# Teşbih

> Allah'ı alemlerdeki özelliklerle benzetmek. İçkin yaklaşım.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tesbih-temsil

---

## Tanım
Teşbih (التشبيه), Allah'ı yarattıklarına ait sıfat veya özelliklerle benzetmek; ilâhî isim ve sıfatların âlemdeki tecellîlerini kabul etmek demektir. Aşırısı cisimleştirmeye (tecsîm) ve şirke götürürken, itidalli olanı Hakk'ın yakınlığını (kurb) ifade eder.

## Etimoloji
Arapça ش-ب-ه kökünden; "benzemek, benzetmek" anlamındadır. "Şibh" benzer, "müşebbihe" aşırı teşbihçi grup demektir.

## Özellikleri
- Tenzihin mukabili ve dengeleyicisidir.
- Kur'ândaki "yed" (el), "istivâ" (arşa istivâ), "vech" (yüz) gibi lafızlar teşbih ayetleridir.
- Ehl-i sünnet bu ayetleri "bilâ keyf" (nasıllığı bilinmeksizin) kabul eder.
- Sufîler teşbihi tecellî ve zuhûr doktriniyle yorumlar.

## Kur'an Referansı
Fetih Sûresi 10. ayet: *"Yedullâhi fevka eydîhim"* — "Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir." Tâhâ Sûresi 5: *"er-Rahmânü ale'l-arşi'stevâ."* Bu ayetler teşbih-tenzih dengesinin konu edildiği nasslardır.

## İbn Arabî / Tasavvuf Geleneği
İbn Arabî *Fusûsu'l-Hikem*'de tenzih-teşbih dengesini en açık şekilde ele alır: *"Sadece teşbih edersen sınırlarsın, sadece tenzih edersen uzaklaştırırsın; her ikisiyle birlikte tanırsan tahkik ehlinden olursun."* Mevlânâ *Mesnevî*'de fil temsiliyle (karanlıkta fili tarif eden körler) kısmî idrakin her birinin teşbihî bir yönü yakaladığını söyler.

## İlgili Kavramlar
- [tenzih](/wiki/tenzih)
- [tecelli](/wiki/tecelli)
- [tevhid](/wiki/tevhid)

## Kaynaklar
- İbn Arabî, *Fusûsu'l-Hikem* (Nûh Fassı)
- Mevlânâ, *Mesnevî-i Şerîf*
- Mâtürîdî, *Kitâbü't-Tevhîd*

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Halbuki bunlar bazı manaların teşbih yönüyle anlatılmaya çalışılması yani misal yönüyle, benzetme yönüyle anlatılmaya çalışılması bir bakıma kullandığımız ilimlerin birçoğu bu şekilde yani misallerle anlatılmaktadır. Ama biz bütün misalleri gerçeğin yerine ikame etmişiz, yani gerçek olarak kabullenmişiz, halbuki bunların hepsi misaldir. Misalden onun hakikatine geçmek için birer yol onlar, kapı, vasıta, ama biz...
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Gerçek tenzihin ufku teşbihe gider, teşbih ve tenzihi de birleştirdiğinde tevhide ulaşmış olur. Ama bu zahiri tenzihle hareket eden kimse hiçbir yere ulaşması mümkün değildir. Bu ötelerde olan bir Allah’ı kabullenip nefsi rahatlama içerisinde, gaflet içerisinde hayatını sürdürmüş olur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10)
  > Bu beyit yukarıdaki beytin bir misâlidir. İnsanın kalbi köke ve sîmâsı yaprağa teşbîh buyrulmuştur. Zîrâ bir insanın kalbindeki elem ve sürür yüzünde zâhir olur. Bunun için âyet-i kerîmede يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَاهُمْ (Rahman, 55/41) Ya'ni "Suçlular sîmâlarıyla belli olur" buyrulmuştur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Ve "yâ" terdîd içindir. Nitekim ya şöyle veya böyle deriz. Yukarıdaki beyitte çalgıcı İsrafil'in kendisine teşbîh buyrulmuş idi; bu beyitte de İsrafil'in kendisine değil, habercisine teşbih buyrulmuştur. Hulâsa-i ma'nâ budur: “Yâhut çalgıcı, İsrafil'in kendisine müşâbih değil, onun nağmeleri, İsrafil'in risâleleri ve habercileri idi ki, o nağmelerin istimâ'ından filin kanadı çıkardı; ya'nî sikālet-i tab'ları fil...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > ...Bölüm-Tenzih:………………………………………………………(85) 11- Bölüm-Teşbih:………………………………………………………(96) 12- Bölüm-Fiiller tecellisi:………………………………………….(115) 13-İsimler tecellisi:…………………………………………………..(134) Terzi Baba kitapları lis...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Ey kendi özünde renksiz olan insân-ı kâmil, sen halkın gözünde türlü türlü renklerle ortaya çıktığın için, hem tevhid ehli olanlar hem de teşbih ehli olanlar senin hâl ve şânında hayrete düşerler. "Muvahhid"den kasıt, halife kılan Hak ile halife olan insân-ı kâmili bir görenlerdir; "müşebbih"den kasıt ise halife olan insân-ı kâmili halife kılan Hak'ka benzetenlerdir.
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye)
  > ...â’ya ma’rifeti, teşbîh üzere değil, tenzîh üzere olur. Ya’ni Hak, makām-ı aklî olan Cenâb-ı İlyâs’da münezzeh oldu. Çünkü Hz. İlyâs, şehevâttan mücerred olup, rûh-ı m...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > Nasıl ki hadîs-i şerifte "خلق الله الخلق في ظلمة ثم رش عليهم من نوره" yani "Yüce Allah halkı karanlıkta yarattı, sonra onların üzerine nurundan saçtı" buyrulur. İkinci mısrada da "Bu teşbihi ne söylüyorum, galiba tenzîhten (Allah'ı eksikliklerden arındırmaktan) gaflette ve uykudayım?
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > Yoksa boş birtakım sözler ile bir batıl Hak olmaz. 11. "Vahdet-i vücud" müşahedeleri Hakk'ı hem tenzih (eksikliklerden arındırma) ve hem teşbih (benzetme) ederler. "Vücudîler" ise yalnız teşbih ederler. Nitekim bunların zıddı olan İslam'ın zâhir uleması dahi yalnız tenzih ederler.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Bu beyitlerde ahmağa muhabbet eşeğin kıçını öpmeğe ve onun ağzından çıkan ahmakāne sözler de eşeğin osuruğuna teşbih buyurulmuşdur. Ya'ni, "Eşeğin kıçını öpen kimsenin ağzına eşek osurduğu vakit, onun bıyıklarını [nasıl] pis kokutur ise, ahmak dahi senin ma'nevî olan ağzını, o murdar sözleriyle murdâr eder; ve senin libâs-ı îmân ve i'tikādını zevksiz ve lezzetsiz ve mâidesiz sözleriyle vücûdunun şeceresinin karalığı...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > " diye sorulsa, aslâ mukni' bir cevab veremezler. Fakat ulûm-i ledünniyye sahibi olan insân-ı kâmil, Hakk'ı hem tenzîh ve hem de teşbîh sûretiyle gāyet mukni' cevaplar verir. Nitekim Mesnevî-i Şerîf'de ve Muhyiddîn-i Arabî (k.s.) hazretlerinin Fusûsu'l-Hikem'inde ve sair âsâr-ı aliyyesinde bu cevablar gāyet açık ve mukni' bir sûrette mündericdir.
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye)
  > Veyâ-hud tenzîh eden kimse bu zikrolunan hakāyıkı âlimdir: Bu sûrette o kimse Allâh'a ve resûlüne karşı sû'-i edebde bulunmuş olur; ve tenzîh eden câhil ile sû'-i edeb sâhibi, ya mü'min veyâhud gayr-ı mümin olur: Eğer tenzîh eden mü'min olup da, bu tenzîhi indinde durur ve oradan ileriye gitmez ve makām-ı teşbîhde, teşbîh edip âlemin kemâlâtını Hak hakkında isbât etmez ise, sû'-i edeb etmiş ve peygamberleri ve...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Ömrü zâyi' eden ve ölüm vakti o dara dar olan zamanda tövbe ve istiğfâr etmeye teşebbüs eden bir muğaffelin her sene aşûre (âşûrâ) günlerinde Antakya Kapısı'nda ehl-i Haleb Şîa'sının mâtem tutmasına ve garîb şairin seferden erişmesine ve "Bu feryâd ne mâtemdir?" diye sormasına teşbîhtir "Ta'ziye", lügatte sabr ettirmek ve sahib-i musîbete müteselli olacak sözü söylemek demektir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > " Bu beyt-i şerîfde esmâ-i müteferrikaya mezâhir olan insanlar piyâde neferine ve cem'iyyet-i esmâiyyeye mazhar olan insân-ı kâmil süvârî kumandana teşbîh buyrulmuştur. 37. Zîra ki bu ten dört huyun makāmı oldu; onların adı fitne isteyici dört kuş oldu. &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash 37.
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > İnci Tezgâhı 115 7- İnci Mercan Tezgâhı 115 8- Hz. Peygamber’i Rüyada Görmek 115 9- Bir Zuhûratın Düşündürdükleri 116 10- Kur’ân’da Tesbih ve Zikir 116 11- Ölüm Hakkında 117 12- Yehova Şahitleri 117 13- İman ve Îkan 119 14- A’yân-ı Sabite Kaza ve Kader 119 16-Tasavvufî İzahlar 120 II- SOHBETLERİ VE ŞERH ETTİĞİ KİTAPLAR 120 A.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Mûsâ'nın suâli, zâlimlerin gālib olması sırrından ibaret olup, başka bir mes'ele olmakla beraber, bu da zımnen ef'âl-i ilâhiyyeye i'tirâz mâhiyetinde olduğundan, Mûsa (a.s.) suâlini mahzâ i'tirâz olmak cihetinden melâikenin suâline teşbîh buyurdu. 1804. Şöyle ki "Ne maksûd vardır bir nakşı yapmak ve ona fesâd tohumunu ekmek?" &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash 1804.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Mesela Cenab-ı Hakk'ın Rahman ismi vardır, ama Kahhar ismide vardır, Rahman isminin tecellisi bambaşka, Kahhar isminin tecellisi bambaşka, Cabbar isminin tecellisi bambaşkadır, işte bunları bir, bir hepsini tanımamız gerekiyor ki, Cenab-ı Hakk'ı hem tenzih mertebesi, hem teşbih mertebesi itibariyle bilelim. Tenzih ile teşbihi birleştirip tevhid edelim. O zaman ancak tevhid ehli olmuş oluruz. Yoksa lafzi "La İlahe...
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Tenzihten teşbihe geçmek lüzumlu bir şeydir. Tenzihi ve teşbihi birleştirmek İslam’ın işidir. Tenzih ve teşbihi bir arada yaşamak İslam’ın işidir ve tevhidi meydana getirir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > (Yarattıklarına dilediği şekli veren) El-Musavvir’dir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nu tesbih eder. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir. (59/Haşr 24) ► Sizi yaratan O’dur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > Bu münasebetle beyt-i şerîfte ma'şûka kavuşmak za'ferân kokusuna ve ma'şûktan uzaklaşmak ise soğan kokusuna teşbîh buyurulmuştur. Ya'nî, bir kimsenin cânı neşât ve sürür ve inbisât içinde ise, za'ferân kokusu gibi olan ma'şûkun visâlinden haber verir; ve eğer gam ve inkıbâz içinde ise, soğan kokuları gibi olan ma'şûkun uzaklığına delâlet eder.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12)
  > "Deyyâr", ev sahibi ve evde bulunan kimse demektir. Burada cisim "ev"e ve cismin sûrî ve manevî kuvvetleri "deyyâr"a teşbîh buyurulmuştur. "Köy"den murâd, dünyâdır. Ya'nî, aşk bir kimseye sarılıp musallat olunca, onun cisminin evinde ona refakat edecek sûrî ve ma'nevî kuvâsından hiçbirisi yoktur.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Evvelki gelişinde “teşbih” ehli olarak geldi, ikinci gelişinde Muhammediyet mertebesine ulaşıp “tevhid”i yaşayacaktır. İşte gerçek İsa işte o zaman ortaya çıkacaktır. Kendi vaktinde velayet kemalatını ortaya getirdi, nübüvvetin ışığı ile nübüvvet ile birlikte yaşadı, Hazret-i Ali Efendimiz hakkında şöyle bilmek lazım, ehl-i beyt hazaratı hepsi peygamberdir, onun dışında zaten bir şey düşünmek yanlış olur.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Basiret ile ilahi marifet ancak insân-ı kâmile özgüdür. Çünkü onlar bedenleriyle teşbih sırlarını ve ruhlarıyla tenzih sırlarını zevk edicidirler. "Hak Teâlâ bu rûhânî boğazları, ancak bir şahıs iclâlî olduğu, ya'ni ahlâk-ı rabbâniyye ile mütehallık ve ahlâk-ı rezîleden pâk olduğu vakit ihsân eder.
