# İnsan-ı Kamil

> İnsan-ı Kâmil, varlığın zuhura geliş sebebi; Hakk'ın isim ve sıfatlarını kendinde toplayan, en parlak ve cami' aynasıdır. Seyr-i sülûkun varış menzili ve her salikin potansiyelidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/insan-i-kamil

---

Aziz dostum, irfan mektebinin kapısından içeri adım atan her can, eninde sonunda bir sualle yüzleşir: Bu varlık âleminin, bu sonsuz tecellîler denizinin bir gayesi var mıdır? Varsa nedir? İşte bu sualin cevabı, bu kevnî bilmecenin anahtarı, "İnsan-ı Kâmil" isminde gizlidir. O, ne sadece ahlâken olgunlaşmış bir kişi, ne de yalnızca çok ibadet eden bir zâhidden ibarettir. İnsan-ı Kâmil, varlığın zuhûra geliş sebebidir; Hakk’ın kendi isim ve sıfatlarını seyretmek için var ettiği en parlak, en câmi’ (toplayıcı) aynadır. Terzibaba İrfan Mektebi’nde bizler, bu kavramı kuru bir bilgi olarak değil, seyr-i sülûk yolculuğunun varış menzili, her sâlikin gönlünde taşıdığı bir potansiyel olarak anlarız. Gelin, bu kutlu menzilin ne olduğunu, mertebesini ve aslına nasıl işaret ettiğini birlikte tefekkür edelim.


## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > " "Arkayı kıbleye çevirmek"ten murâd, kâmilin dergâhının sûret ve rüsûmuna iltifat etmemekten kinâye olur. "Kıble"den murâd, insân-ı kâmildir. Nitekim Sipehsâlar hazretleri kendi Menâkıb'ında şu vâk'ayı nakleder: "Menküldür ki, bir gün ashâb, Sultânü'l-Ulemâ hazretlerini müstağrak buldular.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Hakk'ın nuru olan Hüsameddin, dizgini gökyüzünün zirvesinden geri çevirdi. Hüsameddin, sabit hakikati insân-ı kâmil olma yatkınlığını taşıması sebebiyle halkı doğru yola iletecek ve Hakk'ın Hâdî ismiyle aydınlatacak olan Hüsameddin, yatkınlığının dizginini gökyüzünün zirvesinden, yani sabit hakikatinin mertebesinden dış âleme çevirdi.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Yani "Ey Rabbim, melekler yeryüzünde kan döken ve zulüm ile fesat çıkaran Âdem'in halife olarak yaratılmasındaki sırrı senden sordular; sen de Âdem'in bütün ilahi isimlerine mazhar olup, onları kendi nefsinde zevk yoluyla bildiğini açıklayarak, Âdem'in senin sırrın olduğunu onlara gösterdin. Ve melekler bu sırra vakıf olduktan sonra anladılar ki, bal hükmünde olan böyle bir insân-ı kâmil, zehir hükmünde olan...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Yukarılarda îzâh olunduğu üzere "şâh"tan murâd Hak; ve "Ayaz"dan murâd abd-i mahz olan insân-ı kâmildir; ve "beyler"den murâd insân-ı kâmilin muârızları olan nefsânî kimselerdir. Hak ile abd-i mahz arasında sûret ve taayyün i'tibariyle gayriyet ve hakikat i'tibariyle ayniyet ve ittihad sâbittir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > " Ya'nî, eğer rûh-ı izâfisi rûh-ı hayvânîsi altında mestûr olan bir kimsenin başına şarâb-ı hakîkînin sâkîsi olan Hak Teâlâ inâyet cihetinden vurur ve bu âlem-i sûrette kahr ile tecellî ederse, o sâkî-i bâkînin kırmızı olan aşk ve ma'rifet şarabından içmeye iştihâ gelir ve insân-ı kâmillerin sohbetine cân atar. Baba Kemâl Hucendî'nin beyti (k.s.): گر دلت بشکست دلبر مستی افزون کن کمال کز شکست جام مجنون قصد لیلی...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > "Keyhân" ta'biriyle cenâb-ı Pîr efendimiz Çelebi Hüsâmeddin hazretlerinin bir âlem-i tâmm olduklarına işâret buyurur. Zîrâ insân-ı kâmil sûrette âlem-i sağîr ve ma'nâda âlem-i kebîrdir. Nitekim IV. cildin 523 numarasına müsâdif olan beyt-i şerîfde: [Sûrette sen küçük âlemsin, ama hakîkatte en büyük âlem sensin] buyrulmuş idi.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Ve gerçekten de bu yoğunluk âleminde ortaya çıkan insan bedenlerinden her biri, Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecellileri olup, daima onlardan bu ilahi sıfat ve isimlerin hükümleri ortaya çıkmaktadır. Şu kadar ki, insân-ı kâmil, bu kamışlık mesabesindeki cismaniyet âleminde, kendi cismani varlığının vehmedilmiş ve yok olduğunu idrak eder; insân-ı nâkıs ise, kendi vehmedilmiş varlığında ve benliğinde boğulmuştur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > İskencübîn şerbeti ise mizacı bozan safrayı giderip bedenin sağlığını düzeltmek için kullanılan bir terkip olduğundan ne pek ekşi ne de pek tatlı olmayıp mayhoş olması gerekir. Bu sebeple insân-ı kâmil, bal ve şeker gibi tatlı ve latif olan ruhanî halleriyle, noksan insanın sirke gibi ekşi olan nefsânî hallerini dengeler. Sıfât-ı nefsâniyye ile zuhûr kahr-ı ilâhî olup, bu kahır sirke gibidir; ve sıfat-ı rûhâniyye...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > " Bu beyt-i şerîfde ce-nâb-ı Pîr efendimiz Rabb-i hâssları olan ism-i gālibin "Feyyâz" ism-i ilâhîsi olduğuna işâret buyururlar. Ma'lûm olsun ki, her bir insân-ı kâmil cem'iyyet-i esmâiyyeyi hâiz ve "Allâh" ism-i câmiinin mazharıdır; fakat bu esmâdan bi- risi onun Rabb-i hâssı olduğundan, ondan o ism-i gālibin ahkâm ve âsârı zâhir olur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > Onun ulûm-i ledünniyyesinin ve maârif-i rabbâniyyesinin nûru, teveccüh ettiği kalb ve can üzerine doğucudur." Nitekim birçok kimseler akl-ı küllün mazharı olan insân-ı kâmilin teveccühü ile nûr-i ilim ile münevver olmuştur. Onlardan birisi de Yûnus Emre hazretleridir ki, Dîvân'ındaki eş'âr-ı ârifânesi şâyân-ı hayrettir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Güneş açık bir sûrette kadir ve menzilet i'tibariyle aydan daha yüksek olunca, ziyâyı da nûrdan efdal bil. Bunun gibi insân-ı kâmilin ve ulemâ-yı billâhın aydınlığı kendi zâtından ve hakikatindendir; ve ulemâ-yı zâhirin ve insân-ı nâkısın aydınlığı ârızîdir, kendinden değildir.
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TEDBIRAT I ILAHIYYE)
  > mürtefiʻolduğundan zamm eden ve zamm olunan ve zamm nisbetleri yoktur. Ve insân-ı kâmili emrlerden bir emr hasr da etmez. Zîrâ mertebe-i ıtlâka vâsıldır. Hasr ise takyîddir. Ve mutlak, mukayyedin zıdd
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > “Mişkât” duvar içinde kandîl veyâ lamba koydukları mahalle derler. Bundan murâd cemî-i esmâ ve sıfât-ı ilâhiyyenin mazharı olan insân-ı kâmilin kalb-i şerîfidir. Ve bu zât-ı şerîf âlemde vâhidü'z-zamân olup, hakikat-ı muhammediyyeyi hâmildir. Bilcümle ehl-i âleme füyûzât-ı ilâhiyye, onun kalb-i şerîfinden tevzî olunur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > İmdi ecsâmın ve bilcümle eşyânın bu tesbihleri basîret ile değildir. Basîret ile ma'rifet-i ilâhiyye ancak insân-ı kâmile mahsûstur. Zîrâ onlar bedenleriyle esrâr-ı teşbîhi ve rûhlarıyla esrâr-ı tenzîhi zevk edicidirler. 20. Tâ ki sultanın sırrını kimseye söylemeyesin; tâ ki şekeri sineğin önüne dökmeyesin!
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > ...âl:Bilcümle enbiyâ ve kümmel-i evliyâ, insân-ı kâmil olmak i’tibâriyle “Allah” isminin mazharı olduklarından [15/12] onlar dahi mertebe-i ulûhiyyetin cemî’-i esmâsının ahkâm...
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > Her ikisi dahi bu ism-i mübarekin mazharıdır. Fakat enbiyâ ve evliyâdan ibaret olan insân-ı kâmil tarîk-i tasfiye ile mebdee rücû' ettikleri ve kendi mevhûm olan varlıklarından fânî oldukları cihetle sâir efrâd-ı insaniyyeden bu kemâl ile mümtâz olmuşlardır.
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Beş Hazret Mertebesi 153 a. Tevhid-i Ef’âl 153 b. Tevhid-i Esmâ 155 c. Tevhid-i Sıfat 156 d. Tevhid-i Zât 157 e. İnsân-ı Kâmil 159 II- KAVRAMLAR 161 A. TESBİH VE ZİKİR 161 B. KELİME-İ TEVHİD 166 C. NAMAZ 174 D. EZAN 183 1. Tekbirler 184 2.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Aslında bu mevzuların bitmesi söz konusu değildir ancak dünyadaki süremiz de kısıtlı olduğundan daha başka kitap ve mevzularla da ilgilenmemiz gerektiğinden bu kadarla yetinmek zorunda kaldık. Bu ve benzeri kitaplar, Mevlânâ, Mesnevi-i şerif, Abdülkerim Cili, İnsân-ı Kâmil gibi sayabileceğimiz bu sahada olan ancak içeriği çok geniş az sayıda kitap, İslâm’ın ve Dünya tefekkür ve kültür sahasının zirve kitaplarıdırlar.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...Beyt (140) Dörtlük (155) 19.Paragraf: Sen insân-ı kâmil ile muhtecib olma! (175) 20.Paragraf : Hak ol ve halk ol! Allah ile Rahman olursun (182) Rubai (187) 21.Paragraf: O'n...
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vahiy ve Cebrâîl)
  > Genel anlamda vücûd dendiğinde madde yapılı varlık akla gelmektedir; geniş anlamda da bu gördüğümüz âlemler, zihnimizde canlanmaktadır. *(2) İnsân-ı Kâmil A. Keriym Ciyli Â’mâ s.156 *(3) Füsûs-ül Hikem A.A. Konuk Mukaddime s.4 Özet. “Mutlak vücûd” ifadesi ise, bütün bu âlemleri mey-dana getiren, kucaklayan, inceden ince, lâtiften lâtif, ışığın, nûrun, rûhun ve zûlmetin de kaynağı olan asli bir cevher sonsuzluğudur .
