# Ölmeden Evvel Ölmek

> Hadis-i şerif: 'Ölmeden evvel ölünüz.' Mevt-i iradî; nefsin fânîliğinin hayatta iken idrâki.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/olmeden-evvel-olmek

---

## Tanım


## Giriş
Tasavvufun temel ilkesi. "Mûtû kable en temûtû."

## Tanım ve Kavrayış
Ölmeden Evvel Ölmek, "Mûtû kable en temûtû" hadîsine dayanan tasavvufun temel ilkelerindendir. Fizikî ölümden önce **nefs-i emmârenin öldürülmesi** — ego'nun fenâsı. Bu, gaflet ölümünden uyanıştır. Nefsin Hakk'ta kayboluşu ve Hakk ile bekâsı — bu iki aşamayı birlikte içerir. Sâlikin nihâî hedefi budur.

## Fusûsu'l-Hikem'de Ölmeden Evvel Ölmek
İbn Arabî için *mûtû kable en temûtû*, sâlikin *fizikî ecelinden önce nefsanî ecelini* yaşamasıdır — *fenâ-i ihtiyârî*; ardından *Hak ile bekâ*.

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekât ve İnfâk)
  > Ve tarîk-ı Hak’ta beşeriyet pabucunu çıkarıp yalın ayak yürüyünüz! Kalbleriniz ile Hakk’ı görürsünüz ve nefislerinizin şerrinden kurtulursunuz.” Şimdi, bu hadîs-i şeriften anlaşılır ki, mevt-i irâdîden sonra erişen en büyük fâide kalb gözüyle Hakk’ın müşâhedesidir.
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî'den Hikâyeler)
  > "Ölmeden Evvel Ölmek" Prensibi: Denize düşen kişinin boğulup hareketsiz kaldığında su yüzeyinde kalması örneği üzerinden, Konuk tasavvufun temel prensiplerinden "Ölmeden evvel ölünüz!" emrini açıklar. Beşerî vasıflardan fani olup iradeyi terk etmek, ilahi iradeye tabi olmak demektir.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura)
  > İşte tasavvufta "ölmeden evvel ölmek," dedikleri; ecel gelmeden evvel kendini ilminde, idrâkinde bir an için ölmüş farz ederek "Hakkın nuruyla nurlanmak, kuvvetiyle diri görmek," demektir. O'nun nefhasının mevcudiyetini kendinden uzak görmemek demektir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > " "Kubbe"den kasıt, insân-ı kâmilin dergâhıdır. "Meşhed", şehitlerin defnedildiği yer anlamına gelir ve bundan kasıt, "Ölmeden önce ölünüz!" sırrına mazhar olan sâliklerin o dergâhta bulunmasıdır. "Ferkad", kuzey kutbuna yakın iki yıldızdan her birinin adıdır ki, ikisine birden "Ferkadân" derler.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bakara Sûresi)
  > Tefsirciler siz ölüler idiniz derken siz daha dünyaya gelmeden yani ana rahminden evvelki hal olduğunu söylüyorlar, oysa siz ölüler idiniz derken siz demek sûretiyle bir varlığın olduğunu yani yaşayan bir varlığın olduğunu fakat ölü hükmünde olduğunu anlatıyor, ve aslına bakarsak ta biz ölüyüz, yani kendimizi tanıyıncaya kadar , yaşımız kaç olursa olsun kendimizi idrak edemediysek, tanıyamadıysak ölü hükmündeyiz,...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Ya'ni, baban olan akl-ı küllün çizdiği hudûd-i ilâhiyye dâiresine rücû' ettiğin ve eğri hareketden vazgeçtiğin vakit kendi irâdeni onun irâdesine terk etsen ve bu hâl içinde mevt-i irâdî ve ihtiyârî ile ölmüş olursun. Ve hâlin, من مات فقد قامت قيامته ya'ni, “Ölen kimsenin kıyâmeti kopar” hadîs-i şerîfine mâsadak olur.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gülşen-i Râz ve Şerhi (1))
  > Huyun çıkması için “ölmeden evvel ölünüz” hükmünün yaşanması lâzımdır. Kişi pis huylarını azaltabilir ancak ne kadar azaltsa da “ölmeden önce ölünüz” hükmü gerçekleşmeden bu pis huylar kişiden çıkmaz. Kişi bu şekilde bunları terk ettikten sonra artık pis huy denilen şeyin varlığını müşâhede edemez hale gelir.
