# Melekut

> Esma/melek alemi. Nasut'un bir üst mertebesi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/melekut

---

## Tanım
Melekût, nâsût mertebesinin üstünde yer alan, meleklerin ve esmâ tecellilerinin bulunduğu gayb âlemidir. "Âlem-i emir" ve "âlem-i gayb" olarak da anılır. Fizikî evrenin arkasındaki mânevi boyutu ifade eder.

## Etimoloji
Arapça "mülk" (ملك) kökünden; "melik" ile aynı kökten gelir. Kur'an'da hem "mülk" hem "melekût" terimleri kullanılır; mülk zâhir, melekût bâtınî saltanatı ifade eder.

## Özellikleri
- Nâsûtun bâtınıdır; her görünen şeyin melekût boyutu vardır.
- Melekler, ruhlar, gayb varlıkları bu mertebede yer alır.
- Keşif ehli sufiler bu âlemi müşahede edebilir.
- Esmâ tecellilerinin (tecelli-i esmâî) mertebesi olarak kabul edilir.
- "Âlem-i halk"tan (yaratılış) çıkılıp "âlem-i emir"e (ilâhî emir) geçiştir.

## Kur'an Referansı
- Yâsîn 36:83: "Her şeyin melekûtu elinde bulunan Allah'ın şanı yücedir."
- En'âm 6:75: "Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk ki kesin inananlardan olsun."
- A'râf 7:185: "Göklerin ve yerin melekûtuna bakmadılar mı?"
- Mü'minûn 23:88: "Her şeyin melekûtu elinde olan kimdir?"

## İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
Gazâlî Mişkâtü'l-Envâr'da âlemi "âlem-i mülk" (şehâdet) ve "âlem-i melekût" (gayb) olarak ikiye ayırır ve peygamberlerin melekût âleminden ilim aldıklarını belirtir. Abdülkerim Cîlî'nin dört mertebeli sisteminde melekût, nâsûtun üstü ve ceberûtun altıdır. Hz. İbrahim'in melekûtu müşahede ettiği ayeti, bu idrakin peygamberî boyutunun delilidir.

## İlgili Kavramlar
- [nasut](/wiki/nasut)
- [ceberut](/wiki/ceberut)
- [lahut](/wiki/lahut)
- [alem-i-misal](/wiki/alem-i-misal)

## Kaynaklar
- Gazâlî, Mişkâtü'l-Envâr
- Abdülkerim Cîlî, el-İnsânu'l-Kâmil
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > İşte bu cehaleti sebebiyle letâfet âleminden olan cinnin varlığını ve onun üstünde olan melekût âlemi ehlini inkâr ederler. Ve cin taifesi de aynı şekilde kendi âlemlerinde hapsedilmişlerdir ve kendi varlıklarının üstünde olan letâfet âlemini bilemezler.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Bu sebeple bu öğütler henüz tabiatın hükmü altında bulunan sâlikleredir. Şerefli beytin anlamı şudur ki: "Ey sâlik, bu ağzını gereksiz yeme ve içmeden bağla ki, melekût âlemini (görünmeyen, ruhani âlem) apaçık göresin. Çünkü melekût âlemini müşahede etmeye uygun olan kalp gözünün bağı, bu zahiri boğaz ve ağızdır.
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > Sizi daha önce uyardığım gibi yine uyarıyorum, böyle davrananlar Allah’ın melekûtundan miras alamayacaklar. 22-23- Fakat rûhun semeresi sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve zabtı nefstir. Bu tür nitelikleri yasaklayan yasa yoktur. 24- Mesîh Îsâ’ya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Çünkü O, mülkünde ve melekûtunda dilediği gibi tasarruf eden Azîz ’dir; aynı zamanda dilediğine dilediğini sınırsızca veren, hiçbir sebep ve karşılık gözetmeden bağışlayan Vehhâb ’dır. Öyleyse, hakikate karşı çıkan, peygamberle mücadeleye kalkışan ve inatla direnen bu kâfirlerin ellerinde ne var ki dilediklerini yapabileceklerini vehmediyorlar?
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > İşte böylece bu fani dünya âleminde halkın geneline cismanî sıfatlarını ruhanî sıfatlara dönüştürüp, ruhanî âlemi ve melekûtu (görünmeyen âlemi) müşahede eden peygamberler ve onların varisleri olan evliyalar o dünyadan ve baki hayattan işaretler söylerler de derler: İşte böylece bu âlem-i fânî olan dünyâda umûm halka sıfât-ı cismâniyyelerini sıfât-ı rûhâniyyeye tebdíl edip, âlem-i rûhâniyyeti ve melekûtu müşâhede...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Bir müddet böyle gittikten sonra, ben onları hepsini terk ettim. Çünkü onlarla ilgili ilgi, sürdüğü müddetçe orada kalırsın, melekut mertebesinde kalırsın daha yukarıya çıkamazsın. Onun için bize meleklerden alma haberler değil, Rabbından alma haberler gerekir.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Ve bu hadiseye şahid olan melekler de, “eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne muhammeden abdühu ve rasûlühu” diyerek, “kelime-i şehâdet” i getirdiler. Böylece Hz. Rasûllüllah’ın risâleti Melekût âleminde de tasdik edilmiş oldu. Biz şehâdeti getirmekle Hz. Peygamberin, peygamberliğini Ef’âl âle-minde, yani “âlem-i şehâdet”te tasdik ediyoruz.
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > ” buyrulmaktadır. Evet, yukarıdan beri anlatılan hazarat ve âlemler birbirinin aynasıdır. Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsân-ı Kâmil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlâhi varlığı, kâinatı yansıtan bir ayna.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > İstersen bağladığın çözülmez düğümü çöz; Çözdüğünü de bağlarsan, kalır bağlarında… Sakın, hükümdeki cezadan hiç korkmayasın; Başkası yoktur ki, hepsi kılıcın altında… Melekût senindir, mülkün dahi sultanısın; Ceberutta senindir, hep saadet katında… Sonra, arş-ı mecid sana aziz bir mekândır; Belli edersin, etmezsin de kürsü katında…
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Bu mertebeye “Âlem-i melekût” (melekler âlemi) de denir. Bu mertebe ikiye ayrılır: Rahmâniyyet’e yakın olanına “âlem-i ervah” (rûhlar âlemi) Melikiyyet’e yakın olanına da “âlem-i misâl” (misâl âlemi) denir. Ulûhiyyet mertebesinde, bütün varlıkların a’yânları yani hakikat ve kaynakları ilmi birer tasnif halinde iken oradan “Rahmâniyyet” e intikalleriyle birer “rûh”, yani hayat kaynaklarını kazandılar.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > Peygamberin, peygamberliğini Ef’âl âleminde, yani “âlem-i şehâdet”te tasdik ediyoruz. O gece ise, bu şehâdet ile “âlem-i melekût”ta ( melekler âleminde başka ifade ile rûhlar âleminde ) peygamberin, peygamberliğinin tasdik edilişidir. Mi’rac hadisesine kadar kelime-i tevhid “lâ ilâhe illâllah muhammedün rasûlüllah ” şeklinde iken, meleklerin şehâdetiyle “eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne muhammeden abdühu...
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > Rubûbiyyet mertebesi esmâ mertebesidir. Ayan-ı sâbite, biraz daha yukarısı Rahmâniyyet mertebesidir. Rubûbiyyet mertebesi, melekût mertebesidir. Melikiyyet mertebesi; bütün isim ve sıfâtların kendi hakkını almış olarak faaliyet sahasına gelmesidir.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vahiy ve Cebrâîl)
  > -i Ceberût ........ 099 Nûr : Rububiyyet : Esmâ Mertebesi : Âlem-i Melekût ......... 100 Madde - Cisim - Melikiyyet : Ef’âl Âlemi : Âlem-i Nasût ........... 101 Vâhy ..................................
