis) mertebesinde olan sâlikin (Hakk Yolcusu) hâline işaret edilir. Çünkü bu mertebede olan sâlikin hırsız konumunda olan nefsi, fücûrunu (günahkârlığını) ve takvâsını (Allah'tan korkup sakınmasını) kendisine ilham eder.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Böyle bir tulumu gördüğün vakit, sakın esrâr-ı vahdeti söyleme! Zîrâ bu tulumun içi evhâm ile dolu olduğu için, ilhâm-ı ilâhîyi ka- bûle müsâid değildir. Zîrâ dolu olan tuluma başka bir şey konamaz. Ma'lûm olsun ki, ulemâ-i zâhir bu vücûdât-ı izâfiyyeyi her vech ile Zât-ı Hakk'ın gay-rı görürler ve kul ile Hak arasında hâlıkıyet ve mahlûkıyet nisbetlerinden [başka] hiçbir nisbet ve taalluk kabûl etmezler.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > Kim dervişlik dersini yapıyorsa, kitap okuyor, sohbet dinliyor tefekkür ediyorsa bu hakikat üzerine yaşıyordur. Kim ki kendi varlığında bu mertebeleri yaşıyorsa kendisine bu hakikatler ilham ediliyordur. Kendilerine hayırlar işlemeyi; “Ev Hayna” biz hayır verdik. Peki, nerden bu hayır verildi?
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Zamânı gelince sabır pen­ceresinden Vech-i dîdârı temâşa edebileceksiniz inşaallâh-u Teâlâ. Zirâ size o ismi 12 veren, baba ağzından ilhâm tarîkiyle âleme her şey verendir. Âlem kurulduğundan beri peşrevler başlamış olup fahr-ı kâinât Efendimizin teşriflerinden sonra da büyük fasıl başla­mıştır.
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necdet Divanı)
  > Nice dostların vardı geçmişte, Mevla seni bir güzel seçmişte, Bugün her fırsat elinde işte, Lütfet dostlarına Kur'an oku. Anlamaya bak İlâhi kelâm, Nasıl duymazsın sana selam, Hissedersin hep bunca ilhâm, Gafil olma bilerek Kur'an oku. Vardır onda Peygamber kıssası, Mevzular hassasların hassası, Hep toplar kimin varsa hissesi, Yazık etme duyarak Kur'an oku.
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî'den Hikâyeler)
  > Zalimlerin Sonu : Firavun'un zulmü ve hilelerinin, kendi sonunu hazırlayan birer araç haline gelmesi. Zalimin kazdığı kuyuya kendi düşmesi. Sabır ve Tevekkül : Musa'nın annesinin ilahi emirlere (çocuğunu fırına atma, nehre bırakma) tam bir teslimiyet ve tevekkülle uyması, bu sayede çocuğunun kurtulması.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Çok uzun yıllar mürşidinden feyz ve ilham almak için Tekirdağ İstanbul arasında adeta mekik dokuyan Necdet Bey bu çalışmalarının karşılığını da artık görmeye başlamıştır. 1972 yılında seyr-i sülûkundaki derslerini tekmil tarik bitirmişti.
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > Bu sâlâh bize idrâkimiz çok güçlü ise Cenâb-ı Hakk’tan ilhâm yoluyla gelebilir eğer bir derviş isek şeyhimizden gelir. İşte o anda şeyh konumunda olan kimse sâlâhlık getirir ve mânâ olarak orada Sâlih peygamberin görevini görür. Bu mertebede kişiye bazı oluşumlar geliyor. Dervişe deve hükmünde bir bilgi gelir.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî ma’nâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâli hazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî mânâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâlihazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Çıktığımız vahdet pazarı, Cümle âlemi getirir beri, Allah'ın ilham verdiği arı, Kûr’ân hakîkati buldurur. Kâ’be tülünü araladı, Bin bir hakîkati sıraladı, Murat bâtını hatırladı, Kâ’be hakîkati buldurur. Muhammed Ali temizledi, Bizim canımızı bezledi, Evlâdınız beyti özledi, Fatma hakîkati buldurur.
