# Mürid

> Tasavvufta talip, öğrenci. Mürşidin rehberliğinde seyr-i süluk yapan kişi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/murid

---

## Tanım
Mürid, tasavvufa intisap ederek bir mürşidin rehberliğinde seyr-i süluka giren, Hakk'a yönelmeyi arzu eden kişidir. "Sâlik" (yolda yürüyen), "tâlib" (talib) isimleriyle de anılır. İrade sahibi olduğu için "mürid" (irade eden) denir.

## Etimoloji
Arapça "irâde" (ارادة) kökünden ism-i fâil; "isteyen, arzu eden, murad eden" anlamındadır. Tasavvufta sadece Hakk'ı murad eden kişiye delalet eder.

## Özellikleri
- Mürşide tam teslimiyet (teslîm-i küllî) esastır.
- Sadâkat, edep, sabır, hizmet temel ahlakî şartlarıdır.
- Seyr-i sülûkün evrelerini (tövbe, zühd, vera, zikir, murâkabe vb.) takip eder.
- Nefsinin mertebesine göre müride farklı vazifeler verilir (yedi nefs mertebesi sistemi).
- "Mübtedî" (yeni başlayan), "mütevassıt" (orta mertebede), "müntehî" (sona ermiş) olarak sınıflandırılır.

## Edepleri
Klasik eserlerde müridin edepleri başlıca üç grupta ele alınır:
1. **Hakk'a karşı edebi**: Kulluk, huşû, Takvâ.
2. **Mürşide karşı edebi**: İtikat, teslimiyet, hizmet, sır saklamak.
3. **İhvâna karşı edebi**: Sevgi, itâr (başkasını kendine tercih), hüsn-ü zan.

## Kur'an Referansı
- En'âm 6:52: "Rabblerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri kovma."
- Kehf 18:28: Benzer mânâda.

## İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
Necmeddin-i Kübrâ Usûlü Aşere'de müridin uyması gereken on temel esası sıralar: tövbe, zühd, tevekkül, kanaat, uzlet, zikr-i dâim, teveccüh, sabır, murâkabe, rıza. İbn Arabi'ye göre mürid, iradesini mürşidin iradesinde, mürşidin iradesini Hakk'ın iradesinde fani etmelidir. Sühreverdî Avârif'te sülûkün edeplerini tafsilatıyla anlatır. Mevlânâ'nın Şems ile ilişkisi mürid-mürşid bağının en sembolik örneklerindendir.

## İlgili Kavramlar
- [mursid](/wiki/mursid)
- [seyr-i-suluk](/wiki/seyr-i-suluk)
- [rabita](/wiki/rabita)
- [zikir](/wiki/zikir)

## Kaynaklar
- Necmeddin-i Kübrâ, Usûlü Aşere
- Sühreverdî, Avârifü'l-Maârif
- Kuşeyrî, er-Risâle

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Cenab-ı Sadreddin o müridin halvetine gidip, elinde kağıt ve kalemle birçok yazılar yazmakla meşgul olduğunu görmüş; aralarında şu konuşma geçmiştir: Hz. Sadreddin: Ne ile meşgulsün? Mürid: Halvete girdiğimde, Hz. Cibril zuhur etti ve "Sana ledün ilimleri getirdim" dedi, ağzıma tükürdü. Kalbimden birçok acayip ilimler fışkırmaya başladı.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > O da şudur ki, dış görünüşte kendisini dervişler kıyafetine sokup kadın gibi aklı zayıf olan ve derviş olmak isteyen kimseleri mürid edinen ve onları nefse ait sıfatlardan uzaklaştıran "O âsiyi cehenneme götürecek bir sıfat için hazırlarım" demektir. Bu iki yüce ayet Ve'l-leyl sûresinde yer almaktadır. Nasûh'un zâhiri kadın gibi idi. Fakat bâtında onun erkeklik şehveti kemâlinde ve uyanık idi. Bu Nasûh'un zımnında...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Ya'ni, “O ikinci akıl sahibi Fir'avn gibi hubb-i riyâset sevdâsına düştü ve bu Fir'avnluktan dolayı suyun ya'ni huzûzât-ı dünyeviyyenin esîri oldu. Ve Mûsâ (a.s.)ın kavmi mesâbesinde olan o birinci akıl sahibi mürîd ise, mürşid-i kâmilin esirliğinden yüz Sührâb kuvvetinde bir pehlivân oldu.” Bu beytin ikinci mısrâ'ı Hind nüshalarında وز اسیری سبطه از ارباب شد sûretinde vâki'dir.
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Mürşidinin sâlik’e yaptığı bu telkinle zikre başlar, nûrunu, sırrını ve halini müşahede edinceye kadar çalışmasını sürdürür. Rengi: Gök ve kül rengi tonlarındadır. Mürşidinin himmeti irşadıdır. Şeriat mertebesidir. Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım.
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > (26) Kelime-i İbrâhîm’in doğuş özelliği:……………………….(32) Seyirde olan sâlik’in hâli:……………………………………..(34) (6/74) Ve iz kâle İbrâhîmu:………………………………….(36) (6/75) Ve kezâlike nûrî İbrâhîme:…………………
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > (2/5) Bakara, boğazlanması istenen inek: Genelde “tabiat-dünya”dır, özelde ise nefsi levvâme mertebesinde olan “sâlik” tir. Ayrıca hikâyede ki, inektir. (2/6) Sâlihlerden ihtiyar bir zât: Mûseviyyet’in tenzîh mertebesi itibari ile gizli velîsi’dir.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > ...“sâlik-yol ehli” nin de kendi bünyesinde geçirmesi gerekmektedir. (Ne var âlemde o var Âdem de) hükmü ile her birerlerimizde de bu Mûseviyyet mertebesi bünyemizde mevcuttur, ancak onu ortaya çıkarmak için...
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Genel olarak İnsânlık tarihinin geçirdiği hayat evrelerini bir “sâlik/yol ehli” nin de kendi bünyesinde geçirmesi gerekmektedir. (Ne var âlemde o var Âdem’de) hükmü ile her birerlerimizde de bu “ Muhammediyyet” mertebesi bünyemizde mevcuttur, ancak onu ortaya çıkarmak için bir çaba ve çalışmaya ihtiyaç vardır.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Karagün Dostuyum III; Vecizeler-Hikayeler [62] adlı üçüncü eserinde ise; Sâlikin, yedi nefis mertebesinde birinci mertebeden yedinci mertebeye varabilmesinin yolunu vecizeler ve hikayeler ile anlatmaktadır. Nusret Efendi‟nin bazı tasavvûfî sohbetleri, 1967-68 yıllarında Yeni İstanbul ve Milliyet gazetelerinde köşe yazarlığı yapan Refiî Cevâd Ulunay‟ın talebiyle kendisine yollanarak bu gazetelerde okuyucu ile buluşma...
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > İmanlarını İkân’a dönüştüren sâlikler bu dünyada kerim olan rızka ulaşıp yedikleri gibi ahiret aleminde de aynı sofradan vahdet rızıklarını yemeye devam edeceklerdir. Çünkü kişi dünya hayatını hangi anlalyış ve mertebe düzeyinden sonlandırmışsa o anlayış üzere ahiret yaşamına geçmiş olur.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Bu hal de idrak edilirse altıncı tura devam edilir. ALTINCI TUR Altıncı turun halini idrak eden, herşeye “AYNA” olur!.. Ve bu makamda salik, KENDİNDEN gayri kimseyi göremez mevcudatta!.. Bütün eşyayı kendine bağlı olarak müşahade eder. “Cübbemin içinde Allah’dan gayri yok!
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > ” Yaşantısı: Daha evvelce Hakk’ta bâki (Allah ile varlığını sürdüren) “bekâ billâh” (Allah ile kalıcılık) hâlinde, âlemden habersiz iken, sâlik bu mertebede uyandırılıp kendisine yeni bir elbise giydirilip, tekrar eski beşeriyet âlemine gönderilir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Mevlânâ hiçbir şey demeyip o müridlere iltifat etmedi. Onlar kalkıp namazla meşgul oldular. İki mürid şeyhe uydu. O müridlerden birinin ismi Hâcegî idi. Namazda sır gözü ile ona açıkça gösterdiler ki, namazda olan bütün ashâbın sırtları imam ile beraber kıbleye gelmişti.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Fass-ı Dâvûdî nihayetlerinde dahi îzâh olunduğu üzere meşiyyet, isteme, dileme Zât'a aittir yani kişi veya Canab-ı Hakk’ın meşiyyeti doğrudan doğruya Zat’ına bağlıdır. Sıfatlara, isimlere değil Zat’ına bağlıdır. Meşiyyet, dileme Zat’a ait ve irâde Mürid ismine taalluk ettiği için, aralarında fark vardır. Bakın meşiyyet ve irade kelimelerinin ifade ettiği manaları belirtmek için böyle çok güzel bir izaha girişmiştir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Mevlânâ), yalancı iddia sahibinin (müddeî-i kâzib) dış görünüşünün parıltısına aldanıp ona mürid olmak için tekkesine koşan ahmakların (humakā) durumlarını, yalancı şeyhin davet şeklini tasvir ederler. Yalancı iddia sahibi der ki: "Ey birbirlerini ite kaka tekkeme koşan ahmaklar! Zikir soframa çağrıdır. Zikir halkama girip benim cömertlik ve ihsan soframdan yiyiniz ki, o sofrada hakiki sofradan tok olan hiç kimse...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > ) suikast düzenleyen Yahudiler gibi olan zulüm ehlinin yüzünden ve onlarla gerçekleşen sohbetlerden ne haldesin? Ey Yusuf (a.s.) gibi latif ruhu parlak olan mürid (Hakk yolcusu), hilekârların ve kıskançların cefasından nasılsın? "İsa" ifadesiyle Şems'e; ve "Yusuf" ifadesiyle Sultan Veled hazretlerine işaret vardır.
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî'den Hikâyeler)
  > Vaaz vermeyi bıraktı ve halvette (yalnızlığa çekilme) oturdu. Müridlerine büyük bir şevk ve hararet bırakarak kırk elli gün boyunca halvette kaldı. Halk, onun özleminden, halinin ve sözünün ayrılığından deliye döndü.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Bunun iznini ve zamanını ancak sâlikin ârif, ârifibillâh veya Kâmil İnsân olan Mürşid’i bilebilir. İşte bu evlerde yenilen yemekler, yani ma’nevi gıdâlar farklıdır. Nasıl ki bir bebeğe süt ve mama verilir. Büyüklerin yemeklerinden verilirse yiyeceğini hazmedemez…
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Zira Hakk’ın mutlak galebesi ortaya çıktığında benliğin hükmü kalmaz. Eğer sâlik “ölmeden önce ölmenin” sırrına erişmişse, bu vâkıa onun için hayatta iken bir uyanış ve kıyamet olarak tahakkuk eder; aksi hâlde nefis ölümü tattığında, hakikat zaten bütün açıklığıyla ortaya çıkacaktır.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Enfüste ise sâlikin vehimlerinin ve benlik iddiâlarının yıkılması olarak tecellî eder, tâ ki saf tevhîdden başka bir şey kalmasın. Bu hakîkat, Mü'min Sûresi 40/16'da ilân edilir: " Li menil mülkül yevm, lillâhil vâhidil kahhâr " ( Bugün mülk kimindir?
