# Sırat-ı Müstakim

> Sırat-ı Müstakim, insanın kendi özünden başlayıp mutlak hakikate dönen, nefsin yedi vadisinden geçerek arınmayı ve Rabb'e yaklaşmayı sağlayan dosdoğru manevi yoldur.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sirat-i-mustakim

---

Aziz dostum, Hakk yolunun yolcusu... Bu yola neden girdiğini, nereye yürüdüğünü ve yolun kendisinin ne olduğunu hiç derince tefekkür ettin mi? Bizler, her gün defalarca Cenâb-ı Hakk’tan bizi “Sırat-ı Müstakim”e iletmesini niyaz ederiz. Peki, bu dua dilimizden kalbimize ne kadar iniyor? Sırat-ı Müstakim, sadece ayaklarımızla yürüdüğümüz bir yoldan ibaret değildir. O, varlığımızın tâ özünden başlayıp yine varlığın mutlak sahibine dönen, kâinatın ve insanın en büyük sırrını içinde taşıyan mânevî bir güzergâhtır. İrfan Mektebi’nde biz bu yola, bu kutlu sefere “yedi tur” deriz; nefsin yedi vadisinden geçerek, her bir durakta biraz daha arınıp biraz daha “kendine” ve Rabbine yaklaşarak tamamlanan bir seyr u sülûktur. Bu yol, dışarıda aranan bir menzil değil, insanın kendi içinde, kendi hakikatinde bulacağı dosdoğru istikamettir. Öyle bir yol ki, yolcu da, yol da, menzil de aynı hakikatin farklı tecellîleridir. Şimdi gel, bu kutlu yolun ne olduğunu, aslının nereye dayandığını bir nebze olsun anlamaya, tatmaya çalışalım.


## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > Nitekim Hak Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de ondan naklen buyurur: مَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (Hûd, 11/56) ya'ni “Hiçbir zîhayât yoktur, illâ ki Hak onun nâsiyesini âhizdir. Benim Rabb'im muhakkak sırât-ı müstakîm üzeredir." &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Bu Hûd Kelimesi'nde "ahadiyyet hikmeti" (birliğe ait bilgelik) kökleşmiştir.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Paragraf: Şiir: Allah’a mahsûs sırât-ı müstakim vardır ki, umûmda zahirdir; hafi değildir (1). ---------------- Ya’nî Allah’a mahsus olan öyle bir sırat-ı müstakim vardır ki o umumen ayan-ı kevniyede yani bütün bu mükevvenat aleminde bu varlığın özlerinde ayanlarında ve esma-i ilahiyyede aşikardır; gizli bir şey değildir.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > Aslında mü ’min kafiri, kafir de mü ‘mini eğri yolda görür. Her yürüyen Rabb ’ın doğru yolu üzeredir. Sırat-ı müstakim ise Allah’ın yoludur. Herkesin Rabb ’inin bulunduğu yoldur. Bu ayetlerdeki muhatapların, Tevrat’ın açıkça zikredilmesinden dolayı Yahudiler olduğu görülmektedir. Zira Kur’an’daki itikat, nübüvvet ve ahiretle ilgili konular orada da anlatılmış, Yahudilerin Tevrat’taki bilgiye vakıf oldukları halde...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu dosya/kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > ” SUAL: Bu zuhura gelmiş kevn aleminden her birisi kendi Rabbı hassı olan ismin kemalatı zahir olmak için bu alemde vücuda gelmiştir. İsmin sırat-ı müstakimi ne ise kendi mazharının nasiyesinden tutup çeker götürür. O tarikin müntehası o ismin kemalidir. O mazhar daima o ismin terbiyesi tahtındadır, altındadır. Onun hakikati ve ruhu odur . Böylece bir mazhar kendi Rabbı hassı ve hakikati ve ruhu olan ismin...
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > ...âhi isimlerde âşikârdır; gizli bir şey değildir. Bilinsin ki, "sırât-ı müstakîm" birlik yoludur ve Allah Teâlâ Hazretleri bir olduğundan, bu birlik yolu, Hakk'a çıkan yolların...
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Evet bu bilgiler evvelâ emanettir, bir müddet emanet olarak verilir ancak daha sonraları kendindeki sırat-ı müstakim hallerini terk etmez de hayatını bu istikamet üzere ölünceye kadar devam ettirirse emanet bilgileri kendinin asli bilgileri haline dönüşür, bir daha bu bilgileri ondan kimse alamaz. Daha sonra kendisi de bu bilgilerini diğer kabiliyetli olan kimselere de evvelâ emaneten sonra sahiplik olarak vererek...
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > Ancak, herkesin rabb-i hâssı farklı olduğundan, hepsinin sırât-ı müstakîmleri farklıdır. Meselâ, Hâdi ismi kullarını cemâle, Mudill ismi ise celâle doğru çeker. " Allâh'a giden yollar mahlûkatın nefesleri adedincedir " hadîsi bu gerçeği ifâde eder. Diğer iki ahdin bozulabilmesi mümkündür, çünkü bunlar hidâyet yolu üzere yapılmış ahitlerdir, Hâdi isminin zıttı olan Mudill ve benzeri isimlerin mazharı olan kimseler...
