# Nefes-i Rahmani

> Rahman'ın nefesi. Tüm varlıkların zuhurunun kaynağı olan ilahi soluk.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefes-i-rahmani

---

## Tanım
Nefes-i Rahmânî, Hakk'ın rahmet sıfatı ile a'yan-ı sabiteye ve mümkin varlıklara vücud bahşeden ilâhî soluğudur. İbn Arabi metafiziğinde yaratılışın sürekliliğini ve her an yenilenmesini sağlayan ontolojik ilkedir. Varlığın zuhuru bir "nefes alıp verme" gibi süreklidir.

## Etimoloji
"Nefes" (نفس) Arapça "soluk, teneffüs" demektir. "Rahmânî" ise Rahman ism-i ilâhîsine nispettir. Terkip: "Rahman'ın nefesi". İbn Arabi bu terimi, hadiste geçen "Rahman'ın nefesini Yemen tarafından alıyorum" (Ahmed, Müsned) rivayetinden hareketle ıstılahlaştırmıştır.

## Özellikleri
- Varlığın zuhurunun kaynağı olan "feyz"in dinamik ifadesidir.
- "Feyz-i akdes" (ilme tecelli) ve "feyz-i mukaddes" (haricî vücuda tecelli) bu nefesle gerçekleşir.
- Her nefes yeni bir halk (yaratılış) ve haşirdir — "külle yevmin hüve fî şe'n" (Rahmân 55:29).
- Harfler ve sesler nefes-i Rahmânînin tezahürüdür; bu yüzden Kur'an ilahi bir "söz"dür.
- A'yan-ı sabitenin her biri bu nefeste kendi istidâdına göre vücud kazanır.

## Kur'an Referansı
- Rahmân 55:29: "Külle yevmin hüve fî şe'n" — "O her an bir şandadır / yeni bir işte/tecellidedir."
- A'râf 7:54: "Emir O'nundur, yaratma O'nundur."
- Yâsîn 36:82: "Bir şeyi dilediği zaman O'nun emri, ona sadece 'ol' demesidir, o da hemen oluverir."

## Hadis
İbn Arabi'nin sıkça atıfta bulunduğu rivayet: "İnnî le-ecidü nefese'r-Rahmân min kıbeli'l-Yemen" (Ahmed b. Hanbel, Müsned) — "Ben Rahman'ın nefesini Yemen tarafından buluyorum." Bu hadis Hz. Peygamber'in Üveys el-Karanî ve Yemen ehline yönelik sözüdür; tasavvufta ontolojik bir ilke olarak yorumlanmıştır.

## İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
İbn Arabi Fusûsu'l-Hikem ve Fütûhât'ta nefes-i Rahmânîyi, varlığın zuhur mekanizmasının kalbi olarak takdim eder. Ona göre Hakk, nefes-i Rahmânî ile kendi isimlerindeki sıkışmışlığı giderir ("teneffüs" — rahatlama) ve bu nefesle mümkinler vücud bulur. Sadreddin Konevi ve Dâvud el-Kayserî eserlerinde bu kavramı detaylandırmışlardır. Kavram, vahdet-i vücudun statik değil dinamik bir öğreti olduğunu gösterir — varlık her an Hakk'tan yeniden yaratılmaktadır.

## İlgili Kavramlar
- [vahdet-i-vucud](/wiki/vahdet-i-vucud)
- [ayan-i-sabite](/wiki/ayan-i-sabite)
- [tecelli](/wiki/tecelli)
- [esma-i-husna](/wiki/esma-i-husna)

## Kaynaklar
- İbn Arabi, Fusûsu'l-Hikem
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
- Dâvud el-Kayserî, Şerhu Fusûsi'l-Hikem

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Paragraf : İnsân-ı Kâmillerin hakikatinin halkıyyeti üzerine galebesi, dâima vâki olmaz. (215) 27.Paragraf: Hak, kendi nefsini "nefes-i rahmânî" ile vasf etti . (217) 28.Paragraf: Vücûd-i mutlak tecellîden ve zuhur ve izhârdan istiğna sahibidir.
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > Onun vücûd-ı zâhirîsi, hakîkat-i muhammediy- yeden ibaret olan mertebe-i vâhidiyyetin, ya'ni bilcümle esmâyı câmi' olan mertebe-i ulûhiyyetin, bâtınından inbiâs eyledi. Ve nefes-i Rahmânîden ibâret olan Cenâb-ı Îsa'nın rûhâniyeti ve hakîkati, o mertebenin rûhiyeti gibidir. Nitekim Âdem o mertebenin cismiyeti gibidir.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Yani kişilere verilmiş olan istidat Allah’ın atasıdır, yani lütfudur, tecell-i i ilâhidir nefes-i rahmani ilk olarak alemlere nefh edilen nefes-i Rahmâni alet seviye vakidir. Yani bütün varlıklarda aynı şekilde bütün âlemde, aynı seviye aynı düzende, bütün âlemde vakidir nefes-i Rahmani, Rahman, nefes-i rahmanını bütün âleme yaydıktan sonra her bir ayn her bir a’yân-ı sâbite kendi istidadına ve kabiliyeti zâtisine...
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani Hakkın hakikati Zat’ıyla hüviyetiyle onlarda hazırdır hepsinde. Yani inkar edende de etmeyende de. Ve nefes-i rahmanisi ve tecellî-i ilâhîsi ile zuhuru eşit surettedir; yani inkarcıda da aynı değerde, aynı derecede, tasdik edende de aynı derecededir . Zîrâ halk-ı Rahmân’da tekrar yoktur, benzer yoktur. Ve her bir zerre ancak onun zâtiyle mevcûddur.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Rahmeti de salatıdır. Nitekim Zât mertebesinde Zat’ın ezeli ilminde bulunan “a’yân-ı sabite”ler, sıfat mertebesinde “nefes-i Rahmâni” ile “rûh” tan, “esma mertebesi”ne tenezzül ederek, orada “nûr-u ilâhi” En-Nur ismi ile yayılarak “zûlmet”ten “nûr”a çıkmışlardır.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Mustafa Tahralı ﷽ MUKADDEME Lisân-ı imkân-ı ilâhîsi ile Zât-ı vâcibü’l-vücûda hamdolsun ki, mazîk-ı ademde bunalıp kalan sıfât ve esmâ-i nâmütenâhîsini nefes-i Rahmânîsi ile tenfîs ederek onlara vücûd-ı pür-cûdundan her bir mertebe-i tenezzülün îcâbına göre birer vücûd bahş, ve kemâlât-ı ilâhiyyesini tafsîlen müşâhede etmek için onların hey’et-i mecmûasını âyîne ittihâz eyledi.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > ( İsa Çamurdan Bir kuş sureti yapıp) “içine üfliyeceğim” ... (Meryeme üflenen ve kuşa üflenen aslında “Nefes-i Rahmani” dir.) Ben sizin için çamurdan kuş şekli gibi birşey icat ederim, sonra ona üfürürüm, Kur’anı Keriym Haşr Suresi 59. sure 22.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte burada bütün esma-i ilahiye faaliyet sahasına geçebilmesi için isim ve sıfatlarını sonsuz olan na mütenahi fezaya Huu… diyerek Rahman nefes-i Rahmani olarak bütün bu isim ve sıfatlarını fezaya yaymış vaziyette o zaman. Bu yayılma devam etmektedir, sonsuz olarak devam ediyor, nasıl biz nefes alıp veriyoruz her nefeste yeni bir hayat yaşıyoruz işte nefes-i rahmani de alemlere olan tecellisini böylece devam...
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Muhammediyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ferdiyye)
  > Çünkü Allah Teâlâ Âdem'i kendi sûreti üzerine halketti; ve Âdem kendini bilmekle Hakk'ı ârif oldu; ve Hak dahi kendi sûreti üzere halkettiği Adem'i halîfe kılıp, onda kendi nefsini müşâhede eyledi; ve Hak Teâlâ Âdem'i tesviye ve tadîl ederek, nefes-i Rahmânîsi olan kendi rûhundan ona nefheylediği cihetle Âdem'in zâhiri halk ve bâtını Hak olmuş olur. İşte cima dahi bu teveccüh-i ilâhînin nazîridir. Çünkü erkek...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > ” Önceki beyitte "dem-i bî-müntehâ"dan kasıt, hiçbir an kesilmeyen ve sonu bulunmayan "nefes-i rahmânî"dir ki, isim ve sıfatların tecellileri olan kâinatın bütünlüğüne kesintisiz varlık bahşeder. Fakat âlemin bütünlüğü, insan gibi isimlerin bütünlüğünü kabule yatkın değildir.
