
Anahtar Kelimeler
Sıkça Sorulan Sorular
Bu eser ne anlatıyor?⌄
Necdet Ardıç'ın "Câsiye Sûresi" adlı eseri, Kur'an'ın Câsiye Sûresi'nin tasavvufî bir tefsiridir. Eser, dirayet ve rivayet tefsirlerinden faydalanmakla birlikte, yorumlarını Sülemî, Tüsterî, İbnü'l-Arabî gibi muhakkik sûfîlerin eserlerine dayandırarak ayetlerin zâhirî anlamıyla çelişmeden hakikat derinliğini ortaya koymayı hedeflers.2, s.3. Bu tefsirde, âfâkî (dış dünyadaki) kudret eserlerinin enfüsî (iç dünyadaki) hakikatlere tekabül ettiği vurgulanır; örneğin göklerin yükselişi kalbin mânevî mertebelerde yükselişini, yeryüzünün sükûneti ise nefsin itminan hâlini temsil eders.15. Eser, okuyucuyu yaratılmıştan Yaratan'a intikal ederek Allah'ın birliğini idrak etmeye yönlendirirs.14.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 2, 3, 14, 15
›Ayrıntı
Necdet Ardıç'ın "Câsiye Sûresi" eseri, Kur'an'ın Câsiye Sûresi'nin tasavvufî bir bakış açısıyla yorumlanmasını sunar. Bu eser, Necdet Ardıç'ın genel tefsir anlayışının bir parçası olarak, dirayet ve rivayet tefsirlerinin yanı sıra özellikle tasavvufî tefsir geleneğinden beslenirs.2. Eserde, Sülemî'nin "Hakâiku't-Tefsîr"i başta olmak üzere, Tüsterî, İmam Kuşeyrî, İbn Berrecân, İbnü'l-Arabî, Rûzbihân Baklî, Necmüddin-i Dâye, Nimetullah Nahcuvânî ve İsmail Hakkı Bursevî gibi önemli sûfî müfessirlerin görüşlerinden istifade edilmiştirs.2. Ayrıca, Necdet Ardıç'ın kendi eserlerindeki ve sohbetlerindeki yorumlar da önemli bir kaynak olarak değerlendirilmiştirs.2. Eserin temel amacı, ayetlerin zâhirî anlamıyla çelişmeden, "indî tahayyüller" ve "şâirane söylemler"den uzak durarak hak ve hakikatin derinliğini ve zenginliğini ortaya koymaktırs.3. Bu bağlamda, dış dünyadaki (âfâk) her bir kudret eserinin, insanın iç dünyasında (enfüs) bir hakikate karşılık geldiği belirtilir; örneğin, göklerin katman katman yükselişi kalbin mânevî mertebelerde yükselişini, yeryüzünün yayılıp sükûnet bulması ise nefsin itminan hâlini temsil eders.15. Eser, okuyucuyu yaratılmıştan Yaratan'a, yani eserden Müessir'e intikal ederek Allah'ın birliğini idrak etmeye yönlendirir ki bu, imanın ilk aşaması olarak kabul edilirs.14. İlâhî inayet ve lütfun kulun saadetine vesile olduğu, fitne ve belâ fırtınalarının ise helâka yol açabileceği vurgulanarak, kulun her hâlinde Allah'ın lütfuna yönelmesi ve nimetlerin şükrünü eda etme gayretinde olması gerektiği ifade edilirs.35. Rüzgârın dahi ilâhî hikmetin bir nişânesi ve ilâhî tasarrufun bir tecellisi olarak sunulması, eserin her varlıkta Hakk'ın tecellisini görme yaklaşımını yansıtırs.20.</blockquote>
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 2, 3, 14, 15, 20, 35
Câsiye Sûresi'nin temel mesajı nedir?⌄
Câsiye Sûresi'nin temel mesajı, insanı vahyin ışığında tefekküre, Allah'ın birliğini idrake ve âhiretin hakikatine inanmaya davet etmektir. Sûre, ilâhî mesajın sürekliliğini ve peygamberlerin tebliğ görevinin hikmetini hatırlatırken, Allah'ın kâinatta ve insanda zuhur eden ayetlerinin hakikate ulaştırma gayesini vurgular. Zalimlerin dünyaya aldanarak vahye kulak vermediği, müminlerin ise basîret ve imanla bu çağrıyı işiterek Rablerinin rahmetine sığındığı belirtilirs.1, 2. Ayrıca sûre, kıyamet gününde her ümmetin diz çökeceği ve kendi amelleriyle hesaplaşacağı hakikatini de içerirs.68.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 1, 2, 68
