
Bir Hikâye, Birçok Yorum
Terzibaba - Necdet Ardıç
Anahtar Kelimeler
İlgili Konular
Sıkça Sorulan Sorular
Bir Hikâye, Birçok Yorum kitabı ne anlatıyor?⌄
"Bir Hikâye, Birçok Yorum" kitabı, Terzibaba Necdet Ardıç'ın irfan mektebinden yetişmiş Muharrem Avan tarafından kaleme alınan ve bir incir hikâyesi etrafında toplanan yorumları içeren bir eserdirs.1, Muharrem Avan. Kitabın temel amacı, okuyucuların tefekkür ufkunu genişletmek ve okunan her şeyi mutlak doğru kabul etmeden bir şuur süzgecinden geçirmenin gerekliliğini ortaya koymaktırs.20. Eser, bir mail cevabıyla başlayan ve ilgi görmesi üzerine diğer evlat ve kardeşlere de gönderilen bir hikâyeye gelen farklı yorumları bir araya getirerek oluşmuşturs.126. Bu yorumlar, hikâyenin farklı yönlerini ve kişilerin o anki mertebelerini yansıtırkens.22, aynı zamanda tasavvufî bir çalışmanın ve nefsin terbiye edilmesinin önemini de vurgulamaktadırs.40.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 20, 22, 40, 126
›Ayrıntı
"Bir Hikâye, Birçok Yorum" adlı eser, Muharrem Avan'ın daha önce okuduğu bir kitaptan hatırında kalan bir incir hikâyesini, bir mail cevabı olarak yazmasıyla ortaya çıkmıştırs.1. Bu hikâye, ilgi görmesi üzerine farklı kişilere de gönderilmiş ve gelen çeşitli yorumlar toplanarak kitap haline getirilmiştirs.1, s.126. Kitabın öncelikli gayesi, okuyucuları imtihan etmek değil, tefekkür ufkunda bir gezinti yaptırmak ve okunan her şeyi mutlak doğru kabul etmeden, bir şuur süzgecinden geçirmenin gerekliliğini vurgulamaktırs.20.
Eserde yer alan incir hikâyesi, Abdullah bin Dinar'ın bir kölenin azatlığı karşısında incirleri alıp almayacağı ve yemeyip yemeyeceği üzerine bir sorgulama içerirs.8, s.10. Bu hikâye, ibretlerle dolu olarak nitelendirilmekle birlikte, gerçek mi kurgu mu olduğu bilinmemektedirs.8. Kitap, bu hikâye üzerinden gelen cevapların her birinin ayrı ayrı güzel olduğunu ve bu tecrübelerden faydalanmanın önemini belirtirs.1. Gelen yorumlar, hikâye sahibinin o anki mertebesi gibi farklı bakış açılarını ortaya koyars.22. Ayrıca, hikâye ile Abdullah bin Dinar'ın şahsında, tarik mertebesinden güzel bir çalışma örneği sunulduğu ve kişinin nefsinin en çok meyil ettiği şeyden feragat etmesi gerektiği vurgulanırs.40. Kitap, nefsin oyunları gibi görünen durumların aslında nefsin nasıl kurtulduğunu anlattığını da belirtirs.36. Eserin ismi "Bir Hikâye Bir Çok Cevap '1' Köle ve İncir Hikâyesi" olarak da geçmektedirs.127.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 8, 10, 20, 22, 36, 40, 126, 127
Kitaptaki ana hikâye nedir?⌄
"Bir Hikâye, Birçok Yorum" adlı kitabın ana hikâyesi, yedi yıl boyunca incir yemeyi arzulayan ancak nefsinden feragat ederek bu arzusunu erteleyen Abdullah bin Dinar'ın yaşadığı olaydır. Bu hikâye, bir kölenin azat edilmesi karşılığında incir teklif edilmesi ve Abdullah bin Dinar'ın bu teklifi kabul edip etmeyeceği ikilemi üzerine kuruludur. Kitap, bu hikâyenin farklı kişiler tarafından yapılan yorumlarını bir araya getirerek, okuyucuların tefekkür ufkunu genişletmeyi ve okunanları şuur süzgecinden geçirme gereğini vurgulamayı amaçlars.1, s.9, s.20. Hikâye, nefs terbiyesi, feragat ve manevi mertebeler gibi tasavvufî konulara ışık tutan ibretlik bir anlatı olarak sunulurs.40, s.59.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 9, 20, 40, 59
›Ayrıntı
Kitabın temelini oluşturan ana hikâye, yazarın daha önce okuduğu bir kitaptan hatırında kalan ve "incir hikâyesi" olarak adlandırılan bir bölümdürs.1, s.126. Bu hikâye, Abdullah bin Dinar isimli bir zatın yedi yıl boyunca incir yeme isteğini ertelemesiyle başlars.59. Hikâyenin dönüm noktası, bir kölenin azat edilmesi karşılığında kendisine incir teklif edilmesiyle yaşanır. Abdullah bin Dinar'ın bu durumda incirleri alıp almayacağı ve hangi gerekçelerle hareket edeceği, hikâyenin merkezî sorusunu oluştururs.9.