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Bize verilen ahaliyi tanıtıyor, faydasızımı faydalıya tebdile çalıştırıyor. Kaderim ölçüm üzre sırat-ı müstakimimde yürümemi kolaylaştırıyor. Kendi fatihamı fethimi sağlıyor. Bana, bendeki ni tanıtıyor. BANA BENDE DEMEN BEN BENDE DEĞİLEM, BİR BEN VARDIR BENDE BENDEN İÇERİ. YUNUS EMRE HAZRET-İ SÜLEYMAN vasfıyla hâli okumayı sezdiriyor, Ikra emrinin inceliklerini yolu yordamı tertipliyor evlâtları için.
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Zira müteşerri (şeriat ehli) olan kimse, ism-i Hadi’nin ve kâfir ve fâcir olan kimse dahi ism-i mudilin terbiyesi altındadır. Birinin icabatı diğerinin icabatına zıttır. Sırat-ı müstakimleri ve bu sıratların müntehaları (sonları) başka başkadır. Birinin münteha-i sıratı (neticedeki yolu) neşet-i uhreviyede cennet ve diğerininki cehennemdir yani birinin neticede olan yolu uhreviyetin doğuşunda cennet (ahiretin...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Marifetullah, Allah'ın marifetini elde etmek, hangi ayetlerle, hangi hadislerle, hangi ilimlerle Hakk'ın marifeti elde edilecekse onun talebinde bulunmak lazım. Şeriat sırat-ı müstakime götürür ama Hakk'ın yolu sıratullah yoludur. Tabi ki, sırat-ı müstakim olmadan, sıratullah olmaz ama bütün ömür talebini sadece fıkıh ilmi öğrenmekse, işte onun kuralları içerisinde yaşarız, ipekböceği gibi kendi yaptığımız kozamızın...
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye)
  > Binâenaleyh Belkîs, ancak akāidden Süleymân'ın yanından geçtiği şeyin yanından geçti. Nitekim biz, Rab Teâlâ'nın üzerinde bulunduğu sırât-ı müstakîm üzerindeyiz. Zîrâ bizim nâsiye-lerimiz onun yedindedir; ve bizim ondan müfârakatimiz müstahîldir. Böyle olunca o bizimle tazmîn ile ve biz O'nunla tasrîh ileyiz.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > Ve Âdem’iyyet ile adam’iyyeti birbirinden ayırır. Adam’lığını değil Âdem’liğini geliştirmeye bakarsın. İşte sırat-ı müstakim bir anlamda da budur. Âdem yaratılmadan Muhammed Mustafa yeryüzüne gönderilmedi. Sen de çok çalış. Âdemini kemâle erdir. Ancak ona hidayet yolu açıktır.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > (16/9) ---------------- Eğri yoldan doğru yola dönebilmek için önce ehlini irfan ehli verip eğitimle sırat-ı müstakim ve daha sonra sıratullah tahsil edilmelidir. Hurda-i Tarik denilen bu yolun kesicileri eğri yola sevkedici, ayak kaydırıcıları çoktur. (Murat Derûni) Fatiha sûresinde doğru yol ve eğri yol bizlere bildirilmiştir.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Kendi varlığında bulunan sıfât kuvvetlerine, artık Hakk’ın sıfâtlarını nefsi emmare istikametinde kullanmayı bırakıp, hakikat ilmi olan sırat-ı müstakime uyun diyerek nefsin istikametinde kullandığı esmâları artık Hakk’ın olduğunu idrak edin diyererek uyarmaktadır. (Murat Derûni) ----------------- وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيْطَانُ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ {الزخرف/62} (43/62) “Velâ yesuddennekumu-şşeytân(u)...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > [21] “Fi Sebilillah” Allah yolunda, Allah yolunun içinde öncelikle iman edip daha sonra halktan hakka kendimiz tanımak için önce sırat-ı müstakim ve daha sonra sıratullah ile Et-turu seba (yedi nefis) ve beş hazret mertebelerini kendi nefsi ve vehimi varlılığı ile cihad edip hakka teslim edenlerin mertebeleri daha üstündür. İşte onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Celâl tecellisinin hükmü Hakkın varlığının perdesini açmaktır. Yani, zata giden yol ancak Celâl hükmü ile açılır. Sırat-ı Müstakim Cemal hükmü ile meydana gelir, Sıratullah ise Celâl hükmü ile meydana gelir. Sırat-ı Müstakim ile Sıratullah arasında fark vardır.
