# Vahidiyyet

> İsimlerin ve sıfatların toplu/icmal olarak bulunduğu birlik mertebesi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/vahidiyyet

---

## Tanım
Vahidiyyet, ahadiyyet mertebesinden sonra gelen ve ilahi isim ile sıfatların henüz ayrışmadan icmal (toplu) halde bulunduğu birlik mertebesidir. Bu mertebede Zat, kendini kendi isim ve sıfatları ile bilir; çokluk bilgisel düzlemde mevcuttur ancak zuhur henüz gerçekleşmemiştir.

## Etimoloji
"Vahid" (واحد) kökünden; çokluğu reddetmekle beraber içinde nisbetleri barındıran birliği ifade eder.

## Özellikleri
- İsimler ve sıfatlar birbirinden ayrışmadan Zat'ta müctema'dır.
- A'yan-ı sabite (sabit hakikatler) bu mertebede Hakk'ın ilminde bulunur.
- Taayyün-i evvel (ilk belirlenme) olarak da adlandırılır.
- Uluhiyyet mertebesinin bilgisel zeminidir.

## İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
İbn Arabi'ye göre ahadiyyetten vahidiyyete geçiş, Zat'ın kendi kemâlâtını müşahede etmesidir. Sadreddin Konevi Miftâhu'l-Gayb'da vahidiyyeti "mertebe-i ulûhiyyenin bâtını" olarak tanımlar. Burada Hakk, "Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi sevdim" (küntü kenzen mahfiyyen) kudsi hadisinin tezahür zeminidir.

## İlgili Kavramlar
- [ahadiyyet](/wiki/ahadiyyet)
- [ayan-i-sabite](/wiki/ayan-i-sabite)
- [uluhiyyet](/wiki/uluhiyyet)
- [esma-i-husna](/wiki/esma-i-husna)

## Kaynaklar
- İbn Arabi, Fusûsu'l-Hikem
- Sadreddin Konevi, Miftâhu'l-Gayb
- Abdülkerim Cîlî, el-İnsânu'l-Kâmil

## Bu Kavramın Geçtiği Eserler

- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (119 Fu Hi 01 ADEM FASSI)
  > ------------------- Şöyle bilinsin ki vücût hakikati insaniye olan mertebe-i vahidiyet (vahidiyet mertebesinin ismi hakikati insaniyedir.) ahadiyet mertebesinden sonra ilk tecellidir vahidiyet mertebesi. Uluhiyet, insan-ı kamil, İlah, O mertebelerin diğer adıdır.
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu mertebeye, mertebe-i vâhidiyyet ve mertebe-i sıfat ve esma ve "Hakîkat-i Muhammediyye" derler. Bakın vahidiyet mertebesi ilm-i ilahide ahadiyet mertebesinin tecellisi olan isim ve sıfatlarının zuhura çıktığı yerdir. İlmi manada zuhura çıktığı yerdir.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  2)
  > ” ------------------------ Tecelli ve Zuhurda Vücûd Mertebeleri A’maiyyet. Ahadiyyet. Vahidiyyet. Vahidiyyet, bir sahadır Uluhiyyet-ilâhlık ve Rahmaniyyet orada zuhura gelmektedir. Ulûhiyyet Rahmaniyyet. Rububiyyet. Melikiyyet.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (180 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Fasl Hakikat-ı Âdem ve Havva Malum olsun ki Vücut Hakikat-ı İnsaniye olan Mertebe-i Vahidiyetten Mertebe-i Ruh’a tenezzül ettiği vakit üç marifet hasıl oldu ki birisi Marifet-i Nefs, yani kendi zatını ve hakikatini bilmek diğeri Marifet-i Mübdi yani kendisinin mücidini bilmek, üçüncüsü Mucidine karşı fakr ve ihtiyacını bilmektir. Bu kısım daha evvelki sohbetlerde geçmişti ama gene başlangıç ve devamının bağlantısı...
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)** — Nusret Tura (163 1 Esmâ’ül Hüsnâ)
  > NİCE (Güzel) 53’ler Ahmed’ler yani Hakikât-i İlâhi güneşinin şuunları vardır. Aslında Ahmed, Ahad Tek’tir. “Mim” ile Vahidiyyet taayyününe girip “Vahid” ile birin tekrarı gibi görünür. İşte silsilemizde bulunan Muhammed (s.a.v.) den ışıklarını ışklarını alan 53 büyüğümüz pirimiz bu bir güneşin parıltılarıdır.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 3)** — Abdulkerim Cili (115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Vahidiyet ismine gelince, bu da: Yüce Hakkın ahadiyet makamındaki tezahürlerinin ilkidir… Vahidiyet mertebesinin kapsamında bulunan mertebelerin en yükseği rahmaniyettir… Rahmaniyet mazharlarının en yüksek derecesi rububiyettedir…
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç (148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani kalbinin üstünde darb ederek o kelime-i Tevhidi yahut çekilen esmayı kalbine vurdurarak orada Nuru meydana gelsin diye. Bu da Makam-ı Vahidiyet sıfatının suretidir. Vahidiyet makamının suretidir, ayakta el ele tutunmadan zikretmek. Vahdet-i Zat’iyyenin alakasına işarettir bu şekilde devran edilmeye devam edilir sonra el ele tutulduğu halde devran edilir ki, Vahidiyetin AHâdiyetle, el ele halka şeklinde...
- **TB. Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (121 Fu Hi 03 NUH FASSI)
  > Cenab-ı Hakk Zat aleminden bir coştu yani amaiyetten bir coştu ahadiyet mertebesini, ahadiyet denizini meydana getirdi, ahadiyet denizi bir dalgalandı bir coştu kendinden vahidiyet denizini yani sıfat denizini ortaya getirdi. Sıfat denizi bir dalgalandı bir coştu, esma mertebesini esma denizini meydana getirdi. Esma denizi de coştu, kendisinden Ef’al mertebesini meydana getirdi. Dolayısıyla bunlar Cenab-ı Hakk’ın...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Yani kalbinin üstünde darb ederek o kelime-i Tevhidi yahut çekilen esmayı kalbine vurdurarak orada Nuru meydana gelsin diye. Bu da Makam-ı Vahidiyet sıfatının suretidir. Vahidiyet makamının suretidir, ayakta el ele tutunmadan zikretmek. Vahdet-i Zat’iyyenin alakasına işarettir bu şekilde devran edilmeye devam edilir sonra el ele tutulduğu halde devran edilir ki, Vahidiyetin Ahadiyetle ve Vahdet-i Zat’iyenin...
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni)
  > ALLAH'IN MERTEBELER İTİBARİYLE ZUHURU Â'madan zuhur Ahadiyyete, Ahadiyyetten Ulûhiyyete, Ulûhiyyetten Vahidiyyete ve Rahmâniyyete, Vahidiyyetten-Rahmâniyyetten sonra Rubûbbiyet, Rubûbiyyetten sonra da Melikiyyet, mülk âlemidir. Burada olan yaşantıların hakîkati ve Allah'ın oradaki zuhurunun ifadeleri neler? Bu mertebelerdeki yaşam izahları neler? Â'ma; hakîkatlerin öz hakîkatinden ibarettir, özden ibarettir....
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (191 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > İşte buzun suya, suyun da buhara dönüşmesi itibariyle belirtildiği gibi bu alemlerde işte Hakikat-i Muhammediye vahadiyet mertebesine, vahidiyet mertebesinden o mertebenin içerisinde olan uluhiyet ve rahmaniyet mertebesinden sonra rububiyet yani esma mertebesine melekiyet mertebesine oradan da madde mertebesine yani cisimler mertebesinde zuhura gelmesi işte bu mertebeler olmasaydı buzun mertebeleri ile buhara...
- **TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (181 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu mertebeye mutlak ilim adının verilmesinin sebebi burada Zat’ın şuurunun olduğu bilindiği fakat bir gayriyet yani gayri bilmek söz konusu olmadığı içindir. Burası Vahidiyet mertebesidir. Bütün ilahi sıfat ve isimler, bu mertebeden zuhur ettiği için Maden-i Kesret yani çokluğun kaynağı denildiği gibi bütün mümkin varlıkların menşei ve kaynağı olduğu için Menşe-i Siva adı da verilmiştir.
- **Sohbet Arası Sohbetler (23)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (155 23 Sohbet aras sohbetler)
  > ...…………………………….……… (62) 15: Ahad, diğer sorular, vahidiyet mertebeleri…………….. (64) Vahidiyet çokluğun üretildiği, saha ve kaynağıdır……..…. (68) Dünya mescid-il Aksa, kalbim...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (136 4 CD 2000 Sohbet Aras Sohbetler)
  > ...Bakın birisi Ahadiyet diğeri Vahadiyet bunların ikiside bir demek vahid de bir, Ahad da bir, ama birlklerin özelliği başkadır, ifadeleri başkadır. Peki Ahadiyet ile Vahadiyet arasında ne fark oldu, Vahidiyet...
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > Sonra buradan bir tecelli daha yaptı, İnniyeti ve Hüviyeti ile birlikte bir tecelli daha yaptı, oradan da Vahidiyet mertebesini ortaya getirdi. Bakın birisi Ahadiyet diğeri Vahadiyet bunların ikiside bir demek vahid de bir, Ahad da bir, ama birlklerin özelliği başkadır, ifadeleri başkadır. Peki Ahadiyet ile Vahadiyet arasında ne fark oldu, Vahidiyet mertebes aynı zamanda Uluhiyet mertebesidir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler)
  > “Ben kendimin açığa çıkmasını sevdim” ve kendinde ne varsa o Vahidiyet mertebesinde Uluhiyet sahasına hepsini kopyalıyor. İşte bu sahanın aldığı isim de bir bakıma Hakikat-ı Muhammediye, bir bakıma İnsan-ı Kamil, Hakikat-ı İnsaniye, Sıfat mertebesi, Ceberut mertebesi, diye birçok isimler alıyor. İşte Hz peygamberin Habibliği bu mertebeden başlamaktadır.
- **Enbiyâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi   Murat Deruni)
  > “Rahmet” ten ibaret sayılan nimet, “azab” tan ibaret olan nikmetin aynıdır. Burada, “ahadiyyet”, “vahidiyyet”, “ulûhiyyet” sıfatları arasındaki fark üzerinde biraz duralım; şöyle ki, Ahadiyyet; Bu sıfatta isimlerin, sıfatların zuhuru yoktur.
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > ....................................................... 033 Vahidiyyet ............................................................. 034 Ulûhiyyet : “Zât Mertebesi” ............................... 035 A’dem – Yokluk ............................................
- **TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (190 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > ..., birliği getiriyor, Vahidiyeti getiriyor, ama burada dört değişik halinden bahsediliyor. Yani Yahyanın (a.s.) ismi, sıfatı, sureti ve manası. Yani bu dört vasıf, kesret gibi ama tekliğe mugayir değildir. Yani...
- **TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (122 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bir dediğimiz zaman o bir’e de bir varlık vermiş oluyoruz, yani bir sayı vermiş oluyoruz, bunu beşer aklıyla düşüncesiyle anlaşılsın diye aslında bu bile yanlış bir ifadedir. Yani bir ile ifade ettiğimizden gene de ona bir vasıf vermiş oluyoruz. Zira vahidiyet dediğimiz vakit zihnimizde ancak bir mana hasıl olur. Yani vahid dediğimiz zaman bir mana hasıl olur ama 0, O demek değildir.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler)
  > İşte Cenab-ı Hakk’ın buradaki hubbiyeti ile alemleri halk etmesi Ahadiyet mertebesinden Vahadiyet mertebesine geçerken yapılmış olan kopya bu “Ahbübtü” den geçiyor. “Ben kendimin açığa çıkmasını sevdim” ve kendinde ne varsa o Vahidiyet mertebesinde Uluhiyet sahasına hepsini kopyalıyor. İşte bu sahanın aldığı isim de bir bakıma Hakikat-ı Muhammediye, bir bakıma İnsan-ı Kamil, Hakikat-ı İnsaniye, Sıfat mertebesi,...