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > Seyr-i sülûk yolunda olan her, sâlik götürücüsünün irfaniyyeti kadar bu yoldan geçer, eğer geçmiyorsa zâten gerçek sâlik değil, zanda sâliktir. Âdemiyyet’ten başlayan seyr-i sülûk yolculuğu “salâh-sâlihlik” vâdisine geldiği zaman o vâdiden geçmek için oraya uygun bir vasıta lâzımdır bu vasıta ise belirtildiği üzere deve’dir.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Her iki seyr-ü sülûk yorumunda tarihçiler, müridler olarak yorumlanabilir. Öyle müridler ki, mürşid-i kâmilleri onlara bir hayatın nasıl yaşandığını ve yaşanılan hayatın nasıl bir temsile kavuştuğunu öğretiyor. Evet, kendi adıma nasıl bir tarih/cümle isteyebileceğim yine kader perspektifinde Hakîkat-i Muhammediyye nûrunun neresinde konumlan-dığım ile yakından ilgili gibi.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Terzi Baba’nın beden elbisesi diken iğneleride bu arada sâliklerin orasına burasına batar. Bunlara tahammül eden salik kendisinin iyiliği için yapıldığını anlar ve muhâbbeti artar.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Evvelki hallerde samimiyyetle çalışmalarına devam eden sâlik bu mertebe’de Yavaş, yavaş hallerinin değiştiğini müşahede etmeğe başlar. Evvelce farkında olmadığı iç âlemine değişik duygular gelmeğe başlar, bunların bir kısmı (Melekî) ilham, daha çoğu’da (Şeytâni) evham ’dır. Burada en mühim mes’e le, gelen duyguları ayırd edebilme yeteneğine sahip olmağa çalışmaktır.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > ------------------- Bayan sâlik, seyr-i sülûk çalışmalarında esmâ mertebesine gelince yukarıya doğru çıkışta, Âdem’den Havvanın ayrıldığı yerde, tekrar âdemi mânâ ile birleşir, işte o zaman, Havva aslı olan Âdem olur ve erler hükmüne girer. İşte bu kimse görünüşte “nîsâ” olsa da hakikatte Âdem’dir ve ondan şeyh olur, bu idrak ve mertebeye gelmeyen bir hanım ne kadar Âlim olursa olsun ondan şeyh olmaz.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Âyeti enfüsî olarak yorumlarsak: Sâlikin seyrinde karşılaştığı her mertebenin bir başlangıcı bir de eceli (sonu) vardır. Bu vakitlerin takdîri Hakk’a (ve O’nun Zâti zuhûr mahalli olan Mürşîd-i Kâmil’e) âittir, O’nun kudretine, ilmine ve hikmetine bağlıdır.
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > Böylece âfâkta görülen her bir işaret, enfüste bir hakikate karşılık gelir. Sâlik, bu iki âlem arasında seyrini gerçekleştiren kimsedir: dışta gökleri ve yeri temaşa ederken, içte kendi varlığının sırlarını müşahede eder. Bu yüzden Kur’ân, “Senurîhim âyâtinâ fî-l-âfâki vefî enfusihim.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Diğer cildlerde dahi îzâh olunduğu üzere, bu Mesnevî-i Şerîf, Hz. Pîr efendimizin mümtâz ve pek sevdiği mürîdlerinden Çelebi Hüsâmeddîn hazretlerinin talebi üzerine inşâd ve ümmet-i Muhammed'e taraf-ı Hak'dan ihsân buyurulmuştur.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > --------- Ya'nî, ey cebir mezhebine sâlik olan kimse, sen, bende bir şey yoktur; her neyi Hak murâd ederse, o olur; binâenaleyh ben ef’âl ve harekâtımda ma'zûrum dersin. Fakat bilfarz içkinin veyâ diğer bir fiil-i nâ-meşrû'un te'sîriyle hasta olduğun vakit, aklın başına gelir de cebrini unutur; ve eğer iyi olursam bir daha bu fiili yapmıyacağım diye nedâmet ve hasret izhâr edersin.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > "Ahmak"tan kasıt, dünya ehlidir; nitekim Menâkıb-ı Sipehsâlâr'da da geçtiği üzere, tüccarlardan bir grup Hz. Pîr'e mürid olmak isteyip mallarının ayrıntılarını bir pusulaya yazdılar ve bu malların nereye harcanmasını cenâb-ı Pîr arzu buyurursa oraya harcanmak üzere kendilerine emir buyurulması için, Pîr'in müridlerinden Celaleddîn Ferîdûn'a bu pusulayı verdiler.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > İşte seyrü sülûk yolunda olan bir sâlik de belirli aşamalardan geçerek “Tevhîd-i Ef’âl” mertebesine ulaştığın da kendisinde meydana gelebilecek bu hadiseler ile değişik şekilde karşılaşabilir nefsinin ve çevresinin ateşine girebilir, o zaman yapacağı dua Cenâb-ı Hakk’ın Hz. İbrâhîm hakkında belirttiği Kelâm-ı İlâhîsini tekrar etmek olacaktır. (Kulnâ yâ nârû künî berden ve selâmen alâ İbrâhîme) Ancak bu Kelâm-ı...
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > Sâlik Hakk’a vuslatı gerçekleştirince temkin sahibi olur. Vuslatın alâmeti sâlikin kendinden tamamen geçmesi, beşerî ve nefsânî kayıtlardan kurtulmasıdır. Bu hal kulda devamlı olursa o kişiye “mütemekkin” denilir. Buna göre telvînden sonraki temkin hali cem’den sonra fark, sekrden sonra sahv, fenâdan sonra bekā hali gibidir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Mevlânâ efendimiz "Ben his gözüyle görülen sûret değilim, belki mürîdlerin bâtınında sözlerimden zuhûr eden zevk ve hoşluğum: O demi bulduğun ve o zevki tattığın vakit ganîmet bil ve şükür et ki, işte ben oyum ve beni buldun!" buyurmuşlardır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > ...Buradaki hali de bu mürid isminin kemalli olarak zuhura gelmesi. Mürid, irade eden demektir. Bu tecelliye nail olunca, yaratılmışlar hep onun iradesi, arzusuna göre...
- **Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (32 Ter Baba 3 sti are dosyas)
  > Müridin müşahadesinde ve Hakikatında Cum’ânın açılımları zuhur etti... 1. Cum’a gününde Hayal-i Şeriat-ı Hakiki Şeriate dönüştü.. 2. Cuma Gününde Hayal-i Tarikat-ı Hakiki Tarikata dönüştü.. 3. Cum’a gününde Hayal-i Hakikat-i Hakiki Hakikate dönüştü.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > Sâlik rû’yalar ile durumunu anlamaya başlar. Bu seyr (نجم) “Necm” yıldızının yansıması ile olur. Sayısal ifâdesi, (ن) Nun:50, (ج) Cim:3, (م) Mim: 40, (50+3+40)= 93 tür. Onun da toplamı (12) dir. Işığını bu yıldız-dan almaktadır.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > [2] “ İz- -T-B- ” Genel olarak İnsânlık tarihinin geçirdiği hayat evrelerini bir “sâlik/yol ehli” nin de kendi bünyesinde geçirmesi gerekmektedir. (Ne var âlemde o var Âdem’de) hükmü ile her birerlerimizde de bu “ Muhammediyyet” mertebesi bünyemizde mevcuttur, ancak onu ortaya çıkarmak için bir çaba ve çalışmaya ihtiyaç vardır.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > İşte buna dayanaraktır ki, ölüye açılmış olan hâller seyri sülûku sırasında sâlike de açılmış olur. Ve bu hâle “küçük kıyâmet” ismini verirler. Dördüncüsü; ârifîn-i billâh hazarâtına fenâ-fillah ve baka-billâhtan sonra tam vahdet ve çokluğun yok olması hâlinin meydana gelmesidir.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Pîr efendimizin dergâh-ı irşâdıdır ve sâliklerin her birisi de sahrâ-yı tabîatte bî-nevâ kalan “Arab erkeği”; ve onların nefisleri de, onlanrın “zevce"leridir. Ve bu hikâye her zamanda, her bir mürşid-i kâmil ile sâliklerinin hâlinden haber verir.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > ...Sâlik her şeyden önce kin ve nefret duygusunun temelinde yatan sebebi doğru tespit etmesi gerekir. Eğer yukarıda işaret edildiği üzere her hangi bir dini temele day...
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > Ey Hakk yolcusu salik, mübarek gecelerde minarelerde yanan lambaların neyi ifade ettiğini hiç düşündün mü? Minare ezan oku­nan yerdir, Ezan-ı Muhammedi ulûhiyetin ilan yeri zat-ı mutlak’a davet yeridir. O da sensin , yani minare, şerefede yanan lambalar ise, senin şerefli başında ilahi nurlarla parlayan “muhabbetullah ve ilmullah” yani Allah sevgisi ve ilmidir.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > Nefis mertebelerini aşarken (Nûh) makamında olan mürşit tarafından yeniden inşa edilen sâlik’in beden teknesine (Tennûr-muhabbet ilkası) konduğunda gelecek nefsi emmâre sellerinin üstünde boğulmadan yüzmeğe hazır halde beklemesidir, bunun işareti “Tennû” un kaynamağa başlamasıdır ki; o zaman yola çıkılır. İşte karada hazırlanmış olan o gemiyi nefs selleri kendiliğinden yüzer hale getirir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Mihnet ve elem beni Âdem’in batınını tasfiye eder, Zat ile arasında en kalın perdeleri yırtar atar, yani üzüntü elem Âdem oğlunun batınını temizler, salik okumakla sohbetle ilim ve idrak sahibi olur, fehmi artar fakat terfi ve dereceler yükselmesi için zikir lazımdır. Ceneb-ı Hakk ve tegaddes Hz leri فَاذْكُرُونِۤى اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوالِى وَلا تَكْفُرُونِ 2/152 “Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim”...