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > Mertebe-i Muhammed-î de, bu ganimetlerin faydalı ve geçerli olabilecek ve tatbik edilebilecek olanlarını kendi bünyesi içerisine alıp gerçek sahibi olan Hakikat-i Muhammediyye ye iltihak eyledi. İşte bu yüzden kendinden evvelki bütün mertebeler nesih-kaldırıldı. O günden sonra tek Sırat-ı müstakîm ve sıratullah hakikat-i Muhammed-î sistemi içerisinde olan geçerli oldu. Diğer Sırat- yollar kendi devirlerinde geçerli...
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > Selam alan gönlün, selam alan sohbetinde yetişmeye gelen derviş, nefsini, imanı büyüyene kadar, asıl hüviyetine döndürülmek için, sırat-ı müstakim olan 'Hak merasına' teslim eder. İlahi sohbet olan 'otu' yer, Muhammed'i hakikatten gelen ilahi feyzi alarak 'su'yunu içer, aklı iyice olgunlaşana dek gelişir, sütüyle ve etiyle mükemmel hale erişince, nefsi kesilecek hale gelir.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > İşte insanlar bir miktar nefis mücadelesi ile ve bu mücadele nisbetinde hakîkat yolunda ilerlerler ve vâsıl olabilirler. "Sırat-ı müstakim" dedikleri budur. Herkes gece yatar yatmaz, kendisini mahkeme-i kübrâ huzurunda farzederek muhasebe-i nefs dedikleri bir soruşturma ile vicdanına karşı muhakeme etmelidir. Meselâ, Rabbi ona sorar: "Ey Osman, ben sana hayat verdim, sıhhat verdim, ilim verdim, servet verdim, sen...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. ------------------- ~~108.2~ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ...
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > ] Eğer mertebe-i azhar olan hazret-i şehâdette irsâl-i rusül olunup, marzî olan sırât-ı müstakîm ile mağzûb olan sırât-ı müstakîm ta’rîf olunmamış olsa, her ayn-ı sâbitenin isti’dâd ve kābiliyyet-i zâtiyyesinden ibâret olan hüccet-i bâliğa fiilen zâhir ve şühûd ile tevessuk edememiş olurdu. Nitekim Hak Teâlâ buyurur:جِئْنَــا مِــن ْ كُل ِّ أمَّــة ٍ بِشَــهِيد ٍ وَجِئْنَــا بِــك َ عَلَــىفَكَيْــف َ إِذَ...
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > ” Ve kezâ buyurur: (Muhammed, 47/31) “Biz sizi imtihan ederiz, tâ ki sizden mücâhid olanlan bilelim.” Eğer mertebe-i azhar olan hazret-i şehâdette irsâl-i rusül olunup marzî olan sırât-ı müstakim ile mağzûb olan sırât-ı müstakîm ta’rîf olunmamış olsa, her ayn-ı sâbitenin isti’dâd ve kâbiliyyet-i zâtiyyesinden ibâret olan hüccet-i bâliğa fiilen zâhir ve şühûd ile tevessuk edememiş olurdu.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > “Yukarıda belirtilen, anlatımı da net olan zuhuratın yorumu bizce şöyledir. Gidilen yol sırat-ı müstakim’dir gidilen yolda gidenin elinde olan top atan kavunu , (15) sene sırtında ve elinde taşıdığı, o kişinin top attığı, yani iflâs etmiş olduğu görüntüsüdür. Kavun un kabuklarının sayulmuş olması kendisinin üzerinden kimliği alınmış gerçek hali ile bozuk iç halinin ortaya çıkarılmasıdır, Tadının yenmeyecek şekilde...
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > “Mertebe-i Mûseviyyet” in tahsil yeri ve mertebesi, eymen vadisinin hakikati de burasıdır. Nefs-i Sâfiye ye kadar süren seyr, “Sırat-ı Müstakîm” tevhîd-i ef-âl den sonra devam eden seyr ise “Sıratullah” tır. Kûr’ân-ı Keriym; Şûrâ Sûresi; (42/53) Âyetinde bu hale işaret vardır.
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu dosya/kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Yürüyen hiçbir canlı mahlûk (dabbe) yoktur ki; O (Allahû Teâlâ), onun perçeminden tutmuş (O'nun kontrolü altında) olmasın. Muhakkak ki benim Rabbim, Sırat-ı Mustakîm üzeredir” (Sırat-ı Mustakîm'in kontrolü Allah'tadır). “Kûl küllün ya’melu alâ şâkiletih(şâkiletihî), fe rabbukum a’lemu bi men huve ehdâ sebîlâ” (sebîlen).