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ölüm ve Kıyâmet Hakkında)
  > Bu hususta ehlullah’tan biri şöyle demiştir; “ Bu dünyâya gelenler giderken iki şeyden hâli kalmadılar, ya canlarını ten eyleyip gittiler (ki bu zarûri ölümdür) ya tenlerini can eyleyip gittiler (ki bu da “ölmeden önce ölünüz” hükmüyle belirtilen ölümdür)” Bir âilenin çocuğu dünyâya geldiği zaman çevrede bulunan görevliler ve âile fertleri o çocuktan ses çıkmasını isterler çünkü zâhiren hayât belirtisidir ancak...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Çünkü onlar ahirete kendilerinin vehmedilmiş varlıklarıyla ve vücutlarıyla intikal ettikleri ve dünya hayatlarında iradî ölüm ile ölmedikleri için ruhları bu vehmedilmiş varlıklarının ve vücutlarının hapsi içinde ve haşr u neşrde türlü türlü sıkıntılar çeker. Şemsî-i Sivâsî'nin (k.s.) beyti: "Ölmeden önce ölünüz" sırrına mazhar olan, Haşr u neşri bunda gördü, sur üflenmeden! Ve hadis-i şerifte "Agâh ol! Allah'ın...
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Kelime-i Îseviyye)
  > Mevt ile hicabın ref suretiyle yani kişiler öldükleri vakit ahirete intikal ile hicabın refi ile kaldırılması ile veya daha evvelki “muti kable ente muti” ölmeden evvel ölmek suretiyle refleri suretiyle yani hicabın kaldırılması suretiyle Hak ile hasıl olacak huzurdan evvel zikretti.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Esintiler (4))
  > Tavaf etmek için hazırlanan başka evlatlarınızda var. Onların ellerinde tespihleri var. Biz tavafta ne söyleyeceğimizi bilmiyoruz. Sonra yanımıza bir bayan yaklaşıp tavafta “La ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerikeleh lehu’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr” dememizi söylüyor.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (Karagün Dostuyum (Cilt 2))
  > Baktılar ki, hepsi boşmuş. Aralarında vatanı asli dedikleri o âleme, ölmeden evvel ölmek sûretiyle yâni ihtirasları, ibtilâları terk ederek hakikat yoluna yöneldiler, bir zarar görmediler. Fahrî âlem Efendimiz (Bazı insanlar derin bir uykuya dalmışlardır, ancak ölünce uyanacaklardır) buyuruyorlar.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mü'minûn Sûresi)
  > Hadîs-i şerifte " mûtû kable en temûtû " ( ölmeden önce ölünüz ) şeklinde ifâde edilmiştir. İradî ölümü daha bu dünyâda iken tadanlar için, zorunlu ölüm artık bir son ve korkunç bir yok oluş değil, fânî olandan Bâkî olana bir "vuslat kapısı" hâline gelir.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet)
  > Halkı da dalalete sevk edip, insanların en şerlisi olurlar çünkü onun nefsani kuvvetleri ve hayvani sıfatları henüz ölmemiş “Ölmeden önce ölünüz“ sırrına mazhar olmamıştır. “Zamanımızda zahir ve batın hep Hakk’tır biz bunun böyle olduğunu anladık şeriat nizam-ı alem içindir, böylece hakikati hale muttali olduktan sonra namaza abdeste ve oruca ne ihtiyacımız vardır” deyip heva ve nefsine ve heveslerine uyan birtakım...
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ra'd Sûresi)
  > Bu sertlik kırılmadıkça, ilâhî hakikatin tohumları ekilemez. Tava getirmek; nefsin tezkiyesi, kalbin rikkati, teslimiyetin zuhurudur. İşte bu, “ölmeden önce ölünüz” emrinin özüdür. Nasıl ki ziraatçi tarlasını işler, tohum eker, sonra rahmet yağmurunu beklerse; sâlik de bedenini işler, kalbini hazır hâle getirir ve ilâhî feyzi bekler.
