# Kabz

> Daralma hali. Kalbin sıkışması ve manevi bunalım.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kabz

---

## Tanım
Kabz, sâlikin kalbinin daralması, manevî neşesinin çekilmesi ve bir tür iç sıkıntı halidir. Havf (korku) makamının kalpte yansımasıdır. Tasavvufta bast ile birlikte ele alınan ikiz hallerdir.

## Etimoloji
Arapça "kabada" (tutmak, sıkmak, çekmek) kökünden. İlâhî lütfun "çekilmesi"dir — sâliklerin değil, Hakk'ın tasarrufudur.

## Kur'an Referansı
- **Bakara 2:245** — "Allah hem daraltır (yakbidu) hem de genişletir (yebsut); ve dönüşünüz O'nadır." Bu ayet kabz ve bast terminolojisinin asıl kaynağıdır.

## Tasavvuf Gelenegi
Kuşeyrî *Risâle*'de şöyle der: "Kabz, havâssın makamıdır; bast ise havâssu'l-havâssın." Çünkü kabzde kul kendini bir sıkışma ile mesul hisseder, bastta ise lütfun genişliğinde zevk ve müşâhede vardır. Ancak İbn Arabî, kabzı da Hakk'ın bir tecellîsi sayar — celâl sıfatının yansımasıdır, boşa gitmez.

Bazı meşâyih kabzı "günah sebebiyle" yorumlarken, ehlullah nezdinde çoğu zaman ilâhî terbiye ve imtihandır — kulun lütfa alışıp gaflete düşmemesi içindir.

## Edep
Sâlikin kabz halinde yapması gereken: şikâyet etmemek, halini mürşidden başkasına açmamak, istiğfara ve zikre devam etmektir. Kabz geçicidir; mutlaka ardından bast gelir.

## İlgili Kavramlar
- [bast](/wiki/bast)
- [havf](/wiki/havf)
- [hal](/wiki/hal)

## Kaynaklar
- Kuşeyrî, *er-Risâle* (Kabz ve Bast bâbı)
- İbn Arabî, *el-Fütûhât*

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Ve o âlem-i ma'nâ ve letâfet olan rûhaniyet cihânı ve o cihânın ahkâmına ve îcâbatına tâbi' ve sâlik olanlar ise "Allah" ism-i câ-mi'inin kabza-i kudretinde fikren ve fiilen ve sûreten müstemirr olup, inhilâl kabûl etmezler. 32. Bu cihan ve onun âşıkları münkatı'dır.
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > İşte içinde bulunduğun o geçici kabz hâlin olmasaydı, bu açılım ve bast hâlin olmayacaktı ve bu gerçek yaşam tecrübende olmayacaktı ki, buna diğer ifadeyle (Celâlinde Cemâli gizlidir.) Denmektedir. Ve rahmetin kendisidir. Bu hususta söz çoktur. Hadi bakalım artık yağmurların yağsın gönlünün toprağınıda feyizlendirsin ve İlâh-î güneşin ile bereketli ilim meyveleri zuhur etsin.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > "Benân", parmak uçları demektir, cem'i "benâne" gelir. Ya'ni "Rahmân'ın birisi lutuf, ve diğeri kahır parmağı olup gönül kalemi bu iki parmak arasında ya kabz hâlini ve yahut bast hâlini yazar." Abd kabz hâli içinde gam ve elem duyar; ve bast hâli içinde de ferah ve sürür hisseder; ve kabz eser-i kahr ve bast eser-i lutuftur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > "Cezr", denizin suyunun geriye çekilmesi ve "medd", bunun zıddı olarak denizin suyunun kenara doğru uzaması demektir. Bu şerefli beyitte "cezr" ile kabz (sıkıntı) ve kahredici tecelli (Allah'ın celâl sıfatıyla tecellisi), "medd" ile bast (genişlik) ve lütfedici tecelli (Allah'ın cemâl sıfatıyla tecellisi) kastedilir.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zîrâ Allah Teâlâ onu günahlardan bir şey iktisâb etmezden evvel îmânı indinde kabz etti. Ve halbuki islâm mâ-kablini iskât eder. Ve onu dilediği kimseye Hak Sübhanehû kendi inayetine bir âyet kıldı. Tâ ki hiçbir kimse rahmet-i ilâhiyyeden me'yûs almaya! Zîrâ kavm-i kâfirunun gayri hiç bir kimse revhullahdan me'yûs olmaz, imdi eğer Fir'avn me'yûs olanlardan ola idi, îmâna mübâderet etmez idi.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > Dervişler adeta “Don kişot” misali olmuşlar kendilerine kurgulatılan ve bir çok imalar ile dayatılan hayali değirmenlerle savaşa girmişler, bu yüzden adeta hepsi kendi içlerin de büyük bir kabz ve sıkıntıya girmişler, araştırmaya devam edince bütün bu yanlış işler ortaya delilleri ile birlikte çıkmaktadır. Bu insanların sıkıntıya sokulma vebali nasıl ödenir. Gerçekten hayret bir hal. T.B. ------------------- Biz...
