
Anahtar Kelimeler
İlgili Konular
Sıkça Sorulan Sorular
Kur'ân'da Yolculuk: Duhân Sûresi kitabı ne anlatıyor?⌄
"Kur'ân'da Yolculuk: Duhân Sûresi" kitabı, İz-Terzi Baba Necdet Ardıç'ın Duhân Sûresi üzerine yaptığı işari te'vil ve tefekkürleri içeren bir tasavvuf eseridir. Kitap, Duhân Sûresi'nin zahir ve batın anlamlarından istifade etmeyi amaçlar ve Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna ve insanlar için önemine dikkat çekers.2, s.4. Eser, özellikle "Ha mim" harflerinin "Hakikat-i Muhammediyye'yi havi olan habibim" veya "kulum" anlamına geldiğini tefsir ederek, bu hakikati idrak eden ve nefsinden temizlenip birliği oluşturan kişilere hitap ettiğini belirtirs.6, s.21, s.22. Kitapta ayrıca Berat Kandili ile Duhân Sûresi arasındaki bağlantıya da değinilirs.9, s.11.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 2, 4, 6, 9, 11, 21, 22
›Ayrıntı
"Kur'ân'da Yolculuk: Duhân Sûresi", Murat Derûni tarafından yazılan ve düzenlenen, İz-Terzi Baba Necdet Ardıç'ın işari te'vil ve tefekkürlerini içeren bir tasavvuf serisinin parçasıdırs.1. Kitap, Kur'an'ın 89. sûresi olan Duhân Sûresi'nin zâhir ve bâtın nurlarından bu dünyada iken yararlanmaya gayret etmeyi teşvik eders.2. Sûre, Mekke döneminde inmiş olup 59 ayettir ve adını onuncu ayette geçen "duhân" (duman) kelimesinden almıştırs.3. Ana teması, Kur'an'ın gerçek Allah kelamı olduğuna ve insanlar için önemine dikkat çekmektirs.4. Bu bağlamda, Kur'an'ın indirilişi, müşriklerin ona karşı tutumu, Firavun ve halkının başına gelen azaplar, Kureyş'in Hz. Peygamberi yalanlaması, iyilerin ve kötülerin karşılaşacakları akıbet gibi konulara yer verilmiştirs.3. Kitapta özellikle Duhân Sûresi'nin başında yer alan "Ha mim" harflerine tasavvufi bir yorum getirilerek, bu harflerin "ey Hakikat-i Muhammediyye'yi havi olan habibim" veya "ey Hakikat-i Muhammediyye'yi havi olan kulum" anlamına geldiği ifade edilirs.6, s.21, s.22. Bu hitabın, kendini bu hale getirmiş, yani berat hakikatini idrak edip nefsinden temizlenerek ikiliği kaldıran ve birliği oluşturan kişilere yönelik olduğu belirtilirs.21. Ayrıca, Duhân Sûresi'nin dördüncü ayetinde geçen "O Kur'ân'da emr-i hakîmin kâffesi ayrılmıştır" ifadesi, "Nûr-ı Furkân"dan muradın İsm-i Zâhir tecellisi olduğu şeklinde yorumlanır; zira nur, kendi zâhir ve eşyayı muzhirdir ve eğer İsm-i Zâhir'in tecellisi olmasa, bu ayrılıkların cümlesi İsm-i Bâtın'ın taht-ı hîtasında bi'l-ittihad muhtefi olurdus.10. Kitap, Duhân Sûresi'nin ilk sekiz ayetinin Berat gecesiyle bağlantısından dolayı, yolculuğa Berat Kandili ile devam edildiğini de belirtirs.9, s.11. Eserin sonunda, "Murtekibûn" olan nefsin bâtıl bekleyişinin tevhid ile yok edildiği vurgulanır ve okuyucuların azami istifade etmeleri, idrak ve feyiz kapılarının açılarak beratını idrak edenlerden olmaları niyaz edilirs.116.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 1, 2, 3, 4, 6, 9, 10, 11, 21, 22, 116
Terzi Baba Necdet Ardıç kimdir?⌄
Necdet Ardıç, günümüz Uşşâkî tarikatının önde gelen mürşidlerinden biri olup, tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan müstesna bir şahsiyettir. "Terzi Baba" mahlasıyla tanınan Ardıç, eserleri ve sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmıştır. Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla öne çıkmış, Hakikat-i Muhammedi'yi açıklayıcı ve müjdeleyici bir rol üstlenmiştirs.33. Onun tasavvuf anlayışı, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi gibi kurumlarda tezlere konu olmuşturs.124.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 33, 124
›Ayrıntı
Necdet Ardıç, "Terzi Baba" olarak bilinen, Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden biridir (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Kendisi, tasavvufî irfan geleneğini günümüze taşıyan ve eserleri ile sohbetleri aracılığıyla tasavvufu geniş kitlelere ulaştıran bir şahsiyettir (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Eserleri arasında İrfan Mektebi (Hakk Yolu), Fusûsu'l-Hikem şerhi, Necdet Divanı, Hacc Divanı ve Salât- Namaz ve Ezan-ı Muhammedi'de Bazı Hakikatler gibi çalışmalar bulunmaktadırs.117, s.123. Ayrıca, "Terzi Baba divanı. Tüm şiirlerim" adıyla şiirleri de derlenmiştirs.120.