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > -------------------------------- Reşahat sohbet (2) Reşehat-Sayfa-29 VUKÛF-U ZAMÂNÎ: Bu mesele üzerinde Şâh-ı Nakşibend buyuruyorlar: “Müridin bütün uğraşma ve didinmelerini neticeye bağlayan ve onu murâdına eriştirmekte en büyük müessirlerden(tesir edicilerden) biri olan “Vukûf-u zamânî”, insânın her an kendi hâlini bilmesi hâlinin şükrü mü, özrü mü gerektirdiğini anlaması demektir.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > İnşeallah özüme sindirerek çalışmalarıma devam eder ve size lâyık, yolumuza yaraşan bir mürid olmayı dilerim. Eroğlum aşıklar yolunu izler Serini verir de sırrını gizler Bize kimsin diye sorarsa diller Biz Terzi baba'nın pervane'siyiz. Ellerinizden öperiz efendi babacığım, Nuket Annemizin de ellerinden öper sağlık sıhhat afiyet dileriz.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > İşte buna mübtenîdir ki, ölülere münkeşif olan haller hîn-i sülûkünde sâlike de münkeşif olur; ve bu hâle “kıyâmet-i suğrâ" tesmiye ederler. Dördüncü kıyâmet: Ârifîn-billâh hazarâtına fenâ-fillâh ve bekâ-billâhdan sonra vahdet-i tâmme ve inkıhâr-ı keserât hâlinin zuhûrudur.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > İşte seyrü sülûk yolunda olan bir sâlik de belirli aşamalardan geçerek “Tevhîd-i Ef’âl” mertebesine ulaştığın da kendisinde meydana gelebilecek bu hadiseler ile değişik şekilde karşılaşabilir nefsinin ve çevresinin ateşine girebilir, o zaman yapacağı dua Cenâb-ı Hakk’ın Hz. İbrâhîm hakkında belirttiği Kelâm-ı İlâhîsini tekrar etmek olacaktır.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Mevlûd ve Mir’ac gecelerini birer gece geriye yerleştirirsek zahirde de geceler yerine oturmuş olur, böylece her şey kendi yönleri itibarile yerlerini bulmuş ve aradaki farkın hakikatte olmadığı, ince bir düşünce ile anlaşılmış olur. Ey Hakk yolcusu salik, mübarek gecelerde minarelerde yanan lambaların neyi ifade ettiğini hiç düşündün mü? Minare ezan okunan yerdir, Ezan-ıMuhammedi ulûhiyetin ilan yeri zat-ı mutlak’a...
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Salikte varlığında bu mücadele ve mücahadeyi verdiğinden daha önce nefsi emmarenin bu halinin farkında ve idrakinde olur-olması gerekir. (Murat Derûni) ---------------- وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ الْعَزِيزُ الْعَلِيمُ {الزخرف/9} (43/9) “Vele-in seeltehum men haleka-ssemâvâti vel-arda leyekûlunne halekahunne-l’azîzu-l’alîm(u)” (43/9) Eğer sen onlara: "Gökleri...
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > Ya'ni sâlik zikrolunan makām-ı hayvaniyyetle mütehakkık oldukda, kesîf olan mâdde-i tabîiyye ve unsuriyyenin dahli olmaksızın akl-ı mü- cerred olmak mertebe-i latîfesine intikal eder. Ya'ni kendisini kuyûd-ı tabîiyyeden muarrâ olan akl-ı mücerred mertebesinde bulur; ve o vakit anlar ki, idrâk denilen şeyin [22/50] vücûdu, bu cesed-i unsurî dimâğının teşekkülâtından münbais bir emr değil imiş.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > ...tir… ------------------- Nefyi de, isbatı da bırak... Ve bak: Allah-ü Taâla, seni kendi suretinde yarattı… Eğer benlik ile dersen dediğin la değildir bu. Nefiy ve ispat kelime tevhidin iki bölümünden bahse...
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Hak ehli olabilecek bir sâliki kaliteli kumaşa benzeterek, en iyi en kaliteli elbiseler usta bir terzinin eline gelen en iyi kumaşlardan üretildiği gibi, Hak ehli olabilecek mi’rac yolcusu bir sâlik te diğerlerinin arasından ferasetli, akıl seviyesi yüksek olan, gönül ehli olabilecek kişiler arasından seçilmelidir. Zira diğerlerine bizim ayıracak ve harcayacak vaktimiz yoktur, derken de onlarda kendi mizaç ve...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Cenâb-ı Pîr efendimiz “mücâhedeyi ve riyâzet”i “rahmet suyu’’na teşbîh edip bu riyâzet sebebiyle sâlikin mâsivâ-yı Hak’la huzûzât-ı nefsâniyye cünüblüğünden kurtulacağını ve tahâret-i cismiyye hâsıl olup “Yutahhiraküm" âyet-i kerîmesinin ma’nâsından intifa’ eyleyeceğini ve şeytanın vesveseleri zâil olacağını beyân buyururlar. 150. Şeytan seni korkutur ki, "Sakın ve sakın bundan pişman olursun ve mahzun olursun!
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani “Semi” duyma özelliği mana itibariyle yani duyma manası itibariyle “Basir” yani görüş, “Kadir” kudret, “Mürid” irade isimlerinin hizmetini göremez. Yani bunlar ilm-i ilahide ayrıldılar, evvelce bir iken ilahi ilimde ayrıldılar. Ondan beklenen işitme keyfiyetidir, bununla beraber Zat’ın bir sıfatı olduğundan “Semi” ismi Zat’ına delalet eder.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > Ve bu makamda salik, KENDİNDEN gayri kimseyi göremez mevcudatta!.. Bütün eşyayı kendine bağlı olarak müşahade eder. “Cübbemin içinde Allah’dan gayri yok!..” ve, “İki alemde de gayrim var mı ki!
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > Genel olarak İnsanlık tarihinin geçirdiği hayat evrelerini bir “sâlik/yol ehli” nin de kendi bünyesinde geçirmesi gerekmektedir. (Ne var âlemde, o var Âdem’de) hükmü ile her birerlerimizde de bu Îseviyyet mertebesi bünyemizde mevcuttur, ancak onu ortaya çıkarmak için bir çaba ve çalışmaya ihtiyaç vardır.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > İşte bu durumda meleklerin durumuna düşer. Neden? Eksik esma-i ilahiye ile işe baktığından. Çünkü insan da bir de “Mürid” isminin tecellisi vardır. İrade eden manasınadır. Onu da kullanacaksın. Esma-ı ilahiyenin bazılarının senden otomatik olarak çıkması, senin kemalatın demek değildir.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > ...akîkîyi iste; zîrâ bu mevhûm olan sûret hicâblan kalk-madıkça ve ta-ayyünât âlemi vîrân ve harâb olmadıkça, o hakikat sana inki¬şâf etmez. Binâenaleyh o hazîne viranlıktadır. Bu beyt-i şerîf, Sûre-i Enbiyâ...
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Beyt : Delile erenler buluğa ererler, Delili olmayanlar temizlenemezler!. Sâlik “ AKL-I KÜL”e vasıl olunca, buluğa ermiş ve yetişmiş olur. Bu hâle “Hakikat-ı Muhammediye” derler.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Gerçek bir yol ve irfan ehli sâlik dahi seyr-u sülû-kunda bu vadiye (Bedr-i münir) geldiği vakit kendi gön-lüne de (sekîne) olan selâm ismi indiğinde onda beliren husus huzur ve ilâhi güven olmaktadır. Gönlüne bu (sekîne) yi indiremeyen kimse ne yazık ki, şüphe ve tereddütten kurtulması çok zordur.
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > Bu evlilikle dünyaya gelen oğlu da, Vassâf‟ın aktardığı şekliyle “tarîk-i nâ-hemvâra sâlik olmak hasebiyle dâire-i muhabbeti pederden hâriçte kalmıştır”. Mustafa Hilmî Efendi‟nin son evliliği Hatice Hanım ile olmuştur. Vassâf, şeyhinin eşi Hatice Hanım için “fahru‟n-nisâ ıtlâkına şâyândır ve azîzimin saâdet-i hâline hizmerkârdır” demektedir.
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (21 6 Peygamber (2))
  > İşte bu sırada bu sâlik’e-yolcuya (Nûh mertebesi) vâdî-i Necâtiyyet açılmaktadır. Ve bu vâdide Rabb’ın dan aldığı yol haritasıyla emniyyetli olarak yoluna devam etmeye çalışacaktır. Bu anlayış Âyet-i Kerîme’nin bir bakıma bireysel enfüs-î yaşam yönüdür. Her kes için daha değişik halleri vardır, biz şimdilik bu kadarla yetinelim ve yolumuza devam edelim.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte bir derviş de Hakk yolunda ben bu yolda gideceğim başımı koydum sonuna kadar gideceğim dediği için irade sahibi olan kişinin adıdır Mürid. Yoksa derviş bir lokma bir hırka yat orada bir parça kalk orada bir parça ne bulursan onu ye böyle bir pejmürdelik değil dervişlik, dervişlik belki sanatların içerisinde en yüce ahlaka en yüce iradeye sahip olmak demek veya olan kimse demektir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte bir derviş de Hakk yolunda ben bu yolda gideceğim başımı koydum sonuna kadar gideceğim dediği için irade sahibi olan kişinin adıdır Mürid. Yoksa derviş bir lokma bir hırka yat orada bir parça kalk orada bir parça ne bulursan onu ye böyle bir pejmürdelik değil dervişlik, dervişlik belki sanatların içerisinde en yüce ahlaka en yüce iradeye sahip olmak demek veya olan kimse demektir.
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç (18 Hz.Pey.R ya da.g rmek)
  > Eğer bir kişi yol ehli (sâlik) ise ve bağlı olduğu yer de irfan-î hakikatlerden haberdar ise, evvelâ o sâlik-i (fenâfişşeyh) yapar, yani, irfan ehli olan şeyhinde fâni olur, yânî eski süflî ahlâklarını terk edip bağlı olduğu yerin ahlâkıyla ahlâklanmaya başlar bunun kemâlinde (tahallâku bi ahlâk-ı şeyh) olur.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > Elhamdülillâh. (6)- Sâlik -oldum. Elhamdülillâh. (7)- Zâhit -oldum. Elhamdülillâh. (8)- Âbit -oldum. Elhamdülillâh. (9)- Şâkir -oldum. Elhamdülillâh. (10)- Ârif -oldum.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > ” Bu alemleri bu mülkü böylece en güzel şekilde zuhura getiren Allah (c.c) ne güzeldir. Ey salik, Hak yolunda “Makam-ı Cem-ül Cem” e gelip, cümle “Esma-i İlahiye” nin eser ve ahkamı senden zahir olduğu vakit; sen, hakikatinle Hak ol. suret ve zahirinle de halk ol.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > ...i Rab mertebesi, "Ya Rabbi" dediğimiz yer. Rububiyet dendiği zaman, buradaki faaliyetlerin özelliği nedir? Rububiyet: bütün varlıklara verilen isimlerin zuhur ettiği mertebenin ismidir. RUBUBİYET: Bu varlı...
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > ..., ben bu yola gideceğim, başımı koydum sonuna kadar gideceğim, diye irade sahibi olan kimsenin adı Mürid’dir. Yoksa derviş bir lokma, bir hırka, yat orada bir parça,...
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ...îz cân ve ten âleminin göz nûru; Sâliklerin imâmı Seyyid Hüseynî. Bütün Horasan ehlinin efendisi; Ona derler idi asrın eşsizi. Bir mektup yazmış mânâ hakkında; Göndermiş nezdine mânâ erbâbına. Bahsedilmekt...
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > İşte bir sâlik de, belirli bir yere geldi-ğinde, bu ulviyeti nefsine mal ederse, farkında olmadan oda nefsiyle, fir’âvn’laşmaya başlar. Görüldüğü gibi bu bölüm yine tarif ve bilgilendir-medir. Lekudıye beynehum, işte aralarında bu isimle-rin ahkâmları ile hüküm olundular. Ve innehum lefî şekkin minhu murîb. Bu yüzden onlar önce tevrattan sonra Kur’ân’dan nefislerinin vesveseleri yüzünden kesin bir şüphe içindedirler.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Salik açısından değerlendirirsek; mürid ilk üç mertebeyi geçene yani mutmain olana kadar değişik duygular yaşayabilir. İlla kendi içinden, nefsinden gelmez. Emmare altındaki duygulardan da taş atılabilir. Dikkatli olup, sıyrılabilir… Ayet ihtar niteliğindedir. N.N. ------------------------ Ne kötü...
