# Nefs-i Emmare

> Nefs-i Emmâre, tasavvuf yolculuğunun ilk durağı olup, kişiyi kötülüğe ve arzulara sürükleyen, hakikatten uzaklaştıran, en alt mertebedeki nefis halidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-emmare

---

Aziz dost, yolumuz uzun, menzilimiz O’dur. Bu yolda en çetin yokuş, en sarp geçit, en amansız düşman ve en sadık yoldaş, hepsi aynı kapıya çıkar: Nefs. “Nefsini bilen Rabbini bilir” sırrına ermek için çıkılan bu seferde, ilk durağımız, en gürültülü, en kalabalık ve en aldatıcı menzil olan Nefs-i Emmâre’dir. Bu, öyle bir duraktır ki, kişi burada kendini sultan sanır, halbuki esirdir. Burası, hakikatin uzağında, vehmin gölgesinde, arzuların saltanat sürdüğü bir diyardır. Terzibaba İrfan Mektebi’nin usûlünce, bu ilk kapıyı çalmadan, bu ilk düğümü çözmeden daha öteye geçmek, daha yükseğe nazar etmek mümkün değildir. Gelin, bu sohbetimizde, karanlığıyla ve taşıdığı potansiyel nuruyla, Nefs-i Emmâre’nin ne olduğunu, nereden geldiğini ve hakikatinin neye dayandığını birlikte anlamaya çalışalım.


## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > ) getirdiği safiyet bozulmuştu. Böylece insanlığın tekrar itikatça yenilenmesi gerekiyordu. İşte yenilenme, (Nûh) (a.s.) “necât”ı vasıtasıyla yapıldı, bu yenilenme, Âdem (a.s.) ile yeryüzüne indirilen Hakikat-i İlâhiyye ve Hakikat-i Muhammediyye sistemidir ve işte bu hadise o günlerin yeniden Ulûhiyyetle yani (vahy) ile nefs-i emmâre’den necâtıdır diyebiliriz.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Cenâb-ı Hakk bizden kendi varlığımızda bulunan nefsi emmâre ve levâmme kökenli bakareyi boğazlamamızı istemektedir. Hak’kın bu isteğini gerçekleştirebilirsek, bizi kendi kölesi haline getiren heva ve vehimden kurtularak, hürriyetimize kavuşuruz.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Şurayı da iyi anlamamız lazım; İblisin nefsimizdeki mevcudiyeti emmâre, levvâme, mülhime’nin bir kısmında, emmâre’de iblisin üzerimizde şiddetli tasarrufuve hakimiyeti vardır, levvâme’de bu biraz azalıyor, mülhime’de yarıya düşüyor, mutmainliğe geldiğimiz zaman orada artık iblisin hükmü ve iblislik hükmü kalmamış oluyor yani iblisliğin kendine ait hükmü kalmamış oluyor ama bizde iblislik var ve biz onu arif yapmış...
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Ressamın, sadece hayvân resimler çizmesi nedeniyle henüz tarikat anlayışına yeni girmiş şeriat mertebesinde ve nefsi emmâre ve levvâme düzeyinde olduğu kanaatindeyim. Kazâ ve kader anlayışı ile ilgili olarakta Cüneyd-i Bağdadi Hz. nin "Suyun rengi kabının rengidir" şeklindeki sözü ile alâkalıdır sanıyorum. Nefs terbiyesi ve tezkiyesi yolunda ilerleyen kişinin amelleri’de bulunduğu nefs mertebesine göre...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Nefs üzerine çok şeyler söylenmiştir, fakat daha fazla “emmâre” lik hali ele alınmıştır. Oysa ki; “nefs” in mânâsı ve hakikati insân varlığı üzerinde gerçekten çok geniş bir sahayı kapsamaktadır. Onun hakikatini ne kadar iyi bilebilirsek mevzularımıza nüfuz etmemiz o derece daha derinden ve kapsamlı olacaktır diye düşünüyorum.
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > ) “ Sırât-ı müstakiym” ……….. 13 Birinci, bölüm: Nefs-i Emmâre…………………………………………………………………… 14 İkinci, bölüm: Nefs-i Levvâme………………………………………………………………….. 19 Üçüncü, bölüm: Nefs-i Mülhime. (Nâsuh hikâyesi)…
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > Akıl olarak biz Mûseviyyet mertebesini temsil etmekteyiz ve biz her ne kadar daha önce nefsi emmâreyi geçmiş olsakta her mertebenin kendine ait nefsi emmâresi yani tam zıttı olduğu için bu mertebenin nefsi emmâresinin aldığı isim Fir’âvn ve yardımcısı yani levvâme nefs Hâmân’dır. İşte bu kuvvetlerin bulunduğu yeryüzü yani bizim beden mülkümüz bu mertebede Mısır olarak belirlenmiştir.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Eğer bizler bunu nefsânî olarak kullanırsak nefsi emmâre ismini, Râhmani olarak kullanırsak nefsi sâfiye ismini alıyor ve daha da yukarılara çıkıyor. Melâikeyi kirâm hemen secde etti çünkü Allah’ın îkazıyla Âdem (a.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Peki ya Nefs-i Emmâre ve en kemâlli zuhûr mahalli Mudill mertebesi; Bir gün önce Ömerriyet mertebesi Nefs-i Emmârenin kemâlli zuhûr mahalli Mudill esmâsının kışkırtmasıyla fark âleminden Hazret-i Muhammed mertebesini ortadan kaldırmak için yola düşmüştü.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Soru: Kendinize dustur edindiğiniz bir ayet vardı Kehf Suresinden, sabah akşam rabbinin veçhini ananlarla birlikte ol diye orada nefsinle sabret kelimesi vardı, bu nefse emmare levvame mülhime yönüyle bakarsak nasıl sabretmemiz lazımdır, yani bir ilahi nefs var bir izafi nefs var bir de emmare levvame mülhime var yani ruh tamam aradığımızı bulduk diyor ama nefis de ben benim diyor yani emmare levvame mülhime...
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (29 27 Karinca-Neml Sûresi̇)
  > Diyelim emmâre, levvâme, mülhime, insân daha museviy yet mertebesine gelmedi. Oradan bilgi alması hikâyesini okuması gerekir. Alması gerekli ki, oraya ulaştığında Şuhut etsin. İseviyyet mertebesindeki bir kişi okuyacak mı? Okuyacak hepimiz okuyacağız.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > " و الابرار فيه يأكلون ويشربون والاحرار منه يفرحون و يطربون "-Ebrâr" mücâhedât ve riyâzât sâhibleridir ki, bunlar kötü huyları tebdîle ve nefs-i emmâreyi bu kötü huylardan temizlemeye çalışırlar. "Ahrâr", nefsin sıfatlarının esâretinden kurtulup موتوا قبل ان تموتوا ya'ni “Ölmeden evvel ölünüz” hadîs-i şerîfı hükmüne mazhar olan tâifedir. Ya'ni “Ebrâr tâifesi, bu Mesnevî-i Şerîf’de hikemiyyât-ı ilâhiyye meyvelerini...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > ...Onun için tahakkuk gerekiyor, yani yaşanması gerekiyor, o sahaya girmek gerekiyor bilinmesi için. Nefsin bilindiği gibi yedi mertebesi vardır, kısaca onlara bakalım, kişinin evvela nefs-i emmareyi bilmesi...
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Eğer aklımız ruhumuz ile birlikte olursa, o beden salâh bulur, eğer nefs ile olur, onun hükmü altına girerse yoldan çıkmış olur, çünkü “nefsi emmâre kötülüğü emreder.” (12/53) halife Âdem en geniş ma’nâ da iki isimle anılır, bunların biri “nefs”tir, Kur’ân da (294) yerde geçmektedir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > Soru: Kendinize dustur edindiğiniz bir ayet vardı Kehf Suresinden, sabah akşam rabbinin veçhini ananlarla birlikte ol diye orada nefsinle sabret kelimesi vardı, bu nefse emmare levvame mülhime yönüyle bakarsak nasıl sabretmemiz lazımdır, yani bir ilahi nefs var bir izafi nefs var bir de emmare levvame mülhime var yani ruh tamam aradığımızı bulduk diyor ama nefis de ben benim diyor yani emmare levvame mülhime...
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > Bu 11 kardeşin bizim üzerimizdeki yerleri nelerdir; 1-beden 2-şartlanmış olarak kendini müslim kabul etmesi 3-nefsi emmâre 4-hırs 5-buhul, benlik, gurur 6-gadap, kızgınlık 7-şehvet, bir şeyi ısrarla istemek 8-haset, gurur 9-şirk: babasının rızasını kabul etmemek 10- Gurur, kibir 11-sevgi-bünyamin 12-Yûsuf’un hükmü de; gönüldür. Güneş ve ay ne oluyor? Bütün rollerdeki olan bir “insân-ı kâmildir.” Buradaki gönül tam...
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > NEFİS VE MAHİYETİ 141 1. Necdet Ardıç’a Göre Nefsin Kaynağı Ve İşlevi 143 2. Nefs Mertebeleri 146 a. Nefs-i Emmâre 146 b. Nefs-i Levvâme 147 c. Nefs-i Mülhime 148 e. Nefs-i Râziyye 150 f. Nefs-i Marziyye 151 g. Nefs-i Sâfiyye 151 3.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > ) nefsi emmâre’nin kucağında büyüyor. Mûsâ (a.s.) a fir’âvn’un muhabbet etmesi, “ve elkaytü aleyke mehabbeten minnİY” (Taha,20,39 Âyet) yani “Kendimden bir muhabbet ilka ettim” Âyetinde dediği gibi, işte bu muhabbet Mûsâ (a.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > İşte Rahmaniyyet bu teçhizatı ile birlikte Nefesi Rahmaniyesini bütün âleme yaydıktan sonra her varlıkta genel olarak nefes halinde açılan bütün esma, sıfat-ı ilahiye nerede ne şekilde halk olunacaksa onun programını orda meydana getirmek suretiyle oralarda birer varlık meydana gelmesi, işte o varlıkların aldıkları isimler de nefisler olmaktadır. Ama bunun içerisinde de mertebeler vardır. Nefs-i Emmare, Levvame…...
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > ” (26/14) ---------------- Bizlerinde kendi varlığımızla, nefsi emmâre sarayında yaşarken oradan çıkarak vücût şehrine girmemiz gerekmektedir. Vücut şehrimizde dolaşırken biri celâli ve diğeri cemâli olan iki esmâ ile karşılaşıyoruz ve bunlardan celâli olanı ortadan kaldırıyoruz. T.B. ---------------- قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ {الشعراء/15} “Kâle kellâ fezhebâ bi-âyâtinâ innâ...
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Onlardan ba’zıları budur ki, Resûlullâh tabii olmak sâyesinde, nefsin her bir mertebesinin peyderpey kıyâmetleri kopar; ya’ni meselâ “nefs-i emmâre”nin kıyâmeti kopar, “nefs-i levvâme” dirilir; ve nefs-i levvâmenin kıyameti kopar, “nefs-i mülhime" hayât bulur; ve onun kıyâmeti kopar, “nefs-i mutmainne” dirilir; ve her bir mertebedeki nefsin bî-nihâye sıfatlanndan her birinin ayn ayn kıyâmetleri kopar ve karşılığınca...