Necdet Ardıç, Hakk'ın gerçek varlığının ve hakikatlerinin şahidi ve açıklayıcısı olarak tanımlanır. O, Hakikat-i Muhammedi ile müjdeleyici ve ayağı kayma ihtimali olanları uyarıcı bir vasfa sahiptirs.33. Tasavvufî görüşleri ve yaşamı, akademik çalışmalara da konu olmuştur. Örneğin, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde "İrfan Mektebi" tezi ve Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü'nde "Necdet Ardıç / Terzi Baba’nın tasavvuf anlayışında namaz kavramı" başlıklı yüksek lisans tezi hazırlanmıştırs.124. Eserleri arasında Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk İz-Terzi Baba Necdet Ardıç İ'şari Te'vil ve Tefekkürü (44 Duhân Sûresi) gibi tefsir çalışmaları da yer almaktadırs.1, s.120. Necdet Ardıç'ın tasavvufî mirası, Terzi Oğlu Cem Cemâlî gibi müellifler tarafından da sürdürülmektedir (Terzi Oğlu Cem Cemâlî Wiki).
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 1, 33, 117, 120, 123, 124
İ'şari te'vil nedir?⌄
İ'şari te'vil, Kur'ân-ı Kerîm'in zâhirî anlamının ötesinde, bâtınî ve işârî mânâlarına nüfûz etmeyi amaçlayan bir tasavvufî yorum yöntemidir. Bu yöntem, sâlikin mânevî yolculuğunda (sülûk) karşılaştığı hakikatleri Kur'ân ayetlerinde bulmasını sağlar. Murat Derûnî'nin "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk İz-Terzi Baba Necdet Ardıç İ'şari Te'vil ve Tefekkürü (44 Duhân Sûresi)" adlı eseri, bu te'vil anlayışının Terzibaba Necdet Ardıç irfan sofrasındaki uygulamasını göstermektedirs.1. İ'şari te'vil, Kur'ân'ın sadece lafzî değil, aynı zamanda kalbî ve rûhî idrâke hitap eden yönlerini açığa çıkarır.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 1
›Ayrıntı
İ'şari te'vil, Kur'ân-ı Kerîm'in metnini, tasavvufî bir bakış açısıyla, zâhirî anlamlarının ötesinde, mânevî işaretler ve derin hakikatler barındırdığı inancıyla yorumlama faaliyetidir. Bu te'vil, sâlikin kendi iç dünyasında yaşadığı hâlleri, mânevî mertebeleri ve ilâhî tecellîleri Kur'ân ayetlerinde müşâhede etmesine imkân tanır. Murat Derûnî'nin eserinde belirtildiği üzere, Terzibaba Necdet Ardıç'ın irfan sofrasında bu yöntem, Kur'ân'ın Duhân Sûresi gibi bölümlerine işârî bir yaklaşımla bakmayı içerirs.1.