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > Mevt-i füc'eye gelince, onun haddi nefes-i dâhil hurûc ede ve nefes-i hâriç duhûl etmeye. İşte bu mevt-i füc'edir. Ve bu muhtezırın gayridir. Ve katl-i gaflet dahi böyledir. Onun şuuru olmadığı halde arkasından onun boynu vurulur. Binâenaleyh îmandan veya küfürden ne hâl üzere olursa onun üzerine kabz olunur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > "Bâdem yağı"ndan murâd, âlim-i zâhirî efendilerin Kur'ân ve hadîs ına'nâlarını te'villeridir ki, bu te'viller kalbe inbisât değil, bilakis kabz verir. Nitekim bu cildin 1099 numaralı beytinde şöyle buyrulur: "Kur'ân'ı hevâ-yı nefsânî üzerine te'vîl edersin, yüksek olan ma'nâ senden alçak ve eğri oldu." 54. Helileden kabz oldu, ıtlak gitti.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Bunun imanında ihtilaf vardır: a) Bir taife (grup) indinde (görüşünde) onun imanı makbuldür. Zira onun hâli "Kişi bulunduğu hâl üzere kabz olunur ve öldüğü hâl üzere haşr olunur" hadis-i şerifine mutabıktır; ve ahiret âlemine bulunduğu iman hâli üzerine intikal etmiştir.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > ..., gündüz ise bast ve rûhâniyet hâline işâret eder. Âlemde olduğu gibi insânda da bu zıt hâller birbirini kovalar. Her hâl geçicidir ve zıttına dönecektir. Bunu bilen kimse, ne kabz'da ümitsiz olur ne bast...
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İmdi Hak Te-âlâ bu kelâm ile, ariflerin kalblerine tenbîh eyledi, tâ ki hayât-ı dünyâda, avarız (arizalar, sonradan meydana gelen şeyler) onları böyle bir şeyin istihzarından meşgul etmeye! Zîrâ abd, hangi nefeste kabz olunacağını bilmez. Ba’zan vakt-i gaflette kabz olunur. İmdi huzur üzere kabz olunan kimse ile beraber olmaz (67).
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Ya'nî evliyânın hayât-ı ma'neviyye veren nefhalarında ve kudsî nefesle- rinde biraz fâsıla olsa ve biraz zaman eksik olsa ve gönül bağına esmese, sâ- lik-i âkılin gönlü binlerce gam ve kabz ve sıkıntı duyar. Hz. Mustafa (s.a.v.)e Hz. Aişe'nin diğer suâli 2091. Sıddîka dedi ki: Ey vücudun zübdesi, bugünkü yağmurun hikmeti ne idi? &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash 2091. Sıddîka dedi ki: Ey varlığın özü,...
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, içinden çıkılmaz kabz sahasını açan görüntülerdir. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, iblis ve taifesinin insan denen saha da, ef’aline zulmani ve süfli tesir etmeye çalışmasıdır.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İslami sahalara gidildiği zaman Bast, açık olarak görülüyor, ama Musevi ve Hıristiyan ziyaret yerlerine gidildiği zaman hem bina olarak kasvetli karanlık hem de mekan mahal olarak kabz sıkıntı veriyor ama islami manada gidilen yerlerde çok açık Bast var o tecelli vekaleten orada devam ediyor.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Yakup Şerhî: Bahaeddini Nakşibend Hazretleri, bize, kabz (sıkışma) hâlinde istiğfar; bast (genişleme) hâlinde de şükür ile emir buyurmuşlardır. İşte bu iki hâle dikkat ve riâyet “Vukûf-u Zamânî” dir. Hoca Hazretleri: Müridin olanca kâr binası, “Vukûf-u Zamânî” işinde saat üzerine kurulmuştur.
- **Değmez Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (23 De mez dosyas)
  > Efendi babam çok sık bir şekilde kabz ve bast halleri yaşıyorum,fakat kabz halini yaşarken dışardan beni gören kişi o hali hiç anlamıyor,belli etmeyen bir yapı terkibim var.Kabz hali olduğu zamanlar sineğin sesine bile tahammül edemiyorum,insanların selam vermesi bile bana küfür gibi geliyor,fakat bu halin bir müddet sonra geçeğini bildiğim için sanki bast halinde imişim gibi davranıyorum ve karşımdakine bast...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > "Sûfî", Hakk ehlinin terminolojisinde "ezelî güzelliğin müşahedesi ve Hakk'ın zâtına" (ulaşan kişi) demektir. “Harac”, sıkıntı ve darlık ve kabz hâlidir. “Ferec”, şâdî ve sürûr ve bast hâlidir. “Sûfî”, ehl-i Hak ıstılâhında “cemâl-i ezelînin müşâhedesi ve zât-ı Hakk’a 352.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, içinden çıkılmaz kabz sahasını açan görüntülerdir. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, iblis ve taifesinin insan denen saha da, ef’aline zulmani ve süfli tesir etmeye çalışmasıdır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > ) Efendimiz Ebû Seleme'ye geldiler; vefât etmiş ve gözleri açık kalmış idi. Buyurdular ki: ان الروح اذا قبض يتبعه البصر ya'ni "Muhakkkak rûh kabz olundukta, basar ona tâbi' olur." 683. Bu cihân bî-cihetten peyda olmuştur; öyle ki, cihana mahalsizlikten mahal olmuştur.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > İslami sahalara gidildiği zaman Bast, açık olarak görülüyor, ama Musevi ve Hıristiyan ziyaret yerlerine gidildiği zaman hem bina olarak kasvetli karanlık hem de mekan mahal olarak kabz sıkıntı veriyor ama islami manada gidilen yerlerde çok açık Bast var o tecelli vekaleten orada devam ediyor.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Paragraf: Hak Teâlâ "Ben, fail olduğum bir şeyde mevti kerîh gören mü'min kulumun ruhunun kabzında tereddüd ettiğim gibi tereddüd etmedim.” buyurdu. (124) 6.Paragraf: Resul (a.s.) "Sizden biriniz muhakkak Rabb'ini görmez tâ ki öle" buyurdu. (143) 7.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > ...Kabz" sıkıntı ve "Bast" ise açılmadır. Bunlar birbirini kovalar dururlar; tâ ki daha ilerilere doğru yol alıncaya kadar. Üzerimizdeki beşerîyet elbisesi her türlü h...
