# Riyazat

> Nefsi terbiye için yapılan manevi çalışmalar. Az yemek, az uyumak, az konuşmak.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/riyazat

---

## Tanım
Riyâzat, nefsin arzu ve şehvetlerini kırmak, onu itaate alıştırmak için yapılan manevî ve bedenî çalışmalardır. Kelime anlamı "idman, terbiye" olan riyâzat, tasavvufta nefs tezkiyesinin temel aracıdır. Genellikle "mücâhede" ile birlikte anılır: mücâhede nefisle savaşmak, riyâzat ise onu terbiye etmektir.

## Özellikleri
Klasik tasavvuf kitaplarında riyâzatın dört temel ilkesi sayılır:
1. **Kıllet-i taâm**: Az yemek
2. **Kıllet-i menâm**: Az uyumak
3. **Kıllet-i kelâm**: Az konuşmak
4. **Uzlet-i ânâm**: İnsanlardan uzak durmak

Bu dört ilke Gazâlî'nin İhyâ'sında detaylıca işlenir ve "erkân-ı erbaa" olarak anılır.

## Hadis
"Mü'min bir kaba az yemekle yetinir" (Müslim, Eşribe 186) ve "Eğer benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız" (Buhârî, Küsûf 2) hadisleri riyâzatın delilleridir.

## Mertebeleri
- **Riyâzat-ı sûrî**: Bedenî riyâzat (oruç, az uyku, vs.)
- **Riyâzat-ı manevî**: Kalbî riyâzat (kibir, haset, riyâ gibi kötü huyları terk)

## Uyarı
Tasavvuf ehli, riyâzatın mürşid gözetiminde yapılması gerektiğini vurgular; aksi halde nefs gizlice beslenir ve "ucb" (kendini beğenme) hastalığı baş gösterir.

## İlgili Kavramlar
- [mucahede](/wiki/mucahede)
- [nefs](/wiki/nefs)
- [tezkiye](/wiki/tezkiye)
- [halvet](/wiki/halvet)
- [oruc](/wiki/oruc)

## Kaynaklar
- Gazâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn
- Kuşeyrî, er-Risâle
- Sühreverdî, Avârifü'l-Maârif

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Ya’ni “hakîkat”e vâsıl olan zevâtın, müctehidlerin ictihâdı ile ve ehl-i tarîkate mahsûs olan kimyâ mesâbesindeki mücâhedât ve riyâzât ile amel etmelerine hâcet olmaz. Nitekim iksîr ya’ni kimyâ ameliyesi ile altın olan bakırın veyâhud zâten altın olan bir ma’denin tekrar kimyâ ile ameliyâtına ihtiyâcı kalmaz.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > O yağmurdan bir şimşek ortaya çıktı; tek olan adamın gönlüne bir kıvılcım çarptı. Kadının gözyaşlarından bir merhamet ve şefkat şimşeği çaktı; riyâzât ve tevekkül âleminde teklerden olan adamın gönlüne o şimşekten bir kıvılcım ve yıldırım isabet etti.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Bu akıl sahibinin kalbine bu ulûm-i zâhiriyye ve istidlâliyye perde olduğu için vîrân ve harâbdır; ve cismi sağlamdır, bol bol yer ve içer; ve riyazatla kuvvet-i rûhunun zuhûru usûlüne yabancıdır. 119. Onların aklı dünyanın hazzında pek dolaşıktır. Onların fikirleri şehvetin terkinde hiçin hiçidir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Rahip: — Riyâzât ve mücâhedât sayesinde nail oldum. Hz. Ma'rûf: — Riyâzâtı ve mücâhedâtı nefsin çirkin görmedi mi? Rahip: — Evet, gördü. Fakat ben muhalefet ederek riyâzâta ve mücâhedâta devam ettim. Hz. Ma'rûf: — Mademki nefsine muhalefet yüzünden bu kerametlere nail oldun, eğer bu nefse muhalefet mesleğinde sabit isen şimdi nefsinin çirkin gördüğü bu din değiştirme ile İslâm'ı da kabul etmen lazım gelir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Ve “mekârih"ten murâd, nefsin kerîh gördüğü şeylerdir ki, onlar, musibetlere sabır ve açlık ve fakr ve riyâzât ve ibâdât ve küffâr ile harb ve sadaka vermek ve zekât vermek ve emsâli şeylerdir. Ve nefis bunlardan hazzetmez.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Çünkü hevânın rüzgârı karşısında direnmek ancak mücâhede ile mümkündür. Firavun ve ordusunun denizde boğulması, benliğin (ene) iddiasıdır. “Ben sizin en büyük rabbinizim” (Enâ rabbükümü’l-aʿlâ) diyen nefis, ilahlık vehmine kapıldığında, hakikat denizinde boğulur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > Onlar riyâzât ve mücâhedât içindedirler; ve nefislerini öldürücü olan bu mücâhede zehrini bardak bardak içerler. Zîrâ bu âlem-i keserâtta râhat çeşmesi onlar üzerine harâmdır. Onlar riyâzat ve mücâhede içindedirler; ve nefislerini öldürücü olan bu mücâhede zehrini bardak bardak içerler.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Buna “tarîk-ı ahyâr” derler. Bu tarîk ile uzun zamanda Hakk'a vâsıl olanlar ekall-i kalîldir. İkincisi ashâb-ı mücâhedât ve riyâzât tarîkıdır ki, tebdîl-i ahlâk ve tezkiye-i nefs ve tasfiye-i kalb ve tecliye-i rûh ve imâret-i bâtına taalluk eden şeyde çalışmaktır.