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (192 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) tenzih galip, İsa’da (a.s.) teşbih galipti. Muhammed’de (s.a.v.) hepsi dengeli hem tenzih var hem teşbih var ve ikisini birleştiren tevhid vardır. Ama Efendimizin zahirdeki görüntüsü de ağırlıklı olarak tenzih üzereydi.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte o deryadan ne zaman ki bir bardağın içerisine biraz su konuluyor, o zaman kendini anlıyor, birey olarak işte herbirerlerimiz birer Allah’ın kadehi kadehleriyiz la teşbih, içki kadehi değil de insan kadehi ilim kadehi bilgi kadehi kemalat kadehi o zaman kendimizi bilme yolu açılıyor bize. Kadehin içine girince bireysellik başlıyor.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İşte vakti geldiği zaman Mertebe-i Museviyet yani tenzih mertebesi o geçildikten sonra teşbih mertebesi kıyasi mertebe ondan sonra فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ Yüzünü Allah’a döndür. Daha evvel rabbına döndür orada yüzünü Allah’a döndür. Yani Kabe’ye döndür manasında Allah’a döndür.
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > Haydi satır aralarında kaçırmışımdır belki diyerek “insan-ı kâmil”İn teşbih ve tenzih kısmını tekrar dinledim, Yok. fusus’a baktım,Yok. yani çalabileceğim bir örneğim yoktu. Açıklananlar sadece tenzih, teşbih ve tevhidden öteye gitmemişti.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Dur, Rabbin namaz kılıyor ifadesi ise teşbihidir. Fenafillah halidir. Her birerlerimizin üzerinde Esma-i ilahiyeler mevcuttur. Ancak Peygamber Efendimiz bütün isimleri ve mertebeleri cem etmiş olduğundan onun Rabbi Rabbul erbap tır. Dur, rabbin namaz kılıyor.
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (60 6 Peygamber (5))
  > Oradan aldığımız yol haritası ile inşallah diğer lîmanlara da (mertebelere) uğrayarak emniyyetli bir yolculuk ile hedefimize bir menzil daha ulaşmaya çalışacağız. Bu oluşum yeni bir “bilinçlenme” ve “şuurlanma”dır. Bu (Îseviyyet) “Teşbîh” bilinç ve şuuru ile hayata ve kendimize şartlanılmış, dar kalıplar içerisinde bakmaktan kurtulup, çok geniş bir sahada, meselelere eğilerek o yönde yaşamaya gayret etmiş olacağız.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > İşte o deryadan ne zaman ki bir bardağın içerisine biraz su konuluyor, o zaman kendini anlıyor, birey olarak işte herbirerlerimiz birer Allah’ın kadehi kadehleriyiz la teşbih, içki kadehi değil de insan kadehi ilim kadehi bilgi kadehi kemalat kadehi o zaman kendimizi bilme yolu açılıyor bize. Kadehin içine girince bireysellik başlıyor.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > İşte o misal ile sınırlandırıldığı zaman Hakk’ı sınırlamış olmaktayız ki, bu dahi geçilmesi gereken bir mertebedir. Ancak misal olması bakımından bir teşbih yapılabilir. Hatta teşbihte hata olmaz derler ama teşbih edilen şeyde kalırsak teşbih mertebesinde kalmış oluruz, Hakk’ın gerçek zatına ulaşamamış oluruz.
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > Genelde Türkiye’nin dini tenzih üzerine kurulmuş bir dindir. Hep ötelerde olan bir Allah mefumuna ibadet vardır. Teşbih yok bizim gerçek mertebemiz olan tevhid gene hiç yoktur. Sonra biz de kendimizi müslüman zannediyoruz.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte genel manada tevhid-i hakikiyi tenzihi ve teşbihi ile birlikte bize getirmesinin getirebilmesinin sebebi ve sahibi olması bu yöndendir. Daha evvelki peygamberler böyle bir tevhidi, böyle birliği getiremediler çünkü neden bünyelerinde bu birlik yoktu ama bir evvelki sohbette de belirtildiği gibi Hakikat-i Muhammediye’nin varlığında ferdiyetinde bütün bu alemler tek bir ve var olarak zuhura çıkmaktadır.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ) imânı, “tenzih” oldu ve kendisinden bahsedilirken “Mûsâ’nın Rabbı” diye ifade edildi. İsâ (a.s.) ile “teşbih” hakikatleri ortaya geldi. Benzet-meli ifadelerle gerçekler izah edilmeye başlandı. Bunun neti-cesinde “üçlü Allah” anlayış ( imân ) ı ortaya çıktı, ki “bi ism-i eba ve ebi ve rûhûl kudüs” yani (baba, oğul ve rûh-ül kûdüs) ile ifade edilmeye çalışıldı.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > 3 - Daha sonra İsa (as) da “Kuds”e döndü bu da teşbih “Tevhid-i Sıfat”tır. 4 -En sonunda Hz. Muhammed’de kısa bir müddet “Kuds”e, daha sonra da“Kabe”ye döndürüldü, bu da “Tevhid-i Zat”tır. “Mekke” deki Kabe Allah’ın evi “beytullah”tır. “Kudüs” teki bina ise “beytül Makdis”(mukaddes ev)dir.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > 8- Bölüm-Rububiyyet. 9- Bölüm-A’mâ. 10- Bölüm-Tenzih. 11- Bölüm-Teşbih. 12- Bölüm-Fiiller tecellisi. 13-İsimler tecellisi. Bölümleri ile de, dördüncü kitap tamam olmuştu. Bu kitap ile de. 14-Bölüm-Sıfatlar tecellisi. 15-Bölüm-Zat tecelligâhı.
- **Ahadiyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç (47 Ahadiyyet)
  > ” Para efectos de este libro lo traducimos así: “Allah es Lo mas grande Lo mas magnifico.” Tenzih / Tesbih / Tevhid: Kiyam / Ruku / Secde: Durante Azalá, Kiyam representa la posición de pie Ruku representa la inclinación y Secde representa la postración.
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Tenzih edersen sınırlandırırsın, teşbih edersen bağlarsın, dolayısıyla da bunlardan da tenzih etmek lazımdır. Tenzihin bu nevinde çok mübalağa vardır, tesbih yalnız makam-ı cem ve takdis ise makam-ı cem ve tafsil haseiyledir denir.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ve “hod", kendi ve “â”, “âmeden” masdarından emr-i hâzır olup vasf-ı terkîbîdir, “kendi gelici” ma’nâsinadır; “vend” edât-ı nisbet ve edât-ı teşbih olan “mânend” ma’nâlanndadır. Bu terkıb “sâhib ve mâlik” ma’nâsında kullanılır. “Melîk”, “melik” ve “mâlik” ma’nâsındadır, kadir ve mutasarrıf demekdir. Ya’ni, Mûsâ (a.s.) Fir’avn’ın nokta-i nazarını cerh ve red için buyurdu ki: “Ey Fir’avn, sen kendini kadir ve...
- **Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (154 22 2011 Muhtelif mevzular sohbetler)
  > İşte bu mânada olan Allah bilincine Teşbih bilinci deniyorya, yani misallerle Hakk'ın varlığını tanıtmak, idrak ettirmek teşbih misallerle. Biz tenzih yünüyle Allahı anlamaya çalışıyoruz ötelere atıyoruz. Teşbihi manada Allahı buraya indiriyoruz, ozaman putlaştırıyoruz, bak oda tehlikeli o Allahtır bu Allahtır şimdi sizin oraya geliyor söz.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > Ancak bizim gözlerimiz şeyiyetle perdelendiği için Rabbımızı görmekten geri kalıyoruz, Rabbımızı ancak teşbih yönünden bilmemiz mümkündür, mutlak tenzih yönünden bilmemiz mümkün değildir. Ve vü­cûd-i latîf-i Hak Hakk’ın latif olan vücudu onların eşkâl ve suretlerinde kesif hale gelmiştir.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > Allâh'ı uzakta kabûl etmek, O'nu tenzîh ile kayıtlayıp teşbîhi reddetmek, böylece hakîkati ve tevhîdi bölmektir. Nitekim Yûnus Sûresi 10/18’de bu kimseler hakkında meâlen şöyle buyrulur: " Onlar, Allâh'ın yanı sıra bir de kendilerine ne bir zarar ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve "Bunlar, Allâh'ın katında bizim şefâatçilerimizdir," diyorlar.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > (5) Mertebe-i Îseviyyet’te, teşbih, sıfatların birliğinde kendini bularak. (6) Mertebe-i Muhammediyye’de zatların birliğinde, tevhid-i cem, bütün mertebeleri kendinde bularak yaşamak “attığın zaman sen atmadın” (8-17) ------------------- Nasıl ki, insanlardan ona muhabbet edenlerinin hepsinin gönlünde O “Muhammed” (s.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Yani aklımızı gönlümüzü çalıştıralım, yahut çalıştırın diyor, benim varlığımı bu yoldan müşahede etmeye çalışın yani ben sizinle beraberim karşınızdayım, bensize aynayım aynanın yüzünü silin de beni orada görün diyor. rabbımız o kadar yakında uzaklarda değildir. tabi uzaklarda da var, teşbih mertebesi itibariyle burada değil yakında değildir. uzaklarda da var ama sadece uzaklarda değildir. bütün alemi ihata etmiş...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Tenzihin bu nevinde çok mübalağa vardır, tesbih yalnız makam-ı cem ve takdis ise makam-ı cem ve tafsil haseiyledir denir. İşte bunun için Nuh’un (a.s.) tenzihi akli ve İdris’in (a.s.) tenzihi dahi hem akli hem de nefsidir demişlerdir. Hikmet-i Subbuhiye ile hikmet-i kuddusiye arasında manen ve mertebeden münasebet olduğu için yekdiğerine mukarin kılınmıştır.
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > İslâmiyet bunu zâhiren tenzîh anlayışı olarak “yukarıda Allah, aşağıda kul ikilisi olmak üzere iki” ye indirmiştir. Ancak teşbihi ma’nâ da ise kulu aradan kaldırıp tam bir teklik anlayışını getirmiştir. İşte İkân budur. Daha sonra kulun varlığı ile Hakk’ın varlığını birleştirip gerçek Tevhid hakikatini getirmiştir.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zîrâ bu âyet-i kerîme "tenzîh" ve "teşbih" arasını câmi'dir yani hem tenzih ve hem de teşbihin arasını yani ikisini birden toplamıştır ki, bu bahsin tafsili Fass-ı Nûhî'de murûr etmiştir. لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْءٌ kavliyle Hakk'ın misli nefy olunur. وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ kavliyle de Hak, semî'ıyyet ve basîriyyet ile vasf olunur.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > ...'yı zikrederler ve göklerin ve yerin yara-dılışı hakkında tefekkürde bulunurlar. İşte onlar şöylece tesbih ve duada bulunur dururlar. Ey Rabbimiz!. Sen bunları boşuna yaratmadın, Sen yücesin, artık bizleri ateş azabından koru.
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye)
  > ...âl-i hazz ederek zevk-i Muhammedî üzere tenzîh ile teşbîh beynini cem’etmek için kendisineمَرِضْــت ُ فَلَــم ْ تَعُدْنِــي وَجُعْــت ُ فَلَــم ْ تُطْعِمْنِــيya’ni “...
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Tevhid makamlarına göre bir değerlendirme yapmamız gerektiğine göre tenzihin mi tevhidi, teşbihin mi tevhidi yoksa tevhidin mi tevhidi olduğunu bulmaya çalışmalıyız. Bunun için de "merkezinde bırakırdım" sözünü neye istinaden söylemiş olduğunu fiiliyle tespit etmeliyiz. Bunu söylemiş olan zat Sümbül Efendi kendisine çiçek getirilmesini istediğinde canlı olan çiçeklerde Hakk'a zikri müşahede ettiğinden solmuş...
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > Yani o hâdi isimleri Musevivyet kaynaklı olan hâdi isimleri, Muhammediyet kaynaklı değil. Birisi tenzih, birisi teşbih hakikatleri ile. Nasıl ki Museviyyet ve İsevvyiet hakiketleri onlardan razı olmakta. İşte o namazı kılanlar da, Hak’tan kendilerine rıza istemekteler, kendileri hakkında.