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Aynı zaman da gerçekten de bir kabz-sıkıntı hali vardı. Mekke de Celâl tecellisi, Medine de Cemâl tecellisi. Burada ise kabz ve bast tecellisi birlikte yaşanıyordu. Museviyyet ve iseviyyet simgesel gezi yerlerinde kabz ve sıkıntı.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Zîrâ sâlik, indinde ma'lûm olan bir emr-i mekrûhtan korkar; veyâhud ma'lûm olan bir emr-i mergûba nâiliyyeti ümîd eder. Kabz ve bast ise, vârid-i gaybden ibâret olup, sebebi sâlik indinde meçhûl olur. Sâlik havf ve recâ makâmından, ya'ni makâm-ı nefsten makâm-ı kalbe terakkî etmedikçe kabz ve bastın ne oldu-ğunu bilemez.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > ...yı onlara sâde hamîmden bir şerab ve elîm bir azâb vardır. Ömer Nasuhi Bilmen Meali: 6.70 - Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence ittihaz eden ve kendilerini dünya hayatı mağrur etmiş bulunan kimseleri bır...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > ...Hakk orada O’nun ruhunu kabz ediyor, yanında bir de eşeği varmış ve de taze üzüm yiyecek varmış, ruhu kabz edildikten sonra Cenab-ı Hakk O’nu orada yüz sene bekleti...
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Bu makamın anahtarı ve yükselticisi HU ismidir. Mürşidinin himmeti irşadı’dır. Tarikat mertebesi’ nin başlangıcıdır, KABZ ve BAST , hali’dir. Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım. Evvelki hallerde samimiyyetle çalışmalarına devam eden sâlik bu mertebe’de Yavaş, yavaş hallerinin değiştiğini müşahede etmeğe başlar.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Zîrâ nurun ademi ile, yani yokluğu ile gölge için bir ayn yoktur. "Ondan sonra biz onu kabz-ı yesîr ile bize kabz ettik". Yani kolay bir tutmak ile biz onu tuttuk (Furkân, 25/46) Ve ancak onu kendine kabz etti. Zîrâ o, O'nun zillidir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > " diye gelsen ve o surette dursan, vallahi o suret sen değilsin; çünkü insan, cismanî suretten ve hallerin suretinden ibarettir; ve cismanî suret daima başka bir hale geçer, dönüşür ve hallerin sureti ise, asla sabit değildir. Kâh kabz (manevî sıkıntı) ve kâh bast (manevî genişlik) ve kâh gam ve kâh sevinç gelir, gider. Bu sebeple bu cismanî suretler ile, hallerin suretlerinden bir hal içinde durup, "Bu benim!
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Son derece sıkıntılı günlerden sonra, Efendi Babama mülâki olup da İrfan Mektebi kitabını okumağa başladığımda, Radiye Makamındaki kabz ve bast halini yaşadığımızı fark ettim. Böylece nedenlerimin cevabını almış oldum. Şimdi artık “her şey merkezindedir” diyemesem de, Yunus Emre’nin dediği gibi, “Kahrın da hoş lutfun da hoş” “Hoştur bana senden gelen” diyebiliyorum.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Esmâ-i İlâhiyye den her bir celâlî esmânın bu vücûdu kendi istikametinde kullanmaya çalışması bünyedeki darlık ve fakirlitir, o kadar çok darlık vardır, bu içerdeki kabz bedenle harekete geçiyor, eğer Esmâ-i İlâhiyye terbiyesinde iseniz Hakikat-i Muhammediyeyi idrak edemediğinizden tevbe edersiniz ve bu kabz hali sizden geçer.
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > Bu hal salikte sonra kabz ve bast; “daralma, büzülme; tutukluk, durgunluk, sıkılma, tasalanma” gibi anlamlara gelen kabz , tasavvuf terimi olarak sâlikin bir anda kalbine gelen mânevî sıkıntı, huzursuzluk sebebiyle hissettiği tutukluk ve durgunluk halini anlatır ve genellikle karşıtı olan bast ile (rahatlık, ferahlık) birlikte kullanılır. Kabz ve bast halleri diğer mânevî haller gibi geçicidir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > ) hazretleri et-Tedbîrâtü'l-İlâhiyye fî Islâhı Memleketi'l-İnsâniyye ismindeki kitâb-ı latî- واباح له التصرف في الاكوان بما به عنها زجره وسوى في قبضته الاخذ بين من آمن به و کفره واشهده على تلك القبضة finde söyle buyururlar: Ya'nî "Kutub için Hak Teâlâ ekvânda tasarrufu mübah kıldı ki, onunla onu ondan zecr etti; ve îmân ile küfr eden kimse arasındaki ahzi onun kabzasında müsâvî kıldı. Ve bu kabza üzerinde ızhâr...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Mâdemki, Hakk'ın kabza-i kudretinden sıçrayıp kaçmaya kādir değilsin, binâenaleyh onun emrini tut ve rızâ-yı şerîfi dâiresinde hizmet et, tâ ki, onun habsi olan âlem-i tabîat ve cismâniyetten çıkıp, onun gülşeni olan âlem-i ervâha gidesin! 387. Eğer sen dembedem murâkıb olur isen, ey azgın, adli ve hâkimi görürsün!