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > Bu şekilde gelişlerin özellikle mülhime nefs mertebesinde ilham veya evham olup olmadığının çok iyi bir şekilde ayırt edilmesi gerekmektedir. Bu cümlenin ifâdesine baktığımızda fiiller ve sıfatlar ile değil sadece zât ile meşgûl oluş yâni tevhîdin tam hakîkâtiyle meşgûl olunarak kurulmuş bir cümle kurgusu vardır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç (152 20 9 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > O padişahın devrinde de müneccimler haber vermişler, “Efendimiz aldığımız ilhamlara göre (ilham olmaz da onlara, vehimlere göre, cinnilerin haberine göre)...” Bu hikaye ya, olmuş veya olmamış, ama misal güzel. Zaten hikayelerin hepsini mutlak olmuş diye kabul edecek değiliz. Hadiseye uygun bir sistem içerisinde senaryo oluşturuyorlar.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Hakkın ilham manasını bu şekilde de düşünebiliriz. Nasıl bir o turistleri gezdiren rehberler var biz kendi başımıza gitsek o binayı görürüz ama ne olduğunu bilemeyiz ama rehber öyle birşeyler söyler ki o binanın ne kadar tarihi bir değeri olduğu anlaşılmış olur.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > Emmare Levvame Mülhime mertebesinde ilham ile evham da gelmeye başlar yani hayali girişler de olur. Çünkü bilgisayarı internete bağladığımız zaman çok bilgi kazanırız ama oradan virüs de girer. Aynı kapı açılmış olur. o zaman virüs koruyucuyu güçlü olarak kullanmış olmamız lazımdır. Yani gelen bilgileri analiz edip onları birbirinden ayırabilmemiz lazım ki bize zararlı bilgiler içeri girmesinler.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kavliyle isbat buyurmakla alemiyette iştirakı ilham ettikten sonra yani birleştirdikten sonra yani ulüvv-i mekan ile ulüvv-i mekaneti üstünüzde birleştirmiş oluyor. Burada çok büyük müjdeler vardır tabi ki anlayabilene. Ancak sen bunu kendi beşeriyetine verme, bundan tenzih et, Hakkın mutlak vücudu dolayısı ile bu yükseklik size verildi.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Bu durum, bu düşüncesini zahire çıkarıp konuyu sıraya aldı ve Hakk-ın ilham ve yardımları ile nihayet bu vesile ile yazılmasına başlanmış oldu, ömrü olursa inşeallah tamamlanmasını da görmüş olacağız. Diğer bazı genel tefekkür kitaplarımızda da yapıldığı gibi, Terzi bu tür çalışmalara yazı ve tefekkür kabiliyetlerinin daha çok gelişmesi için, kardeş ve evlatlarından konu hakkın daki düşüncelerini de sorup, imkanı...
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Seyr-ü Sülûk Açısından Arzın “yayılması”: Nefsin hazırlanması, terbiye sürecinin başlamasıdır. Dağların “dikilmesi”: Sarsılmaz ahlâkî ve manevi temellerin inşasıdır. Nehirlerin “akıtılması”: İlâhî sevk ve cezbenin, ilhamın kalpte dolaşmaya başlamasıdır.
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > Hakikati Muhammed-î bütün âlemlere sâri bir hakikattir, biz düşüncemizi sadece şu dünya üzerinde toplamayalım İslâm’ın getirdiği hakikatler o kadar sonsuz ki bütün âlemleri kapsamına alıyor, zâten son din ve son kitap olması yönüyle öylede olması gerekiyor, sadece ilham yoluyla bu gerçeklerin açılmasıdır bundan sonrası artık, bizler gönlümüzün aldığı, aklımızın yettiği kadarını anlayalım bize şimdilik bu lâzımdır....