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve Hak zât-ı Ahadiyyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmasını nefes-i rahmanisi ile nefeslendirme edip, onlara vücûd-i ilmî vermek suretiyle cümlesini bu sıkıntıdan âzâd etti. Biz bunu beşeri manada biraz yakınlaşmak için düşünelim, bazen yapmak istediğimiz şeyler oluyor da yapamıyoruz, bu bizde bir sıkıntı meydana getiriyor, bir ressam resmini yapmak istiyor, tuval bulamıyor, boya malzemesi bulamıyor, yahut zaman,...
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > İçinde bulundukları ahâdiyet mertebesindeki gizli hallerinden mutlak olmak için evvelce ilimde var iken zuhura çıkıp mutlakiyet kazanmaları için nefes etmesinden nefes-i Rahmani ile Huuu nefesini vermesinden ibarettir. İşte bu nefes ile o sıfatın sûreti ilmi ilâhide meydana çıkmaya başlar (vâhidiyet mertebesinde). Bu tenfis Zat’ın kendisinde yine kendisine kendi zatıyla vaki olan tecellisinden ibarettir.
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte daha evvelki sohbetlerimizi hatırlarsak nefes-i rahmani bütün aleme yayıldığında ruhaniyeti ile nuraniyeti ile birlikte yayıldığında genel olarak nefes olarak isimlendirilerek yayıldığında nefes-i rahmani bunların her bir mahalde o mahallin özü olarak o mahallin varlığı o esma-i ilahiyenin hakikati manası olarak ortaya çıkan bireylerin aldığı isim nefistir.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > O da Kûr’ân’ın içinde olduğundan dolayısıyla yine Hakka tabi olmuş oluyorlar. Zira âlem Hakkın Nefes-i Rahmanide söylediği kelamın suret-i manzumesidir. Yani bu âlem kelamın suretlenmiş şeklidir. Velhasıl Nuh Kavimi kavlen nebilerini inkar ettiler, fakat putlarının masharları ile vech-i mutlak’ı setr ettikleri için icabet etmiş oldular.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > “Dürre-i beyzânın-beyaz inci, hayâdan erimesi" vücûd-ı vâhidi ikilik ile kayda girerek kendi nefsinde telaşlı olduğu esnada ona nefes-i Rahmani’si ile vücûd-ı hâricî bahş etmesini ve bu nefes-i Rahmâni ile ona fezâda vücûd-ı hâricî bahşını müteakıb merkezin ateş ve muhîtin teberrüd ile su olmasına işârettir. Ve "seb'a-yedi- semâvât" ta'bir olunan seb'a-i seyyâremizin bu duman hâlindeki sehâb-ı muzîden ve Arz'ın dahi...
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ” diye kendinde olan hakikatleri bütün aleme nefh etti, bunun ismine de nefes-i rahmani dediler. İşte bu nefes-i rahmani bütün aleme yayıldı ve ulaştığı yerde zuhur ettiği yerde de bunlar nefis ismini aldılar. Onlar zuhuru taleb ettiler. Zât-ı ahadî dahi onları gizlendikleri yerden, nefes-i rahmanisi ile zahire ihrâc eyledi.
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > İşte “Nefes-i Rahmani” bütün fezayı doldurup da âlemler meydana geldikten sonra, ayet-i kerimelerdeki ifadeler, mana âleminden madde âlemine inmiş ve madde âlemindeki oluşumlardan bahsetmeye başlamış olmaktadır. “Güneş ve ay hesaplıdır.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > ” işte o hazine dışarıya çıkmasını istedi, faaliyete geçmesini istedi. Nefes-i Rahmani bu talebleri karşısında bütün Esma-ı İlahiyenin talebi karşısında “Huuu” diye bütün âleme nefesini yaydı, nerede o ayan-ı sabiteler kendi varlığını ortaya koydular, o zaman kesret çokluk ortaya çıktı, işte o kesretin her bir ferdi “Nefis” ismini aldı.
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > liyeceğim”...    (Meryeme üflenen ve kuşa üflenen aslında  “Nefes-i Rahmani” dir.)   Ben sizin için çamurdan kuş şekli gibi birşey icat ederim, sonra ona üfürürüm,   Kur’anı Keriym  Haşr Suresi 59. sure 22. ayet               
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Burada nefsten murat ahadiyet mertebesi Zat’ı itibariyle hapiste kalıp zuhura çıkamayan, ahadiyet mertebesinde birlikte bir yerde olan kapalı bir yerde olan orada sıkılan İlahi isimleri nefes-i rahmanisini irsal ile, göndermek ile yani senin özünde var olan hakikati nefs diye ortaya çıkarmış oluyorsun. Soğuk bir cama içinden “huu” diye nefes verdiğin zaman o sıcak nefes soğuk hava ile karşılaştığı zaman yıldızlar...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > " Binâenaleyh "ferş-i devlet"ten murâd, kendisinde nefes-i rahmânî ile hilkat-i avâlim tedâvül eden fezâ-yı vâsi' olur. "Ferrâş"tan murâd, melâike-i kirâmdır ki, onlar sedene-i esmâdır. Sûretler onların hizmetleriyle zuhûra gelir.
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > Ya'ni bu “halk” dediğimiz eşyânın ister büyüğü olsun, ister küçüğü; is- ter umûra vâkıf olanı olsun, ister olmayanı; hepsinde, Allah'ın “ayn”ı zâhir ve zâtı ve “hüviyet”i hâzırdır. Ve nefes-i Rahmânîsi ve tecellî-i ilâhîsi ile zuhûru ale's-seviyyedir; zîrâ halk-ı Rahmân'da tefâvüt yoktur; ve her bir zerre ancak onun zâtıyla mevcûddur; ve zât-ı Hak onların her birerlerinde birer isim ile mütecellîdir; ve o isimler, o...
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > )] Binâenaleyh o aynen kevnin küllîsidir ve ilmen dahi yine kevnin küllîsidir, çünki hakîkat-i kevndir. Ve nefes-i rahmânî ile Hakk'ın tecellîsi indinde taayyün-i evvel mertebesinde müteayyin olan hakîkat-i Muhammedî (sallallahu aleyhi ve sellem) dir. Eğer işin netîcesine bakar isen sûretten dışarıya çıkmamak lâzım gelir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç (152 20 9 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefes-i rahmânî ile üfleyin. Bu bir ateş olsun. Hangi ateş? Muhabbet ateşi olsun, diyor. Körükleyin diyor ya! Erimiş bakır, istiğfardan sonra yapılan zikir ile üzerine döküp sağlamlaşmış olsun. Bu zikir... Esmâ-i ilâhîyeler olduğu gibi salavât-ı şerifeler buradaki zikir bir bakıma.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Şimdi “ahadiyet” mertebesinden bu bilgi verildiği için “rahmaniyet” mertebesi isimlendirilmiyor ama saha rahmaniyet mertebesi içinde oluyor. Çünkü vahid-i nefha olarak, nefes-i Rahmani olarak tek nefha tek vahid olarak bu yayılıyor bütün alemlere ve bu alemlerde bu hadisenin görüntüsü olduğu için Rahmaniyet mertebesinde zuhur etmekte ahadiyet mertebesinin programı içerisinde Hakikat-i Muhammediye’ye ve Hakikat-i...
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > Bu sıkıntıdan kurtulmak için, onlar zuhûru taleb ettiler. Zât-ı ahadî dahi onları ketm-i ademden, nefes-i Rahmânîsi ile zâhire ihrâc eyledi. Nitekim Hak Nebiyy-i zîşânının lisânıyla kendi nefsini “nefes” ile vasfetti. Zira وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَى، إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى (Necm, 53/3, 4) [Peygamber hevâdan ötürü konuşmaz, onun kelâmı Allah Teâlâdan vahyolunan bir vahiydir.