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Evvelâ ondaki emmârelik ve levvâmelik hükümleri, daha sonra gaflet hâli (mâsivâ ile meşgûl olma hâli) ve nihâyet izâfî benlik anlayışı helâk olur ve kişi “fenâ”ya ulaşır. Sondaki “nâ” takısı bu dönüşümün Zâtî bir yardımla mümkün olabileceğinin ifâdesidir.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Tıpkı rüzgârla yol bulan bir gemi gibi, her nefis de o görünmeyen İlâhî sevk içinde bir yöne doğru akar. Bu yöneliş, nefsin farklı mertebelerinde farklı şekillerde tecellî eder. Örneğin, emmâre düzeyinde karmaşa ve heva hâkimken, mutmainne düzeyinde bu sevk ve düzen tüm benlikte ahenkle hissedilir.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Yılanlar gibi emmâre nefsin doğurduğu hazlara karşı koymak ve onları terk etmek kolay olabilir; fakat ejderhâ mesâbesinde olan bu emmâre nefsi mağlûp etmek gâyet güçtür. 782.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > “ Men arefe nefsehu ” kim ki nefsine ârif oldu, işte emmare, levvame, mülhimme, mutmainne, raziye, merziye, safiye mertebeleri ile birlikte ondan sonra Rububiyet idrakine, anlayışına, sahasına geçme izni çıkıyor insanlara. Hepsini bildikten sonra Hazrat-ı Hamse (Hazrat-ı İlahiye) mertebelerine geçilmiş oluyor. İşte burada bahsedilen ‘vecih, cemal, yön’ ancak bu sahayı idrak etmiş kimseler tarafından anlaşılabilecek...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > Bu nefsimizde hangisi imiş emmâre ve levvâme olan âmir olan ve kendi istikametinde hüküm veren yönüdür. Hani Yusuf (a.s.) Zindandan çıkarken demişti ya . ” Ve mâ überriü nefsi innefse le emmâratün bissui ... ..” (12/53) Bakın nefsi emmâre kötülüğü emreder, işte bu nefsi dünyadan uzaklaştırdım diyor.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Zâhirî = (Hırslandım) (Pişman oldum) (Temizlediler, akladılar) (Aslına gitti râzı oldu) Bâtınî = (Emmâre) (Levvâme) (Mülhime ve Mutmeinne) (Râziye ve Merziyye) Arzunuz üzere bunların hakîkatini de anlatıyorum... Olaylı ve sıkıntılı geçen bir günün akşamında, istemeyerek ve gayri ihtiyarî olarak ağzımdan bazı kötü ve fenâ kelimeler çıktı, sonra pişman oldum.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç (147 15 2 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefsimizi ikna etmemiz gerekir, öldürmek değil de hep beraber, ikna etmemiz gerekmektedir. Nefs-i emmare dediğimiz de bir varlıktır, bedenlerimizde yeri olan bir varlıktır, onun öldürülmesi mümkün değildir, kaldırılması sukut ettirilmesi mümkün değil ancak terbiyesi mümkündür, ona eğer anlatabilirsek “ey nefsim bu yaptığım işler aynı zamanda senin menfaatin içindir” deyip onu ikna edebilirsek ondan sonra o bize...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Adından da anlaşılacağı üzere bu kısım yedi merhaleden oluşmaktadır. Bunlar da sırasıyla: 1 - Nefs-i Emmâre. 2 - “ Levvâme. 3 - “ Mülhime. 4 - “ Mutmeinne. 5 - “ Râdiye. 6 - “ Merdiyye. 7 - “ Sâfiye. Diye adlandırılır. Bunlar her bir insan vasfındaki kişinin varlığında mevcut olan hasletlerdir, ahlaklardır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Adından da anlaşılacağı üzere bu kısım yedi merhaleden oluşmaktadır. Bunlar da sırasıyla: 1 - Nefs-i Emmâre. 2 - “ Levvâme. 3 - “ Mülhime. 4 - “ Mutmeinne. 5 - “ Râdiye. 6 - “ Merdiyye. 7 - “ Sâfiye. Diye adlandırılır. Bunlar her bir insan vasfındaki kişinin varlığında mevcut olan hasletlerdir, ahlaklardır.
- **Kehf-Mağara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (31 18 Kehf-Mağara-Sûresi̇)
  > Şeytan yani iblis insandaki nefsi emmâre, nefsi benliği ifade eder, onun karşılığıdır eğer eğitilmezse yukarıda belirtilen isimler bilhassa Kahhar ismi o vücudu istila eder ve hükmünü mutlak yürütür, kendi kurguladığı fikir ve düşünceleri kişisine belki zorla tatbik ettirir, en fazla bozgunculuğu varı yok, yoku ise var göstermesidir ki bu hal gerçek değerleri altüst eder, bu haldeyken o kimse ne yaparsa yapsın hep...
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TEDBIRAT I ILAHIYYE)
  > yye”ve“nefs-i marzıyye”ve“nefs-i kâmile”dir. Ve rûh cihetinden “rûh-i hayvânî”ve“kalb”ve“rûh-i izâfî”ve“sırr”ve“sırru’s-sırr”ve“hafî”ve“ahfâ”dır. Bunların cümlesi her insânın kendi vücûdundadır. Ve in
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > Diyelim emmâre, levvâme, mülhime, insân daha museviyyet mertebesine gelmedi. Oradan bilgi alması hikâyesini okuması gerekir. Alması gerekli ki, oraya ulaştığında Şuhut etsin. İseviyyet mertebesindeki bir kişi okuyacak mı?
- **Uşşâkî Kültürünün Günümüze Yansıması “Necdet Ardıç” Örneği Yüksek Lisans tezi** — Serkan Denkçi (Uşşâkî Kültürünün Günümüze Yansıması “Necdet Ardıç” Örneği Yüksek Lisans tezi)
  > me 124 e. Nefs-i Râziyye 125 f. Nefs-i Marziyye 126 g. Nefs-i Sâfiye 127 3. Beş Hazret Mertebesi 128 a. Tevhid-i Ef’âl 129 b. Tevhid-i Esmâ 130 c. Tevhid-i Sıfat 131 d. Tevhid-i Zât 133 e. İnsân-ı Kâm
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > Birinci tabaka “Nefs-i Emmare” dir. Diğerleri; “levvame”, “mülhime”, “mutmeinne”, “radiye”, “merdiye, safiye” diye isim alırlar. Gerçek bir eğitim ile bu mertebeler aşılır. İnsan hakiki benliğin! ve kimliğim böylece tanımağa başlar.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Bu beyitlerde kızgın arslan ile hem zâhirde mahsüs olan arslana ve hem de zâhirde gayr-i mahsüs ve bâtın olan nefs-i emmâreye işaret buyurulur. Bundan anlaşılır ki, zâhirde kızgın arslan bir insana münkād ve mutî' olmak için evvelen kendi bâtınında olan nefs-i emmâre kızgın arslanını münkād ve mutî' etmek lazımdır; ve zâhirde mahsüs olan kızgın arslan üzerindeki tasarruf, bâtında olan gayr-i mahsüs kızgın arslan...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Nefsi emmare, levvame, mülhime ve mutmainne mertebeleridir. Efendimiz (s.a.v.) ben şeytanımı müslüman ettim. Buyurduğu gibi bizlerinde şeytanımızı müşlüman edebilmemiz için emmare, levvame ve mülhime nefs mertebesinde kötü ahlakın temizlendiği ve mutmainne ise iyiye dönen bu mertebelerin ahlakının iyi yöndekullanılmaya başlamasıdır.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > ...dıştır,) tadış, ise aynı hayattır. “Ölen ( hayvân) imiş âşıklar ölmez” diyen Yunus emre ne kadar güzel söylemiş. O halde kişi daha şimdiden kendinde bulunan ölümlü hâl ve taraflarının farkına varıp daha bu...
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Çünkü nefsi emmare kötülüğü emreder. [19] Halife Âdem en geniş ma’nâda iki isimle anılır. Bunların biri nefistir. Kûr’ân da 294 yerde geçmektedir. Diğeride bilindiği gibi insandır. O da 311 yerde geçmektedir. Görüldüğü gibi birbirine yakın sayılardadır.
- **Mümtehine Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (266 60 49 Ku Ker Yol  Mümtehine Sûresi   Murat Derûni)
  > Fütûhât-ı Mekkiyye ’de Muhyiddin İbn-i Arabî hazretleri, nefsin mertebelerini anlatırken “nefs-i emmâre”yi Allah’ın emrine aykırı emirler veren bir iç düşman olarak tanımlar. Bu iç düşmanla dostluk, ona uymak ve hevasını ilah edinmektir. [5] Kalpte Allah’tan başkasına duyulan gizli sevgi ve bağlılıklara (masiva sevgisi) işaret eder.
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > NEFS-İ EMMÂRE’nin zikri. “LÂİLÂHE İLLÂLLAH” tır. İdrâki: Bu mertebenin şuuru ile ileriye doğru gitmeğe gayret etmesidir. Kûr’ân-ı Keriym A’râf Sûresi, (7/23) Âyetinde, bu mevzua işaret vardır. “Kâle; “ Rabbenâ zâlemnâ enfüsenâ ve in lem teğfirlenâ veterhamnâ le nekünenne minel hasirin.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > 12 mertebesi var oranın evvela kendinde buluyorsunuz yedi mertebeyi enfüsi olarak emmare levvame, mülhimei mutmaine radiye merdiye safiye. Nefs-i safiyeye geçildiği zaman kişi bunları kendi bünyesinde idrak etmiş oluyor, bunun dışında da beş mertebe de ef’al mertebesi, esma mertebesi, Sıfat mertebesi, Zat mertebesi İnsan-ı Kamil mertebesi de beş mertebedir.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > ...tekûne lekumâ-lkibriyâu fî-l-ardi vemâ nahnu lekumâ bimu/minîn(e)” Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize gel...
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > Bu nefsimizde hangisi imiş emmâre ve levvâme olan âmir olan ve kendi istikametinde hüküm veren yönüdür. Hani Yusuf (a.s.) Zindandan çıkarken demişti ya . ” Ve mâ überriü nefsi innefse le emmâratün bissui ... ..” (12/53) Bakın nefsi emmâre kötülüğü emreder, işte bu nefsi dünyadan uzaklaştırdım diyor.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > Peygamber efendimiz ve Hz Ebu Bekir efendilerimiz mağara içerisinde onları koruyan iki tane garib nefs-i emmare idi. Birisi örümcek birisi de güvercindi. Bu şekliyle baktığımız zaman nefs-i emmare alemlerin sultanını ve arkadaşını korumuş ve perdelemiş oldu.
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (49 36 YÂ-Si̇n Sûresi̇)
  > Nefsi emmâre gelen hakikat şahidine ve mübeşşirine, “bu işi artık sona erdir çünkü bu beden mülkünün hakimi benim, siz gelirseniz bu mülk benim elimden gidecek, siz bu mülkte bulunan bana, uğursuzluk getirdiniz” diyor. Nefsi emmârenin hükmü ortadan kalkacağı için bu hâdiseler ona uğursuzluk gibi geliyor.
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > Kurban’ın zâhiren eti yenebilen bir hayvân olması gerekliliği bâtınen nefsi levvâme ifâdesidir ki bu nedenle emmâre mertebesi aşılmış olmalıdır. İşte bu nefsi levvâmeyi kestirebilecek gücü çevreye verebilmesidir Kurb’an hakikâti udur. Firavun Mûsâ (a.