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Onun için nefsine “arif” olan diyor kendisini bilen demiyor “men arefe nefsehu” yani nefsine arifse ve kendi varlığını oluşumunu bu koşullar içinde tanıyorsa, melekûtunu yani kendindeki melekliğini şeytanlığını, halifeliğini, beşeriyetini, toprağını, ruhunu, bunun nurunu, kim kendi varlığını tanıyorsa Rabbinı ancak o tanır başka yolu yoktur. İstediğimiz kadar Rabbim şöyle Rabbim böyle diyelim bunlar kelâmi yani...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > İncil’de yazar İsa (as) bile doktora gidiyor, “anasından iki defa doğmayan semavatın melekutuna ulaşamaz” diyor. bunun birisi fizik olarak dünyaya gelmek ikincisi de ruhen doğuştur, gönül evladını meydana getirmek işte esas bizim varlığımız odur, ruhani doğuşumuz, işte bunun sağlanması için de bu çalışmaların yapılması gerekiyor.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yukarıda ayan-ı sabite Uluhiyet mertebesinde ayan-ı sabite dedikleri sabit ayanlar var, bir tecelli ettiğinde hep zuhura doğru yaklaşmış oluyor. Orasıda işte alem-i melekut Ruhlar alemi, Ruhlar Alemi de iki bölüm, birisi Misal Alemi, biri Melekut alemi diye iki bölümü var, Misal Alemi bizim bu şehadet aleminin bir üstünde rüyaların kaynağı orasıdır işte.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > Hattâ izâ belega beynes seddeyni vecede min dûnihimâ kavmen lâ yekâdûne yefkahûne kavlâ(kavlen). Nefs-i nâtıka seyrillah tenezzül edip seyrifillah... Neyse... Olduğu gibi okuyalım. Melekût âlemi ile cesetler âlemi arasında bir kavim buldu. Onlar hayvanî ruh ve kuvvetleri beş dış duygu ve beş iç duygu ve şehvet ve gadaptır.
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > ...− “Lebbeyk, Rabb-i Gavs” dedim. − Nâsut ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tav...
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Çünkü esasen daha önce de birçok çevirisi yapılan çok değerli bu küçük eserin, tasavvuf yolunun meraklılarına yol gösteren bir kılavuz olabileceğini belirtir. [230] Terzi Baba, ârif, etvâr-ı seb’a, hazarât-ı hamse, gayb-i mutlak, âlem-i ceberût, âlem-i melekût, mutlak şuhûd, insân-ı kâmil, üç sefer ve tekvin bahislerinin olduğu bu “Öz” kitabın içeriğini, kendi yorumlarını katarak daha da zenginleştirmiştir.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > Yedi tavafı raksı şaftı bitirenler, Merdivenlere yürüyüp direklere gelirler, Burası âlemi Melekût’tur bilirler, Sen orasını kubbeli direkler mi sanırsın? Âlemi melekût kırmızıdandır renkleri, Sükûnetle oturur oranın sakinleri, Seyrederler âlemi şehadete geçenleri, Sen onları ölüler mi sanırsın?
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Tasavvuf terimlerinde "fenâ" kulun mülk (maddî âlem) ve melekût (gayb âlemi) âlemini hissetmemesidir ki, bu hâl de, Yüce Allah'ın azametinde ve Hakk'ın müşahedesinde (Allah'ı görme hâli) kaybolmaktır. Yani, bana Hz. Şems'in hallerinden ve sözlerinden bahsetmeyi teklif etme; çünkü muhakkak ben Hakk'ın zâtında fânîyim ve yok olmuşum. Benim idraklerim ve anlayışlarım dondu; bu sebeple Hz.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu bizim alemimizin üstündedir. Melekût alemi de iki bölümlüdür. Misal alemi bize yakın olandır, melekût aleminin bize yakın olanıdır. Onun üstü ruhlar alemidir, onun altı melekût, melekler alemi diye geçiyor ama iki bölümlü üst bölümü melekler alemi, alt bölümü yani dünyaya yakın olan tarafı da misal alemidir.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Kur’an’da İBLİS; Ademin Rabbı meleklere “ liademe /adem için” secde edin dediğinde Melekler secde ettiler, İblis secde etmedi ve kafirlerden oldu. (Bakara 2/34) Bunlar daha Melekut mertebesinin meleklik irfaniyetinde tespit edilmiştir. Hepsi irfan olunma muhabbet hamd u senalarıdır.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Gerçek manada akıl baliğ olduğunda bir mürşidi kamilin elinden inabe aldığında ikinci kez doğar ve bu doğum melekut alemine bir doğumdur bu da ancak bir mürşit ile olabilir, işte bu mürşitte onun nefsini terbiye edici olması ile emir ve tavsiyelerini yapması mürşidi kamilin müridinde tasarruf etmesi ile kişideki beşerî olan kimliğine Dur demek sureti ile kişiye “ çık aradan kalsın yaradan ” demiş olur.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > ..., âlem-i melekût, âlem-i esmâ, perde-i vahdet, hazret-i cem’, menşeü’s-sivâ, zıll-ı memdûd, âlem-i bâtın, âlem-i vücûd, zıll-ı vahdet, menşeü’l-kesret, hazret-i ulûhiy...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > İşte Esma melekut mertebesinde Zat’ın tecelligahı yani misafir olduğu yer Beyt-ül Mamur’dur. Kabe-i Şerifin üstündedir. Meleklerin tavaf etmesi bu sebeptendir. Nasıl insanlar kabe-i Şerif’i tavaf ediyorlar neden çünkü Cenab-ı Hakk’ın tecelligahı Zat’i zuhurunun olduğu yer olduğundan işte meleklerinde esma aleminde Beyt-ül Mamuru tavaf etmeleri Zat’i tecellinin orada varlığında değeri oradandır.
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > ” ------------------- Bizde hep birlikte diyelim ki; “Ya Rabbi, bedenlerimizi Şehâdet âleminin hakikatiyle donat. Nurumuzu, esmâ melekût, âleminin nuruyla donat. Ruhumuzu, ervah âleminin ruhuyla donat. Aklımızı Ulûhiyyet hakikatinin ilmiyle donat. Zâtımızı Zâtının hakikatiyle donat.
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necdet Divanı)
  > Yedi tavafı raksı şaftı bitirenler, Merdivenlere yürüyüp direklere gelirler, Burası alemi Melekuttur bilirler, Sen orasını kubbeli direkler mi sanırsın? Alemi melekût kırmızıdandır renkleri, Sükûnetle oturur oranın sakinleri, Seyrederler alemi şehadete geçenleri, Sen onları ölüler mi sanırsın?
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Ulûhiyyet, zat ve sıfat mertebesinden Hakk’ın salâtı ve melekût mertebesindende melâike-i kiramın salâtı devam etmektedir. Kelime, hali ve istikbâli kapsamaktadır. Bu yönde Âyet-i kerîme açıktır. Yani belirtilen husus sadece o günlere ait değil kıyamete kadar (bu hakikat) devam edecektir. “Ey imân etmiş kimseler!. Onun üzerine selâtta, teslimiyetle selâmda bulunun” Yani, ey hakikat sâliki ve talibi olan canlar.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Tavaf edilen yer cisimler âlemi, birinci kat Melekût âlemi, ikinci kat Ceberut âlemi üçüncü kat Lâhut âlemi, ortada duran Kâbe-i Şerifte İnsan-ı Kamil. Böylece Hazeratı Hamse, yani beş Hamse olarak tanımlanan ve 18 bin âlemi de kaplayan bu ifade, orada şeklini buluyor.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Mülk ve melekût âlemini anlamaya yarayan mevzulardır… ------------------- Bazı sırlara karşı da ayaktıracağız… Ki onlar, ilmi: Kitaba yerleştiren zatın yazmadığı meseleler olacaktır. Bazı sıralara karşı da ayaktıracağız yani uyandıracağız, ikaz edeceğiz, dikkat çekeceğizdir.