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Eğer böyle bir saha olmamış olsaydı, bir oyun sahası. Lâ teşbih ki, oda oyundur zaten. İlahî oyundur bu âlem. Kurânı Kerîm'de geçer, “LA’VEN VE LAİBEN” “SİZ BURASINI OYUN OYUNCAK ZANNETTİNİZ.” İki türlüdür onun manası; Birisi; gerçek manada oyun gibi zannettiniz derler.
- **Mübârek Geceler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Mübarek Geceler)
  > Beytül Haram’a dönmek nedir? Tenzih Teşbih Tevhid Kııı’anın dört nüzul mertebesi Ha mim’in bazı özellikleri Mübarek gece Berat-ı’nı al ( şiir ) DÖRDÜNCÜ BÖLÜM İSRA VE Mİ’RAC BAHSİ BİRİNCİ KISIM Mi’rac hakkında hadis’i şerif İsra, harfleri yönünden ifadesi Mi’rac harfleri yönünden ifadesi İlk Mi’rac İkinci Mi’rac Üçüncü Mi’rac (İsra 17/1) Mi’rac Mekkeden değilde niçin Kudüs’ten vaki oldu Mescid-el Aksa Kuds-ü şerif...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (159 27 Muhtelif Sohbet aras shbetler)
  > İşte vakti geldiği zaman Mertebe-i Museviyet yani tenzih mertebesi o geçildikten sonra teşbih mertebesi kıyasi mertebe ondan sonra فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ Yüzünü Allah’a döndür. Daha evvel rabbına döndür orada yüzünü Allah’a döndür. Yani Kabe’ye döndür manasında Allah’a döndür. Bu da ilerideki sayfalarda gelecek Berat gecesinin hemen ertesi gün olan bir hadisedir.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Teşbih ilmide bilindiği gibi Hakk’ın bütün âlemde zuhurda ve tecellide olmasına dayanan ve o ilmi belirten tevhid ilminin o bölümüdür. Tevhid ilmi; tenzih ilmi teşbih ilmi ve ikisini birleştiren tevhid ilmi ile birlikte olan ilmin adı tevhid ilmidir. Ariflerin ilmi de bu ilimdir.
- **Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1)
  > Bu süreçte padişahlar padişahıyla teşbîhî bir irtibat kurar. Dünyaya dair bütün bağlarından koptuğunu düşünür. Ne var ki tefekkür sonucu bu hâlin Hz. İsâ makamında yaşandıktan sonra sıyrılınması gereken bir hal olduğunu kavrar. Çünkü tevhîd ilkesinin zuhûr ettiği Hakîkat-i Muhammediyye izinde ölmesi gerekmektedir.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > ...: ………………………………………………………………………..…(116) Teşbih hakîkatleri : ………………………………………………………..(117) Tevhid hakîkatine dayanan bâtin : ……………………….…….…(117) Üç kimliğimiz : ……………………...
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > “ Bu mertebeye ulaşıncaya kadar epey yükselme kaydeden sâlik; burada bir mertebe daha yükselir ve “Tenzih”ten “Teşbîh”e ulaşır. Daha evvelce Hakk’ın varlığını, isimler düzeyinde batında müşahede etmiş iken; bu defa zahirde Sıfat mertebesinde müşahede etmeye başlar.
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Biri tesbih etti, kurguda daha başlangıçta, burada ise zuhura getirdi يُسَبِّحُ teşbih ediyor. Nitekim Cenab-ı Şeyh (r.a.) Fütuhat-ı Mekkiye’sinin 12. babında buyururlar ki; nebat ve cemadın ruhları vardır. Ehli keşiften gayrisinin idrakinden batındır. Yani bitkilerin ve madenlerin ruhları vardır.
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç (14 rfan mektebi Hakk yolu)
  > (İyi bilin ki kâlpler ancak Allah’ın zikri ile mutmein olur,13/28) lâfzı ilâhisi bu hâli ne güzel anlatmaktadır. Burada Allah zikri demek sadece tesbih ile Allah Allah diye saya- rak Onu anmak değil, ancak idrak ile evvelâ Rabb, yani Rububiyyet mertebesini anlayıp oraya yönelmek, oradan da daha sonraki çalışmalarla ULÛHİYYET mertebesine ulaşmak olduğunu anlamamız icab etmektedir.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Bunlar teşbih (benzetme) üzere göğün köşkleridir. Ayın menzilleri olan yıldızlar da denilmiş. Yıldızların büyükleridir. Ortaya çıkıp göründükleri için bunlara bürûc ismi verildi de denilmiştir. Göğün kapılarıdır da denilmiştir.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > ...ibiyiz bizden olan neva sendendir. Biz dağ gibiyiz, bizdeki sada sendendir. --------- Görüldüğü gibi bu beyitler “fenâfillah” mertebesinden söylenmiştir, neyzenin elinde bir ney vardır ancak onu söyleten ve...
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Biri mutlak suç değeri ise mutlak Hakk’tır. ********** كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا ﴿٣٣﴾ (Key nusebbihake kesîrâ.) (Tâ-Hâ-20/33) “Seni, çok tesbih etmemiz için.” ********** Bilindiği gibi Mûseviyyet Tenzîh mertebesidir ve aslı tesbîhtir. Yani seni noksan sıfatlardan tenzîh ederek tesbîh edelim.
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > 1s Bu mertebe (teşbih) (şibh) "benzetme" ve misallendirme mertebesidir. Yüce Allah ilk defa sistemli olarak bir yerde zâtî tecellisini ortaya koymuştur. İsa (a.s.)'dan ortaya çıkan mucizeler, kendinden önce gelen peygamberlerin mucizeleri gibi değildir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Yani teşbih olarak bakılması gerekiyor. Çünkü kendisi diyor zaten, هُوَ الاَوَّلُ وَالاَخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ 57/3 yani evvelde benim, evveli olmayan evveld...
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > Buradaki tesbih yerine göre tenzih etmek, yerine göre teşbih ederek tevhid etmektir. (Murat Derûni) ---------------- وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ {الروم/18} (30/18) “Velehu-lhamdu fî-ssemâvâti vel-ardi ve’aşiyyen vehîne tuzhirûn(e)” (30/18) Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > Hatta her iki tarafta farkta kaldı. Birisi tenzih dedi, Hakk göklerde dedi. Birisi teşbih dedi Hakk yerdedir dedi. Fakat gökte midir yerde midir, ikisi arasında bocaladılar. Neticede İslam dini tümüyle geldi.
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > [8] " A'nâb " ( Üzüm bağları ): "Üzüm" " kesrette vahdet "in ve " teşbîh "in ifâdesidir. Salkımları ve taneleriyle kesreti, preslendiğinde elde edilen üzüm suyuyla vahdeti ifâde eder. Üzümün vahdet suyu, Hakk yolcularını aşkullâh ile kendinden geçirip fenâ'ya kavuşturur.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > Ama Ahadiyet’ten Vahadiyet mertebesine kopyalandığı zaman teşbih başladı kıyaslama başladı, çünkü burada elimizde bir ölçü oldu, bu asıl var ama buna ulaşmak mümkün değildir, Ankebut suresi 6. Ayette اِنَّ اللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ dediği gibi “Allah alemlerden ganidir” dediği zaman Vahidiyet mertebesi yoktur. Ahadiyet mertebesi var sadece. Oradaki Allah’ın ismi de Zat-ı Mutlak.
- **Necm (Yıldız) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ)
  > ...arlığı olmadığından yine belirli birimsel bir görüş söz konu­su değildir. Mûseviyette, Allah ötelerdedir görülmez, İseviyette, kul yoktur yine görülmez ancak “Mârifet” mertebesi itibariyle görüş ve müşahâde...
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > İşte İslâmiyetin kemâli Mûsevîyyet tenzihi ile Îsevîyyet teşbihini birleştirip tevhid etmektir. Yani bizim Allah'ımız hem ötelerdedir, hem buralardadır. Tenzihte ötelere atılan sadece ötelerde olan Allah anlayışı vardır. Îsevîyyette de teşbihte yani, sadece burada olan Allah anlayışı, islâmiyette hem ötelerde hem buralarda.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > An; Zaman yani An ile olma kemâli Hakk ile olma hâlidir. Alta bulunan Oto –Yıkama ile yani temizlik, tenzih ile bütün bu teşbih edilenlerinde mutlak tenzihinde olmasıdır. Hoşgeldiniz; H-Ha; Hakikat, Oşk; Aşk, El, Din, İz… Aşk dininin hakikati “İz” mahlası ile bu kapıya gelen misafirleri karşılamaktadır.
- **Mâide Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (43 5 Mâi̇de-Sûresi̇)
  > Teşbih yaptılar fakat teşbihteki tenzihi yapamadılar ki, İsâ (a.s.) da kendilerine “evet ben sizin dediğiniz gibiyim” şeklinde bir şey demedi zâten onlar kendi anlayış ve akılları doğrultusunda bu sonuca vardılar. İsâ (a.s.) ın gösterdiği mucizeleri görünce zanlarıyla ona Allah dediler.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > )’ın kavminden uzak bir hurma kütüğünün altında türlü zorluklar ile dünyâya gelişi. Îsâ (a.s.) insanları putlardan kurtarmak için teşbih akîdesini getirdi, bu sefer insanlar ona “Allah’ın oğlu” diyerek teslis inancı ile daha karışık bir yola girdiler.
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Resimlerin içindeki renkleri sanırım kendi seçiyor ve bu seçimde sanırım kendi bulunduğu mertebe içindeki mertebesine göre yapıyor. Farklı renkler farklı mertebeleri temsil ettiği için. (5) Ressamın yaptığı işden Ressamın birde teşbîh mertebesinde olabileceği tahminim. HAKK’ı tasvir etmek istemesi, bir şeyler çiziyor olması gerekliliği, HAKK’ı çizdikleri ile özdeşleştirmesi hangi mertebenin gereği ise o mertebede...
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > “ Zât-ı mukayyet ” yani belirli suret ve şekillere bürünerek- o hal ile kayıtlanarak, ancak teşbih-benzerlik hakikati ile kulun dimağında bir suret almaktadır, Bu âlemdeki bütün suretler bir sıfatı veya ismi yönüyle zuhura çıkmış olur, bu husus yaratma değil, “zâhir ismi ile zuhura çıkmasıdır.” Kur’an-ı Kerîmde Allahtan bahseden ayetlerin bir kısmında, “ ben veya biz yaptık ” diye geçer, bu tür ayetler zat-i kendi...
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > Ancak genel ifâde ile ilk olduğu yönündeki ifâdeyi ise kabul edemiyoruz. Ve de Îsâ a.s’ın mertebesi tenzih mertebesinden teşbih mertebesine geçişin ilkliğidir. Teşbih yâni müşâhede ettiklerini misâller ile tahakkuk sahasına koymak.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Teşbihat olarak. Kendisi diyor zaten. ‘vel evvelü velahirü velzahiru velbatın’ yani evvelde benim, evveli olmayan evvelde, evvel derken bir başlangıç, başlangıcı olmayan evvelde benim. Sonu olmayan bir sonsuzluk da benim.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Gerçek tâzim ise, tenzih, teşbih, ve tevhid mertebelerinin tamamının idrakiyle yapılan tâzim olacaktır, diyebiliriz. “ve onu sabah ve akşam tesbîh edesiniz.” Sabah’tan kasıt, bir bakıma gündüz, akşamdan kasıt’ta, gecedir. Tasavvuf’ta gündüz, “bakâ billâh,” gece ise, “fenâ fillâh” tır.
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye)
  > İmdi bu hakîkate nazar etmediklerinden, birinci rivâyetin râvîleri Îsâ (a.s.)ın yerine yahûdîlerden birisinin ona teşbîh olunarak salb ve katledilip Îsâ (a.s.)ın cismiyle beraber merfû' olduğunu; [15/10] ve ikinci rivâyetin râvîleri ise, وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَ )Enbiyâ, 21/34) [Yâ Habîbim, senden evvel gelen ricâlden bir racül için huld ve bekā kılmadık.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Yani işaret bilgileri, şöyledir veya böyledir diye teşbih bilgileriyle de anlatılması mümkün değildir. Efendimizin, Allah’ın zatını düşünmeyin, " La tetefekkeru fi zatillah " Allah'ın zatını tefekkür etmeyin. Ancak sıfatları, isimleri yönleriyle tefekkür edin. Anlaşılamaz dediği zat-ı mutlaktır.
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Hem de Timur’un gönderdiği elçilere hakaret ederek (Şahınıza bu çarşafı götürünüz, giysin, bu tesbihi de eline verin, karılar gibi evde otursun, tesbih çeksin, harp onun nesine gerek.) diye hiç de terbiyeli olmıyan bir harekette bulunuyor. ALLAH’ın sillesini yiyor. ------------------------------- Muzaffer Hâmedân dedi ki: (Ebussaid bir ölçek darının içinde bir danedir.