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kevkeb Yıldız)
  > Tuhfet-ul Uşşakî de yazar, (sâlikler hiçbir şekilde özel işlerde ve angaryada kullanılamaz) diye. (Bu söz sizce de doğrumudur acaba)? Evet şimdi, böyle bir giriş ve başlangıçtan sonra =özel= in özetle incelenmesine gelelim. Bu =özel= yaprak bir açıklama veya bir izah ve mazeret değil doğrudan doğruya açık bir şikâyettir.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Mürid, talep edilen olarak çok çabalamalıyız çün-kü biz Allah-u teâlâyı istediğimizi sanırken aslında o bizi kendine çekmekte imiş, rehberini göndermiş ölü iken diriltmiş ve tedbirli olmamız için bizlere Âyetlerini açıklamış. Ze….. Ül….. -------------------------------------------------------------------------- From: terzibaba13@hotmail.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > Nur-u Muhammedi geldiği zaman onları yıkıyor yani putperestlerin on dördünü yıkıyor, yerine Hakikat-ı Muhammedi’nin 14 direğini yeniden hakikati üzere sonra bunu kim yapıyor birey yapıyor yani salik Hakk yolcusu nefs-i emareden başlayarak birden başlayarak her bir dersimiz bir direk hükmündedir. Her dersimiz tevhid binasını tutan bir direktir. Her geldiğimiz ders dördüncü direk beşinci direk sltıncı direk, direk...
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Salik marif-i ilahiye de terakki ettikçe yol ehli ilahi hakikatlerde yol aldıkça vücud-u mutlakın her mertebedeki icabatı da muttali olup şeriattan uzaklaşma, şeriatı tadil etme şeriatın üstüne geçme gibi hadiselerden kurtulur. Yani şeriatı inkardan kurtulur. Hem şeriatı tatbik eder hem de tarikatı tatbik eder hem de hakikati tatbik eder. Mertebeleri geçtikçe hepsinin hakkını verir.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > Seyr-i sülüka başladıktan sonra dünya ve ahiretten geçen salik “fenafillah” a ulaştıktan sonra tekrar (belki de en büyük gaflet olan) bu “fenafillah” ta kalma arzusunu yenmek için bir uyarıdır. Muhammedîliğin hakkını vermek için bir çağrıdır, İnsân-ı Kâmil olarak marifet ilmini hakkı olanlara hakkıyla vermek için bir çağrıdır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Mesnevî-i Şerîf bu şart dâiresinde mütâlaa olunduğu takdîrde ondaki sözleri söyleyen ve bu sözleri dinleyen ve sözlerin kendisi bu üç nisbet ve mertebe kalkar. Hepsi cân ve ma'nâ olurlar. Nitekim Hz. Pîr "Ben mürîdlerin bâtınında benim sözlerimden zâhir olan bir zevk ve hoşluğum; Allah, Allah! Sen o demi bulduğun ve o zevki tattığın vakit ganîmet tut ve şükret ki, ben oyum!
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Nur-u Muhammedi geldiği zaman onları yıkıyor yani putperestlerin on dördünü yıkıyor, yerine Hakikat-ı Muhammedi’nin 14 direğini yeniden hakikati üzere sonra bunu kim yapıyor birey yapıyor yani salik Hakk yolcusu nefs-i emareden başlayarak birden başlayarak her bir dersimiz bir direk hükmündedir. Her dersimiz tevhid binasını tutan bir direktir. Her geldiğimiz ders dördüncü direk beşinci direk altıncı direk, direk...
- **Mümtehine Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (266 60 49 Ku Ker Yol  Mümtehine Sûresi   Murat Derûni)
  > Tavus; kanatlarını ve kuyruğunu açtığında güzelliğinin en kemâlli hâline ulaştığı gibi Hakk yolcusu sâlik de kendi rahmet kanatlarını açtığında öyle bir güzelliğe ulaşıp çevresinde olanları da kanatlarının altında koruması bu güzelliğin oluşmasına sebeb olacaktır. Horoz; müezzinliğe başlayıp davetçi olacak ve böylece kendinde bulunan erliği erginliği ile çoğalmaya sebeb olacaktır.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > ...ıflı 18 Fetîl-i aşkı ey sâlik tutuşdur tâ ki feth olsun Kuvâ-yı nefsi ey sâlik çalışdır tâ ki feth olsun Bu farkı cem’a ulaşdır ey sâlik tâ ki feth olsun Kilîd-i zik...
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > Eğer bu idrak ve yaşantılar oluşturulamaz ise, Sâlik devamlı “Tenzîh” te bu anlayışta kalacağından daha ileriye geçemez. İşte sıkıntı ve ilerleyememe bu anlayışın eksikliğinden’dir, ve hep burada kalınır. Oyüzden burada şehadet gereklidir ki, yolu açılsın, zâhiri ve tarihî seyri de budur.
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > İşte bu durumda, başlar da ilmi ve mânevi açlık içinde de olan sâlike yapılan ilmi ve mânevi telkinatlarla sâlik’in iç bünyesi Hakikat-i İlâhiyye ve Hakikat-i Muhammediyye bilgileri ile ve böylece de kendini tanıma, Hakk’a kurbiyyet yolu ile doyurulmuş olacaktır.
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ)
  > İşte hâli böyle olan bir zât, sâlik-i nuru ile hidayete erdirebilir, ancak bunun himmeti ile sâlik yetişir. Allahû Teâlâ, teslim olan sâlik’in vaslını dilerse vasfını kısaca anlattığımız zât, iyi bir delil olabilir. Allahû Teâlâ'dan başarı dileriz, ta ki sevip hoşlandığını bize iletsin.
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > İşte “Muhammediyet” mertebesi salike “rum” ların sıfât mertebesinin nefis mücadelinde yeildiğini ifade etmetedir. ( روم ) “Rum” “Rı: 200” “Vav: 6” “Mim: 40” harf değerlerinden oluşmaktadır. Toplarsak 200+6+40= 246 idi. 24+6= 30 sûre sayısal değeri ile aynı olması tesadüften ziayade ilahi sistemin gereği olduğunu bizlere düşündürür.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > İşte bir sâlik için de bu ibret verici hâdise geçerlidir. Nefis mertebelerini aşarken (Nûh) makamında olan mürşid tarafından yeniden inşa edilen sâlik'in beden teknesine (Tennûr-muhabbet ilkâsı) konduğunda gelecek nefs-i emmâre sellerinin üstünde boğulmadan yüzmeğe hazır halde beklemesidir, bunun işareti "tennûr"un kaynamağa başlamasıdır ki; o zaman yola çıkılır.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Her bir seyir de “Hakîkat-i ilâhi” ve “Hakîkat-i Muhammedinin” nûrunun, “Necdet Hilâl’ine” ve “Necdet Yıldız’ına” yansıma- sı sonucu oluşan nûr ile sâlik hangi seyir ve hangi derste ise yansımasını oradan almaktadır. Asıl olan bu üç seyri tamamlayarak, merkez noktasında olan “İlâhiyat Necm- inin” merkezine girip “13” şifresi ile Rabb-i Hass’a ulaşabilmektir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > ...Rufailik………………………………………………………..…… (130) Salik’in Talepte Bulunma Halleri………………….......….. (133) CD (07-Akıl) …………………………………………………………..…… (137) CD (09-Namaz) ……………………...
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Diye sorunca sen geldin ve yalnız kaldım. Diye cevap vermiştir. Yani sen geldin ve Hakk ileydim. O gidince yalnız kaldım demek istemiştir. Salik tekmil tarik seyr-i Sulükun bitirince bu cemaate ilan edilmek için kendisine bir tören düzenlenir. Bunun uygulamalarından bir bölümünde mürşidinin dört adım karşısında durur ve derviş nereden geldin, nereye gidersin?
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Ve, “bizi tehdit ettiğin (o azâbı) bize getir! "dediler.” Bunun üzerine başlarına bilinen akıbetleri geldi. Seyr-i sülûk yolunda olan her, sâlik götürücüsünün irfaniyyeti kadar bu yoldan geçer, eğer geçmiyorsa zâten gerçek sâlik değil, zanda sâliktir.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Böylece İnsân-ı Kâmile yönelmiş ve onda yok olmuş her bir yetim sâlik o kanaldan geçerek gayreti nispetinde kendi erliğini idrak ve gerçek Baba sı olan Akl-ı külle ulaşması mümkün olacaktır. (Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir.) Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu yetim lik Akabesi de böylece aşılmış olacaktır.
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > ...Bayramı yaptırıp Halife-i Şahsiye olmalarını sağlayan ve bu hakikatlerin halkedilmesi ve doğumunun yapılması için Marifetin Celâl tecellisi ile sâliklerin Nefsi emmâresini ilim kapısı Hz. Ali Kerremellahi...
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > ...(rahatlık, ferahlık) birlikte kullanılır. Kabz ve bast halleri diğer mânevî haller gibi geçicidir. [37] Bu halden sonra salikte “Heybet ve Üns” hali oluşur. Sözlükte “alışkanlık, yakınlık, samimi olma, naz...
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > (36) sayısal değeri İlm’el Yakîn, Ayn’el Yakîn, Hakk’el Yakîn olarak seyri sülük yapmaktır. Derslerini bu üç seyirde tamamlayan salik ise Hacı olur… Zekât tezkiye ise; Zekâ-t olarak baktığımız zaman “Te-Ente” sen, senin vehimi ve hayali varlığın tezkiye yani arındığın zaman geride kalan Zeka-Zekiyye olur…
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > İbret: Sâlikin bu süreci basîretle okuyup nefsini terbiye etmesi. "Nefs, 'ehl-i kitap'tır; 'diyâr'ı hevâsıdır. Hakk, onu 'haşr' ile o diyârdan çıkarır. 'Husûn'u, nefsin 'kesb'idir; Hakk onu 'fakr' ile yıkar. 'Ru’b', fenânın başlangıcıdır.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Bunları ona açarak manevî durumunu ve terakki etmek için neler yap­ması gerektiğini kendisine söyleyerek onu terbiye eder. Ve bu sadece iki­sinin bildiği bir sır olarak kalır, kimseye söylenmez. 5. Müridin zuhûratları Mürşid tarafından 1. dersi geçmesi için yeterli gö­rülmemekte ve o dersin usûlüne bir müddet daha devam istenmektedir.
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > ---------------------------- Bir mücevher buldum âlemlerde aslâ misli yok Kendisi Kur’ânı natıkdır inan amması yok Gökte bin yıl, yerde yüz yıl, bahr içinde elli yıl Hep taharrisiyle meşguldüm bunun ferdası yok Mârûfi Kerhi dervişleriyle beraber Dicle nehri kenarında oturup sohbet ediyorlardı. Bir mürid (Efendi hazretleri, şu kayıkta işû işret eden günahkârları bir beddua ile helâk etseniz.) dedi. Mârûf ellerini...
