# İstikāmet

> Doğruluk üzere sebat; tasavvuf yolunun hem temeli hem zirvesi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/istikamet

---

Aziz dostlar, bugün kapısını çalacağımız kavram, tasavvuf yolunun hem temeli hem de zirvesidir. Öyle bir hâldir ki, bütün bir manevî yolculuk onun için yapılır ve ancak onunla menzile varılır. Bu kavram, istikāmettir. İstikāmet, sâlikin sadece doğru yolda yürümesi değil, o yolda sapmadan, eğilip bükülmeden, kalbini ve kalıbını dosdoğru tutarak durabilme sanatıdır. Bu, bir anlık bir aydınlanma değil, bir ömür boyu süren bir sadakat, bir duruş, Hakk’ın huzurunda O’nun istediği gibi olma edebidir. Terzibaba İrfan Mektebi’nde bizler, istikāmeti bütün kerametlerin üzerinde bir makam olarak biliriz. Çünkü en büyük keramet, değişen hâller ve tecellîler içinde istikāmeti muhafaza edebilmektir. Yolun sırrı, bu kelimenin derinliklerinde saklıdır.


## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Ey hakikatte rüyâ ve hayâlden ibaret olan bu dünyânın lezzetleriyle titreyen kimse, bu cisim mağarası içinde eğri yatıp uyuma! Bâtınında ne var ise, zâhirinde de onu açık olarak göster ve doğru harekette sebât ve istikāmet et! "Muhtelim” hitâbıyla الدُّنْيَا كَحُكْمِ النَّائِمِ "Dünya uyuyan kimsenin rü'yası gibidir" hadîs-i şerifine işaret buyurulur.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4))
  > Beyt: Ne ifrat ne tefrit ola onda, Doğru yol odur bu meydanda. Bu mertebeye eren adalet, iffet, istikamet üzere olup; şeriat hükümlerine de tamamen bağlıdır... Ancak farzların dışında türlü türlü namaz ve oruçlarla da kayıtlanmaz!
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Tasavvuf terimlerinde ise, istikamet üzere sebat ve kararlılık makamıdır. Kul, yolda oldukça telvîn (hâlden hâle geçiş) sahibidir. Çünkü hâlden hâle ilerler ve vasıftan vasfa geçer. Vâsıl olduğu zaman muttasıl (ulaşmış, kavuşmuş) olur. Bu sebeple temkîn meydana gelir (Seyyid Şerif Cürcânî'nin Ta'rîfât adlı eserinden tercüme).
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.))
  > ------------------- هُوَ الَّذِي أَنْزَلَ السَّكِينَةَ فِي قُلُوبِ الْمُؤْمِنِينَ لِيَزْدَادُوا إِيمَانًا مَعَ إِيمَانِهِمْ وَلِلَّهِ جُنُودُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا Fetih-48/4- (Huvellezî enzele’s sekînete fî kulûbil mu’minîne li yezdâdû îmânen mea îmânihim, ve lillâhi cunûdus semâvâti vel ard, ve kânallâhu alîmen hakîmâ.) “Mü'minlerin kalplerine, îmânlarını îmân ile artırsınlar...
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tuhfetu'l-Uşşâkî)
  > Esteizu billah: "Festakım kema ümirte ve men tabe meake" (Hud 11/112) Mealen: (Ey Muhammed! Sen beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol." ayeti kerimesinde emir olunduğu gibi istikametinde dikkatli olmalıdır. KENDİNDE BİR ŞEY GÖRMEMEK: Mürşidin talimatlarına devamla beraber, kendinde hal görmemeli, cümle halka "vasıl-ı ilallah" (Allah-a vasıl) olmuş nazarı ile bakmalıdır.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler (25))
  > Ayetin devamı böyle tabir ediyor, bulunduğu yerde kendi tevhid hakikatlerini sağlâmlaştırmış, kökünü kuvvetlendirmiş, sonra da kökünü kalınlaşmıştır. Bu Muhammedi hakikatler yerleşmiş artık o kişinin varlığında sonra da, gövdesi üzerine yükselmiş istikamet almış, kendi gerçek yüzünün gövdesinin üzerinde yükselmiş istikametini la ilahe illallah Muhammedur rasulullah diye her yöne iletmiş.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (A'yân-ı Sâbite)
  > Yani herkes kendi istikametinde kendi doğrusunu yapmaktadır. İrfaniyet gözüyle bakıldığı zaman hiçbir ferdin fiiline itiraz edilemez. Fakat nazar-ı şerîatle bakıldığı vakit, yani bir ölçüye vurulduğu vakit yani şeriat mertebesi ile bakıldığı vakit, Hadi ismi Mudil isminin efâline i'tirâz eder.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vâkı'a Sûresi)