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Bâtınen ise, geceleri kalkıp zikirlerle, dûalarla ve ibâdetlerle Hakk’a “ yürüyen ”, Allâh-ı Teâlâ’nın ef’âl, esmâ ve sıfât mertebelerinden kullarıdır. Bu kimselerin Hakk’a doğru olan yürüyüşleri yere paralel, “ sırât-ı müstakîm ” üzere olan düz bir seyrdir. Bir de Hakk tarafından “ yürütülen ” Hakîkat-i Muhammedî mensûbu kulları vardır ki onların lâkabı “ Esrâ ”dır.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Sen doğru yola hidayetleyen (rehberlik) edensin. Bu doğru yol evvelâ “sırat-ı müstakim,” daha sonra da “sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “mi’râc” tır, ki Allah’ın (c.c.) yolu “ef’âlin” den, “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur, O’ndan zuhur ettiğinden yine “her şey O’na seyrede-cek, O’na dönecektir.
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (21 6 Peygamber (2))
  > Kim elini o ele uzatırsa, götürüleceği yer o makam’ın “sırât-ı müstakîm” i dir. Bu da o mertebenin necâtıdır. Ayrı bir husus ise! Bütün esmâ-i nefsiyye’nin (Allah) ismi İlâhîsine uymalarının gerekliliğidir. يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرُكُمْ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى إِنَّ أَجَلَ اللَّهِ إِذَا جَاءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ( Yağfirleküm min zünübiküm ve yü ahhirküm ilâ ecelin müsemmâ inne...
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > --------- Zonguldak’a/ zengindağı ” bağlı Karadeniz /fenâfillâh denizi, Ereğlisi/er’ehlisi , Düzce/ sırat-ı müstakim yolu, Akçakoca,/ ak pak olmuş irfan ehli , akşam üstü /baka billâhtan fenâfillâh’a , Bolu dağı/ bulluk dağı, kente/ tevhide, dönerken bolu dağında/ bolluk dağında , Muhtarın yerinde/ halife mertebesinde , yemek yemek. Maide sofrası ve tevhid yemeği yemek. Yemekten sonra bize orada birde, askısı ile...
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. ------------------- ~~108.2~ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ...
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ------------------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Fakat bunların cümlesi arizidir, asli değildir zira o mashar aslında hangi ismin masharı ise o ismin zevki ve sırat-ı müstakimi üzerinedir. Mesela nafi isminin masharı olan bir kimsenin zevki ve sıratı herkese menfaat ulaştırmaktır. O kimse her ne kadar muhit-i kevnisinden kaptığı bir takım sıfat-ı nefsaniyenin rengine boyanmış olsa da yine Rabbı hassı olan Nafi isminin zevkinden hali değildir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Çünkü alemler Allah-ın mülküdür ve mülkte ancak kanunlarla idare edilir Allah-ın kanunu ise mü’minler hakkında sırat-ı müstakim-doğru yol üzere olmaktır. Doğru yol ise daha dünyada iken Hakk-ı bilme bulma ve onda fani olma yoludur. T.B. --------------------------- ----- 11 - Hud Suresi - Ayet 107 (١١.١٠٧) ~~11.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > Ölçüleri çok doğru ve sistemli olması lazım ve de zaman lazım ki o yerine otursun. Sırat-ı müstakim üzere yolunu sürdürebilsin. Soru: Vücud mertebelerinin tezahürünü zahiri bakışımızla nasıl yorumlayabiliriz? Mesela bir insanın zahiri doğumunda bir çocuğun babasındaki daha vitamin halinde iken amaiyet meni kısmına Ahadiyet sonra anne rahmindeki gelişmesine bu şekilde bakılabilir mi?
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Ve bütün insanlar bu dünya sahasında denenmektedirler. Kim sırat-ı müstakim üzere hayatını sürdürürse, Yüce Hakk’ın O zuhuruna ilgisi ona bakmasıdır. Nefsi mana da bir hayat yaşayan kimse için ise, bakmaz hükmü geçerlidir. Bu âyet-i kerimede geçen manaya göre: Yüce Hakkın, onların halini; denemeden evvel: - Bilmez…
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Hani şuradan çıkacağımız hepimiz başka istikamete gideceğiz, hepimiz tek yoldan aynı yoldan aynı yerden gitmeyeceğiz, o halde bir birine ne kadar zıt yönlere gideceğiz değil mi, ama herkes kendi sırat-ı müstakimine gidecek, kendi doğrusuna gidecek o zaman da kimseye bir şey demek düşmez. Ve mü'min kâfiri, kâfir dahî mü'mini, eğri yolda görür. Biz kendimizi doğru yoldayız derken kâfir de bize bakıp bunlara bak neler...