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Öğrenende hasıl olan herhangi bir ilim şeyh ve evliya vasıtaları ile müride hasıl olan marif-i rabbaniye gibi kulların elleri vasıtasıyla bir muallimin talimine ve şeyhin irşadına muhtaç olmaksızın talib-i Hakka cihet-i batından hasıl olup ilim gibi kulların elleri tavassut etmeksizin vücud-u haricide vaki olan Allah’ın atâları ve ihsanları iki kısımdır biri atâya-yı Zatiye diğeri atâya-yı esmaiyedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Bu mertebeden sonra talip/sâlik yoluna gayretle ve irfaniyyetle devam ederse oradan (fenâfillâh)'a geçecektir, burada ise kişinin zâhiren kişiliği kalmadığı için (ehlibeyt) ünvanıda batınında kalacaktır. Sâlik gayretle yoluna devam ettiği sürece ulaşacağı yer (Baka billâh) olacaktır.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve kendinde bunları bulmaya çalış ki senin de Âdemiyet devren başlamış olsun.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > (1) Nefs-i levvâme karanlığı: (2) Balığın midesindeki karanlık: (3) Suyun içinin karanlığı: İşte bir Hakk yolcusu sâlik de, başlarda bu üç karanlık içerisinde dir de, farkın da bile değildir. Ayrıca yaşayan her insân da, bilsin bilmesin, fikren ve fiziken dahi bu hüküm içindedir.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Seyrü sülûk açısından benzer durum Hak Teâlâ’nın yalnızca cemalini müşâhede eden müridlerin hâlinde de görülebilir: Onlar, kudsî rubûbiyetin heybetli tecellilerinden ürkerek ubûdiyet makamına sığınırlar. Bu, nefislerine galip gelen bir şefkat sebebiyledir; tâ ki kibriyâ nurlarında eriyip yok olmasınlar.
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Her bir seyir de “Hakîkat-i ilâhi” ve “Hakîkat-i Muhammedinin” nûrunun, “Necdet Hilâl’ine” ve “Necdet Yıldız’ına” yansıma- sı sonucu oluşan nûr ile sâlik hangi seyir ve hangi derste ise yansımasını oradan almaktadır. Asıl olan bu üç seyri tamamlayarak, merkez noktasında olan “İlâhiyat Necm- inin” merkezine girip “13” şifresi ile Rabb-i Hass’a ulaşabilmektir. Burada bulunan (يا سلام) “YA SELÂM” esmâsı bilindiği gibi...
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > Hâl böyle olunca, bir sâlik’in seyr-i sülûkunda bu devre de biraz uzun sürmekte, bundan kurtulması için, Nûh’un, yâni İnsân-ı Kâmil’in o mertebe de kendine hazırladığı gemiye, lüksüne bakmadan binmesi gerekecektir. İşte o gemi onu İlâhi ilim deryasında yüzdürecek beşeri ölümden koruyacaktır. Daha evvelce girdiği Yunus gemisinin karnından suyun dibinden, kurtulmuş, bu sefer de Nûh’un gemisine binerek sudan necat...
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > Mürşidinin sâlik’e yapmış olduğu bu telkinle zikre başlar, nûrunu, sırrını ve halini müşahede edinceye kadar çalışmalarına devam eder. Rengi: Kızıldır. Mürşidinin himmeti irşadıdır. Şeriat mertebesidir. Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım. Bu dünya âleminde bulûğa eren ve (nefs-i emmâre) tesirinde olan kimse, yukarı da bahsedilen biçimde çalışmalarını sürdürdükçe yavaş, yavaş manen güçlenmeğe başlar.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Yani irade sahibi olduğunu beyan etmiştir. Hani dergahlarda “Mürit ” derler ya bu tamamen yanlıştır. Mürid; iradeli insan demektir. Kendini terk etmiş, teslim etmiş demek değildir.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > Bir sâlik kendi tedbîrini unutup, halife-i Hak olan insân-ı kâmilin tedbîr ve irâdesinde fani olursa “fena fi’ş-şeyh" mertebesine gelip tâze baht ve yeni bir âlem bulur. Vaktaki kendinin ferâmûşusan, seni yâd ederler; bende oldun, o zaman âzâd ederler. Şeyhin irâdesinde fânî olmaktan ibâret olan “fenâ fi’ş-şeyh” mertebesinden terakki edip, vaktaki kendi mevhûm olan vûcûd-i izafini vücûd-i hakîkîyi Hak’ta fânî...
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye)
  > Zîrâ bugün küre-i arz üzerinde bulunan ve muhtelif edyâna sâlik olan insanların cümlesi Kur'ân'a davet olunduğu için, hepsi ümmet-i Muhammed'dir. Şu kadar ki bunlardan üç yüz milyo- nu bu davete icâbet etmiş ve diğerleri el’ân davet edilmekte bulunmuştur; ve peyderpey hakāyık-ı ahvâlin, mütefekkirîn-i zekiyye taraflarından kabû- lü meʼmûldür.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > ...(sohbet: 20)…………………………………………….. (103) Soru: salik için perdelerin açılması mümkün müdür?... (103) Soru: Kişi bunu Hak’tan geldi diye görürse?.............. (104) İns...
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (30 19 MERYE)
  > Bu mertebeye gelen sâlik önceki mertebelerin hepsinde tezkiyesi yapmış demektir zâten ve buraya gelince de sıfat mertebesine geçmek için iç bünyesinde kalmış olan son benlik elbisesini tezkiye etmesi gerekiyor.
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > " كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ عقل کی ماند چو باشد سر ده او Ya'ni sâlik, başı makāmında olan varlığını, vücûd-ı Hak muvâcehesinde fânî kılınca hiç akıl kalır mı? Zîrâ Hakk'ın zâtının gayrı her şey helâk olur. Ve akıl ise eşyâdan bir şeydir. Binâenaleyh o da hâlikîn zümresine dâhildir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > "Hande"sinden ve "çatlaması"ndan murâd, onun Kur'ân'a ve ehâdîs-i nebevîyeye mutâbık olan kelâmı ve efâlidir. Mürîd onun kelâmından ve efâlinden ahvâl ve akāid-i bâtıniyyesini anlar. 727. Ey kimse, onun mübarek handesidir ki, can çekmecesinden, inci gibi olan dili ağızdan görünür.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > " Şeyh Şihâbüddin Sühreverdî hazretleri Avârifü'l-Maârif'te bu manevî olan yalancı şeyhlere "mürid-i ebter" (nesli kesik mürid) tabir buyururlar. Çünkü kendilerinde mevcut olan enaniyet (benlik) sebebiyle, bir kâmile (olgun insana) itaat ve boyun eğme lüzumunu hissetmezler. Bunlar daima kendilerini överek halka münasebet düştükçe kerametlerinden (olağanüstü hallerinden) bahsederler ve tasarruflarını (manevî...
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > " Yabancı bir kimse bir şeyhi kabâhatli addedip dedi ki: “O şeyh fenâ bir adamdır ve efâli ve harekâtı şeriat dâiresinde değildir.” 3293. "Şarap içicidir ve mürâî ve habistir; mürîdlere nerede yardımcı olur!" 3294. O biri ona dedi: "Edebe akıl tut! Büyüklere böyle zan akıl olmaz!" “Hıred”, hâ’nın kesri ve râ’nın fethiyle, akıl ma’nâsınadır.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Merkez efendi ise sûltanının her şeyi yerli yerince yaptığını bir şeye karışmıyacağını bildirdi. Mürid Mürşid ilişkisinde de bu gözlenmelidir. Eğer nefsani benlik bir kenara bırakılmazsa vezirler gibi davra-nırız. Nefsâniyeti bir kenara bırakıp teslimiyetle yaklaşırsak olaya genç gibi bakarız.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Kays) ************ Mürid efendisinin önünden cansız olmalı, tıpkı bir meyyit gibi hareketsiz ve sessiz. (İbrahim Rusuki) ************ Mülk âlemindeki cennete; cennet-i me’va, melekût âlemindeki cennete; cennet-i naim, ceberut âlemindeki cennete; cennet-i firdevs, lâhut âlemindeki cennete; cennet-i tevhid denir.
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (253 49 41 Ku Ker Yol  Hucurat  Sûresi   Murat Derûni)
  > Yolumuzda ise Mescid-i Nebevinin (سلام) Selâm kapısından girip bâtin-i gönül çalışmasına başlayan sâlik ise 15-20 yıllık bir seyir sonunda (41) nolu Cennet’ül Bâki kapısına gelir. Bu kapıdan önce Resûlüllah, Hazreti Ebûbekir ve Hazreti Ömer’in istirâhat ettikleri türbeleri vardır.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Ramazan bayramının hakikati, halifey-i şahsiye, kurban bayramının hakikati ise halifeyi tebliğiyyedir. İşte saliklerin yola koyulduktan bir müddet sonra zuhuratlarında öncelikle muhtelif cinsten hayvanları görmeleri, o salikin gönül odasında ressamın yani kamil insanın salikin o ahlaklarını ortaya çıkarıp yok etmesi gerektiğini onlara bildirmesidir.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > İlm’el Yakîn Tevhid-i Ef’âl; ترحزى - Terhazi-Terhuzi-Terhizi kelimelerine baktığımız zaman, sâlik-derviş hayatının ne olduğunu ilmi olarak sahip olacak yani ef’âl âlemindeki menfi, müspet zuhurlarının Hakk’ın hayatı ile var olduklarını idrak edip ve bu idrak ile huzur bularak nefs ile olan savaştan terhiz olacaktır. Bundan sonra olanları yine İz-Efendi Babamızdan okuyup-dinleyelim.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Hakk yolcusu sâlik bu yollardan kendi vücûd varlığı içerisinde seyrini yapmalıdır. Bazı Rahmani zuhuratlar vardır ki, işaretleri seneler sonra ef’al aleminde tahakkuku meydana gelir. (İz-T.B.) ------------------- NOT= Abdürrezzak oğlumuzun gönderdiği ru’ya-lar hakkındaki Hadis-i şerifleride ilâve edelim.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Hakk yolcusu sâlik bu yollardan kendi vücûd varlığı içerisinde seyrini yapmalıdır. Bazı Rahmani zuhuratlar vardır ki, işaretleri seneler sonra ef’al aleminde tahakkuku meydana gelir. (İz-T.B.) ------------------- NOT= Abdürrezzak oğlumuzun gönderdiği ru’ya-lar hakkındaki Hadis-i şerifleride ilâve edelim.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > İşte kendileriyle tanışıp biad eden kıblesini ona doğru çevirmeyi başaran bir sâlik, daha attığı ilk adımlarda bu sûrenin kapsam alanına girdiğinden “Nûr-u İlâhiyye” nin eşsiz güzellikleriyle tanışıyor ve görmeye başlıyor; 13 sayısından, “Mertebe-i Muhammediyye” den aydın-lanmaya başlıyor.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Şimdi, diyelim ki mürid mürşidinden yeteri kadar istifade edemediğini farketti. Doymadığını farketti. Bir başka yöne yöneldiği zaman neden bir suçlama geliyor diğer arkadaşlardan?) İşte bu işin farkında olmamalarından. Yanlış bir suçlama.