  > Hâlbuki bugün insanların çoğu, hakikati inkâr eden, yalanlayan ve gerçeğe karşı körleşmiş bir durumdadır. Bu sebeple kıyamet günü, doğruluk ve istikamet üzere yaşayanlar selâmete erişecek, ilâhî lütuf ve ikramlara mazhar olacaklardır. Hak ve istikamet yolundan sapanlar ise pişmanlık ve hüsranla yüzleşeceklerdir.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hûd Sûresi)
  > ----------------------- rtfSndPly*11.49* 11- Hud Suresi- Ayet 49 ~~11.49~ تِلْكَ مِنْ اَنْبَاءِ الْغَيْبِ نُوحٖيهَا اِلَيْكَ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَا فَاصْبِرْ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّقٖينَ ~ ~ ~ 11.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Bununla birlikte Hak yolunda senin boyun posun فَاسْتَقِمْ كَمَا أمرت (Hûd, 11/112) yani "Emrolunduğun gibi istikamet et!" ayet-i kerimesine uyarak dosdoğrudur; ve yüzün o ilâhî aşk şarabının etkisiyle kırmızı ve parlaktır.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hac Sûresi)
  > Giden kurbanla parayla hayvana olur, sevdiğimiz ne kadar şey varsa bunların Hak yolda kesilmesi gerekiyor. Bıçak alıp da değil istikamet üzere ol bu yolda kesilmesi, öylece bunları Hak yoluna dönder, Rububiyet mertebeleri için namaz kıl, Onlara merhamet et, onları yoldan çıkaracak olanların da kellesini kes yani emmarenin yoluna çıkaracaklarını kes.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Feth Sûresi)
  > Peygamberimiz Kâ’be ve çevresinde namaz kılacağı vakit, Kâ’be’yi karşısına, onun arkasına da Kûds-i şerifi alır öyle namaz kılardı. Ancak hicret hadisesinden sonra öyle olamadı, çünkü istikamet değişmiş olduğundan, bu tür uygulama da mümkün olamadığın dan, hicretten on altı ay sonraya kadar bu uygulama böyle devam etti.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ahzâb Sûresi)
  > ” ------------------- Yukarıda bahsedilen Âyeti Kerîme’nin hükmü ile onları hakikatinde olan Hakk’tan aldığın “vahy” hükümler ile davet et ve “ emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Yani vahy ile sana bildirdiğim İlâhî hakikatleri beşeriyetine ve gaflete düşerek sendeki ben’i unutma. Onların hevesleri olan nefs-i emmârelerinin hükümlerine tabi olma. [42] “ İz- -T-B- ” ---------------- يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا...
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tesbih ve Zikir)
  > Ondan uzak olduğuna bakarken (Tesbîh) et ve her iki makâmı karıştırma. Ve her iki görüşü birleştirme ki, Hakk ve istikamet “mültebis-karışmış olmasın.” Lâkin karışma ve birbirinin içine girme olmadığı takdirde her iki mâkâmı ve her iki görüşü hem değiştirip hem de cem edebilirsin.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29))
  > Ama filler Kabe istikametinde adım atmıyor, başka istikamet verildiğinde hareket ediyor Kabe’ yönüne çevirilince adım atmıyorlar. Bu fillerin acizliğinden değil anlıyor ki o zaman filleri bir başka güç kontrol ediyor. O anda da bir çöl fırtınası çıkıyor arkadan da minicik ebabil kuşları cehennemden getirdikleri taşları ağızlarından bırakıyorlar, o taşların üzerinde hangi askere isabet edecekse o kişi yazılı imiş.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Târık Sûresi)
  > Ancak farzların dışında türlü türlü namaz ve oruçlarla da kayıtlanmaz! Hem kesret âleminde hem de vahdet âleminde “salatü daimün” yani “daimi NAMAZ”, içinde olup; zahiri halkla, batını Hakla’dır! Bu zatı ammak gayet zordur..
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbü'l-Lübb (Özün Özü))
  > Beyt: Ne ifrat ne tefrit ola onda, Doğru yol odur bu meydanda. Bu mertebeye eren adalet, iffet, istikamet üzere olup; şeriat hükümlerine de tamamen bağlıdır... Ancak farzların dışında türlü türlü namaz ve oruçlarla da kayıtlanmaz!