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye)
  > ] emrine tebaan, ölmeden evvel ölmek ve fânî olmak keyfiyetine kaçıp ilticâ eyledim; ve bu sûretle maksad-ı hilkatin husûlüne ve rızâ-yı şerîfinin istihsâline sa’yeyledim” der. İnsân-ı kâmilin şem' gibi olan vücûdu, âteş-i aşk-ı ilâhî ile yanınca, artık ondan âsâr ve sıfât-ı nefsâniyye zâhir olmaz olur. Fakat bu teşbîh bir cihette tahallüf eder. Sûrî olan zulmeti ref'etmekte, ateş mutlakā bir mumla kāim olmak lâzım...
- **Kelime-i İdrîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İdrîsiyye)
  > “Mevt-i irâdî”, tarîk-i Hakk'a sâlik olanların riyâzât-ı şedîde ve mücâhedât-ı kesîreye muvâzabatla sıfât-ı nefsâniyyelerini imhâ etmeleriyle zuhûra gelir. مُوتُوا قَبْلَ أَنْ تَمُوتُوا [Ölmeden evvel ölünüz!] hadîs-i şerîfinde emr buyurulan mevt budur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Ölümsüzlük ölümü bize helâldir ve azıksızlık azığı bize ihsandır. Doğal ölüm olmaksızın bize isteğe bağlı olarak ölmek ve "Ölmeden önce ölünüz!" sırrına mazhar olmak, bize helâldir; ve görünen azıksız ve nafakasız olmak, bize azık ve ihsandır.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Ya'nî âlem-i hisden âlem-i misâle ve âlem-i misâlden âlem-i ervâha ve âlem-i ervâhdan âlem-i a'yâna ve a'yândan esmâ ve şuûnât-ı zâtiyyeye intikāl edemezler. Ancak mevt-i irâdî zevkini tadıp, vech-i bâkînin şühûdunda helâk olan kimse, bu fenâdan sonra bekā bulup uyanır ve bu sûretde de ma'nânın sûrette cilveger olduğunu ve suver-i halkıyyenin ma'şûk-i hakîkînin hüsnüne âyîne bulunduğunu keşf-i ma'nevî ile bilir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > "Kıyâmetten evvel kıyâmet düzmek" budur ki, Resûl-i Ekrem Efendimiz'in bi'set-i seniyyeleri envâ'-ı kıyâmetten bir nevi'dir; zîrâ kıyâmet halkın haşr u cem'ini müstelzimdir; halkın ictimaiyâtında bir inkılâb-ı azîm vâki' olduğu gibi, kıyâmetin dîğer nevi'leri de vâki' olmuştur, şöyle ki: Resûl-i zîşân Efendimiz'in irşâd ve da'veti üzerine, ümmetinin havâssı arasında mevt-i irâdî ve ıztırârî vâki' olmuştur ki, bu...
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (Aşk ve Muhabbet Yolu)
  > Ölmeden evvel ölmek; ihtiras ve iptilâlardan geçerek kâmil olmak, gönül küpünü temizlemektir ki oraya ilâhî tecellî dolsun. Kulluk sıfatları Hakkın tasarrufuna geçsin. Herkes gönlündeki arzûnun kölesidir. Değil Allahın; âşıkın ateşiyle bile cehennem ateşi sönmektedir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > " ve Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri ليس في جبتى سوى الله yani "Benim cübbemin içinde Allah'tan başka yoktur." Ve Ebu'l-Hasen Harakanî hazretleri لو عرفتمونى لسجدتمونى yani "Eğer beni bilseydiniz, bana secde ederdiniz!" ve Hz.
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sebe' Sûresi)
  > Kıyâmet , Efendimiz Aleyhisselâm’ın “ölmeden önce ölünüz” diye buyurduğu, dünyada yaşarken irâdi olarak gerçekleşebileceği gibi, Fiziki manada ise, ölümün tadılmasının oluşturacağı farkındalığa küçük kıyâmet ; mahşer sürecinin oluşturacağı farkındalığa da büyük kıyâmet denmiştir. Bir sâlik açısından değerlerdirdiğimiz de kendi nefsi varlığının sona erip hakkâni varlığının başladığı süreç kendisi için kıyametinin...