- **Kelime-i İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye)
  > Şâir bu beyitte, “habîb”ini rûh mesâbesinde görüp, ona bu vech ile hitâb etmiş ve muhabbette "tahallül'ün isti'mâli, teşbîh tarîkiyle vâki' olmuştur. Çünkü abdin cemî'-i sıfât-ı Hak'la ittisâfı ve onun cemî'-i sıfatını hâsır ve câmi' olması, imtizâc tarîkiyle olan “tahlîl” değildir.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Teşbih, görmezlikten ileri gelir. Nisbetlendirerek, bu budur, bu şudur veya bu iskemle diğer iskemleye benzer, bunun oymaları var, rengi başkadır. Halbuki iskemleyi gerçek olarak gören kişi ne onun etrafı ile uğraşır, ne rengi ile uğraşır.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ama bu konuşmaların türlü yönleri var; يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى السَّمَوَاتِ وَمَا فِى الاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ 62/ 1 “semavat ve arzda ne varsa hepsi tesbih ederler” tesbihleri hal lisanları ile konuşmaları demektir. Hakk ilminde peyda olan sever-i esmaiyeyi nefes-i rahmanisi ile açılması için yani latefet mertebesinden kesafet mertebesine tenezzül etmek suretiyle vücut verdi.
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Onda hiç bir noksanlığın olmadığına yakıyn bil­gisiyle kani olmaktır. Evvelce belirtilen tenzihlerden sonra tesbih ten­zihleri , namazın varlığında 4 üncü tenzih mertebesini ifade etmektedir. Kişi hangi idrak ve yaşam halinde ise, tenzihini ancak o mertebeden yapabilir.
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Tenzih edip ötelere attığımızda çok uzaklara gidiyor, teşbih edip bu âlemin içine aldığımız da O’nu maddeleştiriyoruz o da çok yanlış bir ifade oluyor, hem ötelerdeki varlığı hem buradaki varlığı idrak edip birleştirip tevhid etmemiz gerekiyor ki, işte o zaman Cenâb-ı Hakk’ı hakkıyla idrak etmek mümkün olabilsin.
- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (05 Salat)
  > (28) Yirmi sekiz peygamber. (33) îsevivet kemali, teşbih sayışı. (40) Kemal yaş. bir günlük namaz’m rek’at sayışı. (99) Esmaül hüsna. ALLAH’ın güzel isimleri. ve diğerleri BİRİNCİ BÖLÜM S A L A T NAMAZ BAHSİ euzü billahi mineşşeytanirraciym bismillahirrahmanirrahiym elhamdüllillahi rabbil alemiyn vessalatu vesselamu ala resulina muhammedin ve alâ alihi ve eshabihi ecmain Muhterem okuyucum, evvela Cenab-ı Hak’tan...
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > Ama burada gemi ifadesi de var, tahtaları levha olarak, çivileri de çivi olarak düşünürsek gemi ifadesi de vardır. Ama murat o gemi olsaydı, gemi derdi, Nuh'un yaptığı gemiye yükledik derdi. İfade teşbih ve de müteşabih ayet, işte açık bırakıyor orasını Cenab-ı Hakk. Böyle olsaydı: - Levhalarla, çivilerle yapılan gemiye yükledik…
- **Necdet Divanı** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Necdet Divanı)
  > Bir gece yarısı dergâhta Mustafa Safi Efendinin secca­deye oturup tesbih elinde şiddetli ve coşkun bir zikir yaptı­ğını görevli hanım farkediyor, bu halin normalin dışında bir zuhurat olduğunu anlayıp, neticeyi beklemeye başlıyor, bir müddet sonra Mustafa Safi Efendi Elhamdülillâh deyip zik­rini sona erdirip sükünete eriyor ve yanına gelenlere çok şükür Nusreti kurtardık, diyor.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > Malûm olan ve çok kişinin bildiği, daha peygamber efendimiz doğmadan oluşan ve kur’ân da anlatılan kıssa üzerinden teşbih yaparak yorumlayabiliriz. Yemen kıralı Ebrehe kâ’be’yi yıkmak üzere fil ordusu ile yola çıkar. Amacı kendi yaptırdığı kâ’be’ye halkın gelmesini sağlamak idi.
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > A’râf 206 اِنَّ الَّذٖينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهٖ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ İnne-lleżîne ‘inde rabbike lâ yestekbirûne ‘an ‘ibâdetihi veyusebbihûnehu velehu yescudûn(e) Rabbinin katında bulunanlar bile O’na kulluk etmek hususunda kibre kapılmazlar, O’nu tesbih ederler ve yalnız O’na secde ederler. 2. Ra’d 15 وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً...
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > Bütün âlem de ve her zerre de ayırım gözetmeksizin Hakk-ın veya Hakikat-i Muhammed-î nin vechi’ni seyredebilmek (tenzih ve teşbih) ilminin arasını birleştirip gerçek bir tevhid anlayışı ile seyr etmek gerekmektedir. Bu anlayışla hayata bakıldığında her şey Hakk-ın ve Hakikat-i Muhammed-î nin zuhurundan başka bir şey olmadığı açıktır.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > (Yusuf-u Râzî) *********** İrfan ehlinin sükûtu tesbih ve sözü takdistir. Uykusu zikir, ayıklığı namazdır. (İbn-i Ata) ************ Kâinâtın sebeb-i zuhuru aşktır. İzhârı azamettir. ************ “Bugün Hıdrellez.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Zira kesretten vahdete yani çokluk tan birliğe ve teşbihten tenzihe davet aynı Furkândır. Yani Furkâni davettir. Kûr’ân-ı Kerim’in bir ismi de Furkân ya, Kûr’ân’i davet var, Furkâni davet var, Ümmül Kitab daveti var, Kitabül Mübin daveti var, İmamül mubin daveti var, Kûr’ân-ı Kerimde bunların mertebeleri vardır.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ وَلَكِنْ لا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ İmdi nutukları bâtında kalan eşyanın Hakk’a teşbihi, perdelinin zannettiği gibi hal lisânı ile değildir; belki kal lisânı iledir. Binâenaleyh taş ve ağaçların ve tüm eşyanın kelâmını, ancak mevcudatın bâtınlarını keşf eden kimse işitir. Yani onların kelamları batındadır ama kelamları vardır.
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > Söz konusu fikir ve düşünceleri; namazdaki dua ve teşbihler, namazın rükunları, namazın vakit ve mertebeleri ile Ezan-ı Muhammedî başlıkları altında izah edilmeye çalışılmıştır. Değerlendirme ve Sonuç bölümünde, Ardıç'ın namaz hakkında ki görüş ve düşüncelerinin genel bir değerlendirmesi ile ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Şeriat Mertebesinin Salahı – iman etmek / Tenzih ve Teşbihi birleyip Tevhidi üzere iman etmek, Tarikat Mertebesinin Salahı – Salih amel işlemek / Gönül sahibinin gönlüne girmek ve seyri suluk etmek, Hakikat Mertebesinin Salahı – Hakkı tavsiye etmek / Hakda hakk olmak ve Hakk ile Hakkı tavsiye etmek, Marifet Mertebesinin Salahı – Bekabillah ile halkın arasına sefer ettikten sonra Halka sabretmek diye ifade edebiliriz.
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Hâlbuki sen, benim hakîkatımsın, zâtımsın ben ise, senin hakîkatınım özünüm. Seninle aramda bir gayrılık yoktur. Böylece, Îsâ (a.s.). kavminin dediği şeyden kendisini tenzih etti. Çünkü onlar, tenzihsiz olarak mutlak bir teşbih yoluna girmişlerdi, itikadları buydu.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. 38. (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve...
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > O zaman bu yaptığımız tenzih teşbihi tenzih, nefsi tenzih olmakta. Tenzih ederken teşbih ediyoruz. Bu tenzih ilahi değil, beşeri tenzih oluyor. Beşerin kendi zannında ululaştırıyorum dediği Allahı tenzih ediyor. Allah tenzih edilmez çünki zuhurdadır. Zatı Mutlak tenzih edilir.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İkindi namazının usulü beyanındadır; Ey tarik-i uşşaki saliki, ikindi namazında usul, namazın farzı sünnetiyle kılındıktan sonra, teşbih ve dualarından sonra euzü besmele ile evvela Fatiha-ı şerife'yi okursun. Sonra: Besmele ile "Amme" (Nebe 78) sure-i şerifesini okursun. Sonra: Besmele ile "İza cae" (Nasr 110) süresini okuyup, Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun ve selamün alel mürselin...
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye)
  > ) burada tecellî-i ilâhîyi yüzük taşına ve kalb-i ârifi, yüzüğün kafesine teşbîh buyurup, kafesin yüzük taşı kadar olup fazla ve noksan olmadığını beyân buyururlar. Zîrâ yüzüğün kafesi eşkâl-i muhte- lifeden ne şekil üzerine i'mâl edilmiş ise, taşı da o şekilde ve o kafes kadar olur.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > Elif harfi ahadiyyet mertebesini ifade etmektedir. Bu sayısal bağlantılardan sonra âyet tefekkürü için Tesbih ve zikir kitabı ile yolumuza devam edelim. Bura da “emri geldi,” den murat, tefsirlerde de ifâde edildiği gibi, kıyamet olduğu belirtilmektedir ve bu hususta birçok bilgi vardır dileyenler araştırabilirler.
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (36 2 Bakara-Sûresi̇)
  > Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti. İşte bu Âyet ve...
- **Kevkeb — Yıldız** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kevkeb Yıldız)
  > Bir başka rüyasında bir binanın yanında o binaya sırtını dayamışken baygınlık geçirdiğini “Kevkeb, Kevkeb” diye bağırdığında, ben de başında bulunurken ayıldığında elinde tesbih gördüğünü anlatmıştı. Son rüyasında, Muhterem hocam, Babası ile birlikte bir yerden geçerken köpekler tarafından sarıldığını ve onlara elindeki ekmekten vererek kurtulduğunu anlatmıştı.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Düşünce var şeytan var demek, teşbihi dersi de az yapıyor, köpeğe bacağını kaptırması bunları anlatıyor. Fakir artık gazete yazılarını kestim, size son Miraç hakkındaki yazıyı gönderiyorum, gözlerinden öperim birkaç defa Bahriye Hanımla buluştuk güzel seyahatler başarılar dilerim.
- **Karagün Dostuyum (Cilt 2)** — Nusret Tura (85 Karagün Dostuyum (ii))
  > Buradaki işâret, bulmak ve öğrenmekten sonra görmek lâzım geldiğini ve Hazreti Ali'nin göze teşbih edilmesi ve Ebu Bekir Hazretleri’nin de kulağa teşbihi onların vücûdumuzdaki mertebeleri anlatılmak isteniyor. Cümlesinden ALLAH râzı olsun. Bütün mevcûdâtın gayesi, hedefi insana vasıl olmak ve insanın gönlünden hakikate ulaşmaktır.
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > Tenzihin bu nevinde çok mübalağa vardır, tesbih yalnız makam-ı cem ve takdis ise makam-ı cem ve tafsil hasebiyledir, denir. İşte bunun için Nuh’un (a.s.) tenzihi akli ve İdris’in (a.s.) tenzihi dahi hem akli hem de nefsidir demişlerdir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (144 12 2002 2003 28 08.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > -Dördüncü yürüyüş nedir, Museviyet tevhidime -Beşinci yürüyüş nedir, İseviyet teşbihine -Altıncı yürüyüş nedir, habibinin gerçek tevhidine ulaşmaktır dedim. -Yedinci yürüyüş nedir dediler, Zatımla halkımın arasına girmektir dedim. “Demin o padişahın hikayesi gibi.” -İhram nedir dediler, İnsandaki örtümdür dedim.
