İçeriğe atla
Feth Sûresi kapak gorseli

Feth Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

108 sayfa~162 dk okumamixed

Anahtar Kelimeler

Terzibaba - Necdet Ardıçtefsirdijital kütüphanekitap okuma

İlgili Konular

Feth Sûresi RELATED-TO Kur'an-ı KerimFeth Sûresi RELATED-TO SûreFeth Sûresi RELATED-TO İslamFeth Sûresi RELATED-TO TasavvufFeth Sûresi RELATED-TO İslami İlimlerFeth Sûresi RELATED-TO Tefsir İlmiFeth Sûresi RELATED-TO Dini LiteratürFeth Sûresi RELATED-TO Dijital KütüphaneFeth Sûresi RELATED-TO ManeviyatFeth Sûresi IS-A KitapFeth Sûresi IS-A Tefsir EseriFeth Sûresi IS-A İslami Eser

Sıkça Sorulan Sorular

Terzibaba'nın 'Feth Sûresi ve Fethin Hakikatleri' eseri ne anlatıyor?

Terzibaba'nın "Feth Sûresi ve Fethin Hakikatleri" eseri, Feth Sûresi'ni tasavvufî bir bakış açısıyla ele alarak, feth kavramının hem zâhirî hem de bâtınî mertebelerini açıklayan bir eserdir. Eser, fethin sadece Mekke'nin fethi gibi fizikî olaylarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda sâlikin iç dünyasında gerçekleşen mânevî açılımları, idrak genişlemesini ve Hakk'a doğru ilerlemesini ifade ettiğini vurgulars.103. Terzibaba, fethin evvelinin araştırma, sonrasının hazırlık ve neticesinin gönülde açılma olduğunu belirtirs.2. Eser, fethin Allah'ın yardımıyla ve ehlinden alınacak eğitimle mümkün olabileceği gerçeğine dikkat çekers.17, s.76.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 17, 76, 103

Ayrıntı

Terzibaba'nın "Feth Sûresi ve Fethin Hakikatleri" eseri, Kur'ân'ın 48. sûresi olan Feth Sûresi'nin tasavvufî yorumunu sunar. Eserin temel amacı, feth kavramının çok boyutluluğunu ortaya koymaktır. Terzibaba, fethi iki ana mertebede inceler: "feth-i mübîn" (açık fetih) ve "feth-i karîb" (yakın fetih)s.15. "Feth-i mübîn", Allah'ın zâtî tecellîlerini bütün âlemlerde görüp idrak ederek irfâniyetin artması ve kişinin Hakk ile doğrulanması anlamına gelirs.76. Bu, bütün mertebeleri kapsayan bir fetihtirs.15. "Feth-i karîb" ise daha yakın bir fethi ifade eder ve tefsirlerde Hayber'in ve harpsiz olarak Hecr arazisinin fethi gibi zâhirî olaylarla ilişkilendirilirken, bireysel varlıkta "Museviyyet" mertebesi itibarıyla beşerî tenzih anlayışının kaldırılması olarak açıklanırs.68.

Eser, fethin sadece tarihî ve fizikî bir olay olmadığını, aynı zamanda sâlikin iç dünyasında gerçekleşen mânevî bir süreç olduğunu vurgular. Mekke'nin fethi gibi zâhirî fetihlerin, bâtınî fetihlerin bir başlangıcı ve yansıması olduğu belirtilirs.93, s.103. Örneğin, Peygamber Efendimizin gençliğinde Hacer-ül Esved'i yerine koyması ve Beytullah'ın inşası, Mekke'nin fethinin bâtınî başlangıcı olarak ele alınırs.103. Terzibaba, fethin gerçekleşmesi için araştırma, hazırlık ve o istikamette harekete geçmenin önemine işaret eder; bunun neticesinde Hakk'ın yardımıyla gönülde açılımların başlayacağını ifade eders.2. Ayrıca, idrakteki şirkli alanları hayal ve vehimden temizlemenin de bir "feth" olduğunu ve bunun ancak ehlinden alınacak güzel bir eğitimle mümkün olabileceğini belirtirs.79. Eser, fethin Allah'ın yardımı olmadan mümkün olamayacağı gerçeğini de sıkça vurgulars.17, s.76.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 15, 17, 68, 76, 79, 93, 103

Kitaba göre 'fetih' kavramının tasavvuftaki anlamı nedir?