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kâf Sûresi)
  > ...y olarak bildiğin sürece bu senin en büyük günahındır, bundan daha büyük günahın olamaz diyor. [52] “ İz- -T- ” ---------------- يَوْمَ تَشَقَّقُ الْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ {ق/44} (50/44) “Yevme teşakkaku-l-ardu ‘anhum sirâ’â(an) zâlike haşrun ‘aleynâ yesîr(un)” (50/44) ,bize O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Sûresi)
  > " "Ölüm gelip çatmadan evvel, şehvani ve nefsani hislerinizi terk etmek suretiyle bir nevi ölünüz” [42] buyurmuştur. Ölümden sonra hakiki dirilmek, kıyam etmek bu hayali beden ve varlık anlayışından ölmek ve haiate dirilmektir. (Sahih-i buhari tercümesi cilt 11 s. 133) şöyle bir Hadîs-i şerif vardır.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir)
  > [98] Genel olarak sonbahar mevsim, celâl tecellisi ve ahir-ahiret olduğu anlaşılmaktadır. Kişinin daha bu dünya hayatında “mute kalbe ente muti” “ölmeden önce ölünüz” Efendimiz (s.a.v) tavsiyesine uyup ihtiyari bir şekilde ölüp ahir-ahiretlerini bu beden toprağını eşeleyerek bulup, Marifeti İlâhiyyeyi Hakk’ın gözü olup müşahade edenler ve bu bulduklarını taliplililerine aktarmasıdır.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6))
  > “ Şahid” ismini almak için, yani gerçek şehid-şahid olmak için o yolda ilk önce “fenâfillâh” hakikati ile ölmeden evvel ölmek lâzımdır. Bahse konu olan kişi daha henüz, bu sahaya bile girmiş değildir. Daha sonra da, “Ve eşhedehüm alâ enfüsihim” (7/172) yani “onlar evvelâ kendi nefisleri üzerine şahit oldular” hakikatini şuhuden yaşamaları lâzımdır.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hûd Sûresi)
  > “Bilinsin ki, arifin kalbine zatî ilâhî tecelli eriştiğinde, onun vücudu, bu ilâhî tecellide erir gider. Ve fenafillah dedikleri hal budur ve bu hal “Mutu kable en temûtû” yani “Ölmeden önce ölünüz!” gereğince ölmeden önce ölmektir. Bu hâlin ardından arifin maddesel vücudunun hükmü düşer ve hakkânî vücutta zahir olur ki, bu da fenadan sonra bakâdır.
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Hikâye, Birçok Yorum)
  > İnciri 7 yıl yememesi 7 nefis mertebesini simgeliyor. Sâfiye mertebesidir. Kahhar zikrini hatırlatıyor yâni ölmeden evvel ölmek gibi. Beşeri varlığından soyunmuş olması beden mülkünün de bizde emanet olduğunu, gaflette olmamamızı.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zuhruf Sûresi)
  > Hayali ve vehimi varlıklarından ifna olarak Hakk’ta fani olacakları yer dünya hayatı olduğu için hayali olarak ölmüşler ve bir daha onlara ölüm yoktur. (Murat Derûni) Temenni edilecek tek ölüm Efendimiz (s.a.v)’in “ölmeden önce ölünüz” diye buyurduğu ölümdür. Bu ölüm ise şuur ve idrâk olarak eski anlayışımızın kalkmasıdır. (Sahih-i buhari tercümesi cilt 11 s.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları)
  > Kabirlerdekiler ba's olunup zahir oldu; sudûrda olan şeyler temyîz olunup meydâna çıktı. Sûrun âvâzı geldi; rûh maksada vâsıl oldu." Ve Şemsî-i Sîvâsî (k. s.) buyurur. Beyt: "Mûtû kable en temûtû" sırrına mazhar olan Haşr u neşri bunda gördü nema-i sûr olmadan Sıfât-ı ilâhiyyenin tecellîsi ile kulun sıfâtı mahvolması, misâlen bir demirin ateşte kıpkırmızı olmasına benzer.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (TB. Fusûs Mukaddimesi)