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > İsa’nın çile yolu ve Kutsal Kabir Kilisesi, Zeytin dağı, Lut gölü ve Eriha şehri, Halîlürrahman ve Beytülahm şehirleri, Doğuş Kilisesi gibi pek çok yer ziyaret edilmiştir. Kabz ve sıkıntının hâkim olduğu, Museviyet ve İseviyetin simgesel yeri olan Kudüs’te [203] yapılan ziyaretlere ait fotoğraflarında yer aldığı eser, 2017 yılında dosya halinde hazırlanmış, ancak kitap olarak basılmamıştır.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Cenab’ı Hakk burada HAY ismi ile yeni bir hayat verdiği kuluna böylece, yeni güç-ler de vermiş olur. Bu güçlerin yardımıyla sâlik, önüne çıkan engelleri daha kolay geçebilir. Bu mertebede KABZ (darlık) ve BAST (genişlik) hali daha belirginleşir. Geçilmesi oldukça zor olan bu mertebede ALLAH (c.
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > Zaman, zaman KABZ zaman, zaman da BAST hali devam eder. Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım: Evvelki hallerinde yaşamını sürdürerek Nefs-i Mutmeinne’ ye ulaşan sâlik, önceki hallerinde az da olsa şüphe ve endişeler içinde bulunuyorken burada daha çok huzur bulmuş ve yaşantısında yeni bir aşama daha kaydetmiş olur.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Nefs kontrole alındığından istediği gibi hareket edemez ve kişiye sıkıntı vererek kabz hâlini oluşturur belirli bir süre, buna dayanmak lâzımdır ve buna da ancak irfâniyet yönüyle dayanmak mümkündür. Bu hâlden sonra biraz daha ilerleyince ve hakîkat mertebesine gelince heybet ve üns oluşur.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Tövbesi o gün kabûl edildi. Rûhu o gün kabz edildi. Kıyâmet de o gün kopacaktır hadis-i şerîfinin tefsirini şöyle yapıyorum: “Mısrî Niyâzi Hazretleri “Cem'i cem-ül-cem'ile feth oldu ebvâb-ı-hüdâ” buyuruyorlar.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > [301] EL-KÂBIZ [302] İcabettiği zaman ruhları sıkan, ruhları alan, rızıkları daraltan demektir. KABZ' dır nefsini bilki kabz eden, Kaçamaz hiç bir zaman önünde giden, Hâlden hâle koyup havanda ezen, Nefsini alt eden KABZ' dır ancak.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Zira Hak Teâlâ kulunu kabza sevk ettiğinde, onun kendi iradesiyle bast hâline dönmesi mümkün değildir. Kalbin hâlleri olan kabz ve bast, heybet ve üns, inkâr ve mârifet tamamıyla ilâhî tasarruf altındadır.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > (Kabz; tutmak demektir, kabza tutulan kısım, tabancanın kabzası gibi) Zahir alemde mevcut olan her bir suret bir mananın zuhuru içindir. Yani bu alemde gördüğümüz ne kadar elle tutulan gözle görülen beş duyu ile hissedilen anlaşılan ne kadar şey’iyyet varsa bunların hepsi mana aleminde mevcut olan bir mananın zuhura çıkması içindir.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani kolay bir tutmak ile biz onu tuttuk (Furkan, 25/46) Ve ancak onu kendine kabz etti. Zîrâ o, O'nun zillidir. O'ndan zahir oldu; ve emrin küllisi O'na rücû' eder. İmdi o, O'dur; O'nun gayri değildir. Böyle olunca senin idrâk ettiğin her bir şey, a'yân-ı mumkinâtta olan vücûd-i Hak'tır.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > Su içinde iman ederek ölmesi onun için aynı zamanda gusul olur, böylece Hakteala onu mutahhar olarak kabz eyledi. İmdi Allahüteala davayı rububiyet gibi bir kötülüğe cüret eden Firavunun imanını dilediği kimseler hakkında değiştirebileceğine inayetine alemet kıldı.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Türlü türlü hallere ve sevdalara uğrar, kah kabz ve celal mazharı, kah bast, zevk, şevk, ve safay-ı cemal mazharı olur... Kah nazla, kah niyazla sıfatlanmış olur. Değişik değişik işve ve nazlarla daima aşk halinde, cilve, şive gösterir ve bunların hiçbirisin! arif reddetmez... Hal böyle olunca, aşık kendini nasıl belirli bir itikad ve hal ile kayıtlasın.