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > İmdi muhakkak “tabîat”, nefes-i Rahmânînin “ayn”ı olduğu üzerine keşfolunursa, muhakkak hayr-ı kesîr i’tâ olundu. Ve onunla beraber eğer bizim zikrettiğimiz şey üzerine iktisâr ederse, [22/52] o hâlde aklı üzerine hâkim olan ma’rifetten bu kadarı ona kifâyet eder; binâe- naleyh âriflere lâhik olur. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Şimdi, muhakkak "tabiat"ın, Rahmânî nefesin "ayn"ı olduğu keşfedilirse,...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Yani kişilere verilmiş olan istidat Allah’ın atasıdır, yani lütfudur, tecell-i i ilâhidir nefes-i rahmani ilk olarak alemlere nefh edilen nefes-i Rahmâni alet seviye vakidir. Yani bütün varlıklarda aynı şekilde bütün âlemde, aynı seviye aynı düzende, bütün âlemde vakidir nefes-i Rahmani. Rahman, nefes-i rahmanını bütün âleme yaydıktan sonra her bir ayn her bir a’yân-ı sâbite kendi istidadına ve kabiliyeti zâtisine...
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte nasıl ki bu esma-i ilahiye Hakkın Zat’ının varlığında bu ızdırabı nasıl tenfis etti, nefes-i Rahmani ile Hakkın Zat’ının varlığında mevcut olan esma-i ilahiye ile kendi varlıklarını dışarıya çıkarmak için çektiği ızdırap nefes-i Rahmani ile aleme salındı. Yani hürriyetlerine kavuştu dışarıya çıkartıldı.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Bu ikisi arasında olanları yani yer ve gök arasında olanları da Hakk olarak halk etti. bunun dışında da zaten hiç bir şey yoktur. Yer ve gök arası başka bir mekân yoktur. İşte bu da nefes-i Rahmani, Rahman'ın nefesiyle meydana getirilen varlıklar, bütün gök yüzünde, semada var olan nefes-i Rahmani’nin zuhurlarıdır.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > İşte nasıl ki bu Esma-ı İlahiye Hakkın Zat’ının varlığında bu ızdırabı nasıl tenfis etti, nefes-i Rahmani ile Hakkın Zat’ının varlığında mevcut olan Esma-ı İlahiye ile kendi varlıklarını dışarıya çıkarmak için çektiği ızdırap nefes-i Rahmani ile âleme salındı. Yani hürriyetlerine kavuştu dışarıya çıkartıldı.
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > Nefes-i Rahmânî ve bu nefesten meydana gelen evvela fezada “sehâb-ı muzî” diyorlar parlak bulutlar oluştu. Bu parlak bulutlardan da; bu gördüğümüz galaksiler oluştu. Galaksilerin kendi içerisindede kendi oluşumları Hakikat-i Muhammed'i programına göre oluştu. Genel manada nefes ve Nefes-i Rahmânî olan, bu varlıkların kaynağı nefes- huu,dur bunun içinde rutubet, sıcaklık, hava her şey vardırki, hayatın kaynağıdır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Eskiyi yeni yapmakta iki vecih vardır. Birisi maddî, diğeri ma'nevîdir. Maddîsi budur ki, zerrât-ı maddiyyat ve suver-i ecsâm nefes-i rahmânî ile her ân-ı gayr-ı münkasimde hayat bulur. Ya'ni bir tecellî ile ma'dûm ve bir tecellî ile mevcûd olur.
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi & Terzibaba - Necdet Ardıç (Kelime-i Zekeriyyâiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Mâlikiyye)
  > İşte zât-ı Hakk'ın muktezâsı olan bu rahmet sâyesinde, zât-ı ahadiyyette mahfî olan niseb ve şuûnât-ı Hak, onun kendi [21/3] zâtında kendi zâtına tecellîsi sûretiyle, ilminde sübût buldu; ve Hak zât-ı ahadiyyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmâsını nefes-i Rahmânîsi ile tenfîs edip, onlara vücûd-ı ilmî vermek sûretiyle cümlesini bu sıkıntıdan âzâd etti. Binâenaleyh bu rahmet, hükmen her şeye vâsi' oldu.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > O nefes dervişlere füyüzat ve fütühat vaad eder, diğer insanlar bütün insanlar mevcudat hayatı o nefeste bulur, gökte yıldızlar ay güneş o mukaddes nefesin nefes-i Rahmani alem üzerindeki an be an tesirini el pençe divan ve kemal-i tazim ile seyrederler. Bu sırrı anlayanları da tebrik ederler. Cenab-ı Hakk’ın Esma-ı Hüsnasından birisi “Ya Sabır” dır. En son “Sabır-ı Reşid” Cenab-ı Allah sabredenlerle beraberdir ,...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > İşte Cenab-ı Hakk'ın, Hayy esmasınında külli zuhuru olan Rahmaniyet mertebesi, nefes-i rahmani "Hu" diye âleme yayıldığı zaman Hayy esması oradan bütün âleme yayılmış oldu. Bütün âlemdeki varlık, hissesine düşeni oradan aldılar ve hayat sahibiyiz o yüzden her birerlerimizin hayatı vardır.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Mim: 40, Elif, (1-13), Hemze (1-13) 40+1+13+1+13= 66 6+6= 12 (12) Hakikat-i Muhammed-i ve Tüm cennetlerinde toplamını vermektedir. Sütün, Şarabın, Balın ve Aşk yani Hubb-i İlahiyye olan Nefes-i Rahmani “Su”dur. Aynaya nefes “Hu” diye üflenince sıcak olarak çıkan nefes su taneciklerine dönüşür. Su hayattır. Su olmadan yani Hayat olmadan hiçbir şey olmaz. Aynı zamanda Hz. Şehadet mertebesi olan bu mertebe tüm...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefs kelimesi aslında nefesten kaynaklanmadır, Nefes-i Rahmani bütün alemlere varlıklara yayıldığında sonsuz fezada nefes-i Rahmani “Huuu..” diye bütün alemlere yayıldığında buralarda meydana gelen her bir birey varlığın aldığı isim “Nefs” oldu. Yani Nefes-i Rahmani bütün aleme yaydığı nefesi o nefeslerden meydana gelen hayat sahibi birey varlıkların bireysel olarak aldıkları genel isim de “nefs” oldu.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Burada: - «Nefes… Lafzının manası: - «Rahim...» (1 /1) İsminin delâleti ile… zat sahiline varmaktır… Nefes-i Rahmani, nasıl ki, rüzgarla dalgalar sahile vurmakta, işte bu âlemde meydana gelen her şey nefes-i rahmaninin, zat sahiline vurduğu sırada oluşan oluşumlar, hakikatler.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > İnsanoğlu, ilâhî isimlerin ilmi sayesinde yüce bir varlık olmuş, eşyayı tafsilatlı olarak bilmesiyle öne çıkmıştır (Baklî, Arâisü’l-Beyân, 3/198-199). Âyetteki ilâhî nefha (üfleme), nefes-i Rahmânî dir; onun sayesinde bedenler can ve hayata kavuşurlar. “Ruh üflemek” demek, ruhu kendi mahallinde zuhur ettirmek demektir.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Ben ne yapıyorum derin bir nefes alıyorum ki bu nefes-i rahmani yani bu nefes aklımdır. Aklıma diyorum ki “evet verelim haklarını.” Ak��l benden bu nefesi alınca harekete geçiyor ve bütün vücud alemine yayılıyor, ceplerimi kurcalıyor, kaç param var diye, sonra yemeklerin fiyatlarına bakıyor, cinslerine bakıyor ve o açlığa en uygun tokluğu buluyor…
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > O nefes dervişlere füyüzat ve fütühat vaad eder, diğer insanlar bütün insanlar mevcudat hayatı o nefeste bulur, gökte yıldızlar ay güneş o mukaddes nefesin nefes-i Rahmani alem üzerindeki an be an tesirini el pençe divan ve kemal-i tazim ile seyrederler. Bu sırrı anlayanları da tebrik ederler. Cenab-ı Hakk’ın Esma-ı Hüsnasından birisi “Ya Sabır” dır. En son “Sabır-ı Reşid” Cenab-ı Allah sabredenlerle beraberdir ,...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ama bu emmare levvame mülhime nefs değildir, İlahi nefstir ve bu nefsin hakikati” nefes” Nefes-i Rahmani’dir, Cenab-ı Hakk Rahmaniyet mertebesinden bütün bu alemlere nefes-i Rahmanını yaydı, bu nefesin neticesinde beliren varlıkların ismi de nefis oldu. Yani nefes Rahman’ın nefesini bütün aleme yayması nefes-i Rahmani o nefes ile meydana gelen bireysel varlıkların da ismi nefis oldu.