- **Uşşâkî Kültürünün Günümüze Yansıması “Necdet Ardıç” Örneği Yüksek Lisans tezi** — Serkan Denkçi (Uşşâkî Kültürünün Günümüze Yansıması “Necdet Ardıç” Örneği Yüksek Lisans tezi)
  > posta yoluyla gönderir ve belli bir süre içerisinde yorumlamalarını ister. Bu yorumlamaları kendisine aynı yolla; isim-soyisim, kişinin yaşadığı şehir, biat tarihi, bulunduğu mertebe ve zikrettiği esm
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > ...Çünkü koç insân-ı kâmil için zebholunduğu vakit, insân-ı kâmile gıdâ olup, onun cemî’-i eczâsında sârî ve hemân o olur; ve hayvan mertebesinden insân-ı kâmil mertebesine int...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Oradakiler efal cenneti, esma cenneti, sıfat cenneti, zat cenneti ve bu on birinci cennet aynı zamanda insan-ı kamilin cenneti de yani on ikinci mertebeyi de içine almakta yani on birinci mertebe de iki mertebe cennet ehli var ki o da efendimizin mertebesi, on iki ile on bir orada. Hani Rahman suresinde bahsediyor ya onun ilerisinde iki cennet daha vardır, o cennet ehline oradaki halleri anlatıyor, “Fe bi eyyi alai...
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Her halk edilen, ruhâni yolculuğunda, bir noktadan başlayıp sırası ile, bitki âlemi, hayvân âlemi, insân âlemi ve insân-ı kâmil olabilme şansı taşıdığından, (Hz MUhammed (s.a.v.) Efendimiz sonrası tabiki) bu ressamımız tahminim itibari ile hayvâni mertebede takılmış ve bunu kendisinin Îlâh-î hedefi görmüştür. Aslında bence, başka diyarlardan arkadaşının yanına gelip ona bu soruyu sorması bile, kendi mertebesinden...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > ) insân-ı kâmil, akl-ı küll hükmünde olduğundan bir bakıma (40) Hakikat-i Muhammedi olduğundan zekât almaz bunun (1) ini yani Ahadiyyet (zât) mertebesini sol el (Rahmaniyyet) mertebesine nuzül ettirerek. Mal-Beden-Vücud ifna eder ve temizler. Gerçek arınmış Uluhiyyet-Risalet-Abdiyyet mertebesi bağlantısı kurulmuş olur.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bir rivayette de “Muhakkak ki Allah Âdem’i Rahman sureti üzere halk etti” Hadis-i şerifi mucibince suret-i ilahiye üzerine mahluktur. Yani insan-ı kamil ilahi bir suret üzere bir mahluktur, halk edilmiştir. Yani Rahman sureti üzere veya Allah’ın sureti üzere halk edilmiştir. Demek ki insan ne müthiş bir varlık ama biz kıymetini bilemiyoruz.
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > İşte insân-ı kâmil de bütün bu mertebeleri okuya okuya yukarıya çıktığından aşağıda ne varsa hepsini okur. Ve de, bütün âlemler Hakk'ın kitabıdır. “Se nurîhim âyâtinâ fîl âfâkı ve fî enfusihim hattâ yetebeyyene lehum ennehul hakk. [20] ” Bu kitabın Hakk olduğunu yakında sana, hemen yakın gelecekte göstereceğiz.
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Yakar ve parçalayabiliriz. 7-Rûyada görülebilen kâmil insan; vücûdu mutlakın son tecellisi ve son elbisesidir. Ervahı evliyaya kelimatı ilâhiye denilir. Mertebe-i âdem, âlemde olan bütün mertebeleri kendisinde toplar.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Tasavvuf terimlerinde, siyah “A’mâ’iyyeti temsil eder, diğer ifade ile, “sevad-A’zam, zatu-l baht, sonsuz karanlık” gibi bazı terimlerle de ifade edilir. Abdül Kerim cili, İnsan-ı Kamil kitabında oldukça geniş bilgi vermiştir. Ve “Zat-ı Mutlak, kendi kendinde gizli, ancak kendine gizli değildir” şekli ile ifade edilmiştir.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zat tecellisi sadece insan-ı kamil’e olmaktadır. O saadetli Zat bütün varlıkların ayan-ı sabiteleri, iktizasınca yani bütün varlıktaki ayan-ı sabitelerinin gereğince kendilerine verilmesi icap eden atâyayı yani verilecek şeyleri kendisinde hilafet olması dolayısıyla ve bakıcısı olması nedeniyle onlara tevzi eder.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Her ne kadar enbiya insan-ı kamil olmak itibariyle cami esma olan Allah ism-i küllisinin mazharı iseler de bunlarda ism-i külli galip, kendi Rabb-ı hasları olan ism-i şeriftir. Bunlardaki ism-i külli galip, kendi Rabb-ı hasları olan ism-i şeriftir.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve halîfe, hilafet sureti üzeredir kendi yerine halife tayin edenin sureti üzeredir. Ve keza vakt olur ki abd, iftirasız mutlak abd olur. Çünkü insân-ı kâmil vücûdda Hakk'a muhtaçtır. Ne kadar arif olsa ne kadar insan-ı kamil olsa vücut düzeyinde Hakk’a muhtaçtır, Zîrâ vücûd-i Hak olmasa idi, insân-ı kâmilin taayyünü mevcûd olmaz idi .
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Kamil yani insan-ı kamil diyorlar, Kamil vasfı ile söylenen bir kul yani Allah'ın herhangi bir kulu kemalat üzere ise kamil vasfını almışsa yani mutlak kamil, insan-ı kamil olarak sayılan varlık, isimlerin tümünün zuhur yeridir. Yani daha evvel bahsedilen bir sürü esma-i ilahiyeden isimler bunların tümünün zuhur yeridir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Velâkin yalnız cehlin zevâli kâfî değildir; belki vücûd-ı insânîde a’zam-ı kuvâ olan “vehm”in dahi zevâli lâzımdır. Bu ise ancak bir insân-ı kâmilin isti’dâda göre terbiyesi ve bu terbiye dâiresinde sülûkün itmâmı ile olur. Zîrâ “bilmek” başka ve “olmak” yine başkadır. Bilmek ile vücûd-ı vehmînin nefyi ve tevhîd-i hakîkîye vusûl kābil değildir.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Çünkü Kur’an-ı Kerim İnsan-ı Kamil olan Hz Muhammed’e indirilmiştir. İşte bu geceyi böylece idrak ettiğimizde yani bu düşünceler içinde yaşadığımızda Kuran-ı Keriymin bizlere de inmesi mukadderdir. Ancak yeni bir Kur’an olarak değil mevcud Kur’anın bizde, gerçek yaşantısının ve mertebelerinin ortaya gelmesi mukadder’dir, çünkü belirtilen bütün sistem incelendiğinde bunu göstermektedir.
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani tam bir mazharda zuhura gelmesidir. Zîrâ insân-ı kâmil, vücûd-ı mutlakın cismânî ve nûrânî yani hem zahir hem de batın ve vahdet ve vâhidiyyet mer­tebelerinin hepsini câmi'dir. Ve bu mertebe zât-ı mutlakın en son tecellîsi ve en sonuncu libâs-ı taayyünüdür.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ancak bu insan-ı kamilde mümkündür, diğer varlıklarda mümkün değildir. Onun için insan-ı kamil Allah isminin cami isminin zuhur mahalidir. Diğer varlıklarda böyle bir şey olamıyor. Yoksa mertebe-i uluhiyetin içine aldığı esmanın küllisine mazhariyet her bir mevcut için mümkün değildir.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Fakat bu rücû’un fâidesi olmaz ve burada bir işâret daha vardır: (Bakara, 2/255) ya’nî “Şefaat eden kimsenin Allâh Teâlâ indindeki şefaati ancak Hakk’m izni ile olur" âyet-i kerîmesindeki sarahat mûcibince, insân-ı kâmilin sâlike ifazası dahi ancak Hakk’ın izni iledir. İşte bu âyet-i kerîmenin bu sürh-i şerîfe izafesindeki hikmet budur. [6] ---------------- هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن طِينٍ ثُمَّ قَضَى أَجَلاً...
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Yani karada ve denizde onları insân-ı kâmil Terzi Baba mazharından taşıdık. Onları İlâh-î yaşam gıdaları ile besledik. Ve onları diğerlerinden üstün kıldık. Burada dikkât ve hassâsiyetinizi, şu âyet numara-larına, çevirmenizi istirham ediyorum. 17/70….70-17=53=Terzi Baba.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Genel konuşma ve sohbetlerde iletişim sadece ses va-sıtasıyla ve zahir bir anlayışla olur iken, irfan ehlinin sohbeti ise, dört (4) kanaldan olmaktadır. Evvelâ - “leb-i derya” olan insân-ı kâmilin ağzından çıkan bir ses vardır. - o ses’e yüklenmiş bir mânâ , - ve o mânâ’ya yüklenmiş bir Rûh , - ve o Rûh’a yüklenmiş bir nûr vardır.
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Lûtiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Melkiyye)
  > Bu mertebe, zât-ı mutlakın kendisini bir mazhar-ı etemmde izhâr etmesidir. Zîrâ insân-ı kâmil, vücûd-ı mutlakın cismânî ve nûrânî ve vahdet ve vâhidiyet mertebelerinin hepsini câmi'dir. Ve bu mertebe zât-ı mutlakın en son tecellîsi ve en sonuncu libâs-ı taayyünüdür.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Bir tanesi Kur’an’da Yolculuk, Kur’an’ın bazı yönleri ile ilgili, mealleri ile birlikte okuyarak, diğeri Ahmed Avni Konuğun Fusus’ul Hikem’i dört ciltlik müthiş bir eser hayran kalmamak elde değildir, diğeri İnsan-ı Kamil Abdülkerim Cili’nin eseri, o da çok müthiş bir eserdir, diğeri de Mesnevi-i Şeriftir. Mesnevi-i Şer...
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Bu insân-ı kâmil namazı her rükûnda, her köşede rekâtları kılındıktan sonra en son gelinen kapı düzeyinde kâ’be-i muazzamanın doğu yönünde hacer’ül esved ile şeriat mertebesi köşesi ile arasında karşı tarafında makamı Îbrâhimiyet tam ortada birleştiği tam ortada şeriat ile marifetin birleştiği yerde tam bir insânı kâmil olarak tamamen sırata dönmüş olarak kâbe-nin duvarına tam ortada zem zem kuyusu da zaten orada...
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Zîrâ esmâ-i ilâhiyye mütekâbil ve mütezâddır. İnsân-ı kâmil ism-i Hâdî’nin mazhar-ı etemmi olup beyaz ve sâf bayraktır; ve İblîs ism-i Mudill’in mazhar-ı etemmi olup kara ve münkedir bayraktır ve insanlann bir kısmı bu beyaz bayrak altında ve bir kısmı da kara bayrak altında toplanırlar.
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > Hemen şu suâl akla gelip, burası ve bundan sonraki bütün safhalar için sorulabilir. Soru… Niçin sûre ve âyet numaraları 53 olarak netice-leniyor? Cevab… Kendisi bütün esmai ilâhiyyeyi giyinen bir adıda Kitâbı Mûbîn olan İnsân-ı Kâmil her şeyin açıklayıcısı olduğu gibi kendisini de açıklamış oluyor.
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye)
  > Fakat bu mazhariyet mevcûdâttan her birinin rubûbiyyet-i mutlaka- dan mazhar olduğu ism-i hâssın rubûbiyyet-i hâssası haysiyetiyledir; yoksa mertebe-i ulûhiyyetin mutazammın olduğu esmânın küllîsine mazhariyet her bir mevcûd için müstahîldir. Bu mazhariyet ancak “insân-ı kâmil❞e mahsustur. Zîrâ insân-ı kâmil kâffe-i esmâ-i ilâhiyyeyi câmi' olan “Allah” isminin mazharıdır; ve insân-ı kâmilden gayrı hiçbir mevcûdun bu...