Yazar, bu hikâyeyi ilk olarak bir mail cevabında kullanmış, ardından gördüğü ilgi üzerine farklı kişilere göndermiştirs.1, s.126. Gelen çeşitli cevaplar ve yorumlar, kitabın oluşmasına vesile olmuşturs.1, s.127. Kitabın amacı, okuyucuları bu hikâye üzerinden tefekkür etmeye davet etmek, okunan her şeyi mutlak doğru kabul etmeden bir şuur süzgecinden geçirmenin önemini vurgulamaktırs.20. Hikâye, Abdullah bin Dinar'ın şahsında "tarik mertebesinden gayet güzel bir çalışma örneği" sunmakta ve kişinin nefsinin en çok meyl ettiği şeyden feragat etmesi gerektiğini işaret etmektedirs.40. Ayrıca, hikâyenin "yedi sene ve incir" detayları, yedi nefis mertebesiyle ilişkilendirilebilecek manevi zuhuratlara kapı aralamaktadırs.59. Kitap, bu hikâyenin bir kurgu değil, "her harfinde Allah-ü Teâlâ’nın imzâsı olan" ibretlik bir olay olduğunu belirtirs.59.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 9, 20, 40, 59, 126, 127
Abdullah bin Dinar kimdir?⌄
Abdullah bin Dinar, Tabiîn devri evliyâsından, Ebû Abdurrahmân künyeli, 744 (H.127) tarihinde vefat etmiş bir zattır. Abdullah ibn-i Ömer'in azadlı kölesi olup, ilim ve edep üzere yetişmiştirs.1. Tasavvufî hikâyelerde nefis terbiyesi ve mânevî yolculuğun sembolü olarak öne çıkar; özellikle incir hikâyesiyle nefsin irfan olma yolculuğunu ve Hak'ın muradını temsil eders.62. Bu hikâyede, yedi yıl boyunca nefsini incirden mahrum bırakarak nefis terbiyesiyle meşgul olmuş, sonunda ise incirin Hak'tan bir ikram olduğunu idrak etmiştirs.36, 113.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 36, 62, 113
›Ayrıntı
Abdullah bin Dinar, tasavvuf geleneğinde önemli bir yere sahip olan, Tabiîn devrinin evliyâsından bir şahsiyettir. Tam adı Abdullah bin Dinar olup, künyesi Ebû Abdurrahmân'dır ve 744 (H.127) yılında vefat etmiştirs.1. Abdullah ibn-i Ömer'in azadlı kölesi olarak ilim ve edep üzere yetişmiştirs.1.
Tasavvufî anlatılarda, özellikle "Köle ve İncir Sepeti" hikâyesiyle tanınır. Bu hikâyede, nefsinin incir yeme isteğini yedi yıl boyunca ertelemiş, bu süre zarfında nefsine incir vermeyerek onu terbiye etmeye çalışmıştırs.7, 36. Yedi yılın sonunda pazarda incirci önünden geçerken nefsi ona fısıldamış ve incir yemesini istemiştirs.36, 118. Abdullah bin Dinar, başlangıçta "param yok ki nasıl alayım" diyerek nefsini başından savmaya çalışmışs.62, 91, hatta nefsi ona ayakkabılarını satıp incir almasını telkin etmiştirs.62.