- **Fâtiha Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇)
  > Vahidiyyet mertebesinden sonra zuhura gelen mertebe-i ervah varlıkların zuhur kaynağı olduğundan ikiliğin başladığı yerdir. İdlâl şaşırtmak demektir, bir vücûdun ayrı ayrı görülmesi şirk, şirk ise dalâlettir. Ve bu tarz görüş vehim kuvvetinin özelliğidir.
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v)
  > Yani Ahadiyyet mertebesi Lâ taayyün mertebesi Vahidiyyet mertebesi ise taayyün/taayyünü evvel mertebesidir. Yani ilmi ma’nâda programların yapıldığı ve belirginleştiği mertebedir. İlim olarak yalnız daha rûh, nur ve vücûd olarak değil sadece ilm-i ilâhide ilim olarak’dır. Yani lâtif varlıklar olarak ortaya çıkmış olmaktadır.
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (162 30 Muhtelif Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ben gizli bir hazineydim bilinmekliğimi sevdim ve bu alemleri halkettim, hadisi kutsisince evvela ehadiyet benlik ve hüviyet mertebesine tenezzül etti. Oradan vahidiyet sıfat ayanı sabite mertebesine oradanda esma ve efal, yani zuhur ve görüntü mertebesine tenezzül etti. Böylece bütün alemler varlıklarına kavuşup yaşam ve var olma sevincini kendi idrakları düzeyinde tattılar.
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > ) Esmâsı, (3) Ulûhiyyet, Vahidiyyet ve Rahmâniyyet. Esmâ-i ilâhiyyeden çıkar servetim, Halk eden hayatın suyu rahmetim, Dinimin direği namaz vahdetim, “Ya hu” kavs dâiresinde halvetim. Gönül insânı özünden nefh eder, Sînem yarılır kûrb’ân zâtım neder, Yükseltir hüviyetine yâr eder, Bak ara teklik dağında celvetim.
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (27 Gen ve elmas dosyas)
  > Oradan Vâhidiyyet mertebesine, oradan ulûhiyyet mertebesine, oradan Rahmaniyet, mertebesine nefes-i Rahmaniyyesine, bütün âlemler ve tabiat mertebe mertebe meydana geldi. Ancak kendine ayna olacak zuhurunu arıyor idi. Nihayet sıra ona gelmişti. Zatında kendi ilminde mevcut aynanın ismi (HAKİKAT-İ Muhammed-î) idi yani “Însân-ı Kâmil” idi. İşte bu hikâye mertebelerden bahsetmekte şeriat, tarikat, hakikat, marifet,...
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç (15 6 Pey 1 Hz. dem)
  > (min nefsin vahidetin) (nefs’i vâhid) yani tek nefs’ten; yani, آدَمُ (Âdem) şifresiyle ifade edilen mahalden halk etti, onu da vahidiyyet nefs’inden halk etti ki; işte bu oluşum âlemlerde zuhura gelen çok aziym bir hadisedir. Cenâb-ı Hakk, Hakikat-i İnsâniyye olan bu âlemleri, onlar gizli hazinede iken, a’dem den, izâfi yokluktan zuhura çıkarmayı diledi. Zât-ı mutlak A’ma’iyyet’ten Ahadiyyet’e, oradan Vahidiyyet’e...
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol)
  > Kudret ile Ulûhiyetten tenfis edilecek olan (هُ) “Hu”, Vav ile Vahidiyyet sahasında (الله) Allah yâni İlâhi benlik olarak, Hakîkat-i Muhammediye olan bu âlemlerin tamamı İnsân-ı Kâmil’dir. O ma’nâsal tekliktir. Bölünemez ve başka tekrarı yoktur. (هُوَ) Hüve sayısal değeri, (ه) He: 5, (و) Vav: 6, 5+6= 11 dir. Bunun ifâdesi biraz yukarıda verilmiştir. Ayrıca (و) Vav: (6-13) tür.
- **Bir Ressam Hikâyesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (62 Bir ressam hik yesi)
  > Hak A’mâ’da iken, yani kendi varlığında, kendi kendine iken, bu varlıklar henüz meydana gelmemiş iken, bilinmekliğini istediğinden, bir tecelli ederek Ahadiyyet mertebesine, buradan da vahidiyyete tenezzül ederek sıfat-ı subûtiyye’yi (7) sıfatını (hayat, ilim, irâde, kudret, kelâm, semi, basar) ve mükevvenatı meydana getirmiştir. Vahidiyet’te sıfatı subûtiyye’nin ortaya çıkması ile rahmâniyyet mertebesi ortaya...
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kalem Suresi)
  > Rahman: “Esmaül Hüsna” (Allah’ın güzel isimleri) sıralamasında, başlardadır. Rahman: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Uluhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmaniyet: İsimlerin ve Sıfatların gerçek yüzleri ile meydana gelişinden ibarettir, diye izah olunmuştur.
- **TB. Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (120 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ahadiyet mertebesi onun üstünde de bir a’maiyet mertebesi vardır, orada hiçbir şey yoktur, a’manın bir zuhuru ahadiyet mertebesi orada iki şekliyle bir zuhur var ama dışa dönük zuhur değil kendi içinde kimliği ve hüviyeti eneiyeti ile hüviyeti vardır, o iki özellikten de vahidiyet mertebesi yani sıfat mertebesi sıfat-ı subutiye, sıfat-ı zatiye, meydana geliyor, işte Hakk’ın vücudu dediği vücud-u vahididendir.
- **Feth Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (19 Sûre-İ Feth)
  > Buradan-da bir tecelli ve nüzül eyleyerek Vahidiyyet mertebesini oluşturdu. Vahidiyyet mertebesi, Ulûhiyyet ve rahmâniyyeti de kapsamına alır. Oradan da bir tecelli eyledi Rububiy-yet (Esmâ) mertebesini oluşturdu.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7)
  > Zîrâ rûh-ı küllî-i Muhammedî güneşi, senin vücûd-ı hakîkînin tenezzülâtı feleklerinin dördüncü feleğinden kıyâm etti." O felekler dahi, felek-i Ahadiyyet ve felek-i Vahdet ve felek-i Vâhidiyyet ve felek-i rûhdur demek münasib olur. Ve cenâb-ı Pîr lisânından olduğuna göre, Hüsâmeddîn Çelebi hazretlerine hitâb olur.
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç (89 6 her ey merkez nde mi hik yesi)
  > Âlemler zatı akdesin (Mukaddes Zat) A’maiyyetinden, Ahadiyyetine, Ahadiyyetinden Vahidiyyetine, Vahidiyyetinden, Rahmaniyyetine, Rahmaniyyetinden Rububiyyetine, oradanda Melikiyyetine nuzulu ile oluşmuştur. Bu sebeple merkez Merkez her mertebe de farklı isim alan ALLAH’tır. Daha doğrudu ‘Hu’ dur.
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (09 ER RAHMAN)
  > ...“A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Uluhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmaniyet: İsimlerin ve Sıfatların gerçek yüzleri ile meydana gelişinden ibaret...
- **Sohbet Arası Sohbetler (24)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (156 24 Soh. ara.sohbetler)
  > Ahad ve Vahidiyyet mertebelerini ifade etmiş oluyoruz. Cenab-ı Hakk’ı Zat-ı Mutlak, hüviyeti ile o mertebe ile idrak etmemiz gerekiyor. Allahü Ekber dediğimiz zaman “En büyük Allah” manasına. Bu yanlışlığın en büyüğüdür. İyi niyet ile olduğu için suç teşkil etmiyor.
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”)
  > Ona misal alemi, hayal alemi, vahidiyet, ikinci taayyün, ikinci tecellî, sidre-i münteha, emr alemi, küçük berzah, tafsil alemi derler. 4- ŞUHUD–U MUTLAK Dördüncü hazret şehadet alemidir. Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Ahmet Avni Konuk (Fusûsul Hikem Mukaddime)
  > Zîrâ o, vücûd-ı ahadiyyet ile vâhidiyyet arasında berzahtır. Mevvâc-ı ahadiyyetten feyz-i akdesi bî-vâsıta kabûl eder ki, nâmı “velâyet-i mutlaka”dır. Ve vâhidiyet mevvâcı ile feyz-i mukaddesi ahzedip halka eriştirir; nâmına “nübüvvet-i mutlaka” derler.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 4)** — Abdulkerim Cili (117 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > ” Zat denizine girenleri de, O gönül âlemine gerdanlık gibi dizer, ve onlarda onun, zat ve sıfat deryalarına dalarlar, oralardan inciler ve mercanlar çıkarırılar. Ahadiyet incisinin içinden çıkan vahidiyet mercanlarıdır. Atıma binene, ülkemi gezdiririm… Uruc burak’ına bindirip gök ve gönül semalarımı geziririm.
- **Furkân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi   Murat Deruni)
  > Sevgili Ozan: Atom bölümüne geçmeden evvel âlemlerin oluşumu-na kısaca bir göz atmamız gerekecektir; şöyle ki: Â’ma - Zât’ul Baht Ahad - Ahadiyyet İlâh - Ulûhiyyet = Vahidiyyet → Zûlmet - karanlık Zât âlemi : → İlm-i ilâhi Rûh’u A’zâm Â’yân-ı sâbite Râhman - Râhmaniyyet → Rûh’ul Kuds : (Sıfat âlemi) : hayatın kaynağı, ilâhi ilmin belirlenmesi Rabb - Rûbubiyyet → Nûr’u ilâhi, (Esma âlemi) : aydınlanma lâtif...
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard)
  > Ulu Cami; Uluhiyyetin Cem olmuş Hali, yani Allahlık ve Vahidiyyet hakikatleri olan Ayan-ı Sabitedir. Bunun önünden bir alt mertebe olan Rahmaniyyet mertebesine inilmiş. Görülen Anıt Resim; Rahmaniyyet Sıfat mertebesi ile meydana çıkan teşbih halidir. Anıtın Kaidesi; Siyah oluşu ile Ahadiyyet, Mutlak Zat mertebesini ifade etmektedir.
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura (164 2 Esmâ’ül Hüsna)
  > Kapalı ortamda Sevr (ثور) ’in vekil velayet (ثر) yine Allah (c.c.) sırrı aktarılmış ve tefekkür edilerek (و) “Vav” Vahidiyyet ile Sırrı velâyet açılması sağlanmıştır. (كوثر) "Kevser" deki (ثر) yani senin başındaki ( كونْ ) Kün “Ol” dur.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Abdulkerim Cili (167 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Aynı şekilde, zatın vahidiyet durumunun kendisinde de böyledir… Ancak, zatın vahidiyet cihetinde bu fark belirsiz olmaktadır… Bu da, zatın şaşırtıcı hallerindendir... Ki: Birbirini nakzeden iki şeyi bir araya getirir…
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5)
  > Nihayet fakire (bu fakir kuluna) görünen anlam şu oldu: "Sabah vakti"nden maksat, eşyanın hakikatlerinin birbirinden ayrıldığı "vâhidiyyet" (birlik mertebesi) ve "ilm-i ilâhî" (ilahi ilim) mertebesidir. "Zaîn"den yani "misafir"den maksat, o hakikatlerin hakiki varlığın mertebelerinde iniş ve çıkış yolculuklarıdır.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 2)
  > Rabbin namazda. Efendimiz s.a.v. benim Rabbim Allah'tır buyuruyor yani o gece kendindeki, %100 kapasite ile vahidiyyet mertebesinde Allah isminin oluşumunun hakikatinin miracını yapmıştır ve bu hal kendinden alınmıştır, çünkü o hal ile peygamberliğe devam edemez aşk halinden hiç çıkamaz idi.