Tasavvufta "fetih" kavramı, lügat anlamı olan "açmak"tan hareketle, sâlikin iç dünyasında ve Hakikat yolculuğunda yaşadığı manevî açılımları ifade eder. Bu açılımlar, kişinin kendi nefsini bilip vehim ve hayalden kurtulmasıyla başlayan "feth-i karîb" (yakın fetih) ile kemale erer ve zât, sıfat, esmâ ve ef'âl âlemlerinin idrakine uzanırs.15, 75. Fetih, sadece dışsal bir zafer değil, aynı zamanda insanın kendi iç bünyesinde gerçekleştirmesi gereken bir "tathîr" ve "tezkiye" sürecidir; bu süreçte Cenâb-ı Hakk'ın lütfuyla akılda ve gönülde yeni ufuklar açılırs.2, 103. Feth Sûresi'nin kendisi de Abdiyyet, Risalet ve Ulûhiyyet hakikatlerini açan bir fetih olarak görülürs.6.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 6, 15, 75, 103

Ayrıntı

Fetih, tasavvufî anlamda, dışsal bir zaferden ziyade, sâlikin kendi iç dünyasında yaşadığı manevî ilerlemeleri ve açılımları ifade eder. Lügat anlamı "açmak" olan fetih, her bir açılışın kendi bünyesinin fethi olduğunu gösterirs.8. Bu açılımlar, zât âleminden başlayarak sıfat, esmâ ve ef'âl âlemlerinin açılışı şeklinde mertebeli bir seyir izlers.15.

Fetih kavramının tasavvuftaki en temel tezahürlerinden biri "feth-i karîb"dir (yakın fetih). Bu, kişinin kendi nefsini, gerçek kişiliğini bilip fethetmesi, yani vehim ve hayalden beden mülkünü kurtarması ve bu gayede çalışması neticesinde oluşan başarıdırs.75. Kitap, bu içsel fethin diğer fetihlere giden yolu açtığını vurgular; zira bu ilk fetih oluşturulmadıkça diğer fetihlere yol yokturs.75. Cenâb-ı Hakk'ın, insanın bilmediği hakikatleri öğretmesiyle gerçekleşen bu yakın fetih, bâtınen görme ve dirilmenin hakikatini ifade eden ilmî fetihlerdendirs.10, 11, 78, 81.

Fetih, sadece Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize gelen ayetlerle sınırlı kalmayıp, onun şahsında sahabîlere, mü'minlere ve bütün insanlara hitap eden evrensel bir hakikattirs.15. Bu, Feth Sûresi'nin ve benzeri ayetlerin sadece kendi mevzuları ve sınırları içinde değil, dünya öncesini ve sonrasını, bütün zamanları kapsayan geniş bir anlayışla ele alınması gerektiğini gösterirs.7. Sâlikin bu fetihleri gerçekleştirebilmesi için nefsinin tezkiye edilmesi ve perdelerin açılması gerekmektedir; aksi takdirde kişi "nefs-i siccin"inden (hapis-hanesinden) dışarı çıkıp hür bir varlık olamazs.8. Bu süreçte Cenâb-ı Hakk'tan akılda ve gönülde yeni ufuklar açarak fetihleri kolaylaştırması niyaz edilirs.2.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 7, 8, 10, 11, 15, 75, 78, 81

Yazar Necdet Ardıç (Terzibaba) kimdir?

Necdet Ardıç, günümüz Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden biri olup, "Terzibaba" mahlasıyla tanınan ve tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan müstesna bir şahsiyettir. Eserleri ve sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmış, özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla öne çıkmıştırvikipedi. Kendisi, "İrfan Sofrası Necdet Ardıç Tasavvuf Serisi" adı altında birçok eser kaleme almıştır; bu eserlerden biri de Feth Sûresi ve Fethin Hakikatleri adlı kitabıdırs.1. Tekirdağ'da ikamet eden Necdet Ardıçs.109, aynı zamanda Almanya'da terzibaba.com web sitesi ve terzibaba13.com radyo adresi üzerinden de faaliyetlerini sürdürmektedirs.140.