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Câsiye Sûresi)
  > Kur’ân-ı Kerîm, kendisine kulak veren ve âyetlerini ciddiyetle düşünen kimseleri, bu ilâhî hitaptan bir hayat rehberi olarak faydalandırır. Böyleleri, dünyada istikamet üzere bir hayat sürer, Allah’ın rızasına erişir ve ebedî hayatta sonsuz mutluluğa kavuşurlar. (Kurân Yolu, 5/ ) Nitekim İbn Abbâs’tan rivayet olunduğuna göre, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün ashâbına şöyle sordu: “İman...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zümer Sûresi)
  > Salt korkuya kapılan ye'se, salt umuda kapılan ise gevşekliğe düşer; ikisini cem' eden ise istikâmet üzere kalır. " Kul hel yestevîllezîne ya'lemûne vellezîne lâ ya' lemûn " ( De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" ): " Kul " ( De ki ), Risâlet mertebesine olan Zâtî bir hitâptır. "Bilenler" ma'rifet mertebesine ulaşmış olan irfân ehlidir.
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (A'lâ ve Gâşiye Sûreleri)
  > Ve her iki görüşü birleştirme ki, Hakk ve istikamet “mültebis-karışmış olmasın.” Lâkin karışma ve birbirinin içine girme olmadığı takdirde her iki mâkâmı ve her iki görüşü hem değiştirip hem de cem edebilirsin. Evet “Sübhanallâhi ve bihamdihi” her iki mâkâmı cem eden bir cümledir.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Sûresi)
  > Allah Resûlü şöyle buyurdu: “Ey Ümmü Seleme! Hiçbir insan yoktur ki kalbi Allah"ın iki parmağı arasında olmasın. O, dilediği (kulunun kalbini) istikamet üzere kılar, dilediğini ise saptırır.” [38] Enfâl sûresi 24. Âyette Allah c.c. in kişi ile kalbi arasına girdiği bildirilmektedir.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vahiy ve Cebrâîl)
  > Böylece buluğ çağlarında bireysel kimliğini yani kendi “beşeri hayâl” âlemini oluşturmuş olur. Daha sonraki yaşantısı genellikle bu istikamet içerisinde devam eder. (14) Füsus’ul Hikem A.A.Konuk ilgili bölümler özet. Eğer gerçek mânâda bir “irfan eğitimi” alamamışsa, kendi oluşturduğu bireysel hayâl âleminden çıkması mümkün değildir.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye)
  > İşte ızdıraba düçar olur yani düşer, bunun için “Hud suresi ve emsali beni ihtiyarlattı” buyurmuştur. Hud suresi de emir ve nehyde istikamet üzere olması emrolundu. Yani emrettiğin şeylerde de dosdoğru ol, istikamet üzere ol, yani ayan-ı sabitesi uysun veya uymasın yani nehy ettiğin şeylerde de sen sadece tebliğ et, kimseyi bastırma, demek istiyor.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Ey gıda, temkin ve sebat verici, halkı bu sebatsızlıktan kurtar! "Kut", gıda demektir. Burada kastedilen, ruhanî gıda olan ilahî bilgilerdir. "Temkin", istikamet üzerinde kökleşme ve istikrar makamı demektir. Çünkü Hakk Yolcusu bu kökleşme makamına ulaşıncaya kadar telvin (bir halden bir hale geçiş) sahibidir ve bir halden bir hale ilerler, bir vasıftan bir vasfa intikal eder.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda (Cilt 2))
  > 2 - Ruhaniyetimizin, gerçek ruhumuzun Hakk’ın ruhundan olduğunu idrak ettiğimizde de “ruhani maşrık” yani (ruhani doğuş) gerçekleşmiş olur. Bunun neticesinde hayatını bu istikamet üzere sona erdiren kimse de “ruhani batıya” ulaşmış olur. İki doğunun ve iki batının Rabbi: Bedensel ve ruhsal doğuş ; bedensel ve ruhsal varış .
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübârek Geceler)
  > Ayete lügat manası ile baktığımızda; “zü” sahip “mirre” kuvvet, Akıl, Sağlamlık “zü mirre” “Halk, Hasen, Güzellik” yahud; “Bedi-i eserler,” anlamında, “istiva” Müsa­vi oluş, itidal, istikamet v.s. anlamında belirtilmiştir. “istiva” nın ba­şındaki “fe” de, hemen bir oluşu ifade etmektedir. Yukarıda ayete mealen verilen manadan da yola çıkarak, meleğin sadece bir kuvvet olduğunu düşünürsek bu kuvvetin de yanlızca...