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > -Satıcı- Aklı cüz’ü ile hareket eden Târikat mertebesindeki sâlik, -Satıcının arkadaşı-Cibril-i akıl sahibi akl-ı küll -Satıcının kölesi- Sâlik’in nefsi (Nefsi emmâre, levvame ve mülhimesi) Sâlik, akl-ı cüz’ünden kaynaklanan hatasının sonunda ,Cibrîl-i akıl’a bağlanarak Akl-ı küll’e göre hareket ettiğinde, Sâlik’in kölesi durumundaki nefsi emmâre, levvâme ve mülhimesinin hizmetkârlık özelliği faaliyete geçmektedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (150 18 12 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefsimiz de aslımız ama nefsimizi tanıdığımız zaman o gerçek nefis ortaya çıkmaktadır, yoksa nefs-i emmare diye kötülük yapan kötülük yaptıran nefis diye sadece o kadarını bilmiş oluyoruz. İşte Cenab-ı Hakk Âmaiyetinden Ahadiyetine tenezzül ettiğinde Hüviyeti ve İnniyeti ile ilk zuhura çıktı.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > “Dikkat et nefsi emmâren dîni yalanlayarak seni yolundan ayırmaya çalışıyor” ifâdesi bu âyeti kerîmeden alacağımız payımızdır. Yani senin gönül muhabbet dinini yalanlamaya çalışan nefsini gördünmü-anladınmı? Sana nasıl oyunlar yaparak seni gönül muhabbet dini irfaniyetten alı koymak istiyor. ------------------- فَذٰلِكَ الَّذٖى يَدُعُّ الْيَتٖيمَ (107-2) Fe zâlikellezî yedu’ul yetîm.
- **Mâide Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (43 5 Mâi̇de-Sûresi̇)
  > Savaşı kendi bünyesinde yapacak ve emmâre, levvâme ve mülhîme aşamalarını savaşarak geçtikten sonra huzur kalacaktır, ki nefsini müslüman ettikten sonrası ilim ve irfan kazanmaktır. Bunuda çok mükemmel şekilde yapmak lâzımdır çünkü en iyi şekilde yapılmaz ise kişi hangi mertebeye gelirse gelsin o onun başına belâ olur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > Ama bu sefer öldürüyorlar, yani nefs-i emmare hakim oluyor o bedene hükümsüz bırakıyor, ölü hükmünde oluyor. Bir yönüyle budur, bir yönüyle de o üç elçi evvele genel olarak Musa (as) o da bir Rasul, sonra İsa (as) o da bir Rasul, kitabı var, sonra da Muhammed (as) genel dünya çapındaki risalet bu üç elçi bunlar.
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > ) getirdiği safiyet bozulmuştu. Böylece insanlığın tekrar itikatça yenilenmesi gerekiyordu. İşte yenilenme, (Nûh) (a.s.) “necât”ı vasıtasıyla yapıldı, bu yenilenme, Âdem (a.s.) ile yeryüzüne indirilen Hakikat-i İlâhiyye ve Hakikat-i Muhammediyye sistemidir ve işte bu hadise o günlerin yeniden Ulûhiyyetle yani (vahy) ile nefs-i emmâre’den necâtıdır diyebiliriz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Burada nefsten bahsettiği için neden nefs diyor da senin Zat’ını demiyor, beya bir başka Rahmaniyetini demiyor, nefsten bahsediyor, “ sen nefsini nasıl övüyorsan ” nefis bir şeyin zaten Zat’ıdır, nefs-i emmare değil, orada isim benzerliği vardır, biz nefs dediğimiz zaman “şeriat” kelimesi gibi hep o küçük yönüyle anlıyoruz, nefs-i emmare değil, nefs-i emmare nefsin küçük başlardaki bir bölümüdür, Cenab-ı Hakk’ın...
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (21 6 Peygamber (2))
  > ) arası epey açılınca ilk fetret devresi olmuştu ve insânlar, tamamen nefs-i emmârenin hükmü altına girip Âdem (a.s.) getirdiği safiyet bozulmuştu. Böylece insanlığın tekrar itikatça yenilenmesi gerekiyordu. İşte yenilenme, (Nûh) (a.s.) “necât”ı vasıtasıyla yapıldı, bu yenilenme, Âdem (a.s.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Burada nefsten bahsettiği için neden nefs diyor da senin Zat’ını demiyor, beya bir başka Rahmaniyetini demiyor, nefsten bahsediyor, “sen nefsini nasıl övüyorsan” nefis bir şeyin zaten Zat’ıdır, nefs-i emmare değil, orada isim benzerliği vardır, biz nefs dediğimiz zaman “şeriat” kelimesi gibi hep o küçük boyutuyla anlıyoruz, nefs-i emmare değil, nefs-i emmare nefsin küçük baştaki bir bölümüdür, Cenab-ı Hakk’ın...
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > Nefsine zulmedenlerin, Hakk’tan uzakta nefsi emmarenin hayali ve vehimi yaşantıları içinde olanların dost ve yardımcısı yoktur. (Murat Derûni) Maddi anlamda zûlmet : Bu âlemdeki bütün varlıklar “a’yân-ı sabite” leri ge-reğince birer maddi beden elbiseleri giyinerek; letafetleri, kesafete dönüşerek, ağır varlıklar haline gelerek, bu kesafetle Hakk’tan ve özlerinden perdelenmiş olarak zuhur etmişler, ta-biatları ile...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Alem-i imkânda emmârelik ile zuhûr eden nefsin levvâme, mülhime, mutmainne, râzîye, merzıyye, mertebelerini kat'edip sâfiye mertebesinde temekkünü için çok seneler terbiye olunması lazımdır. Nefis ancak mertebe-i sâfiyede temiz ve hazîne-i Hakk'ın emîni olur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > ” Ya'ni arslan, komşusu olan arslanların avlamış oldukları ava mahzâ hayâsından dolayı aslâ iltifât ve tecavüz etmez ve yemez, demek olur. Binâenaleyh nefs-i emmâresinin hükmü altında zebûn olan kimselerden utanma ve hayâ ve adâlet beklemek abes olur. Ve bunların îmândan nasîbleri olmadığına hadîs-i nebevî şâhiddir.
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > Nefsi emmâre enâniyyet/benliği içine girip, kendini Hakk’tan ayrı bir varlık olarak görmek ile, kendine bir vücûd izafe ederek bunu gerçek zannet-mesi ile kendini bir varlık olarak kabul etmesinden dolayı Allah’ın varlığını ortadan kaldırmak isteyenler, Allah’ın düşmanları olmuşlardır, ilen nâri, yerleri ateştir.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > K öpek benzeri bir hayvan düşüp, oradan da benim durduğum yere çarptı ve oradan da uçurumdan yuvarlanıp aşağılara doğru uçtu gitti. Bunun karşılığı emmâre olan nefsin halidir. O da arkadaşımın çayına bahane bulup ona saldıran kişidir. Arkadan aynı şekilde, gene o tepe yerden bir siyah koyun da, aynı şekilde yuvarlanıp, benim durduğum yere düşerek, orada birkaç takla attıktan sonra, oda uçurumdan aşağılara yuvarlandı...
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > Böyle böyle irâdi güç toplamaya başlar. Eski hareketler firenlendikçe kötülükler azalır ve artık yapılmaz hale gelir. Kişi yavaş yavaş üzerindeki (emmâre nefs-in) hakimiyetinden kurtulmaya başlar.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Nefis deryasında gezen nefsi emmâre balığı. Ama içindeki rûhaniyetini hazmedemedi. Yunus Aleyhisselâmın rûhaniyetini hazmedemedi. Dışarıya çıkarmak zorunda kaldı. Ve bilindiği gibi Yunus Aleyhisselâmın oradaki duâsı “ fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Alah inkar ehlinin mani-alarını boşa çıkardığı gibi nefsi emmareninde engellerini boşa çıkarır. Yeterki irfan ehlinin, tevhid ehlinin eli tutulmuş olsun. (Murat Derûni) ---------------- وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَا...
- **NECDET ARDIÇ’IN TASAVVUF ANLAYIŞINDA  SEYR-Ü SÜLUK MERTEBELERİ - Lisans Tezi** — Yavuz Bırak Kır (rfan Mektebi Hak Yolunun Seyr Defteri  lisans tezi)
  > betin önemi 43) Zikir ve mertebeleri 47) 2. Nefis Mertebeleri 51) b)Nefs-i Emmâre 54) c)Nefs-i Levvâme 57) d)Nefs-i Mülheme 60) e)Nefs-i Mutmainne 62) f)Nefs-i Raziye 68) g)Nefs-i Marziye 72) h)Nefs-i
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > ...ün değildir. İslami ve Risali hikmet ve irfaniyetlerini “ FELSEFE ” zarfı içine almak, onları haksız olarak hapse atmak demektir. Vakti geldiğinde ahirete gidildiğinde İnşeallah, Allahımız, bize gönderdiği...
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > B- ” ---------------- Salikin kendi varlığında sıfât mertebesi hakikatleri ve güneş ve ayın hakikatleri idrak edildiği zaman hayali güneş ve nefsi emmare şeytanının ateşi ile olan savaş kazanılmış olacaktır. Bedri münir yani tüm varlığına Nuri Muhammedi aydınlatmış olacaktır. (Murat Derûni) Yolumuza bir ressam hikayesi ile devam edelim; Subject: RESSAM HİKAYESİ Date: Thu, 19 Jan 2012 01:03:48 +0200 BİR RESSAM...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > Eğer aklımız ruhumuz ile birlikte olursa, o beden salâh bulur, eğer nefs ile olur, onun hükmü altına girerse yoldan çıkmış olur, çünkü “nefsi emmâre kötülüğü emreder.” (12/53) halife Âdem en geniş ma’nâ da iki isimle anılır, bunların biri “nefs”tir, Kur’ân da (294) yerde geçmektedir.
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > İşte bir kimsede’de “Hakikati Muhammed’i” doğduğunda Gönül Ka’be’sini dolduran putlar yere kapanıp sec­de ederler, bu putlar “nefs-i emmare” putlarıdır, her türlü maddi sevgiler ve dünyevi arzulardır. Hakikat-i Muhammed’i doğmadan bunlardan kurtulmak ade­ta imkansızdır. Vaktiyle bu putları “Nur’u Muhammediye” ye secde ettirip; sonra da yerlerinden söküp, boşalan yerlere “Hakikati Muhammed’i” nin sevgi ve muhabbet...
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > İşte onlar ateş ehlidir, Nefsi emmâre ateşinin ehli bunlardır işte, Nûr’dan zulmete düşenler. Bunu genel mânâda düşünürsekte aynı şeydir, Cenâb-ı Hakk bizi Nûr’dan hâlketti getirdi bu zulmetin içine bıraktı işte bizler zulmette kalırsak zâten ateş ehli oluyoruz. [8] ----------...
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Enfüsî olarak bakıldığında; yedi yol yedi nefs mertebesi ni ifâde eder: (1) emmâre, (2) levvâme, (3) mülhime, (4) mutmainne, (5) râdiye, (6) merdiyye, (7) sâfiye. Her bir yol, nefsin bir alt mertebesinden bir üst mertebesine geçişini tem-sîl eder. Son olarak, yedi yoldan kasıt, İbn Abbâs'tan rivâyet edi-len " yedi arz hadîsi "nde geçen yedi gezegeni ifâde ediyor olabilir: " Yedi adet arz vardır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > O akl-ı maâş dâimâ emr-i maîşet fikrindedir ve dâimâ hazz-ı nefsi düşünür. Zîrâ bu akl-ı maâş nefs-i emmârenin muînidir. 1844. O İsa'nın eşeği gönül mizacını tuttu; akıllerin makāmında menzil tuttu. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash 1844.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İşte biz de gönül kuşlarını üretip, onları nefs-i emmare hükmünden çıkarıp, terbiye edip, bize yardımcı, bize ilahi haberleri getirecek hale getirip eğitmemiz gerekiyor. Onların hiçbir tanesi dışarıda gördüğümüz uçan leylekler, kuşlar, yerdeki karıncalar değil. Tabii zahir itibariyle onlar. Dedik ya, zahiri vardı, batını vardı, sonra haddi vardı, matlaı vardı, doğuş yeri vardı.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Ancak onların bir telâfisi vardır, daha aşağıya baktıklarında “Hêze min fazlı rabbî” (27/40) bizde bunları yapmışız, şükür diyecekler ama bu duruma düşmeden evvel biz elimizden geleni yapalım arkaya bırakmayalım. Nefs-i emmâre bize hep, “Böyle biraz daha otur, daha sonra yaparsın, yarın yaparsın” der. O yarınlar, biraz sonralar zaten bitmez.