Kaynaklar: Vikipedi: Necdet Ardıç · Feth Sûresi — s. 1, 109, 140

Ayrıntı

Necdet Ardıç, tasavvufî alanda derinleşmiş bir müellif ve mürşiddir. Kendi ifadesiyle, uzun zamandır oluşturmaya çalıştığı eserlerini "kâğıtlara dökme zamanı gelmiş" ve bu fırsatı kendisine veren Rabb'ine şükretmiştirs.1. Eserlerinde, Kur'an sûrelerinin tasavvufî hakikatlerini ele alarak okuyucularının tefekkür ufkunu genişletmeyi amaçlamaktadır. Örneğin, Feth Sûresi adlı eserinde, Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinden (Hakk Dini Kur'an Dili, cild 6, sayfa 4402) sayısal bilgilerle sûrenin Medenî olduğunu, 26. cüzde yer aldığını, 48. sûre olduğunu ve 29 ayetten oluştuğunu belirtirs.3.

Necdet Ardıç'ın eserlerinde kişisel hatıralarına ve seyahatlerine de yer verdiği görülmektedir. Suriye, Şam seyahatlerinden birini ve Mekke'deki Kâbe ziyaretini anlatan bölümler bulunmaktadırs.7, s.42. Hatta Feth Sûresi kitabının ikinci bölümünü 2009 yılında Umre'de yazmıştırs.93. Kendisi, tasavvufî geleneğin önemli kavramlarına atıfta bulunur; örneğin, Bedir Ashabı'nın 313 kişi olduğu bilgisini ilgili kitaplardan aktarırs.34. Ayrıca, biat edilen semure ağacının "dikenli bir ağaç-sakız ağacı" olduğunu da belirtirs.66. Necdet Ardıç'ın eserleri arasında Necdet Divanı ve Hacc Divanı gibi divanlar da bulunmaktadırs.108. Onun ekolünden gelen müellifler arasında Abdürrezzak Tek ve Terzi Oğlu Cem Cemâlî gibi isimler de yer almaktadırvikipedi.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 1, 3, 7, 34, 42, 66, 93, 108 · Vikipedi: Abdürrezzak Tek, Terzi Oğlu Cem Cemâlî

Eserde dinin 'iç ve dış' bütünlüğü nasıl açıklanıyor?

Eserde dinin 'iç ve dış' bütünlüğü, dışsal amellerin (zâhirî tatbikatlar) içsel hakikatlerden (bâtınî tatbikatlar) ayrı düşünülemeyeceği, her ikisinin de kemalli bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanarak açıklanır. Hz. Mevlânâ'nın "nice insanlar gördüm, üstünde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm içinde insanı yok" sözüyle bu durum somutlaştırılır; kemalli olanın hem dışsal görünüşün (elbise) hem de içsel özün (insan) bir arada bulunması olduğu belirtilirs.1. İç ve dışın birbirinden ayrılmaz olduğu, birinin diğerini kaybetmenin eksiklik ve yanlışlık olduğu ifade edilirs.1.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 1

Ayrıntı

Eserde dinin iç ve dış bütünlüğü, sâlikin mutmain bir kalp ile huzur içinde tatbik etmesi gereken bir denge olarak sunulur. Yalnızca dışsal amellerle uğraşmanın, yani "dışı kaybetmek" anlamına geldiği, bunun da eksik ve yanlış bir yaklaşım olduğu belirtilirs.1. Aynı şekilde, sadece içsel hakikatlere odaklanıp dışsal tatbikatları ihmal etmenin de eksiklik olduğu ima edilir. Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî'sinden aktarılan "nice insanlar gördüm, üstünde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm içinde insanı yok" sözü, bu iç-dış ayrımının yanlışlığını ve kemalli olanın her ikisini de barındırması gerektiğini açıkça ortaya koyar. Bu ifadeyle, dışsal görünüşün (elbise) içsel özden (insan) yoksun olmasının veya içsel özün dışsal bir tezahürü olmamasının eksik bir durum olduğu vurgulanırs.1. Eser, "iç dıştan dış içten ayrı değildir" ilkesini temel alarak, bir şeyin sadece dışını görüp onunla ilgilenmenin özü kaybetmek anlamına geldiğini belirtirs.1. Bu bağlamda, İslâm dininin zâhirî kurallarının her birinin bir de bâtınî karşılığı olduğu ifade edilir. Bu bâtınî karşılıklar, kişinin kendi iç bünyesinde yapması gereken "fetihler" olarak tanımlanır ve Cenâb-ı Hakk'ın bu içsel fetihleri kolaylaştırması niyaz edilirs.103. Dolayısıyla, dinin iç ve dış bütünlüğü, zâhirî amellerin bâtınî hakikatlerle birleşerek kemalli bir yaşantı oluşturması gerektiği fikri üzerine kuruludur.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 1, 103

Bu kitap sadece Feth Sûresi'nin tefsiri midir?