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > İşte insân’ın en üst, melekûte bakan başındaki İlâhi hikmetini, en alt denilen toprağa ve oranın hikmetine secde halinde değdirdiğinde kendinde İlâhi mânâda iki hikmetin birleşimi ortaya çıkar ki; bu, tevazu içerisindeki Azamet-i İlâhiyye’dir. Çünkü toprak aynı zamanda tevazuyu ifade eder ve beşer cinsinin de zâhiren ana maddesidir. Zâhir ve bâtın oluşan ve buluşan bu iki hikmet, en son düzeyde yapılan tevazu...
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte bunlar buradan bir tenezzül daha yaşayarak bir gelişim bir evrim geçirerek zuhura çıkma halinde esma mertebesine tenezzül ediyor yani isimler mertebesine yani başka bir ifade ile melekut mertebesine, o melekut mertebesinde bu mertebenin diğer bir ismi de “NUR” mertebesidir. 24/35 ayetinde “Allahünurussemavatı velard” buyuruyor. اَللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالاَرْضِ “Allah göklerin ve yerin nurudur.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Yani sıfat bölge­sini ifade eden, anlatan yerdir. Kalp ve gönül kelimeleri bunu anlatıyor. Kalp ve gönül kelimesinin altında ifade edilen melekut alemi ve madde alemi arşın altı oluyor. Gönül alemi arşı da kaplamıştır. Yani arşın üstü gönül alemi oluyor.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Bu levhde, milletlerin hallerine dair keşfin ilmi vardır... Onlardan öncekilere ve sonrakilere dair haberler de vardır… Ruhlar âlemi sayılan melekut ilmi de bundadır… Ruhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır… Bu ise… hazret-i kudüstür…
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Hikmetle esrârı dile getiren ârifler, bülbüller gibi öterler. Ekser zamanlarını Lâhût âlemine mukâbil düşen Ceberût âleminde baharı beklerler. Melekût ve nâsut âleminde açan gülleri görünce de şakır, şakır ötmeye başlarlar. Söz; konuşana dinleyenlerin idrâk ve istîdadı kadar gelir.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > - Halifeyi hak – Nefahtü min ruhiy olan Adem 2. - Hevesi_ Havva 3. - Subbuh _Kuddüs isminin tatbikatının göründüğü yer Melekut Alemindeki Melaike 4. - Eba/direten – Kibir/Tekebbür – Cebbar (eşkiyalık) – İzzet (biiznillah) tatbikatında Yine Melekut Alemindeki İblis (Yeryüzünde_Şeyyiet alemindeki Şeytan ki Adem cennetin İblis tek iken burada çokluk halinde görünmekte…
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Kendi kendinde olan bir oluşum olduğundan burada Hakk’a suç isnadı, insanlara yakışmaz, nedendi niçindi denmez, çünkü mülk de kendinin melekut da kendinin mülkün içindeki bireyler de varlıklar da hepsi kendinindir, ama biz kendi kendimizi ilâh edindiğimizden, bizim malımız, bizim ettiğimiz, bizim yaptığımız sattığımız, dediği-mizden ve O’nun malına mülküne her şeyine sahip çıktığımızdan, ve o sahip çıktığımız...
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Alem-i melekütte kemal-i zuhur yani zuhurun kemali henüz meydana gelmez. Bunlar zuhurun mertebeleridir. Suver-i ilahiyye yani ilahi suretler her ne kadar açık bir surette görülür uzunluğu genişliği ve derinliği ölçülebilir ise de kesafet olmadığından tartılamazlar.
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Melekut, âlemi gaybiyeyi müşahededir. Zat, lâhut âlemidir. Bunların hepsine vücut hazeratı derler. ------------------------------- İnsan fena makamına ermekle senelerce uyumuş olduğu uykudan uyanır, o zaman bütün bu gördüğü cismani varlıklar, ilmi birer suret olarak görülürler.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Nûr - Rûbubiyyet : Esma mertebeleri : “Âlem-i melekût” “Vücûd’u mutlak” , zât mertebesinden sıfat mertebe-sine tecelli ve tenezzül ettiği bütün özellikleriyle bu def’a Esma mertebesine tenezzül ederek orada nûr tecellisini zuhura çıkarmıştır. Nûr, Allah’ın isimlerinden zâtına ait bir isimdir. “Ne-fes-i Râhmani” ile Rûh ve Nûr olarak âlemlere yayılmış, her zerreye sirâyet etmiştir. Bu mertebede bireysel rûh’lar lâtif...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Esmâ Melekût cennetinde, lâtif mânâlar olarak meydana getirilen Âdem ve Havvâ’nın, zâhiren de zuhura çıkmaları için kesif bir elbiseye daha ihtiyaçları vardı ki o da (salsal) kurumuş kara balçıktan, yine Hakk’ın iki eliyle tesfiye ettiği (sevveytühü) toprak içi boş kesif, Âdem’in ve Havvâ’nın kalıbı, heykeli idi. Cenâb-ı Hakk bunun için yeryüzünden aldırdığı çamur balçık ile bu heykelleri tesfiye etti (venefahtü...
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > ...tavan ve çatı"dır. Mecâzî yönden "taht ve koltuk" anlamlarında da kullanılır. Burada, " kevn âleminin çatısı " anlamındadır. Tâhâ Sûresi 20/5 âyetinde " Er rahmânu alel arşistevâ " ( Rahmân arşa istivâ etmi...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > (İbrahim Rusuki) ************ Mülk âlemindeki cennete; cennet-i me’va, melekût âlemindeki cennete; cennet-i naim, ceberut âlemindeki cennete; cennet-i firdevs, lâhut âlemindeki cennete; cennet-i tevhid denir. Mahalli fuaddır. Yani gönül noktasıdır. ************ Her kim nefsâni hazzından bir bâkiye vardır; açık mânâsı ile o, hürriyeti bulamaz.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > .... Esma alemleri dediğimiz esma aleminin iki bölümü vardır, ervah, ruhlar alemi ve misal alemi, buna melekut alemi de deniyor buna, bizim bir üstümüzdeki alem burasıdır, misal alemidir. Yani melekut aleminin bizim taraftaki bölümüdür.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Onun bir şeye hülûlü herhangi bir şeyin kendi kimliğine hülûlü gibidir, bu hülûl ile o ilk başta cismanî bir sûret alır, bundan sonra orada çalışmaya başlar, ilâhî rızâya âit işleri huy edinebilir, o zaman yükselir o zaman illiyine katılır ve arza bağlı hayvanî huyları edinirse, bu huylar dolayısı ile siccîne düşer ” “Rûhun yükselmesi melekût âleminde yer tutmasıdır ama bu insanlık sûretinde aldığı sûret durumuna...
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Haktan gelen asli “Ru’ya-zuhurat” lar, bir üstümüzde olan melekut aleminin, alt kısmı olan misal aleminden gelmektedir. Bu sahada düzenlenen görüntüler ismi üstünde, misaller ve kıyaslar ile oluşturulmaktadır.
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > ..., “âlem-i gayb”, “âlem-i ulvî” ve “âlem-i melekût” derler. Bu mertebe zât-ı mutlakın ayrılık ve gayriyet nev’i üzere hâriçte zuhûrudur. Bu ayrılık ve gayrılık, buhâr-ı...
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Baştan olan şey “Kaza” sonra onların miktar miktar çıkması da “kader” dir, “kader” miktar kökünden gelir. Uyuyan bir kişinin zahiri duyuları iptal oluyor ama melekut âleminde de yaşıyor, misal âleminde de yaşıyor, ruhlar âleminde de yaşıyor senin varlığın bu âlemde de yaşıyor sinir sistemin kan dolaşımı siztemin hepsi çalışıyor.