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...). Onun dışındakilerin hepsi “kamil insan”dır. Bakın insan-ı kamil hakikati itibariyle zuhura gelen yani yukarıdan aşağıya doğru zuhura gelen, kamil insan ise aşağıdan yukar...
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > )ın ism-i küllîsi dahi “Fet- tâh" ism-i şerîfleridir. Her ne kadar enbiyâ-yı zîşân, insân-ı kâmil olmak i'tibariyle câmi'-i cemî'-i esmâ olan Allah ism-i küllîsinin mazharı iseler de, bunlardaki ism-i küllî-i gālib, kendi Rabb-i hâssları olan ism-i şerîftir.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Eserde, tasavvufun özü olan ârif, etvâr-ı seb’a, hazarât-ı hamse, gayb-i mutlak, âlem-i ceberût, âlem-i melekût, mutlak şuhûd, insân-ı kâmil, üç sefer ve tekvin gibi bahislerin yer alması nedeniyle tasavvufa gönül verenler için kılavuz olma niteliği taşımaktadır. Bu nedenle daha önce pek çok kez çevirisi yapılmış olan eseri, Necdet Ardıç kendi yorumlarını katarak daha da zenginleştirmiştir.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > ) insân-ı kâmil, akl-ı küll hükmünde olduğundan bir bakıma (40) Hakikat-i Muhammedi olduğundan zekât almaz bunun (1) ini yani Ahadiyyet (zât) mertebesini sol el (Rahmaniyyet) mertebesine nuzül ettirerek. Mal-Beden-Vücud ifna eder ve temizler. Gerçek arınmış Uluhiyyet-Risalet-Abdiyyet mertebesi bağlantısı kurulmuş olur. Buraya faydalı olur düşüncesi ile Duhâ sûresi 8.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Yani insan-ı kamili hâlk etti. İşte bütün bu alemlerin vücuda gelmesinin tek sebebi insandır. İnsan olmasaydı bu alemler olmazdı. Onun için hadis-i kudsi de de “ levlake levlak vema hâlaktul eflak” “Sen olmasaydın, olmasaydın bu alemleri hâlk etmezdim.
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > Zîrâ insân-ı kâmil kâffe-i esmâ-i ilâhi esmanın tümünü cami' olan "Allah" isminin mazharıdır; ve insân-ı kâmilden gayrı hiçbir mevcudun bu mazhariyyete isti'dâdı yoktur. Yani her bir mevcudun bakın, görülen âlemde ne varsa, vücut bulmuş varlık Uluhiyet mertebesinden, yani Allah’lık mertebesinden Uluhiyet mertebesinden aldığı hisse ve nasibi, yani bir bölümü vardır.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > Yukarıda (55/03) halkıyyetinden bahsedilen ise, gerçek “insan-ı Kamil”, gerçek muhabbet ehli, ilahi tecelligah mahallidir. “Rahmaniyet” in kendi bünyesinde meydana getirilen insan “Nefes-i İlahi” nin marifetini murad etsin, alemi bilsin. Zira nefsini bilen kimse, alemde zahir olan Rabbini de bilir. “Nefsini bilen Rabbini bilir” sözü burada yankılanmaktadır.
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > Yani şunu diyor bir İnsan-ı Kamil kendini eğitmezden evvel onun da bir Rabb-ı hassı vardı gençliğinde, kendisini eğitti İnsan-ı Kamil oldu, ama o Rabb-ı Hassı onun batınının hakikatidir, hakikat ise değişmez, o halde bu nasıl olur? Diye bir soru üretiyor.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > ” Âlem öyle tatlı bir nizam içinde ki; buna bir şey ilâve etmek veya bir şeyi eksiltmek düşünülemez!” demiştir. Dünya âlemi C.Hakkın zuhurlarını yansıtan kocaman bir aynadır. İnsan-ı Kâmil kitabı uluhuyete ait bölümde A.Cili (K.S) ulûhiyete ait sırda şöyle der:1-Varlık fertlerinden her biri ancak zatının hakkı kadarını alabilir.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Bu beyt-i şerîfte sâlikleri terbiye husûsunda insân-ı kâmilin bu âlem-i sûrette çektiği zahmetlere işâret buyurulur. Zîrâ kâmil henüz cismâniyet âleminde müstağrak olan sâliklerin destgîri olabilmek için rûhâniyet âleminden bu cismâniyet âleminin îcâbâtına tenezzül etmeye mecbûrdur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Kamil, birisi de bireysel manada fiziki manada yaşayan kendini bilerek yaşayan insan, İnsan-ı Kamil. Kamil İnsan. Evvela evren Hakikat-ı Muhammediye diye ismi ile Cenab-ı Ha...
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Buda Hayy esmâsının kendisinde zuhura çıkarmış bir insân-ı kâmil tarafından bizlere hayat vermesi ile oluşur ki, bizlerde dirilişe geçeriz. İç âlemimizde ki Mülhime nefsin evham tarafı, Rabbine dua et demeye başlar, yani özündeki Rabbaniyyet sıfatlarına yönel demeye başlar bunları anlayabilmen için ne yaşlı ne genç ikisinin ortası dinç olmalısın mademki tarik, tarikat ehlisin, azimli, şuurlu akıllı olmalısın ki sana...
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ********* Kişinin idrâkinin değişmesinden sonra yapmış olduğu çalışmalar yol hükmünde olan çalışmalardır. Kişi bu çalışmalarını kemâle erdirdikten ve kendi hakîkatini idrâk ettikten sonra kâmil insan olmuş olur. ********* Kâide: Evvel zamanda fıtratta mevcût; O dem insân-ı kâmil oldu mevlûd.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Nefsi hüviyetinin, ilahi hüviyetin aynası olduğunu bizlere bildirmiştir. “Nefsinizden peygamber geldi” (Tevbe/128) ayetiyle Mertebe-i Muhammediyet ve İnsân-ı Kâmil kanalıyla miraç yolu tüm müminlere açık tutulmuş ve namaz miraç hediyesi olarak bizlere ve tüm müminlere getirilmiştir.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > “Bunlar her ne kadar zâhirde insân-ı kâmili bulamamış iseler de, bâtında cem’iyyet-i esmâiyyeyi hâiz olan kâmilin tâlibidirler; fakat sen bu tâliblerin bu boş arayışlannda matlûb olan insân-ı kâmilin yüzünü gör!
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > Binâenaleyh vücûd-ı mutlak insân-ı kâmil [25/13] mir’âtında kemâliyle mütecellîdir; ve celâ ve isticlânın kemâli ancak insân-ı kâmil ile vâki’ olup vücûd için “sükûn” hâsıl olmuştur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > Gerçi Ali, Veli ile Veli, Ali aynı şey ama İnsan-ı Kamil ile Kamil insan aynı şey değildir. İnsan-ı Kamil bütün bu alemlerin aldığı isim, biz İnsan-ı Kamil’in içinde yaşıyoruz, insan suretleri içerisinde işte bu suretlerin içerisinde kim ne kadar kemale ermişse erebilmişse ona Kamil İnsan deniyor.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Kur'ân-ı-Kerîme Kur'ân-ı sâmit = Sessiz Kur'ân; insân-ı kâmile Kur'ân-ı nâtık = Konuşan Kur'ân denir. Kâmil insan kendisinin içten içe yedi mertebesi olduğunu bilir. Tasavvufta bütün gâye; gönlün içindeki bu yedinci mertebeye ulaşmaktır. «Rızkınızı semâdan gönderiyorum» sözü sûrette yağmur ise de vücûdumuz da gönül semâsından yağan ilim ve keşif ve ilham yağmurudur.
- **NECDET ARDIÇ’IN TASAVVUF ANLAYIŞINDA  SEYR-Ü SÜLUK MERTEBELERİ - Lisans Tezi** — Yavuz Bırak Kır (rfan Mektebi Hak Yolunun Seyr Defteri  lisans tezi)
  > ” olan insân-ı kâmilin ağzından çıkan bir ses vardır.-O sese yüklenmiş bir mânâ, ve o mânâya yüklenmiş bir Rûh,ve o Rûha yüklenmiş bir nûr vardır. Ses→mânâ→Rûh→ nûr”unbirliktefaliyeti“nefha-iilâhiyyev
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > İrfan sahibi Kâmil insanlar ise kendi sıla-i rahimleri Rahman olan Allahın zat cennetine dahil olacaklardır. (89-30) Allah Rahman rahim, bu şekilde besmele-i şerif de müşahedeli olarak hakikatiyle o kimseler tarafından yaşanmış olacaktır. ------------------- Gözler neden birlikte hareket eder?
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Gerek tefsirlerde gerekse sözlük kitaplarında furkan kelimesi, Kur’an’da yer aldığı yedi âyetten her birindeki konumu dikkate alınarak “Kur’an, Tevrat veya üç büyük kitap, delil, yardım, Mûsâ ve kavminin kurtulması için denizin yarılıp açılması, Bedir zaferi, kurtuluş ve başarı” gibi anlamlarla açıklanmıştır ( Lisânü’l-ʿArab , “frḳ” md.; Tâcü’l-ʿarûs , “frḳ” md.; Kāmus Tercümesi , “furkān” md.). [4] İnsan-ı Kamil...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Vesile de, insan-ı kamil yani kamil insan veya irfan ehli. İşte Allah'ın elinden tutması, irfan ehlinin elinden tutması neticesinde ancak o ilmi anlayış makamına çıkmaya sebep olur. Başka türlü de yolu zaten yoktur. Fetih suresi (48/10). işte bir bakıma da onu belirtmiş oluyor orada, Allah'ın elinden tutması.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > " Ma’lûm olsun ki, yukanlarda dahi îzâh olunduğu üzere “mutrıb”dan murâd, insân-ı kâmildir; ve acemî olan “Türk beyi”nden murâd dahi, câh ve mansıb ve mal ve mülk muhabbeti ile sarhoş olan ehl-i dünyâdır, insân-ı kâmil bunlann muvâcehesinde, bu keserâtın fânî ve mevhûm ve yok olduğun-dan bahseder. Kendilerinin mahbûbu ve ma’şûku olan bu keserâtın nefyi ehl-i dünyânın nefislerine ağır gelir de derler ki: “Ey efendi!
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Üçüncüsü, insân-ı kâmilin “fenâ-fillâh” ve “bakâ-billâh” hâlidir, şimdi, “mevt-i ıztırârî’’ vukûunda havâss muattal olup, rûh âlemi keşf olacağından, ölen kimsenin nazarında âlem-i sûret ve semâ ve yıldızlar ve felek kaybolur ve başka bir âlem zâhir olur. Ve o âlemde herkes kendi fikir ve hayâlinin iç yüzünü, suret perdesi olmaksızın müşâhede eder.
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ölüm Hakkında Kıyamet)
  > Buna kısaca “ne var âlemde o var âdem’de” denilmiştir. İşte bu şekilde insanda (insân-ı kâmil’de) Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın nokta zuhur mahâlli olarak bütün özellikleri ortaya çıkmaktadır. Çocuğu doğuran anne kendisi mahlûktur ancak çocuk doğurması yönüyle halkedicidir.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > ...âbesinde olan dîğer bir kâmil görür, demek olur. 3511. Mâdemki onu gözbebeğinin gayri görmedi, binâenaleyh onun gayri onun rengine kim erişti? “Mademki gözbebeği mesâbesinde bir insân-ı kâmil olan Hz. Bilâl’i, onu...