Hayır, Necdet Ardıç'ın "Sûre-i Feth ve Fethin Hakikatleri" adlı kitabı sadece Feth Sûresi'nin tefsiri değildir. Yazar, Feth Sûresi'ni güncel yaşama tatbik etmeyi ve Kur'ân'daki hakikatleri sadece geçmişe ait bilgiler olarak görmeyip, dünya öncesini ve sonrasını, bütün zamanları kapsayan bir anlayışla ele almayı amaçlamaktadırs.2. Kitap, Feth Sûresi'nin zâhirî manasının ötesinde, bâtınî ve irfânî hakikatlerini, özellikle de içsel fetihleri ve bu fetihlerin sâlikin kendi vücud mülkündeki tezahürlerini incelemektedirs.8, s.103. Bu eser, Feth Sûresi'ni bir başlangıç noktası olarak kullanarak tasavvufî bir bakış açısıyla "feth" kavramının farklı mertebelerini açıklamaktadır.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 8, 103

Ayrıntı

Yazar Necdet Ardıç, "Sûre-i Feth ve Fethin Hakikatleri" isimli eserinde, Feth Sûresi'ni sadece zâhirî bir tefsirle sınırlı tutmamaktadır. Kitabın temel gayesi, Kur'ân'daki hakikatleri sadece geçmişte yaşanmış olaylar olarak değil, dünya öncesini ve sonrasını, bütün zamanları kapsayan bir idrakle ele almaktırs.2. Bu bağlamda, Feth Sûresi'nin ayetleri, güncel yaşama nasıl uygulanabileceği ve içsel fetihlerin nasıl gerçekleştirilebileceği üzerine bir araştırma ve tatbikat zemini sunmaktadırs.2. Yazar, "feth" kavramının farklı mertebelerini ele alırken, zâhirî fetihlerin yanı sıra, bâtınî ve irfânî fetihlere odaklanmaktadır. Örneğin, "feth-i mübîn"in bütün mertebeleri kapsadığını, "feth-i karîb"in ise iki yerde geçtiğini ve gerçek fethin de iki türlü olduğunu belirtirs.15. Kitapta, Mekke'nin fethi gibi fizikî fetihlerin ötesinde, bireysel varlıktaki hakikatlere, yani vücud mülkündeki "Museviyyet" mertebesi itibarıyla "beşeri tenzih" anlayışının kaldırılmasına işaret eden içsel fetihler üzerinde durulurs.68. Yazar, İslâm dininin kurallarının zâhirî tatbikatlarının hepsinin bir de karşılıkları olan bâtınî tatbikatları olduğunu vurgulayarak, iç bünyede yapılması gereken fetihlerin önemini belirtirs.103. Bu yaklaşım, Feth Sûresi'nin ayetlerinin sadece tarihsel bir olaydan ibaret olmadığını, kıyamete kadar tahakkuk ederek faaliyette olacak yönleri bulunduğunu gösterirs.80. Eser, Feth Sûresi'ni bir irfan sofrası olarak sunarak, okuyucuyu Kur'ân'ın derin hakikatlerine ve tasavvufî açılımlarına davet etmektedirs.1, s.105.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 1, 2, 15, 68, 80, 103, 105

Kitap, Kur'ân'ın her zaman geçerli olduğunu nasıl ifade ediyor?