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > *(1) *(1) “El- Beyt-ül Mamur” Kabe’nin hizasındaki semada meleklerin tavaf ettiği bir makamdır ki onu her giin yetmiş bin melek ziyaret eder, Orada namaz kılarlar ve bir kere gelen melek bir daha oraya dönmez. “Hasarı BASRİ ÇANTAY” “Celâleyn Medarik” Bu hususta daha başka rivayetler de vardır. “Esma” Meleküt merlebesinde, zat-i tecelligah “Beyt-ül Ma’mur” dur. Bu yüz­den melekler orasını tavaf etmemektedirler.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > İsimler alemi, ayanı sabite, mücerretler alemi, mahiyetler alemi, büyük berzah da derler, ki hepsi bu mertebenin ismidir... Her biri bir itibarladır ki ehline malumdur. 3-ALEM–İ MLEKÛT Üçüncü Hazret meleküt alemidir. Ona misal alemi, hayal alemi, vahidiyet, ikinci taayyün, ikinci tecellî, sidre-i münteha, emr alemi, küçük berzah, tafsil alemi derler.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > " Kul e ve lev kânû lâ yemlikûne şey'en " ( De ki: "Onlar hiçbir şeye sâhip olmasalar ): Onların şefâatçi edindikleri mahlûklar hakîkatte hiçbir şeye mâlik değildirler. Mülk ve melekût (tasarruf), mutlak ma'nâda yalnızca Allâh'a âittir. Mahlûkun mülkiyeti, mecâzî ve geçicidir; Hakk'ın o mahaldeki kendi zuhûr ve tecellîsine verdiği emânettir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Madde alemini yöneten alemdir, buna alem-i melekut da diyorlar, alem-i misal de deniyor, tabi bunlar kelime olarak hep geçer, ilmi olarak geçer, ama yaşaması bir başka eğitime bağlıdır. Kelam olarak anlaşılır da ama yaşamda bir türlü yerine oturmaz.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Esmanın Hz.ilmiyede yani Zat mertebesinde ve alem-i ervahta yani sıfat mertebesinde, alem-i misalde yani melekut aleminde ve alem-i şehadette yani dünya aleminde bu alemde müşahedeli olan suretleri yani bütün bu esmanın her alemde bir sureti var , her alemde bir zuhuru vardır, dünya alemine gelinceye kadar her alemde o alemin hakikatine uygun yaşantısı görüntüsü oluşumu suretlenmesi vardır, nihayet dünya müşahede...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > İnsan bazı şeyi baş gözüyle göremez ama idrâk gözüyle görür. Yani idrâk ettiği için görmüş olur, fiziken görmesede bir şeyi. Öyle Melekût diyoruz, melekler diyoruz görüyor muyuz, görmüyoruz. Şuur ediyoruz var diye, ilmen görmek demek işte budur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Madde alemini yöneten alemdir, buna alem-i melekut da diyorlar, alem-i misal de deniyor, tabi bunlar kelime olarak hep geçer, ilmi olarak geçer, ama yaşaması bir başka eğitime bağlıdır. Kelam olarak anlaşılır da ama yaşamda bir türlü yerine oturmaz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...ği ayetlerdir. Mesela وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِى 15/29 bakın şimdi bu Zat’i bir ayettir. Ve de tulu yani doğuş yeri Allah’ın Zat’ıdır. يَاۤ اَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوۤا 62/9 “ey iman edenler namazlarınızı...
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Ahlâkı hoş görüdür.Tevekkül, sabır, teslim, rıza, hâlidir. Tezekkür, tefekkür, korku, fiilidir. Keramet sevgisi, melekût keşfi, zevkidir. Rengi: Sarıdır. Bu makamın anahtarı ve yükselticisi HAY ismidir.Mürşidinin him- meti irşadıdır.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Bu levhde, milletlerin hâllerine dair keşfin ilmi vardır. Onlardan öncekilere ve sonrakilere dair haberler de vardır. Rûhlar âlemi sayılan melekût ilmi de bundadır. Rûhlar âlemine hâkim olan ceberut âleminin ilmi de bundadır. Bu ise hazret-i kudüstür.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Ya'ni, ben şimdi ateş içinde dünyâyı anne rahmi gibi pek dar ve karanlık gördüm; çünkü bu ateşin icinde "melekût âlemi" keşf olundu ve bu âlemin genişliğine bakarak, dünyânın darlığı ve karanlığı ortaya çıktı da, bu âlemde sükûn buldum. 807. Bu ateş içinde bir âlem gördüm; onun içinde zerre zerre bir Îsâ-dem var. Bu ateş içinde hakîkat âlemini ve varlığın hakîkatini gördüm ki, o âlemin sûretlerine ve hayâtına, bu...
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > Yani faaliyet âlemi, bizim bulunduğumuz bu âlemin tamamı, yeri göğüyle birlikte hepsiyle birlikte. Merdivenlerle çıkılan, yedi sekiz merdiven mi ne kadar var, birinci kat diyelim biz ona. Birinci kat Melekût âlemi o direkler hep Esmaül Hünsanın zuhurları, tecellileri.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > “ Ruh rabb-ımın emrindendir ” (17-85) emir iş demektir, diğer yönü ile melekût alemidir. Oradan sadece bizim dünya-arzımıza inmezler bütün alemlerdeki bizim gibi insan sülâle topluluklarına da inerler. Ayette bize gelen hali olduğu için biz zannediyoruzki bu hale muhatap olan sadece bizim “Âdem-muhammet” neslimize gelmektedir.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Eserde, tasavvufun özü olan ârif, etvâr-ı seb’a, hazarât-ı hamse, gayb-i mutlak, âlem-i ceberût, âlem-i melekût, mutlak şuhûd, insân-ı kâmil, üç sefer ve tekvin gibi bahislerin yer alması nedeniyle tasavvufa gönül verenler için kılavuz olma niteliği taşımaktadır. Bu nedenle daha önce pek çok kez çevirisi yapılmış olan eseri, Necdet Ardıç kendi yorumlarını katarak daha da zenginleştirmiştir.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Uyuyan bir kişinin zahiri duyuları iptal oluyor ama melekut aleminde de yaşıyor, misal aleminde de yaşıyor, ruhlar aleminde de yaşıyor senin varlığın bu alemde de yaşıyor sinir sistemin kan dolaşımı sistemin hepsi çalışıyor. Bu kaza icmalen hepsi sende mevcut işte bu mevcudun safha, safha meydana çıkması kaderdir. Kader “miktar” demektir, ölçü demektir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Şimdi bu ne demektir; Bakın rüyalar alem-i hayelden gelmektedir, yani hayel aleminde oluşmaktadır, neresidir bu alem, melekut alemi denilen melekut aleminin birinci bölümü, meleküt alemi iki bölüm, biri hayel ve misal alemi, diğeri de ruhlar alemi meleküt alemi ama ikisi birlikte meleküt alemi diye yani bizim tavanımız alem-i misal misaller alemi, işte bu alemin bir başka ismi de hayel alemidir, çünkü orada sadece...
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > İkişer kanatlı olması zâhir ve bâtın âlemleri ile bağlantılı olması, Üç kanatlı olması “Mülk-Melekût-Ceberût âlemleri ile bağlantısı olması, Dört kanatlı olması “anasırı erbaa” (dört unsur) ateş, hava, su, toprak ile bağlantısının olmasıdır. Hamd bunu gönlü, vücudu ve melekleri esmâ-i ilâhiyye ile faaliyete geçiren Allah içindir. [8] (Murat Derûni) "Kanatlar, meleklerin ilâhî emirleri taşıma kapasiteleridir".