Bu yorum biçimi, metnin lafzî sınırlarını aşarak, kalbî ve rûhî idrâk ile elde edilen mânâlara odaklanır. Tasavvufta, Kur'ân'ın her bir ayetinin, okuyucunun mânevî seviyesine göre farklı derinliklerde anlaşılabileceği kabul edilir. İ'şari te'vil, bu derinlikleri keşfetme ve Kur'ân'ın rehberliğini sâlikin bâtınî yolculuğuna taşıma aracıdır. Bu sayede, Kur'ân sadece bir hukuk ve ahlak kitabı olmanın ötesinde, aynı zamanda mânevî bir kılavuz ve ilâhî sırların anahtarı olarak işlev görür. Terzibaba Necdet Ardıç'ın tefekkürü, bu işârî mânâların açığa çıkarılmasında önemli bir örnek teşkil eders.1.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 1
Kitapta geçen 'yakıyn ilimleri' ne demektir?⌄
Yakıyn ilimleri, tasavvufta Hakk'a giden yolda sâlikin kendi nefsini bilmesi, idrâk etmesi ve Hakk ile olan yakınlığını tahkîk etmesi için gerekli olan ilimlerdir. Bu ilimler, kişinin kendi içine dönmesiyle başlayan ve Hakk'a yol almayı sağlayan bir navigasyon gibidirs.44. Muhyiddin İbn Arabî'ye göre yakıyn, fiilleriyle, isimleriyle, sıfatlarıyla ve Zât'ıyla Hakk'ın ta kendisidirs.45. Yakıyn ilimleri, bilginin sadece zihinsel düzeyde kalmayıp, yaşanarak ve hissedilerek elde edildiği, sülûkun temelini oluşturan ilahî ilimlerdirs.47. Bu ilimler, ilme'l-yakîn, ayne'l-yakîn ve hakke'l-yakîn olmak üzere üç mertebede derinleşir ve ledün ilmine ulaşmanın ön şartıdırs.41.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 41, 44, 45, 47
›Ayrıntı
Yakıyn ilimleri, tasavvufî sülûkun merkezinde yer alan, kişinin Hakk'a ulaşmasında zaruri olan ilahî ilimlerdirs.47. Bu ilimler, zahirî ilimlerden farklı olarak, kişinin kendi nefsini bilmesi, bulması ve anlamasıyla başlars.38. Tasavvufun özü ve aslı bu yakıyn ilimleridir; zira Hakk'a yaklaştıracak başka bir ilim sahası yokturs.44.
Yakıyn, bilginin sadece sözle veya mantıkla elde edildiği ilme'l-yakîn mertebesindenK1, gözle müşâhede edilen ayne'l-yakîn mertebesine, oradan da bizzat yaşanarak idrâk edilen hakke'l-yakîn mertebesine doğru derinleşirK1. Bu mertebeler, bir ateşin varlığını duymaktan, onu uzaktan görmeye ve nihayet sıcaklığını hissetmeye benzetilirK1. Hakk'el-yakîn, bilen ile bilinenin birleştiği, sâlikin artık "biliyor" veya "görüyor" değil, bizzat o olduğu zirve noktasıdırK1.
Yakıyn ilimleri, çalışılarak elde edilen bir sahadır ve ledün ilmine götürücü bir köprüdür. Ledün ilmi daha üstün olmakla birlikte, yakıyn ilimleri çalışılmadan ve idrak edilmeden ledün ilminin oluşması mümkün değildirs.41. Bu ilimler, Âdem (a.s.) hakikatiyle başlayan ve Peygamber Efendimize kadar gelen, kişinin ilmi miracını gerçekleştirmesini sağlayan bir bilgi sistemidirs.39. Yakıyn ilimleri, kişinin kendi yakıyn hâliyle Hakk'ı tanımasına vesile olurs.48.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 38, 39, 41, 44, 47, 48 · K1, s. 175, 371
Bu eser sadece tasavvuf ile ilgilenenler için mi?⌄
Bu eser, tasavvufun derinlikli bir ilim olduğunu ve sadece belirli bir zümreye hitap etmediğini vurgular. Tasavvuf, insanlığın Âdem (a.s.) ile başlayan seyrinde bireyin iç dünyasındaki hakikatleri bilmesini sağlayan, Hak'ka ulaşmanın en yakın yolu olan bir ilimdirs.39, 11. Dolayısıyla, eser tasavvufu sadece şiir okumak, zikir yapmak veya menkıbeler dinlemekle sınırlı bir alan olarak görmez; aksine, her bireyin idrakını geliştirmesi gereken temel bir ihtiyaç olarak sunars.45, 17. Bu ilim, kişinin kendinden kendine, oradan da Hak'ka giden bir yolculuktur ve bu yolculuk, dünya işleriyle meşgul olanlar için bile bir engel teşkil etmez; önemli olan niyetin Hak olmasıdırs.53, 11.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 11, 17, 39, 45, 53
›Ayrıntı
Verilen kaynaklara göre, tasavvuf sadece belirli bir kesime veya tasavvufla ilgilenenlere yönelik bir alan değildir. Necdet Ardıç'ın eserleri, tasavvufu "kalp temizliği ve Allah'a yakınlık ilmi" olarak tanımlayan geniş bir perspektif sunarvikipedi. Bu ilim, "Hakikat ve ilahi manada ve ahiretteki yaşantımız içerisinde de en büyük ihtiyacımız" olarak belirtilirs.39.