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > Bundan dolayı sâlik "mutmainne nefs" mertebesine gelmedikçe, nefsânî azâptan kurtulamaz; çünkü nefis cehennem tabîatlıdır; kendi hazlarına aslâ doymak ve dolmak bilmez ve her an “hel min mezîdin” (Kaf, 50/30) Ya'ni "Daha var mı?" na'rasını vurur. [39] 1399. Bu nefis cehennemdir ve cehennem ejderhâdır ki o denizler ile eksilmez. Emmâre nefs kalbi yakmakta ve azâb etmekte cehennemdir; ve cehennem ise doymak bilmeyen...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte biz de gönül kuşlarını üretip onları nefs-i emmare hükmünden çıkarıp bize yardımcı ilahi haberleri getirecek hale eğitmemiz gerekiyor. Onlar dışarıda uçan kuşlar yerde yürüyen karıncalar değildir. Tabi zahir itibariyle onlar ama batın itibariyle de vardı sonra haddi vardı sonra matlaı vardı, doğuş yeri vardır, işte bunlarla birlikte o kuşu dört mertebede değerlendirmemiz lazımdır.
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > ” “ Onların üzerinde” Nefsi emmâre ateşi daha dünyada iken yanmaya başlayıp onları çepe çevre zâten daha o zamandan sarmaya başlamıştır. Onlar böylece ruh ve hakikatlerinden hicap-perdelenmişlerdir.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > Bâtın’en bu sûlhler nefs-i emmâre ile levvâme’nin beden mülkünde tesirsiz olmasını sağlayan anlaşmalardır. Bu anlaşmalardan sonra onların güçleri iyice kırılır. Daha sonra da itaate mecbur kalırlar. İşte bu ferdin gerçek manâ da Sırat-ı mürtakıym’de yürümesidir. “müminler için bir işaret olsun.” Hemde mü’min’lere bir Âyet-işaret, gelecekte va’ad olunan fütühat ve ganimetlerin tahakkukuna bir emare ve alâmet olsun.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Neden, Rahmâni değildir? Çünkü nefsî emmâremizin tazyikiyle o sertliği yapıyoruz. İşte Kahhâr esmâsı Hakk’a ait olanı değil, nefsîmize ait olanı kullanıyoruz. Ve bundan da mes’ul oluyoruz. İşte bu Esmâ-i İlâhiyye ile, yâni hayalî esmâ-i İlâhiyye ile, gerçek mâ’nâda Allah’ın Kahhâr esmâsını giyindiğimiz zaman, bakın nefsi olan (99) esmâdan birisi ölmüş, hükmü kalkmış oluyor.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Âdem’in bâtını Zât’ın zuhûru, sûreti ise mahlûkiyyetinin zuhûrudur. Bâtını üstün geldiğinde Hakk’ın Zâtının tecellî mahalli, zâhiri üstün geldiğinde ise nefs-i emmârenin zuhûr mahalli olur. Eğer kişi, bir mürşîd-i kâmilin gözetimi ve himmetiyle kendindeki Rûh-u Sultânî’yi faaliyete geçirir ve güzel bir seyr-ü sülûk ile eğitim ve yol alırsa, bu rûh onu önce Âdemiyyet’ ine ve daha sonra da Mûseviyyet mertebesine kadar...
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > İşte psikoloji uzmanları ruh doktoru değil, isim benzerliği vardır. O nefsi oluşumları düzenlemeye ait bir bilgidir. Nefsi derken nefsi emmare yönlü nefs değildir. Bir insânda akıl, ruh, nefs ve beden vardır. İşte bu nefsteki düzenlemeyi, lâtif bedendeki düzenlemeyi yapmaya çalışıyorlar ki ruhla ilgileri yoktur, ruhtan bilgileri yoktur.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > Ne zaman ki Kahhar esmâsı biz de zuhura çıktı yani bizim hayali ve vehmi var zannediğimiz varlığımızı ortadan kaldırdı ve biz salt Nur olarak, salt ruh olarak kaldık nefsi emmâre, levvâme, mülhime diye bişeyler kalmadı, kaldıysa da bunları olumlu yönde kullanmaya başladık ve onların kendilerine ait bir faaliyet sahaları kalmadı, işte orada o gün bizde bu hâdise tahakkuk etti demektir yani kıyametimiz kopmuş oldu....
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Zira inkâra sapmış emmâre nefsin en temel özelliği hikmeti ve hakikati kabullenmemesi, bunları görmezden gelmesi; kendi arzu, istek ve düşüncelerinin tartışmasız doğru olduğunu zannetmesidir.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > âyetinde; ط فَاقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ “fæktülu enfüseküm” Meâlen : “Nefislerinizi öldürünüz,” ifadesinde belirtilen ölüm ( genel olarak ) “nefs-i emmare” yönlü aldığınız “tatlanma duygularınızı öldürün” demektir. Çünkü o tür duygular gaflete, gaflet de mutlak uzaklığa götürür. Kûr’ân-ı Keriym Taha Sûresi 20/41. âyetinde; وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِي “væstana’tüke linefsiy” Meâlen : “ve seni kendi nefsim için seçtim,”...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Âlemlerde bulunan nefs-i emmâre boğulup, nefs-i levvâme geçilince, birimsel benliğimiz, kalkmış benin altındaki nokta ile “Be” İlâhi benliğe dönüşmüş. (9) sayısına bu ilâhi benlikteki hakiki (1) sayısınıda ilave edince (10) ile Îseviyyet Mertebesidir. “Kesrette Vahdetin” oluşumu ve bu oluşumun (أَحَد) Ahad yani bir olduğu tüm benliklerin bu İlâhi benlikten kaynaklandığı anlaşılır.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Onda emmare, levvame, mülhime nefs falan bir şey yoktu. Neden, çünkü onu meydana getirecek doğum hali zaten yoktu. Onun doğumu da yani kaynağı da latif idi. Ruhani olduğuna işaret ayet-i kerimede de O’nu astıklarını zannettiler, asamadılar” diyor. Zaten ruhtu ruhu nasıl asacaklar ki, çarmıha gerdiler deniyor, nasıl gerecekler ki ruhun neyini gereceklerdir.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Bu temiz aklı üretemediğimiz, oluşturamadığımız takdirde bunları anlamamız mümkün olmaz. Daha önce bahsettiğimiz gül nebulasında olduğu gibi gönlümüz içe-risinde nefsi emmare yağları ve renkleri, levvame yağları ve renkleri, mülhime yağları ve renkleri olduğu sürece, gönlümüze temiz giren bil-giler, o yağlarla yağlanmak sûretiyle vasfını kaybederek çıkar.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Kibir, kendini beğenme, kin, haset, öfke, şehvet ve cimrilik gibi birçok kötü sıfatları hoş görür; ve bu sıfatların hükmünü uyguladığı zaman haz ve lezzet duyar ve bunlardan asla pişmanlık duymaz. İkincisi nefs-i levvâmedir (kendini kınayan nefis). Bu nefis kendisinde nefs-i emmâre hâllerinden bir hâl ortaya çıktığı zaman pişman olur ve kendisini kınar. Üçüncüsü nefs-i mülhimedir (ilham alan nefis).
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani emmareyi aştıktan sonra levvameyi aştıktan sonra yavaş yavaş senin idrakin senin cesed yönüyle de olsa yeni bir hayata yeni bir sürece girmeni sağlamış oldu. Yani eski bakışın eski anlayışın değişmesi evvelce bunların farkında olmadan yaşadığın ölü hükmündeki hayatın yavaş yavaş hayatın gerçek hayata geçmesini sağlaması orada.
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (38 17 İ̇sra-Sûresi̇)
  > Kişi biraz gaflette ve ilgisiz kalıp, bugün şu kalsın, yarın şu kalsın dediği zaman o mertebede hemen nefsi emmâre orduları istilâ ediyorlar. عَسَى رَبِّكُمْ أَنْ يَرْحَمَكُمْ وَإِنْ عُدْتُمْ عُدْنَا وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِرِينَ حَصِيرًا (8) Asâ Rabbüküm en yerhameküm* ve in udtüm udna* ve cealna cehenneme lil kafiriyne hasıyra; “Olur ki Rabbiniz size merhamet eder.
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ)
  > Orada sözü geçen nefsi burada başka mânâda almak gerek ki o senin öz varlığındır, hakîkatındır yoksa o levvâme, emmâre ve mutmainne isimleri ile anılan nefis değildir. Belki de orada nefs kelimesi ile işaret edilen mânâ, zâtı ilâhî'nin tüm olarak yabancısı olanlardır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç (152 20 9 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefsin egemenliği altında olduğundan, nefs-i emmare hükmünü alıyor. Akl-ı küll’e çalışırsa hepsi akl-ı külle hizmet etmiş oluyor ve onlara da rahmeti olmuş oluyor. O maden mertebesindeki ruhu süzdürerek, süzgeçten geçirerek onu da aslına ulaştırmış oluyor. İşte insanın aynı zamanda o mertebelere olan rahmeti de budur.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > ...esini zuhuratında öldürür bu sefer, “levvâme” neftsen “mülhime” nefs-e terakki ettirilir. Yine samimiyetle derslerine devam eden sâlik’in karşısına zuhuratlarında bu sefer insânlar çıkıp ona her türlü mâni...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > "Füsûn-ger"den murâd hîlekar olan şeyh-i kâzibdir. Ya'nî taaccüb olunacak şeydir ki, sen tamâmiyle nefs-i emmârenin hükmü altında zebûn iken mürşidlik da'vâsına kalkıp hileler ile nefs-i emmâre sahibi olan halkı başına topladın. Binâenaleyh ey Arab kavminin lekesi!
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Diğeri, insân-ı kâmili bulduktan sonra onun göstereceği düzen dairesinde çalışarak nefsin mertebeleri olan emmâre, levvâme, mülhime ve mutmainne mertebelerini geçmektir. Bu da iç âlem yolculuğudur. Hakk Yolcularından bazısı birçok zaman dış âlem yolculuğunda ömrünü ziyan ettikten sonra bir insân-ı kâmile ulaşır ve iç âlem yolculuğuna başlar; ve rehberin emrine itaat edip bu yolun hakkını verirse, amacına ulaşır.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > Emmaredeki yırtıcı hayvanları, levvamedeki ehli hayvanları öldürmesi işte seyri sulukun ne kadar gerçekçi bir yaşam olduğunu bu hadisi şerif bile tasdik etmekte. Kullanılan sistem o, bakın o hayvanların öldürülmesi hakkında. Tarihi manada İbrahim’e gelen koçta burada bahsedilen koyun. İbrahime gökten geldi o koç, ressama da gökten hayvanlar çizdiriliyordu ben içini dolduruyordum diyor, ibrahime dışı da içi de...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Nefs-i emmâre bizi madde beden olarak bize kabûl ettirdiğinde ve bu şekilde ölerek dünyâdan ayrıldığımızda kendimizi bu şekilde kabûl ettiğimizden dolayı topraktan çıkmayız, toprak olur kalırız ve toprağa gömülü olan bedenimizi böcekler yedikçe, dünyâda yaşıyorken hissettiğimiz acının aynısı o nefs-i emmâre o zaman dahi hissedecektir.