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Yukarıda bahsedilen üç gece ifadesinde, üç oluşumda veyahut üç mertebe’de ki insanların değişik yaşantılarından zuhura geliyor. İşte meleklerin yer yüzüne inmesi, melekût “Esma” mertebesinin sana nüzulüdür. Ruh’un yer yüzüne inmesi, sana “Sıfat” mertebesinin nü­zulüdür. Kur’an’ın sana inmesi ise, “Zat” mertebesinin nüzulü ve tecellisidir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > O halde yukarıdan ilim ile aşağı doğru tenezzül eden ve aşağıdan yukarıya doğru çıkan bir yaşam sistemi var bir de bunun arasında olan alem-i melekut alem-i ervah da diyebileceğimiz orta saha vardır. Dolayısıyla üç hal bu alemde olduğu ve bu üç halin de insanda mevcut olduğunu kıyas etmektedir. Yani namazın müştemil olduğu esrardandır ki o esrar sebebiyle namaz (sav) efendimize sevdirilmiştir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > O halde yukarıdan ilim ile aşağı doğru tenezzül eden ve aşağıdan yukarıya doğru çıkan bir yaşam sistemi var bir de bunun arasında olan alem-i melekut alem-i ervah da diyebileceğimiz orta saha vardır. Dolayısıyla üç hal bu alemde olduğu ve bu üç halin de insanda mevcut olduğunu kıyas etmektedir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Berzâh iki türlü, berzâh-ı evvel ve berzâh-ı sâni. Birinci berzâh bizim geldiğimiz âlem, esmâ âlemi. Zuhuratların geldiği, isimlerin âlemi, âlem-i melekût da dedikleri, ikinci, bize dünyaya yakın olan kısım. Esmâ âlemi, misâl âlemi diğer ismiyle misâller âlemi.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Burada misal dediği şey, misal âleminden gelen misallerle size anlatmaktayız. Misal âlemi, bu âlemin bir üstünde melekut âleminin alt bölümüdür. O âlemden verdiğimiz misallerle size bunları anlatmaya çalışıyoruz. Eğer verdiği bu misaller, beşeriyet misalleri olsa daha da anlaşılması maddi manada olduğundan zor olacaktır.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > ..., şüphesiz ki mülk âlimin, melekût ârifin, ceberût da vakıfinin (vakıf olanın) şeytanıdır. Kim bunlardan birine razı olursa o indimde tard edilmişlerden olur. ) İfadesiyle bu hâle dikkat çekilmiştir. Yukarıd...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Kendi kendinde olan bir oluşum olduğundan burada Hakk’a suç isnadı, insanlara yakışmaz, nedendi niçindi denmez çünkü mülk de kendinin melekut da kendinin mülkün içindeki bireyler de varlıklar da hepsi kendinindir ama biz kendi kendimizi ilâh edindiğimizden, bizim malımız, bizim ettiğimiz, bizim yaptığımız sattığımız dediğimizden ve O’nun malına mülküne her şeyine sahip çıktığımızdan ve o sahip çıktığımız mallara,...
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (21 6 Peygamber (2))
  > ... (Ve nadâ nûhun Rabbehu fe kâle Rabb’î innebnî min ehlî ve inne vagdekelhakk’u ve ente ahkemul hâkimîne) 11/45. “Ve Nuh Rab'bine seslendi de dedi ki: Ey...
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > ( haze ), ( he ) hüviyet ( elif ) (ehadiyet-ülfiyet/ünsiyei-ademiyet) ( zel ) bu, şu anlamında olup Ebced olarak, ( heelif-zel (5+1+700) = 13 ( Hakikati Muhammed ) Hüviyetin ( Ehadiyet ) olarak tarif olunmasıdır, ki zahir - batın, (şeriat, tarikat, hakikat, marifet) (nasut, melekut, ceberrut, lahut) ve ilah... bütün alemlerdeki hüviyet tasdiğidir. (Enbiya 21/107) ve ma erselnake illa rahmeten li’l alemiyn (Biz seni...
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > On, seyr-i sülük sisteminde ayrıca fenafillah mertebesine denk gelen sayı değeridir, bu da bize fenafillahta olan kişilerde artık kendi bünyesindeki Gayb (melekut) ve Şehadet (Mülk) alemi ile ilgili bilgilerin ayan olması ile birlikte kâmil insan olma yönünde sureti ile şehadet aleminde yaşar ve gezer.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > ...ِ {الذاريات/19} (51/19) “Vefî emvâlihim hakkun lissâ-ili velmahrûm(i)” (51/19) Yardım isteyenlere ve yoksullara mallarından belli bir pay ayırırlardı. ---------------- SAİL , isteyen, dilenen, MAHRUM , iffet...
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Peygamberin Mir’ac gecesinde de gördüğünü ifade et­tiği gokteki ma’mur evi Meleklerin tavaf ettiği bildirilmiştir ve bir meleğin orasını tavaf ettikten sonra yetmiş (70) bin sene geçse kendisine ikinci tavaf sırası gelemeyeceği de bildirmiştir. * [131] “Esma” Meleküt merlebesinde, zat-i tecelligah “Beyt-ül Ma’mur” dur. Bu yüz­den melekler orasını tavaf etmemektedirler.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > ” Çünkü sizin varlığınız O’nunla gerçekleşir ve O sizin mazharınızda zuhur etmiştir. “ Allah yaptıklarınızı görür.” Onları önceden bilir, yaptıklarınızın suretleri huzurundaki melekut âleminin dört levhasına nakşedilmiştir. [37] *************** Aşağıdaki paragraflar “Nerede olursanız sizinle beraberdir” ilgili konular Fussus’ül Hikem’den özet olarak alınmıştır.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Sultanlık (kudreti), meleklik (kuvveti) ifade eder. Kudret sahibi olan Sultan, hüküm verebilen hükümdardır, kuvvetler (melekut) ona tabidir. O meleklerle şey’iyyet âleminde irfan kemâlâtı ikmal ve şehadet hakikatine varmak üzere cihad kemalatı için gerekli fiilleri yerine getirir.
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (38 17 İ̇sra-Sûresi̇)
  > Bakâbillâh akşam namazı vaktine kadar tam kemâlât halinde iken akşam namazı vakti gelince yani tam varlık ve yokluk halinde, o noktada ne gece ne gündüz hükmü vardır, işte o zaman ne niyetle namaz kılınacak ki,? burası iki mertebenin arasıdır ve burada yapılacak fiil mekruh olur. Melekût âleminden gelen şâhitler ile kişinin namazı tespit edilmiştir, zâhir ve bâtın şehâdettedir. وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَدْ بِهِ...
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > ” Rahmâniyyet-in, nefes-i Rahmân-î si ile ilmi İlâhiyye’de bulunan Esmâi ilâhiye ye lâtif sûretler vererek esmâ âlemine tenezzül etmesi de rahmâniyyet-in zuhur mahalli, Esmâ mertebeside âlem-i melekût olarak rahmaniyyet-in evi (Beyt’ürrahmân) olmuştur. Esmâ âlemi olan mertebe-i ervah’da ki mânâlar da birer elbise giyerek, âlem-i ecsam-cisimler âlemi-âlemi şehadette zuhura çıktıklarında bütün âlemi şehadet bu...
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > Ahlâkı hoş görüdür.Tevekkül, sabır, teslim, rıza, hâlidir. Tezekkür, tefekkür, korku, fiilidir. Keramet sevgisi, melekût keşfi, zevkidir. Rengi: Sarıdır. Bu makamın anahtarı ve yükselticisi HAY ismidir.Mürşidinin himmeti irşadıdır.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > Evvelâ Rabb’ımızı bilmemiz, daha sonra onun hamdının nasıl olduğunu bilmemiz ve bu bilinçle “Rabbu’l erbab olan Allahımızı tesbih etmemiz mümkün olabilecektir. Özetle, bilindiği gibi Rububiyyet mertebesi “esmâ Melekût” mertebesi’dir, ve bu mertebede bütün esmâ-i İlâhiyyeler birer terbiye edici mürebbiye Rablardır. Ve hakikatleri varlık sebebleri Rabbu’l erbab olan Allah’a bağlıdır, bu yüzden kendilerine varlık veren...