›Ayrıntı
Câsiye Sûresi, Kur'ân-ı Kerîm'in 45. sûresi olup 37 ayetten oluşur ve adını 28. ayette geçen "diz çökmüş" anlamına gelen "câsiye" kelimesinden alırs.4. Mekkî bir sûre olan Câsiye, insanı Allah'ın birliğini idrake ve âhiretin hakikatine inanmaya çağırırs.1. Sûre boyunca ilâhî mesajın sürekliliği ve peygamberlerin tebliğ görevinin hikmeti üzerinde durulur. Allah'ın hem kâinatta hem de insanda tecelli eden ayetleri, insanı hakikate ulaştırmak içindirs.2. Ancak zalimler, dünya hayatına aldanarak vahyin sesine kulak vermezken, müminler basîret ve imanla bu çağrıyı işitir ve Rablerinin rahmetine sığınırlars.2. Sûre, müşriklerin inatçı ve saldırgan tutumları karşısında bunalan sahâbeye teselli vererek, Allah'ın adaletine güvenmelerini ve vaadinin mutlaka gerçekleşeceğini bildirirs.35. Kıyamet gününde, Allah'ın azamet nurlarının saltanatı ortaya çıktığında, bütün ümmetlerin O'nun büyüklüğünün heybeti altında diz çökeceği ve ilâhî huzurda kendi nefisleriyle hesaplaşacağı vurgulanırs.68. Bu bağlamda, İbnü'l-Arabî'nin tavsiyesiyle, "Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından sizin hizmetinize verdi" (Câsiye, 13) ayetine bakıp rehavete kapılmamak, daima uyanık olmak gerektiği belirtilirs.33. Sûrenin başında yer alan "Hâ Mîm" harflerinin ise ilâhî isimlerden biri olduğu ve Allah Teâlâ'nın hazinelerinin anahtarlarından bir anahtar olduğu rivayet edilirs.9. Ayrıca, Allah Teâlâ'nın "Göklerde ve yerde kibriyâ O'na aittir" (Câsiye, 45/37) buyurarak kibriyâyı kendi zâtına değil, gökler ve yerin hakikatine tahsis etmesi, onun tecellî mahallinin kâinatta göründüğünü ifade eders.78.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 1, 2, 4, 9, 33, 35, 68, 78
Eserde Câsiye Sûresi'nin 1-2. ayetlerinin tefsiri nasıl ele alınır?⌄
Câsiye Sûresi'nin ilk iki ayeti, Abdürrezzak Tek'in tefsirinde, Kur'ân'ın ilâhî menşeini ve Allah'ın mutlak güç ve hikmet sahibi olduğunu vurgulayarak ele alınır. Tefsir, bu ayetlerin inkârcılara karşı bir meydan okuma olduğunu ve Kur'ân'ın hakikat ve doğruluğunun Allah'tan gelmesinden kaynaklandığını belirtirs.8. Müminler için ise bu ayetler, yaratılmıştan Yaratan'a intikal ederek Allah'ın birliğini idrak etmenin ilk aşaması olarak sunulur; zira mümin, mahlûku gördüğünde Hâlık'ı, sanatı gördüğünde Sâni'i hatırlars.14. Bu işârî tefsir, zâhirî anlamla çelişmeden, muhakkiklerin eserlerine dayanarak iç mânâyı da dikkate alırs.3.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 3, 8, 14
›Ayrıntı
Abdürrezzak Tek'in "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk" serisinin bir parçası olan Câsiye Sûresi tefsiri, sûrenin ilk iki ayetini derinlemesine inceler. Sûre, "Bismillâhir Rahmânir Rahîm" ile başlar ve 45. sûre olup 37 ayetten oluşurs.4. İlk ayet olan "Hâ Mîm", sûrenin başında yer alan ve Kur'ân'ın ilâhî sırlarına işaret eden harflerden biridir. Bu harfler, sûrenin genel mesajına bir giriş niteliğindedir. İkinci ayet olan "Tenzîlu-lkitâbi minallâhi-l’azîzi-lhakîm" (Kitab’ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır) ifadesi, tefsirin ana odak noktasıdırs.8. Bu ayet, Kur'ân'ın Allah katından indirildiğini açıkça beyan ederek, onun hakikat ve doğruluğuna dair kesin bir delil sunar. Bu durum, özellikle inkârcılara karşı bir meydan