Bu hikâye, tasavvufî açıdan Vahdette Kesret ve Kesrette Vahdet yaşantısını temsil eders.24. Abdullah bin Dinar'ın nefsinin incir isteği, aslında nefsin irfan olma yolculuğunun bir parçasıdır; Hak'ın muradı irfan olmaktırs.62. Hikâyenin sonunda, incir sepetiyle gelen köle, zahirde nefse bir tuzak gibi görünse de, hakikatte Hak'tan bir ikram olarak yorumlanır. Bu durum, Abdullah bin Dinar'ın pişmanlık ateşiyle kendi hakikatine dönmesini ve nefsin Hak'ın yardımıyla arzusundan korunmasını ifade eders.113. Bazı yorumlara göre, Abdullah bin Dinar'ın inciri yemesi, gayriyet aleminde ayniyete ulaşmak ve çoklukta tekliği yaşamak isteğinin bir tezahürüdürs.47.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 7, 24, 36, 47, 62, 91, 113, 118
Kitapta 'kesret' ve 'vahdet' kavramları nasıl açıklanıyor?⌄
Tasavvufta kesret ve vahdet kavramları, Hakk'ın tecellîlerinin farklı mertebelerini ve varoluşun çokluk ile birlik arasındaki ilişkisini ifade eder. Kesret, çokluk ve çeşitliliği; vahdet ise birliği ve tekliği temsil eder. Kaynaklara göre kesret, vahdetin açılmış hâli olups.80, vâhidiyyet mertebesinde esmâ ve sıfatların tafsîliyle ortaya çıkarK1. İnsan bedenindeki yüz trilyon hücrenin bir araya gelerek bir insanı oluşturması gibi örneklerle kesrette vahdetin zevk edilmesi vurgulanırs.80. Özellikle incir meyvesi, vahdette kesretin ve kesrette vahdetin müşâhede edildiği bir sembol olarak kullanılırs.10, s.24, s.60.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 10, 24, 60, 80 · K1, s. 168
›Ayrıntı
Tasavvufî anlayışta kesret ve vahdet, varlığın iki temel boyutunu teşkil eder. Vahdet, Hakk'ın birliğini ve tekliğini ifade ederken, kesret bu birliğin farklı tecellîlerle çokluk hâlinde görünmesidir. Kaynaklar, kesretin vahdetin açılmış hâli olduğunu belirtirs.80. Bu durum, vâhidiyyet mertebesiyle ilişkilendirilir; zira vâhidiyyet, ahadiyyetten sonra gelen ve ilâhî esmâ ile sıfatların tafsîl bulduğu teklik mertebesidir, kesretin zemini burada başlarK1.
Kesrette vahdet, çokluk içinde birliği idrâk etme hâlidir. Örneğin, beş parmağın bir araya gelerek bir el oluşturması veya yüz trilyon hücrenin bir insan bedeninde birlikte görev yapması, kesretten vahdete varmanın somut örnekleridirs.80. Bu, zaman sınırları içinde zamansızlığı yaşamak, yani vahdette kesreti tecrübe etmektirs.5. Kelime-i tevhid, kesreti gösterip vahdete yol açan bir hakikattirs.5.
Vahdette kesret ise, birliğin içinde çokluğun tezahür etmesidir. İncir meyvesi bu kavramı açıklamak için sıkça kullanılır; incir, vahdette kesret âlemi olarak tabir edilirs.10. İncir satıcısının nalınlarını fırlatması gibi hikâyelerle vahdette kesretin görünür hâli anlatılırs.94. Fenâfillâh mertebesinde âlemleri kendinde gören sâlik, bekâbillâh mertebesinde kendini âlemlerde görmeye başladığında incirin hem vahdette kesret hem de kesrette vahdet olduğunu zevk eders.60. Yazılar dahi sırf kesret veya sırf vahdet olmaktan ziyade, vahdetle kesret arası bir nitelik taşır; bunlar vahdetin kesretleri, yani tekliği izah babında kullanılan kesret gibi görünen, aslında bulunduğu mertebenin vahdetini bildiren sohbet ve yazılardırs.9. Bu idrâk, sâlikin kendi bünyesinde kesrette vahdet yapmasını ve tevhide sağlam adımlar atmasını sağlars.44.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 5, 9, 10, 44, 60, 80, 94 · K1, s. 168
Tasavvufta 'mertebe' ne anlama gelir?⌄
Tasavvufta mertebe, sâlikin manevî yolculuğunda (seyr-i sülûk) ulaştığı, istikrarlı ve sürekli bir manevî hâl veya duruş yeridir. Hâlden farklı olarak mertebe, sâlikin amel ve tahkîk ile elde ettiği, yerleşmiş bir mevkiyi ifade eder ve bir üst mertebeye geçiş için alt mertebenin zulmetinin aşılması zorunludurK2. Mertebeler, nefs mertebeleri (Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye, Sâfiye/Kâmile) ve makâmlar (tevbe, sabr, tevekkül, rızâ, mârifet, fenâ) gibi farklı tasniflerle ele alınırK2. Her mertebe, sâlikin Hakikat-i Muhammedî içinde kendi kemâlâtını idrâk ettiği bir irfânî duraktırs.85.