- **Risâle-i Gavsiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (66 Risaleyi Gavsiyye)
  > ********** Ve daha dedi ki − Yâ Gavs, mücâhede, müşâhede denizlerinden bir denizdir ve balıkları da vâkıflardır. Müşahede denizine girmeyi irâde edene, mücâhede gerekir. Zîrâ, mücâhede müşâhedenin tohumudur! ********** Mücahede yâni kişinin nefsi için değil Hakk için mücadele etmesidir ki buna da cihad denilmektedir.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > O yollardan daha evvelce geçmiş bir gerçek arifin kontrolu neticesinde, oldukça uzun bir süre, riyazat çalışmaları ile birlikte, kişinin kendi nefsiyle büyük bir şavaşa girişmesi çalışmasıdır. Peygamberimizin, “küçük savaştan büyük savaşa gidiyoruz” dediği savaştır. Bu gerçek sahaya girilmesi için kişinin evvâla zahir şeriat-fiziki İslam, mertebesini çok güzel olarak takib etmesi, ondan sonra bir miktar bir dergahta...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Nihayet birtakım kişisel riyâzât ve mücâhedât ile vücudunu zayıf düşürüp, şer'î amelleri de yerine getirmekten aciz kalacaksın!" Sözün özü, İblis'in her sınıf insana atacağı vesveselerin çeşitleri çoktur. Bu kadarı örnek olarak zikredildi.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Riyazat-ı Şakka yani azametli bir riyazat, çok şiddetli bir riyazat ile nefsini hayvani sıfatlardan ve tabiat kudretinden ve arız olan noksanlıklardan temizlemiş ve akıbet ruhaniyeti hayvaniyeti üzere galebe etmekle kendi halinden çok soyunmuş, beşeriyetinden tecrit olmuş ve miraç sahibi olmuştur.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) Riyazat-ı Şakka yani azametli bir riyazat, çok şiddetli bir riyazat ile nefsini hayvani sıfatlardan ve tabiat kudretinden ve arız olan noksanlıklardan temizlemiş ve akıbet ruhaniyeti hayvaniyeti üzere galebe etmekle kendi halinden çok soyunmuş, beşeriyetinden tecrit olmuş ve miraç sahibi olmuştur. İlk miracı yapan İdris’dir (a.s.). Melaike ile konuşmuş, nitekim 16 sene yiyip içmediği ve uyumadığı ve kuddisiyenin...
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > ) Riyazat-ı Şakka yani azametli bir riyazat, çok şiddetli bir riyazat ile nefsini hayvani sıfatlardan ve tabiat kudretinden ve arız olan noksanlıklardan temizlemiş ve akıbet ruhaniyeti hayvaniyeti üzere galebe etmekle kendi halinden çok soyunmuş, beşeriyetinden tecrit olmuş ve miraç sahibi olmuştur. İlk miracı yapan İdris’dir (a.s.). Melaike ile konuşmuş, nitekim 16 sene yiyip içmediği ve uyumadığı ve kuddisiyenin...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ama bunun oluşması için de o çevreyi temizlemek gerekiyor. Kadim esmasının tecellisine mahal hazırlamak gerekiyor. İşte o da, mücahede ile oluyor. Bu yaptığımız şeylerin hepsi mücahede. Kesinlikle hiç bir maddi menfaat gözetmeden, hepimiz özel olarak Hakk muhabbeti, Hakk ilmi için gayret sarfetmeye çalışıyoruz.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Peygamberimiz yaşının kırka varmasına kadar bu tarzda hare-ket etmiş; onun senelerce süren bu derin tefekkür ve riyâzatı kendisini en son peygamberlik görevini yüklenmeye hazırlamış, rûhunu ilâhi hita-bı duyabilecek dereceye ulaştırmıştı. Hz. Peygamberimizin mübarek ha-yatlarının bu önemli kısmı Halvet ve Halvetiliğe bakışa önemli bir ışık tutar.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Onun levn/rengi safraü fakı’un/ parlak tam sarı bir bekare/ inektir, nazır/seyredenlere (Kendisine bakanları) sürur/sevindirir (mutluluk verir) Bu riyazat ehlinin yüzündeki sarılığa ve mücahade ashabının müşahadeleri isteyen (rabıta ve zikir ehlinin) yüzündeki nur ve simalarına işarettir.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Mü’minler bu dünyada mücahede yapmadıkça yani cihat ehli diye vasıflanmadıkça mücahit suretinde zahir ve o suretle de Hakk’ın malumu olmazlar. Yani her ne kadar kendi içlerinde bil kuvve mücahit hakikati olsun ama bunu bilfiil olarak zuhura getirmedikçe mücahitlerden yazılmaz. İşte yukarıda emri vermişti beni zikret buyurdu, işte orda zikretmesinin içinde; aynı zamanda bu sende mevcut olan mücahit hakikatin ortaya...
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Aynı zamanda bir eğitim tarzı olan halvete çekilmek metodu da Halvetîlik’te mücahede için esastır. Bu eğitim tarzının uygulandığı mekanlar olan halvethâneler ise çok önemli görevler ifa etmişlerdir. [5] Aslında halvet, lügat itibariyle; “Tenhaya çekilmek, yalnızlık” [6] anlamındadır. Tasavvuf ıstılahındaki mânâsı ise; “Melek ve insan cinsinden kimsenin muttali olmadığı bir şekilde, sırrın Hak’la söyleşmesidir.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > ..., doyur hoplasın zıplasın, sonra ben riyazat yapacağım de, olmaz ki. Biraz onu kesmek gerekiyor ki, terbiye olsun, onun dizginleri ele almak gerekiyor. Nefs mücadelesi...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > " و الابرار فيه يأكلون ويشربون والاحرار منه يفرحون و يطربون "-Ebrâr" mücâhedât ve riyâzât sâhibleridir ki, bunlar kötü huyları tebdîle ve nefs-i emmâreyi bu kötü huylardan temizlemeye çalışırlar. "Ahrâr", nefsin sıfatlarının esâretinden kurtulup موتوا قبل ان تموتوا ya'ni “Ölmeden evvel ölünüz” hadîs-i şerîfı hükmüne mazhar olan tâifedir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Binâenaleyh mürşid-i kâmil terbiyesiyle mücâhede ve riyâzât ve tahsil-i ma'rifet hep bu kuvvede kalmış olan rûh-i insânî ahkâmının fiilen zuhûru maksadına müsteniddir; bu maksadı müdrik olmayan insanlarda rûh-i hayvânî ahkâmı zâhir olup, dâimâ birbirleriyle muhalefet ve nizâ içindedirler ve birbirlerini hayvanlar gibi yırtıp helâk ederler ve biri dîğerinin hâlinden müteessir olmaz.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > Akşam olup evlerimize yani iç âlemiz olan ahir yani bir bakımıza sonumuza döndüğümüzde yapmış olduğumuz tefekkür, riyazat, zikr çalışmları ile tarikat mertebesinde gece yürüyenin çocukları olmaktayız… Gece, fenafillah ve gündüz ise bekabillah hükmündedir. İşte bu mertebelere ulaşanlarda bir tevhid neşesi-zevki vardır. (Murat Derûni) ---------------- وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَى بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُواْ بَالِغِيهِ...