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Noktalar 13 oldu, Elif, 1, Noktalar yanyana omuzomuza çizgi, sırat-ı müstakim. Biri yatay diğeri dikey. Sekizinci esma Müheymin. MÜHEYMİN ESMASI Halkettiklerini rahmetiyle koruyan, sonsuz ilmiyle kudretiyle gören, gözeten.Hafız, Kadir, Alim,Cebbar. Allah, Cabir olarak neye ihtiyacımız olduğunu bilir ve ona göre rızıklandırır varlıkları.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Kimisinin okul yaptırmaktır, kimisinin hastane yaptırmaktır. Bunların hepsi güzel şeylerdir. Hepsi bunların sırat-ı müstakim, Hakk yoludur ama, bize sıratullah lazımdır. Yani Allah yolu lazımdır. Eğer gerçek müminler isek bunlar da İslamiyet’in dışında olan sistemler değil, İslam’ın içinde hiç biri, İslam’dan ayrı değildir.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Vakıa her birerlerinin bir yönden bir hakikate temas etmiştir fakat akıllarına hakim olan vehimleri daima sırat-ı müstakimden ayaklarını kaydırmıştır. Neden? Çünkü hep beşeriyet yönüyle düşünmektedirler. Zamanımızın mütefekkürleri ise fen dairesinde tabiat alemini tetkik, kendisine mahsus hakikatlerden delil getirmek usulünü takip ederler fakat bu onun delilidir şu onun delilidir diye zincirleme olarak hakikatine...
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > Üzerimize aldığımız yükü, evvelâ Kur’an’a sonra sünneti seniyye ye uyarak, daha sonrada Piran hazaratının yollarını İZ’ leyerek sırat-ı müstakim olarak takib etmekteyiz. Bizden sonraki nesillerinde bunları kolayca İZ lemeleri için, gereken bütün imkânları bizlerden sonrakilere bozulmadan kendi asli halleri ile aktarabilmek için, bunların hepsini sistemli olarak kayda alarak bozulmamalarını temin etmeye çalışmaktayız.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > ) ---------- Onu “veled-i kalbi” asli evine gönül alemine bırakmaya niyet etmişsin, inşeallah, başka bir şekilde bu saha gerçek hayatta da açılır. Vasıtasız yüreyerek gittiğin o yol zahiri “sırat-ı müstakim” dir. Bu da fiili çalışmalarla elde edilir. Zuhuratı gördüğün günlerde her halde, zahiren bir ameli Salih işlemiş olabilirsin, girdiğin o yer amellerinin neticesi olabilir. Ancak kişiyi oyalama ihtimali vardır...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > “Ey İnsân-ı Kâmil (Muhammedîyyet mertebesinden) (1) Hikmetli Kû’rân (Zât) (2) Gerçekten sen irsal edildin, ulaştırıldın (3) Sırat-ı Müstakim ve Sırat’ullah üzerini-üzerinden (4) Aziz ve Rahim olan Allah tarafından indirildin(5) [74] Burada Kurb’an hakikatlerinden bahsediliyor. Efendi Babamın büyük oğlu (عزّت) Bey’in sayısal değeri; (ع) Ayın: 70, (ذّ) Ze: 7, (ذّ) Ze: 7, (ت) Te: 400 dür.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > ] [9] ----------------- 193 - Ebu Sa'id el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdu: "Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddikler, şehidler ve sâlihlerle beraberdir." Tirmizî, Büyû 4, (1209); İbnu Mâce, Ticârât 1, (2139). 194 - Tirmizî'nin, Rifâ'a İbnu Râfi'den yaptığı diğer bir rivayetinde şöyle...
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > Ve bir daha da eğriltme. Çünkü istikamet ve hedef tekdir. O da sırat-ı müstakim’dir. Başka bir yol yoktur. Sakın aldanma, gaflete dalma. Yanarsın, çok pişman olur, yanarsın. Fakat fayda etmez. Hiç etmez. Nükte: Diye böylece bu bitiyor şimdi burada bir aşıdan bahsedildi.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > [63] “Fi Sebilillah” Allah yolunda, Allah yolunun içinde öncelikle iman edip daha sonra halktan hakka kendimiz tanımak için önce sırat-ı müstakim ve daha sonra sıratullah ile Et-turu seba (yedi nefis) ve beş hazret mertebelerini kendi nefsi ve vehimi varlılığı ile cihad edip hakka teslim edenlerin mertebeleri daha üstündür. Ve Allah yolunda harcamak ise kişinin kendi varlığını Allah yolunda ifna edip Hakk yolunda...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Yâni, teklifat-ı İlâhiyye yi ve tavsiyyeyi Muhammediyye yi yerine getirerk sırat-ı müstakim üzere hayatlarını sürdürenlerin terazileri ağır basanlar. ------------------- فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ (101/7) Fe huve fî îşetin râdiyeh. (101/7) İşte o, râzı olduğu bir yaşayış içindedir.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > HASED-KISKANÇLIK TEMRİN RAPORU HIRS – AÇGÖZLÜLÜK TEDAVİSİ : HIRS-AÇGÖZLÜLÜK TEMRİN RAPORU CİMRİLİK TEDAVİSİ DUASI: CİMRİLİK TEMRİN RAPORU ----------- Bura da da görüldüğü gibi yolumuzun üzerine ne kadar nefsin beşeri ahlakları varsa, hepsi temrin ve Rapor, ismi verilen taşları ile döşenmiş ve “Sırat-ı müstakim olan yolumuz temrin ve rapoprlar’dan geçilmez olmuş. Yapılacak ilk iş yolumuzu bu nefsin geçmiş sayfalarda...