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enbiyâ Sûresi)
  > Böylece buluğ çağlarında bireysel kimliğini yani kendi “beşeri hayâl” âlemini oluşturmuş olur. Daha sonraki yaşantısı genellikle bu istikamet içerisinde devam eder. Eğer gerçek mânâda bir “irfan eğitimi” alamamışsa, kendi oluşturduğu bireysel hayâl âleminden çıkması mümkün değildir.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (İnci Tezgâhı (1))
  > İşte ey aklı mantığı olan insân, kardeşim! Hiç vakit geçirme, hemen pusulanı düzelt. Ve bir daha da eğriltme. Çünkü istikamet ve hedef tekdir. O da sırat-ı müstakim’dir. Başka hiçbir yol yoktur. sakın aldanma, gaflete dalma. Yanarsın, çok pişman olur, yanarsın.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura)
  > 49 Temiz bir gönül, şaşmaz bir rabıtayla zikir ve tesbih, yarım sa­atlik bir zaman dahi olsa kâfi size. Ama mânâsız düşüncelere ver­diğiniz istikamet hedeften ayrı. Eskiden bizim dergâhta bir dede, “Âlem yahşî ben güman; âlem güzel ben çirkin; âlem buğday ben saman” dermiş.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > "Ey insan, bu dünya hayatında doğruluk ve istikamet makamının dışında bir an bile durma ve hiçbir nefes hile ve aldatma yolunu tutma; çünkü eğriliğin sonunun felaket olduğunu, bu gibilerin başlarına gelen felaketlerden ibret almak suretiyle görmek mümkündür. Bu sebeple insan için asla bu basiret gözü gibi bir eğitici olmaz.
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye)
  > Yani adalet ve istikamet (doğruluk) dairesinde tasarruf edip cezadan emin olurlar. Fakat böyle olmayıp da devlet adamları, padişahlarına kimin vasıtasıyla icraat ve tasarrufatlarının (uygulama ve işlerinin) haberleri ulaştığını bilseler, o malum olan vasıtayı bin türlü hileler ve rüşvetler ile elde edip, memur oldukları işlerde nefislerinin hükümlerine uyarak, keyiflerine göre tasarruf ederler; ve bunun da...
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Fâtiha Sûresi)
  > Ancak farzların dışında türlü türlü namaz ve oruçlarla da kayıtlanmaz!.. Hem kesret âleminde hem de vahdet aleminde “salâtü daimûn” yani “daimi NAMAZ”, içinde olup; zâhiri halkla, bâtını Hakla’dır!. Bu zâtı anlamak gayet zordur.
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Rûm Sûresi)
  > [47] “ İz- -T-B- ” ------------- Mesnevi-i Şerif ile yolumuza devam edelim, Güneşin tutulması küstâhlıktan oldu; bir Azâzil cür'etten dolayı kapıdan kovuldu. Beytin orjinalinde geçen "Küsûf”un hareket hâlinde dönüşü esnâsında ayın, güneş ile dünyâ arasından geçerken, gölgesinin, dünyânın ba'zı noktalarına düşmesinden ibâret olduğu, astroloji ilmine vâkıf olanlarca bilinmektedir.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Er-Rahmân)
  > Bunun neticesinde hayatını bu istikamet üzere sona erdiren kimse de “ruhani batıya” ulaşmış olur. İki doğunun ve iki batının Rabbi: Bedensel ve ruhsal doğuş ; bedensel ve ruhsal varış . Hakk’ın huzuruna eren, Hakk’a ulaşan sondur. Bu hal ayrıca “doğusuz” ve “batısız” bir alemin de başlangıcıdır.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Şûrâ Sûresi)
  > Yani vahy ile sana bildirdiğim İlâhî hakikatleri beşeriyetine ve gaflete düşerek sendeki ben’i unutma. Onların hevesleri olan nefs-i emmârelerinin hükümlerine tabi olma. [44] “ İz- -T-B- ” Mesnevi-i Şerif şerhinde bu âyet hakkında; Ey serv-i sehînin hasreti! O müntehâdan bu müntehânın hacetini yukarı getir!
- **Mâide Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mâide Sûresi)
  > İhramda belirli kemâlatları elde ettikten sonra kişinin ihramdan çıkıp normal elbisesine dönmesi yâni bâkâbillah olması ve bu normal elbisesi ile avcılığa başlamasıdır yâni eğitici olmasıdır. Bâkâya dönerek istikâmet ile ihramdan çıkıldığı zaman artık tecelliler ile melgûl olunuz, görüldüğü gibi zât mertebesinde her şey kendi kemâli üzerine olduğundan bir şey yapılamıyorken, tecelliler sonucu hareket başlayınca...
- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tekvîr Sûresi)
  > ********* 26 لِمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَسْتَقِيمَ (Li men şâe minkum en yestekîm. ) (81/28) “ Sizden kim ki diledi, istikamet üzere olmayı.” ********* “yestekîm” her varlığın kendisi için olan programını ifâde etmektedir. ********* وَمَا تَشَاءُونَ إِلَّا أَنْ يَشَاءَ اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ (Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhu rabbul âlemîn.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Kelime-i Hûdiyye)
  > Yapılması ilk lazım gelenler kişinin kendi Rabbını tanıması bilmesi istikamet üzere olduğunu idrak etmesidir. Bu tabi bütün varlıklar için geçerlidir. Tesbih ve tahmid yani tesbih ve hamd hayata mütevakkıftır. Yani yaşayan hamd eder, yaşayan tesbih eder, bunlar yaşama bağlıdır.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Cem'o ve Fark'o)
  > Onun için diyorum mecburum anlatmaya, çok özür dilerim bu sıkıntılı konuları, sohbet yapmış oldum, ama bu bilgilendirmeyi yapmak mecburiyetindeyim, çaresizim daha fazla var ama, çarşamba daha fazla konuştum ama, artık sıkıldım. Anlatabildim mi? Artık ben bayrama gelmek istiyorum.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2))
  > Daha sonraki yaşantısı genellikle bu istikamet içerisinde devam eder. (14) Füsus’ul Hikem A.A.Konuk ilgili bölümler özet. Eğer gerçek mânâda bir “irfan eğitimi” alamamışsa, kendi oluşturduğu bireysel hayâl âleminden çıkması mümkün değildir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27))
  > Ama filler Kabe istikametinde adım atmıyor, başka istikamet verildiğinde hareket ediyor Kabe’ yönüne çevirilince adım atmıyorlar. Bu fillerin acizliğinden değil anlıyor ki o zaman filleri bir başka güç kontrol ediyor. O anda da bir çöl fırtınası çıkıyor arkadan da minicik ebabil kuşları cehennemden getirdikleri taşları ağızlarından bırakıyorlar, o taşların üzerinde hangi askere isabet edecekse o kişi yazılı imiş.
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Ressam Hikâyesi)
  > Bunu söylemekle aynı anda hem Yaratıcının yarattıklarına karşı olan mutlak tasarrufunu hem de yaratılanın bu belirlenmiş olan istikamet üzerinde söz sahibi daha doğrusu yorum sahibi olduğunu göstermektedir. Bunu demekle de iki genel yanlış görüşe cevap vermiş olmaktadır.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (İnci Tezgâhı (2))
  > ) (81/28) “ Sizden kim ki diledi, istikamet üzere olmayı.” --------- “yestekîm” her varlığın kendisi için olan programını ifâde etmektedir. --------- وَمَا تَشَاءُونَ إِلَّا أَنْ يَشَاءَ اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ (Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhu rabbul âlemîn.
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye)
  > Buna göre onun hakikati olan "Allah" isminde Mudill ismi ve zâhirinde ateş mündemiç olduğu cihetle, yukarıda zikrolunan kötü sıfatları kapsadığı gibi, "Hâdî" ism-i şerifinin gerektirdiği hidayet, istikamet, iman, ikrar, kabul, sevgi ve hayırhahlık gibi sıfatı ve unsuri yapısının en büyük cüzü olan su ve toprağın gerektirdiği tezellül, tevazu, tasallut etmeme ve hilim gibi övülmüş sıfatları da içerir. Eğer Âdem'de...
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saff Sûresi)
  > Ve her iki görüşü birleştirme ki, Hakk ve istikamet “mültebis-karışmış olmasın.” Lâkin karışma ve birbirinin içine girme olmadığı takdirde her iki mâkâmı ve her iki görüşü hem değiştirip hem de cem edebilirsin. Evet “Sübhanallâhi ve bihamdihi” her iki mâkâmı cem eden bir cümledir.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları)
  > Ya'nî adalet ve istikâmet dâiresinde tasarruf edip mücâzâttan emîn olurlar. Yani haberin nereden geldiği belli olmadığı için onlar doğru çalışırlar kendileri de ahiretten emin olurlar. Fakat böyle olmayıp da ehl-i devlet, pâdişâhlarına kimin vasıtasıyla icrâât ve haberlerin nasıl geldiğini bilseler O ma'lûm olan vâsıtayı bin türlü hileler ve rüşvetler ile elde edip, me'mûr oldukları işlerde ahkâm-ı ne­fislerine...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30))
  > Giden kurbanla parayla hayvana olur, sevdiğimiz ne kadar şey varsa bunların Hak yolda kesilmesi gerekiyor. Bıçak alıp da değil istikamet üzere ol bu yolda kesilmesi, öylece bunları Hak yoluna dönder, Rububiyet mertebeleri için namaz kıl, Onlara merhamet et, onları yoldan çıkaracak olanların da kellesini kes yani emmarenin yoluna çıkaracaklarını kes.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002))