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Dur Rabbın Namazda Cilt 1)
  > “Dur, Rabbin namazda” lafzı Ahadiyet mertebesinden gelmektedir. Çünkü her bir esmâ-i ilâhiyye Cenâb-ı Hakk'ın Ahadiyyet mertebesinde kendi bünyesindedir, Vahidiyyet mertebesinden sonra zuhura çıkmaya başladığında adeta birer mahluk gibi tesbihatta olurlar. İlâhi âlemde ayân-ı sabiteler itibariyle gayr-i mec’ul iken, şehadet aleminde Hâlik, Bâri, Musavvir, Zâhir gibi isimlerle ayrı birer varlıkmış algısı oluştururlar.
- **Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh)
  > Akl-ı küll Zât-ı mutlağın Ahadiyyet mertebesinden Vahidiyyet mertebesine Ulûhiyet ismi ve ilmi ile aktardığı ilmi Zâtisidir ve fâildir. Ve Nefsi küll ise bu tecelliyi kabul eden mef’uldür. Tecelli mukaddes ve taayyünü evvel Hakikat-i Muhammed-î mertebesidir.
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz.   Murat Deruni)
  > Hu, Rahman, Vahid Zatı Nûr-u Muhammedinin vahidiyyet sahasında Rahmân Rahim’in, ilim, irfan, hakikat, marifet dördü bir olur vahdeti Elif, Lam, Mim, Ra’nın.. Hu gülünün önü hayal dolu, hayalini o zât olan Rahmân’ın Nûru Muhammedi’sinin narında yak. Sevgilinin kapısı, Hâkikat’ul Ahmediyye yi nida eden, sabreden Ahad can’ın Nûrunun özünü bulursa bir can, Necdet Uşşaki (k.
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)** — Abdulkerim Cili (113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Yani Cenab-ı Hakk, biz şöyle yaptık, biz böyle yaptık derken senlikten bir evvelki mertebe bizlik mertebesidir. Ahadiyet mertebesi benlik, vahidiyet mertebesi bir bakıma bizlik, sıfat, esma, ef'al mertebeleri de senlik mertebeleri diye düşünebiliriz.
- **Tasavvuf Izâhları** — Terzibaba - Necdet Ardıç (109 Tasavvuf zahlar)
  > Ama Cenâb-ı Hakk'ın zâtına bağlıdır. Yani halk edilmiş. Ancak bunlar da Cenâb-ı Hakk'ın ahadiyyet mertebesinde kendi bünyesinde, ama vahidiyyet mertebesinden sonra zuhura çıkmaya başladığında hilkat, mahlûk olmaktalar. Bizler de âyanı sabite mertebesinde Hakk'ın indinde ilâhi varlıklar iken, daha sonra bu âlemde zuhura gelebilmek için geçtiğimiz her mertebede, o mertebenin haline göre hilkat aldığımızdan o...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8)
  > Mertebe-i ahadiyyetden feyz-i akdesi vâsıtasız olarak kabûl eder ki, adına "velâyet-i mutlaka" dahi derler; ve vâhidiyyet mertebesi ile feyz-i mukaddesi alıp halka eriştirir, adına "nübüvvet-i mutlaka" derler.
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Saf Suresi)
  > Ayrıca Ahadiyyet mertebesine (lâ taayyün) Vahidiyyet mertebesine (taay-yünü evvel) Rububiyyet mertebesine de (taayyünü sâni) denmiştir. Daha geniş bilgi “Vahy ve Cebrail” isimli kitabımızda vardır dileyen oraya bakabilir.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (78 A’yân-I Sâbi̇te)
  > Ve buradaki “Ekber” ifâdesi bir yöne ile kudsiyyetinin büyüklüğünü ifâde etmektedir, diğer yön ile ise esmâ-i hüsnâ içerisinde “Allah” ismi, ism-i A’zâm olduğundan dolayı en büyük isimdir. Vâhidiyyet mertebesinde “Allahu Ekber” ism-i A’zâm, ef’âl mertebesinde “Muhammed” ismi, ism-i A’zâm, ahadiyyet mertebesinde ise hüviyyeti ile “Hu” ismi, ism-i A’zâm’dır, çünkü burada hüviyyetin yanında olan “vâv” harfi ile...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2)
  > Muhakkıkîn indinde bir "ezel" ve bir de "ezel-i âzâl" vardır. Ezel-i âzâl mertebe-i vahdettir. Bu mertebede esmâ ve sıfât-ı ilâhiyye müttehid olup, birbirinden mütemeyyiz değildir. Ve ezel, mertebe-i vâhidiyyettir ki, ebede kadar olan ahvâl hakkında işâret olduğundan, ezelden ileri olan ezel-i âzâle taalluku hasebiyle başı ve ibtidâsı yoktur; ve ebede mukārin ve onunla beraber olduğu için ayağı ve nihâyeti de yoktur.
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (183 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Tek olan Vahidiyet mertebesinden almadı. Esma mertebesinden aldı. Yani külden, çokluktan aldı. Külden ona müteayyen olan şey yani tayin edilen verilen ona görülen şey dahi ancak kendisine münasip olan şeydir . Kendisinin münasibi olan şey de onun istidadıdır.
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (165 9 Kiyâmet Sûresi̇)
  > Oradan sıfât “Vahidiyyet ve Rahmâniyyet” mertebesine (اِﻻّ) ”illâ” ile tenezzül etmişti. Oradan “Rububiyyet” mertebesine (اِلَهَ) “ilâhe” ile tenezzül etmişti. Şimdi burada ise, “Rububiyet” mertebesinden “Melikiyyet” mertebesine son tecellisi olan (لَا) ”lâ” ile tenezzül etmektedir ki bu tenezzül ve tecelli kemalatın sonu ve zirvesidir.
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç
  > Akl-ı kül Ahadiyyet, Hakikat-i ilâhiyye Akl mertebesi etken, Nefs-i kül ise Vahidiyyet, Hakikat-i Muhammediyye mertebesidir. Vahidiyyet ise kendinden sonraki mertebeye Akl-ı kül olur, ve kendinden sonraki mertebesi Nefs-i kül olur. Yani bir evvelki mertebe bir mertebeden tecellilerini alıyorken Nefs-i kül, “mef’ul=edilgen” mertebesi hükmünde iken.
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir)
  > (5) Devrâna uyup seyrân edelim, (5) Dönen Ana, Hakîkati ilâhi deryâsının ipi, baş nâyi Nûr-u Muhammediyyi seyrân edip övelim… Dönen Ana; 18000 bin âlem bir nokta olan vahidiyyet noktasından ibâret dönen bir andır. Aynı zamanda Ümm-Ana yâni tüm âlemlerin hepsini kapsayan, Nefs-i Küll hükmündedir.
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (188 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Her bir nefsin kendini tanıması itibariyle her bir ismin zuhuru olduğunu idrak etmeye başladık Rabb-ı Hassımızı tanıdık şimdi Rabb-ı hassımızdan Rabb-ül Erbaba yani vahidiyet nefsine ulaşmamız mümkündür, vahidiyet nefsi dediği zaten uluhiyet mertebesidir. İşte ancak oraya çıkınca burayı idrak etmek mümkündür, aşağılarda olursa mümkün değil, Rabb-ul hasa yönelik olursa daha fark ehlidir ama bu farklılıktan ancak...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13)
  > 91, 335, 379, 416, 447, 47 V 202, 266, TERİMLER, DEYİMLER VE BÂZI KELİMELER İNDEKSİ 268, 269;C.V 189, 199, 301; ©. VI 170, 182, 327, 378, 488, 603, 609; C. Vİ 125, 174, 175, 229, 404, 416, 417, 428; C
- **Yehova Şahitleri ile Mülâkât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yehova Şahitleri ile Mülakat)
  > O mertebeye doğru gidenler için şeriat vardır. Îsâ a.s Kudsi Rûh’tan gelme olduğu için yâni Cebrâil a.s kaynaklı olduğu için onun mertebesi vahidiyyet mertebesidir. Bu mertebenin üzerindeki zât mertebesine bu mertebe zaman ve mekân îtibarıyla yâni tarihi seyir îtibarıyla ulaşmış değildir.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3)
  > Çünkü bu küllî ruh, mutlak varlığın dördüncü iniş mertebesidir ki, bunlar da "ahadiyyet" (birlik), "vahdet" (biriciklik), "vâhidiyyet" (çokluk içinde birlik) ve "ruh" mertebeleridir. Hakiki tek varlık, bu ruh mertebesinde başkalık elbisesiyle ortaya çıkmıştır. İşte bu küllî Muhammedî ruh güneşi, insan bedenlerinin pencerelerine yansımak suretiyle ayrı ayrı görünmüştür.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ama Vahidiyetle Âmaiyet perdelendi ama gene de Vahidiyetin içinde mevcut, perdelendi de geride kaldı değil, batınına geçmiş oldu vahidiyet uluhiyete dönüşünce Uluhiyet hakikatleri ortaya gelince bakın Âmaiyet, Ahadiyet, Vahidiyet perdelendi yani batında kaldı Uluhiyet zuhura çıktı. Uluhiyet Rahmaniyeti meydana getirince Uluhiyet perdelendi Rahmaniyetle Rahmaniyet görüntüye geldi. Yani oluşuma geldi, Rahmaniyet...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4)
  > Yani "Bu altı yönü içeren taayyün (belirginleşme) âleminde ve şehadet mertebesi içinde hiçbir kimse kendisini bu mertebelerin kapılarından kurtaramaz. Çünkü şehadet mertebesinin gereği, bu altı kapıyı içermesidir." "Sere", hâlis ve makbûl ma'nâsınadır. "Altı cihet"ten murâd, ön, arka, alt, üst, sağ ve soldur. "Altı kapı"dan murâd, vücûd-ı mutlakın altı mertebesidir ki, "vahdet", "vâhidiyyet", "rûh”, “misâl”,...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6)
  > "Mahiyetler"den kastedilen, sabit hakikatler, değişmez ezelî özlerdir ki, bu mertebeye Mutlak Varlık'ın "vâhidiyyet mertebesi" ve "insanî hakikat" derler. Ve onun sırrı ve bâtını, Mutlak Varlık'ın vahdet mertebesidir ki, ona "ulûhiyyet mertebesi" ve "Muhammedî hakikat" de derler; ve onun sırrı ve bâtını, Mutlak Varlık'ta ve Zât'ın özünde gizli olan sıfatlar ve isimlerdir.
- **İnci Tezgâhı (2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (63 (İnci Tezgâhı))
  > ” Büyük bir beyaz inciden murad “hakikat-i insâniyye” mertebesi olan “akl-ı evvel”dir ki, buna “mertebe-i vahidiyyet” de derler. Akl-ı evvele “celâl ve heybet ile nazar” etmesinden murat, akl-ı evvelin, kaynağı gayriyyet olan “mertebe-i rûh”a tenezzülüdür.
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç (105 Cemo ve Farko)
  > ...mi alıcaksın, abi miydi halife miydi? Halife, görünmen yerindir. Görünme yerindir. Bir kere mananın yerine oturması lazımdır. ( k.6.m/Fark’o) ------------------- * “İ….. deki halife gitmiştir. 3 ler noktası K...
- **Hadîd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (263 57 46 Ku Ker Yol  Hadid Sûresi   Murat Derûni)
  > Âmâiyette değil, Âmâiyetten sonraki tecellide, Uluhiyet mertebesinin başladığı yerde evveli var. Ahadiyetten sonraki Vahidiyet mertebesinde, Vahidiyet mertebesinde mevcut olan Uluhiyet mertebesinde.