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî mânâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâlihazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî mânâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâlihazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Hakikati yalnızca akılla yargılamak ve ilhâm ehline “mecnun” demek, aslında mânâya kapalı bir idrakin tezahürüdür. Diğer yandan sûfîler nezdinde “beden kabri” , insanın sûrete hapsolmuş benliğini; ba‘s ise bu hapsin çözülmesini ifade eder. Dolayısıyla diriliş, yalnızca cismanî bir kalkış değil; sûretlerin hâkimiyetinden kurtularak mânânın ortaya çıkmasıdır.
- **İbrâhîm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (45 14 İ̇brâhîm-Sûresi̇)
  > Erkek çocuklarının öldürülmesi varlığımızda zuhura gelen ilâhi hakîkâtlerin öldürülmesi yâni tevhid hakkında gelen ilham ve vâridatları toplayıp, yetiştiremediğimiz için nefsimiz bunları öldürüp hükümsüz hale yâni ilgisiz hale getirmektedir. Kızların bırakılması ise gelen oluşumlardan nefsâni olanların öldürülmemesidir. وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي...
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (29 27 Karinca-Neml Sûresi̇)
  > Bunlara şükür etmemi bana ilham et gaflette bıraktır-madan böyle niyaz etti. Bu neden oluyor, karıncanın Süleymân ordusunun sizi çiğnemesin içeri girin demesi Süleymân ordusu: Esmâ-i İlâhiyye, onun içerisinde Cebbarlar var, Kahharlar var, karınca yiyen böcekler var.
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > Örümcekler bilim adamlarına uzay robotları yapma konusunda ilham verdi. Örneğin, "Spidernaut", onarım yapmak için bir uzay aracının dışından sürünmek üzere tasarlanmış mekanik bir örümcektir. Uzay aracının yüzeyine zarar vermemek için ağırlığı sekiz bacağı üzerine eşit olarak yayılır.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ya’nî ba’zıları nebîlere vahiy ile ve ba’zıları evliyâya ilhâm ile ve diğer insânlardan her birine ve hayvânlara ve bitkilere ve ma’denlere kısacası bütün eşyâya çok çeşitli işlerin tasarruf ve idâresi için gönderilirler. Herhangi bir meleğin kendisinden te’sîr alan şeye bir te’sîr ile bağlanması onun “kanad”ıdır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç (147 15 2 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Başkası da diyor ki Hakk’tan gelen ilhamlar misafir-i gaybi, yani gaybdan gelen misafirlerdir, misafir geldiği yerde güzel karşılanmazsa bir daha gelmez, buna da misafirlik hukuku deniyor. Ama misafir gelir de ev sahibini evde bulamazsa kapı kilitli ise bir gelir iki gelir, bir daha gelmez.
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > Gayemiz peygamberler tarihi yazmak değil, onların geçirmiş oldukları hayat tecrübelerinden yararlanarak yolumuzu kısaltmak ve bizlere birer numune olan bu zevatın yaşantılarından örnekler ve ilhamlar alarak faydalanma yoluna gitmektir. Cenâb-ı Hakk cümlemizi bu yollardan faydalandırsın. Siyasî ve zâhirî görüşleri ağır basan bazı kimseler, Mûseviyyet ve İseviyyet mertebelerinden bahsedilirken bunları bugünkü...
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu yolda yürüyenlerin biraz da dikkatini çekmek için vahiy şimdi gelemeyeceğine göre ilham almaya başlayacak olan kimselerin ilhamdan evvel böyle rüya-ı sadıkalarla yani tevil edilebilir mana alemi, misal aleminden gelen rüyalarla yani sağlam zemine basarak yola çıktığını göstergesi açısından mühimdir.