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > Burada "nefs"den (نفث) murâd, zât-ı ahadiyyette mahbûs kalıp sıkılan esmâ-i ilâhiyyeyi nefes-i Rahmânîsini irsâl ile Hakk'ın tenfis etmesinden ibârettir; ve “hikmet-i nefsiyye”nin Kelime-i Şîsiyye'ye sebebi-i tahsîsi bu-dur ki, Cenâb-ı Âdem taayyün-i evvel-i icmâlî olup, onun mertebesi kâffe-i merâtib-i âlemi müştemil idi.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Diğer tabirle Hakk’ın Zat-ı ahadiyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmasını nefes-i rahmanisi ile nefh edip, onlara vücûd-i ilmî i'tâsı suretiyle bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet cemî'-i esmaya umumidir. Bu rahmet-i evvel, asl-ı evvel, birinci rahmettir. Yani Zat-ı ahadiyette sıkıntı içinde kalmış olan esma-i ilahiye nefes-i rahmani ile nefes edilip, tenfis edilip, yani dışarıya çıkartılıp onlara vücud-u...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ama bu emmare levvame mülhime nefs değildir, İlahi nefstir ve bu nefsin hakikati” nefes” Nefes-i Rahmani, Cenab-ı Hakk Rahmaniyet mertebesinden bütün bu alemlere nefes-i Rahmanını yaydı, bu nefesin neticesinde beliren varlıkların ismi de nefis oldu. Yani nefes Rahman’ın nefesinin bütün aleme yayması nefes-i Rahmani o nefes ile meydana gelen bireysel varlıkların da ismi nefis oldu.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Esas olan buhardır. Bütün bu alemler de buhardan meydana gelmiştir. Neydi o? Nefes-i Rahmani, Rahman suresinde açıklanacaktır. Nefes-i Rahmani, yani ilahi varlık “Huuuh” diye nefesini bir saldı bütün bu alemlere sonsuz dediğimiz bu feza meydana geldi. Bütün bu alemlerde var olan Rahmanın nefesidir.
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye)
  > ...-ı ahadiyyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmâsını nefes-i Rahmânîsiyle tenfîs edip, onlara vücûd-ı ilmî i’tâsı sûretiyle bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet cemî’-i...
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Yani Zât-ı ahadiyette sıkıntı içinde kalmış olan esmâ-i ilâhiye nefes-i rahmani ile nefes edilip, tenfis edilip, yani dışarıya çıkartılıp onlara vücud-u ilmi itasıyla -yalnız burada âlemlere yaygın hali değil, sadece ilk zuhuru ilmi bir vücut vermesi dolayısıyladır- bu sıkıntıdan azad etmesi, kurtarmasıdır ki bu rahmet cemi esmâya umumidir, yani bütün isimler bu rahmetin kapsamındadır.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Birincisi Toz-Toprak İnsan-ı Kamil-Hakikat-i Muhammedinin zâhir yönü ile hikmet ve ilm-i ledün ve rüzgar ile nefes-i rahmâni olmak üzere vahyi ve ilhami bilgilerdir. هضمى “HAZMİ” isminin sayısal değeri “He: 5” “Dat 800” “Mim 10” “Ye: 10” dir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Yüce Allah'ın iradesi de aynı şekilde bilinip görülen bir şey değildir… İradesini, arzusunu, yüce Allah kendi zatında saklar… Nefes-i Rahmani diyorlar, Rahman suresinde geçecek bunlar inşaallah. Ha dendiği zaman, boğazdan aşağı, yani göğüsten çıkmakta.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Nasıl Cenab-ı Hakk ilm-i ilahiyede kendinde mevcut esma-i ilahiye sıkıntıdaydılar, zuhura çıkmak istediler, istihkak talebinde bulundular. Ve de ona nefes-i rahmani ile bütün bu esma-i ilahiyi sonsuz fezaya yaydı. Hürriyetlerine kavuşturdu. İşte birey olarak Cenab-ı Hakk bizim ayan-ı sabitemize onları verdi de bizde hapsetti onları. Neden? Bize verdi çünkü.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Diğer tabirle Hakk’ın Zat-ı ahadiyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmasını nefes-i rahmanisi ile nefh edip, onlara vücûd-i ilmî i'tâsı suretiyle bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet cemî'-i esmaya umumidir. Bu rahmet-i evvel, asl-ı evvel, birinci rahmettir. Yani Zat-ı ahadiyette sıkıntı içinde kalmış olan esma-i ilahiye nefes-i rahmani ile nefes edilip, tenfis edilip, yani dışarıya çıkartılıp onlara vücud-u...
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > İşte burada bütün esmâ-i İlâhyiyye faaliyyet sahasına geçebilmesi için, isim ve sıfatlarını sonsuz olan fezaya, rahmaniyyetini, Nefes-i Rahmaniyye olarak yaymış ve bu yayılma devam ediyor. Sonsuz olarak da devam edecek. Nasıl bizler nefes alıp veriyoruz, işte Nefes-i Rahmani de âlemlere olan tecellisini öylece devam ettiriyor. Vahid ve ferttir, kezâ kâinatı muhit olmak itibariyle yani bu Hakikat-i Muhammediyye bütün...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Mesela sıfat-ı subutiye her zaman mevzu olan, hayat, ilim, irade, kudret, kelam, semi, basar, Hakk ile müşterek kullanıyoruz bu isimleri yalnız müşterek derken, tabi iştirakimiz benzerliği yönünden, mutlak yönünden değil o hayat esmasını, nefes-i rahmaniyi bütün âleme "hu" diye saldığı zaman bütün âleme hayat veriyor. Oradan bize de hayat geliyor aynı zamanda, tabi Cenab-ı Hakk'ın, bütün âlemler mertebesinde hayatı...
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Ve menfi olarak beslendiğimiz kişileri terk ettik fakat evvela menfi düşünceler yavaş yavaş düşmeye başladı ki irfan eğitiminde üflenen nefes-i Rahmani'den hakkıyla beslenelim ki içimizde doğan Adem-i Mana insanı nefes alıp ölmesin, yaşasın ve büyüsün inşeAllah. Yolculuk rüya içinde rüya gibi. Yürüdükçe eski ile oyalanmaktan kurtulup daha derin-yeni tefekküre kavuşuyoruz fakat bu seferki saha da yeni bir oyalangaç...
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > Böyle olunca onlar emrin enfaz ile tecdidini bilmezler. Yani bu Âlemlerdeki bütün hareketlerin enfaz, yani nefes-i rahmani nefes ile yenilendiğini bilmezler. Ya'nî âyet-i kerîmede Hak Teâlâ hazretlerinin buyurduğu vech ile âlemin halkı, herbir nefeste tecellî-i ilâhî ile teceddüd eder. Hatta nefesten de d...
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Su ile taharet mümkündür, fakat kar ve buz taharet için kullanılamaz. Meğerki eriyip su ola. İmdi sonsuz fezada nefes-i rahmani olan esirden (atom) parlak bulutların yoğunlaşarak zuhuru ve onların dahi derece derece sıcak, buhar, sıvı, ateş halinde küreler şeklinde tekasüfleri ve daha sonra kabuk bağlayıp kesif alemler halinde devirleri bu misale mutabıktır.
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > İmdi fezâ-yı bî-nihâyede, nefes-i Rahmânî olan “esîr”den, sehâb-ı muzîlerin bi't-tekâsüf zuhûru ve onların dahi derece derece buhâr-1 nârî ve mâyi'-i nârî hâlinde küreler şeklide tekâsüfleri ve ba'dehû kışr [8/23] bağlayıp avâlim-i kesîfe hâlinde devirleri bu misâle mutâbıktır.
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > Diğer tabirle Hakk’ın Zat-ı ahadiyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmasını nefes-i rahmanisi ile nefh edip, onlara vücûd-i ilmî i'tâsı suretiyle bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet cemî'-i esmaya umumidir. Bu rahmet-i evvel, asl-ı evvel, birinci rahmettir. Yani Zat-ı ahadiyette sıkıntı içinde kalmış olan esma-i ilahiye nefes-i rahmani ile nefes edilip, tenfis edilip, yani dışarıya çıkartılıp onlara vücud-u...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (150 18 12 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > “babamın gözünü açacak ” diyor, oradaki koku hangi koku “ Nefes-i Rahmani ” kokusu babasına da hayat veriyor, gömlek kokusu o yani onun içinde gül kokusu efendimizin kokusu da vardır da, ama nefes-i Rahmani Rahmanın kokusudur. Hani diyor ya Rahman’ın kokusunu Yemen’den eymenden, sağdan duyuyorum diye, oradaki O’nun babası Yakub’un manası İbranicede “Abdullah” manasınadır, Abdullah’ın gözleri açılıyor, Allah’ın...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Yani nefsi manada bir kimlik giymediği için üstüne hadis olmadığından, vacib hükmünde olduğundan, mutlak varlık olduğundan, zati manada Cenab-ı Hakk'ın kendi varlığındaki senliği yani bizliği içerisindeki olan senliği. İşte bu sıfat mertebesinde Nefes-i Rahmani ile yola çıktığı zaman o itibar ile mahlukluk başlamış oluyor. Zat mertebesinde, mahlukiyet yani zuhur olmadığından daha henüz orada onlar mahluk değil,...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 17** — Terzibaba - Necdet Ardıç (149 17.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İşte biz hep bunları hikaye gibi dinliyoruz bunlar hep bizim yolumuzda kilometre taşları ve hakikat yaşantıları babamın gözünü açacak diyor. Ve kokusu oradaki koku hangi koku nefes-i rahmani kokusu babasına da hayat veriyor. Gömlek kokusu o gönül kokusu gül kokusu da vardır efendimizin kokusu da vardır, içerisinde de ama nefes-i rahmani rahmanın kokusu, hani diyor ben rahmanın kokusunu Yemen’de Eymen’de sağdan...