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (242 30 36 Ku Ker Yol  Rûm Sûresi    Murat Derûni (1))
  > Sonra: Hu ismi şerifine başlanıp Vahdet-i zatiyye hüviyeti batine Ve suret-i hüviyet ise, Vahidiyyet sıfatı olmasına işaret olmak üzere Bir kere batına ; bir kere zahire meyil ile zikir edilir, El ele olmak hüviyetin alakası, Kol kola olmak hüviyetin zuhuru namına işaret olduğu gibi, hüviyeti zatiyye itibari ile sıfatın hakikatlerinin diğerine mukabil gelmesi hüviyetin sıfat mertebeleri ile zuhuruna ima ve işarettir.
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi   Murat Deruni)
  > İrfan ehli dördüncü tekbirin ALLAH-Ahad ol­duğunu bilir, fakat yine genel söyleniş şekliyle söyler. Neticede oranın ALLAH-u Ahad olması Ahadiyyet mer­tebesi itibariyledir. Ahadiyyet mertebesi, Vahidiyyet mertebesinin üstündedir. Hal böyle olunca dördüncü tek­birin özelliği değişmektedir. Çünkü alt mertebelerde varlıkların zuhurları, ma­naları, özellikleri mevcutken Ahadiyyet mertebesine geçildiği zaman, artık orada...
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tarık Suresi)
  > “Â’mâ’iyyet”, “Ahâdiyyet” ve “Vahidiyyet” merte-beleri “ilâhi lâtif zûlmet” ifadesiyle belirtilir ve bu hüküm buralarda geçerlidir. “Zât-ı Mutlak” ın “Ulûhiyyet” mertebesine tenezzü-lüyle, kendinde bulunan bütün özelliklerini birer lâtif ilmi varlıklar olarak, ilmi ilâhisinde belirlemiş olmasıdır.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler)
  > Ve Cenab-ı Hakk buradan bir tecelli ettiğinde Vahidiyet mertebesini zuhura getirmekte bu Vahidiyet mertebesi aynı zamanda Uluhiyet mertebesi İlahlık yani Allah’lık mertebesidir. İşte bu mertebede kitabın lisanı Allah’çadır, yani Vahadiyet mertebesinde Uluhiyet mertebesinde Kur’an Azimmüşşan’ın asli lisanı Allah’çadır.
- **Hucurât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (253 49 41 Ku Ker Yol  Hucurat  Sûresi   Murat Derûni)
  > Ahad görülmez şuurlanır ama vahidiyyet mertebesi itibariyle Ulûhiyyet hakikatinin zuhur mahalli olan Ahmed-i görmek Hakk’ı görmektir. ------------------- Not= İlâve işte bu yüzden Muhammed (s.a.v.) efendimizi baş ve gönül gözü ile gören sahabe-i kiram’ın üstünde makam itabariyle kıyamete kadar gelip gidecek başka hiç bir kimseler yoktur.
- **İnci Tezgâhı (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (41 (İnci tezgâh-ı))
  > ...Halk’tır. Ancak halk vardır. Ama mânâ ciheti Hak’tır. İZZET: Tecellisinde Kul ile Allah arasındaki nispet kalkar. KAYYUMİYYET: zâhir ismi cihetinden bakılınca eşyanın aynıdır. Bâtın ismi ciheti yönünden bakılın...
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (261 54 44 Ku Ker Yol  Kamer Sûresi   Murat Derûni)
  > (1) A’mâ’ iyyet “sevad-ı A’zâm” mutlak karanlığından “gizli hazine” den kendinden kendine kendi olarak zuhur etmeye başlayan Zât-ı mutlak, bu mertebeden Vahidiyyet mertebesine ilmi İlâh-î olarak zuhur etmesi ve burada bu ilmi suretlerin birer lâtif suret alarak esmâ âlemine intikal etmeleri ve burada ki durumları kendileri hakkında gece hükmündedir. (2) kevniyyetin oluşumu ile güneş dünya ve diğer gezegenlerin...
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (184 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve bu taayyün, progranma sebebiyle de birbirinden ayrılırlar. Ve bu surette her bir isim esmanın tümüyle vasıflanmış olan Zât'ın gayri olur. Zat’ta bunların hepsi birlikte iken vahidiyet mertebesine intikal ettiğinde bunlar ayrı ayrı birer yön kazandıklarından Zat’tan ayrı olmuşlardır.
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (187 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Zîrâ insân-ı kâmil, vücûd-ı mutlakın cismânî ve nûrânî yani hem zahir hem de batın ve vahdet ve vâhidiyyet mer­tebelerinin hepsini câmi'dir. Ve bu mertebe zât-ı mutlakın en son tecellîsi ve en sonuncu libâs-ı taayyünüdür. Yani sonuncu meydana çıkma elbisesidir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler)
  > اَلرَّحْمَنُ ﴿٢﴾ عَلَّمَ الْقُرْاَنَ Rahmaniyet mertebesinden yani vahidiyet mertebesinden kaynağını alıyor, veya o mertebeyi bildiriyor, burada da cenab-ı Hakk diyor ki “İnna” muhakkak ki biz sıfatları ile birlikte yani başbakan vekilleri ile birlikte vekillerine de bir şahsiyet vererek “Biz” ifadesini kullanıyor. Veya başka şekilde bazı insanlar “Ben” demesini pek sevmez, işte biz fakir der ama yine ifade ettiği...
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)** — Abdulkerim Cili (114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Anlatılan zevke erdikten sonra da, o kimsede, tevhid ilmi çeşidinden vahidiyet ilmi vardır... Ahadiyet ilmi değil daha henüz, vahidiyyet ilmi oluşur onda. Vahidiyyet ilmi: Sıfat mertebesinin ilmidir. Her kim anlatılan makama yerleşirse: -Allah.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç (131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba)
  > Divriği, Arapkir ile komşu bir belde ipek yolu üzerinde bulunuyor. Bağlı bulunduğu il “Sivas” burada “Sin ” İnsan açık yazılmış. Vav; Vahidiyyet, “A.S.” Aleyhisselâm resûl ve nebilerin isminin arkasına ilave edilen, Allâh (c.c.)'ın selâmı onun üzerine olsun!
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili (166 İ̇nsân-I Kâmi̇l)
  > Yalnız bu akılda mutlak surette tecrit edilmiş bir akıl olması gerekmektedir, yani beşeriyetinden, nefsaniyetinden, ef'alinden, esmasından, sıfatından soyunmuş zati bir akıl yani akl-ı küll olması gerekmekte. Sanki, HÜVİYET: İsimler ve sıfatlar cümlesi nazar-ı itibara alınarak, vahidiyet sıfatının batın manasına işarettir… Hüviyet, elle tutulur, gözle görülür bir şey değil ama böyle olduğu halde bütün isim ve...
- **Mir'at-ül İrfân ve Şerhi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ)
  > ” ********* A’mâ’da olan zât kendini bilmeyi arzu etti, ilk zuhurunda ahadiyyet mertebesini meydana getirdi, işte bu ahadiyyet mertebesinden sonra gelen vahidiyyet mertebeleri öyle hâllerdir ki bunların bizim anladığımız şekilde bir zaman kavramıyla ilgisi yoktur, hatta bunlar için zamansızlık diye bir şey söylemek dahi mümkün değildir. Zaman kavramı bizim dünyâ yaşantımıza göre, sonradan var olan varlıklara göredir.
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi  Murat Deruni)
  > Ahad görülmez şuurlanır ama vahidiyyet mertebesi itibariyle Ulûhiyyet hakikatinin zuhur mahalli olan Ahmed-i görmek Hakk’ı görmektir. ------------------- Not= İlâve işte bu yüzden Muhammed (s.a.v.) efendimizi baş ve gönül gözü ile gören sahabe-i kiram’ın üstünde makam itbariyle kıyamete kadar gelip gidecek başka hiç bir kimseler yoktur.
- **Bi'smi Has, Selâm (13)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (91 Bi̇i̇smi̇ Has, Selâm (13))
  > Evet (  )(elif, lâm) ile başlayan Vahidiyyet’ in’den Ulûhiyyet’i ne olan ilâhi tecelli, yine bir (  ) (elif, lâm) ile ancak bu sefer tersinden ( لا ) (lâm,elif) yani yine (13) olarak aynı yollardan geçerek, (ef’âl’inden,Ulûhiyyet-ine, oradan Ahadiyyet-ine) “Mi’râc” a doğru kanat çırpmağa başlamasıdır.
- **Reşahât — Aynü'l-Hayât** — Terzibaba - Necdet Ardıç (65 Reşahat Ayn-EL Hayat)
  > “Vukûf-u Adedi”nin Ledün ilminde başlangıç noktası olduğu, Mutlak Bir’in (bakın vâhidiyyet, ahâdiyyet mertebesinde) âleminde belirmesi sırrından haber vermesi iledir. Vâhid’in esasta, sayılara çekirdek teşkil etmesi gibi…” Bir sayısı nasıl ki bütün sayılara çekirdek, ana olması gibi. On tane bir yanyana geldiği zaman ona, on demişler.
- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ramazan ve Oruç)
  > Teravih; Tevhid-i Tenzihiden, Rububiyet idrakini Zât-i okumadan gelen bilgilerle Vahidiyyet düzeyinden Hakikati Muhammedi hakikatine ulaştırma namazı olarak düşünülebilir. Ülkemizde uygulanan tatbikatla Yatsı namazı-Teravih-Vitr cemaatle birlikte kılınmakta ve 33 sayısına ulaşılmaktadır. Bu sayı Mescid-i Nebevi sayısal değeridir.
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (158 26 Sohbet aras sohbetler)
  > Zât-ı mutlak A’ma’iyyet’ten Ahadiyyet’e, oradan Vahidiyyet’e nüzül ederek, orada ilm-i İlâhi’de bütün âlemlerin plânlaması bir bütün olarak oluşturuldu. Burası İnsânın kaynağı, “Vâhidiyyet nefsi” oldu. Buradan Rahmâniyyet mertebesi itibariyle (nefh) edilen “üflenen” Nefes-i Rahmân-i vakti gelince yeryüzünde (Âdem) ismi ile belirtilen (halife-i arz)ı yani arzın > yeryüzünün halifesini zuhura getirdi.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11)
  > Ya'ni, mertebe-i vahdet, esmâ ve sıfat-ı ilâhiyyenin müttahid ve müctemi' olduğu bir mertebe olup bî-renk idi. Vaktâki mertebe-i vahdet mertebe-i vâhidiyyet ya'ni suver-i ilmiyye mertebesine tenezzül etti, esmâ ve sıfatın sûretleri yekdiğerinden temeyyüz etti. Fakat hiçbirisi vücûd-i hâricî ile mevcûd değil idiler.
- **Mü'min (Ğâfir) Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (249 40 42 Ku Ker Yol  MÜ'MİN Sûresi   Murat Derûni (2))
  > Bütün bu cem olan şeyler ayn-ı vahidenin yani Vahidiyet mertebesinin şeyiyetidir, yani oradan zuhura çıkmış varlıklardır. Ve Rahman ismi, cemî'-i esmayı muhît olduğu cihetle, bu ayn-ı vahide, bu Rahman isminin hakikati olur.
- **Fussilet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (96 41 Fussi̇let-Sûresi̇)
  > ” ------------------- Fekadâhunne, böylece onların hükümleri tamamlan dı, seb'a semâvâtin, yedi gökler olarak zuhur etti, Ahadiyyet, Vahidiyyet, Ulûhiyet, Rahmaniyyet, Âlemi ervah, Âlemi melekût, ve Âlemi şehadet olarak, fî yevmeyni, iki gün, iki tecelli, iki kün, ile, ayrıca bu iki tecelli, Celâl ve cemâl tecellileridir. ve evhâ fî kulli semâin emrahâ, bütün semâya, nere de ne yapılması lâzım gelecekse, onlara...