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Eyyûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Gaybiyye)
  > Ve bu “inzâl olunan şey" ta'bîrinde, melek vâsıtasıyla inzâl olunup, Peygamber'in lisânından sâdır olan ahkâm dâhil olduğu gibi, doğrudan doğruya Peygamber'in kalbine ilham tarîkiyle nâzil olan ahkâm dahi dâhil olur. İşte kavm-i Mûsâ ve Îsâ bu sûretlerle Cenâb-ı Hak'tan münzel olan şeyin a...
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Üzeyriyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kaderiyye)
  > " buyurmasından anlaşılan ma'nâ budur ki: Ben senden vâsıta-i melek ile veyâhud bilâ-vâsıta ilhâm ile olan haber tarîkini keserim; ve sana keşif ve tecellî yolunu açarım. Ve tecellî dahi sana isti'dâdın ne hâl üzere ise, ancak ona göre olur; ve idrâk-i zevkîyi itâ eden isti'dâddır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Bunun içinde, Hakkın özünü anlatan İlâhî haberler vardır… Bu, zevke dayanan bir ilimdir... Müminlerin kalbine ilham yolu ile gelen nur suretindedir… Çünkü: Hüda, kendi özünde ilhama bağlı bir varlığın sırrıdır… Kulları aniden yakalar.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Akıl bırakılmaz, akıl önemli dedim kendi kendime. Şimdi anlıyorum ki isabet etmişim, Allah (c.c.) doğruyu ilham etmiş… Akıl o kadar önemli ki nefs terbiyesi dahi aklın, akl-ı meadın açığa çıkması ve kuvvetlenmesi için yapılıyor.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Sırr-ı adında ve tadından yola çıkarak Türkçe harf sıralaması ile şöyle bir uygulama yapıp harfleri ilave edersek. [15] Sırr-ı b-adında – Badi – Varid, varidat. Salikin kalbine gelen ilham. Sırr-ı c-adında – Cadı – Yaşlı kadın. Nefsi emmare ve dünyanın geçici zevkeridir. Sırr-ı d-adında - Dadı – Çocuk yetiştiriciliği, terbiyesi ile ilgilenen kişi.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > Biz de bunu idrak ettiğimizde, kendi mülkümüzün velisi, kendi mülkümüzün rasûlü olmaktayız. Cenâb-ı Hakk bir ilham gönderdiği zaman, o ilhamı gaybden alıp, şuhûdumuza açmak, getirmek risâlet olmaktadır. (Terzi Baba Îmân sohbetinden.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > Nice dostların vardı geçmişte, Mevla seni bir güzel seçmişte, Bugün her fırsat elinde işte, Lütfet dostlarına Kur'an oku. Anlamaya bak İlâhi kelâm, Nasıl duymazsın sana selam, Hissedersin hep bunca ilhâm, Gafil olma bilerek Kur'an oku. Vardır onda Peygamber kıssası, Mevzular hassasların hassası, Hep toplar kimin varsa hissesi, Yazık etme duyarak Kur'an oku.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Rabbına soruyor duasında “Ya rabbi kavmim böyle böyle dedi benden daha ileri derecede konuşan birisi var mıdır” diye, o zaman Cenab-ı Hakk Musa (as) a ilham ediyor ki فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَاۤ اَتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا 18/65 “iki denizin birleştiği yere gidin orada kullarımdan bir kul bulacaksın kendisine ilm-i Ledünni kendi indimden bir ilim verdiğim bir...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Mekke-i Mükerreme’nin ve Medine-i Münevvere’nin içinde ve dışında bulunan ziyaret yerlerinin sonsuz ruhaniyetlerinin feyz ve bereketlerinden alabildiğimiz manevi gıdalardan sizlere de küçük de olsa bir Maide sofrası kurup tattırmayı mevlam ilham etti. Bu aciz kalemin bütün oradaki manevi hakikatleri yazması olmayacak bir iştir. Ancak yazabildikleri mana aleminden sızıb gelen birkaç damladan iberettir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani bu ismi vermemiştir, isimlendirmemiştir. Ama belirli tatbikatlar yapmıştır, belirli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaları da Hakk’tan ilham alarak yapmıştır, kendi nefsinden kafasından zaten bu sistemler kurulmaz. Ama şu sistem içinde bulunduğumuz Kadiriye’nin de diğer bazı tarikatların da kullanmış olduğu bizim 12 mertebe olarak kullandığımız sistem Hz Ali efendimizin bi zatihi kendi kurduğu sistemdir.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > Bunların türlü geliş yolları vardır. Bunlardan biri de Rahmani yoldan gelendir. Rahman kendi hakikatlerini ilham ederken, o mahalde nefsinden kaynaklanan batıl ilmi varsa, o ilim Rahman’dan gelen öğütü, yeni ilmi, yeni tecelliyi kabul etmez ve inkar eder.