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > İmdi sıfât-ı ilâhiyye ile zâhir olan mahlûk “insân-ı kâmil”dir; ve إِنَّ اللَّهَ خَلَقَ آدَمَ عَلَى صُورَتِهِ [Allah Teâlâ âdemi sûreti üzerine halketti.] hadîs-i şerîfinde beyân buyurulan “âdem”den maksûd dahi “insân-ı kâmil”dir; ve “sûret-i Hak” dahi esmâ ve sıfât-ı ilâhiyye mec-mûunun sûretidir; ve sıfât-ı ilâhiyyeden bir sıfat, o insân-ı kâmilin ihâta-i külliyesinden hâriç değildir.
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kuddûsiyye)
  > Ve kemâl-i celâ ve isticlâ bu mertebe-i şehîdette zuhûr eden insân-ı kâmilin vücûduyla husûl-pezîr olmuştur; ve insân-ı kâmil kendi nefsinde bilcümle merâtib-i ilâhiyyeyi câmi'dir; ve onun gayrıları kemâlde noksandır. Binâe- naleyh insân-ı kâmil mevcûdâtın a'lâsıdır.
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (253 49 41 Ku Ker Yol  Hucurat  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ve insân-ı kâmil bi’l-asâle Hâtem-i Enbiyâ (s.a.v.) Efendimizdir. Ve cenâb-ı Pir efendimiz vâris-i Muhammedi’dir. Bu münâsebetle buyururlar ki: “Ey kendi hayâllerini hakikat bilmiş olan tâife, siz susunuz! Zîrâ Hak Teâlâ hazretleri Kur’ân-ı Kerîm’de (A’râf, 7/204) ya’ni, “Kur’ân okunduğu vakit O’nu dinleyin ve susun; nâil-i rahmet olmanız me’mûldür!
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > Bu sûrette atâyâ-yı zâtiyye ve tecelliyât-ı zâtiyye dedikleri zât-ı ulûhiyyetin tecellîsi olur. İmdi insân-ı kâmil “Allah” ism-i câmiinin mazharı olmak itibariyle, âlem-i kevnde Hakk'ın tecellî-i zâtîsi hâssaten ona olur; ve o zât-ı saâ- det-simât kâffe-i mevcûdâtın ayân-ı sâbiteleri iktizâsınca, kendilerine vârid olması îcâb eden atâyâyı ve minah-ı ilâhiyyeyi, hilâfeti ve niyâbeti hasebiyle, onlara tevzî eder.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Bir insân’ın âdil davranması için akl-ı kül-ü bir akl-ı olması lâzım. Başka türlü âdil davranamaz. Bu insân-ı kâmil bir can dostu arıyormuş, bu can dostunu bulmak için bazı denemeler yapmış. soru-1: Sultan salona girmiş.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Fakat aziz kardeşlerim, bunları söyleyenler boş kimseler değildirler. Olgun ve kâmil insanlardır. Meselâ: (bir hâdise var cân ile cânân arasında)... diyorlar. İşte biz bu hâdiseleri anlatmak istiyoruz. Söz, bizim gibi bir insanındır. Fakat ondan söyleyen başka bir varlıktır.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > ) İnsân âlemde Hakk’ın aynası. Belki mubalâğa, görünen aynısı. Bu Hakk’ın zatına hep çağrısı. Bütün âlemde İnsân-ı Kâmil Muhammed. (s.a.v.) (13) Ahad’ın sırrı belirdi onda… Ahad “onüç”tür, bilindi burda Kalmadı hiç bir perde ortada.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > Ben onu sevince de onun görmesi, işitmesi, yürümesi, tutması Ben olurum” diyor Cenâb-ı Hakk, insân’a verilen değere bakın ki Cenâb-ı Hakk “Ben olurum” diyor. İnsân denilen şeyin hakikatini anlamaya çalışalım, bu âlemlerin tamamının İnsân-ı Kâmil olduğu ifade ediliyor, bu hakikatleri idrak eden kimseye de Kâmil İnsân deniliyor, Efendimiz (s.a.v) başta olmak üzere Gavsı A’zâm’lar Kâmil İnsân’lar oluyor.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Bu eseri oluştururken, Terzi Baba’nın kitapları ve sohbetleri başvurduğum ana kaynaklar oldu. İlâve olarak, Mesnevî-i Şerîf, Fusûs’ül Hikem, İnsân-ı Kâmil ve Tedbirât-ı İlâhiyye gibi tasavvuf literatürünün önde gelen eserlerinin Ahmed Avni Konuk (r.a.) tarafından yapılmış şerhlerinden, Türkiye Diyâ-net Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nden, AcikKuran.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > İstersen Cemâl-î Muhammed-î olan bu âlemde hakk-ı seyret, ister zuhuru İlâh-î olan bu âlemde Cemâl-i Muhammediyye yi seyret, her iki yön de iki makamdır bunların hepsi de İnsân-ı kâmil de mevcuttur. Diler o yüzden âlem-i seyreder, diler bu yüzden, işte bu tür, Peygamberi ve Hakk-ı gören kimseler Mi’râc ve İrfan ehli kimselerdir.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > ” buyurulmuştur. Bu âyet-i kerîmede, hem sefer ve hem de tavâf-ı Ka’be ve hem de zamânının nebîsi ve “insân-ı kâmil olan îbrâhîm (a.s.) ’m ziyâreti emir buyurulur. Ve müteaddid âyetlerde, ibret almak için "Yeryüzünde seyâhat ediniz!
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Hak teala onu indiği insanın rengine göre boyar ve onun itikadına, zannına ve ameline göre çeşit çeşit, renk renk suretlerde icad edip vareder... Bunlardan maksad. Hakkın “tekvin” sıfatının tecellisinin beyanıdır. Kamil insan her halde gafil olmaz; “emr-i Hak” olan ilahî tecelli kendisine nasıl renksiz, şekilsiz, miktarsız ha­li ile geldi ise, aynı biçimde, yine renksiz, şekilsiz ve miktarsız haliyle bırakıp,...
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > Bir de kâmil insan birleştirir. Çünkü hakikatlerine aşinadır. İnsan-ı kâmilin hiçbir varlığa düşmanlığı olmaz. Çünkü insan-ı kâmil Allah isminin kapsamında olduğundan, bütün âlemdeki varlıklarının halk edicisi Allah olduğundan o mertebeden bakıldığında kimseye herhangi bir eleştirisi olmaz.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > ) insân-ı kâmil, akl-ı küll hükmünde olduğundan bir bakıma (40) Hakikat-i Muhammedi olduğundan zekât almaz bunun (1) ini yani Ahadiyyet (zât) mertebesini sol el (Rahmaniyyet) mertebesine nuzül ettirerek. Mal-Beden-Vücud ifna eder ve temizler. Gerçek arınmış Uluhiyyet-Risalet-Abdiyyet mertebesi bağlantısı kurulmuş olur.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yeri gelmişken şöyle İnsan-ı Kamil’in tarifini yaparken, insan-ı kamil; suret-i ilahiye üzere mahluktur. Suret-i ruhiyesi ve cismaniyesinin cümlesi Allah ismi caminin gölgesidir diye muhteşem bir izah yapmışlardır. “İnnallahe halaka Âdeme ala suretihi” hadis-i şerifinde beyan buyurulan Âdem’den murat İnsan-ı Kamil’dir.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Ama gerçek kemalatı sonradan gelmiş olmasından değil ilk oluşundandır. Hakikat-i Muhammedi denilen o yerin izahının bir başka şekli de İnsan-ı Kamil’dir. Lübbül Lüb’de İnsan-ı Kamil bölümünde bu konuyu anlatmıştık. Alemlerin var­lığı insan ismini almıştır. Bütün alemler insandan kaynaklanmıştır.
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > İnsanı birey olarak düşündüğümüzde yukarıdaki ifâdeye göre bâtını öne çıkmakta ve zâhiri onun arkasında kalmaktadır. Bu âlemler insân-ı kâmil ismi altında sıfat mertebesinde meydana getirilmiştir. Bu da geniş mânâda insân-ı kâmil programını meydana getirdim ki “Benim” sıfatlarımı ve isimleri taşısın, demektir.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > “Hot” kendi ma’nâsınadır, hotperest kendine dönük yaşamadır yani insân-ı Kâmil Hakperesttir, Hakk’a dönük yaşar gerçek hakka dönük yaşar ama kendini bilmeyen Hakperest efrad-ı bakiye insaniye yani kendini bilen insanlardan geri kalanlar ise hotperesttir. İnsan suret-i ilahiye üzerine mahluk olduğundan bil cümle Esmaya cami olan “ALLAH” ismi şerifinin mazharıdır. Yani insan Allah ismi şerifinin zuhur yeridir. İnsan,...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 17** — Terzibaba - Necdet Ardıç (149 17.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Şunu demek istiyorum insanlık alemi nasıl ki dinimiz içerisinde efal alemi esma alemi sıfat alemi zat alemi yaşantısı insan-ı kamil mertebeleri var. Birey olarak insanda genel olarak insanlığın ve insanların üzerinde yaşadığı dünyanın da bu süreleri bu evreleri vardır.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Zîrâ bu deliline ve hünerine i’timâd edip insân-ı kâmil kapısına müracaattan kendini müstağni addetmektesin. Sana lâyık olan şey ancak budur. Bu beyt-i şerîfte bir incelik daha vardır. O da budur ki, ulemâ-i zâhire; “eşyâ- da necâset ve bevl ve şâir eşyâ-yı hasîse vardır, binâenaleyh Hakk’ın zâtı eşyaya sârî olmak lâzım gelse, hâşâ ki Hakk’ın bunlara da sereyânı lâzım gelir" deyip, muhakkıkların mu’tekadı olan...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Birisi de o kadar güzel söz söylemiş ki insan-ı kamilden bahsederken “ Seni bu hüsn-ü vech ile görenler korktular Allah demeye döndüler insan dediler ” şimdi insan Allah mı oldu, hayır o ayrı meseledir, insanda Allah’ın kemalatı, Allah’ın tecellisi zuhuru olduğundan bu vasıfa haiz yani hak sahibi, çünkü Cenab-ı Hakk bu hakkı vermiştir.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > ...Kitâbı mîrâs verdik" (Fâtır, 35/32) âyet-i kerîmesi gereğince, Kur'an'ı mîrâs yemişlerdir. Beyt-i şerîfte geçen "peygamberlik cevheri"nden kasıt, insân-ı kâmildir. Tâlipleri...
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > Ama genel manada " kul-de " hükmüyle ortaya çıkardı, " vetlü - oku " , " vezkur-zikret ", " ikra'-oku " hükmüyle bu surette getirdi. Aslında özü hakikati olarak " vetlü " de " vezkur " da biz ma’nâsınadır. İşte O'nun ümmetlerinden de ondan sonraki yaşantılarda biz demesi, İnsân-ı kâmilin lisanından konuşması hükmündedir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Zat Allah ın kendi ilahi sisteminde zatının ve ilahi bilmenin gereği olarak; belirlediği ve insan-ı kamil olarak gerçekleşen ve ZAT ALLAH ın tam manasıyla şuhud aleminde-kainatta-- ve insanda—insan-ı kamil de-- yani EFENDİMİZ MUHAMMED MUSTAFA S.A.V da kemali olarak tam olarak kendini ve kendi zatını aynıyla gösteren ,tam kemali olan; meleklerin...