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > Hal böyle olunca İnsân veya gönül > Halife, tesbih ve takdisin üstünde irfan etmekte; ALLAH, Cami ve Selâm isimlerini bünyesinde zuhura getirdiğinden bu isimler de diğer bütün esmâ-i İlâhiyye’ye hakim olduklarından, melek > kuvvetlere hakimdirler. Halife; idrâk, şuur ve irfaniyetle hayata bakarken, melek, kuvvetlik ise sadece iki isimle Rabb’lerini tesbih ve takdis etmektedirler.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > Bulamazsan sorarsın anlatırım zaman kaybı olmaz, yeterki biraz olsun gözün gönlün açılsın. Diğer taraftan hergün, belki hergece kıldığın beş vakit namaz, otuzüç tesbih, yeni girdiğimiz üç aylar, doksandokuz Esma-ül Hüsna, yüzondört sure, altıbin ikiyüzonyedi ayetin sayı değerleride sıradan sayılarmı, herkes gibi, Terzi de bunların hepsi ile ilgili, sana göre yanlış bir şeylermi olmuş anlayamadım.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Diye anlattık. Böyle olunca, ahadiyet hükmüne göre, birinde olanı diğerinde bulabilirsin. Ama misil ve teşbih yolu ile değil… Bütün âlem bir cevherden ibarettir. Kendi özünde gerçek yönü ile ikiye bölünmez. Sayı ve bölünme görüyorsan, bu: Hayaldir.
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Efendi Babam postnişin yerine oturmuş. Halaka-i zikir kurulmuş. Birisi bir şey konuşuyor. Üzerine Yeşil-Beyaz örtü örtüyor. Elleri tesbih çekiyor. Gözleri ve ağzı açık, bu üç delikten başka bir yer gözükmüyor. Diğerlerinde de aynı örtü var.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Nitekim buyrulur: (İsrâ, 17/44) وَاِنْ مِنْ شَیْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ “Ve in min şey’in illâ yusebbihü bi hamdihİ” “O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur.” Ve hamd ve tesbih ancak hayât sâhibi olan şeyde olur. Bundan dolayı cenâb-ı İsrâfîl’in dahi her mahlûka bir te’sîr ile bağlanması vardır.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ...! (68) 31.Paragraf: Ve Hakk'ı tenzih ve teşbih et. (69) 32.Paragraf: Ve istersen makâm-ı cem'de ol; ve istersen makam-ı farkta ol. (69) 33.Paragraf: Eğer sana her bir...
- **Duhân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (258 44 45 Ku Ker Yol  DUHAN Sûresi   Murat Derûni)
  > 3 - Daha sonra İsa (as) da “Kuds”e döndü bu da teşbih “Tevhid-i Sıfat”tır. 4 - En sonunda Hz. Muhammed’de kısa bir müddet “Kuds”e, daha sonra da “Kabe”ye döndürüldü, bu da “Tevhid-i Zat”tır. “Mekke”deki Kabe Allah’ın evi “beytullah”tır. “Kudüs”teki bina ise “beytül Makdis” (mukaddes ev)dir.
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (34 Bakara dosyas)
  > ...a evlâdının Kûr’ân da yolculuk yapmasını arzu eder. Başıboş emmârelik halinden kurtulmak isteyen kullar arayış içine girip bir yol gösterici bulmaya çalışırlar. Bulunan mürşidi kâmilde onu yeni bir yolculuğ...
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > Tamam biz bazı şeyleri yaparız bazı şeyleri yapmayız bu yüzden tenzîh ederiz kendimizi yani sınırlarız. Tenzîh edersen sınırlarsın. Teşbîh edersende sûret içine sokarsın. İkiside kısıtlama, sınırlamadır. İkisini birlikte kullanıp tevhîd etmek İslâmiyet anlayışı olur.
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > ...” daha sonrada “ sıratullahtır ” ki, Mi’râc/zat yoludur. İşte Uhud dağının altın olması diğer yönüyle en kıymetli maden teşbihi ile “ İnsân-ı Kâmil ” dir. -----------...
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > Görülen Anıt Resim; Rahmaniyyet Sıfat mertebesi ile meydana çıkan teşbih halidir. Anıtın Kaidesi; Siyah oluşu ile Ahadiyyet, Mutlak Zat mertebesini ifade etmektedir. Yazının Bulunduğu Beyaz Mermer; Uluhiyyet ve Vahidiyyet sahasında ki yaygın halidir. Siyah Yazı; Sıfat, Esma, Efal mertebesinde yazıya kayda girmiş mukayyed zat mertebesidir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > ...de etmektdir. T.B. ---------------------- ----- 66 - Tahrim Suresi - Ayet 12 (Mushaf Sırası: 66 - Nüzul Sırası: 107 - Alfabetik: 97) ----- (٦٦.١٢) ~~66.12~ وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّتٖى اَحْصَنَتْ فَر...
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > ...-ı ma’nevîyi sülûk-i sûrîye teşbîh edip, yolda ayaklar ile yürüneceğinden nâşî tarîk-i Hak’ta hâsıl olan ilmi dahi, ercüle isnâd buyurmuştur. ط ٍ مســتقيم ٍ إلاصِــي...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet)
  > Bunun neticesinde “üçlü Allah”anlayış (imân) ı ortaya çıktı, ki “bi ism-i eba ve ebi ve rûhûl kudüs” yani (baba, oğul ve rûh-ül kûdüs) ile ifade edilmeye çalışıldı. Muhammed (a.s.)da ise, “tenzih”ve “teşbih” birleştirilip “tevhid” oluşturuldu; “evvel, ahir, zâhir, bâtın hepsi O’dur,” diyerek, gerçek imânın ne olduğunu açık olarak ortaya getirdi ve “tek”i ifade eden “بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ diyerek,...
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > Sâlik’ler (Süleymanlık) tenzih mertebesinden teşbih mertebesine doğru yol alırken en fazla ihtiyaç duyacakları husus bu aşk ve muhabbet rüzgarının esintileridir. Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammed’siz muhabbet ne hasıl … mısralaları Muhammediyet’e doğru giden yolun bu muhabbet rüzgarlarına bağlı olduğunu bildiriyor.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Melâikenin vücûh-ı tasarrufâtı “kanatlar”a teşbîh buyurulmuştur. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de buyurulur: لْمَلَائِكَــة ِ رُسُــلًا أولِــي أجْنِحَــة ٍ مَثْنَــى وَثُــلَاث َ وَرُبَــاعأرْض ِ جَاعِــل ِالْت ِ ولْحَمْــد ُ لِلّٰــه ِ فَاطِــر ِ ََلسَّــمَاوَ لْخَلْــق ِ مَــا يَشَــاءيَزِيــد ُ فِــي(Fâtır, 35/1) [Hamd ü senâ, gökleri ve arzı ibdâ’ ve iz- ُ hâr eden Allah Teâlâ’ya mahsûsdur ki, ikişer ve üçer ve dörder...
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > (leallehüm yezzekkerune.) “ Belki bunu düşünürler.” (zikrederler) (7/26) Zikir genelde iki türlüdür; biri tesbih veya lisan ile belirli sayıda bazı sözcükleri tekrar etmek, diğeri ise söylenen bu sözcüklerin mânâlarını düşünerek asıl mânâlarını faaliyete geçirip hakikatlerini ve kendinde olan varlıklarını hatırlamalarıdır.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > Onun için sıraya girmezler. Bu tesbihi 33’e bölen (مَتين) “Metin” ve (حَمِيد) “Hamid” esmâları ayraçlarıdır. Bu şekilde sayı “95” düşer. Bu çok enteresan bir sayıdır. 1“95” (سورة التين) “Tin sûresi” sayısal değerdir. İçinde geçen (تين) “İncir” ve (ذَيتون) “Zeytin” ile “Vahdette Kesret, Kesrette Vahdet” ile dünyâ hayatında ki Sıfât ve Zât tecellisine işârettir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Tevhid, Vahdet, Teşbih, tenzih, Tevhid-i Ef’al, üçler beşler yediler, burada 13 ler de var, yani bir başka hesap bizimle veya bizden görev alacak kimsenin 53 ile ilgili olması lazımdır. 53’e manen bağlantılı olması lazımdır. Ebcet hesabıyla sayısı yapıldığından 53’e çıkması lazımdır. Hilafet mertebesi yani halife için. Yine hac ile ilgili yahut Umre ile ilgili yahut oranın hakikatleri ile ilgili çabuk çabuk geçelim,...
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Daha sonra fark etiğim üzere bu hatta daha önce yapılan teşbih ile (ه) He harfi kulaklara (و) Vav harfi gözlere benzetilmişti. Ulû câmii, Ulûhiyyet cem’ininde bulunan hatlarında Kufe, (كُنْ فَيَكُونُ) “Kün Feyekün” ekolü olduğu daha önceki sayfalarda ifâde edilmişti. [14] Cum’a namazın- dan sonra oluşan müşâhade de bunun tasdiği de gelmiş.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > 8- Bölüm-Rububiyyet. 9- Bölüm-A’mâ. 10- Bölüm-Tenzih. 11- Bölüm-Teşbih. 12- Bölüm-Fiiller tecellisi. 13-İsimler tecellisi. Bölümleri ile de, dördüncü kitap tamam olmuştu. Bu kitap ile de. 14-Bölüm-Sıfatlar tecellisi. 15-Bölüm-Zat tecelligâhı.
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (29 27 Karinca-Neml Sûresi̇)
  > İkiside kısıtlama, sınırlamadır. İkisini birlikte kullanıp tevhîd etmek İslâmiyet anlayışı olur. Mûseviyyet mertebesi itibariyle tenzîh ettiğinde sınırlandırmş olursun. İseviyyet mertebesi itibariyle teşbîh ettiğinde şekillendirmiş, sûretlendirmiş olursun.
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Tevhid-i Sıfat Burası onuncu (10.) mertebe Tevhid-i Sıfat’tır, Tevhid-i Sıfat : Sıfatların birliği anlamınadır. Makamı : “Teşbih” (benzetme)dir. “fena fillah” Allahta fani olmaktır. Zikri : “Ya Ahad”dır. Âlemi : “Âlemi Ceberrut”tur, (Hakikati Muhammedi)dir.
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Her bir zuhurun görünteye gelmesi aynı zamanda hangi esmâyı zuhuru, meydana getiriyorsa O esmâyı-esmâları teşbih etmesidir. Fusûs’ül hikem Âdem fassı ile yolumuza devam edelim. 17/44 ayetinde; “Âlemde ne varsa O’nun hamdıyla hamd eder.” Neden çünkü birimin kendine ait bir varlığı yoktur. Onun için O’nun hamdı ile hamdeder, “Velakin onların tesbihlerini siz anlayamazsınız.
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (38 17 İ̇sra-Sûresi̇)
  > O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur fakat siz, onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. Şüphesiz O, halîmdir çok bağışla-yandır.” Hamd bu Âyetin içerisinde bütün mertebeleriyle faaliyettedir. Dikkat edelim Rabbinin hamdı ile değil “hamdiHİ” O’nun hamdı ile diyor, yani “Hu” Allah’ın zâtı.
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (91 Bi̇i̇smi̇ Has, Selâm (13))
  > Ayrıca tenzih, teşbih, ve tevhid, hakikatlerinin de buluştuğu ve birleştiği müthiş bir sahnedir. Ve bu sahne ve hakikatleri kıyamete kadar da tatbik edilerek devam edip yaşanacaktır. Bir bakıma “Sahabî”nin, yani “abd-kulun” mertebesi, “tenzih” Hz. Peygamberin Risâlet mertebesi, “teşbih” Ulûhiyyet mertebesi ise “tevhid” mertebesidir.
- **Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye)
  > Ve Hak ise, zâtı cihetinden ten- zîhden ve teşbîhden münezzehdir; ve Hakk'ın tenzîh ve teşbîh ile mevsû- fiyeti, ancak esmâ ve sıfât mertebelerinde olur. Esmâ ve sıfât ise niseb-i ilâhiyyedir. Halbuki Hak, gınâ-yı zâtîsi cihetiyle kâffe-i nisebden ganîdir.
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇)
  > Oysa hakikat mertebesinden baktığımızda Allah’ı ancak tenzih yoluyla idrak etmek mümkündür yani Allah’a tenzih mertebesinden itaat edilebilir, peygambere itaat ise Allah’ı efal “teşbih” mertebesi ile anlayarak itaattir. Rasûle itaat demek Allah’ın marifet bilgisini sana ulaştırması demektir, bu yüzden Rasûle itaat gereklidir. Rasûle itaat sadece bedeni görevleri yapmak değildir, onlarla ilgili hükümleri önceki...
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > Bu anlayış, Tasavvuf halinin kendisi tarafından, hiç anlaşılmadığını belirtiyor. Allah’ın Allahlığını verebilmesi için, Lâ teşbih Allah’tan (c.c.) daha büyük bir yer olması lâzımdır ki, Allah Allahlığını oraya sığdırarak vermiş olsun, böyle bir mahal olması mümkünmüdür?
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan (Mübarek Geceler Bitirme Tezi)
  > ) "Kudüs"e yani kendi mabedine yönelerek ibâdet etti. Tenzih (Tevhîd-i Esmâ) Daha sonra Îsâ (a.s.) "Kudüs"e döndü. Teşbîh (Tevhîd-i Sıfat) Nihayetinde Hz. Muhammed (s.a.v.) de kısa bir müddet "Kudüs'e, daha sonra "Kâbe'ye döndürüldü.