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > Burada elif’in en alt mertebesi olan birinci Nefs-i emmâre mertebesi-noktası aynı yoldan yukarıya yükselmeye bir mahal ve (Mi’râc) merdiven’dir. Dal ise bütün bunların dört mertebeden, şeriat, tarikat, hakikat, marifet mertebelerinden Hakikat-i Ahadiyyet’in; mim de Hakikat-i Muhammedi’nin zuhur mahalli olan Hz.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Bunları oluşturan ana güce “nefsi emmâre” denmektedir. İşte dervişlik süresinin başlarında bu güçlerin kurb’an edilmesi gerekmekledir. Ancak insânda daha başka güçler de vardır. Onların faaliyete geçmesi de “veled-i kalb” “kalbin oğlu” ifâdesiyle yerini bulmaktadır.
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > 6s 5 - Nefs-i Radiyye, 4 - Nefs-i Mutmainne, 3 - Nefs-i Mülhime mertebeleridir. Yirmi rahmet ise, 2 - Nefs-i Levvâme, 1 - Nefs-i Emmâre mertebesinde olanlara verilir ki, bunların bakışları sadece yüzeyseldir. Nereye bakıp ne gördüklerini bilmeden, taklitçi bir gidişat içinde fakat iyi niyetleriyle yirmi rahmet alırlar.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Fakirin görülmesi rabıta üzere olunduğundur, Aslan veya kaplan nefsin en güçlü halleridir onunla savaşmak emmare nefsinle savaşmaktır. Dişinin kırılması nefsi beslenmesinin kısmen devre dışı kalmasıdır. Çocuğun öldürülmesinin istenmesi, “veled-i nefs/nefsin oğlu” nun öldürülmesinin istenmesidir.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > ...dediği” bu hakikatleri idrak etttiğini belirtmiş oluyor. Burada yakîn olarak sabahladım dese, bura da onu herkes anlayamaz. Çok büyük izahlar gerektirir. Yani ef’âl mertebesinde olan îkân’ın ne olduğunu an...
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Nefs-i emmâresi kuvvetli ve vehmi hayali ma’nâda derinleşmiş başka güçlerin hükmü altına girmiş olan kimselere vakit harcamak, vakti çok bol olan kimselere göredir bizim vaktimiz ancak bize yetiyor, bizler bütün âlemin terbiyecisi olacak halimiz yok, Cenâb-ı Hakk onların karşılarına da uygun birilerini çıkarır İnşeallah.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > Daha önce bahsettiğimiz gül nebulasında olduğu gibi gönlümüz içerisinde nefsi emmâre yağları ve renkleri, levvâme yağları ve renkleri, mülhime yağları ve renkleri olduğu sürece, gönlümüze temiz giren bilgiler, o yağlarla yağlanmak sûretiyle vasfını kaybederek çıkar. Bu da onun hakikatine hiç de saygı göstermemiş olduğumuzun işareti olur. Allah cümlemizi gerçekten Rabbimizin kendi istediği şekilde idrak sahibi olan...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > Tahlil edildiğinde daha henüz mutmain olmamış bir kâlp, yapmak istemediği halde nefs-i emmârenin hükmüne girerek bir fiili işlemek ve o işlenmiş fiilden sonra da nefs-i levvâme mertebesinden pişmanlık duyarak kendini levm eden kişinin hali olduğu açık olarak görülmektedir ki; sizin durumunuzda olan bir kimsenin hâli olmaması gerekir. Ayrıca, özel yaprakta belirttiğiniz: “Bu ek bilgiyi yazıp yazmama hususunda çok...
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > İşte bu sırada içinde özünde bulunan nefs-i emmâre’sinin, “emr etme” sevdası yeniden canlanmaya başlar ve o kimse kendini, hiç farkında bile olmadan bu halin içinde bulur ve ayırt etmesi adeta imkânsız hale gelir. Bu halde olan kişi yaptıklarının (İlâh-î benlik) çerçevesinde oluştuğunu zanneder, kendisine ve çevresine de o gözle bakmağa başlayarak, nefs-i emmâresinden gelen ve (tevhid-i hakiki) olduğunu zannettiği,...
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > Bu dünya âleminde bulûğa eren ve (nefs-i emmâre) tesirinde olan kimse, yukarı da bahsedilen biçimde çalışmalarını sürdürdükçe yavaş, yavaş manen güçlenmeğe başlar. Nefs-i Emmâre’de kendine hakim olamayan yapmış olduğu her işte, “oh olsun, ne iyi yaptım,” diyen ve pişmanlık duymayan kişi, (nefs-i levvâme) ye ulaşınca, az da olsa şuurlanmaya ve pişmanlık duymaya başlar.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ancak bir telafi durumu var, daha aşağıya bakarak da هَذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى 27/40 “bu rabbimin fazlındandır” ya rabbi bu kadar yapmışız şükür diyeceğiz, ama bu duruma düşmeden evvel elimizden geleni yapalım, arkaya bırakmayalım, ama nefs-i emmare ve iblis bize hep öyle demekte her gün her an, biraz da otur sonra yaparsın hadi şu dizi de bitsin sonra yaparsın yarın yaparsın, işte o biraz sonralar, yarınlar bitmez,...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Nefsani manada emmare lafzını taktığımız zaman o kişideki bir ahlak belirtilmiş oluyor gene o nefis de nefsin bir mertebesidir. Bunların tuşları var değil mi, bu nefsin birer mertebeleri bu aslın nefis budur. Bunu açıyorsun hızlı ses veriyor, bir mertebe basıyorsun hafif ses veriyor bir mertebe alıcı tarafına basıyorsun alıyor bir mertebe, verici tarafına basıyorsun veriyor işte bu nefis.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) nefs-i emmaresi levamesi, mülhimesi yoktur, neden çünkü bunlar suret yani beşer insana babadan geçer, onun beşeri bir babası olmadığından nefsin birinci bölümü ona geçmedi (emmare, levame, mülhime) geçmedi. Cebrail’in (a.s.) nefh ettiği o nefa-ı ilahiyede ne özellikler varsa onlar geçti.
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > İnsandan kasıt ise nefsi emmâre ve nefsi levvâ-mesi olmayan yâni bu düzeyleri geçmiş olan mânâsınadır. Nefsâni olsun Rahmâni olsun üzerine bindiğimiz isme rızamız ile binmişizdir, bizi zorla kimse bindirmemiştir.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ama mana itibarıyla oğlu olarak niye çünkü oğul babanın sırrı en çok sevdiği şey diyelim kendinden meydana geldiği için en çok sevdiği, o halde oğuldan maksat sevgidir. Ondan maksat kişinin maddi âlemdeki sevgileridir. Bu da nefs-i emmare ile meydana geldiğinden levvame ile meydana geldiğinden, işte orada koçun kesilmesi rüyanın esas tabiri olarak emmare ve levvame nefsin kesilmesi olarak idi.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Bâtın’en bu sûlhler nefs-i emmâre ile levvâme’nin beden mülkünde tesirsiz olmasını sağlayan anlaşmalardır. Bu anlaşmalardan sonra onların güçleri iyice kırılır. Daha sonra da itaate mecbur kalırlar. İşte bu ferdin gerçek manâ da Sırat-ı mürtakıym’de yürümesidir. “müminler için bir işaret olsun.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Tatbikata vakit geçirmeden başlamak isterseniz, Maile eklediğim bizim el kitabımız olan (14-İrfan mektebi) kitabının baş tarafında, özetle nefsin tanımından sonra gelen (Birinci nefsi Emmâre) dersini okuyun yazdığı gibi tatbikine başlayın, herhangi bir sorunuz olursa her zaman sorabilirsiniz. Elinizde iki orta büyüklükte not defteri olsun birine zuhuratlarınızı yazın, eğer yazılmaz ise unutulabilir bu yüzden kayıt...
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Eğer Terzi Baba kervanını görüp, biadını yaptığında, Hz. pirimizin teshir gücü ve de kendi gayretleri neticesinde bir müddet sonra emmârenin köleliğinden kurtulur ve hürleşir. Bunu da ancak sadece Efendi vasfını taşıyan hazret yapabilmekte dir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Eğer bu imtihânlara tahammül ederse nefs-i mülhimeye terakkî eder ve orada da imtihânlara ma'rûz kalır. Eğer mukavemet edemezse yine nefs-i emmâreye sukūt eder. 524. Dîn yolu o cihetten şerr u şûr doludur. Zîrâ her muhannes gevherin yolu değildir.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > ...tmesi ve kendi beşeriyetine varlık vermesi ve bunu vermekle kendisini ilâh edinmiş olmasıdır işte bundan büyük zulmet olmaz. Dünya zaten tabiat zulmetinde yoğun olduğundan bunu da var zannetmek Nûr’a en büy...
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > (36) Elif ve bir : ………………………………………………………………………..(36) Elif ve nefs-i emmâre basamaği : ……………………………………(36) Emr-i irâdî ve emr-i teklifî : ………………………………………………37) Ene ve ente : …………………………
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Çünkü insanın içinde fıtratında bulunan (nefsi emmâre) o gönle ve bedenin tamamına sahip çıkmış ve kendi kontroluna almıştır işte bu yüzden bir bakıma bedenlerimiz/vücûd evlerimiz, nefsi emmârenin istilâsında’dır, ( nefsi emmâre kötülüğü emreder) ve oraya Hakk ilmini ve irfaniyyetini sokmak istemez bir sürü meşguliyet ve vesveseler ile kişiyi yolundan saptırmaya ve oyalamaya çalışır ve çok zaman da muvaffak olur,...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Ya'ni, "Hak Teâlâ hazretleri lutuf ve inâyeti ile hem kesîf bulut mesâbesinde olan nefs-i emmâre ve hem de sis mesâbesinde bulunan nefs-i levvâme ve mülhimeye can nûrunu bağışlayıp, nefs-i mutmainne mertebesine getirir; ve Allah Teâlâ nûr-ı cânı kime îsâl edeceğini ve bu nûru kabûle kimin müstaid olduğunu en çok bilicidir.
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > ) dan Hazreti Muhammed, Hakikat-i Muhammedi, Hakikat-i Ahadiyyet’ül Ahmediyet, mertebesine birleyerek sâkin olup mekân tutup gelen Celâl tecellilerini Cemâl tecellilerine çeviren sâliklere Ramazan Bayramı yaptırıp Halife-i Şahsiye olmalarını sağlayan ve bu hakikatlerin halkedilmesi ve doğumunun yapılması için Marifetin Celâl tecellisi ile sâliklerin Nefsi emmâresini ilim kapısı Hz. Ali Kerremellahi Vechenin Zülfikâr...
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Nefsi emmârenin hırs yönü oyun oynayıp, Akl-ı külle gönül evladının kanlı-kara beden elbisesini getirmişti. İşte bu bir “ Kanlı Kurt Ay” akıl tutulmasıdır. Bunun hakîkat-i ve yaşantısı efendimiz (s.a.v.) ve kâmil varislerinin yaşantısında mevcuttur.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > Mina’da nefsi emmâre yani nefis şeytânı taşlandıktan sonra Kûrb’an bayramının 4. Günü kişi oluşan Celâl tecellisi ile nefsini keserek, bu eti etrafındakilere ikram etmesidir. Bilindiği gibi mertebelere riâyet şarttır. Celâl tecellisinin belirtildiği beyitlerde rû’ya ve hayâlden ibâret olan bu âlem Muhammediyyet mertebesinden yorumlanmıştır.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Bu yedi (7) mescid ise, “etturu seb’a” yedi (7) nefis mertebesini; onların fethini ifade etmektedir. Zor kırılan taş, “nefsi emmare”, “nefsi levvame”, “nefsi mülhime”yi ifade etmektedirler. Oldukça zorludurlar, ancak ( لَا ) “lâ” kılıcı ile parçalanabilirler.