  > Nitekim ( ) Efendimiz: مَــن ْ مَــات َ فَقَــد ْ قَامَــت ْ قِيَامَتُــه ُ“Ölen kimsenin kıyâmeti kopar” 51 buyururlar. Üçüncüsü; “mevt-i irâdî ve ihtiyârî” ile olur. Sâlik bu mevt ve kıyâmetten sonra âlemde neş’e-i âhiret üzerine yaşar. İşte buna mebnîdir ki, meyyite münkeşif olan ahvâl hîn-i sülûkünde sâlike de münkeşif olur; ve bu hâle “kıyâmet-i suğrâ” tesmiye ederler.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Terzi Baba (Cilt 2))
  > Ben insanın sırrıyım" kudsi hadisinde belirtilen hakikati nefsin özünden özüne tecelli mahalli olarak, bu sırrın açılma yeri; "Ölmeden önce ölünüz" hadisi şerif sırrıyla ebedi Hayy ve Hu; "Beni gören Hakkı görmüş olur" hadisi şerif tecellisi ile...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Mürşid-i kâmilin terbiyesiyle sâlikin nazarından kendisinin mevhûm olan benliği ve âlemin vücûd-ı mevhûmu kalkar; ve bilcümle taayyünâtın vücûdu ittihad edip şey'-i vâhid olur ve nazarında ancak Hakk'ın vücûdu kalır. Buna "mevt-i irâdî ve ihtiyari" derler. موتوا قبل ان تموتوا Ya'ni "Ölmeden evvel ölünüz" buyrulması bu ma'nâyı beyân eder.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tasavvuf Izâhları)
  > İhtiyari ; ihtiyarlama ölümü değil, kişinin isteğiyle ölmesidir. Peygamberimiz (s.a.v.)'in belirttiği gibi: Muti kable ente mut , yani meşhur olan hadis-i şerif, ölmeden önce ölünüz . Kişi oruçlarıyla, namazlarıyla, ibadetleriyle, yaşantılarıyla nefsani ma’nâdaki hakimiyetini, ruhani manadaki hakimiyetiyle değiştirdiği zaman, yani vücudunun üstünde nefsinin hakimiyetinden çıkıp, yapmış olduğu belirli çalışmalarla...
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye)
  > Vahid olarak, tek olarak kalmasıdır. “Mutu kalbe ente mut” Hadis-i Şerifinde emir buyurulan (bu peygamberimizin bir emridir.) “Ölmeden önce ölünüz” buyuruyor. Ölmeye çalışınız falan buyurmuyor, Hakiki mü’mine yani tevhid ehline bu bir emirdir. Aynı zamanda da farzdır.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Sûresi)
  > “Kıyâmetten evvel kıyâmet düzmek” budur ki, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in bi’set-i seniyyeleri envâ’-ı kıyâmetten bir nevi’dir; zîrâ kıyâmet halkın haşr u cem’ini müstelzimdir (gerektirir); halkın ictimâiyâtında (sosyal yaşamında) bir inkılâb-ı azîm vâki’ olduğu gibi, kıyâmetin diğer nevi’leri de vâki’ olmuştur, şöyle ki: Resûl-i zîşân Efendimiz’in irşâd ve da’veti üzerine, ümmetinin havâssı arasında mevt-i irâdî ve...
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ankebût Sûresi)
  > İşte o onların varlık mayası oldu ama bu ne zaman meydana geliyor, “mevt” ile hicabın refi suretiyle hasıl oluyor. İster öldükten sonra ister dünyada iken ölmeden evvel ölmek suretiyle olsun. Onlar mevt ile veya yevm-i kıyamet­te ba's ile hicabın mürtefi' yani perdelerin açılması olması hâlinde, huzûr-ı Hak'ta kâim olduk­ları vakit, yani ahirette perde kalktığı vakit yani dünya şeriatı yani dünya şartları ondan...