okuma olarak değerlendirilir; zira Kur'ân'ın ilâhî menşei, onun içeriğinin tartışılmaz olduğunu gösterirs.8. Tasavvufî açıdan bakıldığında, bu ayetler müminler için önemli bir idrak kapısı aralar. Müminler, kâinattaki yaratılmışlara bakarak Yaratan'ı, sanatı müşâhede ederek Sâni'i hatırlarlar. Bu, Allah'ın birliğini idrak etmenin ve tevhid inancına ulaşmanın ilk aşamasıdırs.14. Tefsir, bu yaklaşımı "işârî tefsir" olarak adlandırır ve zâhirî anlamla çelişmeden, muhakkiklerin eserlerine dayanarak iç mânâyı da dikkate aldığını belirtirs.3. Bu sayede, ayetlerin hem lafzî hem de bâtınî hikmetleri bir arada sunulur.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 3, 4, 8, 14
Câsiye Sûresi'nin 23-24. ayetlerinin tefsirinde hangi konulara değinilir?⌄
Câsiye Sûresi'nin 23-24. âyetlerinin tefsirinde, insanın kendi hevasını ilah edinmesi ve bu durumun yol açtığı sapkınlıklar ele alınır. Bu âyetler, Allah'ın birliğini idrak etme ve âhiretin hakikatine inanma davetinin bir parçası olarak, samediyyet ve halîfelik kavramları üzerinden insanın Allah'a olan mutlak ihtiyacını ve O'nun karşısındaki acziyetini vurgular. Özellikle samediyyetin idraki, yani her şeyin Allah'a muhtaç olması ve Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmaması bilinci, bu âyetlerin işârî tefsirinde merkezi bir yer tutars.60.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 60
›Ayrıntı
Câsiye Sûresi, insanı vahyin ışığında tefekküre, Allah'ın birliğini idrake ve âhiretin hakikatine inanmaya davet eden bir Mekkî sûredirs.1. Sûrenin 23-24. âyetleri de bu genel çerçevede değerlendirilirs.60. Bu âyetlerde, kendi hevasını ilah edinen ve bu sebeple Allah'ın hidayetinden mahrum kalan kişilerin durumu işlenir. Tasavvufî açıdan bu durum, sâlikin nefsinin hilâfet iddiâsından soyutlanamaması ve Hak'tan başka kimse olmadığını ayân edememesiyle ilişkilendirilir. Halîfelik, insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfıdır ve Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" âyeti, Esmâ-i İlâhiyye'nin Âdem'de tecellî ettiğini bildirir (Halîfe, K1-1). Kendi hevasını ilah edinen kişi, bu halîfelik vasfını hakkıyla yerine getiremez, zira halîfe kendi başına müstakil bir vücud sahibi değil, Halîk'ın zuhûruna ayna olan bir mahaldir (Halîfe, K1-1). Bu âyetlerin tefsirinde, samediyyet kavramı da önemli bir yer tutar. Samediyyet, Allah'ın kimseye muhtaç olmaması, ama her şeyin O'na muhtaç olması vechesidir (Samediyyet, K1-211). Kendi hevasına uyan kişi, bu samediyyet bilincinden uzaklaşarak kendi nefsini bir tür "samed" konumuna koymaya çalışır ki bu, tevhidin özüne aykırıdır. Sâliklerin sülûku, Hak'a muhtaç oldukları ve Hak'ın hiç kimseye muhtaç olmadığı bilincinin tahkîkine doğrudur (Samediyyet, K1-211). Dolayısıyla, Câsiye Sûresi'nin 23-24. âyetleri, insanın kendi hevasını ilah edinmesinin, hem halîfelik emanetine ihanet hem de samediyyet hakikatinden gafil olma durumu olduğunu vurgular. Bu durum, "Allah de, gerisini bırak" (Kulillâhi Sümme Zerhüm) ilkesiyle ifade edilen tevhidin özüne aykırı bir sapkınlıktır.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 1, 60
Bu tefsir kimler için hazırlanmıştır?⌄