- **İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler** — Terzibaba - Necdet Ardıç (169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler)
  > Önce zahirini düzenledim. "Ve" Bâtını na ruhumu üfürdüm demektedir. Âdem'in acziyet ve ulûhiyet yönleri, "Ve" Vehim ve Vahidiyet karşılıklarıdır. İlâhi vehim ve vahidiyet sahası ile birleştirilmiştir. 2. Hz. Ali'nin sözünü anlamak için (78) Ayan-i Sabite ve Kaza ve Kader kitabını okuyup anlaman gerekir.
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Buruc Suresi)
  > Neticede oranın “ALLAH-u Ahad” olması “Ahadiyyet” mer­tebesi itibariyledir. “Ahadiyyet” mertebesi, “Vahidiyyet” mertebesinin üstündedir. Hal böyle olunca dördüncü tek­birin özelliği değişmektedir. Çünkü alt mertebelerde varlıkların zuhurları, ma­naları, özellikleri mevcutken “Ahadiyyet” mertebesine geçildiği zaman, artık orada “Ahadiyyeti sırfı zatî” du­rumu söz konuşu olduğundan herhangi başka bir varlıktan...
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1)
  > Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun, adına yemin ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık bağlarını kırmaktan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.” Yani burada bakın Vahidiyet mertebesinden halk etti, Ahadiyet mertebesinden sonra meydana gelen Vahadiyet mertebesinden insanı halk etti, o kadar...
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (1772747276481 DVT C001.MP3)
  > Daha henüz bu mertebede hiçbir varlık oluşmadığından kelime-i tevhid dediğimiz o kelâm-ı ilâhî dahi yoktu. Ahâdiyyet, vâhidiyyet ve ruhiyyete tenezzül edince, kelime-i tevhidin “Allah” bölümü şekillendi. Ruhiyyet, rahmaniyete tenezzül edince “İllâ” bölümü, Rahmaniyyet, rububiyyete tenezzül edince “İlâhe” bölümü şekillendi.
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç (08 Tuhfetul Ussaki)
  > İsmi Celal (Allah ismi) devranında evvela harf ve lafz (ses harfi) ile sonra darb-ı zikir ile zikir edilen Vahidiyyetin; Ehadiyyetin zahiri olduğuna harf ve lafz ile zikir edilerek telinin (ima) ve işarettir. Vahdet-i Zatiyye ile Ehadiyyet-i Zatiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile batın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına ima yoluyla darb-ı zikir ile devran olunur.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar)
  > Eğer kesme fiili kısmî ise o zaman da büyük parçadan kesilen küçük parça gene sâkin olmuş olur. Zuhuratta verilen (armut) ise Vâhidiyyet mertebesini ifade eder, onun dörde bölünmesi ise içinde mevcud dört mertebenin belirginleşip daha iyi anlaşılması içindir.
- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi)
  > [42] “Zâtı Mutlak” Ahadiyyetinden Ulûhiyyetine tenezzül ettiğinde, الله “Allah” ismi ve ma’nâsıyle zuhur etmişti. Oradan sıfât “Vahidiyyet ve Rahmâniyyet” mertebesine (اِﻻّ) ”illâ” ile tenezzül etmişti. Oradan “Rubûbiyyet” mertebesine (اِلَهَ) “ilâhe” ile tenezzül etmişti.
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇)
  > ...inde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı, “ (84/4) ------------------- Kıyâmet hadisesinde insanlar kabirlerinden çekirgeler gibi çıkacaklardır. [14] Burada yine hakîkat ve marifet ile beden arzı içinde yapıl...
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî)
  > ...Muhammedî ve Nûr-u Îmân. Vav : Vâhidiyyet. ÂYET YORUMLARI ------------------- Âyet 1 قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ ~ ~ ~ Kad eflehal mu'minûn. Mü'minler, gerçekten kurtul...
- **Altı Peygamber - Hz.İbrahim (a.s) Halillullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (24 6 Peygamber (3))
  > ...ül etmesi de rahmâniyyet-in zuhur mahalli, Esmâ mertebeside âlem-i melekût olarak rahmaniyyet-in evi (Beyt’ürrahmân) olmuştur. Esmâ âlemi olan mertebe-i ervah’da ki mânâlar da birer elbise giyerek, âlem-i ecsam...
- **Ra'd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (255  13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi)
  > Henüz zaman, mekân, madde, enerji ve doğa yasaları bile ortaya çıkmamıştı. Bu safha, Nûr ve Rûh ’un izdivacını içeren vahidiyet mertebesine tekabül edebilir. Sonra aniden — Kur’an’ın deyimiyle belki de “Ol!” (Yasin 36/82) emriyle — genişleme başladı.
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç (28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r))
  > İsmi Celâl (Allah ismi) devranında evvela harf ve lâfz (ses harfi) ile sonra darb-ı zikir ile zikir edilen Vahidiyyetin; Ehadiyyetin zâhiri olduğuna harf ve lâfz ile zikir edilerek telinin (ima) ve işarettir. Vahdet-i Zâtiyye ile Ehadiyyet-i Zâtiyyenin , Vahidiyet-i sıfatiyye ye nisbeti ile bâtın, batnu'l-butun (iç, için içleri) olmasına imâ yoluyla darb-ı zikir ile devran olunur.
- **Ahadiyyet** — Terzibaba - Necdet Ardıç (47 Ahadiyyet)
  > ...Unidicidad / Zat / Vitriyyet / Ferdiyyet (individualidad) / Vahidiyet: Todas estas palabras representan los diferentes estados del Único Creador. Allah. Algunos de estos...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (68 1 Namaz-Sûreleri̇)
  > Akl-ı küll Zât-ı mutlağın Ahadiyyet merte- besinden Vahidiyyet mertebesine, Ulûhiyet ismi ve ilmi ile aktardığı ilmi Zâtisidir ve fâildir. Ve Nefsi küll ise bu tecelliyi kabul eden mef’uldür. Tecellîi mukaddes ve taayyünü evvel Hakikat-i Muhammed-î mertebesidir. Bu mertebede Akl-ı küll gizlenip Nefsi küll zâhir olduğundan ve Akl-ı küll ve Nefsi küll-ün zuhurları olan bu âlem çocukları “yetimler” haline dönüşmüş...
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Ala ve Gaşiye Sreleri)
  > Ahadiyyet mertebesi, Vahidiyyet mertebesinin üstündedir. Hal böyle olunca dördüncü tek­birin özelliği değişmektedir. Çünkü alt mertebelerde varlıkların zuhurları, mânâları, özellikleri mevcutken Ahadiyyet mertebesine geçildiği zaman, artık orada Ahadiyyeti sırfı zâtî du­rumu söz konuşu olduğundan herhangi başka bir varlıktan bahsedilmeyeceği için, büyüktür sözü, kendine bir ifade bulamaz.
- **Hûd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hud Suresi)
  > Ve Zatın bütün bağıntıları ve işleri ve onun mertebelerinin tamamı kendinde saklı ve gizlidir. Eğer kendinde bu bağıntılar ve işler olmasa idi, zat ebediyen tecelli etmez idi. İkincisi vahidiyyet mertebesidir. Bu mertebenin ismi Allah’tır. “Allah” külli ismi altında bütün isimler toplanmıştır. İlim mertebesinde taayyün etmiş bu suretlere a’yan’ı sabite derler.
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye)
  > ...”ten ibârettir. Zîrâ “amâ” “rakîk bulut” ma’nâsınadır; ve bulut yer ile gök arasına hâil olur; ve bu hazret-i vâhidiyyet dahi, semâ-i ahadiyyet ile arz-ı kesret-i halkıyy...
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye)
  > ...Lokmânîevâilinde gelecektir. Bu mertebe-i vâhidiyyet, ahadiyet mertebesine nisbeten eltaf-ı latîf olan zât-ı Hakk’ın bir mertebe tekâsüf buyurmasından başka bir şey değil...
- **Namaz Sûreleri (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (69 2 Namaz-Sûreleri̇)
  > Aslında bütün varlığın babası Akl-ı küll ve annesi de Nefsi küll dür. Akl-ı küll Zât-ı mutlağın Ahadiyyet merte- besinden Vahidiyyet mertebesine, Ulûhiyet ismi ve ilmi ile aktardığı ilmi Zâtisidir ve fâildir. Ve Nefsi küll ise bu tecelliyi kabul eden mef’uldür.
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Enfal Suresi)
  > Siz ilâhi bilgilerin hükmü altındayken niza etmeyin, çekişmeyin. “ tenâze’û” “te-ente-sen” “Na” “biz-zât” Ze-Sahiplik” “U – Ayın- göz müşahade “Vav” ile vahidiyet sahasını müşahade… Sen, Zât’ın vahidiyet sahasındaki sıfât zuhurunun müşahadesine sahipken çekişme… Sonra gevşersiniz ve ilahi hükmünüz elden gider.
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9)
  > Bu itibarla İblis, kendi hakikati olan ism-i Mudill hazretine yönelip, ondan yardım isteyerek dedi ki: "Ey Mudill hazreti, bu mana âleminin bâtınından dalalet eserlerini ortaya çıkar ve benim dalalet tuzağımı çoğalt!" Istılâhât-ı sûfiyyede mertebe-i ahadiyyete “ezel-i âzâl” ve mertebe-i vâhidiyyete de “ezel” derler. Ve mertebe-i vâhidiyyet, esmâ ve sıfât-ı ilâhiyye suver-i ilmiyyelerinin yekdiğerinden mümtaz olduğu...
- **Divan 3** — Terzibaba - Necdet Ardıç (16 Divan 3)
  > ...ar, Kimi âşık kimi mâşuk rol yapar, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? Ortada durmuş naz eder sevgili, Bu iş yeni değil, ezelidir ezeli, Kendi varlığımızı bildik bileli, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? (16/09/...
- **Nisâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇)
  > Ve Âyeti kerîme’de bahsedilen tek nefsten halketti denilen bu vahidiyyet nefsidir. Dünyada aşınma var, eskime var, istediğimiz kadar hakikat bilgilerini bilelim bu madde bedenimizi ebedileştirmiyor bunlar ahiretteki ebedi saadeti oluşturuyor, yani dünya hayatında mucidimize karşı fakr ve aczimizi bu durum bize öğretiyor.
- **Aşk ve Muhabbet Yolu** — Nusret Tura (77 Aşk VE Muhabbet Yolu)
  > Halik-i lemyezel bizâtihi varlığında tek iken, o birliğinde, birliğin ehadiyetinde, bâtınında kemâl-i hüsnünü ve Cemâlini seyirci oldu. Kendi hüsnün hûblar şeklinde peydâ eyledi. Çeşm-i âşıktan bakıp hüsnün temâşâ eyledi. Vahidiyet içinde, ehadiyet incisi gizledi. Asıl mesele bu idrâki kiminin gönlünde gizledi, kiminin ağzından âşikâr eyledi.
- **Zuhruf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (252 43 43 Ku Ker Yol  Zuhruf  Sûresi   Murat Derûni)
  > Bu mertebeler de evvelâ Ahadiyyet, sonra da Ahadiyyet ve Vahidiyyet mertebeleri itibariyledir. [6] “ İz- -T-B- ” 43/3 Âyette belirtilen (Kûr’ânen Arabiyyen) Arapça (Kûr’ân) Rububiyyet “Esmâ” mertebesinde Ulûhiyyet ilmi, kelâm sıfatı ile Rabb’ça dan İlâhî Arapçaya, eski diğer dillere de yapılan tercümeler gibi, tercüme edilmiştir.
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.)