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zümer Sûresi)
  > " İllâ men şâallâh " ( Allâh'ın diledikleri dışında ): Zâhiren istisnâ edilenlerin kimler olduğu tartışmalıdır; en yaygın kabul dört büyük melektir. Bâtınen ise istisnâ edilenler, daha evvel fenâ ve bakâ'ya ulaşmış, " Mûtû kable en temûtû " ( Ölmeden önce ölünüz ) sırrına ermiş kimselerdir. Onlar için yeniden "ölmek" yoktur; zîrâ zaten ölmüş olanı öldürecek bir nefha bulunmaz.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 18)
  > Kim ne soracaktır ki, hepsi sahibini bulmuş ortada bir şey kalmamış ki sorulacak kimse kalmamış sorarsa Allah’tan sorsun. Çünkü hepsi ondadır, O’na da kim soracak ki bir şey. Ölmeden evvel ölmek, ölmüş kişiye bir şey soruyorlar mı, kabrine başına gidip te şunu ver bunu ver, yok yok ki zaten kendi yok yoktan yok çıkar, bunu herkes gayreti nisbetinde yaşar, ama bunu yaşamaktan bilmesi çok büyük bir hadisedir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003))
  > Ama bunun dışında çok geniş bir âlem çok geniş bir dünya olduğunu idrak ettiğinde ufkunu genişlettiğinde, gerek yaygın vaziyette gerek mirâci yani şâkulî olarak yükseklere doğru genişlettiğinde ayağa kalkmış olur. Ölüm Bahsi Yani kendine gelmiş yani uyanmış olur işte buna da “mutü kalbe en temut” yani ölmeden evvel ölmek deniyor. Neden ölmek? Bedenden değil nefsinden ölmek yani şartlanmalarından sınırından...
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enbiyâ Sûresi)
  > Ayrıca en büyük perde de kendi bireysel varlığımızdır. Bu dünyada iken madde ötesine ulaşmamız ancak “ölmeden evvel ölmek” ile veya rû’yada görmek sûretiyle mümkün olabilmektedir, bu da ayrı bir yaşam sistemidir. Şimdi mevzuumuzla ilgili birkaç kelimenin lügat mânâlarını vermeğe çalışalım.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180))
  > Resülullah’ın nefh etmesiyle Kur’an’ı (Kur’an Zat’tır) Zat’ı nefh etmiş oluyor. Onun için Cenab-ı Hakkı ötelerde değil kendimizde aramamız gerekiyor. “Ölmeden önce ölünüz” – hadis- İşte bunun için Azrail (a.s.) lazım. Yani mertebe-i Azrailiyetin üzerimizde faaliyete geçmesi lazımdır.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bakara Dosyası)
  > Senin imân’ın öyle büyük ki, o kadar değerli ki indimizde diyerek edilen bir yemindir kıyâmet gününe edilen yemin. Levvâme nefs, kıyâmet günü için, yani ölmeden evvel ölmek hâli için yapılan hazırlığın geçilmesi gereken ilk adımıdır. Kişinin içinde bulunduğu iki ana hâl vardır.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (İnci Tezgâhı (1))
  > NÜKTE: ************ Bir bahar değil azmin önünde bin bahar varmış Hicranla ağaran o saçlar Değil geri duran kalp ihtiyarlarmış Ölmeden evvel ölmek bilmez kimse ne demek Bilen zaten saçlarını ağartmaya başlamıştır bile Senin oğulların senin gibi olamazlar En azından iyi insanlar onu biliyorum.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 20** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sohbet Arası Sohbetler CD 20)
  > Haşr suru üflendiğinde hayvani ve nebâtî ruhu toplanıp ruh ve ceset birlikte mahşerde toplanır. Bu ızdırari ölümdür, yani zaruri olan ölümdür veya dirilimdir. Mutu ente kable ente mutu (Ölmeden önce ölünüz). Efalinden, sıfatından, vücüdundan fani olup vücud-u hakkani ile bâki hayat bulur, diye bu Hadis-i Şerif.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Ve tecellilerinin (ilahi görünüşlerinin) istikametini Yüce Allah bilir. Çünkü O, gaybları en iyi bilendir. "Mevt-i irâdî" veyâ “mevt-i ıztırârî" ile bu zulmet-i tabîiyye içindeki gaflet uykusundan başını kaldırdığın vakit bilirsin ki, bu kuvâ-yı tabîiyye âlemi hatm oldu ve nihâyet buldu.
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye)
  > Yoksa bir kimse cânândan daha yakın olarak hiçbir şey görmedi." Ancak mevt-i irâdî zevkini tadıp vech-i bâkînin şühûdunda hâlik olan kimse, bu fenâdan sonra bekā bulup uyanır; ve bu sûrette de maʼnânın sûrette cilveger olduğunu ve suver-i halkıyyenin, maşûk-ı hakîkînin hüsnüne âyîne bulunduğunu keşf-i maʼnevî ile bilir.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ahzâb Sûresi)
  > Bu hususta ehlullah’tan biri şöyle demiştir; “ Bu dünyâya gelenler giderken iki şeyden hâli kalmadılar, ya canlarını ten eyleyip gittiler (ki bu zarûri ölümdür) ya tenlerini can eyleyip gittiler (ki bu da “ölmeden önce ölünüz” hükmüyle belirtilen ölümdür)” Bir âilenin çocuğu dünyâya geldiği zaman çevrede bulunan görevliler ve âile fertleri o çocuktan ses çıkmasını isterler çünkü zâhiren hayât belirtisidir ancak...