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > Zîrâ nefes-i Rahmânîsinin hareket-i inbisâtiyyesi ile ondan zâhir oldu; ve hareket-i inkıbâziyye ile yine ona rücû' eder; ve emrin kâffesi ona rücû' eder. Binâenaleyh o, O'dur, ya'ni vücûd-ı âlem vücûd-ı Haktır; O'nun gayrı değildir.
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > Velâkin nefes-i Rahmânî suver-i ilmiyye olan ayân-ı sâbite üzerine tecellî ettikde, onların sûretleri olan halkın vechini kâşiftir.” Zîrâ suver-i halkıyyenin vücûhu gayb perdesi altındadır. Hak nefes-i Rahmânîsi ve vücûd-ı Hakkānîsi ile onlara mütesâ- viyen tecellî ettiği için, gayb perdesi kalkmış ve onların yüzleri açılmıştır.
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Nefs, disiplinlinli bir eğitim sonucunda emmarelikten kurtulur ve mi’raca doğru kanat çırpar. Sonuçta nefs terbiye olunca, “Nefis” olur. Nefes-i rahmânî, tüm âlemlere intişar edince ortaya çıkan her varlığın aldığı ad “Nefs” oldu. Oyüzden hadis-i şerifte “Kim ki nefsine ârif oldu ancak o rabbine ârif oldu.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Bâtınen, ilâhî hakîkatlerin, " a'yân-ı sâbite "nin, kesret âlemine âdeta tohumlar gibi ekilmesi ve Zâhir ismi ile zuhûra gelmesidir. Cenâb-ı Hakk, " nefes-i rahmânî "si ile kendi " gizli hazînesini " bilinmek için âlem sahnesine saç-mıştır. Her birimiz, bu ilâhî tarlaya ekilmiş birer tohum gibiyiz.
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Üzeyriyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kaderiyye)
  > ...âhiyyesinin kuvveden fiile zuhûrunu murâd eyledikde, nefes-i Rahmânî ile, o esmânın mezâhirinin sûretleri ilm-i ilâhîde peydâ ve her birerleri ilmen müteayyin olup, birbirinde...
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > zahatı yoktur.  Aslında dilin müşterisi kulaktır. Bu hususu nefes-i Rahmaninin tenfisi aktarılması gibi şimdilik yorumlayabiliriz, oldukça hassas ve ender olan bir durumdur. Cenâb-ı Hakk inşeallah hakikatini daha geniş olarak açar.   Genelde zuhuratlarınız güz
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Halk edicilik vasfı olduğu için nisada tekvin kokuları vardır. Biz koku denince gül kokusu gibi anlıyoruz halbuki koku nefes-i rahmaninin kokusudur ki bütün bu âlemlerde Hakk’ın kokusu vardır. İşte hadis-i şerifte bahsedilen koku bu kokudur. Bizler cebimize bir şişe esans koyuyoruz önüne gelene sür sünnettir, artık o kokuyu duya duya kendisinin burnu kokuyu alacak halde olmadığından duymadı zannediyor bir daha...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Diğer tabirle Hakk’ın Zat-ı ahadiyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmasını nefes-i rahmanisi ile nefh edip, onlara vücûd-i ilmî i'tâsı suretiyle bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet cemî'-i esmaya umumidir. Bu rahmet-i evvel, asl-ı evvel, birinci rahmettir. Yani Zat-ı ahadiyette sıkıntı içinde kalmış olan esma-i ilahiye nefes-i rahmani ile nefes edilip, tenfis edilip, yani dışarıya çıkartılıp onlara vücud-u...
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Yani Cenab-ı Hakkın “Küntü kenzen mahfiyyen” yani “Ben gizli bir hazine idim bilinmekliğimi sevdim bu alemleri halk ettim.” demesi kendi varlığında kendi kurgusunda kendi nefes-i rahmanisiyle “Huuu” diye bütün alemlere saldığı hayal-i kebirdir bu. İşte bütün bu alemler bir hayalden ibarettir aslı itibariyle. Biz cesed olarak göründüğümüz halde dahi hayalden ibaretiz. Yani yoğunlaşmışız, maddeye dönüşmüşüz ama...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Esas olan buhardır. Bütün bu alemler de buhardan meydana gelmiştir. Neydi o? Nefes-i Rahmani, Rahman suresinde açıklanacaktır. Nefes-i Rahmani, yani ilahi varlık “Huuuh” diye nefesini bir saldı bütün bu alemlere sonsuz dediğimiz bu feza meydana geldi. Bütün bu alemlerde var olan Rahmanın nefesidir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani Cenab-ı Hakk bizden bir sıfatın zuhurunu istiyor da biz onu gafletinden dolayı çıkaramadıysak batında kalmış oluyor, zaten sıkıntı yapıyor içeride nasıl Cenab-ı Hakk ilm-i ilahiyede kendinde mevcut esma-ı İlahiye sıkıntıdaydılar zuhura çıkmak istediler, iştikak talebinde bulundular, ve de ona nefes-i rahmani ile bütün Esma-ı ilahiyeyi sonsuz fezaya yaydı yani hürriyetlerine kavuşturdu, işte birey olarak da...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Yani Allahın hakikati zâhir meydanda yani Zât’i ve hüviyeti de hazırdır. Ve nefes-i rahmanisi yani ilk olarak âlemlere Cenâb-ı Hakk evvelâ başlangıçta “Huuu” diye nefesini saldı kişi de kendi “huh” dediği zaman soğuk cam üzerinde bir yoğunlaşma oluyor, onun gibi işte Allah’ın kendi bünyesinde ne varsa Rahmaniyet lisanından yahut kanalından, ağzından “Huuu” diye bütün âlemlere yaydı, bunların hepsi bütün âleme...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Nitekim En'âm Sûresi 6/59'da: " Ve indehû mefâtihu'l-gaybi lâ ya'lemuhâ illâ hû " ( Gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları O'ndan başkası bilmez ) buyrulur. A'yân-ı sâbiteler ilm-i ilâhîdeki gizli hazînedir. Hakk'ın Zâtında gizli olan esmâ-i ilâhiyye, nefes-i Rahmânî ile bu a'yân üzerine tecellî ettiğinde zuhûra gelir. Böylece her ayn, mazharı olduğu ismin hazînesini açan bir anahtar olur.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > ...! Emrinden sonra kendisinde o kâbiliyyet olan şey hemen olur. Çünkü o kâbiliyyet olmasa Ol! Emri verilmez, eğer verilmiş olsa o mahall’e haksızlık olur. Örneğin Tıp doktoruna “Mahkemeye gir avukatlık yap” şeklinde b...
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > Sonuç olarak (ثَ ﻞ ) “SEL” mertebesi; A’yân-ı sâbite’ deki sükûndaki ilmi sûretler, Allah’ın Zâti muhabbetiyle, Nefes-i Rahman (Fetha) (gizli Elif) ile hareketlendirilip zuhura çıkarma mahalli olmuştur. “Elif” teklikle ilgilidir.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > ...n gizlice Sabah olunca (Men Reani) de gör beni İz-Terzi Baba Sevgi, saygı ve hürmetlerimle Nu... Ni... kızınız. ------------------------------------------------- 13) Tefekkür. “Dur! Rabbin Namaz kılıyor” Lafzı Ce…...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Ta haşra dek ayılmazlar, çekmişler, derdin hepsi dem. Zatımla bassam zemine, kaldıramaz vallah beni. Bir nefes alsam yeniden, nefes-i Rahmân almaz beni. Allah dediler ismime, anlamadı kimse beni. İnsan dediler cismime, sallamadı kimse beni. İster deli de, ister mecnun, ister velî de, ister cünun.