Bu tefsir, Kur'ân'ın zâhirî anlamlarının yanı sıra, mutasavvıfların mârifetteki derecelerine göre halka halka genişleyen bâtınî mânâlarını idrâk etmek isteyenler için hazırlanmıştır. Özellikle Terzi Baba'nın "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk" serisinin bir parçası olarak, tasavvufî tefsir geleneğine uygun bir şekilde, keşf, ilham ve mânevî tecrübelerle elde edilen işaretleri dikkate alarak Kur'ân'ı anlamak isteyen gönül dostlarına hitap etmektedirs.1, s.3. Eser, zâhiri tamamen yok sayan bâtınî tefsirden ayrılmakta, "zâhire aykırı düşen her bâtın bâtıldır" prensibine bağlı kalarak muhakkiklerin eserlerine dayanmaktadırs.3.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 1, 3
›Ayrıntı
Bu tefsir, Kur'ân-ı Kerîm'in sadece lafzî ve zâhirî anlamlarıyla yetinmeyip, onun derinliklerindeki mânevî işaretleri ve bâtınî hakikatleri keşfetmek isteyenler için kaleme alınmıştırs.3. Mutasavvıfların Kur'ân'a yaklaşımında olduğu gibi, kelime, lafız ve cümlelerin ilk bakışta akla gelen anlamlarının ötesinde, sâlikin mârifetteki derecesine göre açılan katmanlı mânâlar hedeflenmektedirs.3. Eser, Terzi Baba'nın başlattığı "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk" serisinin bir devamı niteliğinde olup, onun mânevî evlâtları tarafından, tasavvufî tefsir geleneğinin zengin mirası kullanılarak hazırlanmıştırs.1, s.4. Bu bağlamda, Sülemî'nin Hakâiku't-Tefsîr'i, Tüsterî, İmam Kuşeyrî, İbn Berrecân, İbnü'l-Arabî, Rûzbihân Baklî, Necmüddin-i Dâye, Nimetullah Nahcuvânî ve İsmail Hakkı Bursevî gibi klasik tasavvuf tefsir âlimlerinin eserlerinden istifade edilmiştirs.2. Tefsirin temel hassasiyeti, zâhirî anlamı tamamen yok sayan bâtınî yorumlardan kaçınmak ve "zâhire aykırı düşen her bâtın bâtıldır" ilkesine riâyet etmektirs.3. Böylece, Kur'ân'ın hem zâhirî hükümleri hem de bâtınî hikmetleri arasında bir denge kurularak, vahyin ışığında tefekküre, Allah'ın birliğini idrâke ve âhiretin hakikatine inanmaya davet edilen gönül dostlarına rehberlik etmesi amaçlanmıştırs.1.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 1, 2, 3, 4
İşârî tefsir nedir?⌄
İşârî tefsir, Kur'an'ın zâhirî anlamlarının yanı sıra, sûfînin mârifet derecesine göre genişleyen bâtınî mânâlarını keşif, ilham ve mânevî tecrübe çerçevesinde yorumlama biçimidir. Bu tefsir türü, kelime, lafız ve cümlelerin ilk bakışta akla gelen anlamlarının ötesinde, gönle doğan işaretlerle Kur'an'ın derin hakikatlerine ulaşmayı hedeflers.3. Ancak işârî tefsir, zâhirî anlamı tamamen yok sayan bâtınî tefsirden ayrılır ve "zâhire aykırı düşen her bâtın bâtıldır" prensibine sıkı sıkıya bağlıdırs.3. Terzibaba ekolü, bu hassasiyetle elliden fazla sûrenin işârî tefsirini kaleme almıştırs.2.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 2, 3
›Ayrıntı
İşârî tefsir, tasavvuf ehlinin Kur'an'ı anlama ve yorumlama metodudur. Bu metot, ilk sûfîlerle birlikte ortaya çıkmış olup, Kur'an'ın metninde gizli olan mânevî ve ruhânî işaretleri keşfetmeye dayanırs.3. Mutasavvıflara göre, Kur'an'daki her kelime ve cümlenin zâhirî anlamının ötesinde, sâlikin mârifetteki derecesine göre açılan bâtınî mânâları mevcutturs.3. Bu bâtınî mânâlar, ilham, mânevî tecrübe ve gönle doğan işaretler vasıtasıyla idrâk edilir. Örneğin, "gece" beşeriyetin karanlığını, "gündüz" ise ruhânî hakikatlerin aydınlığını; "Allah'ın gökten indirdiği rızık" ise ruhların semasından gelen ilâhî vâridatları ve kalbi dirilten rahmet yağmurunu ifade edebilirs.22.