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > “Memur mâzûrdur” düstûruyla üstlendiğim bu vazîfeyi, Terzi Baba’nın feyiz pınarından gönlüme akan ilhâmlarla yerine getirmeye çalıştım. Bu süreçte, âyetlerin hem zâhirî hem de bâtınî mânâlarını bir bütün olarak ele almaya özen gösterdim. Bununla birlikte, zâhirî tefsirler hâlihazırda çokça mevcût olduğundan, çalışmamın odak noktasını âyetlerin iç, derûnî, enfüsî ve bâtınî mânâları oluşturdu.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani bu ismi vermemiştir, isimlendirmemiştir. Ama belirli tatbikatlar yapmıştır, belirli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaları da Hakk’tan ilham alarak yapmıştır, kendi nefsinden kafasından zaten bu sistemler kurulmaz. Ama şu sistem içinde bulunduğumuz Kadiriye’nin de diğer bazı tarikatların da kullanmış olduğu bizim 12 mertebe olarak kullandığımız sistem Hz Ali efendimizin bi zatihi kendi kurduğu sistemdir.
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (30 19 MERYE)
  > Bu üreticilik hayâl ve vehim yollu değil ilham ile meydana gelecek hakîkat üretimidir. Bu üretim vahyî mânâda olmayıp vahyin açılmasını sağlayan ilhamî mânâdadır. Fenâfillâh’a gelen kişilerde bu tıkanıklık olmaktadır çünkü kişi hiçbir şeye değer vermeyerek yokluğa gitmektedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Nihayet yine aradan bir müddet geçtikten sonra takriben günümüzden 5000 yıl kadar evvel, Cenâb-ı Hakk İbrahim (a.s) aynı yerde aynı temeller itibariyle beytini yapmasını ilham ve emir etmiştir. Yeri geldiğinde buraya tekrar değineceğiz. Ey aklı ve gönlü çalışan kardeşim, iyi bil ki Cenâb-ı Hakk âlemdeki bütün oluşumları senin bünyende de ferdi olarak var etti.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > ...kaynaktan bir bilgi geliyor. Niye bu kanal ile olmuştur. Kişinin hâlini birden değiştirmek doğru değildir. 15-20 sene içinde oluşmuş alışkanlıklar bir anda değiştirilmesi de doğru değildir. Eczacı Erdinç g...
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > İlm’el Yakîn Nefsi Mülhime; ترجزی - Tercezi-Tercuzi-Tercizi , kelimeleri karşımıza çıkmaktadır. Ter-ceza; yani çalışmak ile oluşan mülhimenin ilham yönü karşılık olarak ortaya çıkar. Yalnız bu gelenlerin evham mı? İlham mı? Olduğunun ayırt edilebilmesi için şeriat ölçüsünün terazisine vurulması işe yararlılarının alınması, işe yaramayanlarının atılması gerekir.
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...em hakkında (Kâf 50/15) بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ …. ya'nî "Onlar halk-ı cedîdden lebs içindedir" dedi. Böyle olunca onlar emrin enfâs ile tecdidini bilmezler (45). ---------------- Cenab-ı...