- **Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür** — Serkan Denkçi (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Zamanla Terzi Baba lakabı, daha çok kullanılır olmuş ve yer etmiştir. Onun rehberliğinde mânevî yolculuk yapanlar, onu ve eşini, babaları ve anneleri gibi görüp, hürmet ve muhabbet beslediklerinden dolayı bu lakabı vermişlerdir. O, müridlerine “Evladım”, müridleri de kendisine “Babacığım” diye hitap etmektedir.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Nitekim ölen bir kimsenin rûhu, rü’yâda cismani bir sûretle görülebilir. Kâmilin Rûhu, müridine cismani sûretle görülebilir. Kâmilin Rûhunun, müridine cisim olarak görünmesi de bu kabildendir. Misâl âlemine, “berzah”, “lâtif olan mürekkebât âle-mi” de derler. Bir kısım kimseler “âlem-i ervah”ı “misâl âlemi”yle bir sayarak, her ikisine “Melekût âlemi” demişlerdir.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > Evvelâ murâkabe ve müşâhade de, rabıta da mürid fenâ fiş’şeyh olacak, onun nisbetini giyinecek, onun ahlâkıyla ahlâklanmaya çalışacağız. Belirli bir yere geldiğimizde anlayacağız ki burada Ahlâkı Rasûlullah’ta aynı yerdeymiş, başka yerde değilmiş. Neden?
- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (05 Salat)
  > Bu vakitte etraf yavaş yavaş aydınlanmaya başlamış ve güneş kemale erişmiştir. Bu durumda salik de yavaş yavaş kendine gelmeye başlar ve neticede kendi kimliğini net bir şekilde bulur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > Salik seyr-ü sülûk yolunda nefsini temizleye, temizleye; Hakk’tan gelen mânâları idrak ederek, beşeri sıfatlarından soyunarak, ilâhi sıfatlarla tahakkuk etmeye başlar. Bu hal ona imân yolunda çok şey kazandırır. “seyec’alü lehumürrahmânü vüdden” Böylece çalışmalarını sürdürerek, “Rahmâni haki-katler”e ulaşanları “Rahmân” sevgili kılar.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Yusuffiyyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi Yusuffiyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve kendinde bunları bulmaya...
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kuddûsiyye)
  > Ve mâdemki bu iki kavl dahi esas i'tibariyle doğrudur, ehl-i hakîkat, terahhümen-li'l-i- bâd, avâma evvelki kavl ile zâhir olurlar; ve sâlik maârif-i ilâhiyyede te- rakkî ettikçe vücûd-ı mutlakın her mertebedeki îcâbâtına muttali' olup ta'tîl-i şerîat tehlikesinden yakasını kurtarır; ve o vakit "Alem hep O'dur" i'tikādında bulunur.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Öğle namazı vakti: “Bakabillah” hükmüdür. Bu vakitte etraf yavaş yavaş aydınlanmaya başlamış ve güneş kemale erişmiştir. Bu durumda salik de yavaş yavaş kendine gelmeye başlar ve neticede kendi kimliğini net bir şekilde bulur. “Baka billah” “Hakta baki olmak” sözüyle ifadelendirilen bu yaşam da artık her şey gerçek kimlikleriyle ortaya çıkmış bulunmaktadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Karşısında olan kim o zaman? O günkü haliyle Sahâbe-i Kiram. Daha sonraki devrelerde İrfân Ehli ile Sâlik. Yani taliple matlub diyelim. O gün orada hadise nasıl yaşanmışsa onun benzeri olan. Tabi o genişlikte olması mümkün değil, yani Peygamber efendimizin hâliyle olması mümkün değil.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Burada ona ruhundan üfledi denilmesi bizim beşerî anlamda anladığımız şekilde bir üfürme söz konusu değildir. Üfürme fiilini yine mürşid ve mürid ilişkisi içinde ele almak durumundayız yoksa uzaklarda tahayyül ettiğimiz bir Allah’ın bize bir giydirmesi veya üfürmesi şeklinde bir algı oluşur ki bu da irfani anlamda abes bir düşüncedir.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > Mürşid de salikde dilediği gibi tasarruf edip, müridi velayet suyuyla yıkar, "gayriyyeti " "hades ve hudüs" (sonradan meydana gelen) şeylerden "cenabetinden" tahir eder, temizler. Onun için mürşid elindeki mürid, gassal elindeki meyyit gibi olması lazımdır denilir. Ve "Mürşidim beni sevmiyor" diye zann etmemelidir. "Belki beni herkesten daha çok seviyor" zannında bulunulmalıdır.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > Bu da sistemin gerçek olduğunu açık olarak ifade etmektedir. Bu işlerle hiç ilgisi olmayan bir insan, bir vesileyle sâlik olmaya geliyor. Onun da ilk gördüğü, ilk yaptığı şeyler uğraşmak, savaş, korku, sıkıntı, kaçmak, kovalamak bunlar oluyor.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Cenâb-ı Hak bana benden yakın bu dileğimi kabul etti. Mânevi evlâdınız (müridiniz) oldum elhamdülillâh. Allah mürid isminin tecellisine mazhar kılsın. Allah sizden razı olsun uf-kumu o kadar açtınız, ki şu dünyanın debdebeli ve karışık hâli sizden aldığımız bilgiler olmasa nasıl çekilir bilemem.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Yolcunun aşacağı yol, bunca tehlikeleri olan bir yol ama iki adımdan fazla değil ki! Yolcu var, aşacağı yol var ve bu yollar tehlikeli. Yol mürid, aşacağı yol da tarikattır. Bu yollar bir hayli tehlikelidir ama kolaylaştırılırsa iki adımdan da fazla değil.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > ...Her şey inkâr eder beni, sanma elindedir imân Eğer çıkarırsam Hâdî’yi, cümle zuhurda ortaya. Herkes bulurdu Bâkî’yi, gayrı kalmazdı arada. Celâlimi açsam bir an, kalmaz ortada zahirim. Altüst olur bütün â...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Çünkü onun Rabbı, Rabbül Erbabtır. Yeri gelmişken burada küçük bir sırrı da fısıldayalım. Burası da oldukça mühimdir. Salik yolculuğunda fenafillaha yani Hakk’da fani olma yokluk, hiçlik, tükenmişlik sahasına ulaşınca, tabi bir yere gidiyorsa, kişi o yolun gereğini, o yolda neler yapıldığını çalışması, bilmesi öğrenmesi lazımdır.
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > ...bu seyri yapması gerekiyor. Gökyüzüne çıkarak değil de, kendi beden mülkünde yapması gerekiyor. İşte bir zaman geliyor ki, kendisi mutlak mânada; Fenâfillah'ta fâni oluyor ve aciz kalıyor. Hiçbir şey yapa...
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > ...بُ {الطارق/3} En necmus sâkıb. 86/3. “O karanlığı delen yıldızdır(Necmi Sâkıb)” Dördüncü gün Kûrb’an yoktur, bu gün oluşan Celâl tecellisi ile sâlik kûrb’an olur ve...
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (38 17 İ̇sra-Sûresi̇)
  > Ancak Kelâm-ı İlâh-î en güzel ifadelerle hem o günün hem de ilerki zamanlarda gelecek insânların da anlayışlarına sunulan gizli ifadeleriyle izah edilmeye çalışılmıştır. Ey sâlik! Dikkat et ki, bu olay aynı zamanda senin de Mi’râcın’dır. “Regaib” gecesi itibariyle Hakk’a olan rağbetin arttığında, “Mevlüt” gecesi ile ifadesini bulan “Hakikat-i Muhammedi” gönlünde doğar.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Böylece İnsân-ı Kâmile yönelmiş ve onda yok olmuş her bir yetim sâlik o kanaldan geçerek gayreti nispetinde kendi erliğini idrak ve gerçek Baba sı olan Akl-ı külle ulaşması mümkün olacaktır. ( Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir. ) Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu yetim lik Akabesi de böylece aşılmış olacaktır.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > Demin de dediğimiz gibi buraya da yazılmış. “Ma’nâ sı Hakk’tan fiili kuldan olan ameldir” diyebiliriz. Sâlik, seyru sülûk yolun da nefsini temizleyerek Hakk’tan gelen ma’nâları idrak ederek beşeri sıfatlarından soyunarak İlâhi sıfatlarla tahakkuk etmeye başlar.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > ..., daireyi iki kısma bölen çizgi ortadan kalkar (tam bir cem hali meydana gelir). Murad olan için, hüküm cihetinden öncelik/evvellik ve zuhur gerçekleşir. Mürid ise,...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Mesnevî: تكيه كم كن بر فن و بر كام ِ خويشيام ِ خويشز پيغمبر ِمگسل Tercüme: “Vaktinin peygamberinden i’râz etme; kendi fen ve kâmına az i’timâd et!” 44Konuk,Mesnevî-i Şerîf Şerhi, VII, s. 170 (beyit: 544). Beytin îzâhı şöyledir: “Ey sâlik, kendi asrının ve zamânının şeyh-i kâmilini bul ve onun sohbetinden munkatı’ olma! Tarîk-i Hak’da kendi aklına ve ilmine ve zekâvetinin adımlarına i’timâd etme.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > ...zuhur eden her şeyin benzeri iç alemde (nefiste) vardır. Aynı zamanda kıssalar gayb haberlerindendir. Akıl sahipleri için uyarılar vardır. Kıssalardaki ayakta duran memleketler, içinde güzel yaşanmışlıkla...
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Gönül göğünde Rama-zân-Rama-sân’ı idrak eden ve hâl edilen sâlik kendisinde kendi kendinin Ahmed’i olmaktadır… Ramazan üçe bölünmüştü. Bilindiği gibi üç seyir vardır… İlm’el Yakîn seyri ile oluşan ve anlaşılan bu idrak netisesinde, Ayn’el Yakîn seyrinde, Ramazan’ın ortası ise Mağfiret idi.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Ehadiyetiyle zuhuruna dairede bulunan saliklerin birazdan la ilahe illallah demekle gösterirler. Bakın evvela mürşit “La ilahe İllallah” diyor izin aldıktan sonra feyz-i Akdes yani en mukaddes feyiz kendi...
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > Hakk yolcusu sâlik bu yollardan kendi vücûd varlığı içerisinde seyrini yapmalıdır. إِذْ قَالُوا لَيُوسُفُ وَأَخُوهُ أَحَبُّ إِلَى أَبِينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّ أَبَانَا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (İz kâlû leyûsufu ve ehuhu ehabbü ilâ ebinâ minnâ ve nahnü usbetün inne ebânâ lefi dalâlin mübîn.
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > Sen bundan halâs olduğun vakit, rûhâniyetin kurs-ı kamer gibi, pertev-nisâr olur. Fakat ey sâhib-i telvîn olan sâlik! Mücâhede ile def'ettiğin evsâf-ı nefsâniyye bulutu tekrâr geldiği vakit, nûr-i rûhâniyyet zâil olup, ay gibi olan o rûhâniyetten bir hayal kalır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Şeyhi: “Evet, kalbinde bu derece şefkat hissi olan bir kimsenin halka vaaz ve nasihat etmesi uygun olur” diyerek izin verir. O mürid de, camide kürsüye çıkıp halka vaaz ve nasihate başladığı sırada fakir birisi ayağa kalkıp: “Ey Müslümanlar topluluğu, arkama giyecek hırkam yoktur, Allah rızası için bana bir hırka ihsan edin!