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necdet Divanı)
  > İstiğfar salâvat tevhid oku, Başlar isen açılır Cennet yolu, Gönlüne batınca aşkın oku, Hemen duyarsın manâdan koku. Evvelâ nefsi emmare gelir karşına, Vur Zülfikârı ALİ aşkına, Bakma haline döner şaşkına, Bir daha vur ALLAH aşkına. Kan akar yerlere saçılır, Kişi sonra levvameye seçilir, Burada da nice günler geçilir, Aşk şarabı yavaş yavaş içilir.
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇)
  > Zulüm insânda o kadar ileriye gidiyor ki artık o nefsi öldürme derecesine ulaşıyor ve burada nefsten kasıt İlâh-î varlığın zuhurudur yoksa nefsi emmâre değildir. Ve ayrıca öldürmeyin emri diğer şekilde bakışla yaşatın demektir yani İlâh-î varlığınızı faaliyete geçirin demek istiyor.Rahîm olmasa zâten seni ihata etmez, sana şah damarından yakın olmaz. Cenâb-ı Hakk bize rahmet etmiş ise bizimde kendimize en az O’nun...
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > ) ve diğer peygamber hazeratı yalanlayanların işleri (umur) emirleri, nefsi emmare kaynaklı olduğu için nasıl bir işletmede, bir fabrikada, bir müdür veya ülke yönetiminde başkan olur veya bakanları olur, belediye başkanları olur işler bunların kontrölündedir ve onayından geçmetedirler. Âlemin düzenini kuran Allah c.c. bu düzeni kurduda başıboş mu?
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > ...âlikler için emmâre ve levvâme mertebeleri, nefisteki olumsuz sıfatların etkisini ortadan kaldırmaya yönelik çabanın öne çıktığı iki önemli aşamadır. Şimdiye kadar ki...
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ve böylece gece yürüyenler gibi deryadan geçeceklerini zannettiler, ancak nefsi emmâreleri onları aldatıp nefis denizini üzerlerine kapadı nefsi emmârenin askerleri kendi nefs denizlerinde boğuldular.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Nefsin emmareden itibaren mertebeleri vardır, safiyeye doğru gittiği zaman teskiye edilmiş oluyor, temizlenmiş oluyor. وَلاۤ اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ 75/2 temizlenmiş olan nefse yemin olsun, Bir de varlığın bizatihi kendi varlığının kimliği yani kendisi onun nefsidir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Eğer nefsimizi veripte bu eli tutmamış isek bilelim ki, “nefs-i emmâre’nin elini tutmuş onu kendimize dost edinmiş oluruz. Bu hususu çok iyi düşünmemiz gerekmektedir. İnsân oğlu mutlaka bir “yed-el” tutar, yani bir yöne yönelir, dikkat edelimde o “yed-el” ve yön Hakk’ın eli “yedullah” ve hakk’ın yönü “Vechullah” olsun.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > ...Emmâre, Nefsi Levvâme ve Nefsi Mülhimeni kestin mi? Senin senliğin kalkıp, beni (اَنَ) “Ben” de bulursan. Yani bir (اَنَ) “Ben” olan Terzi Baba’nın, ma’nâ terzisi dük...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Bâtın’en bu sûlhler nefs-i emmâre ile levvâme’nin beden mülkünde tesirsiz olmasını sağlayan anlaşmalardır. Bu anlaşmalardan sonra onların güçleri iyice kırılır. Daha sonra da itaate mecbur kalırlar. İşte bu ferdin gerçek manâ da Sırat-ı mürtakıym’de yürümesidir.
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > Seyr-i süluk yoluna çıkan bir sâlik açısından emmâre nefsi, ilk başlarda demir gibi sert ve kabadır. İşlenip yararlı hale getirilmesi için yumuşatılması yani eğitilmesi gereklidir. Çünkü bu sertlik kendisine ilahi hakikatlerin ulaşmasına engel teşkil ediyor. Dâvud’luk mertebesinden kişinin kendisine verilen hikmet ve bilgi ışığında, demir gibi olan nefsindeki kabalıklar eritilip yumuşatılarak hakikatlerine...
- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (51 81 Yeni Tekvir suresi)
  > ” ********* Nefsaniyyet ormanlarımızda yaşamakta olan vahşi hükmünde olan nefsâni oluşumların ortaya çıkmasıdır, çünkü o anda onların faaliyet sahaları ellerinden alınmaktadır. Nefsi emmâre faaliyetini ortaya getirebileceği bir mahâl bulamamaktadır çünkü kişide artık sâdece ölüm korkusundan dolayı bütün güçler tek yere toplanmaktadır.
- **İbrâhîm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (45 14 İ̇brâhîm-Sûresi̇)
  > Bu “ene” nefsi emmâre îtibarıyla ortaya konan benliktir. Bu benlik gerçek ilâhi benliği kaplayıp örtmüş olan benliktir. Bizlerde bu ambalaj kağıdı gibi gerçek ilâhi benliğin üzerini kaplamış olan benliği gerçek benlik zannederek sahiplenmişiz.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > ...bilindiği gibi Yunus Aleyhisselâmın oradaki duâsı “ fe nâdâ fizzulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.” (21/87) Balığın karnından çıkması-nın tek ilâcı kelime-i tevhid’dir. İşte Y...
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (258 44 45 Ku Ker Yol  DUHAN Sûresi   Murat Derûni)
  > ” ********** Nefsi emmâre ve askerleri, akıl Mûsâ’sı, fikir Hârun’unu ve onların halkını, takib ederek kendilerini de aynı halde zannederek arkalarından denize girdiler. Bunun üzerine su onların üzerine kaparak bu su ile gark olmuş-nefesleri kesilmiş oldu. Benî İsrâîl-e kuru bir yol olan aynı geçit, onları boğan su oldu. ---------------- كَمْ تَرَكُوا مِن جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ {الدخان/25} (44/25) “Kem terakû min...
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Adından da anlaşılacağı üzere bu kısım yedi merhaleden oluşur. Bunlar sırasıyla şöyle adlandırılırlar: 1. Nefs-i emmâre 2. Nefs-i levvâme 3. Nefs-i mülhime 4. Nefs-i mutmainne 5. Nefs-i râziyye 6. Nefs-i marziyye 7. Nefs-i sâfiye Bu kısımda kişi, “enfüsî” yani içe dönük çalışmalar yaparak kendi varlığında mevcut hakikâtlerini tanımaya başlar.
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > Emmâre, levvâme, mülhime nefs mertebeleri zaten zulmet içinde onlar kapalıdır, fakat mutmainne, radiyye, mardıyye, sâfiye nefs mertebelerini ortaya çıkartamaz ise işte onlara zulmedilmiş oluyor. Belirli çalışmalar sonucu bunları ortaya çıkaran kişi Hz.
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (50 76 İ̇nsan Sûresi̇)
  > (Nûn) () Rahmâni yönde faaliyet sahasında kalınırsa n ûr-u İlâhî’dir ancak terbiye edilemez ve emmârelikte kalınırsa n âr-ı cehennem’dir. (Fe) () fevkalâde özellikler mânâsınadır. (Sîn) () insânın gerçek hüviyetidir. “Âdem” kelimesi (Elif), (Dal) ve (Mîm) harflerinden oluşmaktadır. (Elif) () Ahadîyyet mertebesidir.
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kevkeb Yıldız)
  > Dört köpeğin kafes içine alınması , yine eskiden kalan bazı nefsi emmâre düzeyinde olan ahlâkın kontrol altına alınmasının ifadesidir. Fakat birinin acınarak bırakılması, nefsi emmarenin sizi zorladığı bir yerinde sureta Haktan gösterip kafeslenmekten kendini kurtarmasıdır.
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ölüm Hakkında Kıyamet)
  > Bu öldürme nefsi mânâda olan şeyleri yâni nefsi emmâreyi öldürmektir. Öldükten sonra herşey nasıl aslına dönüyorsa kişinin nefsi ve rûhu da kendi asıllarına döneceklerdir. Bunun yanında kişi nasıl bir yaşam sürmüş ise ona göre kabir hayâtını mahşer gününe kadar azâb veyâ sevinç içerisinde sürdürecektir.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Nefs-i emmâre ile ünsiyetimiz oldu. iblis taifesiyle ünsiyetimiz oldu. Ve nefahtü Âdem-i hakiki ile ünsiyetimiz oldu. İnsân-ı kâmil ile ünsiyetimiz oldu. Hakikat-i Muhammed-i ile ünsiyetimiz oldu. Rahmâniyyet ile ünsiyetimiz oldu. Ulûhiyyet ile ünsiyetimiz oldu.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Afaki normlar galebe çaldığı ölçüde şer’i hükümler merkezi ele geçirecek, emmârenin enfüsi dürtüleri afaki normları püskürttükleri oranda ise merkez, yeniden emmârenin işgali altına girecektir. Bu gelgit, Efendi Baba’mın da vurguladığı gibi nefsi’ni tanıma kemalâtıyla tahakkuk edene kadar, yani enfüsi âlem, yani nefis tam anlamıyla tesviye edilene kadar sürecektir.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > İşte bu sırada içinde özünde bulunan nefs-i emmâre’sinin, “emr etme” sevdası yeniden canlanmaya başlar ve o kimse kendini, hiç farkında bile olmadan bu halin içinde bulur ve ayırt etmesi adeta imkânsız hale gelir. Bu halde olan kişi yaptıklarının (İlâh-î benlik) çerçevesinde oluştuğunu zanneder, kendisine ve çevresine de o gözle bakmağa başlayarak, nefs-i emmâresinden gelen ve (tevhid-i hakiki) olduğunu zannettiği,...
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > Böylece insanlığın tekrar itikatça yenilenmesi gerekiyordu. İşte yenilenme, Nûh (a.s.) “necât”ı vasıtasıyla yapıldı, bu yenilenme, Âdem (a.s.) ile yeryüzüne indirilen Hakikat-i İlâhiyye ve Hakikat-i Muhammediyye sistemidir ve işte bu hadise o günlerin yeniden ulûhiyyetle yani “vahy” ile nefs-i emmâre’den necâtıdır diyebiliriz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Gelmişler “nefs-i emmareden nasıl geçeyim ben?” diye Arif bir efendiye ricaya geliyor. Arif efendi diyor ki, “kardeşim, sen nefs-i emmareyi geçmeyi bırak da oraya nasıl gelinir evvela onu öğren.” Yani gelmediğin bir yerden nasıl geçeceksin?
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Vaktâki hırs ile vâki’ olan hücûmu netîcesinde tutulduğu tuzağın bağından, onun hodbinlik ve gurûru kırılır; nefs-i levvâme onun üzerine fırsat bulup bâtınından söylemeye başlar. Ma’lûmdur ki, nefs-i insânî iktisâb ettiği sıfatlara göre birer isim alır: Nefs-i emmâre dâimâ fenâlığa ve fisk u fücûra mütemâyil olup bunları icrâ ile emreder; ve nefs-i levvâme yaptığı fenâlıklardan peşîmân olup niçin yaptım diye kendini...
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ancak tabi ki buraları da tehlikeli yerlerdir, aynı kapıdan başka hayaller de gelmeye başlar, işte emmare, levame, mülhime bilhassa burada mülhime mertebesi çok mühimdir, çünkü ilhamla beraber evham da gelir. Burası çok enteresandır, onun evham olduğunu fark edemez, ilham zanneder, işte onun için yalnız başına gidilmez, rüya vasıtasıyla ve yaşantısı idraki anlayışıyla takip edilir.