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ********* Bizler duyularımızın algılama şekliyle iki âlem ayrımı yapıyoruz. Oysa âhiret âlemi de fiiller âlemi içerisindedir, esmâ âlemi, melekût âlemi olarak bilinen âlemler onun da üstündedir. Ahiret yaşantısının maddesi şu an içinde bulunduğumuz dünyânın maddesinin aynı olmasa da ve daha latif olarak bilinse de oranın da kendisine göre bir maddesi vardır.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Beni de aydınlatıyor. Ve eğer; dışarıda âlem-i Lâhut’ var; en dışarıda.. Onda bu âlem-i Ceberût’ geliyor. Sonra âlemi Melekût dairesi var. Sonra bir âlem-i Nâsut; dairesi var. Ortasında bir insân-ı kâmil.. Şu halde zikir, tesbih ile insan o hâle geliyor ki hakîkat gözü açılıyor, gönül gözü gözden dışarı çıkıyor amma gözümüzün noktasının etrafında rızâ-i ilâhî hep bütün bunları görüyoruz.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > Oradan da bütün âlemlerle birlikte bir tecelli daha eyledi melekût-Rububiyyet, âlemi zuhur etti burada esma mertebesi itibari ile Kûr’ân-ın kerîm’in, aldığı isim âlemin farklılıklarını açık olarak bildirdiği için “Kitabul mübîn-açık kitap” oldu ve lisanı, Rabb’çaya tercüme edildi. Oradan da bütün âlemlerle birlikte bir tecelli daha eyledi melikiyyet-ef’al, âlemi zuhur etti burada da ef’al mertebesi itibari ile...
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Onun için nefsine “arif” olan diyor kendisini bilen demiyor “men arefe nefsehu” yani nefsine arifse ve kendi varlığını oluşumunu bu koşullar içinde tanıyorsa, melekûtunu yani kendindeki melekliğini şeytanlığını, halifeliğini, beşeriyetini, toprağını, ruhunu, bunun nurunu, kim kendi varlığını tanıyorsa Rabbinı ancak o tanır başka yolu yoktur. İstediğimiz kadar Rabbim şöyle Rabbim böyle diyelim bunlar kelâmi yani...
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > Bu mertebede her bir ruh kendini, kendi benzerini ve kendi kaynağı olan Hak Teala Hz. lerini idrak etmektedir. Bu aleme “Emr, Gayb, Ulvi, Melekut ” alemi derler. Sonraki alemler Misal, Şehadet ve Hz. İnsan olan toplayıcı mertebedir. Hak Teala nefsini zahir ve batın olmakla vasfetti.
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > Âlemi : “Âlemi Melekût” tur, âlemi ervah, âlemi hayal de denir. Peygamberi: “MÛSÂ” (a.s.) dır. Lâkabı: “Kelimullah” dır. Kelimesi: “Lâ mevcude illâllah” dır, yani, mevcud olan ancak, ALLAH’dır. Seyr-i: “Seyr - i ilâllah” “ALLAH’a seyr” dir.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > Kazâ-yı mübrem dahi iki nevi’dir: Birisi ind-i ilâhîde kazâ-yı muallak olarak sâbittir; fakat ehl-i melekût indinde kazâ-yı mübrem olarak görünür. Bu hâl hicâbât-ı ilâhiyyenin bir nev’idir. Ya’ni kendilerine a’yân-ı sâbite âlemi mekşûf olan kümmelîn-i ibâdullâhın hicâbıdır.
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Yukarıda bahsedilen üç gece ifadesinde, üç oluşumda veyahut üç mertebe’de ki insanların değişik yaşantılarından zuhura geliyor. İşte meleklerin yeryüzüne inmesi, melekût “Esmâ” mertebesinin sana nüzulüdür. Rûh’un yeryüzüne inmesi, sana “Sıfât” mertebesinin nü­zulüdür. Kûr’ân’ın sana inmesi ise, “Zât” mertebesinin nüzulü ve tecellisidir.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (ÖN SÖZ)
  > Kul men bi yedihî melekûtu kulli şey'in ve huve yucîru ve lâ yucâru aleyhi in kuntum ta'lemûn. De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?"
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (Sayfa 81)
  > Yani: Mevcuddur… Yazılmış satırlar halinde; Melekutta meşhurdur… Melekut âleminde meşhur yani orada programı yapılmış, bu âlemde de satırlar halinde zuhura çıkmış. Sonra o: Levh-ü mahfuzdur… Muhafaza edilen levhalardır. Bu Kitab-ı Mestur.
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ölüm Hakkında Kıyamet)
  > Onun bir şeye hülûlü herhangi bir şeyin kendi kimliğine hülûlü gibidir, bu hülûl ile o ilk başta cismanî bir sûret alır, bundan sonra orada çalışmaya başlar, ilâhî rızâya âit işleri huy edinebilir, o zaman yükselir o zaman illiyine katılır ve arza bağlı hayvanî huyları edinirse, bu huylar dolayısı ile siccîne düşer ” “Rûhun yükselmesi melekût âleminde yer tutmasıdır ama bu insanlık sûretinde aldığı sûret durumuna...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 38)
  > O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti. (8/9) ---------------- Hani rabbinizden rububiyet-esmâ mertebesinden yardım istiyordunuz.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > İşte insân’ın en üst, melekûte bakan başındaki İlâhi hikmetini, en alt denilen toprağa ve oranın hikmetine secde halinde değdirdiğinde kendinde İlâhi mânâda iki hikmetin birleşimi ortaya çıkar ki; bu, tevazu içerisindeki Azamet-i İlâhiyye’dir.
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > ) mertebe Tevhid-i Esma'dır, Tevhid-i Esma: İsimlerin birliği anlamındadır. Makamı: "Tenzih"dir. Makamı: "Tenzih"dir. Zikri: "Ya Vahid"dir. Âlemi: "Âlem-i Melekût"tur, ruhlar âlemi, hayal âlemi de denir. Peygamberi: "Musa" (a.s.)dır. Lakabı: "Kelimullah"dır. Kelimesi: "Lâ mevcûde illallah"dır.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > )ın vücûdu, هَرُونَ نَبِيًّا وَوَهَبْنَالَهُ مِنْ رَحْمَتِنَاۤ اَخَاهُ (Mer­yem, 19/53) ya'nî "Biz rahmetimizden Musa'ya, karındaşı Hârün'ı nebi olarak vehb ettik" âyet-i kerîmesi mucibince, hazret-i rahamûttan idi; yani rahmet âleminden idi ve "rahamût" rahmetin mübalağasıdır, yani çok rahmet manasınadır. Nitekim melâike âlemine "melekût" ve âlem-i mücerredâta da "ceberut" denilir. Ve Hz. Harun'un nübüvveti ancak...
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > “Ve İbrâhîm'e şöylece göklerin ve yerin melekûtu nu gösteriyorduk ki, yakînen bilip inananlardan oluversin.” Görüldüğü gibi bu âyet-i Kerîme zâtî’dir, ve bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, Nübüvvetinin de başlangıç aşamalarıdır. (Gösteriyorduk) İlâhi bakışın zuhur mahalline aktarılışını açık olarak belirten bu ifade ne müthiş bir idrak sahası açmakta ve müşahede irfaniyyetinin yolunu anlatmaktadır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > " İnsân-ı kâmil hakkında dahi Cenâb-ı Hak rahmet bulutuna der ki: "Onun keserâta bulaşan canını pâk ve latîf olan âlem-i melekûta götür! Ve ey aşk güneşi, onu bu keserât-ı süfliyyeden suver-i ilmiyyeme ve vâhidiyetim mertebesine çek!" 220. Onu haddi olmayan derya tarafına eriştirinceye kadar muhtelif yollara sürer.