  > Sırat-ı Mustakıym ne demektir, doğru yol demektir, istikamet üzere olan yol demektir, iş bununla bitiyor mu bitmiyor, Sırat-ı Müstakıym bizi sıratullah’a götürüyor, yani Allah yolunun başına götürüyor, ondan sonra istikametimiz gideceğimiz yol sıratullahtır, o da miraçtır, Allah yoludur bakın Sırat-ı Müstakıym doğru isabetli yol, o ne demek bu bedenimiz ile yaşantımızın doğru olarak kullanılması o işte ancak bizi...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002))
  > Sırat-ı Mustakıym ne demektir, doğru yol demektir, istikamet üzere olan yol demektir, iş bununla bitiyor mu bitmiyor, Sırat-ı Müstakıym bizi sıratullah’a götürüyor, yani Allah yolunun başına götürüyor, ondan sonra istikametimiz gideceğimiz yol sıratullahtır, o da miraçtır, Allah yoludur bakın Sırat-ı Müstakıym doğru isabetli yol, o ne demek bu bedenimiz ile yaşantımızın doğru olarak kullanılması o işte ancak bizi...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hadîd Sûresi)
  > Ve her iki görüşü birleştirme ki, Hakk ve istikamet “mültebis-karışmış olmasın.” Lâkin karışma ve birbirinin içine girme olmadığı takdirde her iki mâkâmı ve her iki görüşü hem değiştirip hem de cem edebilirsin. Evet “Sübhanallâhi ve bihamdihi” her iki mâkâmı cem eden bir cümledir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000))
  > Mesela bir benzerini daha söyleyeyim, يُوءْمِنُونَ بِالْغَيْبِ 2/3 bakın “Yu’minunel gaybi” değil bakın gaybiyle diyor hangi gaybiyle kendindeki gayb ile alemdeki gayba iman eder, ayette vardır. Kendindeki gaybı bilmezsen alemdeki gaybı bilmen ve iman etmen lafta kalır. Yani kendindeki tatbikatı bilmeden dışarıdaki tatbikatı bilmek uygulamak mümkün olmaz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000))
  > Mesela bir benzerini daha söyleyeyim, يُوءْمِنُونَ بِالْغَيْبِ 2/3 bakın “Yu’minunel gaybi” değil bakın gaybiyle diyor hangi gaybiyle kendindeki gayb ile alemdeki gayba iman eder, ayette vardır. Kendindeki gaybı bilmezsen alemdeki gaybı bilmen ve iman etmen lafta kalır. Yani kendindeki tatbikatı bilmeden dışarıdaki tatbikatı bilmek uygulamak mümkün olmaz.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28))
  > Dünyanın neresinde olursak olalım, Kuzey, Güney, Batı, Doğu ve ara yönler, kişi bunların hangisinde olursa olsun dışarıdan baktığımız zaman kişiler ayrı şekilde birbirlerine uymayacak şekilde secdedeler ama istikamet bir olduğu için bütün secdelerin kıblesi Kabe-i Muazzama’dır. Umre veya Hac için oraya gidildiği zaman orada namaz kılınıyorken her hangi bir namazda tabi Cuma namazlarında daha kalabalık oluyor, namaz...
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Kelime-i Îseviyye)
  > Ok doğru olmazsa hedefe gitmez, yay eğri olmazsa oku hedefe atamaz. İşte okun doğruluğu düz bir çubuk olmasında yayın doğruluğu da kavs şeklinde olmasındadır. Ama ikisi yan yana geldiği zaman ikisi bambaşka şekil olmaktadır. İşte doğru yol demek her esma-i ilahiyenin kendi istikametinde kemale erdirdiği şey o esmanın doğru yoludur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > " ayet-i kerimesine işaret buyrulur. Yani, "Mademki idare ve hükmetme işinde doğruluk dairesinde gitmek ve yürümek uygun ve münasip olur; etrafı görmeksizin yüzüstü sürünerek yürümek ne içindir?" "İstivâ", beraberlik, karâr, sübût, kasd etmek, galebe etmek ma'nâlarınadır. Burada "istikāmet" demektir.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (Gülşen-i Râz ve Şerhi (2))
  > İşte neticede bunları bilirsek, aklımızı belirli bir yönde çalıştırırsak, belirli bir açılım sağlarsak, oradan gelenleri alırız ve bize belirli bir yönde faydaları olur. Ama bilerek, istikamet vererek bu fayda sağlanabilir. İşte İbrahim (as) bunu idrak ettiğinde gözünü yıldızlara dikti. Band burada bitiyor…
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Esintiler (4))
  > Evet bu bilgiler evvelâ emanettir, bir müddet emanet olarak verilir ancak daha sonraları kendindeki sırat-ı müstakim hallerini terk etmez de hayatını bu istikamet üzere ölünceye kadar devam ettirirse emanet bilgileri kendinin asli bilgileri haline dönüşür, bir daha bu bilgileri ondan kimse alamaz.