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Muhammediyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ferdiyye)
  > Fakat insân-ı kâmil, bu âlemin kesîf olan sûretlerinden her birinde Hakk'ı o sûretin muktezâsına göre gâh fâiliyet ve gâh münfailiyet ile müşâhede ettiği gibi, o suver-i kesîfeden biri olan kadında, hem fâiliyet ve hem de münfailiyet ile müşâhede eyler.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > ...nu ifade etmeye çalışmıştık… O zaman (هىخ) Hıhı gibi pek anlamı olmayan bir ifade ortaya çıkar. Ama aslında güzel bir anlam barındırır. “Hıhı” deyip geçmek diye halk arasında bir terim vardır. Sorulan soruya ya da...
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Burada elbiseden gaye (Esmâ-i İlâhiyye’dir) ve dışı “hullet” Halîl’dir. İçindeki, İnsândan gaye ise kâmil insân’dır. İşte gerçek mânâda İnsân dendiğinde bu vasıf kastedilmiş olmaktadır.Diğerleri ise İnsân namzetleridir, gaye ise (kâmil insân) olmaktır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...9, 19 tamam da bu 19 un aslı nedir, aslı 18 bin alemi müşahede eden insan-ı Kamil ile birlikte alemler 19 dur. Şimdi 18 bin alem bir tarafta olsun onu idrak eden bilen kimse...
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...ân-ı kâmildir. Bütün zıtlıkları bünyesinde toplayan, Ve bu ism-i cami’ insân-ı kâmilin Rabb’i olup, bu zât-ı sâadet-meâb (mutluluğa sığınan zat) ilâhi isimlerin tümünün mazharıdır. Yani insan-ı kamil cami olup ins...
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Sen bir pire için bir kilimi yakma; ve seni insân-ı kâmilden teb'îd ve tekfir etmek isteyen ehl-i sûretin sözleri, sinek vızıltısı gibidir; bu vızıltılardan dolayı gün gibi aydınlık olan rûhâniyet âlemini terk etme ve karanlık olan ta- bîat ve kesâfet âleminde kalma. 2934. Sûretlerde kaldığın vakit putperestsin; onun sûretini bırak ve ma'nâya bak! 2935. Hacca mensûb adam isen ister Hindû, ister Türk veyâ Arab bir...
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > 281 Ö N S Ö Z Kıymetli Gönül Dostlarım, Elinize alıp okumaya çalıştığınız bu kitap sizleri bir gönül dostu ile tanıştıracak ve onun manevi ikliminde hikmet ve esrar dolu bir yolculuk yaptıracaktır . KİMDİR BU GÖNÜL DOSTU? Bu gönül dostu, son dönemin büyük mutasavvıf ve velîsi, İnsân-ı Kâmil, âriflerin incisi Hazreti Pirimiz Necdet Ardıç Uşşâki “Terzi Baba” efendimizdir. Büyük gayretlerle ve özenle derlemeye...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (150 18 12 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > 7 nefis mertebesinden sonra yukarıya doğru uruç çıkışta 8 İbrahimiyet, 9 Museviyet, 10 İseviyet, 11 Muhammediyet, 12 Hakikat-ı Muhammedi, İnsan-ı Kamil, 13 hakikat-ı Ahadiyet Ahmediyedir. Nüzül iniş ise tersidir, 13 Hakikat-ı Ahadiyet Ahmediyet, 12 Hakikat-ı Muhammedi İnsan-ı Kamil, 11 Muhammediyet, 10 İseviyet, 9 Museviyet, 8 İbrahimiyet, 7 -1 arası nefs mertebeleridir.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Evvelâ, bu cümleden hareketle hikâye şöyle yorumlanabilir mi diye düşündüm: Padişah kelimesi bu tarz anlatılarda genel itibâriyle kâmil insanı temsil ediyor olabilir. Dolayısıyla hikâyedeki padişahı kâmil bir mürşid olarak kabul edersek, doğmak kelimesiyle şeriat, yaşamak kelimesiyle târîkat, öldürmek kelimesiyle hakîkat, ölmek kelimesiyle marifet kastedilmiş olamaz mı?
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Aslında bu mevzuların bitmesi söz konusu değildir ancak dünyadaki süremiz de kısıtlı olduğundan daha başka kitap ve mevzularla da ilgilenmemiz gerektiğinden bu kadarla yetinmek zorunda kaldık. Bu ve benzeri kitaplar, Mevlânâ, Mesnevi-i şerif, Abdülkerim Cili, İnsân-ı Kâmil gibi sayabileceğimiz bu sahada olan ancak içeriği çok geniş az sayıda kitap, İslâm’ın ve Dünya tefekkür ve kültür sahasının zirve kitaplarıdırlar.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Hâl böyle olunca bu sûre-i şerifin sıfat İseviyyet mertebesi itibari ile değerlendirilmesi gerçeği ortaya çıkmaktadır. Ancak burada ki İnsân-ı Kâmil ifade ve değerlendirilmesi, sıfat mertebesinin hakikatlerinin ortaya çıkmasıdır. Âyet-i kerîmenin içinde geçen kıyamet bilgileride bunu göstermektedir.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Velâkin gerek Ka'be'de ve gerek insân-ı kâmil de "Mescûdün-leh"yani onunla secde edilen ancak Hak'tır. Onların suver-i müteayyinesi yani taayyün olmuş suretleri hayalden başka bir şey değildir. Yani gördüğümüz bu heykeller hayalden başka bir şey değildir. Ancak onların özünde var olan Hakkın hakikatidir. Ve keza Ebu'l-Hasan Harkânî (r.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Hakikat-i Muhammediye. Tüm âlemleri ihata ediyor. Onun ortaya gelerek onun kemalatından kemalat almak suretiyle yetişenler de kâmil insanlardır. İşte Cenab-ı Hakk bu sistemin başlangıcını âdem ismiyle zuhura getirdiğinde Âdem (as)’da oluşan şuur ile ilahlık varlığı ortaya çıktı.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > ...eder. Bu çiftlik, bedensel-zihinsel zıtlıklar arasında olduğu kadar, nefsin karanlık yönleriyle ilahi hakikatin batini parıltıları arasında da yaşanır. Buradaki iki eş: Nefs ile beden Nefs-i emmare ile ilahi yön...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte yazarlar çizerler söylüyorlar efendim onun üstünde 19 var Cehennem zebanileri 19, besmelenin harfleri 19, 19 tamam da bu 19 un aslı nedir, aslı 18 bin alemi müşahede eden insan-ı Kamil ile birlikte alemler 19 dur. Şimdi 18 bin alem bir tarafta olsun onu idrak eden bilen kimse olmasın o yok hükmündedir, 18 bin alemi var eden yani bilen varlığını ortaya çıkaran o 18 in yanındaki bir dir.
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (29 27 Karinca-Neml Sûresi̇)
  > ...-sîn: O insân, kâmil insân Allahın en büyük Âyeti âlem-lere göre küçük olmasına rağmen, İlâh-î hakikatlerin tümünü ortaya koyma kabiliyeti ile fark edilmiş. C.Hakk’ın ne k...
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > ) dahi, kesîrü'n-netâyic ve'l-evlâd idi; ve maânî-i külliyye ve cüzʼiyyenin müşâhidi olduğu hâlde makām-ı kalbîde olup, ahlâk-ı ilâhiyye ile mütehallık ve "Allah" ism-i câmiinin mazharı olan bir insân-ı kâmil idi. Ve onun üzerine sıfât-ı kalbiyye gālib olmakla Kur'ân-ı Kerîm'de buyurul- duğu üzere Medyen ehline وَيَا قَوْمِ أَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ ettim; halkı...
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > Ve hayvan mertebesinden İnsân-ı kâmil mertebesine intikal eder. Bu ise ona inayettir. Yani ona bir lutûftur. Bize inayet olması dahi yani bu ilmin bu hakîkatin bize bildirilmesi lutuf olması dahi koçun bizim katlimize mani olmasıdır.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > Zira Kûr’ân-ı Keriymin bir Sûre sayısı, Âyet sayısı, kelime ve harf sayısı vardır. Yaşantısı ve ahlâkı Kûr’ândan başka birşey olmayan İnsân-ı Kâmil Peygamber Efendimizin de yaşamına baktığımızda doğduğu tarihi, hicreti, peygamberlik yaşı, süresi, savaşları, fetihleri, ölüm gibi bütün olayların ancak sayılarla ifade edildiğini görmekteyiz.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > Bütün bu insanlar bir tek insan, işte bu insan-ı Kamil ve biz o İnsan-ı Kamil’in birer hücreleri birer yapı taşları gibiyiz, birer hücreleri gibiyiz. Bütün insanların tamamı bir insandır. Ve bu insanlar Allah’ın halifesidir.
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > ...ânı ve “Allah” ism-i câmiinin mazharı olan insân-ı kâmil idi. Binâenaleyh, Rabb’i kendi nefsine izâfe etmekle, kendinin mazhar olduğu ism-i câmi’ olan “Allah” isminin sırât-...
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > Zîrâ resûllerin her biri insân-ı kâmildir; ve insân-ı kâmil "Allah” ism-i câmiinin mazharıdır; ve “Allah” ismi, bütün esmâ-i ilâhiy-yeyi câmi' olunca insân-ı kâmil dahi cemî'-i esmâ-i ilâhiyyenin mazharı düşer. İşte إِنَّ اللَّهَ خَلَقَ آدَمَ عَلَى صُورَتِهِ [Allah Teâlâ âdemi sûreti üzerine halket-ti.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Aslında bu mevzuların bitmesi söz konusu değildir ancak dünyadaki süremiz de kısıtlı olduğundan daha başka kitap ve mevzularla da ilgilenmemiz gerektiğinden bu kadarla yetinmek zorunda kaldık. Bu ve benzeri kitaplar, Mevlânâ, Mesnevi-i şerif, Abdülkerim Cili, İnsân-ı Kâmil gibi sayabileceğimiz bu sahada olan ancak içeriği çok geniş az sayıda kitap, İslâm’ın ve Dünya tefekkür ve kültür sahasının zirve kitaplarıdırlar.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Bu seyr-i gerçekten tamamlamış kimseler diğer insânlara sadece dış görünüş ile benzerler; iç bünyeleri tamamen farklıdırlar. “Kâmil insân” içinde ve dışında yani “afaki ve enfüsi” daimi Rabbı ile olandır, “noksan insân” ise daima nefsiyle olandır.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > “Ha Mim” diyor ama o gün efendimize olan bu hitap sonra O’nun ümmetinedir, varislerinedir, ayrıca bırak İnsan-ı Kamil olmayı okuyan, kim okuyorsa ister cahil olsun ister alim olsun “Ha Mim” diye hitap ona geliyor. Neresinden geliyor, kendi mertebesinden geliyor.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Böylece sâlik, kemâl yolunda ilerleyerek insân-ı kâmil vasfını kazanır; kendisi kemâle erdiği gibi, başkalarını irşâd ederek kemâle ulaştırma imkânına kavuşur. ------------------- Âyet 35-40 اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ ﴿٣٥﴾ (56/35) İnnâ enşe’nâhunne inşâ-â.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > Kamil insan her halde gafil olmaz; “emr-i Hak” olan ilahî tecelli kendisine nasıl renksiz, şekilsiz, miktarsız ha­li ile geldi ise, aynı biçimde, yine renksiz, şekilsiz ve miktarsız haliyle bırakıp, böylece tecellinin hukukuna riayet edip, geldiği gibi göndermelidir. İnsanın içindeki düşünce ve tasavvurları, dışarıdaki fiil ve hareketleri, inançları, tahayyülleri, nefesleri bir zer­re dahi yok olmaz.