Kaynaklar: K2 · Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 85
›Ayrıntı
Tasavvufta mertebe, sâlikin manevî yolculuğunda (seyr-i sülûk) katettiği ve üzerinde istikrarlı bir şekilde durduğu manevî seviyeyi ifade ederK1. Bu kavram, geçici olan "hâl"den farklıdır; hâl gelir geçerken, mertebe sâlikin gayreti (kesb) ile elde ettiği ve kişiliğine yerleşen bir özelliktirK1. Mertebeler, sâlikin kalbinin tahavvülüyle açılan esmâî duraklardır; örneğin, tövbe makâmında sâlik Hakk'ın "et-Tevvâb" isminin tecellîsine mazhar olurK1.
Mertebeler, genellikle nefs mertebeleri ve makâmlar olarak iki ana başlık altında incelenir. Nefs mertebeleri yedi tanedir: Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve Sâfiye/KâmileK2. Bu mertebeler Kur'ân âyetlerinden istinbât edilmiş olup, her birinde sâlikin yaşayabileceği hâller farklılaşırK2. Örneğin, Nefs-i Emmâre'de şehvet, gazap gibi kötü huylar hâkimken, Nefs-i Levvâme'de vicdan uyanır ve sâlik kendini levmederK2. Nefs-i Mülhime'de ise ilhamın ilk kez açılmaya başladığı bir seviyeye ulaşılır (Nefs-i Mülhime). Nefs-i Mutmainne, "incir" (tıyn) ile sembolize edilen "vahdette kesret" mertebesidirs.82. Nefs-i Sâfiye'ye kadar süren seyr, "Sırat-ı Müstakîm" olarak adlandırılırs.138.
Makâmlar ise tevbe, vera', zühd, fakr, sabr, tevekkül, rızâ, mârifet, muhabbet ve fenâ gibi sıralanırK1. Her makâm bir öncekinin tahkîkiyle açılır ve sâlikin bu makâmları sırasıyla aşması gerekirK1. Örneğin, sabır makâmı, ilâhî ilme giden irfân yolunun temelidir ve kesrete sabır, vahdeti getirirs.5. Bu mertebeler, şeriat, tarikat, hakikat ve ma'rifetullah gibi farklı kemâlât okullarına karşılık gelirs.101. Sâlik, bu mertebelerde yükseldikçe "tenzih"ten "teşbih"e ulaşırs.93. Nihayetinde, her mertebe ve makâm, Hakikat-i Muhammedî içinde kendi kemâlâtının idrâk edildiği bir irfânî seyri temsil eders.85.