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > ] muk- tezâsınca kendi sûreti üzerine îcâd edip, "feyz-i akdes”i, nefes-i Rahmânî-i ahadiyyesi ile bana ifâza-i vücûd eyledi; ve cemî-i kemâlât ile bende zâhir olup sûret-i ilâhiyyesini bana in’âm etti. Nitekim Benî Âdem'deki bu maz- hariyete işâreten Cenâb-ı Sadî buyurur. Beyit: نه فلك راست مسلم نه ملك را حاصل آنچه در سر سویدای بنی آدم ازوست Tercüme: "Cenâb-ı Mün'im'den in'âm olunan Benî Adem'in sırr-ı sü-...
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye)
  > ...îrâ âlem, Hakk’ın nefes-i Rahmânîde tekellüm ettiği kelâmın sûret-i manzûmesidir. Velhâsıl kavm-i Nûh kavlen nebîlerini inkâr ettiler; fakat sanemlerinin mezâhiri ile vech-i m...
- **Mülk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (67 Mülk-Sûresi̇)
  > ( Rahmân'ın halkedişinde) ki bu husus nefes-i Rahmânî’nin bütün âlemlere nefyedilişinde ne kadar muhkem ve uyumlu olduğunu göstermektedir. Biz bunlardan ziyade bâtıni olarak bu Âyet-i Kerîme’nin ne ifâde etmek istediğini incelemeye çalışalım.
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûnusiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > ...müteveccih oldu; ve Hak Teâlâ onu cemî’-i kürbetten nefes-i Rahmânîsiyle tenfîs eyledi. Nitekim Hak Teâlâ buyurur:لْغَــم ِّه ُ مِــن َوَنَجَّيْنَــ (Enbiyâ, 21/88) ya’ni “Bi...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > 128, 129, 135-138, 145, 157, 160, 185, 214, 233, 242, 249, 259, 260, 265, 266, 269, 273, 274, 276, 307, TERİMLER, DEYİMLER VE BÂZI KELİMELER İNDEKSİ 325, 326, 369, 436, 444, 459, 465, 474, 480, 481, 4
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 45)
  > Yani nefes Rahman’ın nefesini bütün aleme yayması nefes-i Rahmani o nefes ile meydana gelen bireysel varlıkların da ismi nefis oldu.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Konusu)
  > “Ben nefes-i Rahmanı Yemen cihetinden duyuyorum.” Bu hadis-i şerifte ifade edilen mana; zahir itibariyle bakıldığında, “Yemen illerinde Veysel Karani için” “Ben onun kokusunu Yemenden alıyorum” şekliyle ifade edilmiştir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 44)
  > Yani nefes Rahman’ın nefesinin bütün aleme yayması nefes-i Rahmani o nefes ile meydana gelen bireysel varlıkların da ismi nefis oldu.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 25)
  > Vaktaki rahmet-i rahmanı olan nefes-i rahmanî ile tecelli-i ilâhî vâki’ oldu; yani bütün bu esma-i ilahiyye zıt isimler Allah’ın varlığında cami idiler müstemi idiler, ne zaman ki nefes-i rahmani sonsuz fezaya bu İlahi isimler salındı “Hu” diye, bütün aleme salındı, rahmani rahmet nefes-i Rahmani ile tecelli-i İlahi vaki oldu, esmâ suretleri, hazret-i ilmiyyede peyda ve yekdiğerinden farklı oldu, ayrıldılar.
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > Bağlantısı olması bakımından İz-Efendi Babamın Tekirdağ’da bulunan bürosunda talibli Âdem-i gönüllere sohbetlerde üflenen Nefes-i Rahmani bağlantısını buraya alıyoruz. ------------------- Nusret Babam genelde erken yatar, erken kalkardı, bu hale işareten, bir nefesinde. --------- “ Sabahın seherine canlar dayanmaz, Öter can bülbülü asla usanmaz .
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Oradan Vâhidiyyet mertebesine, oradan ulûhiyyet mertebesine, oradan Rahmaniyet, mertebesine nefes-i Rahmaniyyesine, bütün âlemler ve tabiat mertebe mertebe meydana geldi. Ancak kendine ayna olacak zuhurunu arıyor idi. Nihayet sıra ona gelmişti. Zatında kendi ilminde mevcut aynanın ismi (HAKİKAT-İ Muhammed-î) idi yani “Însân-ı Kâmil” idi.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zaten kıyamet de bu demektir. Gölgeyi tutuverdiği zaman alemin işi bitmiş oluyor. Zîrâ nefes-i rahmanisinin hareketin genişleme sebebi ile ondan gölge zahir olur. Ve büzülme hareketi ile yine ona rücû' eder. Ve emrin tümü ona rücû' eder. Binâenaleyh o, O'dur. Ya'nî alemin vücudu Hakk’ın vücududur; O'nun gayri değildir .
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (118 52 Tûr Sûresi̇)
  > Bunun sebebi geçtiğimiz yerlerde, Onun ma’neviyatının izlerinin, ve nefes-i rahmani kokusunun kalmış olduğundandır. Gene onları Tekirdağına getirdiğimiz, ve bizde, yazlıkta kaldıkları sürelerde, civarı gezdirmek içinde çevrede kısa geziler yapardık, bunlardan birisinde de, Tekirdağına (12) kilometre kadar mesafede olan, “Naip” köyüne gitmiş idik, içinde tarihi büyük çınarları olan, altlarında oturulacak çay...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > “Elif” Ahadiyet mertebesine doğru onu dolduruyor, yani güçlendiriyor, o Elif de biliyorsunuz 12 noktadan meydana geliyor, “İsa” derken nefes-i Rahmani veya “Ve eyyednahu ruh-ul kuds” Ruh-ul Kuds’ün tenfüsü nefesi İnsan’ın karşısında olan o çıkışın onuncu mertebesine kadar çıkarıyor onun tenfisi, ama yukarıda daha iki mertebe var, Museviyet dokuza kadar çıkarıyor, çünkü dokuz Levh verildi ya bakın yedi mertebe nefs...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Şimdi dünyanın demin onu belirtelim evvela nasıl insanın doğup yaşayıp gelişmesi ve tekrar ahirete intikali var bu gezegenlerin de aynen öyle doğması nefes-i rahmaniden bir bulut halinde evvela gelmesi sonra dönmeye başlaması sonra o bulutun yoğunlaşması gaz haline gelmesi, gaz hali daha sıkışarak madde meydana gelmesi dünyada bu evvela ateş küreydi, sonra yavaş yavaş döndükçe soğumaya başladı ve bunun ilk kabuk...
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > Hakikat-i Muhammediye’de vahidiyet sahasında rahmaniyet mertebesinde nefes-i rahmani ile bütün âlemlere yayılan Hakikat-i Muhammediye Programı oradan esma âlemine intikal etti. Varlıklar latif varlıklar olarak meydana çıktı. Oradan da şehadet âleminde latif varlıklar kimlik aldılar.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > "Görmez misin, fezâda dâima parıl parıl parlayan ve tevâbi'i olan seyyârâtı lâ-yenkatı' aydınlatan bu güneş kandilinin kuvve-i ziyâiyyesi, fitil ve pamuk ve yağ gibi vesâitten değildir." Bila-vâsıta Hakk'ın nûrundandır. Zîrâ ayn-ı vücûd-ı mutlak olan fezâda nefes-i rahmânînin irsâli ile evvelen milyarlarca kilometre kutrunda tekevvün eden sehâb-ı muzîler ve küre-i duhânîler, kendi mihverleri etrafında devr ederler.
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > İşte bir kimse, ismi, “şâhidlik-müşâhede-idrak etme-kendini bulma” olan bu şehadet âleminde, bir İnsân-ı Kâmilin kontrolu altında seyr-i sülûğunu hakkıyla yapar ve kendinin ne olduğunu idrak ettiğinde nefsinin kendi varlığı içinde nefsi İlâhiyye ve nefesinin nefes-i Rahmaniyye olduğunu, idrak ettiğinde, kendinde bulunan nefs-i benliğinden tamamen kurtulmuş ve böylece de bu balığın içinden çıkmış olduğundan böylece...