- **Kelime-i Hârûniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hârûniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İmâmiyye)
  > )ın vücudu وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَا أَخَاهُ هَارُونَ نَبِيًّا (Meryem, 19/53) ya'ni “Biz rahmetimizden Mûsâ'ya, karındaşı Hârûn'u nebî ola- rak vehbettik" âyet-i kerîmesi mûcibince, hazret-i rahamûttan idi; ve “ra- hamût", rahmetin mübâlağasıdır. Nitekim âlem-i melâikeye “melekût” ve âlem-i mücerredâta da “ceberût" tesmiye olunur. Ve Hz. Hârûn'un nü- büvveti ancak rahmetten münbais idi. Zîrâ Mûsâ (a.
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > Binâenaleyh zât-ı latîf bundan sonra bir mertebe daha tenezzül buyurdu; ve bu cevâhir-i mücerredeye birer suver-i hayâliyye iksâ eyledi ki, bu mertebeye: Âlem-i melekût, âlem-i misâl, âlem-i hayâl, berzah-ı suğrâ ve âlem-i tafsîl derler. Velâkin bu âlemde dahi kemâl-i zuhûr ve izhâr hâsıl olmaz. Çünkü suver-i hayâliyye her ne kadar açık bir sûrette görülür; ve arzı ve tûlü ve umku ölçülebilir ise de, kesâfeti...
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan (Mübarek Geceler Bitirme Tezi)
  > Berat gecesinde "Levh-i Mahfûz"dan "Beytü'l-Ma'mûr'a, Kadir gecesinde de "Beytü'l Ma'mûr"dan "Beytü'l- Harâm'a indirildiği söylenmiştir. Esmâ (melekût) mertebesinde, zâtî tecellîgâh "Beytü'l Ma'mûr'dur. Bu yüzden melekler orasını tavaf etmektedir. Ef'âl (nâsut) mertebesinde ise, zâtî tecellîgâh "Beytü'l-Harâm" dır.
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > İşte bu sebeple insan mülk ve melekût âlemlerinde Hakk’ın halifesi olma şerefine ermiştir. (Dâye, Te’vîlât , 5/320-321) ------------------- Âyet 5 وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ (45-5) Vaḣtilâfi-lleyli ve-nnehâri vemâ enzela(A)llâhu mine-ssemâ-i min rizkin fe-ahyâ...
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Eğer sen aslu fer'a dikkatle bakarsan, o vecihsin, ceberût aleminin perdesi, senin nefesinden güzel kokuludur (muattardır). Sen misk tabiatlı olduğun halde cehilden dolayı kokmuş et aramaktasın. Hatâir-i melekût, senden süsü zînet bulurlar. Yani melekutun mühim işleri dahi senden süs ve güzellik alırlar. Sen tab' u hevâ mezbelelerinde niçin orada yaşarsın?
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > )ın vücûdu, هَرُونَ نَبِيًّا وَوَهَبْنَالَهُ مِنْ رَحْمَتِنَاۤ اَخَاهُ ( Mer­yem, 19/53) ya'nî "Biz rahmetimizden Musa'ya, karındaşı Hârun'ı nebi olarak vehb ettik" âyet-i kerîmesi mucibince, hazret-i rahamûttan idi; yani rahmet aleminden idi, ve "rahamût" rahmetin mübalağasıdır, yani çok rahmet manasınadır. Nitekim melâike alemine "melekût" ve âlem-i mücerredâta da "ceberut" denilir. Ve Hz. Harun'un nübüvveti ancak...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > Yani melekut mertebesinin isimler mertebesinin imanı bunun diğer karşılığı Tarikat mertebesi imanıdır. Hani guruplaşma “na”, “na” dedi ya o “Biz” lerin içinde bulunduğu gurubun imanıdır, veya gurupların imanı. 2 – Esma = Tarikat mertebesi imânı: Kûr’ân-ıKeriym Bakara sûresi 2/3 - 4 âyetinde; اَلَّذِينَ يُوءْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ ﴿٤﴾ وَالَّذِينَ يُوءْمِنُونَ...
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > ...Sıfat âlemi kaynaklıdır, bir kısmı da Zat âlemi kaynaklıdır. Yani Cenab-ı Allah’ın bizatihi kendi Zat’ı ile ifade ettiği ayetlerdir. [39] “ İz- -T-B- ” Gerçek derviş İşte gerçek derviş bunları böyle idrak e...
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > ” Bu aşamada insân, Melekût âleminde, yâni Rubûbiyyet-esmâ mertebesinde, hareket edebilir, latîf bir melek olarak halk edildi. Burası insânın ilk mahlûkiyyet yâni zuhûr mertebesidir. Bu üçüncü aşama, bir başka yönüyle, Hicr Sûresi 15/28 ve Sâd Sûresi 38/81 âyetlerinde “ hâlikun beşeren ” “bir beşer halk edeceğim” şeklinde târif edilir.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > Kaynak ismi : Sübbûh = Kûddüs Zuhur yeri : Melek asıllı olmasından “esma âlemi” kaynağı sıfat âlemi olduğu halde, zuhur yeri, esma, isimler, melekût âlemidir. Faaliyet alanı : Esma âleminden ef’âl âlemine mânâları gerektiği şekliyle taşımak, ulaştırmaktır.
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (50 76 İ̇nsan Sûresi̇)
  > Bu aşamadan sonra Bakara (2/30) ve devam eden Âyet-i Kerîmeler ile esmâ “melekût” âlemine intikali ve orada ki inşaası ve yavaş yavaş diğer varlıklarla lâtif ünsiyeti bildirilmektdir. Ve son hilkat aşaması (15/29) da belirtilen, (şekil verdiğim, ruhumdan üflediğim zaman,…. Onun için secde ediciler olun.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Haktan gelen asli “Ru’ya-zuhurat” lar, bir üstümüzde olan melekut aleminin, alt kısmı olan misal aleminden gelmektedir. Bu sahada düzenlenen görüntüler ismi üstünde, misaller ve kıyaslar ile oluşturulmaktadır.
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Eyyûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Gaybiyye)
  > Sen müşk-tıynet olduğun hâlde cehilden dolayı cîfe aramaktasın. Hatâir-i melekût, senden zîb ü zînet bu-lurlar. Sen tab' u hevâ mezbelelerinde niçin pûyân oluyorsun? Sen gülşen-i vuslattan toprağa düşmüş bir gülsün; hırs ve hased külhanı miyânında ne koşuyorsun?
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Elif tek zattır, yazının başında bulunduğunda onun herhangi bir harfe bitişmesi doğru değildir. Elif melekut ve şehadet âleminde bir olduğu için görünmüştür. Böylece Kadim ve hadis arasındaki fark meydana gelmiştir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Düşün, halkın rabbı, hem de onların efendisi; Zatım müsemması tüm isimdir o kalanlarda… Mülk benim, melekut benim, dokurum iş işlerim; Gayb benim ceberut gücümledir kuruluşlarda… Şimdi dikkat et, anlattıklarımın hepsinde ben; Zattan anlattım, mevlâya kulum her hal ü karda…
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > Misal âlemine “berzah âlemi” ve “latîf terkipler”de derler. Ve bazıları ruhlar ve misâl âlemlerini birleştirip, “melekût âlemi” diye isimlendirirler. Misâl âlemi ruhlar âleminin feyzini, cisimler âlemine ulaştırmaya vâsıtadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Yani melekut mertebesinin, isimler mertebesinin imanı bunun diğer karşılığı tarikat mertebesi imanı, hani gruplaşma “nâ, nâ, nâ” biz dedi ya o bizlerin içinde bulunduğu grubun imanı veya grupların imanı. 2-Esma, Tarikat mertebesi imânı: Kuran’ı Kerim, Bakara suresi, 2, 3 ve 4. ayetlerinde “elleziyne yu’minune bilğaybi ve yükıymunessalâte ve mimma razaknahüm yünfikune.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 143)
  > Ve her şey de bir kuvvetle olduğuna göre, kuvvette melek olduğuna göre.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > Evvela: () "Şin" → (beşeriyyeti) "unsuriyyetin" zulmetinden, beşeriyyet karanlığından, melekütiyyetin nuraniyetine halini değiştirip, beşeriyeti, suret ile muhafaza edip, unsuriyle o cevher melekütiyle bütün olmaktır. ( ) "Ya" Arap alfabesinin “elif” başta, “ya” sonda olmak üzere 28 harftir.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > ...’ya-zuhurat” lar, bir üstümüzde olan melekut aleminin, alt kısmı olan misal aleminden gelmektedir. Bu sahada düzenlenen görüntüler ismi üstünde, misaller ve kıyaslar i...