Kur'ân-ı Kerîm, Feth Sûresi'ne göre, bütün zamanlarda geçerli olan, ezelî ve ebedî bir hakikattir. O, sadece indiği döneme ait olmayıp, dünya öncesini ve sonrasını, tüm zamanları kapsayan bir ilâhî kelamdırs.2. Kitap, Kur'ân'ı "Hay" olarak nitelendirir ve onun zât-ı mutlakın aracısız ifadesi olduğunu, ilk geldiği günkü tazeliğini ve geçerliliğini ebediyen koruyacağını vurgulars.2, s.10. Bu evrensel geçerlilik, Kur'ân'ın diğer semavî kitapları bünyesinde toplaması ve İslâm dininin son mertebesi olmasıyla da pekişirs.81.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 10, 81

Ayrıntı

Feth Sûresi adlı eser, Kur'ân-ı Kerîm'in zamanlar üstü ve evrensel geçerliliğini çeşitli vechelerden ele alır. Öncelikle, Kur'ân'ın sadece kendi mevzuu ve sınırları içerisinde mütalaa edilmemesi gerektiğini belirtir; zira bu, onun kapsamını sınırlamak anlamına gelir. Kitap, Kur'ân'ın "dünya öncesini ve sonrasını ve bütün zamanları kapsamı içinde bildiren yüce kitabımız" olduğunu ifade eders.2. Bu bakış açısı, Kur'ân'ın her dönemin insanına hitap eden, değişmez bir rehber olduğunu gösterir.

Eser, Kur'ân'ı "Hay" olarak tanımlar ve onun bütün zamanlarda geçerli olduğunu, tüm zamanları kapsadığını vurgulars.2. Bu "Hay" olma durumu, Kur'ân'ın canlı ve dinamik bir hakikat olduğunu, her an tazeliğini koruduğunu ima eder. Ayrıca, Kur'ân'ın "Zât-î Âyetler"den olduğunu ve aracısız ifade edildiğini belirtir. Zât-ı mutlak'ın kendi kendini "Biz" demek suretiyle takdim ettiği bu ayetlerin, ilk geldiği günlerdeki tazeliğini ve geçerliliğini ebediyen koruyacağı ifade edilirs.10. Bu durum, Kur'ân'ın ilâhî menşeinin ve dolayısıyla zamanın yıpratıcı etkilerinden münezzeh oluşunun bir göstergesidir.

Kur'ân'ın evrensel geçerliliği, aynı zamanda onun diğer semavî kitaplarla olan ilişkisinde de ortaya konur. İslâm'ın tek semavî din olduğu ve Kur'ân'ın bu dinin son mertebesini ve tüm mertebelerini kapsadığı belirtilir. Kur'ân, tüm kitapları bünyesinde toplamış bir "zât" olarak sunulurs.81. Bu, Kur'ân'ın önceki vahiylerin özünü barındırdığı ve onların hükümlerini nihai ve eksiksiz bir şekilde tamamladığı anlamına gelir. Nitekim, Tevrat, İncil ve Kur'ân'da zikredilen ilâhî vaatlerin hak olduğu ve Allah Teâlâ'nın sözünü en iyi yerine getiren olduğu vurgulanırs.55. Bu bağlamda, Kur'ân'ın verdiği bilgilerin bilimsel araştırmalarla da her geçen gün doğruluğunun ortaya çıktığına işaret edilirs.108.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 2, 10, 55, 81, 108

Manevi bir 'fetih' yaşamak için ne yapmak gerekir?

Manevi bir fetih yaşamak için sâlikin zâhirî ve bâtınî eğitimi bir arada yürütmesi, nefs mertebelerini aşması ve Allah'ın yardımıyla kendi iç bünyesindeki kapalı sahaları açması gerekmektedir. Bu süreç, kişinin dünya yaşamında belirli aşamalardan geçerek akıl ve gönlünde yeni açılımlar elde etmesiyle gerçekleşirs.1. Her yeni idrak ve anlayış bir fetihtir ve bu fetihlerin devamı için Allah'ın lütuf ve yardımı zaruridirs.76. Tasavvufî hâlin tahakkuku, yedi nefs mertebesinin (Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye, Sâfiye/Kâmile) sıra ile aşılmasına bağlıdır; bir alt mertebenin zulmeti aşılmadan üstteki hâl yaşanmazK2.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 1, 76 · K2

Ayrıntı

Manevi fetih, kişinin kendi iç âleminde kapalı kalmış sahaları açması ve hakikatlere ulaşmasıdırs.9. Bu fethin tahakkuku için İslâm dininin zâhirî kurallarının tatbikatının yanı sıra, bunların bâtınî karşılıklarının da idrak edilmesi ve yaşanması elzemdirs.103. Bu, zâhir ve bâtın eğitimini birlikte yürütmekle mümkün olurs.1.