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > ) Şiddetli inkisar ve riyazat neticesi fena berekâtından ve tahkik harikalarından olarak muayyenatı basariyye ve müşehedatı gaybiyye kabil olabilmektedir. ------------------------------- Sultan Yahya, Telmisan sokaklarından birinin kenardaki kaldırıma oturmuştu, oranın şahı büyük bir kalabalıkla geçerken halk kendisini selâmlıyordu, vezirler den birisi Sultan Yahya’nın alâkasızlığından şikâyet etti.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > Bu sebeple nefsi yaya bırakmak ve ruhu bindirmek için beden öküzünü riyâzât (nefsî perhizler) ve mücâhedât (nefisle mücadeleler) ile öldürmek lazımdır. Aklın Hak'tan istediği zahmetsiz rızkın ihsânı, kötülüğün aslı ve menba'ı olan cisim öküzünü öldürmeğe mütevakkıftır.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Ayakkabının hakîkati bizlerin ruh pabuçları olmasıdır. İşte bu dünya hayatında iken yapacağımız nefis tezkiyesi, riyazat, namaz vs… ile nefsimizi temizlemek sureti ile kıyâmette haşr olduğumuz zaman “O gün yüzler var ki ışıl ışıl parlar” [5] denildiği gibi yüzler parlayacaktır.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Hayırlı geceler, Yolcu bey oğlum hamdolsun şimdilik iyi sayılırız inşeallah sizlerde iyisinizdir. Bu seneki ve her seneki riyazat orucumuz aslı itibari ile kırk gün hayvani gıda yemeden imsaklı ve iftarlı olarak tutmaktır. Ancak her kes için mutlak şart değildir.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Toprak nasıl sabanla yarılıp içindeki zararlı otlardan temizleniyorsa, sâlikin beşerî benlik toprağı da " mücâhede " ve " riyâzat " sabanıyla sürülür ve mâsiva dikenlerinden arındırılır. Bu hazırlanmış kalp tarlası, mürşid-i kâmilin hayât ve ilim pınarından akan ma'rifet sularıyla sulanarak yumuşar.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Ruhu tasfiye yolunda kalbin inkişafı, Hakk’ın nurlarının çeşitli renklerde kalbe yansıması sûreti ile olurken hafi zikir metodu esas alınır. [108] Nefsi tezkiye yolu silsilesi Hz. Ali’ye dayanan riyâzet, mücahede ve cehrî zikrin esas alındığı tarikâtlarda tercih edilir. [109] Nefsi terbiye ederek sâliki sülûke devam ettirme metodu, aynı zamanda cehrî zikri esas alan mürşidlerin uyguladığı bir sistemdir.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Kâinatta ve içinde bulunan her zerrede hareket yani çalışmak ve mücadele vardır. Terakki ve tekâmül vardır. Durmak yoktur. Durmak gerilemek demektir. Ölünceye kadar mücâhede lazım. Ölürsek de bu yolda mücâhede ile ölelim ki ebedî dirilik onun içindedir. Sıhhat ve afiyetler, saadetler, hayırlı seyahatler, iyi günlerde gi­diş ve nihayet feyizler temennisiyle gözlerinden öperim nûr-u dîdem.
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > Arapça ve Tefsir derslerine çalışmaları devam ederken riyâzat ve diğer nafile ibadetlerini de arttırarak sürdürüyordu. Daha küçük yaşlarda tutmaya başladığı ve uzun yıllar devam ettirdiği nafile oruçlar onun yaşamında önemli bir yer tutar.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Fass-ı İdrîsî'de îzâh olunduğu üzere cenâb-ı İdris çok yaptığı riyâzâttan dolayı sıfât-ı beşeriyye-i tabîiyyeden sıyrılıp çıkıp, cesed-i unsuriyyeden ve onun hükümlerinden soyundu; yani çok riyazat yapmasından dolayı 16 sene devamlı oruç tuttuğu bilinir, bundan dolayı tabiatından ve tabii beşeriyetinden bozulma olmuş, unsur olan anasır olan dört malzemeden meydana gelen toprak, su, ateş, havadan meydana gelen unsur...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > Nefsini doyur, doyur hoplasın zıplasın, sonra ben riyazat yapacağım de, olmaz ki. Biraz onu kesmek gerekiyor ki, terbiye olsun, onun dizginleri ele almak gerekiyor. Nefs mücadelesi ve murakabesi yapmak lâzım, bu gerekiyor.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > Ruh, Melik ve Gaffâr olan Hakk’ın müşâhedesinden doğan ilâhî lütufların menbaına doğru yükseltilir. Nihayet çetin mücâhede hâlleri geride kalır; sâlik, Hakk’a daha da yakınlık kazanarak sıdk ehli arasına dâhil olur. (Dâye, Te’vîlât-ı Necmiyye , 6/76-77; Baklî, Arâisü’l-Beyân , 3/382) ------------------- Âyet 4-7 اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ ﴿٤﴾ (56/4) İżâ rucceti-l-ardu raccâ.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > Ancak nefsi mülhime mertebesi geçilmesi zor bir mertebe olduğu için biraz riyazat ve süküneti hayatımıza dahil etmemiz gerekiyor, bu meyanda hiç olmazsa dervişlerin savm-ı Davut, (bir gün oruç bir gün yemek) yemek şeklinde oruç tutmaları tavsiye edilmiştir. Bu mertebede olan kardeşlerimizle 04 Ocak pazartesi başlayarak, 12 Şubata kadar 40 gün boyunca savm-ı Davut orucuna niyetlenelim inşeallah.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Ya'ni, "Ey idrâkinin dâiresi âlem-i sûrete münhasır kalmış olan kimse, bir müddet mücâhedât ve riyâzât ile kalb gözünün açılmasına gayret et, sonra bu göz ile suver-i âlemin bâtınlarını müşâhede suyu ile havâss-i zâhirenin galatlarını ve yanlışlıklarını yıka! وثيابك فظهر (Müddessir, 74/4) Ya'ni, "Esvâbını temizle!" âyet-i kerîmesi mûcibince sûfilerin çamaşır yıkayıcılığını da böyle bil!" Nefehâtü'l-Üns'de şeyh Ali...
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Fakat ayine-i kalbi enva-i riyazat yani kalbinin aynası riyazat nurları ile ve mücahedat ile musaffa yani cihat etmekle çalışmak ile saflaşmamış ise ve fikri ağyar yani hak gayrisi olan ve şehevattan hali yani ihtirastan yani şehvet sadece bir türlü değildir her şeye olan düşkünlük şehvettir, burdan uzak olan bir arifin mir’at-ı hayalinde hayal aynasında mer’i olan suretler yani görülen suretler alem-i misalden...
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) getirdikleri şeriata gibi uygun olmakla beraber nefsin temizlenmesi için peygamberin şeriatına aksi olmamak şartıyla onun içinde olmak şartıyla mükemmel mü’minler tarafından vaaz edilen tarik-i mücahede ve riyazat gibi meşakkatlerdir. Riyazatlar yani farzın üstünde oruç tutmaklar, farzın üstünde zikir yapmaklar, işte ibadet etmekler gibi.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > Ey salik'i hakikat, ey tarik'i ilahide kardeş, ey Allahım, gecenin son üçte birinde mücahede ile divan-ı ma'neviyeyi fethiyeye dahil olmaya çalış, ki manevi yakınlık ve keramet İle mertebe-i aliyeye nail olasın. Zira o vakitte evliyaullah uyumazlar. "Kanü kalilan minelleyli ma yehceun ve bil esharihum yestağfirun" (Zariat 51/17-18) Ulaike ala hüden min Rabbihim ve ülaike hümül müflihun" (Lokman .