Tasavvuf, yüzeysel bir din anlayışından ziyade, "derinliği ve yüceliği olan bir din"in idrakını geliştirmeyi hedeflers.17. Bu nedenle, sadece menkıbeler, kerametler veya belirli virdlerin tariflerinden ibaret değildir; bu tür anlatılar tasavvufun tamamını oluşturmazs.38, 49. Gerçek tasavvuf, kişinin kendi içindeki hakikatleri bilmesiyle başlayan ve Hak'ka ulaşmayı hedefleyen bir yolculukturs.39, 11.
Bu yolculuk, "Şeriat, Tarikat, Hakikat, Marifet mertebeleri"nin tamamını kapsar ve sadece tarikat mertebesiyle sınırlı değildirs.49. Eser, tasavvufun "kendini bilme bulma anlama ilmi" olduğunu ve insan için bundan daha "yakıyn ilim"in mümkün olmadığını ifade eders.10. Hatta, dünya işleriyle meşgul olanların bile tasavvuf sahasına girebileceği, önemli olanın niyetin Hak olması gerektiği belirtilir; zira sadece dünyevi beklentilerle bu yola girilirse, hedef Hak değil dünya yaşantısı olurs.53. Dolayısıyla, eser tasavvufu, her insanın idrakını geliştirmesi gereken evrensel bir ilim olarak konumlandırır.
Kaynaklar: Vikipedi: Tasavvuf · Duhân Sûresi — s. 10, 11, 17, 38, 39, 49, 53
Duhân Sûresi'nin bâtınî yorumu nasıl bir fayda sağlar?⌄
Duhân Sûresi'nin bâtınî yorumu, sâlike gafletten kurtulma ve mânevî faydalar sağlama imkânı sunar. Bu yorum, Kur'ân'ın zâhirî anlamlarının ötesine geçerek, sûrenin içerdiği derin hikmetleri ve hakikatleri idrâk etmeye vesile olur. Özellikle "aynelyakîn" mertebesinde bir bilgiye ulaşmayı sağlayarak, sâlikin hayatını gafletten arındırır ve Hak'la olan ilişkisini güçlendirirs.50. Terzibaba geleneğinde bu tür bâtınî yorumlar, sâlikin mânevî yolculuğunda ilerlemesi için önemli bir rehber niteliğindedirs.2.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 2, 50
›Ayrıntı
Duhân Sûresi'nin bâtınî yorumu, sâlikin mânevî gelişimine çeşitli veçhelerden katkıda bulunur. Öncelikle, bu yorum sâlike "aynelyakîn" mertebesinde bir bilgi sunar. Bu, sadece işitme veya akıl yürütme yoluyla değil, doğrudan müşâhede ve idrâk yoluyla elde edilen bir kesinliktir. Sâlik, sûrenin bâtınî anlamlarını kavradığında, bu bilgi onun için bir "mükâşefe" hâlini alır; yani gayb âleminden kalbine inen doğrudan bir idrâk olurK1. Bu idrâk sayesinde, sâlik hayatını gafletle sürdürmekten kurtulur ve mânevî bir uyanış yaşars.50.