  > İlahlık yalnızca zâtıyla kāim, olan ve varlığı kendinden bulunan ahadiyyet mertebesindeki Allah’a mahsustur; O’ndan bütün isimler ve sıfatlar vahidiyyet mertebesinde çokluk suretinde zuhûr eder; bu isimlerin bâtınında tecelli eden ulûhiyyet mertebesi, ibadete ve yönelişe layık olan yegâne hakikati gösterir; nihayet mahlûkatın terbiyesini ve idaresini üstlenen rubûbiyyet mertebesinde bütün âlem, tek bir Rabbin...
- **Esintiler (4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (170 4 Esi̇nti̇ler)
  > Hazret-i Muhammed, Hakikat-i Muhammedinin bizim dünyamıza dönük nokta zuhur yönüdür. Cenâb-ı Hakk’ın Vahidiyyet mertebesindeki külli tecellisinin ismi hakikat-i Muhammedidir ve âlemlerin her zerresinde faaliyyettedir.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar)
  > (İnsân-ı Kâmil) in ilk ifadesi (Ceberut/sıfat/ hakikat-i insaniye/ Hakikat-i Muhammediyye ve daha birçok başka vasıflarla da bahsedilen ve toplu olarak (taayyünü evvel) diye de bahsedilen (Vahidiyyet) mertebesidir. Yani bu mertebenin meşhur adı (Hakikat-i insaniyye) de olan (İnsân-ı Kâmil) dir ve Ulihiyyet mertebesinde ilmi olan varlıkların burada latifleşerek batıni latif kimlikler almaya başladığı yerdir.
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (En'âm Sûresi)
  > Hangi esmâ ne şekilde isminin gereği faaliyet gösterecekse hangi sıfât isminin gereği ne kendisine verilmişse onların görevlerini yapması için birbirinden farklılıklar olarak meydana geldi. Bu mertebeye, mertebe-i vâhidiyyet ve mertebe-i sıfât ve esmâ ve "Hakîkat-i Muhammedi’ye ye" derler. Bakın Vahidiyet mertebesi ilm-i ilâhide Ahadiyet mertebesinin tecellisi olan isim ve sıfâtlarının zuhura çıktığı yerdir.
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Nahl Suresi)
  > (1) A’mâ’ iyyet “sevad-ı A’zâm” mutlak karanlığından “gizli hazine” den kendinden kendine kendi olarak zuhur etmeye başlayan Zât-ı mutlak, bu mertebeden Vahidiyyet mertebesine ilmi İlâh-î olarak zuhur etmesi ve burada bu ilmi suretlerin birer lâtif suret alarak esmâ âlemine intikal etmeleri ve burada ki durumları kendileri hakkında gece hükmündedir. (2) kevniyyetin oluşumu ile güneş dünya ve diğer gezegenlerin...
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lokman Suresi)
  > Evet (  )(elif, lâm) ile başlayan Vahidiyyet’ in’den Ulûhiyyet’i ne olan ilâhi tecelli, yine bir (  ) (elif, lâm) ile ancak bu sefer tersinden ( لا ) (lâm,elif) yani yine (13) olarak aynı yollardan geçerek, (ef’âl’inden,Ulûhiyyet-ine, oradan Ahadiyyet-ine) “Mi’râc” a doğru kanat çırpmağa başlamasıdır.
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Lübbül Lüb)
  > Ona misal alemi, hayal alemi, vahidiyet, ikinci taayyün, ikinci tecellî, sidre-i münteha, emr alemi, küçük berzah, tafsil alemi derler. 4 - Ş U H U D – U M U T L A K Dördüncü hazret şehadet alemidir. Mülk alemi, nasut alemi, halk alemi, his alemi, anasır alemi, yıldızlar ve felekler alemi, mevalid alemi (bunlardan murad, maden, nebat ve hayvanlardır ) Ve arşı azîm dahi bu alemdendir.
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (185 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Ve ba’zılarının tabirinde, menşe-i esma ve sıfattan ibaret olan “hazret-i vâhidiyyef’ten ibarettir. Yani esma ve sıfatın kaynağı olan vahidiyet mertebesinden ibarettir. Zîrâ “amâ”’ “rakîk bulut” ma’nâsınadır. Yani ince hassas bulut Ve bulut yer ile gök arasına perde olur.
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri)
  > Şimdi Fusûs-ül Hikem Tercüme ve Şerhi-Ahmed Avni Konuk / kitabından Adem ve Havva ile ilgili bir bölümü aktaralım : Üçüncü vasl: Hakikat-ı Adem ve Havva Ma’lûm olsun ki, “vücûd” hakikat-ı insâniyye olan mertebe-i vahidiyyetten, mertebe-i rûha tenezzül ettiği vakit üç ma’rifet hasıl oldu ki, birisi ma’rifet-i nefs, ya’ni kendi zâtını ve hakikatini bilmek; diğeri ma’rifet-i Mübdi, ya’ni kendisinin mücidini bilmek;...
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (22 12 Yûsuf Sûresi̇)
  > Bu güzel kıssayı şeriat, tarikat, bazende hakikat mertebesinden baktıktan sonra şimdi de özetle değişik bir yönden daha bakmaya çalışalım. Hakikat-i İlâhiyye olan Vahidiyyet mertebesinde ilmi İlâhiyyenin programları, “a’yân-ı sâbiteler” meydana gelmektedirler ki, bunlar kadîm-asıldır, ezelîdir.
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Hicr Suresi)
  > Cenâb-ı Hakk Ahadiyyet mertebesinden Vâhidiyyet mertebesinde tenezzül ettiğinde kendindeki tüm esmâ ve sıfâtların ilmî sûretleri ile bunların isti’dâd ve kâbiliyetleri açığa çıkarak Hakk’ın ma’lûmu olmuş ve o kitâba yazılmıştır. “ İlim ma’lûma tâbî’dir ” denilen saha burasıdır.
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (238 26 39 Ku Ker Yol  Şu'ara  Sûresi   Murat Derûni)
  > Sondaki “He” Vahiyet sahası ve ilahi vehimi ifade eder. Baştaki “Huu” Nefesi Rhmani ile tenfis edilere bu vahidiyet sahası yaygın hala gelmiş olur. Başta bulunan “He” harfinde ise görüldüğü üzere ortadan geçen çizgi hattı “He” yi ikiye bölmektedir.
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç (10 Kelimeyi Tevhid)
  > Ahadiyyet “uluhiyet ve vahidiyyete, ki uluhiyet “tüm olarak bu varlığın gerçek yüzleri ile kendi mertebelerinde korumaya uluhiyet adı verilir”, vahidiyet yüce zatın zuhuruna bir tecelli yeri olmaktan ibarettir. Onda zat sıfattır, sıfat da zattır” diye izah edilmiştir.
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Tevbe Suresi)
  > Vücûd-u Mutlak Vahidiyyet mertebsinde olan Ulûhiyyet mertebesine tenezzül edince, bu mertebe de Hakikat-i Muhammed-î mertebesini Ulûhiyyet mertebesine bir ayna, ilmî manâda zuhur mahalli eyledi, ve bu mertebeye hitaben (Liyağfira leke llahu) “Allah senin için bağışladı” (neyi?) (ma tekaddeme min zenbi ke ) “günahlarından geçmiş olanları” (vema teahhera) “sonradan gelecek olanları” (ve yütimme ni’metehu aley ke )...
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (244 35 37 Ku Ker Yol  Fatır Sûresi   Murat Derûni son)
  > Sadece kendisinden kendisinedir. Mutlak cehl, mechullük, mechuliyyettir. “Â’mâ’iyyet”, “Ahâdiyyet” ve “Vahidiyyet” merte-beleri “ilâhi lâtif zûlmet” ifadesiyle belirtilir ve bu hüküm buralarda geçerlidir. “Zât-ı Mutlak” ın “Ulûhiyyet” mertebesine tenezzü-lüyle, kendinde bulunan bütün özelliklerini birer lâtif ilmi varlıklar olarak, ilmi ilâhisinde belirlemiş olmasıdır.
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe  Suresi Ç.H.U.)
  > ...olmak üzere iki bölümdür. Mutlak olanlar kadîm de, yani değişmeyenlerdir. Muallâk olan bölümü ise mümkinde, değişmekte, zuhurda inşa edilmektedir ki, mümkünde emri teklîfi ile yapılan amel ve fiiller neticesi...
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (247 37 40 Ku Ker Yol  Saffat  Sûresi   Murat Derûni (1))
  > Böyle olunca, bu yüce ismin aynasında yüzüne bakan bir kimse: Zevk olarak bu ilmi elde eder... Anlatılan zevke erdikten sonra da, o kimsede, tevhid ilmi çeşidinden vahidiyet ilmi vardır... Her kim anlatılan makama yerleşirse: -Allah... Diye çağırana icabet edip cevap veren olur.
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum)
  > Bunlar bir insan bedeninde birlikte görev yaptıklarında (kesret)ten (vahdet)e varılır. Cenab-ı Hak, Vahidiyet içinde Ehadiyet tecellileriyle, bizleri (vahdet)e sevkeder. Meselâ, bir ağaç , dal, budak, çiçek yaprak gibi farklı şeylerden meydana gelmiştir.
- **TARİKATLARDA MÜBÂREK GÜN VE GECELERİN YERİ VE EHEMMİYETİ— Lisans Tezi** — Fahrettin Avan (Mübarek Geceler Bitirme Tezi)
  > Oradan Vâhidiyyet yani "sıfat", "a'yân-ı sâbite" mertebesine, oradan da "esma" ve "ef'âl" yani zuhûr/ortaya çıkma mertebesine tenezzül etti. Böylece bütün âlemler varlıklarına kavuşup /var olup yaşam ve var olma sevincini kendi idrâkleri düzeyinde tattılar. Kısaca belirttiğimiz bu oluşumu biraz daha açmaya çalışalım.
- **Haşr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (265 59 48 Ku Ker Yol  Haşr Sûresi   Murat Derûni)
  > Bir süredir yazdığımız “Yâ-sîn Sûresi 36/82” âyetinde geçen (دِلَكْ) “Dilek” (اراد) “Erâde” sıfât mertebesi itibâriyledir. Âyani sâbite programı içinde oluşum olmadan İlm-i irâde mertebesinden, Vahidiyyet ve Rahmâniyyet hakîkatlerine irâdenin aktarılmasıdır. “Burûc Sûresi 85/16 âyetinde geçen “Dilek” ise (يُرِيدُ) “Yurid” dir.
- **Yûnus Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Yunus Suresi)
  > İkinci yuva ise Vahidiyyet mertebesine tecelli ve tenezzül etmiş olan, oradan “taayyünü sâni-ikinci tecelli olan ilmi İlâhiyyenin mertebe-i ervahta lâtif sûretler almış halinin tecelli yeridir. Aşağıya doğru uzanan ve âlemleri kucaklayan bir kepçe gibi olan son yuva ise âlemi şehâdet ef’âl, müşahede ve bu mükevvenât âleminin zuhur yeridir.
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve  Mustafa Hilmi Sâfî  Hz.   Murat Deruni)
  > Rahman: “Esmaül Hüsna” (Allah’ın güzel isimleri) sıralamasında, başlardadır. Rahman: Mertebeler itibariyle, “A’maiyyet”, “Ahadiyyet”, “Uluhiyyet” ve “Vahidiyyet” ten sonra gelen mertebenin adıdır. Rahmaniyet: İsimlerin ve Sıfatların gerçek yüzleri ile meydana gelişinden ibarettir, diye izah olunmuştur.
- **Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç (32 Ter Baba 3 sti are dosyas)
  > İnsân-ı Kâmil Cem’ul Cem içinde Hüviyyet ve Ulûhiyetinin olduğunu ve devamında ki Âyetlerin dört mertebeden hakikatini söyle.. 2- Vâhidiyyet Sahamda Samed’im Hem zâtım, Hem sıfatım zuhur yerlerim olan Esmâ ve Ef’âliyyet denk olamaz. Bu oluşumların olması veya olmaması Samediyyetime bir eksiklik getirmez.