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (118 52 Tûr Sûresi̇)
  > ” ------------------- Yapmış olduğunuz ameli salihler, riyazat ve nefis mücadeleleri sonunda kazanmış olduğunuz zahir yiyecek-lerden, ve batın ulûmu irfaniyyet gıdalarından yiyiniz, ve gene aynı şekilde, olan tahur-temiz şarap ve ilim suyundan istediğiniz kadar içiniz. ------------------- مُتَّكِئٖينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عٖينٍ ~ ~ ~ 52.20 - Muttekiîne alâ sururin masfûfeh, ve...
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > ...ra bir kara üzerine düştü; her iki yazı kör oldu ve bir ma'nâ vermedi. Bir kara yazı bir kara yazı üzerine düşmek sebebiyle, iki yazı da körleşir ve bir ma’nâ çıkarılamaz. 3377. Onun başı üzerine üçüncü defa...
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Ama maalesef bugün o kıyafete bürünmeyene evliya diyemeyen ve göremeyen bir müslüman güruhu var. Diğer dervişan grubuna baktığımızda ise tekkede riyazât çıkarıp halvete girmek kolaymış zannedilmekte, lakin bu olmadan ve bu yapılmadan dervişlik olmaz diye bir şartlanma oluşmuş ve kişilerde kendindeki bu şartlanmayı aşamadığından dervişlik ya da sufilik yönünü hiç kemale erdiremiyorum veya olamıyorum düşüncesi...
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > ” Gündüz susuz, gece uykusuz, oldum dan kasıt, tarikat yaşamında, oruçlar nafile namazlar, zikirler, tesbihler, riyazatlar var. Riyazat yapmadan da bu işler olmuyor. Nefsini doyur, doyur hoplasın zıplasın, sonra ben riyazat yapacağım de, olmaz ki.
- **Mümtehine Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (266 60 49 Ku Ker Yol  Mümtehine Sûresi   Murat Derûni)
  > Kul, bu bütünleşme için çaba gösterir (mücâhede), ama netice Allah'ın takdirindedir. [15] Kûr’ân-ı Keriym; Bakara Sûresi; (2/260) Âyetinde bu hâle işaret vardır. (Ve iz kâle İbrâhimü rabb’i keyfe tühyilmevta, kâle evelem tü’min, kâle belâ ve lâkin liyetmeinne kalbi, kâle fehuz erbaeten minettayri fesurhünne iley- ke sümmec’al alâ külli cebelin min hünne cüz’en sümmed uhünne ye’tineke sagyen, vaglem ennellahe azîzün...
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Zikir ve tesbih ve ibâdetlerle, mücâhede ve riyâzatlarla gönüllerdeki bu nur gelişmekte, cinsiyetten elbise giymektedir. Safiyûllah, Necîyûllah, Kelimûllah, Rûhûllah olan peygamberler bile bu sıfatları ondan almışlardır. Çünkü bu zât-ı âli kadirde o sıfatlar tamamiyle, kemâliyle mevcuttur.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Salikin, “veled-i kalb” ini dünyaya getirirken geçirdiği nefs mücadelesi celal ; belirli bir idrake ulaşması cemal ve ikram dır. Rahmani bir hayat yaşamak için yapılan mücahede ve riyazatlar celal ; bunun neticesi olarak kazanılan “Nefes-i Rahmani” cemal ve ikram ıdır. Sure-i şerifin başından beri anlatılanlar ve içindeki zorluklar celal tecellisi, hakkıyla tatbik edip hakikatlerini anlayarak yaşamak ise cemal ve...
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye)
  > ...âda mücâhede ile muttasıf olmadıkça, mücâhid sûretinde zâhir ve o sûretle de Hakk’ın ma’lûmu olmazlar. لعلــم ِ لِلتَّعَلُّــقِ، وهــو أعْلَــى وجــه ٍ يكــون ُلحُــدوث...
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > ..., nefsani ve şeytani düşüncenin kaynağını böylece cezalandırırız. Hayal ve vehim kaynağı olan bu esmalar aklın kontrolünün dışına çıkarsa riyazatlar yolu ile onlara azab ederek tekrar hükmümüz altına alırız....
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Vahiy ve Cebrâîl)
  > “Şakk-ı Sadr” göğsümüze Mûsâllat olan hayâl, ve-him, vesvas, hannas ve diğer fuhşiyyatın orada yer bulama-ması için orada bulunan “nefs-i emmare” lik hükmünü, zikr ve mücahede ile eritmektir. Bu oluşum birinci “şakk-ı sadr” dır. Güzel bir seyr-i süluk eğitimiyle diğerleri de yavaş yavaş tatbik edilir. Eğer bir yol ehlinde “şakk’ı sadr” “göğüs temizlen-mesi” hali oluşmazsa “Ikra’” ve diğer bâtıni açılımların...
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Elimizdeki servetin değerini ve kıymetini bir bilebilseydik. Not. onun bu isminin yazımının bitişi ile riyazat orucunun bitiş günü ve saatleri buluştu. Bu dahi serve-tinin bir sonucudur. ONUN İSİMLERİ. (Terzi Baba) Daha önceki bölümümüzde ona ithaf olunan isimlerinden Efendim , Efendi Baba, servet isimleri üzerinde durmuştuk.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Ya’ni, insân-ı kâmili bulmak ve ona intisâb etmiş olmak devletinden dolayı Allah Teâlâ’nın (Hadîd, 57/18) ya’ni “Allah’a karz-ı hasen ile ikrâz edin!" emri mûcibince bu vücûd-i abdânînin huzûrunu Hak yolunda terk ve mücâhede ve riyâzât tarîkim ihtiyâr edip bu mevhûm olan varlığından Hakk’a ikrâz et ve ödünç ver! Akıbet bu vehminin fedâsı mukâbilinde karşında birçok devletlere muâdil olan vücûd-i hakîkîyi göresin.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > Böylece toprağın ağırlığından “hikmet” ile rûhun hafifliğine ( necat-rahat-huzur ) ile ulaşıp kurtulmuş oldu. İlk necat budur. 2. İdris (a.s.) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Nefislerine zulmeden, zalim Muhammediler ise şehevat-ı nefsaniyelerini mahalline vaz etmediler. Belki muhalefet edip terk ettiler. Bu tabi ki belirli bir süre içinde olan mücahede devrinde yani kişinin kendi kendisiyle mücadele ettiği nefis mücadelesi ettiği devrelerde yemek yemesi gerekti yemek yemedi, az yedi işte nefsine zulüm etmiş oldu.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Yumuşak toprağa girdi, mümbit toprağa girdi, orada rahatı buldu ve gelişmesini sağlama imkanı oldu. Neden? O da hikmetiyle. Bu bir, ikincisi İdris aleyhisselam çok ibadet ve riyazat yapıyordu. Böylece kendinde büyük bir latiflik hasıl oldu ve Cenab-ı Hakk onu “mekanen aliyyen” ayet numaraları da var onu yazmadım, yüce mekana yükseltti böylece o da, yani İdris aleyhisselam da, hava ki kuvvettir, havaiyattan yani...