İkinci olarak, Duhân Sûresi gibi Kur'ân sûrelerinin bâtınî yorumları, sâlikin "sülûkî devran"ında ilerlemesine yardımcı olur. Sâlik, bu yorumlar aracılığıyla nefs-i emmâreden nefs-i sâfiyeye doğru olan kişisel dönüşümünü idrâk eder ve bu yolda atacağı adımları daha bilinçli bir şekilde belirlerK1. Bu süreçte, sûrenin içerdiği "celâl tecellîleri"s.68 sâlikin nefsini terbiye etmesine, yani "nefsi kese kese, kurban ede ede kurbiyete" ulaşmasına vesile olur. Kurban Bayramı'nın bâtınî anlamı gibi, bu tecellîler de sâlikin mânevî arınmasını ve Hak'a yaklaşmasını sağlars.68.
Üçüncü olarak, bâtınî yorumlar sâlikin "niyet"ini derinleştirir. Her amelinde Hakk'a yönelişini güçlendirir ve yaptığı işlerin sadece zâhirî değil, bâtınî gayelerini de idrâk etmesini sağlar (Niyet). Bu sayede, sâlikin mânevî yolculuğunda attığı her adım, sûrenin işaret ettiği hakikatlerle uyumlu hâle gelir ve "mîzân"ını, yani kalbinin Hak ile halk arasındaki dengesini daha doğru kurmasına yardımcı olurK1. Terzibaba'nın sohbetleri ve kitapları, Duhân Sûresi'nin bu zâhir ve bâtın nûrundan yararlanmak isteyenler için bir rehber niteliğindedirs.2.
Kaynaklar: K1, s. 50, 101, 224 · Duhân Sûresi — s. 2, 50, 68
Kitapta Berat Kandili neden özellikle anlatılıyor?⌄
Berat Kandili, tasavvufî irfan geleneğinde önemli bir yere sahip olup, özellikle Duhân Sûresi'nin ilk 8 ayetiyle olan bağlantısı nedeniyle Şerif Kır'ın eserinde ayrıntılı olarak ele alınmıştırs.11. Bu gece, Arap ayları içinde Şaban ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan gece olarak tanımlanır ve kelime anlamı itibarıyla "yükümlülüklerden kurtulmak, suçtan beraat etmek, borçtan ibra olmak ve zor durumdan kurtuluş" gibi manaları ifade eders.12-13. Tasavvufî açıdan Berat Kandili, Kur'ân-ı Kerîm'in "Ümmül Kitap"tan "Levh-i Mahfuz"a, oradan da "Beytü'l-Ma'mur"a indirilmeye başlandığı mübarek bir zaman dilimi olarak kabul edilir; bu durum, insanların Kur'ân'ı idrak seviyesine ulaşmasıyla ilişkilendirilirs.20, s.7.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 7, 11, 12, 13, 20
›Ayrıntı
Şerif Kır'ın Duhân Sûresi tefsirinde Berat Kandili'nin özel olarak anlatılmasının temel nedeni, sûrenin ilk ayetlerinin bu mübarek geceyle doğrudan ilişkilendirilmesidirs.11. Kitap, "Ha Mim" ile başlayan Duhân Sûresi'nin tasavvufî yorumunu yaparken, bu ayetlerin Berat hakikatini idrak edip nefsaniyetinden beri olmuş "açık kitap" durumundaki insanı işaret ettiğini belirtirs.23. Berat kelimesi, lugat anlamıyla "yükümlülüklerden kurtulmak, suçtan temize çıkmak, borçtan ibra olmak ve zor durumdan kurtuluş" gibi manaları taşırs.13. Tasavvufî bağlamda bu, sâlikin nefsinden ve günahlarından arınarak Hak'la daha yakın bir ilişki kurma imkânı bulduğu bir zaman dilimini ifade eder.