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > O mahvdan sonra, onun enaniyetini [5] teşkil eden sıfâtlarının kabz ve onu haps etmesi kalmadı. Binaenaleyh istidadında mündemiç [6] olan, istidadının kanadını açtı ve bast oldu. Bunun gibi istidadı olan bir talib-i hakikat, kendini toprak kadar mütevazi bulunan bir kâmilin sohbetinde mahv edince, artık onun kendine ait sıfât-ı nefsâniyesi ve enaniyeti kalmaz.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Böyle olunca "dâd" ile yahut "sâd" ile, ya'nî avuç dolusuyla ve yahut parmaklarının uçlarıyla, isr-i resulden bir kabza kabz eyledi. İmdi onu buzağıya koydu. Buzağı huvâr (böğürme) etti.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Bu mertebedeki sâlikin ahlakı meleklere benzer; tevazu, ihlas, cömertlik ve kanaat sahibidir. İbadet ve itaatten zevk alır. Manevi olarak zaman zaman "Kabz" (içe kapanma, sıkıntı) ve "Bast" (ferahlık, genişleme) halleri yaşar. Nefs-i Mutmeinne, Allah'ın kuluna genel hitaptan çıkıp özel olarak seslendiği, "mutlak irfan" mertebesinin başlangıcıdır.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Nefs kontrole alındığından istediği gibi hareket edemez ve kişiye sıkıntı vererek kabz hâlini oluşturur belirli bir süre, buna dayanmak lâzımdır ve buna da ancak irfaniyyet yönüyle dayanmak mümkündür. Bu hâlden sonra biraz daha ilerleyince ve hakîkat mertebesine gelince heybet ve üns oluşur. Heybet yâni asâlet oluşur ve dışarıdan bakanlar onun hâlini bir türlü değerlendiremezler.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > ...huzur ve sükuneti yakalayabileceğim ve mutmain olacağımı sanmıştım. Tam aksi oldu, daha ilk günden itibaren çeşitli sebeplerden dolayı daha önce hiç olmadığı kadar havatır/kalbî ve zihnî düşünceler beni...
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, içinden çıkılmaz kabz sahasını açan görüntülerdir. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, iblis ve taifesinin insan denen saha da, ef’aline zulmani ve süfli tesir etmeye çalışmasıdır. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, daha bu alemde iken iblis ve taifesinin kontrolunda nar/cehennem aleminin provalarının yapıldığı/yaşandığı sahne ve sahalardır.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Tarikat mertebesi’ nin başlangıcıdır, KABZ ve BAST , hali’dir. Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım. Evvelki hallerde samimiyyetle çalışmalarına devam eden sâlik bu mertebe’de Yavaş, yavaş hallerinin değiştiğini müşahede etmeğe başlar. Evvelce farkında olmadığı iç âlemine değişik duygular gelmeğe başlar, bunların bir kısmı (Melekî) ilham, daha çoğu’da (Şeytâni) evham ’dır.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, içinden çıkılmaz kabz sahasını açan görüntülerdir. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, iblis ve taifesinin insan denen saha da, ef’aline zulmani ve süfli tesir etmeye çalışmasıdır. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, daha bu âlemde iken iblis ve taifesinin kontrolunda nar/cehennem âleminin provalarının yapıldığı/yaşandığı sahne ve sahalardır.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Seyri sülûkun başlarında yâni şeriat mertebesinde kişiler “ümit ve korku” arasında hareket ederler, yolda ilerledikçe ve târikat mertebesine gelince “kabz ve bast” hâli oluşur. Kişi durup dururken ortada hiçbir şey yok iken, bu hâlleri yaşar. Nefs kontrole alındığından istediği gibi hareket edemez ve kişiye sıkıntı vererek kabz hâlini oluşturur, belirli bir süre, buna dayanmak lâzımdır ve buna da ancak irfaniyyet...
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...aşağı gitmişlerdir. Şehvetten ibaret olan tabiat hükmüyle hareket ederler, dağlarda yularsız gezen hayvanlar gibi yaşarlar, böylece insan nevinin halkından maksud olan gaye ortadan kalkmış olur. Bu alem a...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > -Haliyle tabi haliyle olur tabi gerçi orada hangi mertebede yaşarsanız o mertebede ölürsünüz hükmü var. Ama zahiren de tabi nasıl muamele ettinizse meleklerde size öyle muamele eder. Yani kabz melekleri geldiği zaman, zorlukla alırlar. Hani diyorlar ya sırtına vururlar içinden sanki dikenli şey çıkar gibi çekerler ruhunu diye ve de nasıl öldüyse öyle haşr olunur ayrıca kıyamette kalktığında.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Kişinin kendi bünyesinde, yavaş yavaş esmâ-i İlâhiyye tezahür ediyor, karnı acıkıyor acz esmâsı karnı doyuyor, gani esmâsı, zuhura geliyor, ihtiyaçlarını çıkartıyor. Kabz esmâsı çıkartamıyor sıkıntı geliyor, Bast esmâsı zuhura gelir o sıkıntıyı giderir. Kişinin yaptığı her bir hareket bir esmâya bağlı bir ismin hususiyetinde zuhura çıkar.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...i onun ruhunu kabz etti ve gitti deniyor şimdi Azrail aleyhisselam zaten bizde varsa nereden geliyor ki veyahutta Azrail aleyhisselam bizim ruhumuzu aldığı zaman o...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > Terzi Baba: Onların o devresidir de sonra onlara da bir sıkıntı gelir, Kabz gelir, çünkü dünyada istikrar olmaz. Ticarette mühim olan şu mesele var, bazı iş genelde. Yani bazı kimseler bunun farkında olmazlar, kaçırırlar o hadiseyi.