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Evlâdı ile bütünleşir. Bâtın ve zâhir zevc olur. Bunu el vesile sırrı ile tatbikata koyar. Dolayısıyla, mürşid ve mürid, vücûd-u kitab-ı Muhammedi tatbikatında, beşer inşasında efdal kılınan insân kemâlâtı için, seyrullahda asli hüvviyyete değin halife kılınan Âdem kimliğinde beniy Âdem tatbikatında gece ve gündüz ; Leylâ ve Mecnun; öğrenen ve öğreten gibi iç içedir; birbirini takip eder ve tamamlar; ayrı...
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Şöyle ki: Nusret Tura hazretlerinin kitaplarını ve özellikle mektuplarını okuyunca bir mürşidin müridlerinin tasavvufi terbiyelerinin her aşamasını böyle takip etmesi ve yönlendirmesi beni hayran bırakmıştı. Acaba bu zattan sonra yolu devam ediyor mu diye araştırdığımda sizin isminizle karşılaştım.
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Yahya ve Zekeriyya hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi Yahya ve Zekeriyya hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmişte kalmış bazı insanların hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve kendinde...
- **Değmez Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (23 De mez dosyas)
  > İşte bir sâlik gerçek manâ da Mürşit makamında olan bir kimsenin, “biat” etmek için elini tuttuğu huzu-runda durduğu zaman bütün bunlar olabildiği kadar hakikat ve gerçeğine uygun olarak tatbik edilmeli, taklit edilmemelidir. Bu hususun ilk şartı, eli tutulan kişinin mutlaka silsilesi belli, İrfan ehli ve vâris-i Muhammed-î olması lâzımdır.
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > Herkesin sekînesi gücü, gayreti nispetinde talep ettiği kadardır. Salik’in sekînesi ise her mertebede o mertebenin hâli üzere yaşayarak, sekîneden sekîneye geçerek sonunda Hakk’ta fâni olup, mutlak “sekine’ye-sükûna ulaşmaktır.
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (91 Bi̇i̇smi̇ Has, Selâm (13))
  > Gerçek bir yol ve irfan ehli sâlik dahi seyr-u sülûkunda bu vâdiye (Bedr-i münir) geldiği vakit kendi gönlüne de (sekîne) olan (selâm) ismi indiğinde onda beliren husus huzur ve ilâhi güven olmaktadır. Gönlüne bu (sekîne) yi indiremeyen kimse ne yazık ki, şüphe ve tereddütten kurtulması çok zordur.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > Salik hakîki Rabb-i Hassına bu dünya hayatında ulaşamazsa bilmelidir ki ebediyen ulaşamaz… Cennete gitse ve “Halidina Fi Ebeda” Ebedi kalıcılardan olsa bile fikri sahada tefekkürde buraya ulaşamazsa hayali Rabb-inden kendine sadece bir selâm vardır…
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Sâlikin belli bir süre için toplumu terkederek inzivaya çekilmesi, bu süre içinde kötü huylarını bırakıp iyi huylar edinmeye çalışması halvet , bu işi başardıktan sonra toplum hayatına dönmesi celvettir. Celvet halindeki kulda benlikten eser kalmadığı için fiilleri Hakk’a nisbet edilir ve bunun mümkün olduğuna, “Attığında sen atmadın, ancak Allah attı” (el-Enfâl 8/17) meâlindeki âyet delil gösterilir.
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan (Mübarek Geceler Bitirme Tezi)
  > Daha evvelce sâlik, seyru sülûkunda, Regâib gecesini sonra Mevlid/ doğum gecesini yaşıyor, daha sonra Berat gecesinde berât'ini alıyor, daha sonra Mi'râcını yapıyor ve ondan sonra da Kadre, Kadir gecesine ulaşıyor. Dolayısıyla Kadir gecesi sadece Müslümanlara has bir lütuf olmaktadır. Diğer ümmetlerin böyle bir gecesi yoktur. Çünkü onlar o mertebeye ulaşamamışlardır.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Muhammediyyet hakikatlerinden bahsedilecektir ki, aslında kendi Muhammediyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve kendinde bunları...
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Salihiyyet ve Şuaybiyyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi Salihiyyet ve Şuaybiyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > O Feyz-i akdesin Feyz-i Mukaddesin EHâdiyetiyle zuhurunu dairede bulunan saliklerin birazdan la ilahe illallah demekleriyle gösterirler. Bakın evvela mürşit “La ilahe İllallah” diyor izin aldıktan sonra feyz-i Akdes yani en mukaddes feyiz kendi kelamından ortaya çıkıyor, arkadan dervişlerle birlikte La ilaheye başlaması Feyz-i Akdesten feyz-i Mukaddese geçişi oluyor.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > İşte bir sâlik gerçek manâ da Mürşit makamında olan bir kimsenin, “biat” etmek için elini tuttuğu huzurunda durduğu zaman bütün bunlar olabildiği kadar hakikat ve gerçeğine uygun olarak tatbik edilmeli, taklit edilmemelidir. Bu hususun ilk şartı, eli tutulan kişinin mutlaka silsilesi belli, İrfan ehli ve vâris-i Muhammed-î olması lâzımdır.
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > Mürşidinin sâlik’e yaptığı bu telkinle zikre başlar, nûrunu, sırrını ve halini müşâhede edinceye kadar çalışmasını sürdürür. Rengi: Gök ve kül rengi tonlarındadır. Mürşidinin himmeti irşadıdır. Şeriat mertebesidir. Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım. HAKK’ın zâtından ayrılıp (on sekiz bin) âlem arasında yer alan, “akl-ı kül, nefs-i kül, arş, kürsi, yedi kat gök, ay, hava, ateş, su, toprak, maden, nebat, hayvan,...
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > Ya'ni ey sâlik-i râh-ı Hudâ, makām-ı cem'u'l-cem'e gelip bilcümle es- mâ-i ilâhiyyenin âsâr ve ahkâmı senden zâhir olduğu vakit, sen “hakî- kat"inle Hak ol; ve sûret-i müteayyinen ve zâhiren ile halk ol! Vücûd-1 mutlak-ı Hakk'ın cemî'-i merâtibinin ahkâmı sende müctemi' olmakla ve binâenaleyh sen sûret-i ilâhiyye üzere bulunman ile kâffe-i halka Rahmân olursun.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde İsmailiyyet ve Yakubiyyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi İsmailiyyet ve Yakubiyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Mihnet ve elem beni Âdem’in batınını tasfiye eder, Zat ile arasında en kalın perdeleri yırtar atar, yani üzüntü elem Âdem oğlunun batınını temizler, salik okumakla sohbetle ilim ve idrak sahibi olur, fehmi artar fakat terfi ve dereceler yükselmesi için zikir lazımdır. Ceneb-ı Hakk ve tegaddes Hz leri فَاذْكُرُونِۤى اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوالِى وَلا تَكْفُرُونِ 2/152 “Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim”...
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > İşte bu yüzden Hakk yolunda yolculuğa çıkacak bir sâlik’in ilk yapması lâzım gelen şey Âdem Kıssası ’nı çok iyi okuyup, anlayıp, idrak etmeye çalışması olmalıdır. Bu sebeble onların halleriyle hallenmeye çalışıp, dualarını duamız olarak dillerimizden düşürmememiz gerekecektir. Daha evvelce de belirtildiği gibi, Âyet-i Kerime’lerin birçok mertebelerden izah ve ifadeleri vardır, kişi kendi yaşantısı itibariyle hangi...
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Hud’iyyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi Hud’iyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve kendinde bunları bulmaya çalış...
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Lûtiyyet ve Üzeyiriyyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi Lûtiyyet ve Üzeyiriyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve...
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > Bu hakikat-i anlamaya çalışan gerçek tevhid ehli de fiili mânâ da çok fazla ibadet değil, ama onun yerine, ilm-î mânâ da çalışma yapılmasının daha verimli olduğunu ve bu çalışmalar neticesinde de sâlik’in kendi varlığına hakkani yollardan birçok feyiz nüzül edip geleceğine işaret edilmektedir. ********** إِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشَى (İllâ tezkireten li men yahşâ.
- **Mülk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (67 Mülk-Sûresi̇)
  > (Tâ-Hâ-Sûresi-20/13/ Âyetinde) “ben seni seçtim, artık Vahy olunanları dinle” hükmüyle bir bakıma bu İlâh-î dinlemenin seçilmişliğe bağlanmış olduğunu da görmekteyiz çünkü bu tevhid mevzuları bir bakıma Zât-ı İlâhiyyenin mahremiyyetinide kapsadığından seçilmişliğe gerçekten ihtiyaç verdır. Sâlik’in seyru sülûnda yapacağı en güzel iş evvelâ çok iyi dinleyici olmasını öğrenmesidir. Aslında çok güzel bir okuyucu da...
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûnusiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > Ve insanda, Hakk'ı zikreden bir cüz'ün bulunması ve o cüz'ün zikri hasebiyle Hak onun celîsi olması lâbüddür ki, Hak inâyeti ile sâir zikretmeyen eczâyı dahi muhafaza buyursun. Binâenaleyh ey sâlik, “Ben cemî-i kuvâ ve aʼzâmla ve külliyetimle Hakk'ı zikredemiyorum; ve yalnız lisânen zikredebiliyorum. Şu hâlde Hak benim heyet-i mecmûamın celîsi olmuyor ve zikrim noksan oluyor" diye- rek zikirden fütûr getirme!
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > Şerh: Ya'ni tarîk-i Hakk'a sâlik olan bir kimse, eğer kendisinin ve âlemin hey'et-i mecmûasının vücûd-ı vehmîlerinden geçmez ve onların esmâ-i ilâ- hiyyenin zılâli olup bir hayâlden ibâret bulunduğunu bilmezse, kendi vü- cûd-ı mevhûmuna müterettib olacak mükâfâta tama' ve mücâzâttan dahi havf eder; ve ameli ancak mükâfâta nâil olmak ve mücâzâttan halâs olmak için îfâ eyler.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > - Ellerinden diyelim ki, kâğıtları alıp doğu doğrultusuna doğru yoluna devam ediyor. - Ben Hacı Ağabeyim olmuşum aynı kisvedeyiz. Olamaz, o mürşit ben mürid bile değilim diye içimden konuşurken bütün iç dış organlarımızın benzerliği gösteriliyor. - Beyin plaklarımız da aynı yönde dönüyor, tabii ki H.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Kendini bilen kişi zâten bunları tahlil ettiğinde kendinden çıkacak olan suç unsurları olduğunu bilir ama “Mürid” ismiyle iradesini kullanarak ne yapılması lazım gelirse onu yapar. Bu konu tasavvufta insanın ayağının kaymaması için çok önemli bir konu.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > ” Burada ise dikkat çeken husus (feth) in Allah-ın yardımıyla mümkün olabileceği gerçeğidir ki, eğitiminin mutlaka ehlinden alınması gerekir. Sâlik yakın feth’e ulaştığı vakitten sonra da bu fetihlerin devamı zât-î feth’ler için mutlaka Allah’ın (c.