İşârî tefsir, zâhirî anlamı tamamen reddeden bâtınî tefsirden farklıdır. Sufîler, "zâhire aykırı düşen her bâtın bâtıldır" ilkesiyle, yorumlarının şeriatın genel hükümlerine ve Kur'an'ın açık anlamlarına ters düşmemesine özen gösterirlers.3. Bu yaklaşım, dirayet ve rivayet tefsirlerinden faydalanmakla birlikte, Sülemî'nin Hakâiku't-Tefsîr'i, Tüsterî, İmam Kuşeyrî, İbn Berrecân, İbnü'l-Arabî, Rûzbihân Baklî, Necmüddin-i Dâye, Nimetullah Nahcuvânî ve İsmail Hakkı Bursevî gibi muhakkiklerin eserlerine dayanarak geliştirilmiştirs.7. Terzibaba Necdet Ardıç ekolü, bu hassasiyetle "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk" serisi kapsamında elliden fazla sûrenin işârî tefsirini kaleme almıştırs.2, s.8. Bu tefsirlerde "yaratma" gibi kavramlar, hakikat ve mârifet mertebelerinde "halk etme, var etme, tecelli ve zuhura getirme" anlamında mecazen kullanılır; çünkü bu mertebelerde "yoktan meydana getirme" anlayışı hükümsüzdürs.10.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 2, 3, 7, 8, 10, 22
Bu eser, Câsiye Sûresi'nin hangi ayetlerine kadar tefsir sunar?⌄
Câsiye Sûresi tefsiri, verilen kaynaklara göre sûrenin 28. ayetine kadar olan kısmı ele almaktadır. Eser, Câsiye Sûresi'nin 45. sûre olduğunu ve 37 ayetten oluştuğunu belirtirkens.4, tefsir edilen ayetlere dair en son doğrudan alıntı 28. ayetle ilgilidir. Bu ayet, kıyamet gününde her ümmetin diz çökmüş olarak kendi kitabına çağrılacağını ifade eders.68. Dolayısıyla, bu tefsir çalışması en azından sûrenin 28. ayetine kadar olan bölümünü kapsamaktadır.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 4, 68
›Ayrıntı
Bu eser, Terzi Baba'nın "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk" serisinin bir parçası olarak Abdürrezzak Tek tarafından kaleme alınmış, Câsiye Sûresi'nin işârî tefsiridirs.1; Abdürrezzak Tek. Sûre, Kur'ân-ı Kerîm'in 45. sûresi olup 37 ayetten oluşmaktadırs.4. Eserin kaleme alınmasında dirayet ve rivayet tefsirlerinden faydalanılmış, ancak yorumlar daha çok tasavvufî tefsirler dikkate alınarak geliştirilmiştir. Bu bağlamda Sülemî, Tüsterî, İmam Kuşeyrî, İbn Berrecân, İbnü'l-Arabî, Rûzbihân Baklî, Necmüddin-i Dâye, Nimetullah Nahcuvânî ve İsmail Hakkı Bursevî gibi muhakkiklerin eserlerinden istifade edilmiş, ayrıca Terzi Baba'nın muhtelif eserlerindeki yorumları da önemli bir kaynak olarak değerlendirilmiştirs.2. Tefsir, zâhirî anlamla çelişmemeye özen göstererek iç mânâyı zâhirle birlikte ele almıştırs.3. Sûre, birbiriyle anlamca bağlantılı üç ana bölümden