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Muhakkıklar bu mertebeye “makâm-ı ittihâd" derler; ve “ittihâd”dan murâd budur ki: Vaktâ- ki sâlik bilcümle makâmât-ı sülûkü geçmiş olur ve mücâhedât ve riyâzât kuvveti ve Hakk’ın inâyeti ile bakır mesâbesindeki nefsini altın yapar; ve kâffe-i a’mâlini hiçe sayıp sıfât-ı ahadiyyeyi kabûle salâhiyyet kesb eder; on­dan sonra cismânî ve rûhânî irâdeleri kalkıp Hakk’ın irâdesine muttasıl ve âkıbet onun sıfâtıyla...
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > Nefs mücadelesi, mücahede, riyazat, zikr ve ibadetlerle “nefsî, bireysel nefsini” “ilahi nefse” döndürebilirse, ondan sonraki hayatı cennet hayatına dönüşür. Daha evvelce toprak ağırlıklı olan o renkler , latifliğe, nuraniliğe dönüşerek, çok şeffaf ve parlak olur. Bu hal yakutun ışıltısına benzetilmiş ve huriler şeklinde silüetlendirilmişler-dir.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > “Bir Hilâl”den murâd, kesret-i riyâzat ve şiddet-i mücâhede sebebiyle vücûd-i şerifleri nahîf olan ve mest-i aşk-ı İlâhî olup huzûr-ı Pîr’de na’ra vuran ve âh eden Çelebi Hüsâmeddîn efendimiz olmak muhtemeldir. Nitekim Sipehsâlâr’da onlar hakkında şöyle buyurulur: “Hudâvendigâr takrîr-i hakâyıka meşgül oldukları her bir vakitte Çelebî’ye inâyet-i rûhâniyâttan öyle inâyet hâsıl olurdu ki, külliyyen kendini kaybedip,...
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Kim de Allah için nefsi ile mücahede ederse, Allah’a kavuşur. (İmâm-ı Caferi Sadık) ************ Ölmek için doğarlar, harab olmak için yaparlar, fâniyi arzularlar, bâkiyi terk ederler. Şu iki şey ne güzeldir: Ölüm ve fakirlik. (Ebu Zer gıffari) ************ Abdullah İbn Ömer tavafta iken kendisine selâm verenin itirazı üzerine “biz Allah’a bakıyorduk” demiştir.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Füsûs’ül Hikem “İdris Fassı”nda bu peygamberin hikmeti hikmeti kûds’iyye olarak belirtilir. İdrîs (a.s.) ağır riyâzât ile nefsini hayvâni sıfâtlardan ve tabîat kirlerinden ve ârızî noksanlıklardan temizlemiş ve sonuçta rûhâniyyeti hayvâniyyeti üzerine üstün gelerek, madde beden kaydından çıkmış ve mi'rac sâhibi olmuş ve melekler ve saf rûhlar ile karşılıklı görüşme ve konuşmalarda bulunmuş idi.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Böylece toprağın ağırlığından “hikmet” ile rûhun hafifliğine ( necat-rahat-huzur ) ile ulaşıp kurtulmuş oldu. İlk necat budur. 2. İdris (a.s.) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Güneşte yaşama imkanı var mı bu fizik bedenlerle yok, ancak İdris (as) ın o kadar çok riyazad yaptığı söyleniyor ki kendinde toprak beden beşeriyetine ait hiçbir şeyin kalmadığı sadece latif bir ruh haline dönüştüğü ifade ediliyor. Çok uzun günler seneler aylar aç yaşayabiliyor. Çok büyük riyazat sahibidir, onun için beden kesafetinden kurtulup ruh hafifliği ile Âliy mekana çıktığı belirtiliyor.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > Hidayet, riyazât, mücâdele, mücâhede, şiddetli istek işidir. Bu ilme ilm-i ledün ve tasavvuf denir. Termometrenin noktası sıfıra indimi o zaman beşerin aklı; akl-ı cüz'î, akl-ı maaş ismini alır. Bunun vazifesi; ne yesem, ne giysem, nereyi gezsem, hangi romanı okusam, kiminle lâk lâk etsem v.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Kûr’ân-ı Keriym, Fecr Sûresi, (89/27-28) Âyetinde; يَا أَيْتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً “ya eyyetühennefsül mutmeinnetü” (27) “irci’ıy ilâ Rabbiki râdiyeten merdiyyeten” (28) Meâlen ; “ Ey Mutmeinne nefse ulaşan Râdıyye ve Merdıyye olarak rabb’ına dön” ifadesinde, bireysel nefsi emmâre siyle yaşıyorken, yapmış olduğu riyazat ve mücahedelerle “levvâme” nefse, oradan...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Mevcudat hakikatlerin iktiza ettiği ilim… 5. Kabiliyetler ve istidadlar ilmi… 6. Tabiiyet İlmî… 7. Riyazat ilmi… 8. Konuşmak ilmi… 9. Hilkat ilmi… 10. Hikmet ilmi… 11. Feraset ilmi… Bunların dışında kalan daha başka ilimler de vardı…
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Bu yazdıklarımı anlaması, hazmetmesi ve yaşaması zordur ama işin hakikati böyledir. Öncelikle hastalandım diyorsun, gördüğüm kadarıyla bünyesi zayıf bir insansın, kendini fazlaca riyazat ve oruca verip hırpalama, vücudunu ayakta tutacak gıdaları almaya çalış. Tabi ölçüsünde bunda da aşırıya kaçmamalısın.
- **Mâide Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (43 5 Mâi̇de-Sûresi̇)
  > Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.” Zannetmeyin ki o dininden dönenlerin...