Kaynaklar: K1, s. 162 · K2 · Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 5, 82, 85, 93, 101, 138
Bu kitap kimler için faydalıdır?⌄
"Bir Hikâye, Birçok Yorum" adlı eser, bir mail cevabıyla başlayıp ilgi görmesi üzerine kitap haline getirilen, okuyuculardan gelen yorumları ve yazarın düzenlemelerini içeren bir çalışmadırs.1, s.126. Bu kitap, özellikle tasavvufî tecrübelerden faydalanmak isteyen, muhabbet birliğini idrak etmeye çalışan ve manevi gelişimine katkı arayan kimseler için faydalıdırs.1, s.139, s.140. Eser, ortaokul seviyesinden başlayarak manevi dersler sunan ve okuyucuların yaşantılarına geçmesini hedefleyen bir içeriğe sahiptirs.96. Ayrıca, Füsûs-ül Hikem gibi klasik eserlere ilgi duyan ve bu tür metinlerin yorumlanmasıyla ilgili derinlemesine bilgi edinmek isteyen okuyucular için de bir kapı aralamaktadırs.116.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 96, 116, 126, 139, 140
›Ayrıntı
"Bir Hikâye, Birçok Yorum" adlı eser, başlangıçta bir mail cevabı olarak ortaya çıkmış, gördüğü ilgi üzerine yazar tarafından derlenerek kitaplaştırılmıştırs.1, s.20. Bu derleme süreci, gelen yazıları harf harf, satır satır düzenleyerek uzun süreli bir çalışma gerektirmiştirs.127. Kitabın temel amacı, Cenâb-ı Hakk'ın her bir kulunu yaşanmış tecrübelerden faydalandırmaktırs.1. Bu bağlamda, eser özellikle manevi tecrübelerden ders çıkarmak ve kendi yaşantılarına uygulamak isteyenler için faydalıdır. Kitabın muhabbet yönünden geniş olması, içindeki muhabbet birliğinden kaynaklanmaktadır ve bu birliği anlamak isteyen okuyuculara hitap eders.140. Yazar, eserin ortaokul seviyesinden başlayan bir çalışma olduğunu belirtmekle birlikte, okuyucuların bu derslerden ne kadarını idrak ettiklerini ve yaşantılarına geçirdiklerini sorgulamaktadırs.96. Bu durum, kitabın sadece bilgi vermekle kalmayıp, okuyucunun manevi gelişimini ve tecrübe edinmesini hedeflediğini gösterirs.108. Ayrıca, eserde Füsûs-ül Hikem gibi tasavvuf klasiklerine atıfta bulunulmasıs.116 ve "altı peygamber isimli kitabımızın Mûsâ (a.s.) bölümü" ile "Kelime-i Tevhid kitabımızın, Tevhid-i Esmâ, bölümü" gibi diğer eserlere yönlendirmeler yapılmasıs.139, tasavvufî ilimlere ve derinlemesine bilgilere ilgi duyan okuyucular için de bir kaynak teşkil ettiğini ortaya koymaktadır. Kitap, "İrfan mektebi" isimli başka bir kitaptan Tenzîh mertebesiyle ilgili bölümlerin ilave edilmesiyle des.136 irfanî bilgilere ulaşmak isteyenlere kapı aralamaktadır.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 20, 96, 108, 116, 127, 136, 139, 140
Kitaptaki hikâyelerden nasıl faydalanabiliriz?⌄
Kitaptaki hikâyelerden faydalanmanın temel yolu, onların sunduğu ibretleri ve nefsi terbiye edici noktaları idrak etmek, böylece kendi iç dünyamızda bir muhasebe ve gelişim sağlamaktır. Bu hikâyeler, okuyucunun kendi nefsini tanımasına, zaaflarını görmesine ve Hak'tan ikram edilen hikmetleri keşfetmesine vesile olurs.58. Özellikle "Köle ve İncir Sepeti" gibi anlatılar, nefsin sınırsız arzu ve isteklerini, dünya malına düşkünlüğünü ve bu durumdan kurtulma yollarını göstermesi açısından önemlidirs.68. Hikâyelerdeki karakterlerin halleri incelenerek azami derecede istifade etmek, onların nefsî imtihanlarını kendi hayatımıza tatbik etmekle mümkündürs.1, s.43.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 58, 68 · Bir Hikâye, Birço Yorum — s. 1, 43
›Ayrıntı
Kitaptaki hikâyelerden faydalanma, tasavvufî bir sülûk ve idrak süreci olarak ele alınır. Bu süreçte hikâyeler, sâlikin kendi iç âlemine dönerek nefsini terbiye etmesi ve hakikatleri keşfetmesi için birer vesile görevi görür.
Öncelikle, hikâyelerdeki olaylar ve karakterler üzerinden nefsin zaafları ve terbiye edici noktalar müşahade edilirs.58. Örneğin, "Köle ve İncir Sepeti" hikâyesinde Abdullah bin Dinar'ın incirleri alıp almaması üzerine yapılan yorumlar, nefsin sınırsız arzu ve isteklerini, dünya malına meylini ve bu meylden kurtulma mücadelesini ortaya koyars.68. Okuyucu, bu hikâyelerdeki nefsî imtihanları kendi hayatına uyarlayarak, kendi nefsinin hangi mertebede olduğunu anlamaya çalışırs.43.