Sâlikin bu yolda ilerlemesi, nefs mertebelerini aşmasıyla doğrudan ilişkilidir. Nefs-i Emmâre'nin şehvet, gazab, kibir gibi hâllerinden tevbe-i nasûh ile arınmak ve mürşid-i kâmile teslim olmak ilk adımdır. Ardından Nefs-i Levvâme'de tevbe, mücâhede ve riyâzat ile vicdanın uyanıklığı sağlanırK2. Bu mertebelerdeki ilerleyiş, sâlikin aklında ve gönlünde yeni açılımlar, yani fetihler oluştururs.1.

Fethin gerçekleşmesi Allah'ın yardımıyla mümkündür ve bu eğitimin ehlinden alınması gerekirs.17, s.76. Sâlik, yakın fethe ulaştıktan sonra da zâtî fetihlerin devamı için Allah'ın lütuf ve yardımına muhtaçtırs.76. Bu süreçte rûhun aslî hakikati olan ilâhî kaynaklı yapısıK1 idrak edilir ve fenâ fillâh makamına doğru ilerlenir. Fenâ fillâh, sâlikin kendi vücud iddiasından soyunup Hak'la kâim olduğu, fiillerin, sıfatların ve zâtın Hak'tan zuhur ettiğini idrak ettiği zirve makamıdırK1. Bu makamlar, manevi fethin en yüksek mertebeleridir.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 1, 9, 17, 76, 103 · K2 · K1, s. 48, 90

Bu eser kimler için yazılmıştır?

Necdet Ardıç'ın "Feth Sûresi" adlı eseri, tasavvufî irfan yolunda ilerleyen, Hak ile ahitleşmiş ve bu ahdi bozmayarak büyük mükâfatlara nail olacak "belirli bir guruba" hitap etmektedir. Eser, sıradan halkın evliya zannettiği kişileri değil, gerçek irfan ehli müminleri ve velâyet sırrını idrak edenleri muhatap alır. Bu eser, okuyucuyu kendi iç bünyesinde gerçekleştirmesi gereken manevi fetihlere yönlendirmeyi amaçlar.

Ayrıntı

Necdet Ardıç'ın "Feth Sûresi" adlı eseri, Kur'an'ın Feth Sûresi'nin tasavvufî tefsirini sunarak, belirli bir okuyucu kitlesine hitap etmektedir. Eserin hitap ettiği kesim, Feth Sûresi'nin 10. ayetinde geçen "Artık kim -ahdini- bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur ve her kim de Allah ile üzerine sözleşmede bulunduğu şeyi yerine getirirse ona da -Allah Teâlâ- büyük bir mükâfat verecektir" ifadesinde tahsis edilen "belirli bir gurup"turs.54. Bu gurup, Hz. Peygamber'in çok yakınında olan kimseler olarak nitelendirilir ve hitap bütün insanlara değil, bu özel zümreye yöneliktirs.54.

Eser, "gerçek irfan ehli müminler" için yazılmıştırs.86. Bu kişiler, ilahi kelamları bulundukları irfan mertebelerinden anlayan ve karşılığını da o mertebeden alan kimselerdirs.86. Yazar, velâyet kavramının yanlış anlaşılmalarına değinerek, halkın evliya zannettiği ancak "evliya sınıfına girmeyen" kişilerden bahseders.27, s.10. Bu durum, eserin, velâyetin hakikatini arayan ve bu konuda derinleşmek isteyenlere yönelik olduğunu gösterir.

Kitap, okuyucuyu "hayal ve rüya-dan uyanmış, bu âlemde gerçek bir irfaniyyetle yaşamağa başlamış" kimseler arasına katmayı hedeflers.75. Necdet Ardıç'ın tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan bir mürşid olmasıvikipedi, eserlerinin de bu irfan yolunda ilerleyen sâliklere rehberlik etme amacı taşıdığını gösterir. Eser, fiziki fetihlerin yanı sıra, "iç bünyemizde ki, hakikatlerini ve tahakkukunu idrak etmeye" ve "gerçek iç bünyemizde yapmak zorunda olduğumuz fetihlerimizi kolaylaştırmaya" odaklanırs.103. Bu da eserin, manevi gelişim ve nefis terbiyesiyle ilgilenenler için kaleme alındığını açıkça ortaya koyar.

Kaynaklar: Feth Sûresi — s. 10, 27, 54, 75, 86, 103 · Vikipedi: Necdet Ardıç