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > " (Furkān, 25/46) Ve bu kabz, zılle delîl olan nûru kabzetmekle vâki' oldu. Ya'ni vücûd-ı ekvândan ibaret olan zıllı, Hak yavaş yavaş ve kolaylıkla kendine çekti. Zîrâ vücûd-ı eşyânın yavaş yavaş fenâya yüz tuttuğunu her ân ayn-ı his ile görmekteyiz.
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu sebeple onlar hakkında (A'râf, 7/179) وَلَقَدْ ذَرَاْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرًا مِنَ الْجِنِّ وَالاِنْسِ ya'nî "Biz ins ve cinden cehennem için tâife-i kesîre halk ettik" buyrulmuştur. İmdi bu taifenin perde-i gafletleri bu âlemde yırtılmak mümkün olmadığından, hâl-i gaflette kabz olunurlar; yani gaflet haliyle tutulurlar ve âhirette dâr-ı cehenneme dahil olunurlar. Orada meks-i medîdden sonra kendilerine...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Kab demek tutmak kabza demektir, hani eskiden iki yaylı oklar vardı, büyük silahşörler onu kullanıyordu, ya tek yaylı oklar oluyordu ya da daha güçlüsü iki yaylı olanı vardı. Kab-ı Kavseyn-i edna, İşte orada iki yay o sıfırın ikiye ortadan bölünüp bir tarafının kadim bir tarafının Hâdis olması yani bir tarafı Hakk ın kıdem baka bir tarafı da sonradan meydana gelen Hâdis iki yay.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Tabi ki bu nasıl oluyor diye şaşırıyorlar, o zaman kardeşim diyor sen ve ben küçücük birer gölüz, birer kabız birer kovayız, o küçük gölün içerisine diyor şarabı döktün mü o temiz su mundar olur, bozulur diyor, ama O öyle bir deryadır ki diyor, değil ki bir kadeh şarap küpleri boşaltsan içine gene O’na bir şey olmaz diyor.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Psikolojik sıkıntı bu zâten. Değeri olmayan bir şeye değerinden fazla değer verip, değerliymiş gibi görüp onun üzerinde kabz yapmak, kabza girmek. Psikolojik sıkıntı, hastalık bu zaten. -Bir öğretmeni 30 bin TL çarpmışlar, dün intihar etmiş.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > ...i gibi mutlak cesed zannediyorlardı. İşte onun için ayet-i Kerime’de “Onu öldüremediler, asamadılar“ diyor. Ama onlar dediler ki “biz astık” diye. Asamadılar çünkü O ruh-u musavver yani tasvir olunmuş bir...
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İkinci olarak, Yahya (a.s.)ın hâlinde kabz ve haşyet ve rikkat ve huşu' gibi celâliyye hükümleri gâlib idi. Nitekim Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz ondan haber vererek buyururlar ki: Ya'ni "Yahya (a.
- **Kelime-i Yahyâviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yahyâviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Celâliyye)
  > ), kendinden evvel mevcûd olan hiçbir ferdin “Yahya” ismiyle tevsîm olunmaması sûretiyle, isimde mazhar-ı evveliyyet oldu. Sâniyen, Yahyâ (a.s.)ın hâlinde kabz ve haşyet ve rikkat ve huşû gibi ahkâm-ı celâliyye gālib idi. Nitekim Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz ondan ihbâren buyururlar ki: قَالَ يَحْيَى لِعِيسَى مُعَاتِبًا لَهُ حِينَ ضَحِكَ : كَأَنَّكَ قَدْ آمِنْتَ مَكْرَ اللهِ وَعَذَابَهُ، فَأَجَابَهُ : عِيسَى...
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Kişinin kendi bünyesinde, yavaş yavaş esmâ-i ilâhiyye tezahür ediyor, karnı acıkıyor acz esmâsı karnı doyuyor, gani esmâsı, zuhura geliyor, ihtiyaçlarını çıkartıyor. Kabz esmâsı çıkartamıyor sıkıntı geliyor, Bast esmâsı zuhura gelir o sıkıntıyı giderir. Kişinin yaptığı her bir hareket bir esmâya bağlı bir ismin hususiyetinde zuhura çıkar.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Bir güzelin güzelliğinin ortaya çıkması durumunda veya bir dervişin mâ’nevi terakkisindeki ilerlemeler karşısında hemen onu kendi nefis benliğine düşmesine engel olacak olan dışarıdan onu kötüleme, lâf lâkırdı başlar. Bu lâf lâkırdı getirdiği sıkıntı ve üzüntü o güzelin olgunlaşmasındaki basınç veya kabz halidir. Böylelikle burada elmasın bir anlamda gencin kendini remz ettiğini düşünürsek, gencin onu kırması...