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (258 44 45 Ku Ker Yol  DUHAN Sûresi   Murat Derûni)
  > Ey Hak talibi olan canlar, Daha evvelce işaret edilen Regaib ve Mevlût yaşantılarıyla belirli bir idrak seviyesine yükselen salik berat mevzuu ile de gerçek beratın ne olduğunu anlamaya çalışmalıdır. Birinci berat günahtan, isyandan kurtulmaktır.
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (118 52 Tûr Sûresi̇)
  > Kıblenin tahvili-değişmesi o gün var olan bütün mescidlerde olmuştur. Mescid-i Nebevide de olmuştur. İşte ancak bu yolla bir salik zahir ve bâtın tam bir mü’min olmuşturki, bu halden sonra belirtilen “mü’min mü’minin aynasıdır-aynısıdır” hükmü ortaya gelmiş olur.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Salihlik en son vasıfa geldik, salihlik zaten günlük yaşantılarıdır, salah üzere bütün ömürleri öyle geçmiştir. En büyük salik O ailedir, geriye ne kaldı bir şehitlik kaldı. İşte onlar kendi yataklarında rahat döşeklerinde rahmetlik olsalardı bakın bu mertebe onlarda boşta kalacaktı.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bakın ne kadar açık, Programı Allah, yani batını Hakk’tan zahiri halktan meydana gelen fiil amel-i salihtir. Bunu ne bir fıkıh kitabında ne de bir tercüme kitabında bulmak mümkündür. Amel-i gayri salik denen işler de manası da fiili de beşerden çıkan demektir. Yani manası da fiili de kuldan çıkanlar gayrı salih hatta o kadar ki bu ibadet dahi olsa ayrı konu yani günahlar öyle de eğer o namazın Allah’ın verdiği...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Bakın ne kadar açık, Programı Allah, yani batını Hakk’tan zahiri halktan meydana gelen fiil amel-i salihtir. Bunu ne bir fıkıh kitabında ne de bir tercüme kitabında bulmak mümkündür. Amel-i gayri salik denen işler de manası da fiili de beşerden çıkan demektir. Yani manası da fiili de kuldan çıkanlar gayrı salih hatta o kadar ki bu ibadet dahi olsa ayrı konu yani günahlar öyle de eğer o namazın Allah’ın verdiği...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yeri gelmişken burada küçük bir sırrıda fısıldayalım: Salik yolculuğunda “fena fillâh”a (Hak’da fani olma) (yokluk, hiçlik, tükenmişlik sahasına) ulaşınca, tabi bir yere gidiyorsa kişi o yolun gereğini o yolda neler yapıldığını çalışması bilmesi lazımdır, öğrenmezse zaten oraya gidemez daha ileriye gidemez tanımadığı bir sahada nasıl bir yolculuk yapsın yürüsün işte bu yolda fenafillah mertebesine ulaştığında yani...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 17** — Terzibaba - Necdet Ardıç (149 17.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Ayet-i kerime de belirtildiği gibi bu mertebenin gerçek hali İbrahim milletine tâbî olup bakın veçhini mutlak manada uluhiyet mertebesine teslim etmiş olmaktır. Bu teslimiyet neticesinde kendisinde halîl Esmaül Hüsna dostluk elbisesi giydirilen salik bu mertebede yol almağa başlar ve varlığını esma-i ilahiyeler kaplamış olur. Böylece kendisinde zuhura gelen yaşantı yani fiiller o isimlerin manaları ve zuhurları...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (150 18 12 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ayet-i Kerime’de belirtildiği gibi bu mertebenin gerçek hali İbrahim Milletine tabi olup bakın veçhini mutlak manada Uluhiyet mertebesine teslim etmiş olmaktır. Bu teslimiyet neticesinde kendisinde “ Halil ” esma-ı Hüsna dostluk elbisesi giydirilen salik bu mertebede yol almaya başlar ve varlığını Esma-ı ilahiyeler kaplamış olur. Böylece kendisinde zuhura gelen yaşantı yani fiiller o isimlerin manaları ve zuhurları...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Şeriatte yürünür ayakla, Ne olduğu bilinmez hayatta, Görev yerine getirilir, Şaftlar bitince namaza geçilir. Tarikatta vardır nefis mertebeleri, Salik geçer bu menzilleri Her şaftta bir mertebe aşılır, Yedi şaftta sona varılır. Hakikatte sıfatı subutiyye, İdrak edilir bu esmaiyye, Alınır beşeri olanları Kalanlar sıfatı ilahiyye.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte buna mebnîdirki, meyyite açılmış olan hâller sülûku zamanında sâlike de kısmen açılmış olur. Ve bu hâli “küçük kıyâmet” diye isimlendirirler. Dördüncüsü; ârifîn-i billâh hazarâtına fenâ-fillah ve baka-billâhtan sonra tam bir vahdet ve kahır çokluğu hâlinin zuhûrudur. Ârifin nefsinde vâki’ olan bu tecellîye de “kıyâmet-i kübrâ” derler.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Esma küllî olsun cüz'î olsun genişlik ve kapsam hasebiyle yek dîğerinden birbirine farklılıkları vardır. Meselâ esmâ-i külliyyeden "Hayy" ismi Alîm, Semî', Basîr, Mürîd, Kadîr, Mütekellim, Mükevvin isimlerine nisbeten daha geniştir (vâsi)'dir. Zîrâ sıfat-ı hayât, ilim, sem', basar ihl.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde Süleymaniyyet, Davudiyyet, Yunusiyyet, Eyyubiyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi Süleymaniyyet, Davudiyyet, Yunusiyyet, Eyyubiyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının...
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > Pişmanlık fayda etmiyor. Incir satıcısı kölesini bir sepet incirle azât edecekse zâten köle tutmazdi. Bu dergâha girip mürîd olmadan önce olsa idi köleyi kurtarmak icin incir sepetini alabilirdim. Ama şimdi almam. Şimdi nefsimin hevâsından uzak kalmanın kul olma yolunda olacağını biliyorum.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > Bun-ların şartlanmışlığı ile yaşamak bizleri Hakk’tan çok uzaklara götürmektedir. Belirli çalışmalar neticesinde kişi (salik) kendinde bu-lunan bireysel hallerini yavaş yavaş terkederek, safiyetine doğru yol almağa başlar. Nihâyet bireysel mânâda kendini tanır, daha sonra “beş hazret” mertebesine de ulaşır, böylece seyrini tamam-layarak geldiği yere ulaşmış olur.
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (29 27 Karinca-Neml Sûresi̇)
  > Onu belirtmek istiyor. “İnne haza le hüvel fadlül mübîn” Allahın bana vermiş olduğu çok açık bir lutuftur. Bir sâlik mertebei Süleymân’a geldiği zaman C. Hakk ona ne gibi lutuflarda bulunduğu bu Âyet-i Kerîme ile de sabit olmaktadır.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > ...kalbe ilaçtır. Kadın erkek, her talipli bu ilâca sahip olmak için yıllarca onu duymak ve görmek için meclislerine koşmuşlardır. Ancak burada aslolan sevgi muhabbet ve sadakattır. Kibir ve benlik bu sesi d...
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (50 76 İ̇nsan Sûresi̇)
  > Bu da şuna benzer, bir sâlik dut yaprağı olan ilmi ilâhiyyeyi yedikçe aklen büyümeğe başlar, büyüdükçe kendini avamdan koruyabilmesi için kendi kendine bir sığınacak mekân yapması gerekir ki burası onun hem korunak yeri hem zindanı hem de, halvethanesidir.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Muhammedi sırrın taşıyıcısı, bu nurun yansıdığı mahal olan Mürşidi kamiller de Rab, terbiye edici kamil makamlar. Kendini bilme egitiminde müride rehberlik ederken, Mürşidi Kamil yüzünden görünen aynada mürid kendi hakikatini seyrederken, Mürşidi Kamilin hakikati, müride, kendi hakikatinin seyrettirildigi mahal olmakta.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Buradaki namaz, şekli olarak değil, mânâsı itibariyledir. Yeri gelmişken burada küçük bir sırrı da fısıldayalım: Salik yolculuğunda “fena fillâh”a (Hak’da fani olma) (yokluk, hiçlik, tükenmişlik sahasına) ulaşınca, abdiyyetinin alışkanlığı gereğince ibadetini yapmağa gayret eder ve biraz da kendini zorlar, işte o zamanda muhatab olduğu emir, “DUR.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 11)
  > Mürid Mürşid ilişkisinde de bu gözlenmelidir. Eğer nefsani benlik bir kenara bırakılmazsa vezirler gibi davra-nırız. Nefsâniyeti bir kenara bırakıp teslimiyetle yaklaşırsak olaya genç gibi bakarız.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç ((o zât ki, mevt/ölümü ve hayatı halketti ki, Hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak/belirlemek içindir ve O, aziyzü’l gafur (güçlü/galip, istiğfar/yargılıyandır))
  > Mürşid ve mürid birbirlerinin elini öperek, mürşid ve mürid birbir-lerinde ifnâ oldular. Mürşid ve müridin birleşmesiyle, ne sen var, ne ben, var olan hakkın kendisidir.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Bu bölümde İshakiyyet hakikatlerden bahsedilecektir ki, aslında kendi İshakiyyet hakikatimizden bahsedilecektir, kendinden haberi olmayan bir birimin gerçek manadaki Hakk’tan haberi olması mümkün değildir. Ey Hakk yolcusu salik kardeşim, bu mevzular sadece geçmiş, mazide kalmış kimselerin hayat hikayeleri değildir. Bugün için senin zatının ve nefsinin hayat hikayesidir, ona göre oku ve kendinde bunları bulmaya...
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Bu, kişisel gölgenin (bilinçaltı) ve kolektif gölgenin (bilinçdışı) ötesinde, ilahi hakikate açılan eşiktir. Bu düzey, mürid ile mürşid arasında başlayan hakikat diyaloğunun alanıdır; bireysel nefsin şahitlik bilincine ulaşması için hazırlık safhasıdır.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > ...; sâlik onları okuyarak zulmâtten nûra çıkar." [59] "Raûf, nefsi zulmâtten korkutmadan, sevdirerek nûra çıkaran isimdir." [60] "Rahîm ismi, nefsi zulmât içinde bile bırakmaz; ona rahmet tohumları eker ki,...
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > Bundan hasıl olanda sâlik’in bâtınında ki, lâtif hallerdir. Bu dünyalık tuttuklarından daha emîn ve sağlamdır. Dedi. ********* 48 قَالَ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُنْكِحَكَ إِحْدَى ابْنَتَيَّ هَاتَيْنِ عَلَى أَنْ تَأْجُرَنِي ثَمَانِيَ حِجَجٍ فَإِنْ أَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِنْدِكَ وَمَا أُرِيدُ أَنْ أَشْقَ عَلَيْكَ سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّالِحِينَ (Kâle innî urîdu en unkihake ihdebneteyye hâteyni alâ en...

## İlgili Kavramlar

- [Mürşid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/mursid) — related
- [Hakikat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat) — related
- [Hz. Muhammed (s.a.v.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-muhammed) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — related
- [Rabıta](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/rabita) — related
- [Zikir](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/zikir) — related
- [Mürşid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/mursid) — related
- [Hz. Muhammed (s.a.v.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-muhammed) — related
- [Hakikat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — related
- [Rabıta](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/rabita) — related
- [Sohbet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sohbet) — related