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > ...Varlıklar da birlemek ise “teşbîh-benzeme” yoluyla olan “tevhîd” dir. Bu hâl ise “Tevhîd-i Zât ’sız, Teşbîh” tir. Diyebiliriz. ************* “Benim neyime lâzım ki A...
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > ...) Bizim anlayışımız ise ( tenzihi ve teşbihi birleştiren tevhid) anlayışı esasına göredir. Bu husus pek anlaşılmaz fakat oldukça mühim idrak ve yaşam sahasıdır. Dilerseniz bizim derslerimize de devam edebil...
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Ahadiyet mertebesi Uluhiyet mertebesi tenzih hakikati ile gizliyi bildiğiniifade etmektedir. Ahadiyet mertebesi Uluhiyet mertebesinin teşbih hakikatini gaybleri bilendir diye dile getirmektedir. Hakk’ın kendilerinde Tevhid yani bir olarak var olduğunu bilmediler mi?
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Zekat ve İnfak)
  > ...îm ” daha sonrada “ sıratullahtır ” ki, Mi’râc/zat yoludur. İşte Uhud dağının altın olması diğer yönüyle en kıymetli maden teşbihi ile “ İnsân-ı Kâmil ” dir. --------...
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > Cenab-ı Hakkın Zat’ı iki şekilde ifade ediliyor, biri Zat-ı Mutlak diğeri Zat-ı Mukayyed’dir, Aslında Zât-ı Mukayyed dediğimizde Zât-ı Mutlaktır ama teşbih itibarıyla misallerle anlatıldığından, belirli özelliğiyle anlatıldığından Zât-ı Mukayyed yani kayıtlanmış Zat ismini alıyor. Deryanın içindeki bir avuç su, avuca alınmadan evvel mutlak derya sonsuz deryadır ama onu bir kâseye, bir kaba, bir avuca, aldığımız...
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > Diğer şekli ile ise, (Hanif) hayâlî ve ötelerde olan bir “Allah” anlayışından, âlemde zuhurda olan gerçek “Tevhîd-i Ef’al” mertbesi, “Allah” anlayışına geçmektir. “Tefhîd-i Ef’al” (İbrâhîmiyyet) mertebesi, aynı zamanda “Tevhîd-i Zât”sız, (Teşbih)tir de, diyebiliriz . (Mürşid) Lügatta; “Rüşd”en. İrşad eden* Doğru yolu gösteren* Gafletten uyandıran* Peygamber varisi olan* Kılavuz* Tarikat Pîri, şeyhi.
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > * Zâhirî mânası kastedilmeyen ve teşbih ve temsil yoluyla hakikatlerin beyanında kullanılan ifade. Diye geçer. Müteşabih Âyetler Kûr’ân-ı Kerîm’in çok mühim yönlerinden biridir. Bu Âyetler, Kûr’ân-ı Kerîm’in ilk geldiği günlerdeki müteşabih Âyetler ile ve daha sonraki senelerde ve günümüzde de sayısal olarak değişiklik arzetmektedir ve bunlar günden güne azalarak “muhkem Âyetler” sınıfına dahil olmaktadır.
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye)
  > وَنَزَّهْهُ وَشَبِّعْهُ وَقُمْ فِي مَقْعَدِ الصِّدْقِ Ve Hakk'ı tenzîh ve teşbîh et; ve mak'ad-ı sıdk makāmında kāim ol! [7/35] &#10024; &#10024; Sade T&uuml;rk&ccedil;e flash Ve Hakk'ı tenzîh (eksikliklerden arındır) ve teşbîh (benzetme) et; ve mak'ad-ı sıdk (doğruluk makamı) makāmında kâim (ayakta duran) ol!
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > ) gibi saf olan rûhun, balık mesâbesinde olan cism-i kesifinin karnında beliyyât-ı cismâniyye ile yandı kavruldu. Onun kurtulması için teşbihten başka çâre yoktur. Nitekim Yûnus (a.s) balık karnında teşbih etmek sebebiyle kurtuldu." “Büd” çâre ma’nâsınadır. Bu beyt-i şerîfte rûh-i İnsanî, peygamberlerden Yûnus (a.
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ) burada tecellî-i ilâhîyi yüzük taşına ve kalb-i arifi, yüzüğün kafesine teşbih buyurup, yani arifin kalbi yüzük ve yüzüğün kafesi, ilahi tecelli de oraya tecelli eden taştır. İşte yüzüğün en değerli yeri üstündeki taşlarıdır. İşte tecelli-i ilahi de o yüzden kalpte o da taşıyıcısıdır. Kafesin yüzük taşı kadar olup fazla ve noksan olmadığını beyan buyururlar. Zîrâ yüzüğün kafesi muhtelif şekillerden ne şekil...
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > Ama bizlere lâzım olan, mademki Cenâb-ı Hakk, kendinin hâlifesi olarak halk etmiş, hâlifenin de vekili olduğu aslını, iyi bilmesi gerektiğinden, iyi bilemediği bir aslın, kişi-hâlifesi nasıl olabileceğinden ve olması da mümkün olmadığından, hayalî olacağından o zaman Allah’ımızı daha iyi tanımamız gerekiyor. İşte O’nu daha iyi tanıyabilmemiz için de teşbîhat yâni teşbîh mertebesini anlamamız gerekiyor. Cenâb-ı Allah...
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > İşte yine ma’nâda tevhîd-i hakikiyi, tenzîhi ve teşbîhi ile birlikte bize getirmesinin sebebi ve sâhibi olması bu yöndedir. Daha evvelki peygamberler böyle bir tevhidi böyle bir birliği getirmediler. Çünkü bünyelerinde bu birlik yoktu. Bir evvelki sohbette belirtildiği gibi Hakikat-i Muhammedînin varlığında, ferdiyyetinde bu âlemler tek bir ve var olarak zuhura çıkmaktadır.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > 4 bilindiği gibi İslâmın rumûz sayısıdır, yani - “Şeriat, Tarîkat, Hakikat, Mârifet” makamları - “Ef’âl, Esmâ, Sıfat, Zât” âlemleri - Kâ’be-i Şerifin 4 Köşesi 4 Rüknü “İbrahimiyyet, Mûseviyyet, İseviyyet, Muhammediyyet” - Yukardan aşağıya “Tevhid → Teşbih → Tenzih → Vahdet” - Aşağıdan yukarıya “Vahdet → Tenzih → Teşbih → Tevhid” - ve yine Kâ’be-i Şerifin 4 duvarı “Hannan, Mennan, Deyyan, Sübhan” 4 den 1 çıkartıp...
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > ...hlûkata müstakil vücut vermiş oluyoruz işte bu da gizli şirkin en büyüğü olmakta, buna rağmen Cenâb-ı Hakk’ın yine Hadîs-i Şerifte “Ben kulumun zannı gibiyim” diye bildirmesi de kulları yani bizleri bu yükt...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 21** — Terzibaba - Necdet Ardıç (153 21 10.cd Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Bunun neticesinde üçlü Allah anlayışı yani imanı ortaya çıktı ki bu “bi ism-i eba ve ebi ve rûhul kudüs” yani baba oğul ve rûhul kudüs ile ifade edilmeye çalışıldı. Oradaki iman ve besmele, onların besmelesi budur. Muhammed aleyhisselam da ise tenzih ve teşbih birleştirilip, tevhid oluşturuldu, evvel, ahir, zahir, batın hepsi odur diyerek gerçek imanın ne olduğunu açık olarak ortaya getirdi ve tekli ifade eden...
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye)
  > Zîrâ bu âyet-i kerîme “tenzîh” ve “teşbîh” beynini câmi'dir ki, bu bahsin tafsîli Fass-ı Nûhî'de mürûr etmiştir. لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ [O'nun misli bir şey yoktur.] kavliyle Hakk'ın misli nefyolunur. وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ [Ve O Semî' ve Basîr'dir.
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (21 6 Peygamber (2))
  > ” Yâni; Tenzîh ve teşbîh, üzere değil doğrudan doğruya şeriat üzere kolayca anlayacakları şekilde dâvet ettim. ثُمَّ إِنِّي أَعْلَنْتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا ( Sümme innî e’lentü lehüm ve esrartü lehüm israren) 71/9. “Sonra şüphesiz ki: Ben onlar için ilân ettim ve onlara gizliden gizliye de bildirdim.
- **TB. Kelime-i İshâkiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (182 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve Hakk'ın tenzih ve teşbih ile vasıflandırılması, ancak esma ve sıfat mertebelerinde olur. Esma ve sıfat ise niseb-i ilâhiyyedir. Halbuki Hak, zatî zenginliği cihetiyle tüm nisbetlerden ganîdir. Binâenaleyh Hakk'ı misâliyye suretleri ve cismâniyyeden tenzih eden perdelenmiş akıllar ashabıdır.
- **Değmez Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (23 De mez dosyas)
  > Ve bu sahne ve hakikatleri kıyamete kadar da tatbik edilerek devam edip yaşanacaktır. Bir bakıma “Sahabî”nin, yani “abd-kulun” merte-besi, “tenzih” Hz. Peygamberin Risâlet mertebesi, “teşbih” Ulûhiyyet mertebesi ise “tevhid” mertebesidir.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > İlim, idrâk, mantık, teşbihli ve sırlı sözleriyle şer'i yollardan dışarı çıkmadı. Kur'ân-ı-Kerîm'de bu ihtisasatını sûreler ve satırlar arasına yerleştirdiği nurlu ve derin mânâlı sözlerle ifşa etti. «Beni gören Hakkı görür.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Halîfe, idrâk, şuur ve irfâniyetle hayâta bakarken, melek sadece yukarıdaki iki isimle Rabb’lerini tesbîh ve takdîs eder. Yaptığımız ibâdetlerden meydana gelen mânevî melekler, bizlere sadece sevap üretirler; fakat irfâniyyet üretemez ve bu sahayı bilmezler.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > ...Teşbihte hata olmasın Allah’ın ilmi, zihnimizdeki düşüncelere benzer. Düşünceyi kelam etmedikçe dışarı çıkmaz. Dışarı çıkmayana söz denmez. Düşünce Sözle, kelamla varlık kazanmıştır. Ama düşünce olarak henü...
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > 27- “Yok, biz mahrum edilmişiz.” (dediler). 28- İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: “Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?” 29- “Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz.” (dediler). 30- Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
- **Kelime-i Hârûniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hârûniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İmâmiyye)
  > .... Velâkin bu teşbîh ciheti gālib değil idi. İşte bu hakîkati dahi tenbîh tarîkiyle ta’lîm için Sâmirî’ye hitâbenلَنُحَرِّقَنَّــه ُكِفًــلَّــذِي ظَلْــت َ عَلَيْــه...
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > ” Yukarıdaki ifadelerden meleklerin Tesbîh ve Tenzîh ehli oldukları, zikr ve Teşbih ehli olmadıkları anlaşılmaktadır. Cenâb-ı Hakk’ı sâdece tesbîh ve tenzîh yönüyle tanımak Onu tanıma yolunda bir yönden eksikliktir. İşte bu yüzden (sizin bilemiyeceğiniz şeyleri ben bilirim.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Vitriyette kendi kişiliğini idrak eder, bir bakıma burası iseviyet mertebesi, kendinde Hakk'ın varlığını bulması teşbih mertebesi. Ferdiyet’de, tevhid mertebesi genel âlemde kendi varlığının zuhurunu hissetmesi, veya bütün âlemi kendinde veya kendini bütün âlemde yaygın olarak bulması, müşahede etmesidir.
- **Lübbü'l-Lübb (İngilizce)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb İngilizce)
  > ...ûrât’ın Düşündürdükleri: Tenzîh, Teşbîh, Tevhîd 27) Bir Hikâye Bir Çok Yorum: (2) Genç ve Kıymetli Elmas 28) Kûr’ân-ı Kerîm’de (Tesbîh ve Zikir) 29) Kûr’ân-ı Kerîm’de...
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Elhamdülillah birkaç Kuranı kerim okuyalım, birkaç işte ilahi dinleyelim, birkaç rekat namaz ardındanda tesbih çekelim deyip o geceleri geçirmekte çok güzeldir ama, bu anlayış ve idrak ile geçirilmesi bir kişinin her senesini böyle geçirmesi her sene bir seyrüsefer yapmış olması demektir.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > (Âyet) “Zât-ı mutlak’ın Zât-ı mukayyed ve Teşbîh mertebesi itibariyle, o ma’nâda, Kûr’ân-ı tafsîlî olan bu âlem de görünmesinin ismidir.” Âyet, meâl’de ki karşılığı “alâmet” diye geçmektedir. Zâhir-î ifâdesi bu ve benzerleri ise de, gerçekte ve genel kullanımda (Âyet) “Kûr’ân” dır.