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31))
  > Biz şunun yanlışı var, bunun doğrusu var diye gruplarla, kimselerle uğraşacak halimiz yok, vaktimiz de yok. Biz tasavvuf büyüklerimizin bizlere bırakmış olduğu gerçek kader anlayışını anlamaya çalışarak bu istikamet üzerinde yaşantımızı sürdürmeye çalışmaktayız. İnşeallah en isabetlisidir. Tabi hiç bir zaman herhangi bir şey hakkında iddiacı olmaya gerek yok.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ra'd Sûresi)
  > Harflerin başlangıcı oluşu, her şeyin Allah’ın Zât’ından sadır olduğunu sembolize eder. Düz ve kırılmasız çizgisiyle Elif, teklik ve istikamet üzere olanı temsil eder. Elif, görünenin değil, görünenin ardında duran hakikatin en saf, en soyut işaretidir; mutlak Zât’ın hiçbir izah ve vasfa sığmayan hakikatidir.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah)
  > ) bahsinin zâhiri ifadeleri onları ilgilendiren yaşantısı, bu gün bizlere olan ilgisi ve yaşantısı insanlara bir işaret olsun diye Cenâb-ı Hakk bir yol bir işaret gösterecek ki insanlar o yoldan gitsin bir istikamet üzere olunsun. Bir yol gösterilmezse kim ne yapacak ne bilecek? “Ve tarafımızdan bir rahmet olsun diye.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bendeki Terzi Babam (Cilt 2))
  > Bu açı bilindiği gibi kare şeklinde bir kutucuk oluşturur. Yani Âşi- yân ve Beşiktaş-Yıldız birleşimi gönül kâ’be-sini oluşturmaktadır. Tam karşı istikâmet olan Üsküdar’a dik bir şekilde uzanır. Bu da miracın (نخم) “Necm” kısmı ve 18 âyeti olarak düşünülebilir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 16)
  > O hava alanından başka yerden Allah’a gitmek mümkün değildir. Onun için Sırat-ı Mustakıym çok mühimdir. İstikamet üzere olan işte bu yol kişi Hakikat mertebesine de geçmiş olsa yine de tarikat ehlidir. Hakikat mertebesinde yol bitmiyor ki marifet mertebesine geçse yine tarikat ehlidir, asli olarak ama yoldaki bölüm isimleri değiştiği için Tarikat, Hakikat, Marifet diye geçer.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001))
  > O hava alanından başka yerden Allah’a gitmek mümkün değildir. Onun için Sırat-ı Mustakıym çok mühimdir. İstikamet üzere olan işte bu yol kişi Hakikat mertebesine de geçmiş olsa yine de tarikat ehlidir. Hakikat mertebesinde yol bitmiyor ki marifet mertebesine geçse yine tarikat ehlidir, asli olarak ama yoldaki bölüm isimleri değiştiği için Tarikat, Hakikat, Marifet diye geçer.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sâd Sûresi)
  > Beşincisi : Sâd harfi, âriflerin kalplerinin safvetini, muhiblerin muhabbet hakikatlerindeki doğruluğunu, âşıkların göğüslerindeki ateşin alevlenişini, istikamet ehlini ise kadîm müşâhede makamındaki sıralarını haber vermektedir. Zira onlar, fenâ vasfıyla bekânın celâlini tartmışlardır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Hak beraberliği söyledi ve kalbe mühür etti, tâ ki kalbin kulağına akis gele, tard gelmeye! "Aks", ters ve zıt anlamınadır. "Tard" kelimesinin birçok anlamı vardır. Burada "istikamet" demektir. Nasıl ki "tardu'l-emr" derler, bu "işin istikameti" anlamınadır. Yani, Yüce Allah, vehmedilmiş varlık sahibi olan bu maddi âlemde "Nerede olsanız Yüce Allah sizinle beraberdir" (Hadîd, 57/4) buyurdu.