oluşmakta olup, birinci bölümde (1-11. ayetler) vahyin yüceliğine ve ona inanmanın zorunluluğuna dikkat çekilirs.5. Kitapta yer alan alıntılar ve yorumlar, sûrenin 28. ayetine kadar olan kısımları ele almaktadır. Örneğin, 28. ayet, kıyamet gününde her ümmetin diz çökmüş olarak kendi kitabına çağrılacağını bildirmektedirs.68. Ayrıca, 11. ayet, günahkâr müminlerin durumunas.53 ve 24. ayet, müşriklerin tevhid inancına karşı gösterdikleri taassuba değinirkens.24, 27. ayet de Allah'ı ve ayetlerini inkâr edenlerin akıbetini tasavvufî bir bakış açısıyla ele almaktadırs.76. Bu durum, tefsirin en azından 28. ayete kadar olan kısmı detaylı bir şekilde işlediğini göstermektedir.
Kaynaklar: Câsiye Sûresi — s. 1, 2, 3, 4, 5, 24, 53, 68, 76
Terzi Baba'nın diğer eserleri nelerdir?⌄
Terzi Baba Necdet Ardıç'ın eserleri arasında "İrfan Mektebi (Hakk Yolu)", "Fusûsu'l-Hikem" şerhi, "Hacc Divanı", "Salât ve Ezân-ı Muhammedi'de Bazı Hakîkatler", "İslâm, Îmân, İhsân, Îkân", "Kelime-i Tevhid", "Îmân ve Îkân", "Hacc Umre ve Hakîkatleri", "Ramazan ve Oruç", "Zekât ve İnfak" gibi tasavvufî ve irfânî metinler bulunmaktadır. Ayrıca, "Gökyüzü İnsanları Araştırması" adlı bir eseri de mevcuttur. Eserlerinin bazıları İngilizce ve İspanyolca gibi farklı dillere de çevrilmiştir.
›Ayrıntı
Necdet Ardıç, tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan önemli mürşidlerden biridirvikipedi. Eserleri ve sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmıştırvikipedi. Başlıca eserleri arasında "İrfan Mektebi (Hakk Yolu)" ve "Fusûsu'l-Hikem" şerhi yer almaktadırvikipedi. Câsiye Sûresi tefsirinin kaleme alınışında, Terzi Baba'nın muhtelif eserlerindeki yorumları önemli bir kaynak olarak değerlendirilmiştirs.2. Bu tefsirde, Terzi Baba'nın yakîn, akıl ve basiret gibi kavramlara dair değerlendirmelerine yer verilmiştirs.17, s.20, s.49.
Terzi Baba'nın diğer eserleri arasında "Hacc Divanı", "Salât ve Ezân-ı Muhammedi'de Bazı Hakîkatler", "İslâm, Îmân, İhsân, Îkân", "Kelime-i Tevhid", "Îmân ve Îkân", "Hacc Umre ve Hakîkatleri", "Ramazan ve Oruç", "Zekât ve İnfak" gibi çalışmalar bulunmaktadırs.91. Ayrıca, "Gökyüzü İnsanları Araştırması" adlı bir eseri de kaynaklarda geçmektedirs.49, s.18, s.54. Bazı eserleri, "Salat" başlığı altında İngilizce ve İspanyolca gibi dillere çevrilmiştirs.91. Terzi Baba'nın eserleri üzerine çeşitli üniversitelerde bitirme tezleri ve yüksek lisans tezleri hazırlanmıştırs.91.
Kaynaklar: Vikipedi: Necdet Ardıç · Câsiye Sûresi — s. 2, 17, 18, 20, 49, 54, 91