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (39 Terzi Baba 2)
  > İnsân-ı kâmilin her şeyden haberi ve bilgisi oluşu âlemlerin onun lâtif vücûdu gibi oluşundandır. Kâinat ve âlemler vücûdu olduğu için (vâhidiyyet) verdiği cevapların ve konulara vakıf oluşu bunun bir tezahürüdür. Bu ise (2/ 1.2) âyetlerinde (işte o şüpheye yer olmayan kitaptır.
- **Âl-i İmrân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ)
  > Zat-ı mutlak Ahadiyyetinden Vahidiyyet’i ne tenezzül ettiğide, Rahmâniyyet-i yönünden (Errahmân allemel kûr’ân halâkal insân) (Rahmân 1/2/3) te belirtildiği gibi, İnsân-ın halkiyyet zuhuru Rahmâniyyet mertebsine kadar gitmektedir. Hadîs-i kûdsî de de belirtildiği gibi. (Allah Âdem-i Rahmân sûret-i üzere) halketti, (Allah Âdem-i kendi sûret-i üzere) halketti, hükmü ile, Âdem’in halkıyyet-i Rahmâniyyet üzere olmuştur,...
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (44 7 A’râf Sûresi̇)
  > Hâlbuki o sûrede, hem adını aldığı ilim çeşidi vardır, hem de başkaları. Nûr levhinde, yüce Hakkın, vahidiyet ve teklik yolundan vasfı vardır. Ama mutlak bir tenzih yolu ile. Bir de yüce Hakkı, halktan ayırd eden hüküm vardır.
- **Nûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi   Murat Deruni)
  > Âlemlerin oluşumu kısaca; Â’ma - Zât’ul Baht Ahad - Ahadiyyet İlâh - Ulûhiyyet = Vahidiyyet → Zûlmet - karanlık Zât âlemi : → İlm-i ilâhi Rûh’u A’zâm Â’yân-ı sâbite Râhman - Râhmaniyyet → Rûh’ul Kuds : (Sıfat âlemi) : hayatın kaynağı, ilâhi ilmin belirlenmesi Rabb - Rûbubiyyet → Nûr’u ilâhi, (Esma âlemi) : aydınlanma lâtif varlıkların oluşumu Melik - Melikiyyet → Işık = gölge = zaman Mülk, şehadet âlemi , dünyalar...
- **Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı Yüksek Lisans Tezi** — Canan Çalışkan (Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı)
  > İrfan ehlinin dördüncü tekbirin “Allâhu Ahad” olduğunu bildiğini, fakat yine genel söyleniş şekliyle söylediğini belirtir. Buranın “Allâhu Ahad” olması, Ahadiyyet mertebesi itibariyledir ki, Ahadiyyet mertebesi Vahidiyyet mertebesinin üstündedir. Ardıç, bu durumda dördüncü tekbirin özelliğinin değiştiğini vurgular. Çünkü alt mertebelerde varlıkların zuhurları, manaları, özellikleri mevcutken, Ahadiyyet mertebesine...
- **Îmân ve İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (72 Îmân VE Îkân)
  > ...a, ALLAH'tan korkan, .sakınan ve gereği gibi kul­luk edenlere) hidayettir, yol göstericidir." Buradaki ittikayı yani sakınmayı ma’nevi yönüyle yo­rumlamak, kendi varlığının hakikatinin, Hakk'ın hakika­ti olduğ...
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (186 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Vahidiyet yani tek ahadiyetinin birliği O uluhiyet mertebesine tenezzül ettiğinde Zat, İrade, Kavl ile zuhura çıkması işte o başındaki bir ve neticede o üçle birlikte 13 ün ortaya çıkmış olmasıdır. Ya'nî Hak Teâlâ Hazretleri (Nahl, 16/40) اِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ اِذَاۤ اَرَدْنَاهُ اَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ âyet-i kerîmesinde كُنْ فَيَكُونُ kavliyle tekvîni "şey"e nisbet etti.
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (12 Terzi Baba 1)
  > Bizce Rahmân tecellisinden sonra meydana gelen ve zahire dönük, kısmen Rububiyet tecellisi istilasıyle gelen rahmet, ancak azab ile karı-şık olabilir, sırf Rahmân tecellisinde azab söz konusu olamaz, der, özür dileriz. “İnsân-ı Kâmil” Shf 132 de; “Vâhidiyet nimet içinde kendisi olur, nikmette onun aynı olur.” “İnsân-ı Kâmil” Shf 132 de; “Rahmân, İlâhi ve yüce olan isimlere tahsis edilen bir merte-beye isimdir.
- **Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2)
  > Hâlbuki bu mertebede henüz bir taayyün ve izhar olmadığı için isim ve sıfatlar Hakk’ın zâtında mündemiçtir. Dolayısıyla zâtî isimlere ait tecelliler bu mertebeden değil vahidiyyet mertebesindendir. * * * “Allah’ı bilmek her türlü keşf ve kerametten daha yücedir. Harikulade haller velinin vazifelerinden değildir.
- **İslâm, İmân, İkân** — Terzibaba - Necdet Ardıç (İslâm, İmân, İkân)
  > Cenab-ı Allah'ın elif, yani Ahadiyyeti ile tenezzülünden sonra Lâhut alemini, diğer bir ifad /le Vahidiyet ve sıfat alemlerini, sıfat alemi de bu alemleri meydana getiriyor. Böylece hakikat-i Muhammedi bütün mertebeleriyle zuhura gelmiş bulunuyor.
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Gökyüzü İnsanları Araştırması  1)
  > Birinci en geniş manada mertebe-i vahidiyyet, gözlerinin önündedir, ayrıca gökyüzünde olan herbir Hakikat-i Muhammed-i temsilcileri olan “Muhammedilerde, gözlerinin önündedir.” İşte bu yüzden “ Çünkü sen gözlerimizin önündesin ,” çoğul ifadesi ile bu zuhurların çokluğu açık olarak ifade edilmektedir. Allah-u a’lem. T.B. ---------------------- ----- 53 - Necm Suresi - Ayet 1 (Mushaf Sırası: 53 - Nüzul Sırası: 23 -...
- **İsrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (38 17 İ̇sra-Sûresi̇)
  > İşte bu aşamada yani ahadiyyet mertebesinden vahidiyyet mertebesine geçişte bütün bu âlemde var olan ve var olacak olan varlıkların programlarını yaptı ve ilmi İlâh-î olarak meydana getirdi çünkü programı olmayan işlerin neticesi düzgün olmaz ve bu programlara “ayân-ı sâbite” dendi ve her bir “ayn” kendi kabiliyetine göre açığa çıktı. Bundan dolayı her bir “ayn” işlediği fiilini veya ortaya koyduğu özelliğini kendi...
- **Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü** — Nusret Tura (84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü)
  > Yenilen tane kesret ve zûlmetin misalidir. Makamı ehâdiyet ve makamı vahidiyyet cennetinden kovuldular yani gözlerini kesret-i eşyaya ve mâsivaya diktiler. ------------------------------- Haktan başka vücut olmadığından şu görülenlerin hiç kıymeti yoktur.
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç (59 6 Peygamber (4))
  > Hâlbuki o sûrede, hem adını aldığı ilim çeşidi vardır, hem de başkaları. Nûr levhinde, yüce Hakkın, vahidiyet ve teklik yolundan vasfı vardır. Ama mutlak bir tenzih yolu ile. Bir de yüce Hakkı, halktan ayırd eden hüküm vardır.
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye)
  > Ehl-i hakîkat, bu mertebeye de birtakım ıstılâhât vaz'et- mişlerdir ki, onlar da: Âlem-i ceberût, taayyün-i evvel, tecellî-i evvel, mer- tebe-i vâhidiyyet, akl-1 evvel, cevher-i evvel, hakîkat-i muhammediyye, rûh-ı izâfî, rûh-ı küllî, gayb-ı muzâf, kitâb-ı mübîn, âlem-i esmâ, a'yân-ı sâbite, âlem-i mücerredât, âlem-i mâhiyyât ve berzah-ı kübrâ isimleridir.
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi   Murat Deruni)
  > (60/30/1/40=131) ederki, sayı bellidir. (13) ve (1) Özetlersek; ( س ) (Sin) İnsân-ı Kâmil. ( ل ) (Lâm) Ulûhiyyet. ( ا ) (Eif) bir Vâhidiyyet. ( م ) (Mim) Hakikat-i Muhammed-î dir. İşte selâm bütün bu âlemlere Ehadiyyetinden gelen tecelli-i İlâhiyyeler ile âlemlerin her bir noktasına selâmetle rahmeti Rahmaniyyenin akmasıdır.
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (55 28 Kasas Sûresi̇)
  > Cenâb-ı Allah’ın elif yani Ahadiyyeti ile tenezzülünden sonra lâhut âlemini, diğer bir ifâdeyle Vahidiyet ve sıfat âlemlerini, sıfat âlemi de bu âlemleri meydana getiriyor. Böylece hakikât-i Muhammed-i bütün mertebeleriyle zuhura gelmiş bulunuyor. Bu bakımdan “elif lâm mim” in her biri ayrı bir kitâp; Kûr’ân-ı Kerîm’in kendisi bir kitâp, İnsân-ı kâmil dahi bir kitâptır.
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 47)
  > Â'maiyyet, Ahadiyyet ve Vahidiyyet, Vahidiyetle Ulûhiyyet aynı mertebenin ifadesidir. Ve bu mertebede yani ayrıca Vahidiyette bir de Rahmâniyet var. Ulûhiyyet, Vahidiyyet, Rahmâniyyet bir mertebenin kendi içindeki bölümleridir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 131)
  > Ahadiyet, vahidiyete tenezzül ettiği zaman vahidiyet zuhura gelince, vahidiyet, düşüncede ahadiyete de amaiyyete de perde oldu. Ama ahadiyyet ile amaiyyet perdelendi ama vahidiyyetin içinde yine mevcuttur.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25/06/1985 Salı - üçüncü gün)
  > Özet yorum: Meyilli yol Vahidiyyetten, Ahadiyyete giden yoldur, onların üzerinden seçerek toplamak, Vadidiyyet ve Ahadiyyet tecellilerinin daha az bilinen kısımlarını muhtelif mevzular ile ortaya getirmektir, diyebiliriz.
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 320)
  > Ma'lûm olsun ki, "ulûhiyet", ya'nî mertebe-i '"vahdet", Vahidiyet, kendisinde isim ve resim olmayan "ahadiyyet" mertebesi ile, esma mertebesi ve sıfat olan "vâhidiyyet" arasında bir mertebe-i mutavassıtadır.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 127)
  > Ma'lûm olsun ki, "ulûhiyet", ya'nî mertebe-i '"vahdet", Vahidiyet mertebesi Birlik mertebesi dediği kendisinde isim ve resim olmayan "Ahadiyyet" mertebesi ile, Yani bir üst mertebe ahadiyet mertebesinde isim ve resim yoktur.
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 47)
  > Â'maiyyet, Ahadiyyet ve Vahidiyyet, Vahidiyetle Ulûhiyyet aynı mertebenin ifadesidir. Ve bu mertebede yani ayrıca Vahidiyette bir de Rahmâniyet var. Ulûhiyyet, Vahidiyyet, Rahmâniyyet bir mertebenin kendi içindeki bölümleridir.
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 127)
  > Ma'lûm olsun ki, "ulûhiyet", ya'nî mertebe-i '"vahdet", Vahidiyet mertebesi Birlik mertebesi dediği kendisinde isim ve resim olmayan "Ahadiyyet" mertebesi ile, Yani bir üst mertebe ahadiyet mertebesinde isim ve resim yoktur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 131)
  > Ahadiyet, vahidiyete tenezzül ettiği zaman vahidiyet zuhura gelince, vahidiyet, düşüncede ahadiyete de amaiyyete de perde oldu. Ama ahadiyyet ile amaiyyet perdelendi ama vahidiyyetin içinde yine mevcuttur.