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 43)
  > Bunu teşbih olarak yorumlamaları çok başka olmakta. Neden? Ayetlere bakarken tenzih anlayışıyla baktıklarından ayetlere Allah'ın bu varlıktaki tasarruflarından haberdar değiller. Niye bunu böyle diyorlar?
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (ÖZÜN ÖZÜ VE SIRRIN SIRRI)
  > Teşbih yönlü zuhur ettiğinde de Tenzih yönlü, Cenâb-ı Hakkı tanıyanlar ve o şekilde kayıt altına alanlar teşbihi idrak edemezler. Hayır, bu tecellide olan Rab değildir derler. Şimdi teşbih yönlü tecelli nasıl oluyor.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (Sayfa 113)
  > Ancak, tenzih babından da, hakkı ne ise onu alır… Bir bakıma orada teşbih ederken, bir bakıma tenzih de etmekte. Hayalinde yani maddesiz, lâtif görmesinde tenzih vardır, maddeye benzetmesinde ise teşbih vardır.
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > Bunula beraber, Hakk ve İrfan sahibi, bazı kimselerde vardırki, fellezîne ınde rabbike , işte onlar teşbih hakikatlerini idrak ettiklerinden, bu suretle Hakk ile Hakk olduklarından, ve kendilerinden kendilerinde, bir varlık kalmadığından, Rablarının indinde/yanındadırlar. Yusebbihûne lehû, onu onun için, tesbih ederler kendileri için değil. Bil leyli ven nehâri. Fenâfillâh gecesi, ve baka billâh gündüzlerinde, hem...
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > İşte gönül âlemim kazılmış ve burada dünyalık bir şeyler var mı? Aranmıştı. İz-Efendi Babam ile Terzi Kızı arasında (28) Tesbih ve Zikir kitabı için âyetlerin bulunması konusu geçmişti. Efendim bende hadisleri bulabilirim diye yardımcı olabileceğim yani ilmi olarak üretkenlik yapabileceğimi zâhirde erkek görüntüsünde olsamda nefsi üretkenliğin ile aslında bâtında bir Terzi Kızı olduğumun farkında olduğumu ifade...
- **İslâm, İmân, İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (İslâm, İmân, İkân)
  > Hazret-i İbrahim'in getirdiği tevhid-i eni hukunu, Hazreti Musa'nın getirdiği tenzih hukukunu, Hazret-i İsa'nin getirdiği teşbih hukukunu, Hazret-i Muhammed'in getirmiş olduğu tevhid ve vandet hukukunu, üm- 24 metleri, peygamberlerinin isimlerine izafeten İbrahimilik, Musevilik, İsevilik, Muhammedilik olarak isimlendirmişlerdir ve böylece kulların yanındaki dinler ortaya çıkmıştır.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > “Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu külli şey’in ve ileyhi turceûn” (Yâsîn, 36/83) "Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah’ı tesbîh ve takdîs ederim; siz elbette sadece O'na döndürüleceksiniz" ve “küllü şey’in hâlikun illâ vechehu, lehül hükmü ve ileyhi turceûn” (Kasas, 28/88) "O'nun vechinden başka her şey helâk olucudur; hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz" ve benzeri âyet-i kerîmede beyân...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Cenâb-ı Hakk’ın isimleri bütün âlemde de vardır yalnız orda faal ama fıtri faal, yani faal olduğu yerde esmâ ilâhiye o görüntüde ama, görüntü ne olduğunun farkında değil, gerçi “yusebbihu lehu ma fissemavati vel ard” (59/24) derken her varlık âlemde ne varsa onu tesbih etmektedir, ancak oradaki tesbihi kendi tesbihi ile vardır, tek tür bir tesbih, insan da ise bütün esmâ-i ilâhiyye faaliyettedir.
- **Mümtehine Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (266 60 49 Ku Ker Yol  Mümtehine Sûresi   Murat Derûni)
  > ) 25) Bir Hikâye Bir Çok Yorum: (1) Köle Ve İncir Sepeti 26) Bir Zuhûrât'ın Düşündürdükleri: Tenzîh, Teşbîh, Tevhîd 27) Bir Hikâye Bir Çok Yorum: (2) Genç ve Kıymetli Elmas 28) Kur'ân-ı Kerîm'de Tesbîh ve Zikir 29) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (27) Karınca-Neml Sûresi 30) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (19) Meryem Sûresi 31) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (18) Kehf-Mağara Sûresi 32) Terzi Baba (3) İstişare Dosyası 33)...
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > Bu temessülü bunlar da görebilirler melâikenin vucuh-u tasarrufatı kanatlara teşbih buyurulmuştur, yani melâikenin vecihleri, yönleri kanatlara benzetilmiştir. 35/1 âyetinde bu kuvvanın semavat ve arzda tesiratı mütenevvia ile kesiresi vardır. ﴿١﴾ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ السَّمَوَاتِ وَالاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلۤئِكَةِ رُسُلا اُولِىۤ اَجْنِحَةٍ مَثْنَى وَثُلَثَ وَرُبَاعَ يَزِيدُ فِى الْخَلْقِ مَايَشَاۤءُ اِنَّ...
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Tutduğun bu evin içinde, mukavele müddetinin nihâyetine kadar oturabilirsin. Bu beyitlerde cism-i beşer kirâ ile tutulan hâneye veyâ dükkâna teşbih buyurulmuşdur. Zîrâ bu cisim Hakk’ın mülküdür, nitekim sûre-i Fetih’de (Fetih, 48/14) Ya’ni, “Göklerin ve yerin mülkü Allâh’ın- dır” buyurulur.
- **Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek** — Terzibaba - Necdet Ardıç (18 Hz.Pey.R ya da.g rmek)
  > Bütün âlem de ve her zerre de ayırım gözetmeksizin Hakk-ın veya Hakikat-i Muhammed-î nin vechi’ni seyredebilmek (tenzih ve teşbih) ,ilminin arasını birleş-tirip gerçek bir tevhid anlayışı ile seyr etmek gerekmek-tedir. Bu anlayışla hayata bakıldığında her şey Hakk-ın ve Hakikat-i Muhammed-î nin zuhurundan başka bir şey olmadığı açıktır. Eğer başka bir varlık zannı olursa açık bir şirktir.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi)
  > Öncesinde Yolcu, Sizi tanıtırken zâhir-bâtın hayatınızdaki dengede ne kadar dikkatli olduğunuzu söylemiş, dervişliğin sadece tesbih çekmekten, bir köşeye çekilmekten ibaret olmadığını, zahir hayatımıza, ailemize, mesleğimize ihtimam göstermemiz gerektiğine Sizin önem verdiğinizi bildirmişti; sonrasında bunları bizzat Sizin sohbetlerinizde müşahede ettim, ses kayıtlarınızı dinlerken, hayatınızı okurken derinden...
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > Deniz vasıtasıyla baka bulan hayat-ı hissiye-i Museviye yani hissi hayatta baki olan deniz vasıtasıyla buraya ulaşan Museviye ilim ile hasıl olan hayat-ı akliyeyi teşbih olunmuştur. Akli hayata benzetilmiştir, suyun ilim sureti olduğuna tembih olunur, zira kendisinden her şey hayat bulan su ile bedenler nasıl hayat bulursa yani suya bırakılmasının sebebi bedenler nasıl suyla hayat bulurlarsa ilim ile dahi nufus-u...
- **Tüm Şiirlerim** — Terzibaba - Necdet Ardıç (129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m))
  > Âşıka lâzım olan dinlemektir gönlünü, Gönlünü dinlemeyen nasıl bilir öldüğünü. Âşıka lâzım olan devamlı zikri tesbih, Zikri tesbih olmayanda ne bulunur, fikri teşbih. Âşıka lâzım olan manâya dalmaktır, Manâya dalmayanın sonu, yerde kalmaktır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Halen bizimle beraberdir biz de onun sevgisine mukabele ediyormuşuz gibi zikir ve tesbih ile onda fani olmaya çalışmaktır. O bize kendi varlığından hazinesinden ne lütuf ederse teşekkürle ve secdelerle kabul edeceğiz. Hakta fani olma yolunda bulunanlar herhangi bir hayale kapılmamalıdırlar.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (13 ve Hakîkat-i İlâhiyye)
  > “ hiç bir şey yoktur ki, illâ onu hamd ile tesbihte bulunur. Fakat siz onların tesbihlerini anlaya -mazsınız.” Hükmü de buna işarettir. Nerede bir zikir. Tesbih, konuşma varsa ağız açıp kapama ile olur ki; o da (13) ün mutlak hükmü altında’dır.Yani hakikat-i Muhammed-iyye’ye bağlıdır.
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (118 52 Tûr Sûresi̇)
  > ” Bütün bu hakikatleri idrak ettikten sonra zaten kişinin nefs-î ve beşer-î kimliği kalmadığından yaptığı tesbihat-ı “Rabbı’nın hamd-ı” ile olacağından onun hakikati de (Elhamdülillâhi) olduğundan o tesbih ve hamdı ancak, kul ismi altın da rabb’ın yaptığı açık olarak ifade edilmiş olmaktadır. İşte bütün bu hakikatleri kendine yani ”beşeri ve nefsi kimliğine” bağlayıpta benliğe düşersen, 110/3. “ ondan mağfiret dile,...
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > Nasıl ki, (teşbihte hata olmaz) karanlıkta sessiz hareketsiz duran bir insanın dışansı için tek delili solunumu ise, öylece “Rahmaniyeti” ile nefesini “Nefes-i Rahmani” kendi varlığında yayıp, bilinmekliğini başlattı. İnsan kendi içindeki bilgisini, ilmini, amacını, san’atı’nı nasıl ki nefes ile sunuyorsa, Cenab-ı Hak da kendi “Nefes-i Rahmanî” si ile bu bilinmekliğini sağlıyor.
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son))
  > ) 25) Bir Hikâye Bir Çok Yorum: (1) Köle Ve İncir Sepeti 26) Bir Zuhûrât'ın Düşündürdükleri: Tenzîh, Teşbîh, Tevhîd 27) Bir Hikâye Bir Çok Yorum: (2) Genç ve Kıymetli Elmas 28) Kur'ân-ı Kerîm'de Tesbîh ve Zikir 29) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (27) Karınca-Neml Sûresi 30) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (19) Meryem Sûresi 31) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (18) Kehf-Mağara Sûresi 32) Terzi Baba (3) İstişare Dosyası 33)...
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > [135] İşte (نَجدت) Necdet’in 53 numaralı (نُكَت) Nüket kapısına Günah’ım ile Cünûn (İlmi Delilik) hâli ile (سورةالطور) 52 “Tûr sûresi”nde geçen, وَمِنَ اللَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَارَ النُّجُومِ {الطور/49} Ve minel leyli fe sebbihhu ve idbâran nucûmi. 52/49. “Gecenin bir kısmında da O'nu tesbih et, yıldızların batmaya yaklaştığı sıra da!…” Bu hâl üzere gitmişim ve bu hâl üzere içeri alınmışım…
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...z ben bu nefsimden kurtulamayacaktım dedi. Her kişinin psikolojisine göre de ha gelirken onu unuttum, ne taviz vermek gerekirse vereceğim dedi açık konuşuyorum dedi, istersen ayağının altına başımı koyayım...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...niz ben bu nefsimden kurtulamayacaktım dedi. Her kişinin psikolojisine göre de ha gelirken onu unuttum, ne taviz vermek gerekirse vereceğim dedi açık konuşuyorum dedi, istersen ayağının altına başımı koyayı...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Tevhid, Vahdet, Teşbih, tenzih, Tevhid-i Ef’al, üçler beşler yediler, burada 13 ler de var, yani bir başka hesap bizimle veya bizden görev alacak kimsenin 53 ile ilgili olması lazımdır. 53’e manen bağlantılı olması lazımdır. Ebcet hesabıyla sayısı yapıldığından 53’e çıkması lazımdır. Hilafet mertebesi yani halife için. Yine hac ile ilgili yahut Umre ile ilgili yahut oranın hakikatleri ile ilgili yazıları çabuk,...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 18** — Terzibaba - Necdet Ardıç (150 18 12 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani ev var ama kullanılmayan bir ev halinde biz de dışarıda ev aramaya çadırda oturmaya çalışıyoruz. İş hep mertebelere dayanıyor, tenzih mertebesinde bir bakış başka Teşbih İseviyet fenafillah mertebesinde başka, Bakabillah tevhid mertebesinde bakış başkadır, değerlendirme başka olması gerekiyor bunlar mertebelerin varlığı olsun, ayrı şekilde değerlendirilmezse mertebelerden haberimiz yok olmuş oluyor, hepsi...