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ve karşılıksız hakk tarafından ilham ile gönle doğmaktadır. Bunun içinde gönülden gönüle akan kevser ırmağı kaynağı olan irfan ehli Arif ile bu kaynağın, ana kaynağına ulaşmanın yolunu aramak gerekir. Yani hikmet ve ilmi yağmur birleştirilmeliki ölü olan beden arzı canlanabilsin.
- **Kehf-Mağara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (31 18 Kehf-Mağara-Sûresi̇)
  > ) vasıtasız kendi bünyesinden zuhura getiriyor, işte kişinin Rabbiyle arasında olan münasebetlerini düzelterek bire bir Rabbinden ilham alarak faaliyete geçmesi Ledün ilmidir. Bu binilen gemi Hakikat-i İlâhiye de Hakikati H Muhammedi g...
- **Mülk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (67 Mülk-Sûresi̇)
  > ...b-ı Hakk (c.c)’tan ilham alırlar ve bize iletirler. Bütün âlemde mevcût olan varlıklar Rahmân tecellisi ile olmuştur bu nedenle hepsinin hükmü Rahmân ismine dayanmak...
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > Binâenaleyh mesâlih-i ibâdın ıslahı için bir şeye taslît-i himmet etmeleri îcâb ettiği kendilerine ilhâm olunduğu vakit, o şeyin vücûduna hüsn-i himmetlerini sarfetmek iktizâ eyler. Eğer böyle olmasa idi, Nûh ve Hûd (aleyhime's-selâm) gibi ümmetlerini, taslît-i kuvvet-i kāhire ile altüst eden enbiyâya bu ma'nâyı nisbet etmek müşkil olur idi.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (13 ve Hakîkat-i İlâhiyye)
  > Bismillâhirrahmânirrahiym: PAPALIK, PAPA ikinci “Jan Paul” ve ON ÜÇ (13) Bu yazılım ve hesap tabloları Papa ikinci Jean Paul ’un ölümü, ve pazar (13/02/2005) tarihli, Amerikadan gelen, kardeşimizin de sayın Papa John Paul hakkında sorduğu soruları bulunan mektubunun karşılığı-cevabı olarak hazırlanmağa çalışıldı. Tamamlanması için Cenâb-ı Hakk’tan yardım ve ilham taleb ederiz. Evvelâ Papa ikinci “Jean Paul” hakkında...
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > ...(16/01/2015/Cuma) vaazda okundu. ------------------- 182 Madde âlemi perde dir derler, bir bakıma ehli gaflet için öyledir. Eğer madde âlemi perde olsaydı, Allah onu halketmezdi, perdeyi açmak ve kendini g...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Melek ondan şeytan gibi kaçtı; bir ekmekten dolayı ne kadar göz yaşı döktü! "Melek", iyi düşünceleri (havâtır-ı mahmûde) ilham eden nurlu ruhlar (ervâh-ı nûriyye); ve "şeytan", kötü düşünceleri (havâtır-ı mezmûme) ilham eden ateşli ruhlardır (ervâh-ı nâriyye).
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Bu nefis kendisinde nefs-i emmâre hâllerinden bir hâl ortaya çıktığı zaman pişman olur ve kendisini kınar. Üçüncüsü nefs-i mülhimedir (ilham alan nefis). Bu nefis terbiye ile oldukça saflık kazanmış olsa da, kınanmaktan ve övülmekten sevinç duyar ve halkın kabulünden hoşlanır.

## İlgili Kavramlar

- [Vahiy](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahiy) — related
- [Nefs-i Mülhime](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-mulhime) — related
- [Varidat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/varidat) — related
- [Rüya](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruya) — related
- [Keşf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kesf) — related
- [Keşf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kesf) — related
- [Varidat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/varidat) — related
- [Rüya](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruya) — related
- [Nefs-i Mülhime](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-mulhime) — related
- [Vahiy](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahiy) — related
- [Feyz](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/feyz) — related