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ama bütün hükümlüğü mahlukluğu yönüyle ifade olunur. Velâkin insân olanlar, Nebiyy-i zî-şânın da'vetine koşup türlü türlü mücadeleler ve riyazat ile nefis mücadelesi yapmak ile kendi Rabb-i hâslarının dar dairesinden "Allah" ism-i genişliğinin dâiresine can attılar ; eğer bir insan bir esma-i ilahiyenin tesiri altında ise o esma-i ilahiyenin çapı kadardır her şeyi.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > ” Daha henüz bütün nefs mertebeleri fetih edilmediğinden kişinin bireysel gücü yetememektedir. Zikir ve yaptığı mücahede ve çalışmalarla gücünü arttırma yolundadır. Allah (c.c.) lühû ise onları içten ve dıştan kuşatmıştır.
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu ilim, gayet garîb ve pek nâdir bir mes'eledir; garip dediği zavallı manasına olan bir gariplik değildir, ilgileneni az olduğundan gariptir, talebi az olduğundan gariptir, neden garip neden talebi azdır, çünkü mücadele gereklidir, yani bu ilmi idrak edip anlayabilmek için hevaiyetten, nefsaniyetten, hayalden her şeyden soyunmak gereklidir. Yani tam bir mücahede, müşahede ve şehadet gereklidir. Onun için her...
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Böylece ahiret aleminde bu alemdeki cemiyet yoktur, yani ahiret alemindeki genişlik bu alemde yoktur. İnsan bu alemde mücehadat ve riyazat ve marifet ile nefsini temizlemekle kudsi alemde tabiatın saf ve nurlu olan suretlerinde zuhur eder işte Musa (a.
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (21 6 Peygamber (2))
  > ) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti. Böylece o da “hava” ki (kuvvet) tir, havai-yattan “nefs-i hevası” nın kuvvetinden necat bulup rahat ve huzura kavuşmuş oldu. 3. Nûh (a.s.) kavmine uzun seneler nasihat etti “vester şevsiyab”, onlar Nuh-u dinlememek için sırtlarındaki örtülerini ters döndürüp başlarını ve...
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Kafir olan nefsi emmarene itaat etme ve onunla büyük cihad ile mücadele ver. Nasıl verilecek, nefis tezkiyesi, riyazat ve irfani ilim tahsili ile mücadele ver. (Murat Derûni) "Küçük cihaddan, büyük cihada döndük." Hadisini, Beyhakî'nin zayıf bir senedle rivâyet ettiğini, Hâfız el-Irakî; "İhyâu'l-Ulumi'd-Dîn" adlı kitabın hadislerini (Murat Derûni)ederken söylemiş, ondan da el-Aclûnî “Keşfül-Hafâ” adlı eserinde böyle...
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Bu halde, mücmel olan îmân-ı gaybî ile iktifâ et; ve sana bu hâlin içinde müşâhede-i hakîkat teklîfı câiz değildir. Ve eğer tâlib-i hakîkat isen, git tarîk-ı Hakk’a sülük edip, mücâhede zorluklarına sabret! Zîrâ sabır meserretin anahtarıdır, ya’ni sabır ile murâdına erip sevinirsin. 71.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Binâenaleyh Hakk’a vâsıl olanlar yalnız ibâdât ve tâât ile değil, belki bu ibâdât ve tââta candan geçmeyi de ilâve ettikten sonra vâsıl olmuşlardır. Yalnız ibâdât ve tâât ve mücâhedât ve riyâzât insanları, nefsin telezzüzâtını muhtevî olan cennete vâsıl eder, Hakk’a vâsıl etmez. Aşk yolu candan geçmek yoludur.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > Böyle bir muhannes, ulûm-ı zâhiriyyede ve zekâ-yı sûrîde yüksek bir mertebeye kadar çıksa bile, ey nefsiyle mücâhede eden kimse, ondan korkma! Zîrâ o her ne öğrendi ise, kısm-ı süflisinin aşkı ile öğrendi ve okuduğu dersleri, nefisinin huzûzâtım elde etmek için okudu.
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > Zeytin başlangıçta biraz acı ve yeşildir, hamdır, toplandığı gibi hemen yenmez bir müddet kapalı yerde bekletilmesi lâzımdır ondan sonra belirli işlemlerden geçirilip yenecek hale gelir. İşte insan da başlarda böyle ham zeytin gibidir acıdır hamdır, onun olgunlaşması için bir müddet riyazat ve nefs terbiyesi çalışmaları yapmak lâzımdır, o şekilde terbiye edilen nefs gıda haline gelen zeytin gibidir.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Amel cenneti, yapılan ibâdetlerin mükâfâtıdır; Zât cenneti ise Hakk'ı perdesiz müşâhede makâmıdır. Kişi ne kadar ibâdet, riyâzat ve tefekkür ehli olursa olsun, benlik vehminden kurtulmadıkça Hakk'a vâsıl olamaz. Firkati (ayrılığı) bâkî kaldıkça vahdete ulaşması mümkün olmaz.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > ) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti. Böylece o da “hava” ki (kuvvet) tir, havai-yattan “nefs-i hevası” nın kuvvetinden necat bulup rahat ve huzura kavuşmuş oldu. 3. Nuh (a.s.) kavmine uzun seneler nasihat etti “vester şevsi-yab”, onlar Nuh-u dinlememek için sırtlarındaki örtülerini ters döndü-rüp başlarını ve...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Cenab-ı Hakk’tan nazil olan şeriat insanın hayvanlık halini ortadan kaldırma batını olan nefs-i natıkasını tasfiye içindir. Böylece bu maksada süratle vasıl olmak için az yemek ve az uyumak ve riyazat ve zikri tutmak gibi tarik-i nebevi ve ahkam-ı şeriye üzerine fazladan olarak bir takım usul vaaz ettiler, bu usul ilahi kanunlardan maksat olan hükm-ü ilahiye muvafık geldiği için güzel bir sünnettir, günah bir bidat...
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Ya’ni “Kalbinin safasmı ve temizliğini isteyen bir sâlikin, mürşid-i kâmil tarafından kalbine cilâ vermek için riyâzet ve mücâhede cefâsından kaçmasına taaccüb ederim; zîrâ bir kimsenin istediği şeyin esbâb-ı husûlünden kaçması, şâyân-ı taaccübdür.” [69] ---------------- "Kuren muhassanetin, nefsin 'âdet' kaleleridir. Cudur, onun 'vehm' (kuruntu) duvarlarıdır. Nefis, bunlar olmadan 'hakikat'le savaşa girmez; çünkü...