- **Ahadiyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç (47 Ahadiyyet)
  > La realidad en la creencia ⎯[Iman]. Los estados del ego ⎯[Nafs]: emmare, levvame, mulhime, mutmeinne, radiye, merdiyye, safiye. Los estados del cielo, y el rango de Anhelado Abrahán (as) El rango del Anhelado Moisés (as) La existencia (1) y la no-existencia (0) en unísono y el estado del Anhelado Jesús (as) La pluralidad (11) en la Unidad y el rango del Anhelado Mahoma (sav).
- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (05 Salat)
  > ) (6) İmanın hakikatleri. (7) Nefis mertebeleri. (Emmare, levvame, mülhime, mutmeinne, radıye, merdiyye, safiye) (8) Cennet mertebeleri. (10) Varlık ve yokluk birarada. (11) Birlikteki çokluk.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > (چ) Arapça bilindiği sağdan sola yazıldığından akl-ı küllden, nefsi külle doğru yazılıştır. Latin harfleri ise soldan sağa, nefs-i külle doğru yazılmıştır. Yani nefsi emmare ile sol tarafından bu A-rabça harfe bakıldığı zaman harfin karın bölgesindeki noktalar görülmez ve görülen-görülemeyen (ح) “Ha” Hakk’tır.
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > İstiğfar salâvat tevhid oku, Başlar isen açılır Cennet yolu, Gönlüne batınca aşkın oku, Hemen duyarsın manâdan koku. Evvelâ nefsi emmare gelir karşına, Vur Zülfikârı ALİ aşkına, Bakma haline döner şaşkına, Bir daha vur ALLAH aşkına. Kan akar yerlere saçılır, Kişi sonra levvameye seçilir, Burada da nice günler geçilir, Aşk şarabı yavaş yavaş içilir.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Ancak, anlaşılması gerekli olan şu ki, Âyet-i Ke-rîme’lerin içinde olan (fetih-açılım) lar’ımızın gönül âlemimizde nerelerini ve ne kadarını kendi bünyemizde (fetih) edip açabiliyoruz. Yani daha evvelce farkına bile varmadan nefs-i emmare tarafından istilâ edilmiş olan gönül ve akıl hanelerimizi temizleyerek yeniden bize ait hür alanlar haline dönüştürebiliyormuyuz?
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > İşte bu nefsin hakikatinin ne olduğunu bilmeyenler burasını okuduğu zaman nefsine hamid kıldı deyince nefs-i emmaresine hamd ediyor hükmünü çıkartır, bu anlayış ise batıldır. Alemi kendi nefsine hamid kıldı, çünkü insan suretinin bakası, zahirinin bakası ve hayatı ve insanlığı ve kemalat-ı ilahiye tahsili ve kendi varlığı suret-i ilahiye üzere (Allah Âdem’i kendi sureti üzere halk etti) mahluk olmasıyla vasıflanması...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > Yani secde eden bir kişinin arkasında ayakta duruyor, aynı kişinin bâtın iç hali, Nefs hali, Emmâre hali ayakta duruyor. Nefsinin işte, kendi Şeytanının, nefsinin şeytanı fotoğrafta ayakta duruyor. Ne kadar yoğunmuş ki, bakın fotoğraf bile alabilmiş. Yani nefsaniyetinin yoğunluğunu zahir cihaz bile tespit edebilmiş, yoksa onlar latif, zahir cihazlar pek tespit edemezler onları.
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç (18 Hz.Pey.R ya da.g rmek)
  > Başlarda safiyetle seyreden Hakk yolculuğunda kişi yavaş, yavaş kendi öz benliğini bulmaya başladığında, kendinde bir güven ve mutmainnî-lik hali başlar. İşte bu sırada içinde özünde bulunan nefs-i emmâre’sinin, “emr etme” sevdası yeniden canlanmaya başlar ve o kimse kendini, hiç farkında bile olmadan bu halin içinde bulur ve ayırt etmesi adeta imkânsız hale gelir.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Çünkü emmare değildir ki efali kendisine isnad ile davaya kıyam etsin. Yani kendi fiillerini dava etmeye kalksın ve levvame değildir, ki böylece efali kendine muzaf kılarak kendini levm etsin. Burada hep kendi varlığı vardır. Kendi kendini levm etsin.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ne zaman ki o motorun dişlilerini ileriye gidecek şekle döndürürüz ki Müslüman olması da o demektir, o zaman biz iki motor ile aynı yöne giden daha güçlü ve daha güvenli yol almış oluruz ve de hızımız da artmış olacaktır. Ama bu da onun emmare, levvame, mülhime mertebelerine kadar en az eğitilmesi lazımdır. Ondan sonra ancak Müslümanlığa doğru ayak atıyor, sonra Müslüman olmaya çalışıyor.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > ...ânî varlığının ve madde âleminin darlığında sıkışık bir hâlde yaşamını sürdürür. Yûnus (a.s.), altıncı âyetin yorumunda ele alındığı üzere, üç karanlığın içinden Hakk'a ilticâ ettiğinde nefs-i emmârenin dar...
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan (Mübarek Geceler Bitirme Tezi)
  > İşte bir kimsenin gönlünde "hakîkat-i Muhammedi" güneşi doğduğunda gönül Kâbe'sini dolduran putlar yere kapanıp secde ederler. Bu putlar "nefs-i emmâre" putlarıdır. Yani her türlü maddi sevgi ve dünyevi arzulardır. Gönülde "hakîkat-i Muhammedi" güneşi doğmadan Bir kimsede, “hakîkat-i Muhammedi" güneşi doğana kadar farkında olmaksızın oluşan nefs ateşi aralıksız yanmaktadır.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > Sâlik/yol ehli, evvelâ nefsi emmâreye gelecek, sonra oradan geçmesini öğrenecek, daha sonra da, diğer nefislere doğru yoluna devam edecektir. “ Nefsini bilen rabbını bilir ” hükmü ancak ondan sonra tahakkuk eder. Nefsini tanıyamayan bir kimsenin ise Rabb’ını tanıması zâten mümkün değildir. Bunlar olmadan daha yukarılara ulaşmak da mümkün değildir.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Bu bağlamda taşın sertliği nefs-i emmâre’mizin sertliğidir diye yorumlayabiliriz.. Rabb-i Hass’ının hükmünde her herhangi bir değişikliğe uğramadan, sert yapısıyla normalde ne tepki ortaya koyması gerekiyorsa her olay karşısında onu ortaya koyarak yaşama hali yani.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > Peygamberlerini reddeden cahiller, kendilerine iyiliği tavsiye eden ve hiçbir karşılık beklemeden bu güzel yolu gösteren Salih insanlara söz söylerken aslında kendilerine yazık ettiklerinin farkında değillerdir. Emmare nefs üst katları bilmediği için herkesi kendi gibi görür. İnsanları, alemi tanımak için seyr-i evtan eylemek lazım!
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 17** — Terzibaba - Necdet Ardıç (149 17.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Bu alemin varlığını daha kesin bilmen sendeki o mertebenin haliyle onları anlaman daha kolay olur. Nefsi emmare mertebesi hayal vehim mertebesi sende varsa onun karşılığı dışarıda da olacaktır. Melekler alemi sende de var sendeki melekleri idrak edersen bendeki melekleri melekiyet mertebesini idrak edersem, dışarıdaki melekleri daha kolay anlayabilirim.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > İnsan, beşeri ilmini bu ilimle değiştirmesi gerekiyor. Bunu değiştirmesi için de nefsini değiştirmesi gerekiyor. Burada söz konusu olan emmâre, levvâme nefsler. İlim mertebesinde meydana gelen bu sûretlere a’yân-ı sâbite denir. Vâhidiyet a’yân-ı sâbite karşılığıdır.
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (253 49 41 Ku Ker Yol  Hucurat  Sûresi   Murat Derûni)
  > Her nefis mertebesinin bir özelliği vardır ve eğitildiği zaman kişiye faydalı olur. Onun için adalet ile aralarının düzeltilmesi ve barıştırılması gerekir. Aksi takdirde kişi nefsi emmare yaşantısına döner ve hakikatinden uzaklaşır. (Murat Derûni) “Yere göğe sığmam mü’min kulumun gönlüne sığarım” ifadesiyle hadis-i kudsîde belirtilen ise, insan gönlü olan bâtın gökyüzüdür.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **Değmez Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (23 De mez dosyas)
  > Murat oğlum, görüyorsun bak nefs-i emmârenin ne tür çeşit çeşit ahlâkları varmış nasıl nefsinle etrafına bazı hususlarda kene gibi yapışmışsın daha da bırakmak istemiyorsun ikaz edildiğin halde devam yapışmanı devam ettirmişsin. İnşeallah bu zuhuratınla keneliğin artık bitmiş olur.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (13 ve Hakîkat-i İlâhiyye)
  > ( آدَمُ ) Âdem ismini meydana getiren ( م ) mim ( ُ ) dal ( ا ) elif asli sembolleri ve “Âdem” ismi, Hazret-i Ahadiyyet-e ulaşmanın ilk şifresi ve anahtarı olmuştır. Burada elif’in en alt mertebesi olan birinci Nefs-i emmâre mertebesi-noktası aynı yoldan yukarıya yükselmeğe bir mahal ve (Mi’râc) merdiven’dir. Dal ise bütün bunların dört mertebeden, şeriat, tarikat, hakikat, marifet mertebeleri’nden Hakikat-i...
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Hani deniyor ya “nefsini bilen Rabbını bilir” Rabbı bilmeyi, nefsin bilinmesine bağlamıştır. Ve bu nefis dediğimiz bizim aslımız hakikatimiz, emmare dediğimiz nefis değildir. Yani bizi kötülüklere götüren nefis değildir. Nefsin ne olduğunu nasıl ifade etmişlerdir, “nefs o şeyin hakikatidir” demişlerdir.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Ahmet Avni Konuk (Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi)
  > Eğer onların meyli tabîat tarafına olursa, bedende müstevlî ve mutasarrıf olan ancak tabîat olup dâimâ istîfâ-yı lezzât ve şehevât-ı hissî ile emreder; ve ahlâk-ı zemîme ma’deni ve ef ’âl-i seyyie menbaı [25/4] ve evsâf-ı kabîha menşei olduğu için ona “nefs-i emmâre” derler. Ve eğer terbiye olunursa “levvâme”, “mülhime”, “mutmainne”, “râzıye” ve “marzıyye” mertebelerini kat’edip kendi küllü ve kemâli cânibine...
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İlahi hayalin tespit ettiği hakikatler başka beşeri hayalimizin yani nefs-i emmare hayalimizin kurduğu hayal bambaşka ve çok küçük bir hayaldir . Fakat böyle olmakla beraber onlara uyku isnâd olunup uyku diye isimlendirilmez. Yani hayal alemine hazret-i hayale gittiğinde yani o alemi idrak ettiği halde ama ona uyku denmez.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani emmareyi aştıktan sonra levvameyi aştıktan sonra yavaş, yavaş senin idrakin senin ceset yönüyle de olsa yeni bir hayata yeni bir sürece girmeni sağlamış oldu. Yani eski bakışın eski anlayışın değişmesi evvelce bunların farkında olmadan yaşadığın ölü hükmündeki hayatın yavaş yavaş hayatın gerçek hayata geçmesini sağlaması orada.