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ)
  > Bu eser de, o tılsımı çözmek yolunda bütün bu beyanlar da onun için, misaller, teşbihler hep onun için. Anlatmak istediğimiz mânâ yolunda, yukarıdaki misal çok önemlidir. Vaziyet, anlatıldığı gibi olunca daha önce sorulan ve bilinmek istenen ayrılmanın ve birleşmenin mânâsı kalmaz.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > Kur’ân’da bu lafzın müşriklerin bâtıl inanç sistemi için de kullanılması, teşbihe dayalı bir mecazdır. Yani onların sözde “milleti”, hakikatte sapkın bir taklitten ibaretti. Burada Allah Teâlâ, kâfirlerin kalplerinin rubûbiyet nurlarını taşıyamayacak kadar zayıf oluşunu haber vermektedir. Hakk’ın azamet tecellileri üzerlerine hücum ettiğinde, kudretin sarsıcı heybeti karşısında dağılmışlar, ilâhî hakikati “uydurma”...
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte kişide uluhiyet hakikatleri bulunduğu gibi abdiyet hakikatleri de vardır, ikisi de kişide var, işte ötelerde olan bir Allah’ın ismine de tenzih deniyor. Yere indirilen yani varlığın içindeki Allah’a teşbih deniyor, ikisinin birleştirilmesine de tevhid deniyor. Yani bunun birisi uluhiyet, birisi de mahlukiyet, ikisini birleştirdiğimiz zaman da buna tevhid deniyor.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > O kadar çok tesbih çekiyorlar ki uyuşuyor beyinleri, ne çektiklerini de bilmiyorlar. “ Ay yetiştiricem, ay yetiştiricem... Mahçup olmayayım, ” diye... Hep baskı altında tutuyorlar. “ Yapamazsan şöyle olursun, böyle olursun ,” gibilerden. İşte uyuşuyor beyinler, o şekilde beyinler uyuşmuş oluyor.
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (253 49 41 Ku Ker Yol  Hucurat  Sûresi   Murat Derûni)
  > İbrahim’in getirdiği “tevhid-i ef’al” hukukunu, Hz. Musa’nın getirdiği “tenzih” hukukunu, Hz. İsa’nın getirdiği “teşbih” hukukunu, Hz. Muhammed’in getirmiş olduğu “tevhid” ve “vahdet” hukukunu, ümmetleri, peygamberlerinin isimlerine izafeten “İbrahimilik”, “Musevilik”, “İsevilik”, “Muhammedilik” olarak isimlendirmişlerdir ve böylece kulların yanındaki dinler ortaya çıkmıştır.
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > âyette geçen ve “gök gürültüsü” anlamına gelen ra‘d kelimesinden alır. Bu âyette gök gürültüsünün Allah’ı hamd ile tesbih ettiği bildirilir. Bu ifade, tüm evrenin Allah’ın kudretine ve egemenliğine olan teslimiyetinin bir sembolüdür.
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi)
  > ...-ı Kerîm'de Tesbîh ve Zikir 29) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (27) Karınca-Neml Sûresi 30) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk: (19) Meryem Sûresi 31) Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk...
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Tenzihi ve teşbih-i cem etmiştir, bakâbillâh hakta bâkî olmuştur, ileriye doğru gitmeye gayret eder tenzih ve teşbih hakikatlerini yaşar. SULTAN DA HAK TECELLİ ETTİ. Sultan bildiklerini yaşadıklarını o geçnle paylaşır, gencin üzerine Allah sekineyi indirdi, huzur sûkünet indirdi.
- **Meryem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (30 19 MERYE)
  > Tevhid-i Esmâ, tenzîh, Îsevîyyet, tevhid-i Sıfat, teşbîh, Muhammedîyyet ise, tevhid-i zât, tevhid-i cem makâmı olarak tescillenmiş ve faalîyyete geçmiştir. Ayrıca Kâ’be de tavaf edilen yer, Ef’âl âlemi, birinci 7-8 merdiven ile çıkılan kat Esmâ âlemi, ikinci kat Sıfat âlemi, onun üstü olan teras ise, son zât, Ulûhîyyet âlemidir. Ortada salınarak duran güzel Kâ’be ise bir îtibarla bütün mertebelere ayna olan “İnsân-ı...
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (49 36 YÂ-Si̇n Sûresi̇)
  > NOT= Zikr hakkında daha geniş bilgi, (Kûr’ân-ı Kerîm’de tesbih ve zikr) isimli kitabımızda mevcuttur dileyen oraya da bakabilir.) ********* إِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتَى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَأَثَارَهُمْ وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ فِي إِمَامٍ مُبِينٍ (İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn.
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > O süreye kadar İseviyyet , yani “Teşbih” hükümleri geçerliydi en üst idrak seviyesi olarak yeryüzünde, insanlık âleminde. İşte bu arada fıtrat devresi Peygamber gelmediği için o Aristolar, Sokratlar, onların işte büyük insanları dediği kimseler, o zaman fikir ürettiler.
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Misaller ve teşbih yollu anlatımı ve izahatlarıyle, Mu… bey e çırak, kalfa olmanın nasıl bir şey olduğunu, irfan eğitiminin hangi süreçlerden oluştuğunu nelere dikkat edilmesi gerektiğini, üstü kapalı bir hal lisanı ile, terzilik mesleğinin misalleriyle anlatmışlardır.
- **İbrâhîm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (45 14 İ̇brâhîm-Sûresi̇)
  > ) Âyeti belirtiyor ”ve in min şey’in illâ yusebbihu bi hamdihî” yâni “O’nu hamd ile tesbih etmeyen bir şey yoktur. 7. Âlemlerin bir bütün olarak yaptığı hamd. 8 Ahiretteki “ livahil hamd” sancağıdır. Bu âlemde kim hamd’ını hangi mertebeden yapmışsa onun bayraklaşmış hali onları muhafaza edecek.
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (50 76 İ̇nsan Sûresi̇)
  > Ve geceleyin uzun uzun O'nu tesbih et.” ********* “Leyl” “gece” bir bakıma tecelli ilâhiyyenin bâtınıdır ki ilmi İlâhiyye henüz zuhura yani “gün-yevm”de açığa çıkmamıştır. Bu halin bir bölümünde secde et. Bu mertebe kişide aynı zamanda “fenâfillâh” mertebesi olduğundan zâten hükmü secdedir.
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > ” Ayrıca İlâh-î hayret olarakta düşünebiliriz. İşte burada ki, “zikir”. Tefekkür, kişinin kendi hakikatini hatırlamasıdır. Not: Zikir ve tesbih hakkında daha geniş bilgi, “Kûr’ân-ı Kerîm’de Zikir ve tesbih” isimli kitaımızda mevcuttur dileyen oraya bakabilir.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > Elif’i söze getirip işlemenin padişahının dükkanından, halil dostluk mertebesinden bu 17 li (Merkum-Rakam) tesbihinin bileğe takılıp sanat olarak çekilmesi yani tatbik edilmesi istenmiştir.
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 57)
  > Ve teşbîh mevzi'inde yolunda dahi, kendisinin müşahedesi ve keşfi üzerine teşbîh eyler; bakın teşbih-i resmi değil, yani resmi teşbih ile değil, aslında resmi teşbih diye çok konulan bir mevzu değildir. Tenzih-i resmi var da teşbih-i resmi yoktur.
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (52 89 Fecr Sûresi̇)
  > Burada Allah zikri demek sadece tesbih ile Allah Allah diye saya- rak Onu anmak değil, ancak idrak ile evvelâ Rabb, yani Rububiyyet mertebesini anlayıp oraya yönelmek, oradan da daha sonraki çalışmalarla ULÛHİYYET mertebesine ulaşmak olduğunu anlamamız icab etmektedir. Bu mertebenin daha iyi anlaşılabilmesi için İbrâhim (a.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > ********* İki gözü de şaşı olması ayrı ayrı olarak varlıkları ve Hakk’ı görmesidir. ********* Fikri körlükten ileri gelir salt teşbîh; Fakat tek gözlülüktür idrâkte sırf tenzîh. ********* Eşyânın gerçek hâlini gören kimse bunu gördüğü için zâten söylemesine gerek kalmaz.
- **Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura** — Nusret Tura (82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura)
  > Onun gözükmesi için beşerî ihtirasların kara bulutlarını gönlünün semasından dağıt. Bunun için; ibadet, zikir, tesbih, safiyeti kalp, nefisle mücadele sana kâfidir. O zaman; yalnız kendini değil, başkalarını da aydınlatmış ve karanlıktan kurtarmış olursun, Eti örten deri, deriyi örten sırmalı elbiseler bir gün sırtından çıkabilir.
- **Kehf-Mağara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (31 18 Kehf-Mağara-Sûresi̇)
  > “ve in min şey'in illâ yüsebbihu Bi hamdiHİ ve lâkin lâ tefkahune tesbiyhahüm” (İsra,17/44) “Hiçbir şey yok ki O’nun Hamdı olarak tesbih etmesin fakat siz onların tesbihlerini anlayamazsınız” Ehlullah’tan da bu konuda şöyle denmektedir, “varlık hem lisanen hem hâlen tesbihlerini yapmaktadır ve bunu duyan da duymaktadır” bir çok kişilerde bunu yazmışlardır.
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > ...İLER: سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى (87/1) Sebbihi-sme rabbike-l-a’lâ (87/1) Rabbinin yüce adını tesbih et. KÛR’ÂN-ı KERÎM’de YOLCULUK (219-87-88-18) A’LÂ-GÂŞİYE SÛRELERİ Yazan ve Düzenleyen MURAT DERÛNİ (18) İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (219-87-88-18) NECDET ARDIÇ TERZİ BABA “İz- -T-B- “Es Selâm En Necat” Adres Büro: Ertuğrul Mahallesi Hüseyin Pehlivan Caddesi No: 29/5 Servet Apt.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 15** — Terzibaba - Necdet Ardıç (147 15 2 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Rukuya eğildiğimiz zaman Museviyet mertebesidir, biz Musa ümmeti olmuş oluyoruz, o mertebeyi yaşıyoruz zahirdeki Yahudiler değil, secde yaptığımız zaman İseviyet çünkü İseviyet teşbih, Ruhullah fenafillah mertebesidir burası. Museviyet tenzih mertebesi, Kelimullah, Ef’al tevhidi Halilullah, mertebesi, ama Muhammedür rasulullah, Muhammed Habibullah tevhid Vahdet oluşmuş oluyor.

## İlgili Kavramlar

- [Sıfat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/sifat) — related
- [Cennet ve Cehennem](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/cennet-cehennem) — related
- [Salât](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/salat-namaz) — related
- [Hz. Adem (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-adem) — related
- [Hz. Yusuf (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-yusuf) — related
- [Mesnevi-i Şerif](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/mesnevi) — related
- [Ruhullah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruhullah) — related
- [Muhabbet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/muhabbet) — related
- [Hz. Musa (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-musa) — related
- [İrfan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/irfan) — related
- [Tecelli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tecelli) — related
- [Hz. Muhammed (s.a.v.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-muhammed) — related
- [Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevhid) — related
- [Zikir](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/zikir) — related
- [Vahdet-i Vücud](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahdet-i-vucud) — related
- [Şeriat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seriat) — related
- [Hakikat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat) — related
- [Hak ve Halk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hak-ve-halkinsan) — related
- [Tenzih](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tenzih) — related
- [Vahdet-i Vücud](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahdet-i-vucud) — related
- [Tenzih](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tenzih) — contradicts
- [Hak ve Halk](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hak-ve-halkinsan) — related
- [Hz. Nuh (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-nuh) — related
- [Hz. Muhammed (s.a.v.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-muhammed) — related
- [Hakikat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hakikat) — related
- [Tevhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tevhid) — related
- [Şeriat](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/seriat) — related
- [Tecelli](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tecelli) — related
- [Zikir](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/zikir) — related
- [Ruhullah](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ruhullah) — related
- [Salât](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/salat-namaz) — related
- [Mesnevi-i Şerif](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/mesnevi) — related
- [Hz. Adem (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-adem) — related
- [Hz. Musa (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-musa) — related
- [Hz. Yusuf (a.s.)](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/hz-yusuf) — related
- [Muhabbet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/muhabbet) — related
- [İrfan](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/irfan) — related
- [Cennet ve Cehennem](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/cennet-cehennem) — related
- [Tenzih](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/tenzih) — related