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > “Sen doğru yola hidâyetleyen (rehberlik) edensin” Bu doğru yol evvelâ “sırat-ı müstakim”, → daha sonra “sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “ mi’rac” tır, ki Allah (c.c.) yolu “ef’alin” den → “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur, O’n-dan zuhur ettiğinden yine “herşey O’na seyredecek, ona dönecektir.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > İki ayna, elma Hakk'ı bildirir, Ellerini meyva gibi dildirir, Hakk'a ayna arif pası sildirir, Kulunun sinesi Hakk'ın aynası. Cilala aynanı yavaş dingince, Sırat-ı Müstakim nefse ilgince, Sıratullah dikey mirac bilgince, Allah ile seyir aşkın aynası. Tozunu havanda tokmak dövünce , Cenab-ı Hakk habib diye övünce, Âlemlere rahmet irsal edince, Zuhuru Muhammed insan aynası.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Bu ikinci seyrin ilk bölümü yere paralel olarak (sırât-ı müstakîm üzere) yapılır. İkinci bölümü ise yukarıya doğru, urûc, mi'râc, yükseliş (sırâtullâh) şeklindedir. Tenzîl edilen kitap Allâh'ın kullarına uzattığı ipidir ( hablullâh , Âl-i İmrân, 3/103); kendisine tutunanı "esfel-i sâfilîn"den tekrâr "ahsen-i takvîm"e ulaştırır.
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Sen doğru yola hidayetleyen (rehberlik) edensin. Bu doğru yol evvelâ “sırat-ı müstakim,” daha sonra da “sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “mi’râc” tır, ki Allah’ın (c.c.) yolu “ef’âlin” den, “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur, O’ndan zuhur ettiğinden yine “her şey O’na seyrede-cek, O’na dönecektir.
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > ) hayvanların tümünün nâsıyelerini, onlardan her biri­nin mazhar olduğu bir Rabb-i hâssı tuttuğunu ve cümlesinin sırât-ı müstakim üzere olduğunu beyân buyurmuş ve buna delil olarak (Hûd, 11/56) âye-t-i kerîmesini zikr etmiş idi. ﴿٥٦﴾ اِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُمْ مَامِنْ دَاۤبَّةٍ اِلا هُوَ اَخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا اِنَّ رَبِّى عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ 11 / 56- “Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim,...
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > ) ibarede cebri, Rabb'e isnâd etmedi, belki şüpe ve tereddüt etti. Velâ­kin nazar-ı evvele göre cebir, sırât-ı müstakim üzere olan Rabb'indir. Ve nazar-ı sânîye göre, yani ikinci görüşe göre Rabb-i mutlaktan Rabb-i hâssı ve hükm-i hâssı taleb eden kişinin a'yân-ı sabitenindir.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > ) hayvanların tümünün nâsıyelerini, onlardan her biri­nin mazhar olduğu bir Rabb-i hâssı tuttuğunu ve cümlesinin sırât-ı müstakim üzere olduğunu beyân buyurmuş ve buna delil olarak (Hûd, 11/56) âye-t-i kerîmesini zikr etmiş idi. ﴿٥٦﴾ اِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُمْ مَامِنْ دَاۤبَّةٍ اِلا هُوَ اَخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا اِنَّ رَبِّى عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ 11 / 56- “Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim,...
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > ” Ve kezâ buyurur: (Muhammed, 47/31) ya’ni “Biz sizi imtihan ederiz, tâ ki sizden mücâhid olanlan bilelim.” Eğer mertebe-i azhar olan hazret-i şehâdette irsâl-i rusül olunup marzî olan sırât-ı müstakim ile mağzûb olan sırât-ı müstakîm ta’rîf olunmamış olsa, her ayn-ı sâbitenin isti’dâd ve kâbiliyyet-i zâtiyyesinden ibâret olan hüccet-i bâliğa fiilen zâhir ve şühûd ile tevessuk edememiş olurdu.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Yani sen hidâyetçisin, hidâyet ehlisin,” diye belirtilmekte. Şimdi burada hidâyet ehli hangi tarafta, hidâyet edemezsin dediği nerede? Sen hidâyet edersin, sırât-ı mustakîm üzerine hidâyet edersin, yani sevap günah cetveli üzerinde tavsiyelerde bulunarak. En büyük hidâyeti de odur zaten, yol göstermek…
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > 2009 Efendim, Yukarıda anlatılan misâlin bizdeki yansıması, şöyle ki ; Vahdetteki kesreti şehâdet âleminde yaşamanın ilk temel öğesi Nefsi akla bağlayarak yaşamaktır. Ancak 7 nefs mertebesi sâlih amel ile sırât-ı müstakîm üzere yaşandığında kemâlâtın zuhuru olur.Hz. Allah (c.c.) Tîn Sûresinde bize 3 aşamayı işâretle Hz. Mûsâ-Hz.