İkinci olarak, hikâyelerdeki ibretli haller incelenerek azami derecede faydalanma yoluna gidilirs.1. Bu, sadece hikâyenin yüzeydeki anlamını kavramakla kalmayıp, onun derinliklerindeki hikmetleri ve manevi dersleri çıkarmayı gerektirirs.58. Hikâyeler, okuyucuya kendi nefsini köleliğinden kurtarması için birer yardımcı araç olarak sunulurs.12.
Üçüncü olarak, hikâyelerdeki karakterlerin tarik mertebesindeki çalışmaları ve nefsin en çok meyil ettiği şeylerden feragat etme örnekleri, sâlik için bir yol gösterici olurs.40. Abdullah bin Dinar'ın hikâyesindeki gibi, başkalarına yardım etme isteği ve kendi ihtiyaçlarını geri plana atma hali, nefsin bencillikten arınması ve diğerkâmlık mertebesine ulaşması için bir örnek teşkil eders.15.
Son olarak, bu hikâyeler, muhabbet birliğini pekiştirerek okuyucunun içindeki Hakk'ın (Rabb-i Rahîm) mertebesi itibarıyla sevinmesine vesile olurs.140. Kitabın oluşum sürecinde olduğu gibi, hikâyeler üzerine yapılan yorumlar ve paylaşımlar, manevi bir sohbet ortamı yaratarak okuyucuların birbirlerinden ve hikâyelerden karşılıklı olarak istifade etmesini sağlars.1, s.126.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 1, 12, 15, 40, 43, 58, 68, 126, 140
Yazarın diğer eserleri nelerdir?⌄
Yazarın diğer eserleri, Necdet Ardıç'ın tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan ve geniş kitlelere ulaştıran çalışmalarını kapsar. Bu eserler arasında özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi temel yapıtlar bulunmaktadır (Necdet Ardıç (Terzibaba), Wiki). Ayrıca, yazarın Necdet Divanı ve Hacc Divanı isimli divanları ile çeşitli Kur'an surelerinin tasavvufî tefsirlerini içeren eserleri de mevcutturs.140; Kur'an Sure Tefsirleri, Wiki. Bu çalışmalar, yazarın tasavvufî hakikatleri farklı mertebelerde (tarikat, hakikat, marifet) izah etme gayretini yansıtırs.9.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 9, 140
›Ayrıntı
Necdet Ardıç'ın eserleri, tasavvufî irfanı günümüze taşıma ve geniş kitlelere ulaştırma amacı güder (Necdet Ardıç (Terzibaba), Wiki). Bu eserler arasında öne çıkanlardan biri, yazarın tasavvufî yolculuğun temel prensiplerini ve işleyişini anlattığı İrfan Mektebi (Hakk Yolu)'dur (Necdet Ardıç (Terzibaba), Wiki). Bir diğer önemli eseri ise İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserine yaptığı şerhtir; bu şerh, tasavvufun derinlikli meselelerini anlaşılır kılma çabasını gösterir (Necdet Ardıç (Terzibaba), Wiki). Yazarın kaleminden çıkan diğer eserler arasında Necdet Divanı ve Hacc Divanı gibi şiirsel anlatımların yer aldığı divanlar da bulunmaktadırs.140. Ayrıca, Necdet Ardıç'ın Kur'an surelerinin tasavvufî tefsirlerini içeren çalışmaları da mevcuttur; bu tefsirler, Kur'an ayetlerinin bâtınî anlamlarını irfanî bir bakış açısıyla yorumlar (Kur'an Sure Tefsirleri, Wiki; Muharrem Avan, Wiki). Bu eserler, yazarın "tarikat mertebesinin kesreti", "hakikat mertebesinin kesreti" ve "marifet mertebesinin kesreti" gibi farklı mertebelerdeki vahdeti izah etme gayretinin birer tezahürüdürs.9. Yazar, bu eserlerinde kendi birikimlerini, ilhamlarını ve müşahedelerini kullanarak tasavvufî hakikatleri okuyucuya sunars.108, s.140. Bu çalışmalar, aynı zamanda sâlikin tefekkürünü geliştirmesine, nefsin ve kendi hakikatinin idrakine varmasına yardımcı olmayı hedeflers.29.
Kaynaklar: Bir Hikâye, Birçok Yorum — s. 9, 29, 108, 140