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > 19 adet insân-ı kâmilin şifre rahamıdır. “Ye” ile ilm’el yakîn, ayn’el yakîn, hakk’el yakîn mertebeleridir. ---------------- Sûre-i şerifin sayı değerlerine bakalım; (أعلى) Â’la sûre ismi “Elif: 1” “Hemze: 1” “Ayın: 70” “Lam: 30” “Ye: 10” harf değerlerinden oluşmaktadır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Bu avam içinde kalmış, insan-ı kamildir diye değiştirelim ki, hakikati bu zaten. Burada bahsettiği kimseler bunlardır. Allah'ın zatıyla yaşarlar ama dışarıdakiler bundan habersizdir. Namı ile anılan kimseler anlarlar… Bunlar, şerefli ve kâmil kimselerdir…
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve "rahmet" ise sıfât-ı ilâhiyyeden bir sıfat olduğundan, esmanın tümü ve sıfât-ı ilâhiyyenin hey'et-i mecmuası ona sığmaz; fakat insân-ı kâmil, cemî'-i esmayı cami' olan "Allah" isminin mazharı olduğundan, bu heyet-i mecmua ona sığar. Binâenaleyh Hak ancak ârif-i billah olan insân-ı kâmilin kalbine sığar; ve ba'zı esmayı arif olan kulûb-ı cüz'iyyeye ve gayr-ı arifin ve âsînin ve câhilin ve şakinin kalblerine sığmaz.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > İnsan-ı Kamil tekamül ettikten sonra belirli bir mertebeleri, belirli eğitimleri yaptıktan sonra onun varlığını kuş olarak yani bizim anladığımız hayvani manada bir kuş değil. Göklerde seyeran, cevelan eden bir varlık olarak, kuş gökte uçtuğu için, yeryüzündeki varlıklara benzetmiyor.
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye)
  > Zîrâ Cenâb-ı Süleymân insân-ı kâmildir; ve insân-ı kâmil ism-i câmiin mazharıdır. Binâenaleyh Süleymân (a.s.)a tebaiyyet, erbâb-ı müteferrikayı câmi' olan Rabb-i mut- lakın sırât-ı müstakîmi üzerinde meşyi iktizâ eder. Nitekim Hak Teâlâ buyurur: أَأَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ )Yusuf, 12/39) ya'ni “Erbâb-ı müteferrika mı hayırlıdır, yoksa Vâhid-i Kahhâr olan Allah mı hayırlıdır?
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > Bunu idrak eden seni seven ve senin tarafından sevilen bu insân-ı kâmil, âdem-i ma’nâ, sayıları milyarı aşan insanların arasında gizlidir. Sevgililerin acaba üçler yediler, kırklar, binbirler dediğimiz bu muhterem kimseler mi? Benim Hakîm olan Allah'ım; mektup yazarız, bir veya birçok sahifelerin içinde, maksadımızı anlatan ancak birkaç satırdır.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > HOCAM: Biraz önce konuştuğumuz konulara atfen şimdi bizde esmalar az her esma cüzi olarak dolayısıyla insan ne kadar yükselirse yükselsin olacağı kamil insan deniliyor, peki insan-ı kamil dediğimiz peygamber efendimiz s.a.s da bu esmalar diğer kamil insanlaramı yakın yoksa birebir küllü külli kadar olması mümkün değil) bir ara o zaman ha ara bir yerde ama diğerlerinin üstünde bir güce sahip mes...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte biz kendi Rablarımızı kalbimize sığdırıyoruz, ama insan-ı Kamil Rabb-ul alemin olan Allah’ı kalbine sığdırıyor. Hatta öyle diyorlar ki Arş ve Kürsi hepsi toplansa İnsan-ı kamil’in diğer ismi ile kamil insanın kalbinin köşelerinden bir köşede ancak kalır ve daha o kadar da gelse hepsini de alır üzerine.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ne zaman ki bir insan-ı Kamil aynası çıkacak karşısına o aynada onun gönlünde evvela kendini tanıyacak sonra rabbını tanıyacak sonra o aynaya da ihtiyacı kalmayacak çünkü kendisi zaten Hakk ile Hakk olmuş olacak. O kadar kısa ki “çık aradan kalsın yaradan” bu kadar kolaydır. Bir adımıyla nefsinden geç, ikinci adımıyla da Allah’a ulaş diyor, iki rekat namazın oluşumu budur zaten birisi fena fillah biri bakabillah....
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ne zaman ki bir insan-ı Kamil aynası çıkacak karşısına o aynada onun gönlünde evvela kendini tanıyacak sonra rabbını tanıyacak sonra o aynaya da ihtiyacı kalmayacak çünkü kendisi zaten Hakk ile Hakk olmuş olacak. O kadar kısa ki “çık aradan kalsın yaradan” bu kadar kolaydır. Bir adımıyla nefsinden geç, ikinci adımıyla da Allah’a ulaş diyor, iki rekat namazın oluşumu budur zaten birisi fena fillah biri bakabillah.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > ) ise insânlık âlemine üç yeni mertebe daha getirmiştir. Bunlar: 1.Tevhid-i zat: Hazret-i Muhammed 2.İnsân-ı kâmil: Hakikat-i Muhammediyye 3.Hakikat-i Âhadiyyetül Ahmediyye: Hakikat-i Ahmediyye’dir. Ayrıca Nûr’u Muhammdiyye’dir.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (13 ve Hakîkat-i İlâhiyye)
  > Zâhir ve bâtın zuhur yeridir. Ve insân-ı Kâmil-in ağzı durumunda dır, ağzı açılınca zuhura gelen (elif) tir. Elimizle kapıları açtığımız gibi, “bab” dediğimiz zaman da mânâ âleminin kapılarını açmaktayız. Nasıl ki ev ve benzeri kapılarımızı gereksiz yere açmıyor ve açık bırakmıyor isek, işte böylece mânâ âleminin kapıları olan ağızlarımızı da aynı şekilde çok dikkatli açıp kapatmalıyız çünkü her açıp kapatmamızdan...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Bu hususun başka bir kimsede bu genişlikte olması mümkün değildir. Peygamber Efendimizin dışında (İnsân-ı Kâmil) diye vasfedilen husus aslında (Kâmil İnsân) dır arada büyük fark vardır. Bu hususta biraz tabir karışıklığı vardır. Böylece (İnsân-ı Kâmil) hakkında üç itibar vardır.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > ) ise insanlık âlemine üç yeni mertebe daha getirmiştir. Bunlar: 1.Tevhid-i zat: Hazreti Muhammed 2.İnsân-ı Kâmil: Hakikat-i Muhammediyye 3.Hakikat-i Âhadiyyetül Ahmediyye: Hakikat-i Ahmediyye’dir. Ayrıca Nûr-ı Muhammdiyye’dir.
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Bir bakıma da Ef’âlinde Esmâsını, Esmâsında Sıfatını, Sıfatında Zâtını, Zâtında da Mutlak zat olan A’mâiyyet’ini gizler. 131 ise Selâm Esmâsı’nın sayısal değeridir. İnsân-ı Kâmil ve İnsanın Esmâsı’dır. Nefsâni sıfatları yok olup. Hakkani sıfâtlara dönüşen bu mertebelere Câmi olan Allah Esmâsı’nın Selâm Esmâsı olan İnsân-ı Kâmil’in, Esmâlara Câmi olan Allah Esmâsının Aynası olduğunu vermektedir.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Rakamları toplarsa (8+8: 16) Tekrar toplarsak (1+6: 7) ( 7 ) Nefis mertebelerini ve “sıfât-ı subûtiyye”yi yâni Allah Teâlâ’nın ( 7 ) sıfatını ifade eder. Kelime sayısı ( 732 ): Rakamlarını toplarsak, (7+3+2: 12) eder. ( 12 ) Hakîkat-i Muhammedî ve İnsân-ı Kâmil mertebesidir. Harf sayısı ( 3018 ): Rakamlarını toplarsak, (3+1+8: 12) eder. Aynı şekilde ( 12 ) Hakîkat-i Muhammedî ve İnsân-ı Kâmil mertebesidir.
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (258 44 45 Ku Ker Yol  DUHAN Sûresi   Murat Derûni)
  > Bu seyri gerçekten tamamlamış kimseler diğer insanlara sadece dış görünüş ile benzerler. İç bünyelileri ise tamamen farklıdır. Kamil insan içinde ve dışında yani afaki ve enfesi daima rabbı ile olandır. Noksan insan ise daima nefsiyle olandır.
- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (05 Salat)
  > Esselamu aleyküm ve rahmetüllah diye başını sağa çeviren, Zat tecellisindeki kişi, o istikamette ne kadar varlık varsa hepsine selamet dilemiş olur. Sola çevirdiğinde de aynı şeyi o istikamette olanlara dilemiş olur. İnsan-ı Kamil in ihatası ve rahmeti çok geniştir. ALLAHÜMME EN TESSELAMU VE MİN KESSELAM Allahümme en tesselamu ve min kesselam tebarekte yazelcelali vel ikram diyen müezzin veya namaz kılan kişi, (ey...
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > Biz tekrara kaldığımız yerden devam ederek Kelime-i Tevhid’in son harfine ulaşıp onu da okumaya çalışalım. Bu mertebenin ismi insân-ı kâmil'dir. İnsân-ı kâmil: "Kâmil İnsan" anlamındadır. Makamı: "Ahadiyyet" (Cem'ul Cem) toplamların toplamı. Evet bu alem ve Kelime-i Tevhid kitabını gerçekten ancak seyr-i süluk sahibi, tevhid ehli kimseler hakkıyle okuyabilirler.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > İNSÂN-I KÂMİL Abdülkerim Cîlî Abdülkadir Akçiçek tercümesi Cilt (1/ Kitap/5) (14/20) BÖLÜMLERİ. NECDET ARDIÇ TERZİ BABA ŞERHİ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (117-90/1-5) İnsân-ı Kâmil Abdülkerim Cîlî Abdülkadir Akçiçek tercümesi Cilt (1/ Kitap/5) (4/13) Bölümleri.
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Çünkü aşağıdaki alt mertebelerin yokluğu, yukarıdan da o kadarının azlığı demektir Seyr sahası, âlemi “misâl” ile “sıfat” mertebesi arasında olmuştur. Oysa ki;. “Mertebe-i Muhammediyye” nin seyr sahası ise “Hz. şehâdet” ten başlayan, “İnsân-ı Kâmil” mertebesin de biten beş hazret, “ hazârat-ı hamse” mertebeleri kap- samında dır. Bu mevzu u da bu kadarla bırakıp yolumuza devam edelim.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bütün âlemlerde kendi varlığını müşahede etti yani kendisi bir çekirdek o çekirdek Muhammedi çekirdeği, Hakikat-ı Muhammediye dönüştü, genel olarak bütün alemlerde yaygın halini idrak etti. Yani insan-ı Kamil olarak. O kafa o beyin olmasaydı bunu ihata edemezdi bu genişliğe ulaşamazdı. % 8 ile % 10 beyin kapasitesi ile bu işler olmaz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Kamil, birisi de bireysel manada fiziki manada yaşayan kendini bilerek yaşayan insan, İnsan-ı Kamil. Evvela evren Hakikat-ı Muhammediye diye ismi ile Cenab-ı Hakk ilk olarak...