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > “benim yolum” diye belirtilen, evvelâ “sırât-ı müstakîm” daha sonra “sırâtullah-Mi’râc” tır. Diğer yönü ile “Âdemiyyet hakikatinden, Muhammediyyet” hakikatine kadar olan mertebelerin tamamının yaşantıları’dır. “açık bir delil” zâten kendisidir. Âyet-el kübrâ, Habîb, ve (bana bakan Hakk’ı görür) hadîsiyle, zâten kendisi gerçekten en açık delildir.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Şeriatin karşılığı nedir? Yol mâ’nâsınadır. İşte Hakîkat-i Muhammedî yolu, ehlûllah yolu, Allah yolu, sırât-ı mustakîm ve sırâtullah üzere bakın şeriat. Zâhiri şeriat ve tarikat mertebesi yolu sırât-ı mustakîm; hakîkat ve marifet mertebesi itibari ile yolu sırâtullah, Allah’ın yolu.
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Lûtiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Melkiyye)
  > Binâenaleyh ona münâzi' olan kimse, nizâ' etmekle kendi hakîkati üzerinde sâbit kadem olur ve kendisine âit sırât-ı müstakîm üzerinde yürür. Ve ilm-i ilâhîde ademiyet hâlinde sübûtun ne demek olduğu Fass-ı Üzeyrî'de misal ile îzah olunmuştur, oraya müracaat olunsun.
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > Ve bu hâle muttali' olan diğer bir alim إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَات ]Ameller niyetlere göredir.[391 hadîs-i şerîfine nazar edip, hibedeki niyyetin fesâdını görüp, ondan tevakkî ederek sırât-ı müstakîm üzere gider. İşte bu da ilimden münbais hidâyettir. Ve dalâl ve hüdânın ilimden husûlü, acı ve tatlının yağmurdan zuhûruna mümâsildir.
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Bütün âlemde Allah-ı seyr var. Fakat kendi gidiş yolu, Hakk’a birey Olarak-sırat-ı müstakim gidiş yolu kendinden geçiyor. O halde yapacağımız ilk iş kendimize dönüp kendimizi tanımak Ben neyim? Biz neyiz? Sorularının cevabını kendimizde bulabilmek. İşte o soruların cevaplarını bulup ta tatbik etmeye çalıştığımız zaman kendi hakikatlerimiz ortaya çıkmaya başlamakta ve kendimizden de Hakk’a ulaşmış olmaktayız.
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > Onları doğru yola ilettik.    -----------------          Sırat-ı Müstakim, seyri sülük yolunda et-turu seba   denilen 7 nefis mertebesi üzerine yapılan nefis seyridir. Museviyet mertebesi sıra sayısı 9 olsada ve Tevhid mertebeleri içinde olsada Mûsâ (a.s.)
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Âyette; “ma min dabbetin illâ hüve ahızün binası­yetiha inne rabbiy ala sıratın müste­kıymin” “Yeryüzünde hareket halinde olan bir varlık yoktur ki Rabbim onun alnından tutmuş olmasın!.. Muhakkak rabbim sırat-ı müstakimdedir...” İtikadlar dahi böyledir... Bir şahsın itikadı, diğer bir şahsın itikadına göre eğri görünürse dahi, o şahsın zatında mazhar olduğu ismi itibarına göre, onun “sıratı müstakimi” odur.
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Seyri sülûk’ta yol almaya başlayınca kişinin akli melekelerinin hepsi değişiyor, ki değişmeside lâzımdır, çünkü nefs yolunda giderken kendisini sırat-ı müstakime döndürmüş oluyor, tabii ki, iki yolun seyri başka, başkadır. Yöneldiği yolda da kemâlâtını bulur, nefsinin yolunda giderse nefsinin kemâlâtına, yani cehenneme fakat ruhuna yönelirse onun kemâlâtına yani Cenâb-ı Hakkkın zâtına veya cennet-i âlâ’ya...
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Bu doğru yol evvelâ “Sırat-ı Müstakim,” daha sonra da “Sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “mi’râc” tır, ki Allah’ın (c.c.) yolu “ef’âlin” den, “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur,” O’ndan zuhur ettiğinden yine “Her şey O’na seyrede-cek, O’na dönecektir.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Hakkın huzurunda olduğumuzu idrak etmediğimiz her an bir kabahattir, işte sırat-ı müstakim budur. Âdet olmuş cümle âlem yılda bir kurban keser, gün be gün, saat be saat, ben senin kurbanınım, diye hiç olmazsa senden ferman ben kurban diyerek Hakka karşı aczimizi yokluğumuzu itiraf etsek kâfi (3) *************** NOT= Görüldüğü gibi yukarıdan beri yazılmış olan satırların her biri ayrı bir ibret ve irfan tablosu...