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (29 27 Karinca-Neml Sûresi̇)
  > ) Gökyüzünde böyle olduğu gibi bizim gönül gögümüzde de böyle olur. Bazen sıkıntılı devrelerimiz olur. Kabz halinin içerisinde hafif, hafif kabzdan bast ta doğru bir geçiş olur. İşte İlâh-i rahmet olarak gelir.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Cenab’ı Hakk burada HAY ismi ile yeni bir hayat verdiği kuluna böylece, yeni güç-ler de vermiş olur. Bu güçlerin yardımıyla sâlik, önüne çıkan engelleri daha kolay geçebilir. Bu mertebede KABZ (darlık) ve BAST (genişlik) hali daha belirginleşir. Geçilmesi oldukça zor olan bu mertebede ALLAH (c.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Türlü, türlü hallere ve sevdalara uğrar, kâh kabz ve celâl mazharı, kâh bast, zevk, şevk, ve safay-ı cemâl mazharı olur... Kâh nazla, kâh niyazla sıfatlanmış olur. Değişik değişik işve ve nazlarla daima aşk halinde, cilve, şive gösterir ve bunların hiçbirisin! Ârif reddetmez... Hal böyle olunca, aşık kendini nasıl belirli bir itikad ve hal ile kayıtlasın.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, içinden çıkılmaz kabz sahasını açan görüntülerdir. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, iblis ve taifesinin insan denen saha da, ef’aline zulmani ve süfli tesir etmeye çalışmasıdır.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > ...bereketli ilim meyveleri zuhur etsin. Hoşça kal kızım. Terzi Hayyat Baban. ------------------- YÂSÎN HAKKINDA KÜÇÜK BİR YORUM. YÂSÎN YÂ…SÎN Bismillâhirrahmânirrahîm. Kur’ân-ı Kerîmin en çok okunan, en ço...
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Rahmân,Kah-har) (Rahiym,Cabbar) (Celâl, Cemâl) (hâdî, Mudil) (Zâhir, Bâtın) (Kabz, Bast) (Evvel, Âhır) ve diğerleri gibi İşte bu tüm zıt isimlerin zuhur mahalli ise Hakikat-i Muhammed-î dir, ve bu isimlerin bazıları işlendiğinde suç unsurlarını ortaya getirmektedirler işte bu mertebede bunlar işlenmemiş oldukları halde ilm-î varlıkları ilm-î olarak suç unsurlarıdır ve sorumlusu Hakikat-i Muhammed-î dir, çünkü ilm-î...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > ...zan noktaları zuhur bulmuştur. Hakk-halk veya Rab-Abd mertebeleri zuhur bulmuştur. “Ya” harfindeki risalet yani elçilikle birlikte “Ya” harfi her ayn-ı sabiteyi kendine uygun mahalline ulaştırmıştır. (لَي...
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > Zîrâ suver-i zâhire bozulup harâb olur; ve ism-i Zâhir'in ahkâmı ism-i Bâtın'ın kabzasına intikāl eyler; ve âlem-i kesîf-i dünyâda mevcûd olan cemâd ve nebât ve hayvân ve insân ve cinn ve semâvâtta olan melâike âlem-i âhirete hurûc eder ve o âlemde cem' olur. Nitekim Hak Teâlâ وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ (Tekvîr, 81/5) [Vahşi hayvanlar toplandığı vakit.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > ) Hırbe diye bir kasaba varmış, o kasabaya baktığı zaman o kasaba ya bir istila neticesinde ya bir zelzele neticesinde harab olmuş gitmiş “uruşiha” diye oranın bazı tefsirlerde Kudüs olduğunu da söylerler, arşları yani çatıları harab olmuş, uzak bir yerden bakıyor ki, bu nasıl ihya olacak bu kasaba nasıl tekrardan imar edilecek ihya olacak diye düşünüyor işte o anda Cenâb-ı Hakk O’nun ruhunu kabz ediyor, ölü hükmüne...
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Yani Hak yolcularının orta mertebelerinde olanlar için “Cemâl” ve “Celâl” sıfâtları lazım olur. Bunların zuhuruyla ehl-i tavassutta heybet ve üns ve kabz ve bast halleri zahir olur. Kezalik tecelli ve istitar dahi iki sıfat-ı ilahiyedir ki ehl-i nihayet için zahir olurlar.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Muhit, Dar, Kahhar, Kabız, benzeri isimler ise bu varlıkların bu mazharların yok edilmesini gizliliğe çekilmesini gerektirir. İsimler sıfatların, sıfatlar Zat’ın tecellisinden ibarettir, bu tecelliler birbiri ardınca vuku bulup her an yenilenmektedir. “O her an bir şende” yani yeni bir tecellidedir 55/29 ayet-i Kerimesi كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖى شَاْنٍ sufilerin yorumuna göre mutlak Zat’ın bölünemeyen her bir anda...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > İncilerin tek, tek dizildiği gibi hayatımızdaki imtihanlar tek, tek yaşantı olarak tahakkuk ettirildi bizlere. Mânevi babam bu kabz hallerimizi bast’a çevirdi biiznillâh. Adeta inci gibi dizayn edildi zâhir hayatımız dolayısıyla da bâtınımız. Zira zâhir ile bâtın arasında ayrım olmadığını söyledi hep.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Kab demek tutmak kabza demektir, hani eskiden iki yaylı oklar vardı, büyük silahşörler onu kullanıyordu, ya tek yaylı oklar oluyordu ya da daha güçlüsü iki yaylı olanı vardı. Kabe Kavseyn-i ev edna, İşte orada iki yay o sıfırın ikiye ortadan bölünüp bir tarafının kadim bir tarafının hadis olması yani bir tarafı Hakk ın kıdem baka bir tarafı da sonradan meydana gelen hadis iki yay.
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, zulmet âleminin kapılarıdır. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, içinden çıkılmaz kabz sahasını açan görüntülerdir. Zulmani, “Ru’ya-zuhurat” lar, iblis ve taifesinin insan denen saha da, ef’aline zulmani ve süfli tesir etmeye çalışmasıdır.