Berat Kandili'nin bir diğer önemli özelliği, Kur'ân-ı Kerîm'in nüzul süreciyle olan bağlantısıdır. Ezelden beri "Ümmül Kitap"ta mevcut olan Kur'ân, takdir edilen bir zamanda "Levh-i Mahfuz"a indirilmiş, oradan da Berat gecesinde "Beytü'l-Ma'mur"a indirilmeye başlanmıştırs.20, s.7. Bu indirilme süreci, insanların idrak seviyelerinin Kur'ân'ı anlayacak duruma gelmesiyle ilişkilendirilirs.7. Dolayısıyla Berat Kandili, Kur'ân'ın insanlığa açılmaya başladığı, ilahî hikmetin tecelli ettiği ve kulların ilahî rahmetle beraat etme fırsatı bulduğu müstesna bir zaman dilimi olarak tasavvufî irfan geleneğinde derinlemesine işlenmektedir. Bu durum, Necdet Ardıç riyasetinde gelişen irfan geleneğinin önemli müelliflerinden Şerif Kır'ın eserinde bu konuya geniş yer vermesinin temel sebebidir (Şerif Kır, Necdet Ardıç).
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 7, 11, 13, 20, 23
Bu eserdeki kıssalardan nasıl bir ibret alabiliriz?⌄
Duhân Sûresi adlı eserdeki kıssalar, okuyucuya manevi bir terbiye sunarak, zeval gibi görünen olayların aslında kemal ifade ettiğini ve her birinin birer ibret levhası olduğunu öğretirs.34. Bu kıssalar, insanın kendi cinsiyle olan münasebetlerinin üstünlüğünü vurgulayarak, amel-i salih, muhabbet ve irfaniyet ile kemalli bir silüet oluşturmanın önemini gösterirs.111. Eser, sadece fiziki ibadetlere değil, aynı zamanda tefekküre de ağırlık verilmesi gerektiğini belirterek, kişinin manevi yolculuğunda ne kadar çok yol alabilirse o kadar fayda sağlayacağını ifade eders.52. Bu ibretler, Necdet Ardıç'ın manevi terbiye amaçlı hikaye ve kıssalarıyla desteklenirvikipedi.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 34, 52, 111 · Vikipedi: İbretlik Hikayeler
›Ayrıntı
Duhân Sûresi'ndeki kıssalar, okuyucuya derin manevi dersler sunar. Öncelikle, eserde anlatılan "zeval gibi görünen" hadiselerin aslında birer "kemal" olduğu vurgulanırs.34. Bu durum, Cenâb-ı Hakk'ın yaratışının tek yönlü olmadığını, zıtlıkların ve zorlukların da hikmet taşıdığını gösterir. Bu tür olaylar, kişi için zorlayıcı olsa da, her biri "birer ibret levhasıdır" ve onlardan ders çıkarılması gerekirs.34.
İkinci olarak, kıssalar insanın kendi cinsiyle olan münasebetlerinin üstünlüğüne dikkat çeker. İnsan, her şeyden zevk ve muhabbet alabilse de, kendi cinsiyle kurduğu ilişkilerin "hiçbir şeyle kıyas edilemez" olduğunu belirtilirs.111. Bu bağlamda, insanın "amel-i saliha, muhabbet ve irfaniyeti ile meydana getirdiği silüetlerin en üstün olanı kemallisi kendisi ile ünsiyet edebilecek şekil ve surette olmasıdır"s.111. Bu ifade, insanın manevi gelişiminde ve kemale ermesinde, kendi özüyle ve diğer insanlarla kurduğu ilişkinin merkezi rolünü ortaya koyar.
Üçüncü olarak, eser, manevi ilerleme için sadece fiziki ibadetlerin yeterli olmadığını, "tefekkür yoluna da ağırlık vermek" gerektiğini belirtirs.52. Zikirler, namazlar, oruçlar gibi şer'i ibadetlerin yanı sıra, "okumalara dinlemelere de devam etmek" yani tefekkür etmek, kişinin manevi yolculuğunda büyük önem taşır. Kişi, bu başlangıç devrelerinde ne kadar çok yol alabilirse, o kadar fayda sağlayacaktırs.52. Bu kıssalar, Necdet Ardıç'ın manevi terbiye amaçlı hikaye ve kıssaları kapsamında değerlendirilebilirvikipedi. Eser, Mesnevi-i Şerif, İnsân-ı Kâmil ve Fusûsu'l Hikem gibi muhtelif eserlerden nakillerle de zenginleştirilmiştirs.118.
Kaynaklar: Duhân Sûresi — s. 34, 52, 111, 118 · Vikipedi: İbretlik Hikayeler