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Çünkü Vahidiyyet mertebesinin bir başka ismi Hakikat-i Muhammediye, bir başka ismide İnsan-ı Kâmil. İnsanlardaki kemalata Kamil İnsan denilmesi gerekir. İnsan-ı Kâmil; Vahidiyyet mertebesindeki ilahi hakikatlerin toplu olduğu hal. Muhyiddin Arabi Hazretleri; Zat-ı Mutlak, insanlık mertebesinden ruh mertebesine tenezzül ettiği vakit (Rahmaniyyet mertebesi) kendisinde üç marifet meydana geldi.
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Şeriat dendiği zaman bir hüküm bir hukuktur değil mi? Bir sistemdir. İşte bu sistemin içerisinde şeriat, tarikat, hakikat, marifet ve İnsân-ı Kâmil ayrıca. Bu beş husus bir bütün şeriattır hepsi. Yanılgımız biraz da burada. Biz şeriat dendiği zaman zahirde kullanılan fıkhî bilgileri Şeriat mertebesi zannediyoruz.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > Yoksa denizde yüzenin ırmağa meyilinin olması bandı geriye sarmaktır. Şeytanı hayel ve vehme gelince İnsan-ı Kamil ile şeytan hayel vehim münasebeti beyanında burada kalemin ucunu kırmak lazımdır.çalışmalarınızda başarılar dilerim hürmetlerimle Hayırlı Cumalar” Cevap: Aleykümselam Salih Bey kardeşim sizin de Cumanız mübarek olsun sizce nitekim maksat bizim merakımızı giderecek şekilde hasıl oldu ise zaten bizim...
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Cim, Cemâli ilâhidir, İ, insân-ı kâmil, Mim, hakikati Muhammed-î, zâhir ile bâtın, arası. Arkadan geldi bir lütuf, nasıl şükran edeyim, Yakıyn’den bildirdi Rabbim, şın ile dat , arası. Sad, sıfatı ilâhidir, elif de uzar göklere, Dal, delili ilâhidir, Âdem ile Muhammed, arası. Daha sonra oldu elif , Hakk dan bize armağan, Makamattan meydana gelmis, sıfır ile on üç, arası.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Yoksa denizde yüzenin ırmağa meyilinin olması bandı geriye sarmaktır. Şeytanı hayel ve vehme gelince İnsan-ı Kamil ile şeytan hayel vehim münasebeti beyanında burada kalemin ucunu kırmak lazımdır. çalışmalarınızda başarılar dilerim hürmetlerimle Hayırlı Cumalar” Cevap: Aleykümselam Sa…
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > Ancak kasıt olmadığı için ve de fazlaca üzerinde durulmadığı için diğer büyüklerimiz için de “İnsan-ı Kamil” lafzı kullanılabiliyor. Orada kullanılması lazım gelen şey “Kamil İnsan” dır. Birisi diyor ki “kardeşim ya Ali Veli ya Veli Ali var mı bunlar arasında fark? Ben de diyorum ki tabi sen o nazar ile bakarsan fark göremezsin, ama fark var, “İnsan-ı Kamil” sözünü alacak bu alemde kaldıracak başka insan yoktur.
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (38 17 İ̇sra-Sûresi̇)
  > İşte Mekke’de “kâ’be” , insân-ı kâmilde “gönül”, emin beldedir. Kim oralara sığınırsa her şeyden emin olur. “Biz insân-ı en güzel sûrette halk ettik” ifadesiyle kendini bile­rek tanıyan ve (Hicr Sûresi 15/29) و وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِى “ve nefahtü fiyhi min ruhiy” “ben ona ruhumdan nefy ettim” (üfledim) sırrına vasıl olmuş olan insâna ne mutlu.
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > VEHB : Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim. 3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim. 4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif, İnsân-ı Kâmil, Fusûsu’l Hikem ve sohbetlemizden müşahede ile toplanan ilim. “DAHA EVVELCE ÇIKAN KİTAPLARIMIZ” (Gönülden Esintiler) 1.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > ...Bistami’nin dediği gibi “Kırk sene var ki, halk beni kendileriyle ünsiyet eder zannediyor, hâlbuki ben Hakk ile ünsiyetteyim” sözü ve yaşantısı bu mertebenin hâlini pek güzel anlatır. Bu mertebenin ehli “Nas’a a...
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > ...ak mezmûm değildir. Zîrâ eş’âr iki nevi’dir. Birisi Kur’ân ve ahâdîsin esrânna ve maârif ve hakâyık-ı ilâhiyyeye dâir olan şiirlerdir ki, bunlar makbûl ve mübârektir. Binâenaleyh bu şiirlerin sâhibleri, kendi ma’r...
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > İfadesi ile, dünyada iken tutmadıkları ve iman etmedikleri “insan-ı Kamil ” elinin şimdi kendileri için çok uzak bir yerde olduğuna, bugün için artık fayda sağlamayacağına vurgu yapılmaktadır. ÇHU --------------------------- وَقَدْ كَفَرُوا بِهٖ مِنْ قَبْلُ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَعٖيدٍ 34/53 Ve gad keferû bihî min gabl, ve yagzifûne bil ğaybi mim mekânim beîd. Diyanet Meali: 34/53 Oysa daha önce...
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > Ama hakikati ruhaniyeti bütün bu âlemlerden ruhaniyeti daha geniştir. Bu dediğimiz insan süliyetinde meydana gelen bu mananın ismine ne diyorlar, İnsan-ı Kamil diyorlar. Yani Kamil insan da da cenab-ı Hakk böylece sonsuz olarak mevcuttur. Ama insan bunun farkında olmadığı için kendisindeki dış şartlara bakarak kendisini küçücük bir varlık olarak görmektedir.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ha-Mim sayısal değeri “Ha: 8” “Mim: 40” 8+40= 48 dir. Zuhruf sûresi ise 43. Sûreydi. 43+48= 91 dir. 91 in tersten gizli yazılışı ise 19 dur. 19 ise İnsan-ı Kâmil ve Kûr’ânı Kerimin şifre sayısıdır. Zuhruf sûresi Hakikat-ı Muhammedinin dördüncü sûresiydi. Ve dört mertebeden izahı olan matlaı, doğuş yerini sayısal olarak vermektedir.
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > ...’i kasd eder ve seni seven Ben’i sever” buyurulur. Binâena-leyh Hak Teâlâ’nın tecellî-i kâmili insân-ı kâmilde olduğundan, ehl-i gaflet yukarıdaki 3768 numaralı beyit mûcibi...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Bir başka yönden de baktığımızda, ( س ب ح ) (SEBEHA) da “sin” İnsân-ı kâmil-i, “be” “ile” birlikteliği, “ha” ise hayatı, ifade etmektedir. Hâl böyle olunca çıkan netice, sıfat, İnsân-ı kâmil mertebesi itibarı ile bütün âleme “Hay” ismi ile hayat verilmesidir. İşte bu yüzden tesbîh, (kudsiyyet) ifade etmektedir diyebiliriz.
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (30 19 MERYE)
  > ...îyyet ve Mûsevîyyet mertebesindeki insân-ı kâmil’in mertebeleri aynı olmaz, eğer bu kemâlatlar aynı olsaydı kemâlin önceki mertebelerde tamamlanması ve daha yukarılara çıkış...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Nefs-i emmâre ile ünsiyetimiz oldu. iblis taifesiyle ünsiyetimiz oldu. Ve nefahtü Âdem-i hakiki ile ünsiyetimiz oldu. İnsân-ı kâmil ile ünsiyetimiz oldu. Hakikat-i Muhammed-i ile ünsiyetimiz oldu. Rahmâniyyet ile ünsiyetimiz oldu. Ulûhiyyet ile ünsiyetimiz oldu.
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇)
  > ...) Adet, ef’âl, esmâ, sıfat, zat, ve insân-ı Kâmil mertebelerini ifade etmektedir. (Elif) (169) Adet,tir ki, bütün Sûreye hakimdir. Kelimeleri – (3745) Üç bin yediyüz kırk be...
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > )’ın elindeki levhâları yere bırakmasına gelince, toprak sâfiyettir ve onları saf ve temiz bir yere bırakıyor ki orada emniyette kalsınlar. ************* Yeri gelmişken burada Abdûlkerîm Cîlî hz.lerinin İnsân-ı Kâmil isimli kitâbından “Tevrat” bölümünü şerh ederek aktarmaya çalışalım; Allahu Taâlâ, Tevrat’ı Mûsâ’ya (a.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Bu seyr’i gerçekten tamamlamış kimseler diğer insanlara sadece dış görünüş ile benzerler; iç bünyeleri tamamen farklıdırlar. “Kâmil insan” içinde ve dışında yani “Âfâkî ve enfüsî” daimi Rabbı ile olandır , “Noksan insan” ise daima nefsiyle olandır.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Demek ki dünyadaki mertebemiz ne ise ahiretteki mertebemizde aynen öyle olacak, eksi mertebeler de böyle, artı mertebeler de böyle, onun için cennetin sekiz mertebe olduğu biliniyor ya, bunların sekizincisi Zât cenneti yani kâmil insânların cenneti diyelim yani gerçek kulların cenneti, “ Ya eyyetühen Nefsül Mutmainneh; İrci'ıy ila Rabbiki radıyeten mardıyyeten; Fedhuliy fiy 'ıbadİY;” (Fecr 89/27.28.29. Âyetler) yani...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > ...Gerçek bayramı hakiki anlamıyla ancak kâmil insânlar yasarlar, diğer insânlar da sadece onlara benzediklerinden, benzer bayramlar yaparlar. Biz ne yaptık ki bayramı hak et...
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > Bu yüzden Âdem/insân-ı Kâmil, âlemin göz bebeğidir, ve bu âlemde kendinden başkasını görmez bu yüzden onların hayali gözleri yoktur, her yerleri göz olmuştur. Ehli gaflete gelince, onlar bakar körlerdir, bu yüzden gözleri yok hükmünde dir. ve lâ culûdukum, ciltlerinizin de aleyhinizde şahitlik yapmalarından saklanıyordunuz.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Tek çaresi bir kâmil insân bulup onun (13) no lu gönül (fülk) teknesine binmekle mümkün olacağı aşikârdır. (Daha evvelce (elif-be) hakikatlerinden bahsetmiş idik) * * * Söz buraya gelmişken, İsmâil Hakk-ı Bursevinin (Kitabu’n-netice) isimli kitabının birinci cildi sayfa (170-171) den ilgisi bakımından sadeleştirerek birkaç satırı da ruhaniyetlerinden feyz umarak aktarmayı uygun buldum.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Aslında bu mevzuların bitmesi söz konusu değildir ancak dünyadaki süremiz de kısıtlı olduğundan daha başka kitap ve mevzularla da ilgilenmemiz gerektiğinden bu kadarla yetinmek zorunda kaldık. Bu ve benzeri kitaplar, Mevlânâ, Mesnevi-i şerif, Abdülkerim Cili, İnsân-ı Kâmil gibi sayabileceğimiz bu sahada olan ancak içeriği çok geniş az sayıda kitap, İslâm’ın ve Dünya tefekkür ve kültür sahasının zirve kitaplarıdırlar.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > Bu seyr-i gerçekten tamamlamış kimseler diğer insânlara sadece dış görünüş ile benzerler; iç bünyeleri tamamen farklıdırlar. “Kâmil insân” içinde ve dışında yani “afaki ve enfüsi” daimi Rabbı ile olandır, “noksan insân” ise daima nefsiyle olandır.