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > İnsan bu âlemde mücâhedât ve riyâzât ve marifet ile tezkiye-i nefs etmekle âlem-i kudste tabîatın asfâ ve enver olan sûretlerinde zuhûr eder. İşte Mûsâ (a.s.) dahi dâire-i tabîattan hârice çıkmamakla beraber böyle oldu. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Yani Yüce Allah'ın Musa'yı (a.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > ) çok ibadet ve riyâzât yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti. Bunu inananlara müjdedi. Böylece o da “hava” ki (kuvvet) tir, havai-yattan “nefs-i hevası” ndan da uyardı. Nûh (a.s.) kavmine uzun seneler nasihat etti “vester şevsiyab”, uyardı.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Özü ve hakikatini anlamaya çalışmak ise büyük bir eğitim mücâhede ve müşâhede işidir. Kûr’ân, zâttır, Furkan sıfattır, Kûr’ân, okumak zât-ı okumaktır. Onu okumaya başlarken ilk şartı olan (EUZÜ) nün diğer bir kakıma (elif) i Ahadiyyet, (Ayn)ı sıfat-göz-görme. (za) ise bireysel zâtıma mahsus, demektir.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > O da tıpkı kendisinden önce gönderilmiş olan peygamberler gibi kavmini Allah’a iman etmeye çağırdı. Kavmine zulmeden ve ilâhlık iddiasında bulunan Fir’âvna karşı tevhit yolunda mücahede etti. Bu uğurda, bütün peygamberlerin karşısına çıkan güçlükler, onun da karşısına çıktı. Doğup büyüdüğü diyardan çıkarıldı, kâfirler tarafından öldürülmek gayesiyle kovalandı.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Zeytin başlangıçta biraz acı ve yeşildir, hamdır, toplandığı gibi hemen yenmez, bir müddet kapalı yerde bekletilmesi lâzımdır ondan sonra belirli işlemlerden geçirilip yenecek hale gelir. İşte insan da başlarda böyle ham zeytin gibidir, acıdır hamdır, onun olgunlaşması için bir müddet riyazat ve nefs terbiyesi çalışmaları yapmak lâzımdır, o şekilde terbiye edilen nefs gıda haline gelen zeytin gibidir.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > ------------------- Şimdi bu seneki sistem içi tefekkür geliştirme çalışmalarından olan küçük bir riyazat tarifine gelelim. (10) Zilhicce 1434-15- Ekim salı 2013) bayramın birinci günü. (13) Zilhicce 1434-18 Ekim cuma, bayramın son günü ve bir senelik seyru sülûk’un da sonu’dur.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > Ya’ni, dünyânın su mesâbesinde olan âcil lezzetlerini ve nefsânî hazlarını terk edip ateş mesâbesinde olan riyâzet Ve mücâhede tarafına kaçan bir kimse, ancak ezelde başı üzerine ikbâl ve saâdet ni’meti dökülmüş olan bir kimsedir. Yoksa bu lutf-i İlâhî olmaksızın dünyânın lezzetlerinden vazgeçmek herkes için kolay bir şey değildir. [43] ------------- “Tad-ı sırındaydı”. “Her nefis ölümü tadacaktır.” [44] Bu dünyanın...
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Şimdi bu seneki sistem içi tefekkür geliştirme çalışmalarından ikincisi olan küçük bir riyazat tarifine gelelim. (10) Zilhicce 1432-6 Pazar kasım 2011) bayramın birinci günü. (13) Zilhicce Çarşamba, bayramın son günü ve bir senelik seyru sülûk’un da sonu’dur.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Aynı sahneyi enfüsî olarak yorumlarsak, İbrâhîm’in yâni sâlikin buzağıyı kesmesi, nefsinin levvâmelik yönünden bazı ahlâklarını Hakk yolunda fedâ ve terk etmesidir. Kızartması ise bunları riyâzat ve mücâhede ateşinde pişirmesidir. Pişirdiği yemeği ikrâm etmesi, bir yönüyle yaptığı güzel ameller ve zikirlerle kendindeki esmâ-i ilâhiyye’leri güçlendirmesi ve Hakk yolunda mertebe kat etmesidir.
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Lokmâniyye'de Vâki' Hikmet-i İhsâniyye)
  > " (Muhammed, 47/31) buyurmakla, kendi bilişini sarâhaten imtihâna taʼlîk buyuruyor; ve mücâhede ve sabredenlerin kimler olduğunu imtihândan sonra bileceğini tefhîm ediyor. Binâenaleyh Allah Teâlâ “ilm-i zevk” ile, ilm-i mutlak arasını tefrîk etti. Zîrâ ilm-i mutlak "Alîm” hazretinden ve ilm-i zevk ise "Habîr” hazretindendir.
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > ...în tarafından vaz’edilen tarîk-i mücâhede ve riyâzât gibi umûr-i şâkkadır. Mutasavvife-i kirâm hazarâtının ahkâm-ı şer’iyye üzerine zâid, fakat maksad-ı şerîata muvâfı...
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > İşte mâdemki hakîkatin, her mevtında bir kisve-i taayyün ile zâhir olu- yor, şu hâlde nefsinin sûretini şedâid-i mücâhede ile hal' etmek husûsun- da şecî ol; zîrâ (S.a.v.) Efendimiz "Yılanın katli üzerine bile olsa Allah Teâlâ şecâati sever”530 buyurdu.
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (49 36 YÂ-Si̇n Sûresi̇)
  > ) çok ibâdet ve riyâzât yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âlîyyen” (19/57) “yüce mekâna” yükseltti. Böylece o da “hava” ki (kuvvet) tir, havai-yattan “nefs-i hevası”nın kuvvetinden necat bulup rahat ve huzura kavuşmuş oldu. 3. Nûh (a.s.) kavmine uzun seneler nasihat etti “vesteğ şevsiyab”, (71/7) onlar Nuh’u dinlememek için sırtlarındaki örtülerini ters döndürüp...
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > Böylece toprağın ağırlığından “hikmet” ile rûhun hafifliğine ( necat-rahat-huzur ) ile ulaşıp kurtulmuş oldu. İlk necat budur. 2. İdris (a.s.) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > Ve “mekârih”ten murâd, nefsin kerih gördüğü şeylerdir ki, onlar, musibetlere sabır ve açlık ve fakr ve riyâzât ve ibâdât ve küffâr ile harb ve sadaka vermek ve zekât vermek ve emsâli şeylerdir. Ve nefis bunlardan hazzetmez.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Bu iş yıllarca nefis mücadelesine bağlıdır. Esasen mücâhede edilmeden ortaya çıkanlar, halkı aldattıktan başka kendileri de aldanmışlardır. İlim kadehleri ufaktır. Son damla taşmağa başladı mı «Oldum.