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ---------------- “ve huve yuhyî-lmevtâ” Kaynağı Hüviyeti mutlaka olan “Hu” ile nefes-i rahmaniyi “venefahtu fihi min ruhi” hakikatini irfan ehlinden ölü gönüllere tenfis edererek, diriltir. (Murat Derûni) ---------------- Yolumuza İnsan-ı Kamil ile devam edelim. BEŞİNCİ HARF HA: Bu harf, başta da anlatıldığı gibi, yüce ALLAH isminin BEŞİNCİ ve son harfidir…
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (30 19 MERYE)
  > Rasûlullah’dan aldığı emânet-i ilâhîyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmânîyye yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya getirerek onların hem, Rûh’ul Kûds’ leri hem de (toprak’ları)nın (baba) ları olmuş ve bu dünyâdan ayrıldıktan sonra da bu halini devam ettirmiştir, halen de devam etmektedir. Bu hakîkâtin olacağını...
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vahiy ve Cebrâîl)
  > ” İşte “nefes-i Rahmâni” bu âlemin tümüne nefesini üflemesiyle, kendinde mevcûd bütün özelliklerini sonsuz fe-zaya yaymış oldu. Bu kudret yayılışı ile her yöne, sonsuz fezaya, boşluğa gönderilen âlemin ilk hayat kaynağı “nefes-i Rahmâni” ol-du.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Bunun sebebi geçtiğimiz yerlerde, Onun ma’neviyatının izlerinin, ve nefes-i rahmani kokusunun kalmış olduğundandır. Gene onları Tekirdağına getirdiğimiz ve bizde, yazlıkta kaldıkları sürelerde, civarı gezdirmek içinde çevrede kısa geziler yapardık, bunlardan birisinde de, Tekirdağına (12) kilometre kadar mesafede olan, “Naip” köyüne gitmiş idik, içinde tarihi büyük çınarları olan, altlarında oturulacak çay bahçeleri...
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > O da Kur’an’ın içinde olduğundan dolayısıyla yine Hakka tabi olmuş oluyorlar. Zira alem Hakk’ın nefes-i rahmanide söylediği kelamın suret-i manzumesidir. Yani bu alem kelamın suretlenmiş şeklidir. Velhasıl Nuh Kavmi kavlen nebilerini inkar ettiler, fakat putlarının mazharları ile vech-i mutlak’ı setr ettikleri için icabet etmiş oldular.
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > Diğer bir tabirle, Hakk’ın zât-ı ahadiyyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmâsını nefes-i rahmânîyyesi ile tenfis-nefes edip, onlara vücûd-i ilmî verilmesi sûreti ile bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet bütün esmâya umumîdir. İkinci asıl: Rahmet-i hassâ-i zâtiyyedir. Yani (hususî zâtî rahmettir.) Bu rahmet, Hakk’ın ba’zı kullarına muhabbeti eserinden olan ezeli lütuf ve yardımıdır. Ve bu lütuf ve yardıma...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Mim: 40, Elif, (1-13), Hemze (1-13) 40+1+13+1+13= 66 6+6= 12 (12) Hakikat-i Muhammed-i ve Tüm cennetlerinde toplamını vermektedir. Sütün, Şarabın, Balın ve Aşk yani Hubb-i İlahiyye olan Nefes-i Rahmani “Su”dur. Aynaya nefes “Hu” diye üflenince sıcak olarak çıkan nefes su taneciklerine dönüşür. Su hayattır. Su olmadan yani Hayat olmadan hiçbir şey olmaz. Aynı zamanda Hz. Şehadet mertebesi olan bu mertebe tüm...
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Bu ne büyük lütûftur ki; âlemlere üflenen rûh nefes-i rahmânî ile Rahmâniyyet mertebesinden, insâna üflenen rûh ise Zât mertebesindendir. Kişinin dünyâya gelip belirli bir kemâle eriştikten sonra kendisine üflenen Rûh-u Sultânî’yi çalışmak sûretiyle faaliyete geçirmesi îcâb eder. Böyle olmazsa kendisine yüklenmiş olan Âdemî ma’nâ hayâl ve vehîm cennetinde kalır ve kişi taşıdığı gizli hazîneden bîhaber olur.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Ta haşra dek ayılmazlar, çekmişler, derdin hepsi dem. Zatımla bassam zemine, kaldıramaz vallah beni. Bir nefes alsam yeniden, nefes-i Rahmân almaz beni. Allah dediler ismime, anlamadı kimse beni. İnsan dediler cismime, sallamadı kimse beni. İster deli de, ister mecnun, ister velî de, ister cünun.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Krem gibi olması akmaması içindir. Ele alınınca sıvı haline gelmesi nefes-i rahmani ilminin gönülden, gönüle akıcı olmasıdır. Eline yüzüne sürmen elinle o kokuyu başkalarına da yayman, yüzüne sürmen ise müşahedenin artması içindir. Kalıcı kokusu asli hali içindir, ebediyen geçmez hep devam eder ancak o kokuyu ehli olanlar koku alma duyuları ona göre ayarlanmış olanlar duyar, diğerleri farkın da bile olmazlar.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 225)
  > İşte bunun gibi hadîs-i kudsîsinde beyân buyrulan hubb-i ilâhî harâretiyle Hak Teâlâ hazretlerinin, halk-ı eşyaya irâdesi teveccüh etmekle, ahadiyyet-i zâtiyyesinde bi'l-kuvve mevcûd ve mahfî olan bilcümle esmasını nefes-i rahmanisi ile tenfîs eyledi.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Evvela, Amaiyetinden bir tecelli Ahadiyetine, Ahadiyetinden bir tecelli Vahidiyetine yani Ahad, Vahid Samed diye sayıyoruz ya Esmau Hüsnada. Oradan Vahidiyetinden Rahmaniyetine ve nefes-i rahmani olarak da bütün âlemlere rahmet olan rahmaniyet mertebesinde bütün âlemlere yayıldı. Hu diye rahmanın nefesiyle, bu sonsuz fezada bazı belirli yerlerde grup, grup bulutlar oluşmaya başladı âlemin ilk halk edilişinde.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Zîrâ Hak zât-ı ahadiyyetinde saklı olan esmaya rahmet ile onları kerb-i müzayakadan tenfîs etti. Yani o sıkıntılı yerden nefes-i Rahmani ile çıkardı. Cümlesinin hakikatleri ilm-i ilâhîde sabit oldu, tesbit edildi. Eşyanın tümüne müsâvi olarak vâsıl olan bu rahmet umûmîdir. Fakat bu sabit hakikatler içinde bulunan ba'zıları hakkında ezelî sevgisi, muhabbetinin eseri olmak üzere inâyet-i mahsûsa-i ilâhiyye sebk etti.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Son olarak, “Kısa bir Hikâye”: Kısa=Aşık, Bir=Ahad, Ahad=Ahmed, Hi=Hu Kaye=Kay etmek ve içinden pınarlar fışkıran kaya, Hakîkat’ül Ahadiyet’ül Ahmediyye mertebesinden Hüviyet-i Mutlaka’nın âlemlere Nefes-i Rahmânî ile “Ah” edilerek mukayyed “Hû” olarak tenfîs edilme-sidir. Hz. Pîr Hasan Hüsameddin Uşşâki’nin kapısında: “BU MAKAM AŞIKLARIN KÂ’BESİ’DİR NOKSAN GELEN TAMAM OLUR.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Bina-i aleyh bundan sonra İnsan-ı natık kısmı faaliyete geçer ve bu evrede mürşidinden aldığı nefes-i rahmanisi ile itmi’nanı artar bu hal ise salikte mürşidinin sohbeti ile tahakkuk eder. “ venefeḣa fîhi min rûhih(i) ” ayetine gelince burada “ve nefeha” ifadesi var. Burada ona ruhundan üfledi denilmesi bizim beşerî anlamda anladığımız şekilde bir üfürme söz konusu değildir.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > “Son gelen” sözü ile bu mertebenin kemâlini; “İlkleriz” sözü ile de, “Hakikat-i Muhammedi” mertebesini ifade etmişlerdir. Nefes-i Rahmâni, “Akl-ı Kül” olan “rûh” mertebesi ile “Nûr-u ilâhi” olan “Nefs-i Kül” mertebesinin izdivacın-dan şehâdet , yani bu âlemler ortaya çıkmıştır.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > Mim: 40, Elif, (1-13), Hemze (1-13) 40+1+13+1+13= 66 6+6= 12 (12) Hakikat-i Muhammed-i ve Tüm cennetlerinde toplamını vermektedir. Sütün, Şarabın, Balın ve Aşk yani Hubb-i İlâhiyye olan Nefes-i Rahmani “Su”dur. Aynaya nefes “Hu” diye üflenince sıcak olarak çıkan nefes su taneciklerine dönüşür. Su hayattır. Su olmadan yani Hayat olmadan hiçbir şey olmaz. Aynı zamanda Hz. Şehadet mertebesi olan bu mertebe tüm...