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (118 52 Tûr Sûresi̇)
  > Ayrıca kemdinde emaneten bulunan bulunduğu görev bakımından çevresinde bulunanları hükmetme yönünden takındığı tavırlar ile kendini mutlak hakim zennetmiştir. Ve nefsi emmârenin en hazzı emretmek ve istediğini yaptırmak zevkidir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Her mertebenin korkusu kendine göre. Emmâre mertebesi korkusu başka, levvâmenin başka, mülhimenin korkusu başka yani her mertebe, şeriatın, tarikatın, hakikatin, marifetin korkuları başka.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Neydeki yedi mertebe âşıkın yedi mertebesine mîsaldir. (Yegâh, Âşiran, Irak, Rast, Dügâh, Segâh, Çârıgâh) mukâbillesi (Emmâre, levvâme, mülhîme, mutmainne, râdiye, merdiyye, sâfiye) Akl-ı cüz'iden geçmeyen akl-ı külliye mahrem olamaz.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Dünyâ âleminde kirlendiğiniz gibi yine orada temizle­nin, öyle gelin. Bu temizlik için günde bir saat bana yeter, yirmi üç saat sizin olsun.» Bazen nefsi emmâre, nefsi mutmainne üzerine galebe çalar. Deccal'ın zuhuru gibidir. Hazreti İsa'nın gökten zuhuru ile Deccal'ı katletmesi, rûhun nefsi emmâreyi tekrar katletmesi gibidir.
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > Gecenin ve gündüzün değişmesinde nasıl bir döngü, bir denge ve bir yenilenme varsa; emmâre nefsin etkisi altındaki kalbin karanlığı ile ilahî nefha olan ruhun aydınlığı arasında da öyle bir devr-i daim vardır. Gafletin gecesi çekilince, kalbin ufkunda iman ve marifetin güneşi doğar. Böylece Allah Teâlâ, ruhların semasından rahmet yağmurları indirir; kalp toprağına vâridat-ı rabbâniyye yağar, onu diriltir, yeşertir,...
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > Dışardan bir tesir olsun ki eğitilsin. Nefsi Emmârenin dışını bilmiyorsun ki içinde. İçinde olan içindekini nasıl eğitecek ama işte hayal ve vehim, zan. İşte onu yap, bunu yap ömür zaman geçip gidiyor.
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > )ın da'vetini kabûlden istinkâfında Fir'avn, Cenâb-ı Mûsa'ya ne şey ile âsî olmuş idiyse, o şeyin sûretidir. [25¹/84] Ya'ni Fir'avn Hz. Mûsâ'ya "nefs-i emmâre”si sebebiyle âsî olmuş idi. “Asâ” Fir'avn'ın bu nefs-i emmâ- resinin sûreti idi. Nâgâh o asâ, “sübân-ı mübîn”, ya'ni herkes tarafından görülebilen bir ejderhâ oldu.
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye)
  > ] âyet-i kerîmesinde beyân buyurulduğu vech ile her bir nefs-i mutmainne dahi, İsmâîl (a.s.) gibi marzîdir. Çünkü “emmâre” değildir ki, ef'âli kendisine isnâd ile da'vâya kıyâm etsin; ve “levvâme” de- ğildir ki, kezâlik ef'âli kendine muzâf kılarak kendini levm etsin? O mevt-i ihtiyârî ile cemî-i ef'âlinden fânî olmuş ve kendisinde ef'âl isnâd edecek bir vücûd görememiştir.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Bu sebeple hakikat ehli, vâkıa ile a‘lâ-yı illiyyîne yükselirken; iddia sahipleri esfel-i sâfilîne düşerler. Böylece Hak Teâlâ, emmâre nefsin zan ve vehimlerini aşağıya çekerken, yakınlık mertebelerine yönelmiş, huzura ermiş kalplerin himmetlerini yukarı taşır. Ruh, Melik ve Gaffâr olan Hakk’ın müşâhedesinden doğan ilâhî lütufların menbaına doğru yükseltilir.
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > Bunlar için dünyâda rezillik, âhirette de büyük bir azap vardır.” Görüldüğü gibi burada da yuzkera anılmasını , anılmak olarak yorumlanmıştır. Bu hitap nefs-i emmâre üzere yaşayışlarını sürdüren kimselerin dünya ve ahret rezillik hallerinden bahsetmektedir. *******...
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Şeytan-iblis İnsânda ki; Nefs-i Emmâre, “Nefs-i benliği” ifade eder, onun karşılığıdır, eğer eğitilmesse yukarıda belirtilen isimler bilhassa Kahhar ismi o vücudu istilâ eder ve hükmünü mutlak yürütür, kendi kurguladığı fikir ve düşünceleri kişisine belki zorla tatbik ettirir en fazla bozgunculuğu “var-ı yok, yok-u ise var” göstermesidir ki; bu hâl gerçek değerleri alt üst eder. Bu hâlde iken o kimse ne yaparsa...
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > Mevcut olan akarsuyu şarta göre bir gün deve bir gün kavm kullanmakta idi, böylece suları azalmış ve sıkıntıya düşmüş, “nefs-i emmâre” olan kavim zorlanmaya başlamıştı, bu yüzden (Nakatullah-Allah-ın devesi) ni boğazladılar. Deve ve inek, bilindiği gibi nefs-i levvameyi ifade etmektedirler. Ben-î İsrâîl-in ineği kavmin nefislerinin rabb’ı, muhabbetlisi olduğundan kesmekte çok zorlandılar diyeti, çok sevdikleri...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İşte bu kimseler kendilerinde bulunan üç halleri ile yaşarlar, yani (nefsi şahsiye olan/nefsi benlik) ancak bu benlik nefsi emmâre kaynaklı benlik değil, (Nefsi İlâhi) kaynaklı olan nefs'dir. Diğeri ise, (izâfi benlik) ve üçüncüsü ise (İlâh-i benlik) tir. Bunların hepsini hakikatiyle yaşar ki bunlarda, (Nefsi benlik/bireysel şahsiyyeti) (izafi benlik/ehli beyt) hakikatini (İlâh-i benlik ise/ehlullah hakikatini)...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Biraz evvel anlatmak istediğimiz, insanlara mahsus yedi mertebenin Arapçadan alınma daha açık ve umumi şekli: 1-Sadır, tûrı evvel: Nefsi emmâre – Seyri ilallah – Alemi şehadet – meyil – şeriat, mâvi – Cumartesi – kamer yani ay – Adem Aleyhisselâm. 2-Kalp: Nefsi levvame – Seyri Billah – Âlemi Berzah – Muhabbet-darı, tarikat - Sarı, Pazar - Utarit – Nuh Aleyhisselâm. 3-Ruh: Nefsi Mülhimme, seyri Alellah – Âlemi Ervah...
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > ...yordur bu âlemin. Sadece taşta, toprakta, ağaçta, evde, binada değil. Kuruda veya yaşta hareket halinde veya durağan ne varsa bu âlemde bunların hepsi Kûr’ân ın nüshaları, sayfalarıdır. Görünüşte büyük Kûr’...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Fakire göre "beş"ten kastedilenin beş duyu olması uygundur; ve "yedi"den kastedilenin de nefsin mertebeleri olmasıdır ki, onlar "Emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râzıye, merziyye ve sâfiye"dir. Bu beş duyu ile nefsin mertebeleri, cismaniyet âlemindendir.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Bunlara ayrı birer mahal ve mekân verirler. Bunları geçmek sûretiyle Hakka ulaşacağız derler. Diğer taraftan nefis terbiyesiyle giderler. Emmare, Levvame, Mülhime diye. Onlar da o şekilde hareket ederler. Fakat gerçek vahdet ehli der ki, bunlar ayrı, ayrı şeyler değil.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ruhla bedenin birleşmesinden “NEFİS” meydana geliyor, işte bütün bu yaşadığımız yaşantılar, duygular, kin, nefret, sevme, bunların hepsi nefiste yaşanan hadiselerdir. Kişi isterse kendini çalışma suretiyle sırf salt ruha dönüştürüyor neticede isterse nefs-i emmare olarak toprağa dönüştürüyor. Bütün varlıklarda esma-i ilahiyenin bir kısmı zuhurda bariz olarak üç beş tane esma zuhurda ama insanda bütün bu esma-i...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ayrıca bu kıymetini anlamamakta ısrar etmekte ve kısa süreli nefsi emmâre içinde olduğu dünya yaşantısını tercih edep, İlâh-i ve ebedi hayatını heba etmekte, gerek birey gerek toplum olarak, hazin bir sona doğru sür’atle gitmektedir.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Hayvan-ı natıktan nefs-i natıkaya geçtiği zaman insan çok büyük aşama kaydetmiş oluyor. Bu ilahi nefis emmare nefis değildir. Nefs o şeyin Zat’ıdır. Yani Zat’ı ile kaim olan bir varlığa ifade edilen veya o mertebenin yaşantı sistemini çalıştıran meydana getiren kaidelerini ortaya koyan da bu kudsi hadislerdir.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Şeytan-iblis İnsânda ki; Nefs-i Emmâre, “Nefs-i benliği” ifade eder, onun karşılığıdır, eğer eğitilmesse yukarı da belirtilen isimler bilhassa “Kahhar” ismi o vücudu istilâ eder ve hükmünü mutlak yürütür, kendi kurguladığı fikir ve düşünceleri kişisine belki zorla tatbik ettirir en fazla bozgunculuğu “var-ı yok, yok-u ise var” göstermesidir ki; bu hâl gerçek değerleri alt üst eder.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > Zâhir gökyüzü yedi kat (tabaka) olduğu gibi, gönül gökyüzü de yedi tabakadır. Bunlar yedi nefis mertebeleridir. Birinci tabaka “Nefs-i Emmare” dir. Diğerleri; “levvame”, “mülhime”, “mutmeinne”, “radiye”, “merdiye, safiye” diye isim alırlar. Gerçek bir eğitim ile bu mertebeler aşılır.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Mûsâ’ya “nefs-i emmâre”si sebebi ile âsî olmuş idi; asâ Fir’avn’ın bu nefs-i emmâresinin sûreti idi. O asâ bu sebeble yılan oldu. Fir’avn’ın nefs-i emmâresi, kötü ve yılan dahi kötü idi. Bunlar kötülükte bir iseler de, sûretde aslâ birbirine benzemezler.
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > ) in bildirdiği büyük cihattır. Bu cihad ile nefsin kötü ahlakları aşama, aşama güzel ahlak yönüne dönerek nefsi emmare, levvame ve mülhimesi kendine zarar vermekten faydalı olmaya dönecektir. (Murat Derûni) Allah ismi de, ism-i câmi olduğundan bütün isimleri bünyesinde toplamıştır.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > ..., Altıncı turda olursun merdiyyeli, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? Yedinci turda sâfiye zuhur eder, Kalmaz gönlünde üzüntü keder, Rabb’in senide örtüde gizler, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? Hüccac dö...

## İlgili Kavramlar

- [Nefs-i Levvame](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-levvame) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — part_of
- [Tasavvuf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tasavvuf) — part_of
- [Nasut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nasut) — related
- [Kelime-i Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kelime-i-tevhid) — related
- [Sırat-ı Müstakim](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sirat-i-mustakim) — part_of
- [Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevhid) — related
- [Zikir](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/zikir) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — part_of
- [Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevhid) — related
- [Kelime-i Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kelime-i-tevhid) — related
- [Sırat-ı Müstakim](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sirat-i-mustakim) — part_of
- [Zikir](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/zikir) — related
- [Nefs](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs) — related
- [Nefs-i Levvame](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-levvame) — related
- [Nasut](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nasut) — related
- [Tasavvuf](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tasavvuf) — part_of
- [Kerbelâ](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kerbela) — related