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > Velâkin insân-ı kâmil olanlar, Nebiyy-i zîşânın davetine koşup envâ-ı mücâhedât ve riyâzât ile kendi Rabb-i hâs- larının dâire-i dıykından “Allah” ism-i vesîinin dâiresine can attılar; ve inâ- yet-i Hak'la mazhar-ı ism-i zât oldular; ve kendilerinden cemî'-i esmâ-i ilâhiyyenin âsâr ve ahkâmı fiilen zâhir oldu. Meselâ ölüye nefhettiler, di- rildi.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Fakat sabret de, mücâhede ve riyâzat ateşini, üç köşeli diken gibi olan nefsine dök! Bu ateş ile onun sıfatlarını yakıp kül et! Ve nefsine bu ateşi dökmekle beraber, iyi işli olan ruhuna yönel ve onu tut! Çünkü ruhun sıfatları latiftir. Ve onun sıfatları üstün gelince insandan güzel ahlâk ve salih ameller ortaya çıkar.
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > Kûr’ân-ı Keriym, Fecr Sûresi, (89/27-28) Âyetinde; يَا أَيْتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً “ya eyyetühennefsül mutmeinnetü” (27) “irci’ıy ilâ Rabbiki râdiyeten merdiyyeten” (28) Meâlen ; “ Ey Mutmeinne nefse ulaşan Râdıyye ve Merdıyye olarak rabb’ına dön” ifadesinde, bireysel nefsi emmâre siyle yaşıyorken, yapmış olduğu riyazat ve mücahedelerle “levvâme” nefse, oradan...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Bunların daha genişi muhtelif Terzi Baba sohbetlerinde bidirilmiştir. Oruç tuttanlar; zâhiri oruç yanında riyazat yaparak hayvansal ahlakı temizleyenler. Cenâbı hakka en sevimli gelen şey oruçlunun ağız kokusudur. Ve mükafatı cenâb-ı Hakka aittir.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Bu durumun sebebi hikmeti ise, eğer elbise isteyen kimse manen zayıf ise onu ilmi gıdalarla güçlendirerek biraz şişmanlatırım bu yüzden bir müddet sonra kendisine dikilen elbise tam batın kimliğine göre olduğundan sorun kalmaz. Nefsen şişman olanlara ise, verilen riyazat ve derslerle nefsinin fazlalıklarını attırarak zayıflamasını ve normale dönmesini sağlamaya çalışırım bu yüzden onlara da kısa bir müddet sonra o...
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > Hallac-ı Mansur ve benzerleri, Nebiyy-i zî-şana tâbi' olup şeriat çerçevesinde türlü mücahedeler ile beşerî sıfatlarından temizlenmiş ve benlik vehmi gömleğini izafi vücutlarından çıkarmış ve artık onlarda gözüken Hakk’ın sıfatları bulunmuş olduğundan, bu zatlardan çıkan "Ene'l-Hak-Ben Hakk’ım" sözünde asla nefislerinin katkısı yoktur. Ve onlar bu davalarında sadıktırlar. Beyit: Mansur “Ene'l-Hak” söyledi Haktır...
- **Tekvîr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (51 81 Yeni Tekvir suresi)
  > Eğer mücahede ve müsabaka olmasaydı, mâden-i insaniyyetteki elmas ve kömür hükmünde olan istidatlar, beraber kalacaktı. Alâ-yı illiyindeki Ebu Bekir-is Sıddık'ın ruhu, esfel-i sâfilindeki Ebu Cehil'in ruhuyla bir seviyede kalacaktı.
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye)
  > Rüyâsında birtakım akar sular ve çeşmeler görür. Fakat âyîne-i kalbi enva-1 riyâzât ve mücâhedât ile musaffâ ve fikri ağyâr ve şehevâttan hâlî olan bir ârifin mir'ât-ı hayâlinde mer'î olan sû- retler âlem-i misâlden mün'akis olmuş ise, ister hâl-i nevmde ve ister hâl-i yakazada olsun, hak ve sâbittir.
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > Mücâhede ile def'ettiğin evsâf-ı nefsâniyye bulutu tekrâr geldiği vakit, nûr-i rûhâniyyet zâil olup, ay gibi olan o rûhâniyetten bir hayal kalır. İşte o rûhâniyetin nûru, beşeriyet bulutunun perdesinden zaîf olup bedr-i şerîf iken bir hilâle döndü. Nasıl ki önüne bir bulut ve kesîf toz gelen ay hayâl gibi görünürse, bu cism-i kesîfimizin bu- lutu dahi, bizi hakîkatimiz olan rûhâniyetimiz ve onun hakîkati olan Hak...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Duyuları aşan; usumuzun doğal durumunda, varoluşu ve özü bize kapalı, saklı kalan şey. Aks’ın diğer manası, yansıyıp geri dönmekti… Gönül aynası güzelce sırlanır, zikir, riyazat ve tefekkür çalışmaları ile güzelce parlatılırsa, Hakk’ın hapşırığı aksırığından çıkan Nefesi Rahmaninin Kevser damlaları, bu aynada istidata göre şekil alacaktır.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > İşte, bir Hilâl bir Bilâl ile yâr oldu; diken yarası ona gül ve gülzâr oldu. “Bir Hilâl”den murâd, kesret-i riyâzat ve şiddet-i mücâhede sebebiyle vücûd-i şerifleri nahîf olan ve mest-i aşk-ı İlâhî olup huzûr-ı Pîr’de na’ra vuran ve âh eden Çelebi Hüsâmeddîn efendimiz olmak muhtemeldir.
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > ) çok ibadet ve riyâzat yapıyordu, böylece kendinde büyük bir lâtiflik hasıl oldu ve Cenâb-ı Hakk onu “mekânen âliyyen” “yüce mekâna” yükseltti. Böylece o da “hava” ki (kuvvet) tir, havai-yattan “nefs-i hevası” nın kuvvetinden necat bulup rahat ve huzura kavuşmuş oldu. 3. Nuh (a.s.) kavmine uzun seneler nasihat etti “vester şevsi-yab”, onlar Nuh-u dinlememek için sırtlarındaki örtülerini ters döndürüp başlarını ve...
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > Zira mücâhede ile vasf-ı haceriyyet her zaman azalır; yani her mücadele taş halini biraz yumşatır. Sende vasf-ı la'Iiyyet muhkem olur. Madenler de taşların içinden çıkıyor ya ama çıktığı zaman toprakla taşla karışıktır, sonra onları ayrıştırıp temizliyorlar işte parlatıyorlar traşlıyorlar taş ile arasında o kadar büyük fark oluyor ki o pırlanta ile koca dağları satın alabiliyorsun bu kadar büyük fark oluyor yani...

## İlgili Kavramlar

- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — part_of
- [Halvet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/halvet) — related
- [Nefs](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs) — related
- [Mücâhede](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/mucahede) — related
- [Halvet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/halvet) — related
- [Seyr-i Süluk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seyr-i-suluk) — part_of