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Eğer zaruri ölümle buradan gidersek kendimizi ve bu hakikatleri bilememiş olacağız ama ihtiyari ölümle ölüp bugünden O’na dönebilirsek o zaman hiçbir sorunumuz kalmamış olacaktır, “ölmeden önce ölünüz” Hâdis-i Şerif’inde de belirtildiği gibi ölürsek işte bugünden ona dönüşmüş oluyoruz, çünkü artık fizik bedenimiz diye bir şey kalmamış oluyor, kalmamış derken bu fizik bedenin var yine yaşıyor ama artık onu da...
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Şûrâ Sûresi)
  > Bu hususta ehlullah’tan biri şöyle demiştir; “ Bu dünyâya gelenler giderken iki şeyden hâli kalmadılar, ya canlarını ten eyleyip gittiler (ki bu zarûri ölümdür) ya tenlerini can eyleyip gittiler (ki bu da “ölmeden önce ölünüz” hükmüyle belirtilen ölümdür)” Bir âilenin çocuğu dünyâya geldiği zaman çevrede bulunan görevliler ve âile fertleri o çocuktan ses çıkmasını isterler çünkü zâhiren hayât belirtisidir ancak...
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Furkân Sûresi)
  > ...ah’ın tecellisi olarak görüyorsun kendine ait bir varlık olmadığını anlıyorsun çünkü Hâdis-i Şerifte “vücudike zenbike” vücudunu sen vücut olarak bildiğin sürece sana ait bir şey olarak bildiğin sürece bu senin en büyük günahındır, bundan daha büyük günahın olamaz diyor.
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yâsîn Sûresi)
  > Bu Âyet-i kerîme kişileri dünyâda iken “ölmeden önce ölünüz” hakîkatini yaşamaya yönelten bir Âyet-i Kerîme’dir. Cenâb-ı Hakk (c.c.) bunu da ancak “Biz yaparız” demektedir. Bu Âyet-i Kerîme, fiziki olarak sıhhatli ancak iç bünyesinde idrâk olarak “ölü” hükmünde olan yâni hayâl âleminde yaşayan kimselerin gerçek âleme geçmesini temin eden nefhayı ilâhîyyedir.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kıyâmet Sûresi)
  > Bu hususta ehlullah’tan biri şöyle demiştir; “ Bu dünyâya gelenler giderken iki şeyden hâli kalmadılar, ya canlarını ten eyleyip gittiler (ki bu zarûri ölümdür) ya tenlerini can eyleyip gittiler (ki bu da “ölmeden önce ölünüz” hükmüyle belirtilen ölümdür)” Bir âilenin çocuğu dünyâya geldiği zaman çevrede bulunan görevliler ve âile fertleri o çocuktan ses çıkmasını isterler çünkü zâhiren hayât belirtisidir ancak...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2))
  > Bu dünyada iken madde ötesine ulaşmamız ancak “ölmeden evvel ölmek” ile veya rû’yada görmek sûretiyle mümkün olabilmektedir, bu da ayrı bir yaşam sistemidir. Şimdi mevzuumuzla ilgili birkaç kelimenin lügat mânâlarını vermeğe çalışalım. Akıl : Saf bir cevherdir. Külliyet ve cüz’iyyet’i idrak eden, cisme bağlı saf bir cevherdir.
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye)
  > " İlâhî sıfatların tecellîsi ile kulun sıfatlarının yok olması, misal olarak bir demirin ateşte kıpkırmızı olmasına benzer. Bu şekilde ateşte kızan demir, yine demirdir; fakat onun demirlik sıfatını ateşin sıfatı örtmüştür. O dakikada o demir "Ben ateşim" dese doğru söyler.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sâffât Sûresi)
  > Bu hususta ehlullah’tan biri şöyle demiştir; “ Bu dünyâya gelenler giderken iki şeyden hâli kalmadılar, ya canlarını ten eyleyip gittiler (ki bu zarûri ölümdür) ya tenlerini can eyleyip gittiler (ki bu da “ölmeden önce ölünüz” hükmüyle belirtilen ölümdür)” Bir âilenin çocuğu dünyâya geldiği zaman çevrede bulunan görevliler ve âile fertleri o çocuktan ses çıkmasını isterler çünkü zâhiren hayât belirtisidir ancak...