- **Hacc Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (02 Hacc Divan)
  > Kısaca anlatmağa çalışırsak tavaf edilen yer (CİSİMLER ALEMÎ) birinci kat (MELEKUT ALEMİ) ikinci kat (CEBERUT ALEMİ) üçüncü kat (LÂHUT ALEMİ) ortada duran KÂBE'i şerif (İNSAN'ı KÂMİL) böylece (HAZARATI HAMSE) yani beş hazret olarak tanımlanan ve on sekiz bin alemi de kaplayan bu ifade orada şeklini buluyor. SAFA VE MERVE ARASI SAY MAHALLİ DE (ZAMAN TÜNELİ) Yedi minare, sıfatı Subutiye, Hayat, İlim, İrade, Kudret,...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Allah'ın varlığında toplu olarak vardı, sıfat mertebesinde ilmi varlıklar şekillenmeye başladı ama esma mertebesinde yani melekut mertebesinde de kristalleşti, ruhani olarak varlıklar ortaya çıkmaya başladı, ef'al, fiil âleminde, mülk âleminde de fiziksel olarak ortaya çıktı.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 135)
  > Şimdi bu ne demektir; Bakın rüyalar alem-i hayelden gelmektedir, yani hayel aleminde oluşmaktadır, neresidir bu alem, melekut alemi denilen melekut aleminin birinci bölümü, meleküt alemi iki bölüm, biri hayel ve misal alemi, diğeri de ruhlar alemi meleküt alemi ama ikisi birlikte meleküt alemi diye yani bizim tavanımız alem-i misal misaller alemi, işte bu alemin bir başka ismi de hayel alemidir, çünkü orada sadece...
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > Bu mertebe de her bir ruh kendini ve kendi mislini ve kendi mebdei olan Hak Sübhane-i Teala ya müdriktir. Bu aleme “Alem-i Emr”, “Alem-i Gayb”, “Alem-i Ulvi”, “Alem-i Melekut” derler. Bu mertebe Zat-ı Mutlakın ayrılık gayriyyet nevi üzere hariçte zuhurudur . Bu mertebede ayrılık gayrılık ortaya çıkıyor.
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > “Her biri diğerinden görülen kentler oluşturduk” beyânı ilâhisi açık olarak enfüsi yönden biz onlarda basiretleri olanların görebileceği mülk, melekût, ceberût ve zât şehirlerini oluşturduk denmektedir. Zahiren ise, bir insan-ı kâmil’e bağlı olarak kendi hakikatlerini bilen irfan şehirlerini ( gruplarını) oluşturduk. Günümüzde “ Terzi Baba ” yoluna bağlı olarak çok farklı şehirlerin içinde bu irfan şehirleri...
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > (اَللَه - رَحمَن -رَحيم) Allah, Rahman, Rahim esmâları kaynak esmâ olduğu için sıraya girmezler. (هو) Hüve yani hüviyet, kimlik, men’iyyet, benlik, Melikiyet âlemi olan Melekût âlemi de denilen, “Ef’âl mertebesine” yansıma yapan hayâl mertebesinden başlamaktadır. (الْجَبَّارُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّ رُ) “Aziz, Cabbâr, Mütekkebir” ile bitmektedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > O kadar çok melek tavaf ediyor ki sıra bekliyor 70 bin sene geçmesi gerekiyor ikinci bir tavaf gelmesi için. Esma Melekut mertebesinde Zat’i tecelligah Beyt-ul Mamurdur bu yüzden melekler orasını tavaf etmektedir. Ef’al nasut mertebesinde ise Zat tecelligah Beyt-ul Haram’dır, orasını da insanlar tavaf etmektedir, işte bu Berat gecesi ifadesiyle belirtilen zaman sürecinde dünyada yaşayan insanların idrak seviyeleri...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bakın bizim üzerimize selamet ve salih kulların üzerine olsun diye Cenab-ı Hakk’tan temennisi vardır, ricası vardır, bunun üzerine de melaike-i Kiram “eşhedüenla ilahe illallah” diyerek bu hadiseyi ruhlar aleminde melekut aleminde tasdik etmesidir. İnsanların yeryüzünde Hz rasulullah’ı tasdik etmesi gibi melaike-i kiram da gökyüzünde Hz rasulullah’ın risaletini tasdik ettiler o akşam bu hemen basit bir hadise...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Bizim üzerimize, selamet ve salih kullarının üzerine olsun, diye Cenab-ı Hak’dan temennisi var, ricası vardır. Bunun üzerine de melaike-i ikram ‘eşhedüanlailahe illallah’ diyerek bu hadiseyi ruhlar âleminde, melekût âleminde tasdik etmektedir. İnsanların yeryüzünde Hz. Resulullah’ı tasdik etmesi gibi melaike-i ikram da gökyüzünde Hz Resulullah’ın risaletini tasdik ettiler o akşam.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > “Kasetleri hemen alın,” dedi. Şimdi, orada Yahova Şahitlerini ikiye bölüyor bunlar. Bir 120.000 kişi civarında gök ehli (melekût) Yahovalar. Onlar birinci derecede, asil Yahovalar. Yani yukarıdalar. Yeryüzünde kalan Yahovalar da 240.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç (152 20 9 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Melekût âlemi ile cesetler âlemi arasında bir kavim buldu. Onlar hayvanî ruh ve kuvvetleri beş dış duygu ve beş iç duygu ve şehvet ve gadaptır. Bunlar hayvanî olduklarından nefs-i nâtıkanın sözünü anlamazlar. Yalnız hâl dili ile Ye’cüc ki heva ve vehim hissi, Me’cüc ki hayalin vesveseleri bunlar.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > O halde namaz bakın risalet mertebesi uluhiyet mertebesi ve melekut mertebesi. Bu 3 lü mertebe içerisinde şahitlenmiş olarak tahakkuk etmektedir. Her birerlerimizin namazı bu aslında böyle. Ama onun neresine kadar müdahil oluruz. Makamının neresine kadar ilerleriz o ayrı konu.

## İlgili Kavramlar

- [Nasut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nasut) — related
- [Alem-i Misal](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/alem-i-misal) — related
- [Hazarat-ı Hamse](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hazarat-i-hamse) — part_of
- [Nefs-i Mülhime](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-mulhime) — related
- [Ceberut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ceberut) — related
- [Levh-i Mahfuz](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/levh-i-mahfuz) — part_of
- [Emir Alemi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/emir-alemi) — related
- [Lahut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/lahut) — related
- [Ceberut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ceberut) — related
- [Levh-i Mahfuz](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/levh-i-mahfuz) — part_of
- [Emir Alemi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/emir-alemi) — related
- [Nefs-i Mülhime](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-mulhime) — related
- [Hazarat-ı Hamse](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hazarat-i-hamse) — part_of
- [Alem-i Misal](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/alem-i-misal) — related
- [Nasut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nasut) — related
- [Lahut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/lahut) — related