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > Summestekâmû, sonra bu anlayış üzerine evvelâ sırat-ı müstakim, daha sonra sıratullah üzerinde, ve gerçek irfaniyetleri ile yol almış ve miraca doğru yükselme kaydetmişlerdir. Bu yükselme kaydedenlere, tetenezzelu aleyhimul melâiketu, onların üzerine akın akın melekler iner. Bir evvelki âyette belirtildiği gibi, kendilerine uyanları esfeli safiline çeken cinler, onlara uyan insanların nasıl cehennem ehli olduğu...
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Elbette vatan, bayrak, aile, toprak, bayrak için çarpışılıp mücade edilip savaşılacak bunlar olmadan kişinin bağımsızlığı olmadan özgürlüğü olmaz dininide yaşayamaz. Ama ilk sırada olan Allah sevgisi için olmasıdır… Kendi yolu içinde ne demektir… “Sırat-ı Müstakim” doğru yoldur… Nefis terbiyesi içinde bu aşama geçilecektir. Hz. Peygamber (asv) Efendimiz, Tebük seferinden dönünce, “Hoş geldiniz!
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > hepsinin hakkını kendi mertebelerinde vererek yaşamak, işte sırat-ı müstakim dedikleri zaten budur. Peygamber Efendimiz (s.a.v) nasıl bir hayat sürdürmüşse, onun ümmeti olarak ona uygun bir şekilde yaşamak bizim görevimizdir.     Anlatılmak istenen özet mana ş
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Ölçüleri çok doğru ve sistemli olması lazım ve de zaman lazım ki o yerine otursun. Sırat-ı müstakim üzere yolunu sürdürebilsin. Soru: Vücud mertebelerinin tezahürünü zahiri bakışımızla nasıl yorumlayabiliriz? Mesela bir insanın zahiri doğumunda bir çocuğun babasındaki daha vitamin halinde iken amaiyet meni kısmına Ahadiyet sonra anne rahmindeki gelişmesine bu şekilde bakılabilir mi?
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi
  > Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > “Yukarıda belirtilen, anlatımı da net olan zuhuratın yorumu bizce şöyledir. Gidilen yol sırat-ı müstakim’dir gidilen yolda gidenin elinde olan top atan kavunu , (15) sene sırtında ve elinde taşıdığı, o kişinin top attığı, yani iflâs etmiş olduğu görüntüsüdür. Kavun un kabuklarının sayulmuş olması kendisinin üzerinden kimliği alınmış gerçek hali ile bozuk iç halinin ortaya çıkarılmasıdır, Tadının yenmeyecek şekilde...
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir, verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. T.B. ------------------- (108-2) Fe salli li rabbike...
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > Kısaca belirtilen bu Hakk'a ulaşma olgusuna ef'al alemi itibarile Sırat-ı müstakim (doğru yol); esma alemi itibarile tarik ve özel olarak'ta tarikat; sıfat mertebesi itibarile sıratullah denmektedir. Dini terimlerden olan şeriat, tarikat, hakikat, marifet kelimeleri ne yazık ki günümüzde çok yanlış anlaşılmakta-dır.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > r ki Rabbim onun alnından tutmuş olmasın!.. Muhakkak rabbim sırat-ı müstakimdedir...”     İtikadlar dahi böyledir... Bir şahsın itikadı, diğer bir şahsın itikadına göre eğri görünürse dahi, o şahsın zatında mazhar olduğu ismi itibarına göre, onun “sıratı müsta
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Yürüdükçe eski ile oyalanmaktan kurtulup daha derin-yeni tefekküre kavuşuyoruz fakat bu seferki saha da yeni bir oyalangaç yeri. Ama hazım edilene kadar ve sırat-ı müstakim (İbnül Arabi r.a. meşrebince şeriat-hakikat dengesi merkezi) üzere olmayla oranın da hakikatine şahit olunuyor ve devam ediliyor.Hakk iç-dış her yerden kuşatarak (Feth) Hamd'ını işletmekte, efal alemi (madde alemi) sahasında O'ndan başka bir şey...
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Bu oluşuma sırât-ı müstakîm ile başlayarak sırâtullah ile devâm eden bir yaşam denilmektedir. İşte Âdem (a.s.) ile başlayarak Hz. Resûlullah (s.a.v) ’a kadar gelen bu süre aslında bir insanın ömür süresidir. Bir insan yaşadığı sürede bu oluşumları sırasıyla kendi bünyesinde yaşamalıdır ki gerçek müslüman o olmaktadır.

## İlgili Kavramlar

- [Nefs-i Emmare](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-emmare) — part_of
- [Nefs-i Safiye](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-safiye) — part_of
- [İrfan Mektebi (Hakk Yolu)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/irfan-mektebi-hakk-yolu) — part_of
- [İrfan Mektebi (Hakk Yolu)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/irfan-mektebi-hakk-yolu) — part_of
- [Nefs-i Emmare](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-emmare) — part_of
- [Nefs-i Safiye](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/nefs-i-safiye) — part_of