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hac Sûresi)
  > ): “Mûtû kable en temûtû" sımna mazhar olan, Haşr u neşri bunda gördü, nefha-i sûr olmadan! Ve hadîs-i şerîfte ya’ni “Âgâh ol! Evliyâullâh ölmezler, belki bir dârdan bir dâra nakil ederler” buyurulur. 763. Her kim zahiren yeryüzünde böyle yürüyen bir ölüyü görmek isterse, 764. Ebu Bekr-i nakîyi gör, de!
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü)
  > – İzafi şe’nden yani vücuttan vücudu hakikiye ulaşmak, o muhabbet deryasında hallolup erimek, zerratı ayrılmak, ölmeden evvel ölmek, ademleşmek, vecde gitmektir ki, buna tahkik yolu ki ıtlâk ve ehadiyyete sülûk denir. Fena, hakikate idrak ile yükselmektir. Mukayyedden mahza müşahhasdan mücerrede doğru bir gidiştir. Bu itibarla fena aynen bir idrak mertebesidir.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (TB. Kelime-i Âdemiyye)
  > Enbiya ve evliyadan ibaret olan insan-ı kamil kendini temizleme yolu ile aslına döndükleri ve kendi hayali olan varlıklarından izafi varlıklarından kurtuldukları yönde “ölmeden önce ölünüz” hadis-i şerifi taalluk ettiği zamanda o cihetle diğer insanlardan bu kemal ile ayrılmışlardır. Bu zevat-ı kiram Hakperest –Hakka yönelmiş- Enbiya ve evliya ve insan-ı kamiller Hakperesttir, bunun dışındakiler hotperesttir. Yani...
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Târık Sûresi)
  > Bu dünyada iken madde ötesine ulaşmamız ancak “ölmeden evvel ölmek” ile veya rû’yada görmek sûretiyle mümkün olabilmektedir, bu da ayrı bir yaşam sistemidir. Şimdi mevzuumuzla ilgili birkaç kelimenin lügat mânâlarını vermeğe çalışalım. Akıl: Saf bir cevherdir. Külliyet ve cüz’iyyet’i idrak eden, cisme bağlı saf bir cevherdir.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi)
  > ÖLDÜLER: Zâhiren ölüm er-geç gelecektir, ancak ölmeden evvel ölmek hükmüyle nefsimizi asli yerine ulaştırmaktır. TERKİ DE TERK ETMEKTİR. Efendim, izninizle son gördüğüm zuhûrâtımı anlatmak isterim. Genç bir kız koşuyor kargaşa var, onu yakalıyorum tutup yere yatırıp boğazını kesiyorum (şu an …….. dersteyim). (12) RE: DOĞDULAR YAŞADILAR.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (İnşikâk Sûresi)
  > ...artık onu da Allah’ın tecellisi olarak görüyorsun kendine ait bir varlık olmadığını anlıyorsun çünkü Hâdis-i Şerifte “vücudike zenbike” vücudunu sen vücut olarak bildiğin sürece sana ait bir şey olarak bildiğin sürece bu senin en büyük günahındır, bundan daha büyük günahın olamaz diyor.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hadîd Sûresi)
  > Ölmeden evvel ölmek, ölmüş kişiye bir şey soruyorlar mı, kabrine başına gidip te şunu ver bunu ver, yok yok ki zaten kendi yok yoktan yok çıkar, bunu herkes gayreti nisbetinde yaşar, ama bunu yaşamaktan bilmesi çok büyük bir hadisedir. Yani sadece bilmesi bile büyük bir hadisedir. Yaşaması da çok güzel bir hadisedir. Yapılacak şey bakın kendimizi tanımak bundan daha ileriye daha ileride bir fiil yok bir anlayış yok...

## İlgili Kavramlar

- [Hikmet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hikmet) — related