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (25/06/1985 Salı - üçüncü gün)
  > Özet yorum: Meyilli yol Vahidiyyetten, Ahadiyyete giden yoldur, onların üzerinden seçerek toplamak, Vadidiyyet ve Ahadiyyet tecellilerinin daha az bilinen kısımlarını muhtelif mevzular ile ortaya getirmektir, diyebiliriz.
- **Târık Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 31)
  > Sevgili Ozan: Atom bölümüne geçmeden evvel âlemlerin oluşumu-na kısaca bir göz atmamız gerekecektir; şöyle ki: Â’ma - Zât’ul Baht Ahad - Ahadiyyet İlâh - Ulûhiyyet = Vahidiyyet → Zûlmet - karanlık Zât âlemi : → İlm-i ilâhi Rûh’u A’zâm Â’yân-ı sâbite Râhman - Râhmaniyyet → Rûh’ul Kuds : (Sıfât âlemi) : hayatın kaynağı, ilâhi ilmin belirlenmesi Rabb - Rûbubiyyet → Nûr’u ilâhi, (Esmâ âlemi) : aydınlanma lâtif...
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 172)
  > Gerçi orada zahir batın diye bir şey söz konusu değildir tarif babından, ahadiyet kendindeki amaiyetle birlikte vahidiyete intikal etmekte, vahidiyet orada zahir, ahadiyet ve amaiyet batınında gizlidir.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 114)
  > Şimdi bakın Cenab-ı Hakk Zat’ından zuhur ettiğinde Âmaiyetten Ahadiyete zuhur ettiğinde Ahadiyet Âmaiyet’e perde oldu. Ahadiyet’e zuhur edince Âmaiyet arkada kaldı, perdelendi.
- **TB. Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Sayfa 34)
  > Vâhidiyet mertebesinin özelliği Cenâb-ı Hakkın ahadiyet mertebesinde inniyeti ve hüviyetiyle zuhura gelmesinden sonra vâhidiyet mertebesinde sıfatı subutiyesi, sıfat-ı Zâtiyesi ile meydana gelmesidir.
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç (Sayfa 29)
  > Ma'lûm olsun ki, "ulûhiyet", ya'nî mertebe-i '"vahdet", Vahidiyet, kendisinde isim ve resim olmayan "ahadiyyet" mertebesi ile esmâ mertebesi ve sıfat olan "vâhidiyyet" arasında bir mertebe-i mutavassıtadır.
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (189 Fusûsu’l-Hi̇kem)
  > Bu tecellî ile Zat’ının içinde kuvvede var olan nisbetler ve şe’nlerin, ya'nî esma ve sıfatın, suretleri ilm-i ilâhîde peyda oldu yani bunlar ilahi ilimde meydana geldi, ve bu tecellî ile zât-ı ahadî vahidiyyet mertebesinde tenezzül edip ismi "Allah" oldu. Zîrâ bu mertebeden evvel bir isim ve sıfat ve nitelik ile ondan haber vermek mümkün değildir.
- **Salât (Namaz)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (05 Salat)
  > İrfan ehli dördüncü tekbirin ALLAH-Ahad ol­duğunu bilir, fakat yine genel söyleniş şekliyle söyler. Neticede oranın ALLAH-u Ahad olması Ahadiyyet mer­tebesi itibariyledir. Ahadiyyet mertebesi, Vahidiyyet mertebesinin üstündedir. Hal böyle olunca dördüncü tek­birin özelliği değişmektedir. Çünkü alt mertebelerde varlıkların zuhurları, ma­naları, özellikleri mevcutken Ahadiyyet mertebesine geçildiği zaman, artık orada...
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (256 32  Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan)
  > Altı gün ifâdesi hakkında tefsirlerde birçok ifâdeler vardır, genel olarak altı gün altı mertebede Cenâb-ı Hakkın tenezzül ederek yâni a’maîyyet , ahadîyyet , vahidîyyet , rahmânîyyet , rubûbîyyet , melikîyyet ile faaliyete geçmesidir.” İz-Terzibaba. Bu altı meratibi ilahîyeyi İz-Terzibaba’nın Gök İnsanları Kitabından Özet bilgileri buraya aktaralım; A’mâiyyet : Varlık mertebelerinin başlangıcı ve tüm hakikatlerin...
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk (Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1)
  > ) hazretleri bu beyitlerde rûhun cesedden mukaddem olması veyâ cesed ile beraber tekevvün etmesi mes'elesini mevzû'-i bahs etmiş ve rûhun cesedden mukaddem olması mezhebini beyân buyurmuştur. Bu mes'ele hakkında biraz îzâhât i'tâsı lâzım gelir: Vücûd-ı hakîkî-i Hak ahadiyyet, vahdet, vâhidiyyet mertebelerinde vitriyyet üzere olup libâs-ı gayriyyetle mertebe-i rûhiyyete tenezzülünde şefiyyetle muttasıfdır.
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)** — Mahmûd-ı Şebüsterî (123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ)
  > Evvelce amaiyyet hükmü ile bütün bunların kendinde gizli olması ve kendinde kendi olarak bilmesinin ilk aşaması ama ve ahadiyet halinden vahidiyet hükmüne doğru ilk tenezzül etmesiyle sıfat bölgesini meydana getirmesi ki bunun diğer isimleri de Hakikati Muhammedi, İnsan-ı Kamil’dir.
- **Şûrâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (250 42 38 Ku Ker Yol  Şûrâ  Sûresi   Murat Derûni)
  > Sadece kendisinden kendisinedir. Mutlak cehl, mechullük, mechuliyyettir. “Â’mâ’iyyet”, “Ahâdiyyet” ve “Vahidiyyet” merte-beleri “ilâhi lâtif zûlmet” ifadesiyle belirtilir ve bu hüküm buralarda geçerlidir. “Zât-ı Mutlak” ın “Ulûhiyyet” mertebesine tenezzü-lüyle, kendinde bulunan bütün özelliklerini birer lâtif ilmi varlıklar olarak, ilmi ilâhisinde belirlemiş olmasıdır.
- **Kelime-i Sâlihiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Sâlihiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Fütûhiyye)
  > Fakat Hak, mertebe-i vâhidiyyet olan mertebe-i sıfâta tenezzül buyurduk- da, onların sûretleri ilm-i Hak'ta mutasavver ve yekdîğerinden mümtâz olurlar. Ve bu âlem-i kesîf-i şehâdette zâhir olan suver-i taayyünât ise onla- rın sûretleridir.
- **İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2)
  > Museviyetin yani tenzih dininin şifre rakamı “2” dir, İseviyetin şifre rakamı teşbih mertebesinin “3” dür, Muhammediyetin şifre rakamı yani islamiyetin şifre rakamı da “4” dür. Yine bunları toplarsak 10 ediyor, sıfırını attığımız zaman yine tevhid vahidiyet ortaya gelmiş oluyor. Yani bütün dinlerin hakikati tevhide yine “1” e dayanıyor. İbrahim (as) ın şifre rakamının “1” olması tevhid-i ef’ali ilk olarak fiil...
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi (Kelime-i Muhammediyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ferdiyye)
  > Fakat onda bilkuvve sıfât ve esmâ-i nâmütenâhiye bulunduğundan ve bunlar lisân-ı isti’dâdlarıyla zuhûr taleb ettiklerinden, zât-ı sırf, lâ-taayyün mertebesinden mertebe-i ilme tenezzül ederek, o sıfât ve esmâ-i nâmütenâhiyenin sûretleri, ilm-i Hak'ta müteayyin ve her birisinin hakîkati yekdîğerinden mütemeyyiz oldu. Bu mertebeye, mertebe-i vâhidiyyet ve mertebe-i sıfât ve esmâ ve “hakîkat-i muhammediyye” derler....
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (57 20 TÂ HÂ Sûresi̇)
  > Zât-ı mutlak Ahadiyyet mertebesinde sadece tekliği yönünden “Ahad” ismini almaktadır. Zuhur yönünden Vahidiyyet bir’lik mertebesine tenezzül ettiği zaman burada Zâtının ismi olan Ulûhiyyet olarak İlâhlığının ismini kendi, kendine, vermiş olmaktadır.
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1))
  > "Vâhid" ismi, Vücûd-u Mutlak'ın Ahadiyyet mertebesinden Vâhidiyyet mertebesine taayyününe işâret eder. "Ahad", hiçbir kesret ve taayyünün bulunmadığı salt Teklik mertebesidir. "Vâhid" ise bu Tek'in isimleri ve sıfâtlarıyla birlikte, ancak hâlâ Birlik hâlinde bulunduğu mertebedir. Ahad'da çokluk yoktur; Vâhid'de çokluk vardır ama Birlik'te mahfûzdur.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > Batınına geçmiş oldu. Vahidiyet, uluhiyete dönüşünce, uluhiyyet hakikatleri ortaya gelince, bakın amaiyyet, ahadiyyet, vahidiyyet perdelendi, batında kaldı, uluhiyet zuhura çıktı. Ulûhiyet rahmaniyyeti meydana getirince uluhiyet perdelendi, rahmaniyetle, rahmaniyet görüntüye geldi yani oluşuma geldi.
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler)
  > “ Halakakum min nefsin vâhıdetin summe ceale minhâ zevcehâ ” Ve onlardan da çocuklarını... Yani Âdem tek bir varlıktan, bu nefsi vahid dedikleri nefsi vahidiyyet mertebesinden meydana geldiği, kaynağı orası... Âdem (a.s.)’ın hılkiyetini meydana getirdi, programını zahire çıkardı.
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç (237 29 35 Ku Ker Yol  Ankebût Sûresi    Murat Derûni)
  > İşte buradan bir tecelli ettiği zaman Vahidiyyet yani birlik mertebesi ortaya gelmekte, birin tekrarı var on tane “bir” yan yana sırayla geldiği zaman on olmakta ama onların hepsi “bir” ve bir’in tekrarıdır, on tane yüz yan yana geldiğinde bin olmakta, ama o aslında yine bin olan birdir. Bunlar hep birin tekrarı yani orada kesret bir’in çokluk görüntüsü başlamaktadır.
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç (157 25 sohbet aras sohbetler)
  > Ahad (tek) olan zat-ı mutlak, vahid olarak Allah ismini yani "tek" "bir" olarak yani "bir Allah" olarak zat-ı mutlak kendi kendine Allah ismini veriyor vahidiyyet mertebesinde ve kendisinin hakikatinin de ahad (teklik) zat-ı mutlak, ahadiyet mertebesi olduğunu bildiğinden uluhiyet, ahadiyeti kucaklamış oluyor lâm elif de, "Lâ" "Ben yokum, sen varsın" diye kelime-i tevhidi orada zaten bitiriyor.

## İlgili Kavramlar

- [Uluhiyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/uluhiyyet) — related
- [Esma'ül Hüsna](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/esma-i-husna) — related
- [Ahadiyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ahadiyyet) — related
- [A'yan-ı Sabite](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ayan-i-sabite) — related
- [Kâlû Belâ — Bezm-i Elest](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kalu-bela) — related
- [Ahadiyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ahadiyyet) — related
- [A'yan-ı Sabite](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/ayan-i-sabite) — related
- [Uluhiyyet](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/uluhiyyet) — related
- [Taayyün](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/taayyun) — related
- [Kâlû Belâ — Bezm-i Elest](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/kalu-bela) — related
- [er-Rahmân](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/er-rahman) — related
- [el-Hayy](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-hayy) — related
- [el-Vâhid](https://terzibabairfanmektebi.com/wiki/el-vahid) — related