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > İki mesafe arasında hayat dengemi bozdurmadan sağlam bir kişilik kurdurdunuz. Sesinizi, nefes-i rahmaninizi duyunca, gönlüm hep inşirah buldu. Annemle ahiret-dünya dengesini gösterdiniz. Yüreğimde eskiden beri İstanbul sevgisi vardı. Oraya gidip elini tutacağım kâmil mürşid bulmalıyım derdim.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > [53] “Dürre-i beyza” [54] nın erimesi, vücud-ı vahidiyyetin [55] isneiyyet [56] ile takayyüd [57] ederekek, akl-ı küllün kendi nefsinden mütelaşi [58] olduğu hinde [59] , ona nefesi rahmânisi ile vücûd-ı harici bahş etmesi ve bu nefes-i rahmani ile ona fezâda vücûd-ı hârici bahşını müteâkıp merkezin “ateş” ve muhitin teberrüd [60] ile “su” olmasına işarettir. Ve “seb’a semâvât” [61] ta’bir ettiğimiz seb’a...
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Mim: 40, Elif, (1-13), Hemze (1-13) 40+1+13+1+13= 66 6+6= 12 (12) Hakikat-i Muhammed-i ve Tüm cennetlerinde toplamını vermektedir. Sütün, Şarabın, Balın ve Aşk yani Hubb-i İlahiyye olan Nefes-i Rahmani “Su”dur. Aynaya nefes “Hu” diye üflenince sıcak olarak çıkan nefes su taneciklerine dönüşür. Su hayattır. Su olmadan yani Hayat olmadan hiçbir şey olmaz. Aynı zamanda Hz. Şehadet mertebesi olan bu mertebe tüm...
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Burada oruçlunun ağız kokusundan maksat kişinin leb-i derya olan ağız hazinesi, ağız kapağı yahut ağız kanalı nefes-i râhmaniyi oruç tutmak suretiyle nefs-i benliğinden uzaklaşmış olduğundan nefesi râhmaniyi “Hay diye ortaya çıkarmış olduğundan Cenâb-ı Hakk’ın ben oruçlu kulumun nefesini severim demesi budur. Yoksa bizden çıkan karbondioksit ekşi kokulu nefesimiz değildir. Nefes-i râhmani orucu tutma suretiyle o...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Açık olarak “göndermedik” diyor, göndermediği yer de Zat mertebesidir çünkü orada bir seviye nefes-i Rahman’ın dışarıya nefh edilmesi yoktur. Ayan-ı sabite olarak program kendindedir. İlim maluma tabi değil, malum ilme tabidir orada, o zaman gönderilme yoktur, program var ama daha henüz göndermedik diyor. Sonra gönderdik program gereği gönderdik ama seni rahmet için gönderdik süs için laf için göndermedik diyor.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Açık olarak “göndermedik” diyor, göndermediği yer de Zat mertebesidir çünkü orada bir seviye nefes-i Rahman’ın dışarıya nefh edilmesi yoktur. Ayan-ı sabite olarak program kendindedir. İlim maluma tabi değil, malum ilme tabidir orada, o zaman gönderilme yoktur, program var ama daha henüz göndermedik diyor. Sonra gönderdik program gereği gönderdik ama seni rahmet için gönderdik süs için laf için göndermedik diyor.
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > ) Özetle; zat-ı Mutlak, bâtından zuhura çıkmak için, A’mâ’iyyet’ten ilk tecellisiyle Ahadiyyet’e, oradan Vahidiyyet’e, oradan Ulûhiyyet’e ve nihayet Rahmâniyyet ile Nefes-i Rahmâniye’sini bütün âlemlere nefy etti (üfledi) ve bu Nefes-i Rahmâniye ile bütün âlemler ve tabiat meydana geldi. İnsân için ne müthiş bir iltifattır ki; Âlemlere üflenen “rûh” Nefes-i Rahmânî, mertebe-i Rahmâniyyet’ten üflenmiş iken, İnsân...
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > Ta haşra dek ayılmazlar, çekmişler, derdin hepsi dem. Zatımla bassam zemine, kaldıramaz vallah beni. Bir nefes alsam yeniden, nefes-i Rahmân almaz beni. Allah dediler ismime, anlamadı kimse beni. İnsan dediler cismime, sallamadı kimse beni. İster deli de, ister mecnun, ister velî de, ister cünun.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Bir nefes alsam yeniden, nefes-i Rahmân almaz beni. Allah dediler ismime, anlamadı kimse beni. İnsan dediler cismime, sallamadı kimse beni. İster deli de, ister mecnun, ister velî de, ister cünun. Ne dersen de, hep öyleyim, ben zannına göreyim. Mekke (Kâ’be) 09/11/1999 Salı Çözdüm sırrını Düşünürdüm bir zamanlar âlemi, Tefekkür ederdim çok, çok halimi, Arardım bu varlık içre yârimi, Çözdüm âlem in sırrını çözdüm.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > ************ Elverişli ve elverişsiz hava şartları: El-verişli, gönül havasının nefes-i Rahmânî’nin şartları. Tabii ki verimli ve nûrlu olur. El-verişsiz, gönülsüz, izinsiz yapılan işlerin de verimsiz ve nursuz, geçersiz olacağı tabiidir. Nükte: ************ “Evliyaullahta iki vücut vardır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > “Elif” Ahadiyet mertebesine doğru onu dolduruyor, yani güçlendiriyor, o Elif de biliyorsunuz 12 noktadan meydana geliyor, “İsa” derken nefes-i Rahmani veya “Ve eyyednahu ruh-ul kuds” Ruh-ul Kuds’ün tenfüsü nefesi İnsan’ın karşısında olan o çıkışın onuncu mertebesine kadar çıkarıyor onun tenfisi, ama yukarıda daha iki mertebe var, Museviyet dokuza kadar çıkarıyor, çünkü dokuz Levh verildi ya bakın yedi mertebe nefs...
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Rasûlüllah’dan aldığı emânet-i ilâhîyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere Nefes-i Rahmânîyyeyi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya getirerek onların hem, Rûh’ul Kûds’ leri hem de (toprak’ları)nın (baba) ları olmuş ve bu dünyâdan ayrıldıktan sonra da bu halini devam ettirmiştir. Halen de devam etmektedir. Bu hakîkâtin olacağını...
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > ...âde meyl buyurmuşlardır. Yani bazıları da “Hikmet-i nefsiye” bazıları “nefesiye” diğerleri de insan ile ilgili olduğu için nefs ile ilgili olduğu için sıkıntıları çeken nefis olduğu için hikmet-i nefsiye olmasını da...
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Evlilik senesine basış yıldönümü : İzmir’e Nefes-i Rahman ’ın hakikatini getiren o mübarek dostlar, yine ziyaretimize geldiler. Bu seferki ziyaretleri ayrı bir önem taşıyordu, çünkü evliliklerinin kırkıncı yılına basacaklardı. Her nekadar Nüket Hanımefendi annemiz, bu kutlamayı Umre ziyaretine denk getirmek istedi ise de, ilâhi tecelli bu yönde gelişmişti.

## İlgili Kavramlar

- [Nefs-i Külli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-kulli) — related
- [Ahadiyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ahadiyyet) — related
- [Tecelli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tecelli) — related
- [Hakikat-i Muhammedi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat-i-muhammedi) — related
- [Kün Feyekün](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kun-feyekun) — related
- [Vahdet-i Vücud](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahdet-i-vucud) — related
- [A'yan-ı Sabite](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ayan-i-sabite) — related
- [Esma'ül Hüsna](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/esma-i-husna) — related
- [Kün Feyekün](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kun-feyekun) — related
- [Tecelli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tecelli) — related
- [Hakikat-i Muhammedi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat-i-muhammedi) — related
- [Nefs-i Külli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-kulli) — related
- [Ahadiyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ahadiyyet) — related
- [İnsan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/insan) — related
- [Rahman Suresi](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/rahman-suresi) — related
- [er-Rahmân](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/er-rahman) — related
- [el-Hâlık](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-hal-k) — related
- [el-Vâsi'](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-vasi) — related