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > ..., şın ile dat , arası. Sad, sıfatı ilâhidir, elif de uzar göklere, Dal, delili ilâhidir, Âdem ile Muhammed, arası. Daha sonra oldu elif , Hakk dan bize armağan, Makamattan meydana gelmis, sıfır ile on üç, arası. E...
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Dâvûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Vücûdiyye)
  > ) bu itiraza cevaben buyururlar ki: O adil kişi vehimden (sanıdan) ve mana- BU FASS KELİME-İ DÂVÛDİYYE'DE OLAN HİKMET-İ VÜCÛDİYYE BEYÂNINDADIR Ma'lûm olsun ki vücûd-ı mutlak-ı Hakk'ın tenezzülâtı, kemâlât-ı es- mâiyyesinin zuhûru içindir; ve kemâlât-ı esmâiyye ise ancak cemî-i es- mânın fiilen zuhûruna müstaid olan insân-ı kâmil mertebesine tenezzüle ve onun taayyünü ile müteayyin olmağa mütevakkıftır. Zîrâ...
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Lokmâniyye'de Vâki' Hikmet-i İhsâniyye)
  > Bu ise ancak insân-ı kâmilin mazharın- da vâki' olur. Zîrâ insân-ı kâmil [23/19] “Allah” ism-i câmiinin mazharı olduğundan, onda bilcümle esmâ-i ilâhiyyenin ahkâmı fiilen zâhir olur. Binâenaleyh insân-ı kâmilin ilm-i zevkîsi, Hakk'ın kendi sıfât ve esmâsı sûretlerini, insân-ı kâmilin âyîne-i vücudunda müşâhede etmesiyle Hak için hâsıl olan ilm-i zevkîdir.
- **SON DÖNEM UŞŞÂKÎ ŞEYHLERİNDEN MEHMET NUSRET  TURA HAYATI, ESERLERİ VE TASAVVUFÎ GÖRÜŞLERİ (YÜKSEK LİSANS TEZİ)** — Yusuf Yücel (Nusret Tura Yüksek Lisans Tezi)
  > i şahsiyeti vardır: Biri ezeli bir nur oluşu, diğeri insan ve peygamber olarak şahsiyetidir. Allah’ın ilk yarattığı şey onun nurudur. Bütün veliler, nebîler ve resuller ilim ve irfanlarını ondan almış
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Üzeyriyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kaderiyye)
  > ...ı olan insân-ı kâmil ise o başka. Ancak bu zât-ı saadet-meâb kendi “ayn”ına muttali’ olmakla a’yân-ı sâireye muttali’ olur. Velhâsıl Hz. Üzeyr’in suâli kaderden idi; ve ilm-...
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > Bu seyr-i gerçekten tamamlamış kimseler diğer insanlara sadece dış görünüş ile benzerler; iç bünyeleri tamamen farklıdırlar. “Kamil insan” içinde ve dışında yani “afaki ve enfüsi” daimi Rabbı ile olandır, “noksan insan” ise daima nefsiyle olandır.
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Bir başka yönden de baktığımızda, ( س ب ح ) (SEBEHA) da “sin” İnsân-ı kâmil-i, “be” “ile” birlikteliği, “ha” ise hayatı, ifade etmektedir. Hâl böyle olunca çıkan netice, sıfat, İnsân-ı kâmil mertebesi itibarı ile bütün âleme “Hay” ismi ile hayat verilmesidir. İşte bu yüzden tesbîh, (kudsiyyet) ifade etmektedir diyebiliriz.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Yol ehlinin bu vakitlere dikkat etmesi gerekir. Bunun iznini ve zamanını ancak sâlikin ârif, ârifibillâh veya Kâmil İnsân olan Mürşid’i bilebilir. İşte bu evlerde yenilen yemekler, yani ma’nevi gıdâlar farklıdır. Nasıl ki bir bebeğe süt ve mama verilir.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Kısmi altın ise bu yolun bir mertebesini ifade etmektedir. O halde o kısmi bir altının karşılığı kısmi bir İnsân-ı Kâmil yolunun mertebeleri itibariyle bir mertebesidir. İşte istenilen altının karşılığı olan ücret "çalışmalardır" bu çalışmalar neticesinde bu ilimden meydana gelerek manâ âleminden aktararak bize gelecek-gönderilecek olan "mail" ile zuhuratlar size verilen altının bize gönderilen parası olacaktır.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > ) Efendimiz aramızda olmadığına göre bu işi gerçek ma’nâda bu hakîkatleri bünyesinde toplamış gerçek bir İnsân-ı Kâmil – Kâmil İnsân olan “Rasûl’ün Rasûlü” yaptırabilir. Bu oluşum ile Abdiyet, Rasûl, Rasûl’un Rasûlu olan Kâmil İnsân ile mertebe 4 olur…
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > Böyle oluşabilecek ve içinden çıkılamayabilecek bir sınavda sizin gibi bir büyüğümüzün yanımızda olabilmesi ihtimali yaşama bakışımızı bile değiştiriyor. Bin Dinâr hazretlerini bilemiyorum ama, bu hikâyeden benim aldığım. Başında Kâmil insân olmayınca derviş nereye gideceğini bilemeyebiliyor. Sizin bizim başımızda olmaniz çok ama çok şey ifâde ediyor.
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > ...miz: “Size, hayırlı olanlarınızı haber vereyim mi?” diye sordu. “Evet! Yâ Resûlallah! Haber ver!” dediler. Peygamberimiz: “Sizin hayırlı olanlarınız, onlardır ki, kendileri görüldükleri zaman, şânı yüce Allah, h...
- **Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (32 Ter Baba 3 sti are dosyas)
  > Gelelim elmas’a (E-L-M-S) (E-Elif) “Ehadiyyet” (L-Lâm) “Ulûhiyet” (M-Mim) “Muhammediyyet” (S-Sin) “İnsan” yani Kâmil İnsân’dır. Görünüşte taş parçası ama içinden kimler çıkıyor, kimler var. Allah’ımız, Peygamberimiz ve kâmil insân. Elmas kırılırsa nolur? Kırılmazsa nolur? Allah’ımız a’mâda iken bilinmekliğini istedi parçalandı âlemler medyana geldi kendini seyreyledi bozuldu mu?
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > ” ********** En güzelin “hüsnâ” birincisi, “Vechullah” Allah’ın cemâlidir, ikincisi, “Esmâ-ül hüsnâ” olan Allah-ın güzel isimleridir. Üçüncüsü bütün bunların zuhur mahalli olan “vechi Muhammed-î” dir. Dördüncüsü ise “Kâmil insân” dır. ********** فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَىٰ (Fe senuyessiruhu lil yusrâ.) (92/7) “O zaman Biz, kolay olan için ona kolaylaştıracağız.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Ama işte bu sahayı değerlendiremediği içindir kendine gelen vâridat isminde bir cd doldurup göndermiş ayrıca. Bilgisayardan, internetten gönderir. İsmini şöyle belirtir kendisi; ”Âzâm-ı Muazzam İnsân-ı Kâmil falan kişi. “Âzâm-ı muazzam İnsân-ı Kâmil, şükrederiz beşinci defa geliyor bu hitap. Üçü geçtikten sonra zaten tasdik olmuştur, üçten fazla gelmiş, biz bunun adamıyız” diye açık olarak defalarca yayın yapıyordu.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Onda bu âlem-i Ceberût’ geliyor. Sonra âlemi Melekût dairesi var. Sonra bir âlem-i Nâsut; dairesi var. Ortasında bir insân-ı kâmil.. Şu halde zikir, tesbih ile insan o hâle geliyor ki hakîkat gözü açılıyor, gönül gözü gözden dışarı çıkıyor amma gözümüzün noktasının etrafında rızâ-i ilâhî hep bütün bunları görüyoruz.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > [117] İşte Hubbiyet (Muhabbet) ateşi ile ay yâni Hakîkat-i Muhammediye – Kâmil İnsân-ı nefsâni görme hayâli yarılır ve Hakk’ın hayâli görülmeye başlanır. Gayriyet elinin tahahakkuk eşi bizim, Âdem ve Havva cennete bir idiler. “İhbitu” hitâbıyla bu dünya arzına inince Hakk’tan gayriyete düştüler. İşte bu hakîkati idrâk eden irfân ehli Âdemi ve Havva’yı ma’nâyı hayâl cennetinden beden arzına indirmiş olurlar ve seyri...
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > Ya’nî, bu hakîkat yolunda yürümek, bu akl-ı cüz’înin sayılı olan hileleri ve tedbîrleri mikdârına tâbi’ değildir; ve sen bu sayılı ve mahdûd olan aklın hilelerinden ve tedbîrlerinden ölmedikçe, ya’nî insân-ı kâmilin muvâcehesinde bu aklın sayılı olan tedbîrlerini ve hünerlerini terk etmedikçe, bu yolda senin için hiçbir fâide yoktur. [16] ----------------------- İnsan, aklı evvel terazisini, ekmel adaletin kubbesi...

## İlgili Kavramlar

- [Hazarat-ı Hamse](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hazarat-i-hamse) — part_of
- [Halife](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/halife) — related
- [Esma'ül Hüsna](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/esma-i-husna) — related
- [Nefs-i Külli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-kulli) — related
- [Hakikat-i Muhammedi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat-i-muhammedi) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — part_of
- [Hakikat-i Muhammedi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat-i-muhammedi) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — part_of
- [Hazarat-ı Hamse](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hazarat-i-hamse) — part_of
- [Nefs-i Külli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-kulli) — related
- [Esma'ül Hüsna](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/esma-i-husna) — related
- [Halife](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/halife) — related
- [Levlake](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/levlake) — related
- [Mertebe-i Muhammediyye](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/mertebe-i-muhammediyye) — related
- [İnsan-ı Kamil (Kitap)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/insan-i-kamil-kitap) — related
- [Futuhât-ı Mekkiyye](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/futuhat-i-mekkiyye) — related
- [Abdulkerim Cili](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/abdulkerim-cili) — related
- [İnsan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/insan) — related
- [Hz. Adem (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-adem) — related
- [Hz. İbrahim (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-ibrahim) — related
- [Yunus Emre](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/yunus-emre) — related
- [Halk Alemi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/halk-alemi) — related
- [İnniyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/inniyyet) — related
- [Beka](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/beka) — related
- [Sahv](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sahv) — related
- [Makam](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/makam) — related
- [Hak ve Halk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hak-ve-halkinsan) — related
- [el-Melik](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-melik) — related
- [el-Müheymin](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-muheymin) — related
- [el-Gaffâr](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-gaffar) — related
- [el-Fettâh](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-fettah) — related
- [el-Muizz](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-muizz) — related
- [el-Latîf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-latif) — related
- [el-Halîm](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-halim) — related
- [el-Aliyy](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-aliyy) — related
- [el-Kebîr](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-kebir) — related
- [el-Celîl](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-celil) — related
- [el-Vâsi'](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-vasi) — related
- [el-Vedûd](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-vedud) — related
- [el-Bâis](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-bais) — related
- [eş-Şehîd](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/es-sehid) — related
- [el-Metîn](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-metin) — related
- [el-Velî](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-veli) — related
- [el-Ehad](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-ehad) — related
- [es-Samed](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/es-samed) — related
- [el-Bâtın](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-bat-n) — related
- [el-Müteâlî](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-muteali) — related
- [el-Câmi'](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-cami) — related
- [el-Bâkî](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-baki) — related
- [el-Vâris](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-varis) — related
- [er-Reşîd](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/er-resid) — related