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necdet Divanı)
  > KABZ' dır nefsini bilki kabz eden, Kaçamaz hiç bir zaman önünde giden, Hâlden hâle koyup havanda ezen, Nefsini alt eden KABZ' dır ancak. BASİT' Geldiğinde açılır gönlün, Her şeyi seversin olur özlün, Halin kale gelir olur sözlün, Seni bir hoş eden BASİT' tır ancak.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > Türlü türlü hallere ve sevdalara uğrar, kah kabz ve celal mazharı, kah bast, zevk, şevk, ve safay-ı cemal mazharı olur... Kah nazla, kah niyazla sıfatlanmış olur. Değişik değişik işve ve nazlarla daima aşk halinde, cilve, şive gösterir ve bunların hiçbirisin! arif reddetmez... Hal böyle olunca, aşık kendini nasıl belirli bir itikad ve hal ile kayıtlasın.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Psikolojik sıkıntı bu zâten. Değeri olmayan bir şeye değerinden fazla değer verip, değerliymiş gibi görüp onun üzerinde kabz yapmak, kabza girmek. Psikolojik sıkıntı, hastalık bu zaten. -Bir öğretmeni 30 bin TL çarpmışlar, dün intihar etmiş.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > ALİYM' dir zatıyla bilir her şeyi, Kır boşa doldurduğun şişeyi, Gerçek ilmi bul dönersin köşeyi, Zat'i ilme ALÎYM' erdirir ancak. KABZ' dır nefsini bilki kabz eden, Kaçamaz hiç bir zaman önünde giden, Hâlden hâle koyup havanda ezen, Nefsini alt eden KABZ' dır ancak.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Kişinin kendi bünyesinde, yavaş yavaş esma-i ilâhiyye tezahür ediyor, karnı acıkıyor acz esması karnı doyuyor, gani esması, zuhura geliyor, ihtiyaçlarını çıkartıyor. Kabz esması çıkartamıyor sıkıntı geliyor, Bast esması zuhura gelir o sıkıntıyı giderir. Kişinin yaptığı her bir hareket bir esmaya bağlı bir ismin hususiyetinde zuhura çıkar.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Mertebe-i Mûseviyyet tenzih üzere bina edildiğinden, bu saha daha henüz Hakk’ın Zât-î tecellisi ile müşerref olmadığından, bazı isimlerin sıkıntısı ile yaşanmakta idi, bu da bir miktar kabz halini ortaya getiriyor idi, işte bunu fark eden Mûsâ (a.s.) nın duası bu oldu. Ancak aynı mevzu da, Peygamberimiz başta olmak üzere, Ümmet-i Muhammed için ise.
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > Ayaklandırdı onlar, ayağa kalktılar, yani nasıl olmuş bu hadise gibi, yani çok daha şiddetli bir çarpması vardı o hadisenin onlara, onlardan bahsedilmiyor. Sadece geriye döndüğünü ve tekrar Ruhlarının tamamen Kabz edildiği bildiriliyor. Yani Fenafillah dan sonra gelen, Muhammediül meşrep Bekabillah hadisesi olmadığı için uyandılar diye orada kesiliyor sadece, yaşantıları yok çünkü onların, Bekabillah yaşantıları yok.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > "Eğer Aşera-i zilhicce" (zilhiccenin on'u) "Kurban'an bayramının ilk günü" gibi, belirli maniler yok ise, şiddetli sıcak ve şiddetli soğuktan müteessir olmamak için mutedil günlerde girilir. Halvette "kabz" (sıkıntı) yapacak yiyeceklerden sakınmalıdır. Zira mürid oruçta olmakla sıkıntısı kuvvetlenip "anasır"ına" "unsur" "anasırı erba" (dört unsur) toprak, su, ateş, hava'sına zarar verir.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > Ancak bu metnin, metnini incelemeye çalışırken, gerçekten çok sıkıntı duydum, tamamen kabza soktu, hattâ o gece uyumam lâzım gelen uykunun ancak üçte birini uyuyabildim. Sanki gizli bir tesir üzerimde icrada bulunmak istiyor gibi idi. Daha evvelki yazılarınızda da bu veya benzeri tür ifadeler vardı fakat herhangi bir şey sorulmadığı için bir yorum yapmak istemiyor idim.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > ...ası tutmuyor.” Gerek dünya semasında; gerek gönül semasında uçan zahir ve batın kuşlarının görüntüsü ne ihtişamlıdır. Bunların her ikisinin de sistemini “Rahman” kurduğundan, varlığı ile ve o anda var old...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Yani, "Bu iki ilacı dövüp şekillerini bozarlar; fakat onların bozulmasından, bedenin düzeni ve mamurluğu meydana gelir." "Helile", Hindistan eriği dedikleri bir nevi' ilâçdır ki, onu döğüp tabîatı kābız olanlar yerler, tab'a mülâyemet verir.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > Yani Hak yolcularının orta mertebelerinde olanlar için “Cemal” ve “Celal” sıfatları lazım olur. Bunların zuhuruyla ehl-i tavassutta heybet ve üns ve kabz ve bast halleri zahir olur. Kezalik tecelli ve istitar dahi iki sıfat-ı ilahiyedir ki ehl-i nihayet için zahir olurlar.

## İlgili Kavramlar

- [Bast](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/bast) — related
- [Celâl ve Cemâl](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/celal-ve-cemal) — related
- [Hal](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hal) — related
- [Bast](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/bast) — related
- [Vecd](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vecd) — related
- [Hal](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hal) — related