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî'den Hikâyeler)
  > İçsel ayıpları ve kusurları gizlemek yerine, onları itiraf etmek veya en azından susmak, riyakârlıktan uzak durmanın ve gerçek manevi ilerlemenin yoludur. Tam istikâmet, nefsin arzularını tamamen Hakk'ın iradesinde yok etmektir ki bu, Peygamber Efendimiz'in "Hûd Sûresi beni ihtiyarlattı" buyurduğu gibi zorlu bir mertebedir.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zuhruf Sûresi)
  > Ondan uzak olduğuna bakarken (Tesbîh) et ve her iki makâmı karıştırma. Ve her iki görüşü birleştirme ki, Hakk ve istikamet “mültebis-karışmış olmasın.” Lâkin karışma ve birbirinin içine girme olmadığı takdirde her iki mâkâmı ve her iki görüşü hem değiştirip hem de cem edebilirsin.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > " diye mühim ve müşkil olan o ilhâm ve vahiyden haber geldi." Bu فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ (Hûd, 11/112; Şûrâ, 42/15) ya'ni, "Emr olunduğun gibi istikâmet et!" âyet-i kerîmesi sûre-i Hûd'da ve sûre-i Şûrâ'da vâki'dir; ve bu âyet hakkındaki îzâh III. cildin 743 numaralı beytinde de geçti.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Bu beyt-i şerîfde إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللَّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلَائِكَةُ أَنْ لَا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا (Fussilet, 41/30) ya'ni "O kimseler ki, Allah bizim Rabb'imizdir dediler, sonra da müstakîm oldular; onlara korkmayın ve mahzûn olmayın diyerek melâike tenezzül eder" âyet-i kerîmesine işâret buyrulur. Azamet-i ilâhiyyeden korkup onun emir ve nehyinde istikāmet üzere...
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Reşahât — Aynü'l-Hayât)
  > Ama okun yeri belli olduğundan, hedef belli olduğundan şaşırmadan oraya gidebiliyor kişi. Ve oraya gidiyor iken de o sahayı görüyor. Yâni o sahayı bilmese de, ama yolun istikamet üzere olduğunu bildiğinden, işte o arada yalnız başına kaldığında çamurdan da geçiyor, bataklıktan da geçiyor, geçilecek.
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye)
  > Bunun için "Hûd Sûresi ve benzerleri beni ihtiyarlattı" buyurmuştur. Çünkü Hûd Sûresi'nde, emir ve nehiyde istikamet üzere olması emrolunur. كَمَا أُمِرْتَ [Emrolunduğun gibi] kaydı, davet emri tarafına şamil olunca, Resûl'ü davet emrine teşvik eder ve bu konuda onu ihmal ve gevşeklikten sakındırır.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tüm Şiirlerim)
  > Bulmak dilersen kemâl halini, Bırak dilinin cümle kalini, Anladınsa gerçek vebalini, Sakın geç kalma hemen kâmile gel. 16/8/1988 MEVLA'YA KUL OL Gençlikte yapılan ibadet, Getirir sana her türlü gayret, Bu istikamet üzere sabret, Gençlikte Mevla'ya kul ol her zaman. Yaşın ilerliyor yavaş, yavaş, Kendinle olmaya bak ey kardaş, Vakit geçirmeden Hakka yaklaş, Olgunlukta Mevla'ya kul ol her zaman.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necm (Yıldız) Sûresi)
  > Âyete lûgat mânâsı ile baktığımızda; “zü” sahip “mirre” kuvvet, Akıl, Sağlamlık “zü mirre” “Halk, Hasen, Güzellik” yahud; “Bedi-i eserler,” anlamında, “istiva” Müsa­vi oluş, itidal, istikamet v.s. anlamında belirtilmiştir. “istiva” nın ba­şındaki “fe” de, hemen bir oluşu ifade etmektedir. Yukarıda Âyete meâlen verilen mânâdan da yola çıkarak, meleğin sadece bir kuvvet olduğunu düşünürsek bu kuvvetin de yanlızca...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler (23))
  > İşte ey aklı mantığı olan insân, kardeşim! Hiç vakit geçirme, hemen pusulanı düzelt. Ve bir daha da eğriltme. Çünkü istikamet ve hedef tekdir. O da sırat-ı müstakim’dir. Başka bir yol yoktur. Sakın aldanma, gaflete dalma. Yanarsın, çok pişman olur, yanarsın.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006))
  > İlk ulaşmamız gereken bu emr-i teklifi ile sırat-ı müstakîm üzere hayatımızı sürdürmek, yani doğru istikamet üzere... Bu ne demek? Kur’an’ın bize vaaz ettiği hukukları takip ederek, nehiyleri ortadan kaldırıp.

## İlgili Kavramlar

- [Takva](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/takva) — related
- [Keramet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/keramet) — related
- [Sabır](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sabir) — related
- [Tevbe](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevbe) — related
- [Sırât](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sirat) — related
- [Hikmet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hikmet) — related
- [Fusûsu'l-Hikem](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/fusus-ul-hikem) — related
